İsrail ‘unuttuğu’ bir saldırı ile güne uyandı

İsrail güvenlik güçleri ve adli tıp ekipleri, Kudüs'teki bir otobüs durağında meydana gelen patlamanın olduğu bölgede (DPA)
İsrail güvenlik güçleri ve adli tıp ekipleri, Kudüs'teki bir otobüs durağında meydana gelen patlamanın olduğu bölgede (DPA)
TT

İsrail ‘unuttuğu’ bir saldırı ile güne uyandı

İsrail güvenlik güçleri ve adli tıp ekipleri, Kudüs'teki bir otobüs durağında meydana gelen patlamanın olduğu bölgede (DPA)
İsrail güvenlik güçleri ve adli tıp ekipleri, Kudüs'teki bir otobüs durağında meydana gelen patlamanın olduğu bölgede (DPA)

İsrail güne, Kudüs kentinin girişinde iki bombalı saldırıyla uyandı. Saldırıda, bir İsrailli ölürken, ikisinin durumu ağır olmak üzere en az 18 kişi yaralandı. Bu saldırı, İsrail vatandaşlarının neredeyse unutmuş olduğu kanlı eylemleri yeniden hatırlattı.
Saldırganlar, bölgenin kalabalık olduğu bir anı seçerken, İsrail İç Güvenlik Bakanı’nın organize bir grup olarak tanımladığı saldırı şehrin iki girişinin yakınındaki iki otobüs durağında gerçekleşti.
İlk patlama sabah 07.00 sıralarında Kudüs’ün ana girişinin yanındaki Givat Shaul kavşağındaki bir otobüs durağında gerçekleşti. Saldırı sonra bir İsrailli hayatını kaybederken ikisi ciddi 14 kişide yaralandı. İkinci patlama ise 07.30 sularında Ramot kavşağında meydana geldi. Patlamada 4 kişi yalandı.
İsrail polisi, çanta içine yerleştirilmiş düzeneğin uzaktan kumanda ile patlatıldığını teyit etti.
İsrail Kamu Yayın Kuruluşu (KAN), kayıpları arttırmak için çantaların içinin çivilerle doldurulduğunu aktardı.
Saldırılar, 2000’den 2005’e kadar ikinci intifada da popüler olan bu tür kanlı eylemeleri unutan İsrail’i şoke etti.

Kudüs'te son bombalı saldırı 2016 yılında gerçekleşti. Bir Hamas mensubu tarafından gerçekleştirilen saldırıda 21 İsrailli yaralandı.
Polis memuru Kobi Shabtai, uzun yıllardır bu şekilde bir saldırıya tanık olmadıklarını belirterek, polisin şehirde daha fazla patlayıcı cihaz aradığını ifade etti.  Shabtai ayrıca ‘itidal’ çağrısında bulundu.
İsrailli üst düzey bir güvenlik yetkilisi ise KAN’a verdiği röportajda, yaşananları kırmızı çizgiyi aşmak olarak nitelendirdi.
Kanalın muhabiri ise, yetkilinin İsrail'in bu tür saldırıları çoktan unuttuğunu söylediğini aktardı.
Patlamaların sorumluluğunu hiçbir Filistinli taraf üstlenmese de İsrail, gözünü Gazze Şeridi'ni kontrol eden Hamas'a dikti.
Askeri muhabir, Maariv gazetesine, “Güvenlik sistemi, saldırının arkasında kesinlikle Hamas'ın olduğuna inanıyor. Eğer bunun arkasında Hamas varsa, büyük ihtimal İsrail ordusu Gazze'de Hamas'a saldırmaktan çekinmeyecek” ifadelerini kullandı.
Yedioth Ahronoth gazetesi, her yönden soruşturmaların sürdüğünü, olasılıklardan birinin infaz hücresinin Hamas'la bağlantılı olabileceği olduğunu bildirdi.
Hamas saldırıyı kutlamakla yetinirken, sorumluluğu üstlenmedi.
Hamas sözcüsü Muhammed Hamada, "Bu eylem, işgalcilere halkımızın topraklarında dimdik duracağı ve direniş yolundan ayrılmayacağı mesajını verdi. Önümüzdeki günler düşman için gergin ve çetin geçecek. Filistin'in her yerine yayılacak ve cepheye hazır olacak hücreler oluşturma zamanı gelmişti” şeklinde konuştu.

Diğer yandan İsrail güvenlik birimleri, Kudüs’teki 1. Otoyol ve diğer yolları kapatarak güvenlik kameralarını incelemeye başladı.
İsrail güvenlik servisleri, bir kişinin ilk patlamanın gerçekleştiği yere bisikletle geldiğini, patlayıcıyı yerleştirdiğini ve ardından ikinci patlamanın gerçekleştiği yere gittiğini düşünüyor. Ancak iki farklı saldırgan aynı anda hareket etmiş de olabilir.
Savunma Bakanı Benny Gantz, İsrail İç İstihbarat Teşkilatı Şin Bet Başkanı Ronen Bar, Genelkurmay Başkan Yardımcısı ve diğer üst düzey polis ve ordu yetkilileriyle bir araya geldi.
İsrail polis şefi, "Şimdi hedefimiz başka bir patlamayı önlemek. Güçlerimiz iki patlamanın arkasında kimin olduğunu belirlemek için çalışıyor" dedi.
İsrail’de Binyamin Netanyahu’nun kurduğu hükümette İçişleri Bakanlığı’nı devralmak üzere aday gösterilen aşırı sağcı Milletvekili Itamar Ben Gvir, son zamanlarda artan saldırıların ‘bedelinin ödetilmesi’ için Filistinli gruplara yönelik ‘hedefli suikastlar’ politikasına devam edilmesi çağrısında bulundu.
Ben Gvir, “Bu sabah siyasetle ilgili bir şey söylemeyeceğim. Bir an önce hükümetimizi kurmamız gerekiyor. Terörü yenebilir ve düzeni yeniden sağlayabiliriz” diye ekledi.
Kudüs'teki saldırıdan yaklaşık 4 saat sonra Filistin Yönetimi herhangi bir yorumda bulunmazken, ABD ve Rusya bombalı saldırıları kınadı.



Rusya: İzlanda'nın büyükelçiliğin faaliyetlerini askıya alma kararı ilişkileri yok ediyor

İzlanda’nın Moskova büyükelçiliği (Reuters)
İzlanda’nın Moskova büyükelçiliği (Reuters)
TT

Rusya: İzlanda'nın büyükelçiliğin faaliyetlerini askıya alma kararı ilişkileri yok ediyor

İzlanda’nın Moskova büyükelçiliği (Reuters)
İzlanda’nın Moskova büyükelçiliği (Reuters)

Rusya Dışişleri Bakanlığı bugün, İzlanda'nın Moskova'daki büyükelçiliğinin faaliyetlerini askıya alma kararının ikili işbirliğini yok ettiğini duyurdu.

