Çin’de bir fabrikada çıkan yangında 36 kişi öldü

Çin’de daha önce başka bir fabrikada meydana gelen yangın (Reuters-Arşiv)
Çin’de daha önce başka bir fabrikada meydana gelen yangın (Reuters-Arşiv)
TT

Çin’de bir fabrikada çıkan yangında 36 kişi öldü

Çin’de daha önce başka bir fabrikada meydana gelen yangın (Reuters-Arşiv)
Çin’de daha önce başka bir fabrikada meydana gelen yangın (Reuters-Arşiv)

Çin’in Henan eyaletinde bulunan Anyang şehrinde bir fabrikada dün öğleden sonra çıkan yangında 36 kişi öldü, iki kişi yaralandı.
Çin resmi haber ajansı Xinhua’ya göre, iki kişi de kayıp.
Endüstriyel kazalar Çin’de oldukça yaygın ve bunlar genellikle güvenlik kurallarına uyulmamasından kaynaklanıyor.
Mart 2019’da Şangay’a 260 kilometre uzaklıktaki Yancheng’deki bir kimya fabrikasında meydana gelen patlamada 78 kişi öldü. Patlama birkaç kilometrelik bir yarıçap içindeki evleri yerle bir etti.
2015 yılında da, Çin’in en kötü endüstriyel kazalarından biri olan Tianjin’deki bir kimyasal depoda meydana gelen büyük patlamada 165 kişi hayatını kaybetti.



İran'da gözaltına alınan Japon vatandaşı serbest bırakıldı

Japon hükümeti sözcüsü Minoru Kihara (Reuters)
Japon hükümeti sözcüsü Minoru Kihara (Reuters)
TT

İran'da gözaltına alınan Japon vatandaşı serbest bırakıldı

Japon hükümeti sözcüsü Minoru Kihara (Reuters)
Japon hükümeti sözcüsü Minoru Kihara (Reuters)

Tokyo bugün yaptığı açıklamada, İran'ın, ocak ayından beri gözaltında tutulan bir Japon vatandaşını serbest bıraktığını duyurdu. Kyodo News'in haberine göre söz konusu kişinin Japonya'nın kamu yayın kuruluşu NHK'nin Tahran büro şefi olduğu düşünülüyor.

Geçtiğimiz ay Japon hükümeti, İran'ın Tahran'da gözaltında tutulan bir başka Japon vatandaşını da serbest bıraktığını açıklamıştı.

Hükümet sözcüsü Minoru Kihara, "İran'daki Japon büyükelçiliği, 20 Ocak'ta İranlı yetkililer tarafından gözaltına alınan bir Japon vatandaşının 6 Nisan’da serbest bırakıldığını doğruladı" dedi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Kihara, "İran'daki büyükelçi, serbest bırakılmasının hemen ardından şahısla görüştü ve sağlık durumunun iyi olduğunu teyit etti" ifadelerini kullandı.

Önceki medya haberlerinde, 20 Ocak'ta gözaltına alınan NHK (Japonya Yayın Kurumu) ofis müdürünün, siyasi tutukluların bulunduğu bilinen bir hapishaneye gönderildiği belirtilmişti.

O dönemde bir Japon hükümeti sözcüsü gazetecilere, bir Japon vatandaşının gözaltına alındığını söylemiş, ancak daha fazla ayrıntı vermekten kaçınmıştı.


Hindistan, Bangladeş sınırına timsah ve zehirli yılan bırakacak

 Hindistan'ın Batı Bengal eyaletinde, Bangladeş'in Satkhira bölgesine yakın Satnabad'da, Kalnidi nehri üzerinde devriye gezen Hindistan Sınır Güvenlik Gücü personeli (AFP/Arşiv)
Hindistan'ın Batı Bengal eyaletinde, Bangladeş'in Satkhira bölgesine yakın Satnabad'da, Kalnidi nehri üzerinde devriye gezen Hindistan Sınır Güvenlik Gücü personeli (AFP/Arşiv)
TT

