İranlı yetkililer protestocuları cezalandırmakta kararlı

Reformist isim Kerrubi ‘iktidarın infaz arzusu’ konusunda uyardı, Ünlü aktivistler, BM Genel Sekreteri Guterres'i duruma müdahale etmeye çağırdı

Bilim ve Kültür Üniversitesi'ndeki kız öğrenciler idam kararlarını kınayan bir protesto gösterisi düzenlediler (İran Öğrenci Birliği) Cumartesi akşamı Tahran'ın merkezindeki Settar Han Caddesi'nde konuşlanan çevik kuvvet polisleri (Twitter)
Bilim ve Kültür Üniversitesi'ndeki kız öğrenciler idam kararlarını kınayan bir protesto gösterisi düzenlediler (İran Öğrenci Birliği) Cumartesi akşamı Tahran'ın merkezindeki Settar Han Caddesi'nde konuşlanan çevik kuvvet polisleri (Twitter)
TT

İranlı yetkililer protestocuları cezalandırmakta kararlı

Bilim ve Kültür Üniversitesi'ndeki kız öğrenciler idam kararlarını kınayan bir protesto gösterisi düzenlediler (İran Öğrenci Birliği) Cumartesi akşamı Tahran'ın merkezindeki Settar Han Caddesi'nde konuşlanan çevik kuvvet polisleri (Twitter)
Bilim ve Kültür Üniversitesi'ndeki kız öğrenciler idam kararlarını kınayan bir protesto gösterisi düzenlediler (İran Öğrenci Birliği) Cumartesi akşamı Tahran'ın merkezindeki Settar Han Caddesi'nde konuşlanan çevik kuvvet polisleri (Twitter)

