Yeni çalışma: Bir sonraki koronavirüs varyantı daha tehlikeli olabilir

Koronavirüsün sembolik görüntüsü (Arşiv-Reuters)
Koronavirüsün sembolik görüntüsü (Arşiv-Reuters)
TT

Yeni çalışma: Bir sonraki koronavirüs varyantı daha tehlikeli olabilir

Koronavirüsün sembolik görüntüsü (Arşiv-Reuters)
Koronavirüsün sembolik görüntüsü (Arşiv-Reuters)

Güney Afrika'da altı aylık bir süre boyunca bağışıklığı baskılanmış bir kişiden alınan koronavirüs numuneleri kullanılarak yapılan bir laboratuvar çalışması, virüsün daha patojenik olacak şekilde evrimleştiğini, bunun da mevcut Omikron türünden daha fazla yayılmaya neden olabilecek yeni bir mutantın doğabileceğini ortaya koydu.
Geçtiğimiz yıl aşı direnci için Omikron varyantını ilk kez test eden aynı laboratuvar tarafından yürütülen çalışmada, AIDS ile enfekte olmuş bir kişiden alınan örnekler kullanıldı.
Son 6 ayda, virüs başlangıçta Omikron BA 1 mutantı ile aynı düzeyde hücre füzyonuna ve ölüme neden oldu. Ancak bu seviyeler Çin'in Wuhan kentinde tanımlanan ilk koronavirüs versiyonuyla aynı seviyeye yükseldi.
Durban'daki Afrika Sağlık Araştırmaları Enstitüsü'nden Alex Sigal liderliğindeki çalışma ekibi, koronavirüs hastalığının patojenlerinin mutasyona uğramaya devam edebileceğini, yeni bir mutantın nispeten zayıf Omikron suşundan daha fazla hastalığa ve ölüme neden olabileceğini gösterdi.
Henüz emsal değerlendirmesinden geçmeyen çalışma, tek bir kişiden alınan numuneler üzerinde yapılan laboratuvar çalışmasına dayanmaktadır.



Bilim insanları esnemenin şaşırtıcı faydalarını ortaya çıkardı

Peru'daki Miraflores Merkez Parkı'nda bir kedi esniyor (AFP)
Peru'daki Miraflores Merkez Parkı'nda bir kedi esniyor (AFP)
TT

Bilim insanları esnemenin şaşırtıcı faydalarını ortaya çıkardı

Peru'daki Miraflores Merkez Parkı'nda bir kedi esniyor (AFP)
Peru'daki Miraflores Merkez Parkı'nda bir kedi esniyor (AFP)

Çığır açıcı yeni bir araştırma, esnemenin beyindeki sıvıların düzenlenmesinde gözden kaçmış bir rol oynayabileceğini gösterirken, esnemeyi bastırmaya çalıştığımızda neler yaşandığına da ışık tutuyor.

Daha önce bu davranışın esasen oksijen seviyelerini düzenlemek için evrimleştiği düşünülüyordu. Alternatif teoriler ise esnemenin, aynı türden diğer bireylere yorgunluk sinyali vermeye yaradığını öne sürüyordu.

MR taramaları kullanılan yeni araştırmada, esnemenin beyin-omurilik sıvısının beyinden dışarı akışını yeniden düzenlediği tespit edildi. Bu sıvının beyinden atık maddeleri uzaklaştırmaya ve kritik kimyasalları taşımaya katkı sağlayarak basınç dengesini koruduğu ve organın genel sağlığını desteklediği biliniyor.

Çalışma ayrıca her insanın biraz farklı şekilde esnediğini de belirtiyor.

Hakemli dergi Respiratory Physiology & Neurobiology'de yayımlanan çalışmada, "Anlaşılan esneme, son derece uyarlanabilir bir davranış ve fizyolojik önemi üzerine yapılacak daha fazla araştırma meyve verebilir" ifadeleri yer alıyor.

