Netanyahu, bir askerin ordudan uzaklaştırılmasını eleştiren Ben Gvir karşısında orduya destek verdi

Göstericiler, İsrail askerlerinin geçtiğimiz Eylül ayında el-Halil yakınlarında göz yaşartıcı gaz kullanmasının ardından dağıldı (European Pressphoto Agency (EPA) )
Göstericiler, İsrail askerlerinin geçtiğimiz Eylül ayında el-Halil yakınlarında göz yaşartıcı gaz kullanmasının ardından dağıldı (European Pressphoto Agency (EPA) )
TT

Netanyahu, bir askerin ordudan uzaklaştırılmasını eleştiren Ben Gvir karşısında orduya destek verdi

Göstericiler, İsrail askerlerinin geçtiğimiz Eylül ayında el-Halil yakınlarında göz yaşartıcı gaz kullanmasının ardından dağıldı (European Pressphoto Agency (EPA) )
Göstericiler, İsrail askerlerinin geçtiğimiz Eylül ayında el-Halil yakınlarında göz yaşartıcı gaz kullanmasının ardından dağıldı (European Pressphoto Agency (EPA) )

Yeni hükümeti kurmakla görevlendirilen Binyamin Netanyahu, aşırı sağcı Yahudi Gücü Partisi lideri Itamar Ben Gvir’i eleştirenlere destek vererek, ‘İsrail ordusunu herhangi bir siyasi tartışmanın dışında tutma’ çağrısında bulundu.
Netanyahu, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “İsrail ordusu halkın ordusudur ve sağ görüşten sol görüşten herkesi İsrail ordusunu herhangi bir siyasi tartışmanın dışında bırakmaya çağırıyorum” Dedi.
Netanyahu'nun açıklaması, İsrail ordusunun geçtiğimiz Cuma günü Batı Şeria'nın el-Halil kentinde eylemcilere saldıran ve alay eden askerleri cezalandırma kararını eleştiren müttefiki Ben Gvir'e yanıt olarak geldi. Ben Gvir’in bu eleştirisi orduda büyük bir öfkeyle karşılanmıştı.
Netanyahu'nun tweetinden önce, İsrail Genelkurmay Başkanı Aviv Kochavi, Ben Gvir'in açıklamalarına tepki göstererek sağdan veya soldan hiçbir politikacının ordunun iç operasyonel kararlarına müdahale etmesine izin vermeyeceğini söyledi.
Kochavi, Ben Gvir'in ordu komutanlarının el-Halil olayındaki askerleri cezalandırma kararlarına yönelik eleştirilerini ‘toplumun inmemesi gereken kaygan bir yokuş’ olarak nitelendirdi. Kochavi, orduyu herhangi bir siyasi gündemi desteklemek için kullanmanın ordunun meşruiyetine ve görevlerini yerine getirme kabiliyetine zarar verdiğini söyledi.
Ben Gvir, Kochavi'ye yanıt vererek, kendisine saygı duyduğunu ve siyasi açıklamalar yapmaktan kaçınacağını söyledi.
El-Halil’de askerlerin Filistinli ve İsrailli göstericilere saldırması sonrası Ben Gvir'in İsrail ordusunun kararlarını eleştirmesinin ardından İsrail'de büyük bir tartışma patlak verdi.
Sosyal medyada yer alan görüntülerde, İsrail askerlerinin, el-Halil’de İsrailli solcu aktivistlere fiziksel saldırıda bulunduğu ve aşırı sağcı Milletvekili Itamar Ben Gvir’in Ulusal Güvenlik Bakanı olarak tüm bunlara son verip düzeni sağlayacağı konusunda tehdit ettiği görüldü.
Söz konusu askerlerden biri, “Ben Gvir buradaki işleri yoluna koyacak. İşte bu, sizler kaybettiniz. Eğlence bitti” ifadelerini kullanıyor.
Başka bir görüntüde, bir askerin aktivistlerden birini yumruk atıp yere düşürdüğü ve silahını üzerine doğrulttuğu da görülüyor. Başka bir askerin insanlara “Defolun buradan” diye bağırdığı duyuldu.
Videoyu çeken solcu aktivist ise, “Neden? Yasadışı bir şey mi yapıyorum?”  diye sorunca, asker, “Yaptığınız her şey yasa dışı. Kanun benim” diyerek, aktivistlerin uzaklaşmasını istedi.
Yeni hükümette Ulusal Güvenlik Bakanı olarak atanması beklenen aşırı sağcı milletvekili Itamar Ben Gvir, hükümet kurulur kurulmaz askerin ordudan uzaklaştırılmasıyla ilgili olarak ordudan açıklama talep edeceğini söyledi.
Askerin yanlış bir şey yapmadığını ve davranışında kabul edilemez bir şey olmadığını söyleyen Ben Gvir, bahsi geçen askeri hapishanede ziyaret etmek istediğini belirtti.
Çarşamba günü İsrail ordusu, ‘geçen hafta El Halil'de solcu aktivistlerle çatışan İsrail Ordusu’na bağlı Givati ​​Tugayı askerlerinin uygunsuz davrandığını’ yeniden bildirdi.
Ordu, “Vatandaşlara yönelik şiddet içeren davranışlar kabul edilemez. Bir askerin saldırgan bir şekilde kendini ifade etmesi yasaktır” değerlendirmesinde bulundu.
Ordu, bir eylemciye saldırdığı tespit edilen askerin görevden uzaklaştırıldıktan sonra soruşturma altına alındığını ​​ve soruşturmanın sonuçlarının yakında askeri savcıya sunulacağını açıkladı.
Başka bir askerin, İsrail ordusundaki bir askere yakışmayan şekilde bir aktivisti sözlü olarak taciz ettiği ve bu askerin görevden uzaklaştırıldığı ve askeri üstte 10 gün hapis cezasına çarptırıldığı belirtildi.
Asker, yargılanması sırasında eylemlerini kabul ederek pişmanlığını dile getirdi ve eylemlerin ciddiyetini anladığını ve suçun sorumluluğunu kabul ettiğini belirtti.