İran İçişleri Bakan Yardımcısı, ülkede protesto gösterilerinin patlak vermesinin 13’üncü haftasının başında, göstericilerin infaz edileceği yönündeki tehditlerin ülke geneline yayılmış haldeki protesto hareketinin odak noktası haline geldiği bir dönemde, rejim karşıtı gösterilerde tutuklananlar hakkında yargı tarafından alınan kararların uygulanmasına ilişkin kararlılıklarını vurguladı. Öte yandan Tahran'da, geçtiğimiz hafta yetkililer tarafından idam edilen Muhsin Şikari için gece saatlerinde sloganlar atıldı. Kürdistan ilinin merkez şehri Senendec’te, sosyal platformlarda paylaşılan video kayıtlarında güvenlik güçlerinin infazları protesto eden öğrencilere saldırdıkları görüldü.
Başkent Tahran’ın çeşitli bölgeleri yine çalkantılı bir geceye sahne oldu. Polis, Cumartesi gecesi Settra Han Caddesi'ndeki göstericilere karşı göz yaşartıcı gaz kullandı. Göstericilerin ağırlıklı olarak ‘diktatöre ölüm’ sloganları atması dikkati çekti.
Twitter'da protesto gösterilerini yakından takip eden ve gösterilerden görüntüler aktaran 1500tasvir adlı hesabın aktardığı görüntülere göre Cuma gecesi sıkı güvenlik önlemleri altında Tahran'ın batısındaki Teşigir semti sokaklarına dökülen bir grup protestocu, ‘Biz kimseyi katil liderle pazarlık yapmak için kurban vermedik’ ve ‘yoldaşların kanı üzerine yemin olsun sonuna kadar direneceğiz’ sloganları attıkları duyuldu.
İran, Perşembe günü protestocular hakkında alınan ilk idam kararını infaz ederek Tahran'nın batısındaki protestoların düzenlendiği başlıca noktalardan biri olan Settar Han Caddesi'ni kapatmak ve bir güvenlik görevlisini bıçaklamakla suçlanan 23 yaşındaki Muhsin Şikari’yi idam etti. Batı ülkeleri idamı kınarken, infaz, ülke içinde öfkeli protesto dalgalarına neden oldu.
Şikari'nin infazının ateşlediği öfke patlamasıyla ülkedeki bazı üniversitelerde ve Tahran'daki ez-Zehra Üniversitesi'nde protestolar yeniden başladı. Güvenlik güçleri, Şikari'nin infazını kınayan pankartlar taşıyan çok sayıda kız öğrenciyi gözaltına aldılar. Tahran'daki Bilim ve Kültür Üniversitesi'nde protestocular Şikari'nin infazını kınayan sloganlar atarken Tahran'daki Beheşti Üniversitesi öğrencileri ise sessizce nöbet tuttular. Güvenlik güçleri, Kürdistan ilinin merkez şehri Senendec’teki Senendec Üniversitesi'nde Muhsin Şikari'nin infazını protesto eden bir grup kız öğrenciyi kovaladı. Sosyal medya platformları üzerinden paylaşılan görüntülerde üniversite avlusunda panik yaşandığını görülürken kız öğrencilerin çığlık attıkları duyuldu.
İranlı Kürt genç kadın Mahsa Amini'nin (22) 16 Eylül'de gözaltına alındığı sırada bir polis merkezinde ölmesinin ardından ülke genelinde patlak veren protestolar, Velayet-i Fakih sisteminin 43 yıllık ömründe rejime karşı başlatılan en büyük meydan okumalardan biri olarak kabul ediliyor.
Protestocular, Cuma günü geç saatlerde Muhsin Şikari’nin mezarı çevresinde ve ailesinin Tahran’ın kuzeyindeki Narmek semtindeki evinin önünde toplandılar. Reuters'ın aktardığına göre sosyal medyada yoğun bir şekilde paylaşılan bir video kaydında protestocuların dün akşam geç saatlerde Tahran'ın kuzeyindeki evlerin çatılarından İran’ın Dini Lideri (Rehber) Ali Hamaney'e karşı ‘Hepimiz Muhsen'iz’ ve ‘Hamaney bir katil’ sloganları attıkları duyuldu.
Şikari’nin infazı, İranlı yetkililerin ‘yeryüzünde bozgunculuk çıkarmak (ifsad fi'l arz)’ ve ‘devlete karşı savaş açmak (muharebe)’ ile suçlanan ve her iki suçlama için de ölüm cezasıyla yargılanan kişilerin infazlarına devam edeceklerine dair korkuları artırdı.
Emniyetten sorumlu İçişleri Bakan Yardımcısı Mecid Mirahmadi, ülkesinin protestoculara karşı verilen yargı kararlarını ‘mutlaka’ uygulamak niyetinde olduğunu söyledi. ‘Rejimi geri adım atmaya zorlamak için’ yargıya yönelik bir ‘medya propagandası’ olduğuna işaret eden Mirahmadi, ancak propagandanın yargı görevlilerinin kararlılığını etkilemeyeceğini ve son kişinin dahi cezasını çekmesini sağlayacağını belirtti.
İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) ile bağlantılı ‘Javan’ (Civan) gazetesi ise protestoculara verilen idam cezalarının infazını savundu. Gazetenin Cumartesi günü yayınlanan sayısında, son olayların faillerinin yargılanması ve cezalandırılmasına yönelik adli prosedürlerin yasal standartlara uygun olduğu ve insanların hak iddiasına dayandığı vurgulandı. Gazete, güvenlik güçlerinden 60 kişinin öldürüldüğünü bildirdi. Yasalar gereği yargının tüm cinayet faillerine ceza vermesi gerektiğinin altını çizen gazete, Şikari'nin infazının son olaylarda bir ilk olduğunu, ancak son olmadığını yazan gazete, “Muhsen Şikari'nin infazından sonra bazı kişilerin çıkardığı gürültü, yargı süreçlerinin doğru ve yasal standartlara uygun olduğunu gösteriyor. Kaosun arkasındakilerin yargılanıp cezalandırılmasını beklemek zorundayız.  Muhariplerin (devlete karşı savaş açanların) ve onların suç ortaklarının İran’a ve İranlılara verdirdikleri kayıpların bir kısmı telafi edilecek mi?” diye ekledi.
İran'da reformcu kesime yakın Etemad (İtimat) gazetesi, idam cezası öngörülen ‘muharebe (devlete karşı savaş açmak)’ suçlamasıyla yargılanan 25 protestocunun isimlerinin olduğu bir liste yayınladı. Gazete, daha fazla kişinin infaz edilmemesi için yargı makamlarına idam cezalarının yeniden gözden geçirilmesi çağrısında bulundu.
İran Meclisi’nde milletvekillerinin bir kısmı, protestoculara karşı ‘misillemede bulunulması ve idam cezasına çarptırılmaları’ çağrısında bulunulan bir bildiriyi imzalayarak tartışmalara yol açtılar. Bazı milletvekilleri ise bildiriden uzak kalmaya çalıştılar.
Öte yandan merkezi Norveç Oslo'da bulunan İran İnsan Hakları Örgütü, önde gelen onlarca İranlı aktivistin Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'e bir mektup göndererek tepki göstermelerinin İran'daki ‘infaz makinesini durdurabileceğini’ söylediklerini duyurdu.
Mektupta İran İnsan Hakları Örgütü (IHR) Başkanı Mahmud Amiri Mukaddem, Nobel Barış Ödüllü avukat Şirin Ebadi, Nesrin Sutude ve Mehrangiz Kar gibi isimlerin de aralarında bulunduğu önde gelen 45 aktivistin imzası yer aldı.
Mektupta, protestocu Muhsen Şikari'nin şoke edici, ani ve yasa dışı infazının daha çok askeri mahkemelerde yapılanlara benzediği, İran’ı ve halkını şaşkınlığa uğrattığını ve büyük bir üzüntüye boğduğu vurgulandı.
Mektupta, şu ifadeler yer aldı:
“Hak ve özgürlüklerini talep etmek için sokaklara çıkan bu genç, hukuka aykırı olarak Devrim Mahkemesi'nde avukatsız ve kendini savunma fırsatı verilmeden mahkûm edildi. Bu, İran makamları tarafından tanınan anayasa, İslam Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu ve İran'ın taraf olduğu uluslararası sözleşmeler dahil olmak üzere kanunların açıkça ihlalidir.”
 ‘Devrimci Mahkeme’nin çok sayıda protestocu hakkında idam cezası verdiğine dikkat çekilen mektupta, “Tek suçları ‘Kadın, Yaşam, Özgürlük' sloganıyla barışçıl gösterilere katılmaktı. Bu hukuksuz ve insanlık dışı infazların gerçekleştirilmemesi için BM Genel Sekreteri’nden yasal araçları kullanarak ve uluslararası toplumun yardımını alarak infazların derhal ve kesin bir şekilde durdurulmasını istemesini ve İran hükümetinin çocukların da yargılandığı davalar dahil olmak üzere hukuka aykırı davalara son vermesini ve gelecekte yerel yasalara, uluslararası standartlara ve sözleşmelere uygun olarak mahkemelerde bağımsız avukatların bulunmasını talep etmesini vurguladık” denildi.
Mektupta imzası bulunan akvisitler, İran’ın tüm şehirlerinde güvenlik ve istihbarat yetkililerinin direktifleri altında ve yargıçların şok edici cezalar verdiği özel adli birimlerde protestocuların yargılanmaya devam ettiğini ve bunun yanı sıra yaygın ve açık bir şekilde yasaların ihlal edildiğini belirttiler. Mektubun sonunda, “İran İslam Cumhuriyeti'nin infaz ve baskı makinesini ancak siz sayın Genel Sekreterin (Antonio Guterres), dünya kamuoyunun, demokratik hükümetlerin ve etkili şahsiyetlerin acil müdahalesi durdurabilir” ifadeleri yer aldı.
Diğer taraftan ev hapsindeki reformist lider Mehdi Kerrubi, Muhsen Şikari'nin infazını kınadı. Kerrubi, Şikari'ye verilen idam cezasının, cinayet işlenmediği ve eylemlerinin muharebe sayılmadığı halde  terör ortamı dayatmalarına uygun olarak hızlı bir şekilde onaylanarak infaz edildiğini söyledi.
Kerrubi, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu kararın uygulanmasının, iktidarın iradesine göre daha fazla infaz kararının çıkarılmasının ve bu kararların uygulanmasının başlangıcı olmasından korkuyorum. Ne yazık ki, Sayın Hamaney, protestoların nedenlerine bakmadan ve onları suçlamadan, yalnızca sorunu ortadan kaldırmaya ve ondan kurtulmaya odaklandı. Olayların bastırılmasına temel sağlamak için her protestoyu ya da talebi kasıtlı olarak düşmandan bildi. Teröre karşı zafer teorisi baskıdan, aşağılanmadan, ayrımcılıktan, yozlaşmadan bıkmış bu millet için artık geçerli değil. Rüzgar ekenin fırtına biçeceğini asla unutmayın!”



Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
TT

Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)

Yeni bir ankete göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci First Lady'si seçildi ancak en sevilmeyen First Lady unvanını Trump'ın rakibi Hillary Clinton aldı.

YouGov'a göre bu ay 2 bin 255 ABD vatandaşından son 11 First Lady'yi "Mükemmel"den "Kötü"ye uzanan bir ölçekte sıralamaları istendi.

Yüzde 36'sı Melania'yı "kötü", yüzde 10'u da "ortalama altı" olarak değerlendirdi. Ankete katılanların yaklaşık yüzde 18'i Melania'yı "mükemmel", yüzde 12'si de "ortalama üstü" notu verdi. Böylece net onay oranı -16 çıktı.

Melania'dan daha düşük sırada yer alan tek First Lady, 2016 başkanlık seçimini Donald Trump'a kaybeden Hillary Clinton'dı. Ankete katılanların yüzde 33'ü onu "kötü", yüzde 11'i de "ortalama altı" diye değerlendirdi ve net onay oranı -17 oldu.

Öte yandan en popüler First Lady'ler sırasıyla +56, +32 ve +25 net puanla Jackie Kennedy, Rosalynn Carter ve Nancy Reagan'dı.

Michelle Obama da katılımcılar arasında favori olarak öne çıktı; yüzde 33'ü onu "mükemmel", yüzde 12'si ise "ortalama üstü" olarak değerlendirdi ve bu da ona +21 net onay puanı kazandırdı. Yaklaşık yüzde 22'si onu "kötü" buldu.

Ortalama olarak son 11 First Lady'nin çoğu, eşlerinden daha yüksek net puanlar aldı.

Hillary Clinton, -3 net puanlı eşinden önemli ölçüde daha düşük olan tek First Lady'ydi.

Birçok başkan ve First Lady benzer puanlar aldı; Jacqueline Kennedy Onassis ve John F. Kennedy (+56'ya karşı +61), Nancy ve Ronald Reagan (+25'e karşı +22), Michelle ve Barack Obama (+21'e karşı +15) bunlardan bazıları.

Melania ve Donald Trump da benzer ancak olumsuz puanlar aldı (-16'ya karşı -20).

Anket ayrıca, katılımcıların yüzde 48'inin Donald Trump'ı "kötü" bulduğunu, yüzde 6'sının ise "ortalama altı" olarak değerlendirdiğini ortaya koydu. Trump, YouGov'un katılımcılara sorduğu 20 başkan arasında en düşük puanı aldı. Katılımcıların yaklaşık yüzde 19'u 45 ve 47. başkanı "olağanüstü" olarak değerlendirdi.

Trump'tan sonra, selefi Joe Biden, katılımcıların yüzde 38'inin "kötü", yüzde 12'sinin ise "ortalama altı" şeklinde değerlendirdiği en az popüler eski başkan oldu. Sadece yüzde 7'si Biden'ı "mükemmel" olarak değerlendirdi.

Ankete göre, "First Lady'ler hakkındaki genel görüşler, eşleri hakkındaki görüşlere benzer şekilde siyasi olarak kutuplaşmış durumda".

Anket, tartışmalı belgeseli Melania'nın gösterime girmesiyle birlikte Melania Trump hakkında kamuoyunun ne düşündüğüne dair fikir veriyor. Belgeselin ilk hafta sonu 7 milyon dolar kazandığı bildirilse de bilet satışları ikinci haftada düşerek sadece 2,4 milyon dolar getirdi.

Amazon, belgeselin haklarını satın almak için 40 milyon, tanıtımı içinse 35 milyon dolar daha harcamıştı.

Independent Türkçe


Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
TT

Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Ortadoğu'daki askeri yığınağını artırarak İran'a saldırı hazırlığı yapıyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla CNN'e konuşan yetkililer, ordunun İran'a bu hafta sonu saldırı düzenlemeye hazır olduğunu ancak Trump'ın henüz son kararını vermediğini söylüyor.

Üst düzey güvenlik yetkililerinin çarşamba günü Beyaz Saray'da İran'daki durumla ilgili toplantı düzenlediği aktarılıyor. Trump'ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner da İran'la müzakereler hakkında Cumhuriyetçi lideri bilgilendirmiş.  

Wall Street Journal (WSJ), Amerikan ordusunun 2003 Irak işgalinden bu yana Ortadoğu'daki en büyük hava gücünü topladığını yazıyor.

Son teknoloji F-35 ve F-22 jet avcı uçaklarının bölgeye yönlendirildiği, büyük hava harekatlarını koordine etmek için hayati önem taşıyan komuta ve kontrol uçaklarının da yola çıktığı aktarılıyor.

ABD ordusu, USS Abraham Lincoln'ın ardından, Venezuela'daki operasyon öncesinde Karayipler'e gönderilen dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald Ford'u da Ortadoğu'ya yönlendirmişti. Bu gemide de çok sayıda saldırı ve elektronik harp uçağı olduğu ifade ediliyor.

