Tunus Frankofoni Zirvesi’ne hazırlanıyor

Tunus’ta Frankofoni Zirvesi’nin başarılı bir şekilde gerçekleştirilmesi için yoğun hazırlıklar devam ediyor. Zirve 19-20 Kasım’da gerçekleştirilecek

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunus Frankofoni Zirvesi’ne hazırlanıyor

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Uluslararası Frankofoni Örgütü Genel Sekreteri Louise Mushikiwabo, 19-20 Kasım tarihlerinde Tunus’ta düzenlenecek Frankofoni Zirvesi’nin başarılı bir şekilde gerçekleştirilmesine yönelik iyimserliğini dile getirirken, tüm taraflar ve kurumlar tarafından gösterilen çabalardan duyduğu memnuniyeti de dile getirdi. Zirvenin çok sayıda Frankofon ülkenin heyetlerinin katılımına sahne olacağını da vurguladı.
Mushikiwabo, Tunus’un güneydoğusunda zirvenin düzenleneceği yer olan Cerbe adasını ziyareti sırasında, Tunus Turizm Bakanı Muhammed Muiz Bilhüseyin tarafından karşılandı. Geçen cumartesi akşamı ülkeye gelen Mushikiwabo, Tunus’ta bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi ve zirvenin düzenlenmesi için son hazırlıklar hakkında bilgi aldı.
Bilhüseyin ülkesinin bu küresel etkinliğin başarılı bir şekilde tamamlanması için gerekli tüm koşulları sağladığını vurgularken, gerek çeşitli turistik konaklama işletmelerinde gerekse Frankofon köyünde, turistik restoranlarda, resmi turistik rotalarda ve zirvenin düzenleneceği noktadaki tüm turizm işletmelerinin Tunus’un konuklarını ağırlamaya hazır olduğunu vurguladı.
Tunus, bu önemli uluslararası ekonomik etkinliği düzenleyerek, Frankofon alanı ülkeleri ve dışında, ortaklık, yatırım ve dijitalleşme başta olmak üzere bir dizi alanda işbirliği ve ortaklığı güçlendirmek amacıyla Tunus’u ve 50’den fazla diğer ülkeyi temsil eden işadamları, kurumlar, proje fikri sahipleri, uzmanlar ve karar vericiler arasında diyalog kurulması için ülkeyi bir platform halinde getirmeyi amaçlıyor.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Tunus Dışişleri Bakanlığı’nda Kamu Diplomasisi ve Enformasyon Direktörü Muhammed Trablusi yaptığı açıklamada, Tunus’un ev sahipliği yaptığı Frankofoni Zirvesi’ne 30’dan fazla devlet ve hükümet başkanının katılacağını belirtmişti. Trablusi ülkenin bir turizm ve yatırım destinasyonu imajı kazanmasını desteklemek amacıyla, bu uluslararası etkinliğin iyi bir şekilde kullanılması çağrısında bulundu. Zirvenin, Kasım 2021’in sonundan bu yılın Kasım ayının sonuna kadar, bir yıl ertelenmesinin arkasında siyasi nedenler olduğunu reddetti. “O dönemde, dünya pandemiden geri kalanlar sıkıntılar ve sağlık sonuçları sebebiyle acı çekiyordu. Tunus ve katılımcı ülkelerin isteğiyle zirve yüz yüze olarak gerçekleştirilecekti. Bu da, büyük bir katılım sağlanması için zirveyi bir yıllığına ertelemek için bir fikir birliğine varılması ile sonuçlandı” ifadelerini kullandı.
Zirvenin ertelenmesi kararı birçok siyasi boyutta alındı. Kays Said yönetimine karşı çıkan siyasi ve hukuksal taraflar, bunu, Frankofoniyi destekleyen ülkelerin, kısa bir süre önce Tunus’ta istisnai önlemleri açıklamış olan yönetimden uzaklaştığının teyidi olarak değerlendirdiler. İstisnai adımlar kapsamında, parlamento feshedilmiş, hükümeti görevden alınmıştı. Ayrıca Said o dönemde, anayasal kurumları ‘darbe yapmakla’ itham etmişti.
Tunus Cumhurbaşkanı, ülkesinin zirveye belirlenen zamanda ev sahipliği yapmaya hazır olduğunu açıkladı. Muhalif siyasi partileri, devlete karşı halkı kışkırtmak ve bu zirvenin düzenlenmesini engellemeye çalışmakla itham etti.
Said, bazı tarafların ‘Fransa ile ilişkileri yıpratmaya’ çalıştıklarına dair haberler duyduğunu söyledi. Ayrıca “Dün iktidarda olan, seminerler düzenleyen ve açıklamalarda bulunan kişi, Cerbe adasında zirvenin düzenlememelerini istemek için bazı başkentlere ve partilere yöneldi” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı bu ifadeleri ile, 2021’de siyasi nedenlerle Frankofon Zirvesi’nin düzenlenmesini engellemek için birkaç ülkeyle birlikte çalıştığını doğrulayan eski Başbakanı Munsif Merzuki’yi ima ediyordu.
Said, organizasyonun başarılı bir şekilde tamamlanması için devam eden güvenlik ve lojistik hazırlıkların aynı sıra, bu uluslararası etkinliğin altyapısını ve güvenlik hazırlıklarını iyileştirmek için Tunus devlet bütçesinden harcanan fonlara rağmen, Cerbe’deki zirvenin iptal edilmesine yönelik çalışmalara karşı duran ve zirveye katılacağını belirten ülke sayısının 50’ye ulaştığını belirtti.
Tunus geçen yıl boyunca Fransa ve Kanada başta olmak üzere Fransızca konuşulan 80’e yakın ülkenin katılım olacağını öngörmüştü.
Beklenen Frankofon Zirvesi etkinliklerinin ‘Çeşitlilik Çerçevesinde İletişim: Frankofon Alanında Gelişme ve Dayanışmanın Bir Kolu Olarak Dijital Teknoloji’ sloganı altında düzenlenecek. Program kapsamında, ‘Frankofon Alanında Ortak Büyüme’ sloganı altında ‘Tunus Frankofoni Köyü’ ve ’Frankofoni Ekonomi Forumu’ gibi çeşitli etkinlikler gerçekleştirilecek.