İsrail ordusunun Suriye’nin güneyine 22 askeri araçla girmesinin ardından 3 kişi gözaltına alındı

Suriye’de Kuneytra kentinin genel görünümü (Arşiv – Reuters)
Suriye’de Kuneytra kentinin genel görünümü (Arşiv – Reuters)
TT

İsrail ordusunun Suriye’nin güneyine 22 askeri araçla girmesinin ardından 3 kişi gözaltına alındı

Suriye’de Kuneytra kentinin genel görünümü (Arşiv – Reuters)
Suriye’de Kuneytra kentinin genel görünümü (Arşiv – Reuters)

İsrail ordusuna bağlı bir birlik, bugün (perşembe) Suriye’nin güneyinde, Kuneytra’nın güney kırsalındaki Sayda el-Hanût köyüne girdi.

Şarku'l Avsat'ın Suriye televizyonundan aktardığı habere göre 22 askeri araçtan oluşan işgal gücünün köye girerek aralarında iki kardeşin de bulunduğu üç genci gözaltına aldı.

Haberde, bu askeri hareketliliğin Kuneytra kırsalında İsrail güçleri tarafından gerçekleştirilen tekrarlanan ihlaller zincirinin bir parçası olduğu belirtildi.

Öte yandan İsrail ordusu, ultra-Ortodoks (Haredi) askerlerden oluşan “Haşmonaim” Tugayı’na bağlı birliklerin Suriye’nin güneyindeki güvenlik bölgesine konuşlandırıldığını duyurdu. Bu adım, söz konusu tugayın bölgede ilk kez konuşlandırılması olarak değerlendiriliyor.


ABD Grönland'ı ‘Altın Kubbe’ için mi istiyor?

Grönland'ın başkenti Nuuk'un merkezinde bir caddede yürüyen insanlar (AP)
Grönland'ın başkenti Nuuk'un merkezinde bir caddede yürüyen insanlar (AP)
TT

ABD Grönland'ı ‘Altın Kubbe’ için mi istiyor?

Grönland'ın başkenti Nuuk'un merkezinde bir caddede yürüyen insanlar (AP)
Grönland'ın başkenti Nuuk'un merkezinde bir caddede yürüyen insanlar (AP)

Grönland, ABD’nin füze savunması için gerçekten önemli bir yer, ama Washington’ın füze kalkanı ya da diğer adıyla ‘Altın Kubbe’yi kurmak için başka seçenekleri de var. ABD aslında Başkan Donald Trump'ın ülkesinin güvenliği için ‘hayati’ olduğunu söylediği bu kutup adasını ele geçirmek zorunda değil.

