WHO’dan Ukrayna kışının ‘ölümcül’ sağlık riskleri konusunda uyarı

Ukrayna’da yüz binlerce kişi soğukla mücadele ediyor. (Reuters)
Ukrayna’da yüz binlerce kişi soğukla mücadele ediyor. (Reuters)
TT

WHO’dan Ukrayna kışının ‘ölümcül’ sağlık riskleri konusunda uyarı

Ukrayna’da yüz binlerce kişi soğukla mücadele ediyor. (Reuters)
Ukrayna’da yüz binlerce kişi soğukla mücadele ediyor. (Reuters)

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Rusya'nın saldırıları nedeniyle Ukrayna'daki enerji altyapısının hasar gördüğünü, çoğu bölgede de tamamen yok edildiğini bildirdi. Bu durumun yaklaşan kış aylarında Ukraynalıların hayatını tehdit edeceği konusunda uyarıda bulundu.
WHO, Rus işgalinin başlamasından bu yana Ukrayna'da sağlık altyapısına yönelik 703 saldırının kaydedildiğini aktardı.
Bloomberg’in haberine göre WHO Avrupa Bölge Direktörü Hans Kluge yaptığı açıklamada "Bu kış Ukrayna'da milyonlarca insan için hayati tehlike oluşturacak” diyerek ülkedeki enerji krizi, kötüleşen sağlık durumu ve insani yardım erişimi üzerindeki kısıtlamalara işaret etti.
Kluge bunun, İkinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesinden bu yana Avrupa topraklarındaki sağlık tesislerine yönelik en büyük saldırı olduğunu belirterek yüz binlerce evde, apartmanda, okulda ve hastanede ısıtma sistemi bulunmadığını söyledi.
Ukrayna’da eksi 20 dereceye inmesi beklenen sıcaklıkların büyük bir sağlık riski oluşturduğunu belirten Kluge, “Soğuk hava öldürebilir. Bu kış, Ukrayna'da milyonlarca insanın hayatını tehdit edecek” ifadesini kullandı.



İspanya, Batı Şeria'da şiddet yanlısı İsrailli 12 yerleşimciye yaptırım kararı aldı

AA
AA
TT

İspanya, Batı Şeria'da şiddet yanlısı İsrailli 12 yerleşimciye yaptırım kararı aldı

AA
AA

Meclis Avrupa Birliği (AB) Karma Komisyonu'nda konuşan Albares, iki hafta önce açıkladıkları, "Batı Şeria'da Filistinlilere şiddet eylemlerinde bulunan Yahudileri durdurma ve onlara yaptırım uygulama konusunda İspanya'nın tek taraflı hareket edebileceği" sözünün eyleme geçtiğini bildirdi.

"Sessizlik ve eylemsizlik her zaman mağdurların aleyhine sonuç verir" diyen Albares, şubat sonunda yapılan AB zirvesinde Macaristan'ın engellemesiyle AB'nin ortak karar alamamasının ardından İspanya hükümeti olarak Batı Şeria'da "şiddet yanlısı 12 İsrailli yerleşimciden oluşan ilk gruba" yaptırım uygulama prosedürlerini başlatma kararı aldıklarını kaydetti.

Albares ayrıca, İspanya'nın AB'den, Birleşmiş Milletler (BM) Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı'na (UNRWA) fon sağlamaya devam etmesini, İsrail aleyhine açılan soykırım davasının görüldüğü Uluslararası Adalet Divanı'nı (UAD) desteklemesini ve AB-İsrail Ortaklık anlaşmasının BM insan hakları ve uluslararası insancıl hukuka uyumunun gözden geçirilmesini istediklerini aktardı.

İki devletli çözüm önerisini de yineleyen Albares, "bir koridorla birbirine bağlanan, limanı, denize erişimi olan ve başkenti Doğu Kudüs'te olan tek bir Filistin ulusal otoritesi altında bir Filistin Devleti'nin kurulmasını" savundu.


Berlin polisi 30 yıldır aranan solcu militanların peşine düştü

Operasyona 1300 polis memuru katıldı (Reuters)
Operasyona 1300 polis memuru katıldı (Reuters)
TT

Berlin polisi 30 yıldır aranan solcu militanların peşine düştü

Operasyona 1300 polis memuru katıldı (Reuters)
Operasyona 1300 polis memuru katıldı (Reuters)

Berlin polisi 30 yıldan uzun süredir kaçak durumda olan iki solcu militanı bulmak için operasyonlarını yoğunlaştırdı.

