AB, gıda ve enerji alanlarında Afrika'yla çalışmak istiyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

AB, gıda ve enerji alanlarında Afrika'yla çalışmak istiyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Afrika'nın gıda güvenliği için 2024 yılına kadar 4,5 milyar avrodan fazla kaynak sağlayacaklarını söyledi.
Von der Leyen, Brüksel'de gerçekleştirilen 11’inci Avrupa Birliği-Afrika Birliği Komisyonlar Arası Toplantısı bitiminde basına açıklamalarda bulundu.
"Mevcut jeopolitik durum birlikte daha yakın çalışmamızı gerektiriyor" diyen von der Leyen, AB ile Afrika Birliği'nin çok doğru bir zamanda bir araya geldiğini belirtti.
Von der Leyen, Rusya'nın Avrupa topraklarında küresel ölçekte büyük sonuçları olan bir savaş başlattığına işaret ederek, "Bu türbülanslı zamanlarda, Afrika-Avrupa ortaklığı her zamankinden daha önemli" ifadesini kullandı.
Afrika-Avrupa ortaklığına güçlü bir şekilde bağlı olduklarını vurgulayan von der Leyen, birlikte daha da yakın çalışmaya hazır olduklarını söyledi.
Von der Leyen, toplantıda ele alınan önemli başlıklardan birinin gıda güvenliği olduğuna dikkati çekerek, "Savaşın gıda güvenliği üzerinde yıkıcı bir etkisi var ve bu dünyanın her bölgesini ve en çok da Afrika'yı doğrudan etkiliyor" dedi.
Rusya-Ukrayna savaşının gıda güvenliğine etkisini hafifletmek için pek çok adım attıklarını aktaran von der Leyen, dayanışma şeritleri olarak adlandırdıkları sistemle Ukrayna'dan gıda ürünlerini küresel piyasalara ilettiklerini, bu çerçevede Karadeniz tahıl girişimini de olumlu karşıladıklarını anlattı.
Von der Leyen, "AB, 2024 yılına kadar Afrika'da gıda güvenliği ve daha güçlü gıda sistemleri için 4,5 milyar avrodan fazla kaynağı seferber etmeye hazır" diye konuştu.
Bu kaynağın sadece mevcut durumda çok önemli olan acil gıda yardımı için olmadığını anlatan von der Leyen, bununla yerel gıda üretimini modernize edeceklerini belirtti.
Von der Leyen, Afrika'nın gıda sistemlerini daha dayanıklı ve kendi kendine yeterli hale getirmek üzere çalıştıklarını dile getirdi.
Gıda güvenliği konusunda ikinci önemli unsurun da yeni nesil gübreler gibi yenilikçi tarımsal süreçlere yatırım olduğuna işaret eden von der Leyen, "Afrika'da gübreleri erişilebilir ve uygun fiyatlı hale getirmek için çözümler üzerinde birlikte çalışmak istiyoruz" şeklinde konuştu.
Von der Leyen, gübre alanında da pek çok unsuru ele aldıklarını belirterek, "Bugün, kısa ve uzun vadede çeşitli zorlukların üstesinden gelmek için ortak bir gübre görev gücü oluşturma konusunda anlaştık" ifadesini kullandı.

Enerjide işbirliği
Toplantıda değerlendirilen ikinci en önemli başlığın ise enerji olduğunu vurgulayan von der Leyen, "Rusya'nın enerji şantajı AB'nin gözünü açtı. Enerji talebimizi güvenilir tedarikçilere çeşitlendirmekle kalmıyor, aynı zamanda temiz enerjiye geçişi büyük ölçüde hızlandırıyoruz" dedi.
Von der Leyen, "Güçlerimizi birleştirebileceğimiz belirleyici bir andayız. Afrika'nın bol miktarda temiz enerji kaynakları var. Eğer doğru ilerlersek temiz enerjiye geçiş, Afrikalıların yerli ve uygun fiyatlı enerjiye erişimini sağlayabilir. Bunun için yatırım gerekiyor ve bunu gerçekleştirmek için bizim desteğimize güvenebilirsiniz" ifadesini kullandı.
Halihazırda güneşten hidroelektrik enerjisine kadar çeşitli enerji projelerine büyük miktarda finansman sağladıklarını anlatan von der Leyen, "Bu enerji dönüşümünün Afrika'ya yeni ekonomik fırsatlar sağlayabileceğini düşünüyorum. Dünyanın yenilenebilir enerjiye ihtiyacı var. Afrika, dünyada önemli bir yenilenebilir enerji ihracatçısı haline gelebilir" diye konuştu.
Von der leyen, AB'nin Afrika için Küresel Geçit adlı 150 milyar avroluk bir yatırım planı olduğunu anımsatarak, Avrupa ve Afrika'nın ortak hedefler doğrultusunda ilerleyerek daha fazlasını başarabileceğini sözlerine ekledi.