ABD füze savunma sistemi hangi özelliklere sahip?

ABD balistik füze savunma sistemi, füzeleri tespit etmek ve izlemek için uydular ve erken uyarı radar ağından oluşur.

Bu sistemler (Pasifik Okyanusu’ndaki) Mariana Adaları, Alaska, Büyük Britanya ve Grönland gibi yerlerde bulunuyor.

ABD ayrıca Aegis Savaş Sistemi ile donatılmış savaş gemilerine güvenebilir ve Romanya'nın Deveselu ile Polonya'nın Redzikowo kentlerinde bulunan radarlarını kullanabilir.

Tüm bunların yanında Washington, Kaliforniya ve Alaska'da konuşlandırılmış 44 Yer Taban Önleyici (GBI) füzesi dahil olmak üzere çeşitli türlerde önleyici füzelere sahip.

Stratejik Araştırmalar Vakfı (Fondation pour la Recherche Stratégique/FRS) araştırmacısı Etienne Marcuz’a göre ABD bu füzeleri konuşlandırarak ‘Asya kıtasından gelebilecek her türlü tehdidi bertaraf etmeyi’ amaçlıyor. Ayrıca, GBI silolarının Rusya'dan gelen herhangi bir tehdidi önlemek için uygun konumda olmadığını da belirten

Şarku’l Avsat’ın Fransız Haber Ajansı AFP’den aktardığı değerlendirmede Markuz, GBI füzelerinin doğudan gelen bir tehdidi önlemesinin olası olmadığını, çünkü bu füzelerin ABD'nin kuzeydoğusunda konuşlandırılabileceğini söyledi.

Trump'ın amacının radarları ve önleyici füzeleri ‘doğru yere’ yerleştirmek olduğunu düşünerek, Grönland'ı ilhak etmenin belirtilen nedeninin ‘bahaneden’ ibaret olduğunu savunan Markuz, “Bu füzelerin bir kısmı Polonya ve Romanya'da da bulunuyor. Dolayısıyla bu argüman ikna edici değil” ifadelerini kullandı.

Ayrıca, ABD’nin Aegis muhriplerinde SM-3 füzeleri bulunduğuna dikkati çeken Markuz, Polonya ve Romanya'da, füzelerden ayrılır ayrılmaz uzayda nükleer savaş başlıklarını önlemek için tasarlanmış SM-3 füzelerinin olduğunu, ABD'nin THAAD füze savunma sisteminin ise üst atmosferdeki son aşamada savaş başlıklarını önleyebildiğini kaydetti.

Altın Kubbe projesi nedir?

Göreve başladıktan kısa bir süre sonra, Başkan Trump, ABD topraklarını her türlü füze saldırısından korumayı amaçlayan Altın Kubbe projesini duyurdu.

ABD Başkanı, görev süresinin sonuna kadar 175 milyar dolarlık bir bütçe ayırarak operasyonel bir sistem kurmayı planlıyor, ancak birçok uzman bu hedefin bu süre içinde gerçekleştirilmesinin gerçekçi olmadığını düşünüyor.

American Enterprise Institute'tan (AEI) Todd Harrison'ın tahminlerine göre projenin maliyeti 20 yıl içinde yaklaşık 1 trilyon dolar olacak ve daha etkili bir kalkan için 3,6 trilyon dolara kadar çıkacak.

Düşük Dünya yörüngesinde, yörüngesinden ayrılıp hedef alınan füzeyle çarpışmak üzere tasarlanmış bir önleme uydusu filosunun konuşlandırılması başlıca yenilik olarak planlanıyor.

Etienne Marcuz, bununla ilgili olarak ‘başarısızlık durumunda başka fırlatma seçenekleri de olması gerektiğini’ söyledi. Marcuz Ayrıca, “ABD de kara ve denizdeki füze ve önleme yeteneklerini geliştirecek” diye ekledi.

Peki, neden Grönland?

ABD’ye fırlatılan kıtalararası balistik füzelerin Kuzey Kutbu üzerinden geçeceğini açıklayan Markuz, radar algılama ve önleme yeteneklerine duyulan ihtiyaca dikkat çekti.