İzlanda dün, 1 Ağustos'tan itibaren İzlanda'nın Moskova Büyükelçiliği'nin faaliyetlerini askıya alma kararı aldığını duyururken, “Ayrıca İzlanda, Diplomatik İlişkilere Dair Viyana Sözleşmesi'nin 11. maddesi uyarınca Rusya'dan Reykjavik Büyükelçiliği'nin faaliyetlerini sınırlamasını ve diplomatik temsil düzeyinin düşürülmesini talep etmiştir” açıklamasını yaptı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, "İzlanda makamlarının Rusya ile diplomatik ilişkilerin seviyesini düşürme kararı, Rusya-İzlanda işbirliğinin tüm kapsamını yok etmekte” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, “Gelecekte İzlanda ile bağlarımızı kurarken bu dost olmayan kararı dikkate alacağız” denildi.

İzlanda kararını açıklarken, diplomatik ilişkileri koparmadığını ve ilişkiler normale döndüğünde büyükelçiliğini yeniden açacağını kaydetti.


Fransa: Annecy saldırganı 'cinayete teşebbüs'ten tutuklu yargılanacak

Fransız polisi bıçaklanma olayının olduğu bölgede (Reuters)
Fransız polisi bıçaklanma olayının olduğu bölgede (Reuters)
TT

Fransa: Annecy saldırganı 'cinayete teşebbüs'ten tutuklu yargılanacak

Fransız polisi bıçaklanma olayının olduğu bölgede (Reuters)
Fransız polisi bıçaklanma olayının olduğu bölgede (Reuters)

Fransa savcısı bugün yaptığı açıklamada, dün ülkenin güneydoğusundaki Annecy kasabasında dört çocuğu ve iki yetişkini yaralayan bıçaklı saldırganın cinayete teşebbüs gerekçesiyle tutuklu yargılanmasına karar verildiğini bildirdi.

Annecy savcısı Line Bonnet-Mathis, şüphelinin cinayete teşebbüs ve tutuklamaya direnmek için silah kullanmaktan resmi soruşturma altında olduğunu söyledi.

BFM TV daha önce, zanlının tutulduğu polis merkezinden alınıp hakim karşısına çıkarıldığını bildirdi. Televizyon görüntülerinde zanlının polis tarafından sedyeyle karakolun arka kapısında bekleyen siyah bir araca götürüldüğü görüldü.

Olay yerine gelen ambulanslar (Reuters)
Olay yerine gelen ambulanslar (Reuters)

Mathis’in günün ilerleyen saatlerinde basın toplantısı düzenlemesi bekleniyor.

31 yaşındaki Suriyeli mülteci, cinayete teşebbüs suçlamasıyla soruşturma altında. Savcılık, olayın terör eylemi olduğuna dair belirti olmadığını açıkladı.


İran: Tüm nükleer faaliyetler ve materyaller UAEA'ya beyan edildi

AA
AA
TT

İran: Tüm nükleer faaliyetler ve materyaller UAEA'ya beyan edildi

AA
AA

İran'ın yarı resmi ajansı Tesnim'in haberine göre, İran'ın Birleşmiş Milletler (BM) Viyana Ofisi Nezdinde Daimi Temsilciliği, UAEA Başkanı Rafael Mariano Grossi'nin, Ajansın Yönetim Kuruluna sunduğu rapora ilişkin yazılı açıklama yayımladı.

UAEA'nın İran'daki doğrulama faaliyetlerini yürütmesini sağlamak için İran'ın her türlü çabayı gösterdiği ifade edilen açıklamada, Tahran yönetiminin, Kapsamlı Güvenlik Denetimi Anlaşması çerçevesindeki taahhütlerini yerine getirmeye kararlı olduğu belirtildi.

Açıklamada, İran'ın tüm nükleer faaliyetlerinin ve materyallerinin UAEA'ya tam olarak beyan edildiği ve doğrulandığı savunuldu.

Ajansa bildirilmediği söylenen 3 lokasyonda nükleer bulguların tespit edilmesi ve Tahran yönetiminin UAEA'ya istenilen düzeyde açıklama yapmadığına ilişkin bilgilerin doğru olmadığı savunulan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Birçok kez UAEA'ya açıklandığı gibi İran'da beyan edilmemiş nükleer materyal yoktur ve Ajansın sözde 3 lokasyon iddiası, uzun süredir zincirleme yalan geçmişine sahip olan gayrimeşru İsrail rejimi tarafından sağlanan yanlış ve uydurma bilgilere dayanmaktadır."

Açıklamada, UAEA'dan doğrulama faaliyetleri hakkında "profesyonellik ve gerçeklik ilkelerine dayalı" olarak rapor vermesinin beklendiği kaydedildi.

UAEA, İran’ın nükleer faaliyetlerine ilişkin 31 Mayıs'ta açıklanan 3 aylık raporunda, İran’ın Fordo yeraltı nükleer tesisinde tespit edilen yüzde 83,7 oranında zenginleştirilmiş uranyum parçacıkları ve Abadeh kenti yakınlarındaki Marivan bölgesinde bulunan bir tesisteki nükleer bulgulara ilişkin anlaşmazlığın çözüme kavuşturulduğunu bildirmişti.

Buna karşılık Ajansa bildirilmeyen 3 noktada nükleer bulguların tespit edilmesine ilişkin Tahran yönetiminin teknik düzeyde yeterli açıklamayı yapmadığı aktarılmıştı.


Washington ve Tahran, ‘geçici’ bir nükleer anlaşmaya yakın olduklarını yalanladı

İran’ın nükleer çalışmalar yürüttüğü bölgenin uydu görüntüsü. (AFP)
İran’ın nükleer çalışmalar yürüttüğü bölgenin uydu görüntüsü. (AFP)
TT

Washington ve Tahran, ‘geçici’ bir nükleer anlaşmaya yakın olduklarını yalanladı

İran’ın nükleer çalışmalar yürüttüğü bölgenin uydu görüntüsü. (AFP)
İran’ın nükleer çalışmalar yürüttüğü bölgenin uydu görüntüsü. (AFP)

ABD istihbarat raporları, 9 Haziran’da İran’ın Rusya’ya Moskova’nın doğusunda insansız hava araçları (İHA) için bir fabrika inşa etmesi için gerekli kaynakları sağladığını ortaya koydu. Diğer yandan Washington ve Tahran, yaptırımların hafifletilmesi karşılığında İran’ın nükleer programını kısıtlamaya yönelik geçici bir anlaşmaya yakın oldukları yönündeki haberleri yalanladı.