Baader-Meinhof grubu olarak da bilinen Kızıl Ordu Fraksiyonu (RAF) üyesi oldukları öne sürülen 69 yaşındaki Ernst-Volker Staub ve 55 yaşındaki Burkhard Garweg'in yakalanması için pazar günü düzenlenen operasyonun başarısızlıkla sonuçlandığı belirtildi.

Alman polisinin operasyon sırasında birkaç kişiyi kısa süreliğine gözaltına aldıktan sonra serbest bıraktığı aktarıldı. Polisten yapılan açıklamada, kimlik kontrolleri sonrasında gözaltına alınan kişilerin aranan militanlar olmadığı belirtildi.

1970'ler ve 1980'lerde Batı Almanya'yı sarsan bombalama, cinayet ve insan kaçırma eylemlerine imza atan RAF'ın üç üyesi yakalanamamıştı.

Geçen pazartesi günü 65 yaşındaki Daniela Klette'nin yakalanmasıyla birlikte, diğer iki firarinin bulunmasıyla ilgili çalışmalar da yoğunlaştırıldı.

Europol'ün en çok arananlar listesinde "tehlikeli" diye nitelenen tek kadın şüpheli olan Klette, 1999-2016'da gerçekleştirilen bir dizi soygun ve cinayet girişimiyle suçlanıyor.

Klette'nin diğer iki şüpheliyle temas halinde olabileceğini düşünen Berlin polisi, Staub ve Garweg'in de halen başkentte yaşadığını varsayıyor.

Polis ayrıca, üç firari militanın da yıllardır süpermarketleri ve para taşıyan araçları soyarak geçimlerini sağladığına inanıyor.

Andreas Baader ve Ulrike Meinhof tarafından kurulan radikal solcu grup RAF, Vietnam Savaşı'na karşı yükselen Alman öğrenci hareketinin içinden çıkmıştı. Örgüt, en faal dönemini yaşadığı 1970'lerde aralarında kamu görevlileri, polis memurları, iş insanları ve Amerikan askerlerinin de olduğu en az 33 kişiyi öldürmüştü.

1976'da aralarında Baader ve Meinhof'un da bulunduğu, 4 örgüt yöneticisi cezaevinde ölü halde bulunmuştu. Yetkililer örgüt üyelerinin toplu şekilde intihar ettiğini bildirse de, ölümler Alman kamuoyu tarafında şüpheli olarak görülmüştü.

Almanya'nın terör örgütü olarak kabul ettiği RAF'ın sonraki nesilleri 1998'de örgütü feshetmişti. Reuters haber ajansının Köln bürosuna militanlar tarafından gönderilen ve "RAF adındaki şehir gerillası grubu tarihe karıştmıştır" ifadelerinin yer aldığı mektupla örgütün feshi ilan edilmişti.
 

Independent Türkçe, Euractiv, Reuters


Fransız aşırı sağı, Avrupa Parlamentosu seçimlerinde kampanyalarını göç karşıtlığı üzerine kurdu

AA
AA
TT

Fransız aşırı sağı, Avrupa Parlamentosu seçimlerinde kampanyalarını göç karşıtlığı üzerine kurdu

AA
AA

Ulusal basında yer alan haberlere göre RN Genel Başkanı Jordan Bardella, partisinin seçim kampanyasını tanıttığı mitingde "9 Haziran'daki seçimlerin, göçmenlerin bizi batırmasına karşı bir referandum olduğu oldukça açıktır." ifadesini kullanarak, göçmen karşıtlarının oyunu istedi.

Marsilya'daki mitingde Fransa'ya kimin girip giremeyeceğinin kararını Fransızların vereceğini vurgulayan Bardella, "RN ile sınırlar güvende olacak." değerlendirmesini yaptı.

Bardella, ülkede son aylardaki çiftçi protestolarına da değindi.

Ülkede hükümetin çiftçilerin taleplerini karşılamakta yetersiz kaldığını savunarak Emmanuel Macron yönetimini eleştiren Bardella, "Sevgili çiftçiler, Fransa sizi seviyor! Fransa sizi gözetiyor! Fransa sizi destekliyor!" ifadelerini kullandı.

Son anketlere göre Fransa'da oyların çoğunluğuna talip görünen RN, "Fransa geri dönüyor, Avrupa canlanıyor" sloganıyla seçime gidiyor.

Marine Le Pen'in 2022 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday gösterilmesi ile Bardella partinin genel başkanlığına getirilmiş, böylece parti tarihinde ilk kez Le Pen ailesi dışında biri genel başkan olmuştu.

