Rusya bugüne kadar Ukrayna'da nereleri kazandı, nereleri kaybetti?

Grafikler, Rus ordusunun nisandan beri ilerleme kaydedemediğini gösteriyor

Sibirya'daki Omsk kentinde askere alınan gençler 27 Kasım'da Ukrayna'daki cephelere gönderildi (Reuters)
Sibirya'daki Omsk kentinde askere alınan gençler 27 Kasım'da Ukrayna'daki cephelere gönderildi (Reuters)
TT

Rusya bugüne kadar Ukrayna'da nereleri kazandı, nereleri kaybetti?

Sibirya'daki Omsk kentinde askere alınan gençler 27 Kasım'da Ukrayna'daki cephelere gönderildi (Reuters)
Sibirya'daki Omsk kentinde askere alınan gençler 27 Kasım'da Ukrayna'daki cephelere gönderildi (Reuters)

Rusya'nın Ukrayna savaşının 38. haftasında Herson kentinden çekilmesi en önemli dönemeçlerden birine işaret ediyor.
Washington merkezli düşünce kuruluşu Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nin (CSIS) Avrupa uzmanı Max Bergmann'ın 21 Kasım'da Washington Post'la paylaştığı tespiti şöyle:
Artık Rusya'nın yapmaya çalıştığı şey daha çok toprak kazanmak değil, sadece elindekileri korumak.
Birçok uzmanın günler içinde biteceğini tahmin ettiği askeri operasyonda 9 ay geride kalırken, sürenin uzamasının Rusya'nın aleyhinde olduğunda herkes hemfikir. Savaş Çalışmaları Enstitüsü'nden Mason Clark durumu şöyle özetliyor:
"Rusya'nın hücumunu yavaşlatan şey, bu kadar uzun savaşmaya hazırlıklı olmamaları." 

Enstitünün verilerine göre hazırlanan grafikler, Rus ordusunun nisandan beri kayda değer ilerleme yapamadığını gösteriyor. 
Nisanda kuzeydeki işgal bölgelerini terk eden Ruslar, eylülde Harkov'dan çekilmiş ve 11 Kasım'da Herson'u bırakarak üçüncü büyük darbeyi almıştı.

Rusya-Ukrayna savaşı
Bergmann'a göre, donatımı yetersiz ve asker sayısı sınırlı Rus ordusu, daha savaşın ilk döneminde aşırı yıprandı. Ukrayna ordusu ve milis güçleri, nisandan itibaren savunma pozisyonuna geçen Ruslara karşı kazanımlarını eylülden itibaren artırmaya başladı. 

İşgalden önce Rusya, 2014'te ilhak ettiği Kırım'ı ve doğudaki ayrılıkçı bölgeler Donetsk and Luhansk'ı elinde tutuyordu. Kasım itibarıyla Ruslar, işgalin başına kıyasla, doğu ve güneydeki işgal bölgesini genişletmiş durumda. Ukrayna'nın bu bölgeleri geri alma gücünün olup olmadığı meçhul.

Rusya-Ukrayna savaşı
Uzmanlara göre, Rusya'nın şimdi benimsediği taktik, Ukrayna ordusunu yorgunluğa sürüklemek.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, 26 Kasım gecesi yaptığı açıklamada, Rus ordusunun 23 Kasım'da Ukrayna'nın çeşitli bölgelerinde enerji altyapılarına düzenlediği füze saldırıları sonucu 12 milyon abonenin elektriksiz kaldığını belirterek, onarım çalışmaları sayesinde 6 milyona yakın aboneye elektrik hizmetinin yeniden verildiğini duyurdu. Başkent Kiev'le Odessa, Dnipro, Vinnitsa ve Lviv bölgelerinde elektrik kesintilerinin sürdüğünü kaydeden Zelenskiy, sorunları en kısa süre içinde çözmek için çaba sarf ettiklerini vurguladı.
Independent Türkçe, Washington Post, AA



Zelenskiy, İran'daki ayaklanma konusunda yardım çağrısında bulundu

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (EPA)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (EPA)
TT

Zelenskiy, İran'daki ayaklanma konusunda yardım çağrısında bulundu

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (EPA)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (EPA)

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy dün yaptığı açıklamada, dünyanın İranlıların protestoları değişim için bir fırsat olarak değerlendirmelerine yardımcı olması gerektiğini ve onları “ülkelerine ve Ukrayna dahil diğer ülkelere kötülük getiren yönetimden” kurtarması gerektiğini söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Zelenskiy akşam saatlerinde yaptığı video konuşmasında, İran'ı kasıp kavuran protestoları “ayaklanma” olarak nitelendirdi.