Hindistan, Bangladeş sınırına timsah ve zehirli yılan bırakacak

 Hindistan'ın Batı Bengal eyaletinde, Bangladeş'in Satkhira bölgesine yakın Satnabad'da, Kalnidi nehri üzerinde devriye gezen Hindistan Sınır Güvenlik Gücü personeli (AFP/Arşiv)
Hindistan'ın Batı Bengal eyaletinde, Bangladeş'in Satkhira bölgesine yakın Satnabad'da, Kalnidi nehri üzerinde devriye gezen Hindistan Sınır Güvenlik Gücü personeli (AFP/Arşiv)

Shweta Sharma Muhabir 

Hindistan, doğu sınırının bazı bölümlerine fiziksel bariyer inşa etmek yerine Bangladeş'le nehir sınırına timsah ve zehirli yılanlar salmayı değerlendiriyor.

Başbakan Narendra Modi'nin milliyetçi partisi, Bangladeş'le olan 4 bin 96 km'lik sınır boyunca çit inşa etmek için önemli kaynaklar ayırsa da sınırın yaklaşık yüzde 20'si büyük ölçüde açık durumda. Çitlenmemiş 850 km'lik bölümün yaklaşık 175 km'si, bataklık arazi ve sel riski nedeniyle fiziksel bariyer için uygunsuz kabul ediliyor.

Yerel medyanın haberlerine göre bu nehir hattına tehlikeli sürüngenler salma fikri, artık Sınır Güvenlik Gücü'nün (BSF) toplantı ve iç yazışmalarında tartışılıyor.

26 Mart tarihli resmi bir iç yazışmada, BSF karargahından Bangladeş sınırındaki saha birimlerine, fiziksel bariyer inşa etmenin zor olacağı alanlarda olası bir operasyonel önlem olarak bunu değerlendirmeleri istendiği bildirildi.

The Hindu gazetesinin haberine göre notta, "Sürüngenlerin kullanımı İçişleri Bakanı Amit Shah'ın talimatlarıyla uyumludur" dendi. Notta, Modi'nin İçişleri Bakanı ve Hindistan'ın doğu eyaletlerindeki göçmenliğe karşı sert önlemlerin yüzü olan yakın yardımcısı Shah'a atıfta bulunuyordu.

Sözkonusu boşluklar büyük ölçüde Batı Bengal, Assam, Meghalaya, Tripura ve Mizoram'da bulunuyor; bu eyaletlerde sınır ötesi göç, siyasette kutuplaştırıcı bir gerilim başlığı haline geldi. İnsan hakları grupları, iktidardaki partinin Müslüman çoğunluklu Bangladeş'ten gelen göçmenlere karşı popülist söylemine ilişkin endişelerini defalarca dile getirerek, bölgedeki azınlık topluluklarının bu gerilimin ortasında, adeta iki ateş arasında kaldığı uyarısında bulundu.

Sınır geçişlerini daha tehlikeli hale getirmek için sürüngenlerin kullanılmasıyla ilgili not, ilk olarak yerel yayın organı Northeast News tarafından bildirildi. Habere göre bu fikir 9 Şubat'ta BSF Genel Direktörü Praveen Kumar'ın başkanlık ettiği toplantıdan beri gündemde.

Bölge komutanlarına, "operasyonel bir bakış açısıyla" uygulanabilirliği değerlendirmeleri ve belirtilen bir süre içinde alınan önlemler hakkında rapor vermeleri talimatı gönderildi. Birimlerden ayrıca, ek sınır güvenlik önlemlerinin gerekebileceği "karanlıkta kalan ya da iletişim sinyali alınamayan bölgeleri" belirlemeleri istendi.

BSF yetkililerinin, sınır boyunca yaşayan yerel topluluklar için potansiyel riskler ve böyle bir önlemin uygulanmasının pratik zorlukları da dahil öneriyle ilgili çeşitli zorluklara dikkat çektiği söyleniyor.

The Independent, yorum için BSF'yle iletişime geçti.

Sürüngen salma fikri alışılmadık olsa da Hindistan hükümetinin drone ve kızılötesi veya gece görüş kameralarının konuşlandırılması da dahil sınır yönetimine yönelik bir dizi yeni yaklaşıma yatırım yaptığı bir dönemde ortaya çıkıyor.
 