Esneme; çene, baş ve boynun tutarlı ve tekrarlanabilir bir düzende koordineli hareketini içeriyor. Çalışmaya göre bu hareketler, beyin ve omurilik çevresindeki beyin-omurilik sıvısının akışını etkiliyor.

Çalışmada 22 sağlıklı katılımcının beyin sapı ve üst omurga çevresindeki sıvı akış yollarının, normal ve derin nefes alma gibi hareketlerin yanı sıra bastırılmış esnemelere kıyasla esnemeden nasıl etkilendiği incelendi.

Araştırmacılar, esnemelerin normal nefes almaya kıyasla beyin-omurilik sıvısı akışını artırdığını saptadı ve bu da davranışın, sadece yorgunluğu gösteren bir sosyal işaretin ötesinde "işlevsel bir fizyolojik amaç" taşıdığına işaret ediyor.

Derin nefesler de sıvı akışını artırıyor gibi görünse de esneme, beyin-omurilik sıvısı çıkışıyla "daha sık" ilişkilendirildi.

Buna karşılık derin nefes alma, ters yönde beyin-omurilik sıvısı akışı gösterdi.

Çalışmada bulaşıcı esnemenin bile, derin veya normal nefes alma sırasında görülmeyen, nefes verme aşamasında belirgin bir beyin omurilik sıvısı akışına yol açtığı tespit edildi.

Araştırmacılar, bir kişinin her esnediğinde kas hareketlerinin neredeyse aynı olduğunu saptayarak esnemenin beyin sapı tarafından kontrol edilen istemsiz bir hareket olduğunu doğruladı.

Dikkat çekici bir şekilde, bastırılmış esnemeler bile bastırılmayanlarla neredeyse aynı süreye sahipti; bu da bastırmanın altta yatan süreci etkilemediği anlamına geliyor.

Bilim insanları, "Esneme bir kez başladıktan sonra, kısmen örtülebilen ancak tamamen kesilmesi zor olan yapılandırılmış bir süreç olarak ilerliyor" diye açıklıyor.

Çalışmada esneme sırasında gözlemlenen akış modeli, bunun beyindeki çözünen madde taşınımı ve ısı alışverişini de etkilediğine işaret ediyor.

Araştırmada şu ifadeler kullanılıyor:

Esneme sırasında beyin-omurilik sıvısıyla venöz kan akışının uyumu ve karotis arter kan akışındaki artış, ısı alışverişini optimize ederek beynin soğumasına katkıda bulunabilir.

Daha hedefe yönelik beyin çalışmalarıyla doğrulanırsa bu bulgular, migren gibi beyin-omurilik sıvısı akışının bozulduğu rahatsızlıklar hakkında daha fazla bilgi sağlayabilir.

Independent Türkçe


Nolan'dan The Odyssey ipuçları: Homeros döneminin Marvel'ıydı

The Odyssey, Truva Savaşı'nın ardından İthaka Kralı Odysseus'un eve dönüş yolculuğunu anlatıyor (Universal)
The Odyssey, Truva Savaşı'nın ardından İthaka Kralı Odysseus'un eve dönüş yolculuğunu anlatıyor (Universal)
TT

Nolan'dan The Odyssey ipuçları: Homeros döneminin Marvel'ıydı

The Odyssey, Truva Savaşı'nın ardından İthaka Kralı Odysseus'un eve dönüş yolculuğunu anlatıyor (Universal)
The Odyssey, Truva Savaşı'nın ardından İthaka Kralı Odysseus'un eve dönüş yolculuğunu anlatıyor (Universal)

The Odyssey'in yönetmeni Christopher Nolan, pazartesi gecesi (4 Mayıs) The Late Show'da Stephen Colbert'ın konuğu oldu. 

Nolan röportaj sırasında Tom Holland'la çalışmaktan, Anne Hathaway'i Şeytan Marka Giyer 2'de (The Devil Wears Prada 2) izlemekten ve destanın yazarı Homeros'la Marvel Sinematik Evreni (MSE) arasında kurduğu benzerliklerden bahsetti.