Merkezi İngiltere'de bulunan danışmanlık şirketi Portland Communications tarafından ocak sonunda yapılan ankete göre Fransa'da aşırı sağcı RN partisi, haziranda düzenlenecek AP seçimlerinde oyların yüzde 33'ünü alarak rekor düzeyde başarı elde edebilir.


İsrailli gazeteci Bar'el: 'İsrail, insani yardımı stratejik silah olarak kullanıyor'

AA
AA
TT

İsrailli gazeteci Bar'el: 'İsrail, insani yardımı stratejik silah olarak kullanıyor'

AA
AA

 İsrailli gazeteci Zvi Bar'el, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını sürdürmek amacıyla insani yardımları stratejik silah olarak kullandığını savundu.

Zvi Bar'el, Haaretz gazetesinde "Bir stratejisi olmaksızın İsrail, insani yardımı stratejik silah olarak kullanıyor." başlıklı yazı kaleme aldı.

Bar'el, "Dünyanın hiçbir yerinde insani yardımların savaşın yürütülmesi için stratejik araca dönüştürülmediği hatta çoğu zaman çatışmayı uzatmadığı savaş alanı neredeyse yok. Gazze savaşı da bu kuralın bir istisnası değildir." iddiasında bulundu.

İsrail'in zaman zaman göstermelik şekilde izin verdiğini belirttiği yardım konvoyu geçişlerine ilişkin Bar'el, söz konusu "stratejik silahın" İsrail tarafından uluslararası toplumdan gelen baskıları hafifletmek ve iç kamuoyundan yükselen tepkileri bertaraf etmek için kullanıldığını savundu.

Ayrıca Bar'el, İsrail'in "insani yardım silahının" ABD kamuoyu ile Cumhuriyetçiler ve Demokratlardan gelen eleştirileri bertaraf etmek adına kullanıldığına da dikkati çekti.

Bar'el, "İsrail, savaşı sürdürmesine izin veren şeyin gıda ve ilaç konvoyları ile su ve yakıt tedariki olduğunun farkında. Getirdiği stratejik avantajlar olmaksızın insani yardımın hiçbir değeri yoktur." değerlendirmesinde bulundu.


Kremlin: Alman ordusunda Rusya'ya saldırı planları somut olarak tartışıldı

AA
AA
TT

Kremlin: Alman ordusunda Rusya'ya saldırı planları somut olarak tartışıldı

AA
AA

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Alman ordusundaki subayların Kırım Köprüsü'nün imhasıyla ilgili konuşmalarının, Rusya'ya saldırı düzenleme planlarının somut şekilde tartışıldığını gösterdiğini savundu.

Peskov, Ukrayna’ya destek için Kırım Köprüsü'nü Taurus füzelerinin imha edip edemeyeceğine ilişkin Alman subayları arasında geçen konuşmaların yer aldığı ses kaydının sızmasıyla alakalı değerlendirmelerde bulundu.

Almanya Başbakanı Olaf Scholz’un bu hususta hızlı, eksiksiz ve etkili bir denetim yapılacağını söylediğini hatırlatan Peskov, medya aracılığıyla bunun nasıl gerçekleşeceğini göreceklerini ifade etti.

"Burada her şey çok açık"

Alman subayları arasındaki konuşmanın içeriğiyle ilgili Almanya’nın Moskova Büyükelçisi Alexander Lambsdorff’un Rusya Dışişleri Bakanlığına çağırıldığını dile getiren Peskov, "Kendi içinde (subayların konuşması), Bundeswehr (Alman Silahlı Kuvvetleri) içinde Rusya topraklarına saldırı düzenleme planlarının esaslı ve somut olarak tartışıldığını gösteriyor. Bu, herhangi bir hukuki yoruma ihtiyaç bırakmıyor, burada her şey çok açık." ifadelerini kullandı.

Kırım Köprüsü’ne saldırının fiilen nerede tartışıldığının önemli olduğuna dikkat çeken Peskov, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Burada tabii ki Bundeswehr'in bunu kendi inisiyatifiyle yapıp yapmadığını öğrenmemiz gerekiyor. O zaman soru, Bundeswehr'in ne kadar yönetilebilir olduğu ve Scholz'un tüm bunları ne kadar kontrol ettiğidir ya da bunun Almanya'nın devlet politikasının bir parçası olup olmadığıdır."

Sözcü Peskov, bütün bunların "kolektif Batı ülkelerinin Ukrayna’daki çatışmalara doğrudan katılımını" gösterdiğini savundu.