ABD’li ve Avrupalı yetkililerin ABD- İran arasında nükleer anlaşmayı yeniden canlandırma konulu dolaylı görüşmelerin çökmesinden bu yana Tahran’ın nükleer programını sınırlamanın yollarını aradığı saklanmıyor. Söz konusu nükleer anlaşma, bir yanda İran, diğer yanda ABD, İngiltere, Fransa, Çin ve Rusya ile Almanya arasında resmi olarak 2015 Kapsamlı Ortak Eylem Planı olarak biliniyor.

Muhtemel çözüm, İran’ın 2015 anlaşmasına göre yaptırımların hafifletilmesi karşılığında nükleer programında kısıtlamayı kabul edeceği bir geçici anlaşmaydı.

İstihbarat bilgileri, Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Stratejik İletişim Koordinatörü John Kirby tarafından ortaya koyuldu. Kirby, ABD istihbarat yetkililerinin Rusya’nın Alabuga Özel Ekonomik Bölgesi’ndeki bir fabrikanın gelecek yıl gibi erken bir tarihte faaliyete geçebileceğine inandıklarını dile getirdi. Bu açıklamaya, fabrikanın Moskova’nın yüzlerce mil doğusunda, ‘büyük olasılıkla fabrikanın inşa edileceği’ yerin Nisan ayında çekilmiş uydu fotoğrafları eşlik etti.

Rusya ile iş birliği ‘ifşa edildi’

Kirby, ABD’li yetkililerin ‘İran’ın Rus ordusuna tek yönlü olarak İran yapımı saldırı uçakları sağlamaya devam ettiğini’ de belirlediklerini açıkladı. Ayrıca İran’ın Emirabad Limanı’ndan çıkarılıp Hazar Denizi üzerinden Rusya’nın Mahaçkale kentine gönderildiğini söylediği İHA’ların, Rus kuvvetleri tarafından Ukrayna’ya karşı kullanıldığını iddia eden Kirby açıklamasında şunları söyledi:

“Bu, Ukrayna’ya, İran’ın komşularına ve uluslararası topluma zarar veren geniş bir savunma ortaklığıdır. Kamuoyu ile paylaşmak da dahil olmak üzere bu faaliyetleri ortaya çıkarmak ve sekteye uğratmak için elimizdeki her aracı kullanmaya devam ediyoruz ve daha fazlasını yapmaya hazırız.”

Aynı şekilde ABD’li yetkiliye göre Başkan Joe Biden yönetimi, şirketlerin ve diğer hükümetlerin İran’ın İHA programına katkıda bulunmamalarını sağlamak için prosedürler koymalarına yardımcı olmayı amaçlayan yeni kılavuzlar oluşturacak. ABD, Avrupa Birliği (AB) ve İngiltere, son aylarda Rusya ve İran’a İHA bileşenlerinin akışını kesmeyi amaçlayan kurallar yayınladı.

Washington, İran’ın Rusya’dan saldırı helikopterleri, radarlar ve savaş eğitim uçakları dahil olmak üzere askeri teçhizat satın almak istediğini bildirdi. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre İran geçen nisan ayında Rusya’dan Su-35 savaş uçağı satın alma anlaşmasını tamamladı.

Bu bilgi, ABD ve İran’ın yaptırımların hafifletilmesi karşılığında Tahran’ın nükleer programını azaltacağı geçici bir anlaşmaya varmaya yakın oldukları yönündeki haberleri yalanlamasından birkaç saat sonra paylaşıldı.

Bir Ulusal Güvenlik Konseyi sözcüsü, “Geçici bir anlaşmaya ilişkin herhangi bir rapor yanlıştır” dedi. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü ise bu tür konuşmalar hakkında yorum yapmaktan kaçınarak, İran’a mesaj iletmenin bir yolu olduğuna dikkati çekti. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü mesajın içeriği veya nasıl iletildiği konusunda ise ayrıntılı bilgi vermedi.

Diğer yandan İran’ın Birleşmiş Milletler (BM) misyonu da “Bizim yorumumuz, Beyaz Saray’ınkine benzer” diyerek, rapor hakkında şüphe duyduğunu dile getirdi. Reuters’a göre İranlı yetkililer, ilerleme kaydedildiğini açıkladı. Ancak henüz herhangi bir anlaşma mevcut değil. Ayrıca ABD’nin İran Özel Temsilcisi Robert Malley’in geçen haftalarda İranlı mevkidaşı ile en az 3 görüşme yaptığı belirtildi. Konuya ilişkin ayrıntıya ise yer verilmedi. Bu çerçevede üst düzey bir İranlı yetkili, “Bazı ilerlemeler kaydedildi ve Amerikalılarla teklif ve mesaj alışverişinde bulunduk. Ancak halen görüşmemiz gereken birçok ayrıntı var” dedi.

Milletvekillerinden baskı

Diğer yandan Biden yönetimi, İran’la müzakereleri durdurması için daha fazla baskıyla karşı karşıya. Öyle ki hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi partilerden 35 ABD’li milletvekili, geçen perşembe günü İngiliz, Fransız ve Alman liderlere bir mesaj göndererek, Kapsamlı Ortak Eylem Planı kapsamında İran’a yönelik BM yaptırımları için otomatik geri alma mekanizmasını derhal başlatma çağrısı yaptı. Üç Avrupa ülkesinin (İngiltere, Fransa ve Almanya) BM’nin İran’a yönelik yaptırımlarının kaldırılmasını iptal eden 2015 anlaşmasında bir ‘geri dönüş’ başlatabilecek yegâne ülkeler olduğu biliniyor.

ABD, 2018’de eski Başkan Donald Trump döneminde anlaşmadan geri çekildiği için anlaşma tarafları, ABD’nin önceki bir girişimini reddetti.

