Sincan'daki yangının ardından Çin'de Kovid-19 huzursuzluğu büyüyor

Fotoğraf (AA)
Fotoğraf (AA)
TT

Sincan'daki yangının ardından Çin'de Kovid-19 huzursuzluğu büyüyor

Fotoğraf (AA)
Fotoğraf (AA)

Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nin merkezi Urumçi'de karantina altında olduğu iddia edilen apartmanda çıkan yangında, 10 kişinin hayatını kaybetmesinin ardından Kovid-19 tedbirlerine yönelik protesto ve tepkiler ülke genelinde artıyor.
Ülkenin en büyük şehri Şanghay'da dün gece, yangında hayatını kaybedenleri anmak ve karantina politikasını protesto etmek için Anfu semtinde Orta Urumçi Caddesi'nde toplanan kalabalığa polis müdahale etti.
Çin'de Sincan'ın Urumçi kentinde karantinadaki apartmanda çıkan yangında 10 kişi öldü
Sosyal medyada yayılan videolarda caddede toplanan yaklaşık 300 göstericinin kaldırımda mumlar yakarak yangın kurbanlarını andığı, Kovid-19 politikasını eleştiren ve ifade özgürlüğünü savunan sloganlar attığı gözlendi.
Gösteriyi izleyen Hollanda gazetesi "Trouw"un Şanghay'daki muhabiri Eva Rammeloo, Twitter'daki paylaşımında, protestocuların ellerinde boş beyaz kağıtlar taşıdığını, "Üzerine hiçbir şey yazmamıza gerek yok. Bu halkın devriminin bir sembolü." ifadelerini kullandığını aktardı.
Videolarda göstericilerin, yangının meydana geldiği Urumçi şehrinin adının yazılı olduğu tabelanın etrafındaki parkta toplanan göstericiler, "Özgürlük istiyoruz", "Karantinaya hayır", "Sincan'a özgürlük", "Parti istifa", "Şi Cinping istifa" sloganları attığı, Çin Milli Marşı'nı ve Enternasyonel Marşı'nı söylediği görüldü.
Olay yerine gelen polisin kalabalığa biber gazıyla müdahale ettiği, bazı göstericilerin gözaltına alındığı bildirildi.
Şanghay dışında ülkedeki çok sayıda üniversite kampüsünde yangın kurbanları için anma ve protestolar organize edildi. Jiangsu eyaletindeki Nancing Radyo-Televizyon Yayıncılığı Fakültesindeki anma için yüzlerce öğrencinin kampüste toplandığı görüldü.

Urumçi yangınıyla tepkiler arttı
Urumçi kentinde meydana gelen yangın, Çin genelinde Kovid-19 tedbirlerine karşı artan huzursuzluğu tepkiye dönüştürdü.
Tianşan ilçesindeki apartman kompleksinde 24 Kasım'da bir dairedeki elektrik kaçağından çıktığı sanılan yangında 10 kişi hayatını kaybetmiş, 9 kişi yaralanmıştı. Apartmanın 15. katında başlayan yangın, 17'nci kata kadar yayılmış, dumanlar 21'inci kata ulaşmıştı.
Yangının çıktığı apartmanda yaşayanların karantina nedeniyle evlerini terk edemediği, itfaiye ekiplerinin metal bariyer ve engellerle çevrili komplekse giremedikleri için yangına zamanında müdahale edemediğine ilişkin iddialar, tepkileri büyütmüştü.
İtfaiye ekiplerinin yangını müdahalede gecikmesi, izolasyon bariyerlerinin engel olması nedeniyle apartman kompleksinin içine girmeyen itfaiye aracının sıktığı tazyikli suyun binaya erişemediğini gösteren videoların sosyal medyada yayılması protestolara dönüşen tepkilere yol açmıştı.
Sosyal medyada yayılan videolarda, halkın yerel hükümet binasının bulunduğu meydanda toplanarak karantina tedbirlerini protesto eden sloganlar attığı, kentin farklı bölgelerinde çok sayıda vatandaşın ellerinde bayraklarla sokaklarda yürüdüğü görülmüştü.
"Karantinayı kaldırın", "Halka hizmet edin", "Öleceksek birlikte ölelim!" sloganları atan protestocular, siyasi yetkililere ve sağlık görevlilerine tepki göstermişti.