ABD ordusu şu anda Grönland'ın kuzeybatısındaki Pituffik Uzay Üssü’ne radar sistemlerine sahiptir.

Gözetleme operasyonları ile ilgili olarak Markuz, uzaydaki füzeleri izlemek için Grönland'da radarların bulunmasının her zaman yararlı olduğunu, ancak bunların öneminin giderek azalacağını belirtti.

MArkuz, ABD'nin şu anda düşük Dünya yörüngesine Hipersonik ve Balistik Takip Alanı Sensörü (Hypersonic and Ballistic Tracking Space Sensor/HBTSS) uyduları konuşlandırdığını ve bunun özellikle atmosferin dışında uçan füzeleri izlemek için olduğunu açıkladı.

Ayrıca, ABD, Grönland ve Danimarka arasında mevcut savunma anlaşmaları Washington'ın birçok şeyi yapmasına imkan tanıyor.

AFP’ye konuşan Hidrojen jeopolitiği, küresel pazarlar ve stratejiler konusunda Kıdemli Araştırmacı Mika Blugion Merid, ABD'nin Grönland'da teknik, maddi ve insan kaynaklarını kısıtlama olmaksızın kullanabileceğini, isterse nükleer kaynaklarını bile yeniden konuşlandırabileceğini söyledi.

Ancak Danimarka ve Grönland yetkililerinin bilgilendirilmesi ve danışılması gerekiyor.

Merid, şunları ekledi:

“Danimarkalılar, kendilerine danışıldıktan sonra bir projeyi reddederse ve ABD bunu tek taraflı olarak uygularsa, bu Danimarka'nın egemenliğinin ihlali olarak yorumlanabilir ve diplomatik ve siyasi gerginliğe yol açabilir. Bu yüzden Danimarka yasal anlamda veto hakkına sahip olmasa da gerçekte ABD'nin Grönland'da yaptığı her şey için siyasi bir anlaşmaya varılması gerekiyor.”


Rusya, casusluk suçlamasıyla bir İngiliz diplomatı sınır dışı etti

Moskova’daki İngiltere Maslahatgüzarı Danae Dholakia (EPA)
Moskova’daki İngiltere Maslahatgüzarı Danae Dholakia (EPA)
TT

Rusya, casusluk suçlamasıyla bir İngiliz diplomatı sınır dışı etti

Moskova’daki İngiltere Maslahatgüzarı Danae Dholakia (EPA)
Moskova’daki İngiltere Maslahatgüzarı Danae Dholakia (EPA)

Rusya, Ukrayna savaşı nedeniyle Moskova ile Batı arasındaki gerilimin arttığı bir dönemde, “casusluk” suçlamasıyla bir İngiliz diplomatı sınır dışı ettiğini açıkladı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan bugün (Perşembe) yapılan açıklamada, İngiltere’nin Moskova Büyükelçiliği’nde görevli bir diplomatın “Britanya gizli servislerine mensup olduğuna dair bilgiler” alındığı belirtilerek, söz konusu diplomatın akreditasyonunun iptal edildiği bildirildi. Açıklamaya göre, İngiltere’nin maslahatgüzarı Danae Dholakia bakanlığa çağrılarak karar kendisine iletildi ve diplomata Rusya’dan ayrılması için iki haftalık süre tanındı.

Rus devlet televizyonu RT’nin, Rusya Federal Güvenlik Servisi’ne (FSB) dayandırdığı haberde ise, söz konusu kişinin “Moskova’daki İngiliz Büyükelçiliği’nin bir biriminde sekreterlik görevi kisvesi altında Rusya’ya gönderilmiş, beyan edilmemiş bir İngiliz istihbarat subayı” olduğu öne sürüldü. FSB, İngiliz subayın akreditasyonunun iptal edildiğini ve iki hafta içinde Rusya’yı terk etmesinin istendiğini duyurdu.

Rusya Dışişleri Bakanlığı ayrıca, Londra’nın bu konudaki tutumunu sertleştirmesi halinde Moskova’nın tepkisinin “kararlı ve net” olacağı uyarısında bulunarak, “Rusya, Britanya özel servislerine mensup ve resmen beyan edilmemiş personelin topraklarımızdaki faaliyetlerine müsamaha göstermeyecektir” açıklamasını yaptı.