ABD’li milletvekilleri, yeni mesajlarında, BM’nin İran’ın füze ve İHA programlarına yönelik yasağının bu yılın sonlarında sona ermesi çerçevesinde, geri adım atmanın aciliyetini özellikle vurguluyor. “İran’ın nükleer silahların yayılmasını önleme taahhütlerini yerine getirmediği ve nükleer emellerini dizginlemek için zamanın daralıyor olduğu açık” denilen mesajda şu ifadelere yer verildi:

“İran yaklaşık dört yıldır, Kapsamlı Ortak Eylem Planı kapsamındaki önemli taahhütleri yerine getirmeyi bıraktı. Nükleer programını genişletmeye devam ediyor ve tüm diplomatik teklifleri reddetti. Büyük uluslarımızın sayısız kez tanık olduğu gibi, savaşan ulusların yatıştırılması barışa yol açmaz, yalnızca uluslararası barış ve güvenliğe yönelik daha büyük tehditleri körükler.”

Mesaja, Cumhuriyetçi parlamenter Claudia Tenney ve Demokrat parlamenter Josh Gottheimer önderlik etti. Mesaja ayrıca Demokrat Temsilcisi Jared Moskowitz’in yanı sıra 32 Cumhuriyetçi temsilci de imza attı.

Tenney, yaptığı açıklamada “İran’ın Kapsamlı Ortak Eylem Planı’nı ihlal ettiği tartışılmaz bir şey. Bu nedenle Avrupalı ​​müttefiklerimiz daha önce kaldırılan yaptırımları yeniden uygulamaya başlamalıdır” dedi. Cumhuriyetçi parlamenter ayrıca, ‘Snapback’ mekanizmasının İran’a nükleer şantajın korkunç sonuçları olduğunu belirten açık bir mesaj göndereceğini söyledi.

Gottheimer ise İran’a yönelik yaptırımların kaldırılmasının, Tahran yönetiminin dünya genelindeki kötü faaliyetlerini körükleyeceğini vurguladı.


Rus komutandan Wagner'e suçlama: "Bahmut'ta askerlerime işkence ettiler"

Ukrayna, savaşta geçen ay Bahmut'un kontrolünü de kaybederken Wagner'in kurucusu Yevgeni Prigojin de sansasyonel açıklamalarıyla dikkat çekti (AFP)
Ukrayna, savaşta geçen ay Bahmut'un kontrolünü de kaybederken Wagner'in kurucusu Yevgeni Prigojin de sansasyonel açıklamalarıyla dikkat çekti (AFP)
TT

Rus komutandan Wagner'e suçlama: "Bahmut'ta askerlerime işkence ettiler"

Ukrayna, savaşta geçen ay Bahmut'un kontrolünü de kaybederken Wagner'in kurucusu Yevgeni Prigojin de sansasyonel açıklamalarıyla dikkat çekti (AFP)
Ukrayna, savaşta geçen ay Bahmut'un kontrolünü de kaybederken Wagner'in kurucusu Yevgeni Prigojin de sansasyonel açıklamalarıyla dikkat çekti (AFP)

Rus Yarbay Roman Venevitin, bir haftada ikinci kez dünya gündemine girdi. Birleşik Krallık'ın önde gelen gazetelerinden Guardian'ın internete yüklenerek gazetecilere gönderilen bir videoya dayandırarak dün yaptığı habere göre Venevitin, Rus paralı asker şirketi Wagner'i cephe hattında anarşi yaratmakla suçladı:

Wagner'le benim tugayım arasındaki gerginlik, bölgeye nakledildiğimiz ilk günlerden itibaren başladı. Yalnızca saygısız davranışları ve durmadan öldürme tehdidi savurmalarıyla bunu becermediler, somut eylemleri de rol oynadı. Wagner'in cephede sergilediği anarşizm, başkanımızı güçlendirmek yerine zayıflatmaya çalışan siyasi elitler arasındaki oyunun sonucu.

Venevirin, Wagner savaşçılarının kendi askerlerini kaçırıp onlara işkence yaptığını öne sürdü. Kaçırılan askerlerin Rusya Savunma Bakanlığı'ndan silah almak için şantaj malzemesi yapıldığını iddia etti. Rus Yarbay, kendi silahlarının bu grup tarafından çalındığını da bildirdi. T-80 tipi iki tankın da götürülenler arasında olduğunu söyledi. 

Rus askerlerinin Wagner savaşçıları tarafından tecavüze uğraması da Venevirin'in ifadelerinde yer buldu. 

Diğer yandan Guardian hem Venevirin'in iddialarının teyit edilemediğini hem de videoda neden kendisini "halihazırda eski komutan" olarak nitelendirdiğinin anlaşılamadığını bildirdi. 

Wagner'in kurucusu Yevgeni Prigojin iddiaları reddederek "tamamen saçmalık" diye nitelendirdi. 

Roman Venevitin, hafta başında Wagner tarafından alıkonularak gündem olmuştu. Prigojin'in Telegram üzerinden pazartesi yayımladığı videoda, Rus ordusuna bağlı 72'inci Mekanize Piyade Tugayı'nın komutanı Venevitin'in Wagner konvoyuna saldırı düzenlenmesini sarhoşken emrettiğini itiraf ettiği anları göstermişti.

Prijogin o dönemki açıklamasında Venevitin'i sorguladıktan sonra yetkililere teslim ettiğini söylemişti. 

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in geçen yıl 24 Şubat'ta başlattığı savaşta özellikle mühimmat tedariki konusu, Wagner ve Kremlin arasındaki gerginliği artırmıştı. Prigojin, mühimmat taleplerini defalarca yinelediğini fakat ordudan yanıt alamadığını savunmuştu.

Wagner lideri, geçen ay Bahmut'tan yayımladığı videoda öldürülen savaşçılarının görüntülerini paylaşıp, Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu ve Genelkurmay Başkanı Valeri Gerasimov'a mühimmat göndermedikleri için sövmüştü.
 

Independent Türkçe, Guardian, BBC

 


Ukrayna: Bahmut yönünde 1400 metre ilerlemeyi başardık

Ön cephede Bakhmut şehri yakınlarında bir muharebe tankındaki Ukraynalı askerler (Reuters)
Ön cephede Bakhmut şehri yakınlarında bir muharebe tankındaki Ukraynalı askerler (Reuters)
TT

Ukrayna: Bahmut yönünde 1400 metre ilerlemeyi başardık

Ön cephede Bakhmut şehri yakınlarında bir muharebe tankındaki Ukraynalı askerler (Reuters)
Ön cephede Bakhmut şehri yakınlarında bir muharebe tankındaki Ukraynalı askerler (Reuters)

Çerevatıy, bir televizyon programında doğu cephesindeki duruma ilişkin açıklama yaptı.

Ukrayna ordusunun Bahmut yönünde ilerlediğini belirten Çerevatıy, “Son bir günde cephe hattının çeşitli yerlerinde 1400 metreye kadar ilerlemeyi başardık. Düşman aktif bir savunma yürütüyor ve birliklerimizi vuruyor.” dedi.