- Apartman karantinada mıydı?
Yetkililer, düzenledikleri basın toplantısından, apartmanın olduğu bölgenin, "düşük riskli" salgın kontrol bölgesi olduğunu, dolayısıyla sakinlerin yangın esnasında dışarı çıkabileceğini ileri sürerken sosyal medya kullanıcıları, salgın kontrolüne ilişkin veri tabanlarında bölgenin hala "yüksek riskli" işaretlendiğini gösteren paylaşımlar yaptı.
Sosyal medyada paylaşılan, yangının çıktığı apartmanın sakinlerine 21 Kasım'da gönderildiği iddia edilen notta, apartmanda pozitif vakalara rastlandığı, vatandaşların 3 gün boyunca evlerinden çıkamayacağı, daire kapılarının mühürleneceğinin bildirildiği görülüyor.
Ayrıca daire kapılarının kollarının çelik tellerle mühürlendiğini gösteren bazı fotoğraflar da paylaşımlarda yer aldı.
Urumçi İtfaiye Şefi Li Vınşıng'ın, ölümlerin, "bazı apartman sakinlerinin yangında kendilerini kurtaracak becerilerinin zayıf olmasından" kaynaklandığını savunan sözleri, sosyal medyada büyük tepkiyle karşılanırken "kurbanı suçlayarak sorumluktan kurtulma çabası" olarak kınandı.
Yangınla ilgili paylaşımlar sosyal medyada sansürlenirken 24 yaşındaki bir kadın, paylaşımları nedeniyle, "dedikodu yaymak" suçlamasıyla gözaltına alındı.

Uygurlar tedirgin
Yangında hayatını kaybedenlerin büyük bölümü Uygur Türkleri olmasına rağmen etnik azınlık mensuplarının protestolarda öne çıkmadığı, daha çok Han Çinlilerinin tepkilere öncülük ettiği dikkati çekiyor.
Bölgede yaşayan Uygurlar, uluslararası basın organlarına adlarını gizleyerek verdikleri demeçlerde, bölgede son yıllarda azınlıklar üzerinde artan baskı nedeniyle hedefe konulmaktan çekindiklerini, siyasi yetkililerin ve güvenlik güçlerinin Han Çinlilerinin protestolarına belirli düzeyde hoşgörü gösterdiğini fakat kendilerinin hapsedilme ve eğitim kamplarında alıkonulma endişesi yaşadıklarını söyledi.

"Şiddet içeren her türlü direnişi bastırın" talimatı
Yerel yetkililer tepkilerin ardından Urumçi'deki karantinaların aşamalı olarak kaldırılacağını duyururken kentin de büyük bölümü hala kısmi karantina altında bulunuyor.
Ulusal basında yer alan haberlere göre, Sincan Komünist Partisi Komitesi, Urumçi hükümetine, "sosyal düzenin sağlanması ve Kovid-19 tedbirlerine karşı şiddet içeren her türlü direnişin bastırılması" talimatını verdi.
Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nin merkezi Urumçi'de Kovid-19 vakaları nedeniyle 10 Ağustos'tan bu yana kentin farklı bölgelerinde kısmi karantina uygulanıyor. Geçen ay Urumçi ve Sincan'ın diğer kentlerinde uzayan karantina süreçlerinin yarattığı sıkıntılarla ilgili şikayetler sosyal medyaya yansımıştı.
Vatandaşlar, sosyal medyada yaptıkları paylaşımlarda, ağustos başında ortaya çıkan bazı vakaların ardından uygulanmaya başlanan karantina tedbirlerinin, resmi bir açıklama olmamasına rağmen halen devam ettiğini, gıda ve ihtiyaç malzemelerinin temini ile sağlık bakımına erişimde büyük sıkıntılar yaşandığını bildirdi. Mahallelerinden ve apartman kompleksinden dışarı çıkamayan vatandaşlar, sosyal medya paylaşımlarında öfke ve çaresizliklerini dile getirmişti.