Hizbullah İran ile dayanışma içinde... Caca: Lübnan krizinin sona ermesi, İran tarafından verilen desteğin sona ermesiyle başlar

 Hizbullah destekçileri, Beyrut şehir merkezindeki Birleşmiş Milletler Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (ESCWA) binası önünde Hizbullah tarafından düzenlenen gösteride Hizbullah ve İran bayrakları salladı, 4 Şubat 2026. (EPA)
Hizbullah destekçileri, Beyrut şehir merkezindeki Birleşmiş Milletler Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (ESCWA) binası önünde Hizbullah tarafından düzenlenen gösteride Hizbullah ve İran bayrakları salladı, 4 Şubat 2026. (EPA)
TT

Hizbullah İran ile dayanışma içinde... Caca: Lübnan krizinin sona ermesi, İran tarafından verilen desteğin sona ermesiyle başlar

 Hizbullah destekçileri, Beyrut şehir merkezindeki Birleşmiş Milletler Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (ESCWA) binası önünde Hizbullah tarafından düzenlenen gösteride Hizbullah ve İran bayrakları salladı, 4 Şubat 2026. (EPA)
Hizbullah destekçileri, Beyrut şehir merkezindeki Birleşmiş Milletler Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (ESCWA) binası önünde Hizbullah tarafından düzenlenen gösteride Hizbullah ve İran bayrakları salladı, 4 Şubat 2026. (EPA)

Bölgenin yaşadığı bekleyiş atmosferi içinde Lübnan’daki tutumlar, özellikle İran’ın rolü başta olmak üzere bölgesel dosyalara yaklaşımda mevcut çelişkiyi yansıtıyor. Bu durum, Lübnan Kuvvetleri Partisi lideri Samir Caca’nın, “İran, Hizbullah’a verdiği desteği kestiği zaman Lübnan’daki sorun çözülür” sözlerinde açıkça görülürken, Hizbullah’ın meclis grubu ise Genel Sekreter Naim Kasım’ın tarafsız kalınmayacağını vurgulamasının ardından Tahran ile ‘dayanışma’ ifade etmekle yetindi.

Bu gelişmeler, İsrail’in Lübnan’ın güneyi ve doğusuna yönelik hava saldırılarına yeniden başladığı bir dönemde yaşandı. Dün öğleden sonra güneyde Mahmudiye beldesi ve Vadi Burguz’u hedef alan saldırılar, daha sonra güneyde Cebel er-Reyhan’daki el-Vaziyye bölgesi ile doğuda Hermel-Zegrin tepelerine yöneldi.

İsrail Ordu Sözcüsü Ella Waweya, X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, “İsrail ordusu, Lübnan’ın çeşitli bölgelerinde Hizbullah terör örgütüne ait hedeflere saldırılar düzenliyor” ifadesini kullandı.

 İsrail’in Lübnan’ın doğusundaki Hermel bölgesini hedef alan hava saldırılarının ardından yükselen duman (Sosyal medya)İsrail’in Lübnan’ın doğusundaki Hermel bölgesini hedef alan hava saldırılarının ardından yükselen duman (Sosyal medya)

Hizbullah, İran’la dayanışma içinde olduğunu ifade etti

Hizbullah’ın meclis grubu yayımladığı açıklamada, “ABD’nin saldırgan tehditleri karşısında İran İslam Cumhuriyeti ile liderliği, hükümeti ve halkıyla tam dayanışma içinde olduğunu” ifade ederken, ‘İran’ın liderliği ve halkıyla sergilediği kararlı ve dirençli tutumun, olası bir saldırıyı püskürtebileceğini’ belirtti.