Bakhmut'ta Rus kuvvetlerine yönelik bir saldırıdan dumanlar yükseliyor (Reuters)
Bakhmut'ta Rus kuvvetlerine yönelik gerçekleştirilen saldırı sonrası dumanlar yükseliyor (Reuters)

Son bir günde Bahmut yönünde 6 çatışma yaşandığını aktaran Çerevatıy, Rusların Ukrayna birliklerine yönelik 330 topçu ve 8 hava saldırısı düzenlediğini aktardı.


İsrail tatbikatlarında İran’a yönelik hava saldırısı provası yapıldı

Tatbikata ‘Ezici Yumruk’ adı verildi. (İsrail Ordusu-DPA)
Tatbikata ‘Ezici Yumruk’ adı verildi. (İsrail Ordusu-DPA)
TT

İsrail tatbikatlarında İran’a yönelik hava saldırısı provası yapıldı

Tatbikata ‘Ezici Yumruk’ adı verildi. (İsrail Ordusu-DPA)
Tatbikata ‘Ezici Yumruk’ adı verildi. (İsrail Ordusu-DPA)

İsrail’deki büyük çaplı askeri tatbikatlar sona erdi. Ardından dün tatbikatların, İran topraklarına doğrudan hava saldırıları, Lübnan, Suriye ve Filistin bölgelerine ‘gerektiğinde’ çok sayıda kara harekatı ve siber saldırılar düzenlemek de dahil olmak üzere bugüne kadar açıklanmayan birçok hedefi içerdiği ortaya çıktı. Aynı zamanda bir ABD ordusu gücünün tatbikatlara fiilen katıldığı ve İsrail ordusu liderliğinin kendisine Rusya’nın Ukrayna savaşında yaptığı hatalara düşmemek gibi durumların da provasının yapıldığı anlaşıldı.

Tatbikatın sonunda üst düzey bir askeri kaynak şu açıklamalarda bulundu:

“Tatbikat boyunca, İsrail Savunma Kuvvetleri’nin hazırlık durumunu ve performansını iyileştirmek amacıyla bir tespit ve öğrenme süreci yürütüldü. Süreç, Ukrayna’dan ders çıkarmak da dahil olmak üzere her düzeydeki ve komutadaki liderlerden tespit ve öğrenme adımlarını içeriyordu. Rus ordusu büyük güçlerle Ukrayna’ya girdi ancak Ukrayna ordusu onlara güç ve yiğitlikle karşı koydu. Saldırıyı durdurdu ve Rusların ağır kayıplar vermesine sebep oldu. Savaş şimdiye kadar Ukrayna safında 100 bin askerin ölümüne mal olsa da Rusya’ya geri adım attırdı.”

Fotoğraf Altı: ‘Ezici Yumruk’ tatbikatına katılan İsrail askerleri. (İsrail Ordusu - DPA)
‘Ezici Yumruk’ tatbikatına katılan İsrail askerleri. (İsrail Ordusu - DPA)

İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi açıklamasında “İsrail ordusu, komşu bölgelerdeki topraklara girmek zorunda kalması durumunda aynı hatalara düşmemek için Rusya’nın saldırısı sırasındaki deneyimlerini ve feci hatalarını iyice ve derinlemesine inceledi” dedi.

İsrail ordusu yaptığı açıklamada, ABD ordusunun bu tatbikatlara yalnızca ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Genel Komutanı Michael Corella’nın tatbikatın ilk üç gününde İsrail’e gelmesiyle değil, aynı zamanda ‘tatbikatta İsrail ordusunun kara kuvvetlerinin yanında CENTCOM kuvvetlerinin iştirak etmesiyle’ de katılım gösterdiğini duyurdu. ABD Ordusu Merkez Komutanlığı’ndan (ARCENT) bir tabur, İsrail Ordusu’nun 36’ncı Gaaş Tümeni’nin 7. Zırhlı Tugayı’na katıldı. Böylece ABD güçleri ilk kez 7. Zırhlı Tugay komutanının önderliğindeki bir İsrail tatbikatında somut bir rol oynamış oldu. İsrail ordusu bu katılımın ‘İsrail Savunma Kuvvetleri’nin Kara Kuvvetleri Eğitim Merkezi ve ABD Silahlı Kuvvetleri arasındaki iş birliği çerçevesinde’ geldiğini vurguladı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre İsrail ordusu bu tatbikatlara 29 Mayıs Pazartesi günü başladı ve geçen perşembe akşamı tamamladı. Başbakan Binyamin Netanyahu, Savunma Bakanı Yoav Gallant ve tüm kabine de tatbikata yer aldı. ‘Ezici Yumruk’ adlı tatbikat toplamda 11 gün sürdü ve bu süre zarfında İsrail ordusu, genel komutanlıktan askeri birliklere kadar tüm komutanlıklardan, kollardan ve birimlerden düzenli ve yedek kuvvetlerine talim yaptırdı. Tatbikat kapsamında aynı anda tüm cephelerdeki zorluklarla başa çıkma provası yapıldı.

Fotoğraf Altı: İsrail ordusu tarafından dün ‘Ezici Yumruk’ tatbikatına ilişkin görüntüler servis edildi. (İsrail Ordusu-DPA)
İsrail ordusu tarafından dün ‘Ezici Yumruk’ tatbikatına ilişkin görüntüler servis edildi. (İsrail Ordusu-DPA)

Ordu Sözcüsü yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“Tatbikatın ilk aşamasında Lübnan cephesi boyunca çok sayıda güç ile savunma senaryoları simüle edildi. Daha sonra tümen, ikinci aşamada geniş çaplı saldırı senaryolarını denedi. Bununla eş zamanlı olarak Hava Kuvvetleri de yoğun bir çatışma başlatma ve binlerce önleme operasyonunu içeren karma hava savunma senaryoları üzerinde tatbikat yaptı. Ayrıca düşman bölgesinin derinliklerine ve tüm kuzey sahasına stratejik hava saldırıları düzenleme, bölgede hava üstünlüğünü ele geçirme ve bütün sistemlerden yüzlerce uçağı kullanarak binlerce belirli hedefe yoğun ve ölümcül baskınlar düzenleme senaryoları denendi.”

Tatbikatın ikinci haftasında Hava Kuvvetleri ve İstihbarat ve Muhabere Birimi ile iş birliği içinde piyade, zırhlı, mühendislik ve ateş gücü birliklerini içeren tümen kuvvetleri için bir savaş alanında çok kollu bir savaş provası gerçekleştirildi.

