Mazlum Abdi: ABD, Türkiye’ye daha sert mesaj vermeli

Halep’teki Türkiye destekli Suriye Milli Ordusu’na bağlı 3. Kolordu askerleri (AFP)
Halep’teki Türkiye destekli Suriye Milli Ordusu’na bağlı 3. Kolordu askerleri (AFP)
TT

Mazlum Abdi: ABD, Türkiye’ye daha sert mesaj vermeli

Halep’teki Türkiye destekli Suriye Milli Ordusu’na bağlı 3. Kolordu askerleri (AFP)
Halep’teki Türkiye destekli Suriye Milli Ordusu’na bağlı 3. Kolordu askerleri (AFP)

ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri (SDG) komutanı Mazlum Abdi, ABD’nin güvencelerine rağmen Türkiye’nin kara harekatı düzenleme ihtimaline karşı hala endişe ettiklerini söyleyerek, sınırda benzeri görülmemiş Türk takviyesi gördükten sonra Washington’dan daha sert bir mesaj talep etti.
Reuters’a konuşan Abdi, “Türk ordusunun sınırdaki hareketliliği sonrasında yeni bir Suriye operasyonu ile ilgili açıklamaları ciddiye alıyoruz. ABD’nin garantörlüğüne rağmen Türkiye’nin kara operasyonu yapma ihtimaline karşı halen endişeleniyoruz” dedi.
Abdi, Suriye’nin nispeten ‘zayıf’ hava savunma sistemlerine güvenmeyeceklerini söyleyerek, “ABD, Türkiye’ye daha sert mesaj vermeli” ifadelerini kullandı.
Türk ordusu, Suriye’nin kuzeyindeki SDG mevzilerini hedef alan kara askeri operasyonunun yakında başlayacağı beklentisiyle, Suriye ile sınır bölgelerine büyük askeri takviyeler gönderdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında dün yapılan Kabine Toplantısı’nda 19 Kasım gecesi Suriye ve Irak’ın kuzeyinde başlatılan Pençe-Kılıç Harekatı’nın sonuçları görüşüldü.
İsminin açıklanmasını istemeyen üst düzey bir yetkilinin Reuters’a yaptığı açıklamaya göre, ABD, NATO üyesi Türkiye’yi, askeri tırmanışın Suriye’deki terör örgütü DEAŞ ile mücadeleyi etkileyeceğine dair ciddi endişeleri olduğu konusunda bilgilendirdi.
Rusya ise, Türkiye’den kapsamlı bir kara harekatı başlatmaktan kaçınmasını istedi.
 



Lübnan iki ateşkes arasında: Ateşkes değil, gerilim yönetimi

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Zebdin beldesine düzenlediği hava saldırısının ardından yükselen dumanlar (Reuters)
İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Zebdin beldesine düzenlediği hava saldırısının ardından yükselen dumanlar (Reuters)
TT

Lübnan iki ateşkes arasında: Ateşkes değil, gerilim yönetimi

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Zebdin beldesine düzenlediği hava saldırısının ardından yükselen dumanlar (Reuters)
İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Zebdin beldesine düzenlediği hava saldırısının ardından yükselen dumanlar (Reuters)

Lübnan ile İsrail arasındaki ateşkes anlaşması süresinin 45 gün daha uzatılmasının Lübnan'da sahadaki duruma herhangi bir yansıması olmadı. Ülkenin güneyi ve doğudaki Bekaa Vadisi’nde yer alan Sur, Nebatiye ve Bint Cubeyl kazalarında yoğun topçu atışlarıyla İsrail'in saldırıları sürerken çok sayıda köy ve kasaba sakinlerine yeni ve acil tahliye uyarıları yayımlandı. Gözlemciler, tökezleyen ateşkesi gerçek bir ateşkesten ziyade ‘gerilim yönetimi’ mekanizmasına daha yakın buluyor.

Bombardımanın kapsamı doğuya genişleyerek Baalbek şehri ve çevresini de içine aldı. İsrail ordusunun bir Filistin ailesinin ikamet ettiği daireye güdümlü füzeyle düzenlediği saldırıda İslami Cihad Hareketi’nin üst düzey ismi Vail Abdulhalim ile 17 yaşındaki kızı Rama hayatını kaybetti.

Geçtiğimiz 17 Nisan’daki ateşkesten bugünkü ateşkese uzanan süreçte yıkımın bedeli ağırlaştı: 970 ev tamamen yıkılırken 545 ev büyük hasar gördü. Sağlık Bakanlığı ölü sayısının 694, yaralı sayısının ise bin 666'ya ulaştığını duyurdu.