Lübnan’ın güneyindeki sınır kasabası Ayta eş-Şaab’da İsrail güçleri tarafından havaya uçurulan bir evin enkazı (Lübnan Ulusal Haber Ajansı – NNA)Lübnan’ın güneyindeki sınır kasabası Ayta eş-Şaab’da İsrail güçleri tarafından havaya uçurulan bir evin enkazı (Lübnan Ulusal Haber Ajansı – NNA)

Lübnan iç siyasetine ilişkin olarak da açıklamalarda bulunan blok, ‘günlük suikastlardan sivil tesislerin yoğun şekilde hedef alınmasına kadar uzanan suç niteliğindeki saldırıları’ kınadığını belirtti. Açıklamada, ‘ekili alanlara ve tarım arazilerine zehirli maddeler atılması ve Lübnanlıların sağlığının tedavisi zor hastalıklar riskiyle karşı karşıya bırakılmasına’ dikkat çekilerek, bunun ‘ön cephe bölgelerini çölleştirerek halkından arındırmayı amaçladığı’ ifade edildi. Blok, ‘uluslararası sessizliği’ ve ‘bu açık terör suçları karşısındaki ihmali’ de kınarken, uluslararası toplum kuruluşlarını bu ihlallerin sürmesinden tamamen sorumlu tuttu.

Caca: İran Hizbullah’a desteğini keserse sorun çözülecek

Buna karşılık Lübnan Kuvvetleri Partisi lideri Samir Caca, “İran, Hizbullah’a verdiği desteği kestiğinde tüm sorun çözülecek” görüşünü dile getirdi.

Bir radyo programında konuşan Caca, “Dünyadaki tüm ülkeler cuma günü (bugün) Umman’da yapılacak toplantıyı bekliyor” diyerek, ‘ihtilaf noktalarının son derece büyük olduğunu’ vurguladı. Sorunun müzakereler yoluyla çözülmesini temenni ettiğini belirten Caca, “Ancak bunun bir sonuca ulaşacağını görmüyorum” ifadesini kullandı.

Lübnan Kuvvetleri Partisi lideri Samir Caca, (Arşiv)Lübnan Kuvvetleri Partisi lideri Samir Caca, (Arşiv)

Umman’da yaşanacak gelişmelerin Lübnan’a yansımalarına da değinen Caca, “Ne yazık ki Lübnan ve İran dosyaları arasında bir bağlantı var” değerlendirmesinde bulundu. Caca sözlerini şöyle sürdürdü: “İran, son kırk yıl içinde Lübnan devletinin tüm işleyişini sekteye uğratan bir nüfuz alanı oluşturmayı başardı. İran, Hizbullah’a verdiği desteği durdurduğunda tüm sorun çözülecek.”

Caca, ‘ateşkes anlaşmasının Lübnan’da belirli bir bölgeyi değil, ülkenin tamamını kapsadığını’ vurgulayarak, 1559 sayılı kararın ‘Lübnan topraklarının tamamında tüm gayrimeşru silahlı örgütlerin tasfiye edilmesini talep ettiğini’ hatırlattı. Meclis seçimlerine ilişkin olarak ise ‘seçimlerin zamanında yapılacağını’ ve ‘tüm sürecin yüzde 100 anayasal ve yasal çerçevede ilerlediğini’ ifade etti.


ABD Genelkurmay Başkanı, Lübnan Ordu Komutanı ile görüştü

General Rudolph Heykel (Rehberlik Müdürlüğü)
General Rudolph Heykel (Rehberlik Müdürlüğü)
TT

ABD Genelkurmay Başkanı, Lübnan Ordu Komutanı ile görüştü

General Rudolph Heykel (Rehberlik Müdürlüğü)
General Rudolph Heykel (Rehberlik Müdürlüğü)

ABD Genelkurmay Başkanı General Dan Keane, Pentagon'da Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel ile görüştükten sonra, ABD'nin Ortadoğu'daki savunma ilişkilerinin önemini vurguladı.

Genelkurmay Başkanlığı sözcüsü Joseph Holstead, Keane'in salı günü Lübnan ordu komutanı ve bir önceki gün Katarlı bir savunma yetkilisiyle yaptığı görüşmenin ardından "ABD'nin Ortadoğu'daki kalıcı savunma ilişkilerinin önemini yeniden teyit ettiğini" söyledi. Heykel'in Kasım 2025'te Washington'u ziyaret etmesi planlanmıştı, ancak o dönemdeki bir askeri kaynağa göre, ABD'li siyasi ve askeri yetkililer Lübnan'dan ayrılmadan saatler önce onunla yapacakları görüşmeleri iptal etmeleri nedeniyle ziyaret iptal edilmişti.