Bu hafta Hava Kuvvetleri hava desteği ve manevralara katılıma odaklandı, birliklerin taşınması senaryoları üzerinde çalıştı ve hava yoluyla lojistik destek sağlama senaryolarını uyguladı. Aynı zamanda manevralara ateş desteği sağlama amaçlı tatbikatlar gerçekleştirildi. Hava Kuvvetleri, hafta boyunca çok sayıda bölgenin derinliklerine geniş çaplı hava saldırıları düzenleme senaryoları üzerinde çalıştı.

Donanma ise saldırı ve savunma yeteneklerine, İsrail’in deniz sınırlarını korumaya ve deniz koridorlarının güvenliğini sağlamaya odaklanarak, düzinelerce donanma gemisinin katıldığı çok sahalı bir senaryoda savaş tatbikatı yaptı.

Yapılan resmi açıklamaya göre İstihbarat Teşkilatı’nda, maksimum verim sağlamak amacıyla çok sayıda bölgeyi içeren bir senaryo dahilinde istihbarat bilgilerinin toplanması, çıkarılması ve istihbarat dairelerini kapatma hızının incelenmesi üzerinde tatbikat yapıldı.

Fotoğraf Altı: ‘Ezici Yumruk’ tatbikatına dair görüntüler servis edildi. (İsrail Ordusu-DPA)
 ‘Ezici Yumruk’ tatbikatına dair görüntüler servis edildi. (İsrail Ordusu-DPA)

Tatbikat sırasında savaş alanlarında yüzlerce yeni gerçek hedef belirlendi. İletişim ve Bilgi Teknolojileri ve Siber Uzayın Korunması Kurumu siber uzay alanında mücadele tatbikatı yaptı.

Siber uzayın korunması alanında, tatbikatlar arasında ‘Savunma Ordusu güçlerinin ağları ve varlıkları üzerindeki ilgili siber tehditleri simüle eden saldırıların engellenmesi’ yer aldı.

İç Cephe Komutanlığı, sivil alanda operasyonel planlara ek olarak binlerce vatandaşın evinden tahliye edilmesi de dahil olmak üzere iç cephede operasyonel sürekliliği koruyup hayat kurtarma operasyonlarına dair tatbikat gerçekleştirdi.


11 İngiliz üniversitesi, İran’a insansız hava araçlarının geliştirilmesine ‘yardım etmekle’ suçlandı

Ukrayna’nın İran yapımı olduğunu belirtilen bir insansız hava aracı geçen ekim ayında düzenlenen saldırıda düşürüldü. (Reuters)
Ukrayna’nın İran yapımı olduğunu belirtilen bir insansız hava aracı geçen ekim ayında düzenlenen saldırıda düşürüldü. (Reuters)
TT

11 İngiliz üniversitesi, İran’a insansız hava araçlarının geliştirilmesine ‘yardım etmekle’ suçlandı

Ukrayna’nın İran yapımı olduğunu belirtilen bir insansız hava aracı geçen ekim ayında düzenlenen saldırıda düşürüldü. (Reuters)
Ukrayna’nın İran yapımı olduğunu belirtilen bir insansız hava aracı geçen ekim ayında düzenlenen saldırıda düşürüldü. (Reuters)

İngiliz milletvekilleri, 11 İngiliz üniversitesine yönelik ‘intihar insansız hava araçları (İHA) da dahil olmak üzere silah geliştirme konusunda İran’a yardım sağlamakla’ ilgili harekete geçti. İngiltere merkezli ‘Telegraph’ gazetesinin haberine göre suçlamalar hakkında soruşturma açılması çağrısında bulunuldu.

Jewish Chronicle gazetesi tarafından yayınlanan yeni bir araştırma, İngiltere’deki bilim insanlarının İHA ve savaş uçağı programında kullanılabilecek ileri teknoloji geliştirmek için çalışan İranlı kurumlara yardım sağladığını gösterdi.

Telegraph gazetesi de 9 Haziran’da en az 11 İngiliz üniversitesinin, İran’ın potansiyel askeri kullanımına ilişkin 16 çalışma üreten bir çalışma grubuyla ortaklık yaptığını bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre raporda Cambridge Üniversitesi, Imperial College London, Glasgow Üniversitesi, Cranfield Üniversitesi ve Northumbria Üniversitesi'ne atıfta bulunuldu. Aynı şekilde raporda, araştırmalarını bazıları Batı yaptırımları listesinde bulunan İran üniversitelerindeki öğrencilerle paylaşan İngiliz üniversitelerindeki İranlı araştırmacıların isimleri de yer aldı.

Fotoğraf Altı: İran ordusunun yeri bilinmeyen bir deposundaki ‘Şahed’ intihar İHA’ları. (EPA)
İran ordusunun yeri bilinmeyen bir deposundaki ‘Şahed’ intihar İHA’ları. (EPA)

Soruşturmada, bilgilerin, Rusya’nın İran’dan temin ettiği İHA’lardan biri olan Şahed-136 İHA’sının motoru da dahil olmak üzere İHA’ların ve yazılımlarının imalatında ve geliştirilmesinde kullanıldığı sonucuna varıldı.

Devrim Muhafızları, Rusya’nın Ukrayna savaşında kullandığı intihar İHA’ları da dahil olmak üzere İHA’lar geliştirmek için çalışan en önde gelen İran askeri kurumu olarak biliniyor.

Rapor, İngiliz hükümetinin Devrim Muhafızları’nın terör listesine alınması konusunda artan bir baskıyla karşı karşıya olduğu bir zamanda yayınlandı.

Londra yönetimi, İran’a askeri teknoloji ihracına yasak getiriyor. İngiliz milletvekilleri de akademik araştırmanın nasıl yürütüldüğüne dair soruşturma çağrısında bulundu.

İngiltere Parlamentosu Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Alicia Cairns, ülkesinin ‘hassas ve çift kullanımlı teknolojilere yönelik yaptırımları ihlal edebileceğinden korktuğu korkunç iş birliği’ hakkında soruşturma çağrısında bulunacağını söyledi.

Cairns sözlerini şöyle sürdürdü:

 “Böyle bir iş birliğinin İran’daki cinsiyet ayrımcılığına, düşmanca müdahaleye, Ortadoğu’daki şiddet eylemlerine ve hatta Ukrayna’da sivillerin katledilmesine sebep olması mümkün.”