Sosyal paylaşımlarda tepkiler
Urumçi'deki olay, Çin genelinde Kovid-19 tedbirlerine karşı artan huzursuzluğu tepkiye dönüştürdü. Sosyal paylaşım sitesi Weibo'daki çok sayıda kullanıcı, karantina tedbirlerinin yol açtığı önceki insani felaketleri hatırlatan yorumlar yaptı.
Bir kullanıcı, "Önce Guicou'daki otobüs kazası, şimdi de Urumçi'de yangın. Tarih tekerrür ediyor ve bedelini sıradan yoksul insanlar ödüyor." ifadelerini kullandı.
Guicou eyaletinde, 18 Eylül'de zorunlu karantina için başka şehre sevk edilen yolcuları taşıyan otobüsün yaptığı kazada 27 kişi hayatını kaybetmişti.
Başka bir kullanıcı, 200 binden fazla beğeni aldığı görülen paylaşımında, şu ifadelere yer verdi:
"Guicou'da karantina otobüsünde 27 kişi can verdi. Çonçing'de bir kadın karantinada düşük yaptı, Lancou'da gazdan zehirlenen bir çocuk öldü. Çıngdu'da deprem evlerinden çıkmaya çalışan insanlar acil durum çıkışlarının kapatıldığını gördü, Şian'da hastaneye alınmayan kadın, kanlar içinde kapıda bekledi, İç Moğolistan'da gözü yaşlı genç kız, apartmandan atlayan annesine erişemedi ve şimdi bir kez daha Sincan'da karantinadaki insanların yanarak öldüğüne tanıklık ediyoruz."

"Sıfır vaka" politikası
Kovid-19 salgınında ilk vakaların görüldüğü Çin, vaka sayısı nüfusuna oranla az olmasına ve büyük bölümünün hastalık belirtisi göstermemesine rağmen Çin, "sıfır vaka" olarak adlandırılan katı salgın kontrol tedbirlerini uygulamaya devam ediyor.
Kovid-19 vakalarını ortaya çıktığı yerde bastırmayı ve bulaşma zincirini kesmeyi hedefleyen strateji, karantina, seyahat kısıtlamaları, toplu testler, imalat, ticaret ve hizmetler sektöründeki işletmelerin faaliyetlerinin kısıtlanması veya kapalı devre sürdürülmesi gibi katı ve geniş ölçekli tedbirleri gerektiriyor. Tedbirler, hayatın olağan akışına müdahalenin yanında ekonomik maliyeti açısından da tartışmalara yol açıyor.
Dünyanın ülkeleri virüsle belirli uyum içinde yaşamaya, hayatın akışını ve ekonomik faaliyetleri aksatacak kontrol tedbirlerinden kaçınmaya yönelik stratejileri benimserken Çin, salgının başından beri başvurduğu tedbirleri sürdürmekte ısrar ediyor.