Altın, ABD enflasyon verileri öncesinde 4 bin 160 dolar seviyelerinde yatay seyrediyor

Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
TT

Altın, ABD enflasyon verileri öncesinde 4 bin 160 dolar seviyelerinde yatay seyrediyor

Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)

Altın fiyatları, yatırımcıların ABD Merkez Bankasının (FED) para politikasının seyrine ilişkin ipuçları aradığı ABD enflasyon verilerinin günün ilerleyen saatlerinde açıklanması beklentisiyle bugün yatay seyretti. FED yetkililerinin faizlerin daha da artırılmasının gerekip gerekmediğine ilişkin farklı açıklamaları da piyasaların odağında yer aldı.

Spot altın, ons başına 4 bin 159 dolar civarıda sabit kalırken, aralık vadeli ABD altın vadeli işlemleri yüzde 0,1 artışla 4 bin 182,60 dolara yükseldi.

Taste Life Küresel Makroekonomi Başkanı Ilya Spivak, altın fiyatlarının belirli bir bantta sınırlı hareket etmeyi sürdürdüğünü belirtti. Spivak, petrol fiyatlarındaki yükselişe rağmen altının değerini koruyabilmesinin, yükselişini sürdürmek için yeni bir katalizör arayışında olduğuna işaret edebileceğini belirtti.

Jeopolitik gelişmeler cephesinde Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, Dahran kentinde Saudi Aramco’ya ait bir idari binanın saldırıya uğradığını açıkladı. İran destekli Husiler ile Suudi Arabistan arasında artan gerilimle eş zamanlı gerçekleşen gelişmeler, bugün petrol fiyatlarının yükselmesine yol açtı.

Para politikası konusunda ise New York FED Başkanı John Williams, enflasyonu düşürmek amacıyla merkez bankasının bu yıl faizleri bir kez daha artırmasının gerekebileceğini yineledi. Buna karşılık FED Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller, ABD tahvil getirilerindeki son yükselişin enflasyon beklentilerindeki artıştan değil, ekonomik büyümenin gücünden kaynaklandığını belirtti. Waller, enflasyon beklentilerinin istikrarlı seyrini koruduğunu ifade etti.

Piyasalar, ABD Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verisinin bugün 12.30’da açıklanmasını bekliyor. Üretici fiyatları ve perakende satış verileri ise yarın yayımlanacak. Spivak’a göre ekonomik ivmenin zayıfladığına işaret eden veriler, yatırımcıların yeni faiz artışlarına ilişkin beklentilerini azaltabilir ve bu durum altın fiyatlarını destekleyebilir.

CME Group bünyesindeki FedWatch aracına göre piyasalar, ABD faizlerinin bu ay artırılması ihtimalini yaklaşık yüzde 23, aralık ayında artırılması ihtimalini ise yüzde 88 olarak fiyatlıyor.

Getiri sağlamayan altın, faiz oranlarının düşmesinden genellikle olumlu etkileniyor. Buna karşılık yüksek faiz oranları, getiri sağlayan varlıkları daha cazip hâle getirerek altının yatırımcılar açısından çekiciliğini azaltıyor.

Diğer değerli metallerde ise spot gümüş yüzde 0,6 düşüşle ons başına 59,11 dolara geriledi. Platin bin 664,19 dolarda yatay seyrederken paladyum yüzde 0,4 artışla bin 130,81 dolara yükseldi.


IMF, 2027’de Suudi Arabistan ekonomisinin yüzde 7,9 büyümesini öngörüyor

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'dan, (Reuters)
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'dan, (Reuters)
TT

IMF, 2027’de Suudi Arabistan ekonomisinin yüzde 7,9 büyümesini öngörüyor

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'dan, (Reuters)
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'dan, (Reuters)

Uluslararası Para Fonu (IMF), Suudi Arabistan ekonomisinin 2027 yılında yüzde 7,9 oranında güçlü bir büyüme kaydetmesini bekliyor. Bu öngörüde, enerji üretimi ve ihracatındaki toparlanmanın yanı sıra bölgesel ticaretin kademeli olarak yeniden canlanması, savaş kaynaklı aksaklıkların azalması ve raporun temel senaryosu kapsamında Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması etkili oluyor.