Fotoğraf Altı: Ukrayna, İran yapımı Şahed-136 uçakları kullanılarak sivil altyapıya, özellikle enerji santralleri ve barajlara yönelik İHA saldırılarında artış olduğunu bildirdi. (AP)
Ukrayna, İran yapımı Şahed-136 uçakları kullanılarak sivil altyapıya, özellikle enerji santralleri ve barajlara yönelik İHA saldırılarında artış olduğunu bildirdi. (AP)

Diğer yandan İngiltere’nin Gölge Dışişleri Bakanı David Lammy, ‘son derece rahatsız edici’ bulguların soruşturulması çağrısı yaptı. Lammy, hükümeti ise ‘İngiltere’deki üniversitelerin ve akademisyenlerin, askeri teknolojiler alanında iş birliği ile ilgili olarak İran’a yönelik yaptırımlarını ihlal edip etmediğini acilen soruşturmaya’ çağırdı.

Bir İngiliz hükümet sözcüsü şu açıklamada bulundu:

“Ulusal güvenliğimizi tehlikeye atan iş birliğini kabul etmeyeceğiz. İngiltere’nin araştırmalarını sürekli değişen küresel tehditlerden korumak için sistemlerimizi daha sağlam hale getirdik ve Akademik Teknoloji Onay Programımızı genişlettik. Endişe duyduğumuz uygulamaları reddediyoruz.”

Fotoğraf Altı: İran geçtiğimiz nisan ayında din alimlerinin de yer aldığı bir törenle askeri tatbikata imza attı. (Reuters)
İran geçtiğimiz nisan ayında din alimlerinin de yer aldığı bir törenle askeri tatbikata imza attı. (Reuters)

ABD alarmı

Diğer taraftan bugün ABD Dışişleri, Ticaret, Adalet ve Hazine Bakanlıkları, uluslararası toplumu ve özel sektörü ‘İran’ın insansız uçak tedariki, geliştirmesi ve konuşlandırmasının oluşturduğu tehdide karşı’ uyaran bir bildiri yayınladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada muhtıranın İran’ın İHA programını geliştirmek için elde etmeye çalıştığı temel bileşenler hakkında ihracatçılara, üreticilere ve finans kuruluşlarına bilgi sağladığı belirtildi. Ayrıca aynı durumun dronların tedariki, üretimi ve dağıtımında yer alan kuruluşlar için de geçerli olduğu da kaydedildi.

Muhtıra, özel sektöre dikkatli olma ve İran’ın tehlikeli ve istikrarsızlaştırıcı İHA programının gelişimini teşvik edecek herhangi bir faaliyeti önlemede rolünü oynama çağrısında bulundu.

Açıklamada muhtıranın ABD’nin İran’dan Rusya’ya İHA sevkiyatını aksatma ve geciktirme çabaları çerçevesinde geliştiği belirtildi. Ayrıca Ukrayna’daki sivillere ve sivil altyapıya yönelik saldırılarda İran insansız hava araçlarının kullanımının devam ettiği vurgulandı.


Kuzey Akım sabotajı soruşturmasında gözler Polonya'ya çevrildi

Kuzey Akım'daki patlamanın ardından Danimarka ve İsveç kıyılarında 4 farklı noktada sızıntı yaşanmıştı (Reuters)
Kuzey Akım'daki patlamanın ardından Danimarka ve İsveç kıyılarında 4 farklı noktada sızıntı yaşanmıştı (Reuters)
TT

Kuzey Akım sabotajı soruşturmasında gözler Polonya'ya çevrildi

Kuzey Akım'daki patlamanın ardından Danimarka ve İsveç kıyılarında 4 farklı noktada sızıntı yaşanmıştı (Reuters)
Kuzey Akım'daki patlamanın ardından Danimarka ve İsveç kıyılarında 4 farklı noktada sızıntı yaşanmıştı (Reuters)

Kuzey Akım boru hattında meydana gelen patlamayla ilgili soruşturma devam ediyor. Almanya'da yetkililer, bir sabotaj ekibinin saldırı için Polonya'yı operasyon üssü olarak kullandığını gösteren kanıtları inceliyor.

ABD'nin önde gelen gazetelerinden Wall Street Journal'ın (WSJ) haberine göre müfettişler, sabotaja karıştığından şüphelenilen Andromeda adlı yatın iki haftalık yolculuğunun bir şemasını çıkardı.

Andromeda'nın radyo ve navigasyon ekipmanlarından, suçluların kullandığı uydu ve cep telefondan yola çıkan Alman müfettişler yatın, Polonya sularına girmek için rotasından saptığını tespit etti. Almanya, gemide tespit edilen DNA örneklerinin sabotaja karıştığından şüphelenilen Ukraynalı askere ait olup olmadığını da inceliyor.

Alman yetkililer, operasyonda kullanılan patlayıcının sekizgen diye de bilinen HMX olduğu sonucuna vardı. 

15 metrelik eğlence yatının yolculuğu hakkında bilgi sahibi olan kişilere dayandırılan habere göre sabotaj ekibi, Andromeda Polonya'ya doğru yola çıkmadan önce Kuzey Akım 1'e patlayıcıları yerleştirdi. Müfettişler, yatın Polonya'dan kuzeye doğru tekrar denize açıldıktan sonra da Kuzey Akım 2'ye patlayıcı yerleştirdiğini düşünüyor.

Soruşturmada yatın neden Polonya'nın başkenti Varşova merkezli bir seyahat acentesinin yardımıyla kiralandığı da inceleniyor. Zira yetkililer bu acentenin, Ukrayna merkezli paravan şirketler ağının bir parçası gibi göründüğünü söyledi. 

Alman müfettişler yatı ilk olarak, küçük bir Batı ülkesinin istihbarat servisi sayesinde ekimde tespit etmişti. Hem Almanya hem de Polonya'daki yetkililer, Varşova'nın Andromeda'nın hareketleri ve mürettebatına yönelik soruşturma hakkında bilgisi olmadığını WSJ'e belirtti.

Soruşturmayı yöneten Almanya Federal Başsavcılığı'nın sözcüsü, araştırmanın Polonya'ya uzanıp uzanmadığı ve Varşova'dan yardım istenip istenmediğine dair yorum yapmaktan kaçındı. Soruşturmaya aşina başka Alman yetkililerse Polonya'nın saldırıya karıştığına dair hiçbir kanıtları olmadığını belirtti.

WSJ'e konuşan Polonya makamlarıysa hükümetin Kuzey Akım saldırısında hiçbir rolü olmadığını savundu. Polonyalı yetkililer ayrıca Andromeda'nın operasyonda yer aldığı iddiasına şüpheyle yaklaştıklarını ve Rusya'nın saldırıyı Ukrayna'yı suçlamak için düzenlemiş olabileceğini savundu.