Hindistan'ın kuzeydoğusundaki sellerde yaklaşık 100 kişi hayatını kaybetti

Hindistan'ın Assam eyaletindeki Kalapani köyünde meydana gelen selden görüntüler, 5 Ağustos 2026 (EPA)
Hindistan'ın Assam eyaletindeki Kalapani köyünde meydana gelen selden görüntüler, 5 Ağustos 2026 (EPA)
TT

Hindistan'ın kuzeydoğusundaki sellerde yaklaşık 100 kişi hayatını kaybetti

Hindistan'ın Assam eyaletindeki Kalapani köyünde meydana gelen selden görüntüler, 5 Ağustos 2026 (EPA)
Hindistan'ın Assam eyaletindeki Kalapani köyünde meydana gelen selden görüntüler, 5 Ağustos 2026 (EPA)

Hindistan'ın kuzeydoğusundaki Assam eyaletinde son yılların en şiddetli sellerinden biri yaşanırken, yayımlanan son resmi rakamlara göre sel felaketinde en az 97 kişi hayatını kaybetti. Köyler sular altında kalırken evler ve tarım arazileri de felaketten etkilendi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre Assam'daki seller yaklaşık 170 bin kişiyi etkilerken, taşan nehirlerin evleri basması binlerce kişinin geçici sığınma merkezlerine sığınmasına neden oldu.

Ayrıca, Paris şehrinin yüzölçümünün yaklaşık bir buçuk katına denk gelen 14 bin hektardan fazla tarım arazisi sular altında kaldı.

Hindistan'ın Assam eyaletindeki Kalapani köyünde meydana gelen selden görüntüler, 5 Ağustos 2026 (EPA)
Hindistan'ın Assam eyaletindeki Kalapani köyünde meydana gelen selden görüntüler, 5 Ağustos 2026 (EPA)

AFP muhabiri, en ağır hasarın yaşandığı Sivasagar bölgesinde bazı evlerin yarıya kadar sular altında kaldığını, kökünden sökülmüş ağaçların ve çamura gömülmüş araçların bulunduğunu kaydetti.

Assam Eyaleti Başbakanı Himanta Biswa Sarma, bugün köpeğini sel sularından kurtarmaya çalışırken hayatını kaybeden 13 yaşındaki bir çocuğun ailesini teselli ettiği anlara ait bir video paylaştı.

Sarma paylaşımında, "Hiçbir ebeveyn çocuğuna veda etmek zorunda kalmamalıdır" ifadelerini kullandı.

Hindistan'ın Assam eyaletindeki Kalapani köyünde meydana gelen selden görüntüler, 5 Ağustos 2026 (EPA)
Hindistan'ın Assam eyaletindeki Kalapani köyünde meydana gelen selden görüntüler, 5 Ağustos 2026 (EPA)

Bölgeyi dün ziyaret eden Hindistan Sağlık ve Aile Refahı Bakanı J.P. Nadda ise yıkımın boyutunun çok büyük olduğunu ve normale dönmenin zaman alacağını söyledi.

Bakan, gazetecilere yaptığı açıklamada, "Sular birbiri ardına köyleri yutuyor" ifadelerini kullandı.

Hindistan alt kıtasının büyük bölümünde olduğu gibi Assam eyaletinde de; haziran ve eylül ayları arasındaki muson mevsiminde, Hindistan'ın en büyük nehirlerinden Brahmaputra ile çok sayıda kolunun taşmasıyla seller sıkça görülüyor.

Ancak uzmanlar, iklim değişikliğinin yanı sıra iyi planlanmamış kalkınma hamlelerinin bu afetlerin sıklığını ve şiddetini artırdığını belirtiyor.

Bölge sakinleri ve yetkililer, komşu Nagaland eyaletindeki yasa dışı kömür madenciliğinin selin şiddetini artırdığını ve felaketin daha önce tarihi olarak su baskınlarına maruz kalmayan bölgelere de sıçradığına dikkat çekti.

Hindistan'ın Assam eyaletindeki Kalapani köyünde meydana gelen selden görüntüler, 5 Ağustos 2026 (EPA)
Hindistan'ın Assam eyaletindeki Kalapani köyünde meydana gelen selden görüntüler, 5 Ağustos 2026 (EPA)

Başbakan Sarma, bu konuyu Yeni Delhi'deki merkezi hükümetin gündemine taşıyacağını belirtti.