Zelenskiy, bu karışıklıkların Rusya'nın İran ile olan yakın ilişkilerini yeniden gözden geçirmesi gerektiğini gösterdiğini söyledi. Bu ilişkiler arasında, yaklaşık dört yıldır Kiev'e karşı sürdürdüğü savaşta İran yapımı Şahid insansız hava araçlarını (İHA) yaygın olarak kullanması da yer alıyor.

“Dünyadaki her normal insan, İran halkının nihayet Ukrayna ve diğer ülkelere çok fazla kötülük getiren rejimden kurtulmasını çaresizce istiyor” ifadesini kullandı.

Şöyle devam etti: “Değişimin mümkün olduğu bu anı dünyanın kaçırmaması önemlidir. Her lider, her ülke ve her uluslararası kuruluş şimdi harekete geçmeli ve halkın, İran'ın talihsiz durumundan sorumlu olanları görevden almasına yardım etmelidir.”

ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), 28 Aralık'ta başlayan protestolarda 572 kişinin öldüğünü ve 10 binden fazla kişinin gözaltına alındığını doğruladığını açıkladı.

Protestolar, ekonomik zorluklarla ilgili şikayetlerden mevcut rejimin devrilmesi çağrılarına dönüştü.

Kremlin'in 2022'de Ukrayna'yı işgal etmesinden bu yana Rusya ve İran ilişkilerini güçlendirdi. Geçen yıl, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, askeri ilişkileri derinleştiren ve çeşitli alanlarda işbirliğini güçlendiren 20 yıllık bir stratejik ortaklık anlaşması imzaladı.


İsveç, Grönland'dan sonra ABD'nin ‘bir sonraki hedefi’ olabileceğinden endişe ediyor

Grönland'ın başkenti Nuuk'un genel görünümü (AP)
Grönland'ın başkenti Nuuk'un genel görünümü (AP)
TT

İsveç, Grönland'dan sonra ABD'nin ‘bir sonraki hedefi’ olabileceğinden endişe ediyor

Grönland'ın başkenti Nuuk'un genel görünümü (AP)
Grönland'ın başkenti Nuuk'un genel görünümü (AP)

İsveç Başbakan Yardımcısı Ebba Busch, ülkesinin mineral kaynakları nedeniyle ABD için ‘öncelikli hedef’ haline gelebileceği uyarısında bulundu.

Busch, ABD Başkanı Donald Trump’ın, Grönland’ın ardından İsveç’in maden zenginliklerini de çekici bulabileceğini ifade etti.

Şarku’l Avsat’ın Rus haber ajansı Sputnik’ten aktardığına göre Busch, maden endüstrisinin güçlendirilmesinin önemini vurgulayarak, “Kaynaklarımızı nasıl yöneteceğimize kendimiz karar vermeliyiz. İsveç’in kontrol edilmesi zor bir ülke olmasını istiyorum; Donald Trump gibi liderler İsveç üzerinde daha fazla hakimiyet kurmakta zorlanmalı” dedi.

Busch, nadir toprak elementleri ve minerallerin modern teknolojinin önemli bir parçası olduğunu belirterek, İsveç’te 17 nadir toprak elementinden 7’sinin bulunduğunu açıkladı.

Busch, hükümetin, tedarik güvenliğini artırmaya ve İsveç’in bağımsızlığını güçlendirmeye odaklanan ‘daha radikal’ bir maden stratejisi hazırlamayı planladığını söyledi.

Busch ayrıca, “ABD’nin şu anda bazı ülkeleri işgal ettiğini göz önüne alarak, daha radikal bir düşünme tarzını benimsemeye başlamamız gerekiyor” ifadesini kullandı.

Diğer yandan İsveç Savunma Bakanı Peter Hultqvist dün yaptığı açıklamada, Trump yönetiminin Grönland konusundaki tutumunun NATO içinde ‘belirsizlik yarattığını’ belirtti.