Gazze Şeridi ve Batı Şeria'da "etnik temizlik" işaretleri

İşgal altındaki Batı Şeria'nın Beytullahim kenti yakınlarında İsrail'e ait ağır iş makineleri dün Filistinlilere ait bir binayı yıktı (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria'nın Beytullahim kenti yakınlarında İsrail'e ait ağır iş makineleri dün Filistinlilere ait bir binayı yıktı (Reuters)
TT

Gazze Şeridi ve Batı Şeria'da "etnik temizlik" işaretleri

İşgal altındaki Batı Şeria'nın Beytullahim kenti yakınlarında İsrail'e ait ağır iş makineleri dün Filistinlilere ait bir binayı yıktı (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria'nın Beytullahim kenti yakınlarında İsrail'e ait ağır iş makineleri dün Filistinlilere ait bir binayı yıktı (Reuters)

Birleşmiş Milletler (BM), dün hem Gazze Şeridi’nde hem de işgal altındaki Batı Şeria'da ‘etnik temizliğe’ işaret eden bulgulara sert tepki gösterdi. BM, İsrail'i Gazze Şeridi’nde ‘soykırım’ eylemlerini önlemek için gerekli tüm tedbirleri almaya çağırdı.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, yeni raporunda İsrail'in 7 Ekim 2023 tarihinde savaşın patlak vermesinden bu yana gerçekleştirdiği eylemlerin uluslararası hukukun ‘ağır ihlalini’ oluşturduğunu ve zaman zaman savaş suçları ile insanlığa karşı suçlarla örtüştüğünü vurguladı.

Türk, raporun sonuç bölümünde İsrail'i, Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) 2024 yılında Gazze'de ‘soykırımı’ önleyecek tedbirler alınmasını talep eden kararına uymaya davet etti.

Türk, İsrail'in ‘şimdiden askerlerinin soykırım eylemleri gerçekleştirmemesini sağlamasını, soykırıma tahrik edilmesini önleyecek tüm tedbirleri almasını ve benzer eylemler nedeniyle hesap sorulmasını’ talep etti. Raporda aynı zamanda Filistinli silahlı grupların saldırıları sırasında işlediği belirtilen ‘ağır ihlaller’ de kınandı.


İsrail, Kıbrıs açıklarında Gazze Şeridi’ne doğru seyreden Küresel Sumud Filosu’na saldırdı

Küresel Sumud Filosu’na ait gemiler, Marmaris Limanı’ndan Gazze Şeridi’ne doğru yola çıktı. (AP)
Küresel Sumud Filosu’na ait gemiler, Marmaris Limanı’ndan Gazze Şeridi’ne doğru yola çıktı. (AP)
TT

İsrail, Kıbrıs açıklarında Gazze Şeridi’ne doğru seyreden Küresel Sumud Filosu’na saldırdı

Küresel Sumud Filosu’na ait gemiler, Marmaris Limanı’ndan Gazze Şeridi’ne doğru yola çıktı. (AP)
Küresel Sumud Filosu’na ait gemiler, Marmaris Limanı’ndan Gazze Şeridi’ne doğru yola çıktı. (AP)

İsrail güçleri, geçtiğimiz perşembe günü Marmaris’ten Gazze Şeridi’ne doğru yola çıkan ve Kıbrıs açıklarında bekleyen Küresel Sumud Filosu’na müdahaleye başladı. Ankara, söz konusu müdahaleyi ‘korsanlık’ olarak nitelendirdi.

Uluslararası Gazze Ablukasını Kırma Komitesi bugün yaptığı açıklamada, İsrail güçlerinin filoya ait gemilere müdahale ettiğini doğruladı. Komite tarafından yayımlanan basın açıklamasında, “Müdahale başladı... İsrail savaş gemileri Gazze Şeridi’ne doğru ilerleyen filomuzu kuşatıyor” ifadelerine yer verildi.

Önceki filo girişimlerinde olduğu gibi, İsrailli yetkililerin bu kez de gemileri İsrail kıyılarına ulaşmadan durdurmakta kararlı olduğu değerlendiriliyor.

İsrail Dışişleri Bakanlığı ise müdahale öncesinde sert bir açıklama yayımlayarak, filo organizatörlerini insani yardım misyonu yürütmek yerine ‘siyasi provokasyon’ düzenlemekle suçladı. Şarku’l Avsat’ın Yedioth Ahronoth’tan aktardığı açıklamada, “Bir kez daha provokasyon… İçinde insani yardım bulunmayan bir başka sözde insani filo” denildi.

Bakanlık açıklamasında ayrıca, “Bu kez iki şiddet yanlısı Türk grup, Mavi Marmara Derneği ve İHH bu provokasyona katılıyor. İHH, terör örgütü olarak sınıflandırılmış durumda” ifadelerine yer verildi.