Russia Today (RT) Genel Yayın Yönetmeni Margarita Simonyan, Alman subaylarının 30 dakikalık ses kaydını yayımlamıştı.

Ses kaydında üst düzey Alman Hava Kuvvetleri mensupları, siyasi bir karar alınması durumunda Taurus füzelerinin ne şekilde gönderilebileceğini, bunların Ukrayna tarafından Almanya'nın istihbarat ve teknik desteği olmadan kullanılıp kullanılamayacağını tartışıyorlardı.

Kayıtta Taurus füzelerinin Rusya’nın yasa dışı ilhak ettiği Kırım Yarımadası'na yaptığı Kırım Köprüsü'nü teknik olarak imha edip edemeyeceği tartışması da yer alıyordu.


Anket: Amerikalıların çoğu Başkan Biden'ın "akıl sağlığına" güvenmiyor

AA
AA
TT

Anket: Amerikalıların çoğu Başkan Biden'ın "akıl sağlığına" güvenmiyor

AA
AA

Associated Press'in (AP) NORC Halkla İlişkiler Merkezi ile yaptığı ankette 18 yaşın üzerindeki 1102 katılımcıya "Joe Biden'ın başkan olarak etkili görev yapabilmesi için akıl sağlığına ne kadar güveniyorsunuz?" sorusu yöneltildi.

Katılımcıların yüzde 63'ü, Başkan Biden'ın "akıl sağlığına" güvenmediğini ifade ederken yüzde 20'si güvendiğini, yüzde 17'si ise biraz güvendiğini belirtti.

Aynı soruyu eski ABD Başkanı Donald Trump için de yanıtlayan katılımcıların yüzde 57'si, Trump'ın "akıl sağlığından" şüphe duyduklarını aktarırken, yüzde 28'i güvendiklerini, yüzde 15'i de biraz güvendikleri yanıtını verdi.

Ankette ayrıca katılımcıların yüzde 67'si Biden'ın başkanlık döneminde İsrail'in Gazze'yi işgaline ilişkin politikalarını onaylamadığını ifade ederken, yüzde 31'i onayladığını kaydetti.

Biden'ın doktoru, ABD Başkanı'nın sağlığında endişelenecek durum olmadığını bildirmişti

Öte yandan, Beyaz Saray Sözcüsü Karine Jean-Pierre tarafından yapılan yazılı açıklamada, Biden'ın doktoru Kevin O'Connor'ın 81 yaşındaki Başkan'ın yıllık muayenesine ilişkin raporunda, sağlığıyla ilgili "yeni bir endişe" olmadığı bilgisi paylaşılmıştı.

Raporda, "Başkan Biden, 81 yaşında, sağlıklı, aktif, güçlü bir erkek. İcra kurulu başkanlığı, devlet başkanlığı ve başkomutanlık dahil başkanlık görevlerini başarıyla yerine getirebilecek formdadır." değerlendirmesine yer verilmişti.


Alman Ekonomi Enstitüsü: Trump yeniden başkan seçilirse Almanya'nın GSYH'si yüzde 1,2 düşebilir

AA
AA
TT

Alman Ekonomi Enstitüsü: Trump yeniden başkan seçilirse Almanya'nın GSYH'si yüzde 1,2 düşebilir

AA
AA

Alman Ekonomi Enstitüsü (IW), ABD'nin eski Başkanı Donald Trump’ın yeniden başkan seçilmesinin, ihracat odaklı Alman ekonomisinin büyümesini belirgin bir şekilde yavaşlatabileceğini bildirdi.

Alman Ekonomi Enstitüsü, ekonomiye yönelik "Trump yeniden seçilirse ne olur?" başlıklı analizini yayınladı.

Buna göre, Trump'ın "Kasım 2024'te yeniden ABD Başkanı olarak seçilmesi" ve "ABD'nin ticaret açığını azaltmak amacıyla tarifeleri artırma yönündeki taahhütlerini yerine getirmesi" küresel ticaret düzeninde önemli bir karışıklığa yol açabilir.

IW ekonomistleri, birinci senaryoda 2025 yılında ABD gümrük vergilerinin tüm ABD ithalatında yüzde 10'a ve ABD'nin Çin'den ithalatında yüzde 60'a çıkarılmasını; ikinci senaryo da ise tepki olarak Çin’in ABD'den yapılan ithalatta yüzde 40'lık bir tarife artışıyla misilleme yapmasını modelledi.