İklim çalışmaları yürüten "Climate Trends" grubu ise eyaletteki sellerin şiddetlenmesinin; küresel ısınma ile nehir dinamiklerindeki değişimlerin etkileşiminden kaynaklandığını, ayrıca nüfusun bu risklere karşı daha savunmasız hale gelmesiyle felaketlerin daha sık, karmaşık ve maliyetli bir hal aldığını ifade etti.


Tayland'da bir okulda meydana gelen silahlı saldırıda 2 kişi öldü, 15 kişi yaralandı

Bangkok'un kuzeybatı banliyölerindeki Debserin Nonthaburi okulunda silahlı saldırının ardından öğrenciler okuldan aceleyle dışarı çıktı (Reuters)
Bangkok'un kuzeybatı banliyölerindeki Debserin Nonthaburi okulunda silahlı saldırının ardından öğrenciler okuldan aceleyle dışarı çıktı (Reuters)
TT

Tayland'da bir okulda meydana gelen silahlı saldırıda 2 kişi öldü, 15 kişi yaralandı

Bangkok'un kuzeybatı banliyölerindeki Debserin Nonthaburi okulunda silahlı saldırının ardından öğrenciler okuldan aceleyle dışarı çıktı (Reuters)
Bangkok'un kuzeybatı banliyölerindeki Debserin Nonthaburi okulunda silahlı saldırının ardından öğrenciler okuldan aceleyle dışarı çıktı (Reuters)

Tayland makamları, bugün bir okulda bir öğrencinin açtığı ateş sonucu en az bir öğretmen hayatını kaybederken 15 kişinin de yaralandığını, saldırganın ise intihar ettiğini açıkladı.

Nonthaburi Eyaleti Polis Şefi Yarbay Decharapi Kongdej, Reuters'a yaptığı açıklamada olay haberini doğrulayarak şüphelinin yaşamına son verdiğini belirtti; yaralılar arasında bir öğretmen ile üç öğrencinin bulunduğunu kaydetti.

Olay, Bangkok'un kuzeyindeki Nonthaburi eyaletine bağlı Bang Kruai bölgesinde gerçekleşti. Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığına göre 18 yaşındaki bir öğrenci, başta seslerin havai fişeklerden kaynaklandığını sandığını belirterek, "İlk başta bunun bir silahlı saldırı olduğunu düşünmedim. Peş peşe birçok el ateş edildi, ardından bir sessizlik oldu. Sonra silah sesleri yeniden yankılanmaya başladı" dedi.

Acil durum ekipleri tarafından paylaşılan fotoğraflarda, Bangkok'un kuzeybatı banliyölerinde yer alan Debsirin Nonthaburi Okulu'ndan öğrencilerin dışarıya koştuğu, olay yerinde ise ambulansların bulunduğu görüldü. Fotoğrafların birinde bir kişinin sedyeyle ambulansa taşındığı, bir diğerinde ise bir sağlık görevlisinin yaralıya müdahale ettiği görülüyor. Şubat ayında da Tayland'ın güneyindeki Hat Yai bölgesinde bir okulda düzenlenen silahlı saldırıda bir öğretmen hayatını kaybetmiş, bir öğrenci de yaralanmıştı.


Tayvan'dan olası Çin işgaline karşı 2026'nın en geniş kapsamlı askeri tatbikatı

Amfibi çıkarma harekâtına karşı eğitim tatbikatı (AFP)
Amfibi çıkarma harekâtına karşı eğitim tatbikatı (AFP)
TT

Tayvan'dan olası Çin işgaline karşı 2026'nın en geniş kapsamlı askeri tatbikatı

Amfibi çıkarma harekâtına karşı eğitim tatbikatı (AFP)
Amfibi çıkarma harekâtına karşı eğitim tatbikatı (AFP)

Tayvan, olası bir Çin işgaline karşı hazırlıklarını güçlendirmek amacıyla bugün yılın en kapsamlı askeri tatbikatını başlattı. Egemen ada yönetimi, olası saldırı senaryosuna karşı hem ordusunu hem de sivil halkı hazırlamayı hedefliyor.