İsrail Dışişleri Bakanlığı, filonun amacının yardım ulaştırmak değil, Hamas’ın çıkarlarına hizmet etmek olduğunu öne sürdü.

btyny
Küresel Sumud Filosu’na ait gemiler, Marmaris Limanı’ndan Gazze Şeridi’ne doğru yola çıktı. (AP)

Açıklamada, “Bu provokasyonun amacı Hamas’a hizmet etmek, örgütün silahsızlanmayı reddetmesinden dikkatleri uzaklaştırmak ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından ortaya konulan barış planındaki ilerlemeyi engellemektir” denildi.

İsrail Dışişleri Bakanlığı ayrıca, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin 2803 sayılı kararı kapsamında Gazze Şeridi’ndeki insani faaliyetleri denetlediğini belirttiği Gazze Barış Kurulu’na da atıfta bulundu. Bakanlık, söz konusu konseyin ‘bu filonun tamamen medya propagandasına yönelik olduğu’ değerlendirmesinde bulunduğunu öne sürdü.

Açıklamanın devamında, “İsrail, Gazze’ye yönelik yasal deniz ablukasının herhangi bir şekilde ihlal edilmesine izin vermeyecektir” ifadesi kullanıldı. Bakanlık ayrıca, “İsrail bu provokasyona katılan tüm taraflara rota değiştirerek derhal geri dönmeleri çağrısında bulunmaktadır” açıklamasını yaptı.

Korsanlık eylemi

Ankara ise İsrail güçlerinin Küresel Sumud Filosu’na müdahalesini ‘korsanlık eylemi’ olarak nitelendirdi. Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, “İsrail güçlerinin uluslararası sularda Küresel Sumud Filosu’na yönelik müdahalesini, yeni bir korsanlık eylemi olarak kınıyoruz” ifadesi kullanıldı.

Hamas da İsrail donanmasının, Gazze Şeridi’ne uygulanan ablukayı kırmak amacıyla Türkiye kıyılarından hareket eden filoya yönelik operasyonunu ‘terör saldırısı’ ve ‘tam anlamıyla korsanlık suçu’ olarak değerlendirdi.

Filistin Enformasyon Merkezi tarafından yayımlanan Hamas açıklamasında, “İşgalci İsrail donanmasının Küresel Sumud Filosu gemilerine yönelik saldırısı ve buna eşlik eden aktivistlere yönelik müdahale ile gözaltılar, tüm unsurlarıyla tamamlanmış bir korsanlık suçudur” denildi.

Hamas açıklamasında ayrıca, “Faşist işgal hükümeti, Gazze ve kuşatma altındaki halkına destek olmak için insani ve ahlaki görevlerini yerine getiren dayanışma aktivistlerine karşı korsanlık suçu işlemeyi sürdürüyor. Gazze halkı ise dünyanın gözü önünde soykırım, açlık ve devam eden kuşatma ile karşı karşıya” ifadelerine yer verildi.

Hamas, tüm ülkelere, BM’ye ve insan hakları kuruluşlarına çağrıda bulunarak, ‘bu suçun kınanmasını, işgal liderlerinin uluslararası hukuku ihlal eden eylemlerinden dolayı hesap vermesini, gözaltına alınan aktivistlerin derhal serbest bırakılmasını ve Gazze’de yaşayan iki milyondan fazla Filistinliye uygulanan yasa dışı kuşatmanın sona erdirilmesini’ istedi.

Açıklamada ayrıca, ‘Gazze’nin insani mesajını dünyaya taşıyan ve işgalin terörüne, kibrine ve faşist uygulamalarına meydan okumakta ısrar eden özgür aktivistler’ selamlandı. Hamas, ‘Filistin halkına destek ve adalet ile insan onuru değerlerinin savunulması amacıyla, kuşatma kırılana ve işgal sona erene kadar özgürlük ve direniş filolarının sürdürülmesi’ çağrısında bulundu.

Geçen yıl da İsrail makamları, yaklaşık 50 gemi ve 500 aktivistin katıldığı benzer bir filo girişimini engellemişti. Katılımcılar arasında İsveçli iklim aktivisti Greta Thunberg, Güney Afrikalı lider Nelson Mandela’nın torunu Mandla Mandela ve çok sayıda Avrupalı parlamenter yer almıştı.

İsrail, eyleme katılanları gözaltına alıp bir süre tuttuktan sonra sınır dışı etmişti. Aktivistler İsrail makamlarının kendilerine kötü muamelede bulunduğunu öne sürerken, İsrail tarafı bu suçlamaları reddetmişti.

İsrail yönetimi yıllardır Gazze’ye yönelik deniz ablukasının, Hamas’a deniz yoluyla silah ulaştırılmasını engellemek için gerekli olduğunu savunuyor. Buna karşılık filo organizatörleri ve Filistin yanlısı aktivistler ise girişimlerinin Gazze’deki duruma dikkat çekmeyi ve bölgeye yardım ulaştırmayı amaçladığını belirterek ablukaya meydan okumayı sürdürüyor.