Trump'ın ABD'nin ticaret açığını azaltmak için gümrük tarifelerini yükseltmesi durumunda Alman ürünlerinin ihracatının yavaşlayacağı ifade edilen analizde, 2025'ten itibaren yeni bir ticaret ve gümrük anlaşmazlığı olmayan temel senaryoya göre Almanya’nın gayrisafi yurtiçi hasılasının (GSYH) 2028 yılında yüzde 1,2 daha düşük olabileceği belirtildi.

Donald Trump’ın politikalarından AB içinde en çok Almanya'nın etkileneceğine vurgu yapılan analizde, ülkenin 4 yıl içinde, sabit fiyatlarla hesaplanan GSYH kayıplarının birinci senaryoda 120 milyar avro, ikinci senaryo da ise 150 milyar avro olacağı kaydedildi.

IW'ye göre, Almanya'nın en önemli ihracat ortaklarından gelen talep, 2028'de tarife artışlarının olmadığı duruma kıyasla yaklaşık yüzde 5,5 daha düşük gerçekleşebilecek. Bu da Alman ihracatında yüzde 4,5'lik bir düşüşe denk geliyor.

Her iki senaryoda da reel ABD GSYH seviyesi, tarife anlaşmazlığının olmadığı duruma göre yaklaşık yüzde 1 ila 1,4 daha düşük olacak. ABD'de 4 yıl boyunca sabit fiyatlarla hesaplanan GSYH kayıplarının senaryo 1'de yaklaşık 600 milyar dolar, senaryo 2'de ise yaklaşık 1 trilyon dolar olarak gerçekleşebilecek.


Rusya, Türkiye'nin Karadeniz'deki ticari gemilerin emniyetine yönelik girişimini değerlendiriyor

Arşiv-AA
Arşiv-AA
TT

Rusya, Türkiye'nin Karadeniz'deki ticari gemilerin emniyetine yönelik girişimini değerlendiriyor

Arşiv-AA
Arşiv-AA

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Verşinin, Türkiye'nin Karadeniz'deki ticari gemilerin seyrüsefer emniyetinin sağlanmasına yönelik girişimini değerlendirdiklerini söyledi.

Verşinin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Karadeniz'de ticari gemilerin seyrüsefer emniyetini sağlayacak düzenleme için Birleşmiş Milletler (BM) ile işbirliği halinde temaslar yapıldığına dair açıklamasını, Moskova'da gazetecilere değerlendirdi.

Bu girişimle ilgili bilgi sahibi olduklarını belirten Verşinin, "Bu tür fikirlerin farkındayız ve şu anda üzerinde değerlendirme yapıyoruz." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 28 Şubat'ta Ukrayna-Güney Doğu Avrupa Zirvesi'ne gönderdiği video mesajda, "Karadeniz'de ticari gemiler için seyrüsefer emniyetini sağlayacak bir düzenlemeye ihtiyaç vardır. Bu kapsamda BM ile işbirliği halinde Karadeniz'de güvenlik taahhütlerini içerecek yeni bir düzenleme için temaslarımızı sürdürüyoruz." ifadelerini kullanmıştı.


10 yıl önce esrarengiz şekilde kaybolan uçak MH370'in enkazı tekrar aranacak

Aileler her yıl, MH370'te kaybettikleri yakınlarını anmak için bir araya geliyor (Reuters)
Aileler her yıl, MH370'te kaybettikleri yakınlarını anmak için bir araya geliyor (Reuters)
TT

10 yıl önce esrarengiz şekilde kaybolan uçak MH370'in enkazı tekrar aranacak

Aileler her yıl, MH370'te kaybettikleri yakınlarını anmak için bir araya geliyor (Reuters)
Aileler her yıl, MH370'te kaybettikleri yakınlarını anmak için bir araya geliyor (Reuters)

Malezya, 10 yıl önce kaybolan MH370 sefer sayılı uçağı yeniden aramayı planlıyor.

Malezya Başbakanı Enver İbrahim, dün yaptığı açıklamada kayıp uçağın aranmasına yönelik çalışmaların "sağlam kanıtlar bulunması halinde tekrar başlatılabileceğini" belirtti.

Ticaret Bakanı Anthony Loke ise aynı günkü açıklamasında, denizde araştırmalar yürüten Amerikalı robotik şirketi Ocean Infinity'le irtibata geçtiklerini söyledi.

Loke, firmayla yeni bir arama operasyonu planı üzerine görüşeceklerini belirtti. Ocean Infinity'nin yöneticisi Oliver Plunkett da bu yıl içinde çalışmalara tekrar başlamayı umduklarını ifade etti. 