Savunma Bakanlığı yetkililerine göre 14 Ağustos'a kadar sürecek yıllık Han Kuang tatbikatında düzenli birlikler ve yedek kuvvetler, adaya yönelik olası saldırıya nasıl karşılık verileceği senaryoları üzerinde eğitim alacak.

Tatbikat kapsamında siviller de internet hızının kasıtlı olarak düşürülmesi ve hava saldırıları sırasında izlenecek prosedürleri içeren eğitimlere katılacak.

Şehir merkezlerinde düzenlenen askeri tatbikatlardan, (DPA)
Şehir merkezlerinde düzenlenen askeri tatbikatlardan, (DPA)

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Çin, Tayvan'ın topraklarının bir parçası olduğunu savunurken, 23 milyon nüfuslu adayı ana karayla birleştirmek için güç kullanma seçeneğini dışlamıyor.

Pekin son yıllarda Tayvan üzerindeki askeri baskısını artırdı. Çin savaş uçakları ve savaş gemileri neredeyse her gün adanın çevresinde faaliyet görülürken, geniş çaplı askeri tatbikatlar da düzenleniyor.

Bugün başlayan tatbikatta onlarca yedek asker Tayvan Boğazı kıyısında konuşlanarak, olası çıkarma harekâtında Çin birliklerinin kullanabileceği hedeflere yerli üretim silahlarla ateş açtı. Taipei'deki bir okul bahçesinde ise yedek birlikler havan topları ile M4A1 piyade tüfeklerini kullanma eğitimi aldı.

Adanın güneyinde donanmaya ait gemiler, aralarında bir denizaltı da olmak üzere görev yaparken; tanklar ve diğer zırhlı araçlar ülkenin orta kesimlerinde şafak öncesi tatbikat gerçekleştirdi. Askeri nakliye helikopterleri de farklı bölgelere uçuşlar gerçekleştirdi.

Taipei'de havan topu eğitimi, (EPA)
Taipei'de havan topu eğitimi, (EPA)

Tatbikat öncesinde kimliğinin açıklanmamasını isteyen üst düzey Tayvanlı savunma yetkilisi, "Son yıllarda Han Kuang tatbikatlarının gerçek savaş senaryolarına daha fazla benzemesi için sürekli çalışıyoruz. Böylece birliklerimiz gerçek operasyonel kabiliyetlerini test edebiliyor" ifadelerini kullandı.

Toplumun tamamını kapsayan savunma hazırlığı

Bu yılki tatbikatlarda komuta ve kontrol yapısının merkezi olmamasına ağırlık veriliyor. Böylece sahadaki komutan ve subayların, üst kademeden talimat beklemeden kendi kararlarını verebilmesi amaçlanıyor.

Tatbikatta ayrıca, keşif ve taarruz amaçlı insansız hava araçlarının (İHA) diğer saldırı unsurlarıyla koordineli kullanılmasını içeren "drone öldürme zinciri" operasyonları da uygulanıyor.

ABD'nin desteğini alan Tayvan, savunma harcamalarını artırırken, Çin'e karşı olası bir asimetrik savaşta kullanılmak üzere İHA’lar da dahil olmak üzere daha küçük ve daha esnek silah sistemlerini envanterine katıyor.

Tayvan donanmasına ait bir denizaltı tatbikatlarda, (AFP)
Tayvan donanmasına ait bir denizaltı tatbikatlarda, (AFP)

Washington'un savunma harcamalarını artırma yönündeki baskısı altında bulunan Tayvan, savunma bütçesini 2030 yılına kadar gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 5'ine çıkarmayı taahhüt etti. Ancak parlamentoda çoğunluğu elinde bulunduran muhalefetle savunma harcamalarının büyüklüğü konusunda görüş ayrılığı yaşanıyor.