Ziyareti iptal edenler arasında önde gelen Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham da vardı. Graham o dönemde yaptığı açıklamada, Heykel'in "Hizbullah'ı silahsızlandırmak için neredeyse hiçbir çaba göstermemesini" eleştirmişti. Graham, dün X.com'da yaptığı paylaşımda, Heykel'e Lübnan ordusunun Hizbullah'ı "terör örgütü" olarak görüp görmediğini sorduktan sonra onunla yaptığı görüşmeyi aniden sonlandırdığını söyledi. Graham, Heykel'in "Hayır, Lübnan bağlamında değil" diye yanıt verdiğini ifade etti.

Lübnan ordusu ocak ayında, Hizbullah'ı silahsızlandırma planının ilk aşamasını tamamladığını ve bu aşamanın Lübnan'ın güneyinde Litani Nehri ile İsrail sınırı arasındaki bölgeyi kapsadığını duyurdu. İsrail ile Hizbullah arasında yaklaşık bir yıl süren çatışmaların ardından Kasım 2025'in sonlarında varılan ateşkes anlaşmasına göre, İran destekli grubun Litani Nehri'nin kuzeyindeki güçlerini geri çekmesi ve boşaltılan bölgelerdeki askeri altyapısını ortadan kaldırması, İsrail güçlerinin ise Lübnan'dan çekilmesi gerekiyor.

Ancak Hizbullah silahlarını teslim etme çağrılarını reddederken, İsrail Hizbullah üyelerini ve tesislerini hedef aldığını söylediği düzenli Lübnan baskınlarına devam etti ve stratejik olarak gördüğü Lübnan toprakları içindeki ve sınırlarına yakın beş noktada güçlerini konuşlandırdı.

Lübnan ordusunun planı beş aşamadan oluşuyor. İkinci aşama, Litani Nehri'nin kuzeyinden, Sayda’nın (Sidon) kuzeyinden geçen ve sınırdan yaklaşık 60 kilometre uzaklıkta bulunan Avali Nehri'ne kadar olan bölgeyi kapsıyor. Hükümetin, uygulamaya geçmeden önce şubat ayında bu ikinci aşamayı görüşmesi bekleniyor.


İsrail, "7 Ekim" olaylarına katılan Gazzelileri hedef alıyor

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta İslami Cihad lideri Ali el-Razayna'nın cenaze töreninde Filistinli bir kadın oldukça duygulanmış halde görüntülendi (Reuters)
Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta İslami Cihad lideri Ali el-Razayna'nın cenaze töreninde Filistinli bir kadın oldukça duygulanmış halde görüntülendi (Reuters)
TT

İsrail, "7 Ekim" olaylarına katılan Gazzelileri hedef alıyor

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta İslami Cihad lideri Ali el-Razayna'nın cenaze töreninde Filistinli bir kadın oldukça duygulanmış halde görüntülendi (Reuters)
Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta İslami Cihad lideri Ali el-Razayna'nın cenaze töreninde Filistinli bir kadın oldukça duygulanmış halde görüntülendi (Reuters)

İsrail, 7 Ekim 2023 saldırısına katılan ve Filistinliler tarafından intikam eylemi olarak nitelendirilen operasyonlarda İsrailli rehinelerin (canlı veya ölü) ele geçirilmesinde rol oynayan Gazze Şeridi'ndeki önde gelen aktivistleri takip etmeye devam ediyor. Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre bu durum, daha önce birkaç kez olduğu gibi, olaya karışanların ailelerine karşı da gerçekleşti.

İsrail ordusu çarşamba günü, Hamas ve İslami Cihad'ın silahlı kanatlarındaki önde gelen aktivistleri hedef aldığını ve saldırıya karışmakla suçladığını açıklayan bir dizi bildiri yayınladı.

Öte yandan, İsrail Savcılığı, Tel Aviv Bölge Mahkemesi'ne bazı savunma tanıklarını sorgulamaktan vazgeçtiğini ve böylece İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun üç yolsuzluk davasındaki yargılama süresinin kısaltıldığını bildirdi. Bu durum, savcılığın artık onu mahkum etmek için yeterli kanıta sahip olduğu anlamına mı geldiği, yoksa affın bir öncüsü mü olduğu konusunda soruları gündeme getirdi. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Savcılık, sorgulamayı on dört oturum yerine dört veya beş oturumda tamamlayacağını vurguladı; bu da davanın yıl sonundan önce bitebileceği anlamına geliyor.