The Odyssey'de Odysseus'un oğlu Telemakhos'u canlandıran Örümcek-Adam (Spider-Man) yıldızı Tom Holland hakkında konuşan Nolan, genç aktörün yeteneklerini fark etmekte geç kaldığını itiraf etti. Holland'la çalışmaktan büyük keyif aldığını dile getiren Nolan, onunla başka bir projede yeniden çalışmaktan mutluluk duyacağını söyledi.

Nolan, Holland için "O muazzam biri. Daha önce birlikte çalışmamıştık ama onunla tekrar çalışmayı çok isterim. İnanılmaz bir yetenek, gerçekten çok başarılı" ifadelerini kullandı.

Daha önce Yıldızlararası (Interstellar) ve Kara Şövalye Yükseliyor'da (The Dark Knight Rises) da Nolan'la çalışan Anne Hathaway, The Odyssey'le ünlü yönetmenle yeniden bir araya geliyor. Hathaway filmde Odysseus'un eşi Penelope'yi canlandırıyor. Hathaway'in son filmi Şeytan Marka Giyer 2'yi izleyip izlemediği sorulan Nolan, "Dün gece izledim. Emily Blunt'la birlikte harika bir iş çıkarmışlar. Tek kelimeyle şahaneydi" dedi.

Röportajın ilerleyen bölümünde Colbert; Holland, Hathaway ve Robert Pattinson'ın büyük süper kahraman filmlerinde rol aldığını hatırlattı. Bu durum, Nolan'ın antik Yunan destanıyla modern çizgi roman serileri arasında paralellik kurmasına vesile oldu.

Nolan, "İster Marvel ister DC olsun, çizgi roman kültürü doğrudan Homeros destanlarından beslenir. Homeros'un olayı şudur; onun gerçekten tek bir kişi olup olmadığını kimse bilmiyor. Homeros bir bakıma kendi zamanının George Lucas'ıydı" diye konuştu.

Ünlü yönetmen sözlerine şöyle devam etti: 

Homeros, aslında bir bakıma döneminin Marvel'ıdır. Bu eserler, içten içe tanrıların aramızda yürüdüğüne inanma ya da bunu hissetme arzumuzdan doğar. Bence modern çizgi romanlar da bu duygunun günümüzdeki ifadesi.

2026 yaz sezonunun en çok beklenen yapımlarından biri olan The Odyssey'in oyuncu kadrosu, Hollywood'un en ünlü isimlerini bir araya getiriyor. Matt Damon'ın Odysseus'u canlandırdığı filmde; Holland, Hathaway ve Pattinson'ın yanı sıra Zendaya, Mia Goth, Jon Bernthal, Lupita Nyong’o, Charlize Theron, Elliot Page ve Benny Safdie gibi isimler yer alıyor.

Nolan'ın bir önceki filmi Oppenheimer, 21 Temmuz 2023'te benzer bir heyecan dalgasıyla vizyona girmişti. Associated Press'e (AP) konuşan Nolan, The Odyssey'in de epik bir film olmasına rağmen, atom bombasının babasını konu alan ve üç saat süren biyografisinden daha kısa olacağını belirtmişti. 

The Odyssey gibi çok iyi bilinen bir hikayeyi uyarlamanın üzerinde "devasa bir baskı" yarattığını itiraf eden yönetmen, izleyicilere "mümkün olan en iyi filmi çekmek için elinden geleni yaptığı" konusunda güvence vermişti.

The Odyssey, 17 Temmuz'da dünya genelinde sinemalarda olacak.