Yetkililer, askeri harekat halinde iki seçeneğin masada olduğunu belirtiyor. ABD ordusu, Tahran yönetimini devirmek amacıyla çok sayıda İranlı siyasi ve askeri lideri hedef alabilir. Bunun yerine nükleer ve balistik füze tesislerinin vurulacağı hava saldırıları da düzenlenebilir. Her iki seçenek de potansiyel olarak haftalarca sürecek bir operasyon anlamına geliyor.

Analizde, geçen yıl haziranda İsrail'le yaşanan çatışmalar nedeniyle İran'ın hava savunma sisteminin ağır hasar aldığı savunuluyor. Buna rağmen Tahran yönetiminin, Hürmüz Boğazını kapatma ve çeşitli menzile sahip füzelerle misilleme yapma ihtimali olduğu vurgulanıyor.

ABD ve İsrail, İran'ın uranyum zenginleştirerek nükleer silah geliştirmeyi planladığını savunurken Tahran yönetimi bunu defalarca reddetmişti.

ABD ve İran arasında Umman'da 6 Şubat'ta başlayan müzakerelerde henüz somut bir sonuca varılamadı. Trump, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını isterken, Tahran ise zenginleştirme seviyelerinin değiştirilebileceğini fakat programın durdurulmayacağını belirtiyor.

Diğer yandan İsrail, İran'ın balistik füze programının ve bölgedeki örgütlere verdiği desteğin sonlanmasını da istiyor. Washington-Tahran müzakerelerinin şimdilik nükleer programa odaklandığı ifade ediliyor. WSJ'ye konuşan yetkililer, İran'ın Trump görevden gidene dek uranyum zenginleştirme programını askıya alabileceğini söylüyor.  

Independent Türkçe, Wall Street Journal, CNN


Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
TT

Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü yaptığı açıklamada, Washington’un İran ile “ciddi bir anlaşma” yapması gerektiğini belirterek, Tahran’la yürütülen görüşmelerin iyi gittiğini söyledi.

Trump, Washington’da düzenlenen Barış Konseyi’nin ilk toplantısında, “Görüşmeler iyi. Yıllar içinde İran’la ciddi bir anlaşma yapmanın kolay olmadığı kanıtlandı. Ciddi bir anlaşma yapmalıyız; aksi takdirde sonuçları ağır olur” dedi.

ABD Başkanı, “İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek” ifadelerini kullandı.

Washington ile Tahran arasındaki kriz hassas bir dönemece girerken, üst düzey ulusal güvenlik yetkililerinin Trump’a, ABD ordusunun olası bir saldırı için “hazır” olduğunu bildirdiği aktarıldı. Cumartesi gününden itibaren uygulanabilecek muhtemel bir operasyon seçeneğinin masada olduğu, ancak nihai kararın Beyaz Saray’da siyasi ve askerî değerlendirmeye tabi tutulduğu belirtildi.

dfvgthy
İranlı askerlerin, Rus askerlerle birlikte Umman Denizi’nde gerçekleştirdiği askerî tatbikattan bir kare (EPA)

Amerikan televizyon ağlarının kaynaklarına göre son günlerde Ortadoğu’ya sevk edilen güçler – ek hava ve deniz unsurları dâhil – konuşlanmalarını tamamladı. Olası bir harekâtın zaman çizelgesinin hafta sonrasına da sarkabileceği ifade edildi.

Kaynaklar, İran’dan gelebilecek misillemelere karşı Savunma Bakanlığı’nın bazı personeli geçici olarak Avrupa’ya ya da ABD içine kaydırdığını belirtti. Bunun rutin bir önleyici tedbir olduğu ve saldırının kaçınılmaz olduğu anlamına gelmediği vurgulandı.

Angajman kuralları değişebilir

Bu gelişme, Trump açısından karmaşık bir denkleme işaret ediyor. Olası bir askerî darbe, bölgede angajman kurallarını değiştirebilir ve Tahran’ın müzakere pozisyonunu zayıflatabilir. Ancak aynı zamanda Körfez’den Doğu Akdeniz’e uzanabilecek geniş çaplı bir bölgesel tırmanma riskini de beraberinde getirebilir.

Öte yandan bekleme stratejisi, ABD iç kamuoyunda ya da Washington’un müttefikleri nezdinde geri adım olarak yorumlanabilir. Bu durum, askerî tehdidin inandırıcılığının test edildiği bir an olarak değerlendiriliyor.