8 Mart 2014'te Kuala Lumpur Uluslararası Havalimanı'ndan kalkan ve Çin'in başkenti Pekin'e varması planlanan Malezya Havayolları'na ait 370 sefer sayılı uçak, esrarengiz şekilde ortadan kaybolmuştu. 

Uçak, Malezya'nın kuzeybatısındaki Penang Adası'nın yaklaşık 370 kilometre kuzeyine ilerlerken askeri radarlardan kaybolmuştu.

Uçutşa 12'si mürettebattan toplamda 239 kişi seyahat ediyordu. Bu yolculardan 153'ü Çin, 50'siyse Malezya yurttaşıydı. Buna ek olarak uçakta ABD, Avustralya, Endonezya, İran, Rusya dahil birçok farklı ülkeden kişi de vardı.

Trajik olayın yıldönümü yaklaşırken, uçaktaki yakınlarını kaybedenler dün Kuala Lumpur'da bir araya gelerek 239 mum yaktı.

Uçaktaki mürettebattan Patrick Gomes'in eşi Jacquita Gonzales, "Her yıl 8 Mart'a yaklaşırken, o gün yaşananlar, anılar sanki daha dünmüş gibi geri geliyor" dedi. Gonzales, bu olayın artık çözüme kavuşturulması gerektiğini söyledi. 

Aynı uçuşta annesini kaybeden Malezyalı avukat Grace Nathan ise arama çalışmalarının tekrar başlatılması için uzun süredir kampanya yürüttüklerini belirtti. 

Loke, anma törenine katılarak "Arama çalışmalarının yeniden başlatılması için elimden geleni yapacağıma söz veriyorum" dedi. 

Malezya, Çin ve Avustralya'nın koordine ettiği sualtı arama çalışmalarında sonuç alınmayınca operasyonlar Ocak 2017'de durdurulmuştu. 180 milyon euroluk operasyonda Hint Okyanusu'nun 120 bin kilometrekaresi taranmıştı. 

Ocean Infinity de Hint Okyanusu'nda uçağın enkazını 2018'de aramak için operasyon düzenlemiş fakat başarılı olunamamıştı.

Independent Türkçe, Guardian, El Pais


İran "Sudan'dan Kızıl Deniz'de üs kurma talebinde bulunduğu" iddialarını yalanladı

İran "Sudan'dan Kızıl Deniz'de üs kurma talebinde bulunduğu" iddialarını yalanladı
TT

İran "Sudan'dan Kızıl Deniz'de üs kurma talebinde bulunduğu" iddialarını yalanladı

İran "Sudan'dan Kızıl Deniz'de üs kurma talebinde bulunduğu" iddialarını yalanladı

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani, ülkesinin, Sudan'dan, Kızıl Deniz'de üs kurma talebi olduğu yönündeki iddiaları yalanladı.

Fars Haber Ajansı'na göre, Kenani, haftalık basın toplantısında gündemdeki gelişmelere dair değerlendirmelerde bulundu.

Batı medyasında yer alan "İran'ın Sudan'dan Kızıl Deniz'de üs kurmayı talep ettiği" yönündeki iddialara ilişkin Kenani, "Sudan Dışişleri Bakanı bunu yalanladı. Sudanlı Bakan'ın da belirttiği gibi söz konusu iddia, siyasi saik ve amaçlara sahip asılsız bir iddiadır." ifadelerini kullandı.

"(Zengezur Koridoru'nda) İran'ın tutumu aynı"

Kenani, Tahran yönetiminin Zengezur Koridoru'na bakışında bir değişiklik olup olmadığına ilişkin bir soru üzerine şunları kaydetti:

"İran'ın tutumu daha önce defalarca yapılan açıklamalarla aynı, herhangi bir değişiklik yok. Biz sınırların değişmesine karşıyız."

- "ABD yönetiminin İran hakkındaki tutumunda bir değişiklik görünmüyor"

ABD'deki seçimleri Donald Trump'ın kazanmasının İran-ABD ilişkilerinin seyrine etkisine ilişkin ise Kenani, şu ifadeleri kullandı:

"İki ülke ilişkilerindeki değişim, ABD'nin İran yönetimi ve halkı hakkındaki tutumunun değişmesine bağlıdır. Demokratlar veya Cumhuriyetçiler olsun ABD yönetiminin İran hakkındaki tutumunda bir değişiklik görünmüyor."