Mayıs ayında Çin Milliyetçi Partisi (Kuomintang) ile Tayvan Halk Partisi, parlamentodan 25 milyar dolarlık özel savunma bütçesini geçirdi. Söz konusu bütçe, iktidardaki Demokratik İlerleme Partisi hükümetinin talep ettiği miktarın yaklaşık üçte birini kaşılıyor.

Tayvan Devlet Başkanı Lai Ching-te, dün yaptığı açıklamada, "Çin Komünist Partisi'nin otoriterliği genişlemeyi sürdürdükçe, kızıl terör de dünyanın her köşesine yayılıyor" ifadelerini kullandı. Lai, Tayvan'ın "ulusal savunmasını geliştirmeyi, toplumun tamamını kapsayan bir savunma sistemi oluşturmayı ve toplumsal dayanıklılığı güçlendirmeyi" sürdüreceğini söyledi.

Tayvan ordusuna bağlı özel kuvvetler tatbikatlarda, (AFP)
Tayvan ordusuna bağlı özel kuvvetler tatbikatlarda, (AFP)

Yetkililer ayrıca, savaş ya da doğal afetlere adanın tamamını hazırlamayı amaçlayan kent dayanıklılığı tatbikatları da düzenledi. Bu kapsamda orta ve kuzey bölgelerde gerçekleştirilecek hava saldırısı tatbikatları sırasında cep telefonu internet hızları 30 dakika süreyle düşürülecek ve halkın iletişim kesintilerine hazırlıklı olması sağlanacak.

Tayvan ayrıca, Çin'in olası deniz ablukasını canlandıran senaryolar kapsamında donanma ve sahil güvenlik gemilerini ikmal konvoylarına refakat etmek üzere görevlendirecek. Yetkililer, fabrikaların savaş döneminde üretimi sürdürme kapasitesinin de değerlendirileceğini, askeri ve sivil tesislerin savaş koşullarında yeniden konuşlandırılmasına yönelik uygulamaların test edileceğini ifade etti.

Savunma Bakanı Wellington Koo ise bugün yaptığı açıklamada, "Eğitim her zaman geliştirilebilir" diyerek, Tayvan'ın "barış döneminde en üst düzey hazırlık seviyesine ulaşmak ve savaş zamanında görevlerini yerine getirebilmek için yoğun ve kararlı şekilde çalışmalarını sürdüreceğini" ifade etti.

Tayvan ordusuna bağlı özel kuvvetler tatbikatlarda, (AFP)
Tayvan ordusuna bağlı özel kuvvetler tatbikatlarda, (AFP)

Yetkililer ayrıca, savaş ya da doğal afetlere adanın tamamını hazırlamayı amaçlayan kent dayanıklılığı tatbikatları da düzenledi. Bu kapsamda orta ve kuzey bölgelerde gerçekleştirilecek hava saldırısı tatbikatları sırasında cep telefonu internet hızları 30 dakika süreyle düşürülecek ve halkın iletişim kesintilerine hazırlıklı olması sağlanacak.

Tayvan ayrıca, Çin'in olası deniz ablukasını canlandıran senaryolar kapsamında donanma ve sahil güvenlik gemilerini ikmal konvoylarına refakat etmek üzere görevlendirecek. Yetkililer, fabrikaların savaş döneminde üretimi sürdürme kapasitesinin de değerlendirileceğini, askeri ve sivil tesislerin savaş koşullarında yeniden konuşlandırılmasına yönelik uygulamaların test edileceğini ifade etti.

Savunma Bakanı Wellington Koo ise bugün yaptığı açıklamada, "Eğitim her zaman geliştirilebilir" diyerek, Tayvan'ın "barış döneminde en üst düzey hazırlık seviyesine ulaşmak ve savaş zamanında görevlerini yerine getirebilmek için yoğun ve kararlı şekilde çalışmalarını sürdüreceğini" ifade etti.