Tahminler, Suudi Arabistan ekonomisinin bu yıl enerji üretimi ve taşımacılığında yaşanan aksaklıkların yol açtığı baskıların ardından yeniden ivme kazanabileceğine işaret ediyor. Petrol ihracat güzergâhlarının çeşitliliği ve ihracatın bir bölümünün Hürmüz Boğazı’na uğramadan Kızıldeniz üzerinden gerçekleştirilebilmesini sağlayan altyapı, ülkenin toparlanma kapasitesini destekleyen başlıca unsurlar arasında yer alıyor.

IMF, ekim ayında yayımladığı Dünya Ekonomik Görünümü raporunda Suudi Arabistan ekonomisinin 2026’da yüzde 3,3 daralacağını, 2027’de ise yüzde 7,9 büyüyeceğini öngördü. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Fon, nisan ayında yayımladığı tahminlerinde 2026 için yüzde 3,1, 2027 için ise yüzde 4,5 büyüme bekliyordu. Tahminlerdeki bu belirgin değişim, savaşın seyrindeki gelişmeleri ve ekonomik faaliyetlerin yeniden başlamasına ilişkin varsayımları yansıtıyor.

İhracat altyapısı ekonomik dayanıklılığı destekliyor

Suudi Arabistan ekonomisi, alternatif petrol ihracat güzergâhlarına sahip olmasından yararlanıyor. Bu güzergâhların başında, ham petrolü ülkenin doğusundaki petrol sahalarından Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu Limanı’na taşıyan Doğu-Batı Petrol Boru Hattı geliyor. Hattın günlük taşıma kapasitesi yaklaşık 7 milyon varile ulaşıyor.

Suudi Arabistan, petrol boru hatlarının toplam kapasitesini günlük 10 milyon varile çıkarmayı hedefliyor. Bu adımın, deniz taşımacılığında yaşanabilecek aksaklıklar karşısında ihracat sisteminin esnekliğini artırması amaçlanıyor.

Alternatif güzergâhlar, deniz taşımacılığındaki sorunların petrol akışına etkisini sınırlama imkânı sunuyor. IMF’nin varsayımlarına göre üretim ve ihracatın kademeli olarak toparlanması da gelecek yıl ekonomik faaliyetleri destekleyecek.

Körfez ekonomilerinde enerji üretiminin yeniden başlamasıyla toparlanma beklentisi

Güçlü büyüme beklentisi yalnızca Suudi Arabistan ile sınırlı değil. IMF, enerji üretimi ve ihracatının yanı sıra lojistik faaliyetlerin yeniden canlanmasıyla diğer Körfez ekonomilerinin de 2027’de yüksek büyüme oranlarına ulaşacağını öngörüyor.

Fonun 2027 yılına ilişkin büyüme tahminleri şöyle:

Katar: Yüzde 18,8

Kuveyt: Yüzde 17,1

Bahreyn: Yüzde 13,9

Suudi Arabistan: Yüzde 7,9

Birleşik Arap Emirlikleri: Yüzde 7,7

Umman: Yüzde 2,2

Bu tahminler, 2026 yılında yaşanması beklenen ciddi ekonomik daralmaların ardından geliyor. IMF, 2026’da Kuveyt ekonomisinin yüzde 16,7, Katar ekonomisinin yüzde 15,6 ve Bahreyn ekonomisinin yüzde 11,3 daralacağını öngörüyor. Birleşik Arap Emirlikleri için yüzde 3,9 daralma beklenirken, Umman ekonomisinin yüzde 4,1 büyüyeceği tahmin ediliyor.

Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması temel senaryonun parçası

IMF’nin temel senaryosu, Hürmüz Boğazı’nın Mart 2027’de yeniden açılmaya başlamasını ve aynı yılın ekim ayına kadar genel olarak savaş öncesi koşullara dönülmesini öngörüyor. Bu süreçte enerji akışının, deniz taşımacılığının, sigorta işlemlerinin ve ödemelerin kademeli olarak normale dönmesi bekleniyor.

Bununla birlikte, toparlanmanın ne kadar hızlı gerçekleşeceği çatışmaların seyrine ve deniz ulaşımının istikrar kazanmasına bağlı olacak. Suudi Arabistan’ın alternatif ihracat güzergâhları ise bölgesel koşulların iyileşmesiyle birlikte ekonominin dış şokları absorbe etme ve büyüme ivmesini yeniden kazanma kapasitesini destekleyen önemli bir unsur olarak öne çıkıyor.