BSF personeli, 7 Ağustos 2024'te Siliguri'nin dışındaki Fulbari'de, Hindistan - Bangladeş sınırında Bangladeş'e malzeme taşıyan kamyonu inceliyor (AFP)BSF personeli, 7 Ağustos 2024'te Siliguri'nin dışındaki Fulbari'de, Hindistan - Bangladeş sınırında Bangladeş'e malzeme taşıyan kamyonu inceliyor (AFP)

Modi yönetimi, özellikle belgesiz Bangladeşlileri ve Rohingya Müslümanlarını hedef alarak, yasadışı göç konusunda sert bir tutum sergiliyor. Birçok kişinin yasal süreç işletilmeden sınır ötesine gönderildiği bildiriliyor. Bazıları, gözleri bağlanarak Bangladeş'e yürümek üzere bir ormana bırakıldıklarını iddia etti.

İnsan hakları grupları, binlerce Bengalce konuşan Hintli Müslümanın göçmen karşıtı kampanyanın bir parçası olarak toplandığını, gözaltına alındığını veya zorla Bangladeş'e gönderildiğini söyledi. Hindistan Halk Partisi'ni (BJP) ülkenin Müslüman azınlığına karşı ayrımcılık yapmak için ulusal güvenlik ve terörle mücadele yasalarını kullanmakla suçluyorlar.

Hem eyalet hem de ulusal düzeydeki BJP liderleri, göçmenleri Bangladeş'ten gelen, Hindistan'ın kimliğine ve Hindu çoğunluklu ülkenin demografik yapısını tehdit eden "köstebekler" diye niteliyor.

Independent Türkçe, independent.co.uk/asia/india


Güney Kore Cumhurbaşkanı, Kuzey Kore'ye yönelik saldırıların başlatılmasından pişmanlık duyduğunu ve bunu "düşüncesizce" bir hareket olarak nitelendirdiğini söyledi

Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung (EPA)
Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung (EPA)
TT

Güney Kore Cumhurbaşkanı, Kuzey Kore'ye yönelik saldırıların başlatılmasından pişmanlık duyduğunu ve bunu "düşüncesizce" bir hareket olarak nitelendirdiğini söyledi

Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung (EPA)
Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung (EPA)

Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung, bugün Pyongyang'a bu yılın başlarında Kuzey Kore'ye yapılan insansız hava aracı (İHA) saldırıları nedeniyle üzüntüsünü dile getirerek, bu saldırıları "sorumsuz ve pervasız" olarak nitelendirdi.

Seul başlangıçta ocak ayındaki İHA saldırısıyla herhangi bir ilgisinin olmadığını, bunun siviller tarafından gerçekleştirildiğini iddia etmişti; ancak resmi soruşturmalar hükümet yetkililerinin de olaya karıştığını ortaya koydu.

Kuzey Kore, şubat ayında Güney Kore'den hava sahasına daha fazla İHA girdiğini tespit etmesi halinde "şiddetli bir karşılık" vereceği konusunda uyarıda bulunmuştu.

Ocak ayı başlarında Pyongyang, "gözetleme ekipmanı" taşıyan bir İHA’yı düşürdü.

Devlet medyası tarafından yayınlanan görüntülerde, yerde dağılmış enkazın yanı sıra, kamera içerdiği iddia edilen gri ve mavi parçalar görülüyordu.

Güney Kore Cumhurbaşkanı, kabine toplantısında "Ulusal İstihbarat Servisi'nden bir yetkili ve aktif görevdeki bir askerin olaya karıştığının doğrulandığını" belirtti.

Lee Jae-myung sözlerine şöyle devam etti: "Bazı kişilerin sorumsuz ve pervasız eylemleri nedeniyle ortaya çıkan haksız askeri gerilimlerden dolayı Kuzey Kore'ye üzüntümüzü ifade ediyoruz."

Göreve geldiğinden beri Lee Jae-myung, Kuzey Kore ile ilişkileri iyileştirmeye çalıştı ve selefini propaganda amacıyla Pyongyang üzerine İHA göndermekle eleştirdi.