WSJ: ABD’li yetkililer Trump'a İran ile diplomasiyi denemesini tavsiye ediyor

Tahran'da yaşam koşullarını protesto etmek amacıyla düzenlenen gösteriler sırasında bir köprüde toplanan protestocular (AP)
Tahran'da yaşam koşullarını protesto etmek amacıyla düzenlenen gösteriler sırasında bir köprüde toplanan protestocular (AP)
TT

WSJ: ABD’li yetkililer Trump'a İran ile diplomasiyi denemesini tavsiye ediyor

Tahran'da yaşam koşullarını protesto etmek amacıyla düzenlenen gösteriler sırasında bir köprüde toplanan protestocular (AP)
Tahran'da yaşam koşullarını protesto etmek amacıyla düzenlenen gösteriler sırasında bir köprüde toplanan protestocular (AP)

Wall Street Journal (WSJ) dün, bazı üst düzey Amerikan yetkililere dayandırdığı haberinde, Başkan Donald Trump yönetiminde başta Başkan Yardımcısı J.D. Vance olmak üzere önemli isimlerin, Trump’ı İran’a yönelik askeri saldırılara başlamadan önce diplomasiyi denemeye teşvik ettiklerini yazdı.

Gazete, Beyaz Saray’ın İran’ın nükleer programıyla ilgili müzakerelere girme teklifini değerlendirdiğini, ancak Trump’ın şu aşamada İran’a yönelik bir askeri operasyon izni verme olasılığını da düşündüğünü aktardı.

Başkan Yardımcısı J.D. Vance’ın sözcüsü, gazetedeki haberin doğru olmadığını belirtti. Vance’ın İletişim Direktörü William Martin, “Başkan Yardımcısı Vance ile Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Başkan’a diplomasiden askeri operasyonlara kadar uzanan bir dizi seçenek sunuyor. Bu seçenekler tarafsız ve kayırmacılık gözetmeksizin sunuluyor” dedi.

Trump’ın bugün, askeri yetkililer, yönetim kadrosu ve Ulusal Güvenlik Konseyi üyeleriyle bir araya gelerek, olası seçenekleri değerlendirmesi bekleniyor. Bu seçenekler arasında askeri saldırılar, elektronik silah kullanımı, yaptırımların sıkılaştırılması ve protestocuların ihtiyaçlarını desteklemeye yönelik adımlar bulunuyor. Toplantıya Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Ulusal Güvenlik Danışmanı, Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Genelkurmay Başkanı Daniel Caine de katılacak.

Rıza Pehlevi Amerikan müdahalesi çağrısında bulundu

ABD’de yaşayan İran’ın eski şahının oğlu Rıza Pehlevi, ülkede kitlesel protestoların sürmesiyle birlikte acil adımlar atılması çağrısında bulundu. Pehlevi, Amerikan müdahalesinin can kaybını azaltabileceğini ve İran’daki mevcut yönetimin çöküşünü hızlandırabileceğini savundu.

Pehlevi dün CBS News’e verdiği röportajda, “İran’da daha az insanın ölmesini sağlamanın en iyi yolu, bu rejimin nihayet çökmesi için erken müdahalede bulunmaktır” dedi. Pehlevi, ABD Başkanı Donald Trump’ın ‘çok yakında bir karar vermesi gerektiğini’ ifade etti.

ABD yönetimiyle temas halinde olduğunu belirten Pehlevi, bu görüşmelere ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Trump daha önce, İran’da devam eden kitlesel protestolara katılanlara desteğini dile getirmiş, ABD ordusunun İran’a yönelik askeri saldırı ihtimalinin yanı sıra başka seçenekleri de değerlendirdiğini açıklamıştı.

Pehlevi, İran yönetimini, müzakerelere hazır olduğu izlenimini vererek uluslararası toplumu yanıltmaya çalışmakla suçladı. Mevcut huzursuzluğu sona erdirmek için pazarlık yapıldığı mesajının gerçeği yansıtmadığını savunan Pehlevi, “Gerçek değişim, bu rejimin dünyanın buna tepki göstermediği varsayımıyla sürekli bir baskı kampanyasına artık güvenemeyeceğini fark ettiği anda yaşanacaktır” dedi.

Trump’ı rejim değişikliği yönünde adım atmaya teşvik edip etmediği sorulduğunda Pehlevi, “Başkan, İran halkının yanında durduğunu söylediğinde son derece netti” yanıtını verdi.

Pehlevi, “İran halkıyla dayanışma, nihayetinde onların talebini desteklemek anlamına gelir. Onların talebi de bu rejimin ortadan kalkmasıdır” ifadelerini kullandı.

Eski İran Şahı tarafından veliaht ilan edilen Pehlevi’nin, onlarca yıldır ABD’de sürgünde yaşadığı biliniyor.