Başka bir üst düzey Polonyalı yetkili, Varşova'nın kendi soruşturmasında henüz bir şüpheli tespit edilmediğini aktardı.

WSJ, Almanya'nın soruşturmasının NATO'daki gerilimi artırabileceğini ve Berlin'le Varşova arasında tansiyonu yükseltebileceğini yazdı. Polonya, Litvanya, Letonya ve Estonya gibi ülkeler Kuzey Akım projesine karşı çıkıyordu. Bu ülkeler projeyi, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Avrupa'yı Rus enerjisine bağımlı hale getirmek için kullandığını savunuyor.

Kuzey Akım, eski Almanya Başbakanı Angela Merkel tarafından 2011'de hayata geçirilmişti. Kuzey Akım 2 de Moskova'nın Kırım'ı ilhakının ardından ABD, Ukrayna ve Polonya gibi ülkelerin itirazlarına rağmen inşa edilmişti. Rusya'nın Ukrayna'yı Şubat 2022'de istila etmesinin ardından Berlin, Kuzey Akım'ı rafa kaldırmıştı.

Baltık Denizi'nin altından geçen Kuzey Akım 1 ve Kuzey Akım 2 boru hatlarında 26 Eylül 2022'deki patlamaların ardından Batılı ülkeler Rusya'yı suçlamıştı. Sabotajda 4 ana boru hattından üçü zarar gördü.

Patlama sonucunda atmosfere Danimarka'nın yıllık emisyonundan daha fazla sera gazı salındı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise saldırıyı "uluslararası terör" diye nitelerken, Rusya Dış İstihbarat Servisi Başkanı Sergey Narışkin, saldırıda Batılı ülkelerin parmağı olduğunu savunarak, "Bu terör saldırısının gerçek faillerini gizlemek için her şeyi yapıyorlar" demişti.

Moskova, saldırılardan ABD'yi sorumlu tutuyor. Rusya Dışişleri Bakanı Yardımcısı Sergey Ryabkov, Şubat 2023'te "Bizim varsayımımız, ABD ve birkaç NATO müttefikinin bu iğrenç suça karıştığı yönündeydi" demişti.

Washington Post, 6 Haziran tarihli haberinde CIA'in geçen haziran ayında, Avrupalı bir istihbarat servisi aracılığıyla, Ukrayna özel harekat kuvvetlerinden oluşan 6 kişilik bir ekibin Rus gazını Avrupa'ya taşıyan Kuzey Akım boru hattını sabote etmeyi planladığı bilgisine eriştiğini öne sürmüştü. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ise bir gün sonra bu iddiayı reddetmişti.

 

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Reuters, Bloomberg, AA


Çin'le Güney Kore arasında ABD krizi

(Jason Lee/Reuters)
(Jason Lee/Reuters)
TT

Çin'le Güney Kore arasında ABD krizi

(Jason Lee/Reuters)
(Jason Lee/Reuters)

Çin'in Güney Kore Büyükelçisi'nin, Seul'ün ABD'yle gittikçe daha fazla yakınlaşarak "yanlış ata oynadığı" uyarısında bulunduğu son açıklamalarını Güney Kore hoş karşılamadı.

Şing Hayming bu açıklamaları Güney Kore'nin ana muhalefet partisi lideri Lee Jae-myung'la perşembe günü yaptığı ve Seul'ü Pekin'den "ayrışmaya" son vermeye çağırdığı toplantıda dile getirdi.

Çin-ABD rekabetinin sürdüğü bir ortamda yapılan bu açıklamalar, Güney Kore Dışişleri Bakanlığı'nın cuma günü resmi davetiye göndermesine yol açtı.

Şing, ABD baskısı gibi "dış faktörlerin müdahalesi" yüzünden Çin hakkında "yanlış bir yargıya" varmaması için Güney Kore'yi uyardı.

Perşembe günü geç saatlerde Şing şöyle dedi:

Sizi temin ederim, Çin'in yenileceğine bahse girenler kesinlikle pişman olacak.

Dahası Şing, Çin'in güç kullanarak alabileceğini iddia ettiği kendi kendini yöneten Tayvan adası gibi meselerlerde Pekin'in temel çıkarlarına saygı göstermediğini ve ABD'nin etkisinde kaldığını söylediği Seul'ü, ikili ilişkilerde "zorluklar" yaratmakla suçladı.

Büyükelçilik'in yayımladığı açıklamaya göre Şing, "Çin-Güney Kore ilişkileri birçok zorlukla karşı karşıya. Açıkçası, bunun suçlusu Çin değil" dedi.

Güney Kore tarafının verdiği söze sadık kalacağını ve Tayvan meselesi gibi Çin'in temel kaygılarına açıkça saygı göstereceğini umuyoruz.

Diplomat Güney Kore'yi Çin'le ekonomik ve diplomatik ilişkilerini yeniden tesis etmeye de çağırdı.

Şing, Güney Kore'nin ticaret açıklarının Çin'den "ayrışma" çabaları nedeniyle kötüleştiğini söyledi. Şing, Çin'in ikili ilişkilere olan güveninin yeniden tesis edilmesi halinde Güney Kore'nin Çin'in ekonomik büyümesinin "nimetlerinden faydalanabileceğini" belirtti.

Büyükelçi, "İki ülke, sanayi ve tedarik zincirlerinin yakından bağlı olduğu ayrılmaz bir ekonomik yapı inşa etti" dedi.

Güney Kore Dışişleri Bakanlığı ise cuma günü misilleme olarak ülkenin Dışişleri Bakanı Birinci Yardımcısı Çang Ho-jin'in Şing'i, "kışkırtıcı" olduğunu belirttiği sözlerinden dolayı huzuruna çağırarak "derin üzüntülerini" dile getirdiğini açıkladı.

Çang, Seul'ün politikasını "doğru olmayan içerikler ve kabul edilemez ifadelerle" alenen eleştirmenin Güney Kore'nin iç siyasetine müdahale olarak değerlendirilebileceğini söyledi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada şöyle belirtildi: 

Bakan Yardımcısı Çang, Büyükelçi Şing'i... tüm sonuçlardan kendisinin sorumlu olacağına dair açıkça uyardı.

Güney Kore'nin muhalefet partisi, Devlet Başkanı Yoon Suk-yeol ve yönetimini, Güney Kore'nin en büyük ticaret ortağı Çin'le ilişkileri pahasına ABD ittifakına yönelik orantısız diplomasi diye adlandırdığı bir tutum almakla eleştiriyor.

 

Independent Türkçe