Altın, petrol ve dolardaki gerilemenin desteğiyle yükseliyor... Piyasalar ABD’nin enflasyon verilerini bekliyor

Kuveyt şehir merkezindeki mağazasında altın ve gümüş külçelerini sergileyen bir kuyumcu (AFP)
Kuveyt şehir merkezindeki mağazasında altın ve gümüş külçelerini sergileyen bir kuyumcu (AFP)
TT

Altın, petrol ve dolardaki gerilemenin desteğiyle yükseliyor... Piyasalar ABD’nin enflasyon verilerini bekliyor

Kuveyt şehir merkezindeki mağazasında altın ve gümüş külçelerini sergileyen bir kuyumcu (AFP)
Kuveyt şehir merkezindeki mağazasında altın ve gümüş külçelerini sergileyen bir kuyumcu (AFP)

Altın fiyatları, bugün dolar ve petrol fiyatlarındaki gerilemenin desteğiyle yükseldi. Yatırımcılar, ABD Merkez Bankasının (FED) gelecekteki para politikası adımlarına ilişkin ipuçları ararken, bu hafta açıklanacak ABD enflasyon verilerini bekliyor.

Spot altın, % 0,3 artışla ons başına 4 bin 206,01 dolara yükseldi. Altın, günün erken saatlerinde 2 Ekim'den bu yana en yüksek seviyesini gördü. ABD'de aralık vadeli altın kontratları da % 0,3 değer kazanarak ons başına 4 bin 230,40 dolara çıktı.

KCM Trade Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, ABD Başkanı Donald Trump'ın Rusya ile Ukrayna arasında enerji tesislerine yönelik saldırıların durdurulması konusunda ateşkes sağlandığını duyurmasının ardından petrol fiyatlarının gerilemesinin ve doların zayıflamasının, haftanın başında altının yükselişine zemin hazırladığını söyledi.

Waterer, petrol fiyatlarındaki düşüşün enflasyona ilişkin kısa vadeli baskıları ve faiz oranlarına yönelik endişeleri hafiflettiğini, bunun da altının cazibesini artırdığını belirtti.

Trump, dün Rusya ile Ukrayna arasında enerji tesislerine yönelik saldırıların durdurulması konusunda anlaşmaya varıldığını ve anlaşmanın derhal yürürlüğe girdiğini açıkladı. Ancak Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, anlaşmanın ayrıntılarını hâlâ beklediğini ifade etti. Rus petrol arzının artabileceği beklentisiyle petrol fiyatları geriledi.

Döviz piyasalarında dolar sınırlı bir bantta hareket etti. Doların zayıf seyri, ABD doları üzerinden fiyatlanan altını diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından daha ucuz hâle getirdi.

Altın geleneksel olarak enflasyona karşı korunma aracı olarak görülse de faiz oranlarının yükselmesi, yatırımcısına faiz getirisi sağlamayan altının cazibesini genellikle azaltıyor.

Enflasyon verileri piyasaların yönünü belirleyecek

Piyasalar, ABD'de çarşamba günü açıklanacak tüketici fiyat endeksini (TÜFE), perşembe günü yayımlanacak üretici fiyat endeksi (ÜFE) ve perakende satış verilerini bekliyor. Söz konusu verilerin, FED'in önümüzdeki dönemde izleyeceği para politikasına ilişkin ipuçları sunması bekleniyor.

CME Group bünyesindeki FedWatch aracına göre piyasalar, ekim ayında ABD'de faiz artırımı yapılması ihtimalini yüzde 17 olarak fiyatlıyor. Aralık ayına kadar faiz artırımı olasılığı ise yüzde 86'ya yükseliyor.

Ekonomik baskıların bir başka göstergesi olarak, ABD'li tüketicilerin ekonomik görünüme ilişkin değerlendirmeleri ekim ayının başında daha da kötüleşti. Ortadoğu'daki çatışmalarla bağlantılı yaşam maliyeti artışının tüketici beklentileri üzerinde baskı oluşturduğu belirtildi.

Diğer değerli metaller de yükseldi

Değerli metallerdeki yükseliş altınla sınırlı kalmadı. Spot gümüş % 0,5 artışla ons başına 61,12 dolara yükselirken platin yüzde 1 değer kazanarak bin 704,70 dolara çıktı. Paladyumun ons fiyatı da % 1,2 artışla bin161,81 dolara ulaştı.