CNN’e konuşan kaynaklar, ABD ordusunun hafta sonu itibarıyla İran’a yönelik bir saldırıya hazır olduğunu, ancak Trump’ın henüz nihai kararını vermediğini bildirdi.

hyjuıko
İran yönetimi karşıtı göstericiler, 17 Şubat 2026’da Cenevre’deki Birleşmiş Milletler Ofisi önünde pankart ve fotoğraflar taşıyor (AFP)

Kaynaklara göre Trump, özel görüşmelerde askerî müdahaleyi destekleyen ve karşı çıkan argümanları dinledi, danışmanları ve müttefiklerinin görüşlerini aldı. Bir kaynak, “Bu konu üzerinde uzun süre düşünüyor” dedi.

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ise televizyonda yaptığı açıklamada, İran’la ilgili kararın fiilen alındığını öne sürdü. Bölgeye yapılan büyük askerî yığınağa dikkat çeken Graham, savaş gemilerinin “bu mevsimde hava güzel olduğu için” bölgeye gelmediğini söyledi.

Daralan müzakere penceresi

Sahadaki gerilim tırmanırken diplomasi de temkinli adımlarla ilerliyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Cenevre’de yapılan dolaylı görüşmelerin ikinci turunda genel “yol gösterici ilkeler” üzerinde anlayış sağlandığını, ancak ihtilaflı başlıkların sürdüğünü açıkladı.

Bir ABD’li yetkili, Tahran’ın önümüzdeki iki hafta içinde yazılı bir teklif sunabileceğini belirterek “ilerleme sağlandı ancak pek çok ayrıntı hâlâ müzakere ediliyor” dedi.

Tahran, müzakerelerin yalnızca nükleer dosya ve yaptırımların kaldırılmasıyla sınırlı kalmasında ısrar ederken, Washington balistik füze programı ve İran’ın bölgesel müttefiklerine verdiği desteğin de gündeme alınmasını istiyor. Bu iki yaklaşım arasındaki siyasi mesafenin kısa sürede kapanması zor görünüyor.

İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammad Eslami, “Nükleer endüstrinin temeli zenginleştirmedir” diyerek, hiçbir ülkenin İran’ı barışçıl teknoloji hakkından mahrum bırakamayacağını söyledi.

Bu açıklama, ABD’nin diplomasi başarısız olursa askerî seçeneğin masada olduğunu hatırlatmasının hemen ardından geldi.

Rus haber ajansı Interfax, Rus devlet nükleer şirketi Rosatom CEO’su Aleksey Likhachev’in, anlaşma sağlanması hâlinde İran’dan zenginleştirilmiş uranyumu kabul etmeye hazır olduklarını söylediğini aktardı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı ise uranyumun İran’dan çıkarılması önerisinin hâlâ masada olduğunu, ancak nihai kararın Tahran’a ait olduğunu belirtti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin “ne pahasına olursa olsun Amerika’ya boyun eğmeyeceğini” söyledi. İran’ın savaş istemediğini, ancak “aşağılanmayı kabul etmeyeceğini” vurguladı.

Hürmüz mesajı

Tahran, askeri gücünü Hürmüz Boğazı’nda sergiledi. Bir askeri yetkili, boğazın “en kısa sürede kontrol altına alınabileceği ya da kapatılabileceği” uyarısında bulundu. İran Devrim Muhafızları “Hürmüz Boğazı’nda Akıllı Kontrol” adlı tatbikatını tamamladı.

Boğaz, küresel petrol ve doğalgaz ihracatının önemli bölümünün geçtiği stratejik bir hat olarak, İran’ın geleneksel caydırıcılık kartı olarak görülüyor.

Moskova’dan uyarı

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İran’a saldırının “ateşle oynamak” olacağını belirterek siyasi yöntemlere öncelik verilmesi çağrısında bulundu. Kremlin, Tahran’la yapılan ortak deniz tatbikatlarının önceden planlandığını açıkladı.

İsrail’de yayımlanan Maariv gazetesi, Washington’un olası bir saldırıdan kısa süre önce Tel Aviv’i bilgilendireceğinin değerlendirildiğini yazdı.

Polonya Başbakanı Donald Tusk, vatandaşlarına İran’ı derhal terk etmeleri çağrısında bulundu ve çatışma ihtimalinin “oldukça gerçekçi” olduğunu söyledi.

Öte yandan Avrupa Birliği Konseyi, 29 Ocak’taki Dışişleri Konseyi toplantısında varılan mutabakatın ardından 19 Şubat’ta İran Devrim Muhafızları’nı resmen terör örgütleri listesine ekledi. Böylece kurum, AB’nin terörle mücadele yaptırımlarına tabi olacak.