Independent Türkçe, Variety, Deadline, AP, The Late Show With Stephen Colbert


Yeni Star Wars filminden ilk 25 dakika gösterildi: İlk tepkiler olumlu

Star Wars: Mandalorian ve Grogu, İmparatorluk'tan arta kalan kötü savaş lordlarıyla savaşmak için Yeni Cumhuriyet'e yardım eden Mandalorlu ödül avcısı Din Djarin ve genç çırağı Grogu'nun serüvenini anlatıyor (Walt Disney Studios Motion Pictures)
Star Wars: Mandalorian ve Grogu, İmparatorluk'tan arta kalan kötü savaş lordlarıyla savaşmak için Yeni Cumhuriyet'e yardım eden Mandalorlu ödül avcısı Din Djarin ve genç çırağı Grogu'nun serüvenini anlatıyor (Walt Disney Studios Motion Pictures)
TT

Yeni Star Wars filminden ilk 25 dakika gösterildi: İlk tepkiler olumlu

Star Wars: Mandalorian ve Grogu, İmparatorluk'tan arta kalan kötü savaş lordlarıyla savaşmak için Yeni Cumhuriyet'e yardım eden Mandalorlu ödül avcısı Din Djarin ve genç çırağı Grogu'nun serüvenini anlatıyor (Walt Disney Studios Motion Pictures)
Star Wars: Mandalorian ve Grogu, İmparatorluk'tan arta kalan kötü savaş lordlarıyla savaşmak için Yeni Cumhuriyet'e yardım eden Mandalorlu ödül avcısı Din Djarin ve genç çırağı Grogu'nun serüvenini anlatıyor (Walt Disney Studios Motion Pictures)

Bu ay sonunda vizyona girecek Star Wars: Mandalorian ve Grogu'dan (Star Wars: The Mandalorian and Grogu) seçilen 25 dakikalık özel kesit, dünya çapındaki hayran etkinliklerinde görücüye çıktı. İlk tepkiler, Yıldız Savaşları (Star Wars) tutkunlarını sevindirecek türden.

Etkinliğe katılanların aktardığına göre, filmin açılış sekansı Din Djarin ve Grogu'yu yeni bir görevde gösterirken; hikayeye efsanevi Hutt ailesini ve Sigourney Weaver'ın canlandırdığı Albay Ward karakterini dahil ediyor. Görüntüleri izleyen eleştirmenler, aksiyon sahnelerinin ölçeğine ve hikayenin ilk üçlemeyle dizinin ilk sezonundaki atmosferi yakalamasına tam not verdi.

"Diziden daha fazlası, sinemanın biraz eksiği"

Filme dair yorumlar çoğunlukla pozitif olsa da bazı eleştirmenler "sinematik derinlik" konusunda çekimser kaldı. 

Film eleştirmeni Tyler Disney, açılış sahnelerini "gerçekten havalı" bulsa da görsel efektlerin geliştirilmesi gerektiğini belirtti. 

Genel kanı, yapımın büyük ekrana yakışan bir görkem sunsa da zaman zaman "bütçesi büyütülmüş bir dizi bölümü" hissi verdiği yönünde.

İzleyiciler, IMAX formatının aksiyon sahnelerine büyük bir derinlik kattığını ve Ludwig Göransson imzalı müziklerin tüyleri diken diken ettiğini belirtiyor.

Öte yandan Din Djarin'in her zamankinden daha karizmatik, Grogu'nun ise her zamanki gibi sevimli olduğu; ikili arasındaki bağın filmin kalbini oluşturduğu vurgulanıyor.

Birçok hayran, filmin "uzak, çok uzak bir galakside" olma hissini yeniden canlandırdığını ve Yıldız Savaşları'nın özüne döndüğünü ifade ediyor.

Jon Favreau sürprizleri saklıyor olabilir

Tanıtım ve fragmanlarda yer alan sahnelerin çoğunun filmin ilk 25 dakikasından seçilmiş olması dikkat çekti. Bu durum, yazar ve yönetmen Jon Favreau'nun filmin geri kalanı için büyük sürprizler sakladığı şeklinde yorumlanıyor. Hatırlanacağı üzere Favreau, dizinin ilk sezonunda Bebek Yoda karakterini ilk bölüm yayımlanana kadar tamamen gizlemeyi başarmıştı.

Star Wars: Mandalorian ve Grogu, 22 Mayıs'ta beyazperdede izleyiciyle buluşacak.

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, GamesRadar