Şeker hastaları için elektronik glikoz izleme aparatı

Elektronik yama aparatının araştırması Waterloo Üniversitesi tarafından yapıldı. (Waterloo Üniversitesi)
Elektronik yama aparatının araştırması Waterloo Üniversitesi tarafından yapıldı. (Waterloo Üniversitesi)
TT

Şeker hastaları için elektronik glikoz izleme aparatı

Elektronik yama aparatının araştırması Waterloo Üniversitesi tarafından yapıldı. (Waterloo Üniversitesi)
Elektronik yama aparatının araştırması Waterloo Üniversitesi tarafından yapıldı. (Waterloo Üniversitesi)

Kanada Waterloo Üniversitesi araştırmacıları, üç yıllık bir çalışmanın ardından şeker hastalarına birkaç saatte bir kan örneği almak için parmak iğnelemesi gerektiren geleneksel testler yerine günün her saati için uygun, maliyetsiz ve ağrısız bir alternatif sunacak yeni bir elektronik yama geliştirdi.
Elektronik yama, daha kolay kullanılacak hale getirmek için  verileri hastaların akıllı telefonlarına ileterek, kendilerine ulaşan bilgilere göre insülin dozunu ayarlamalarına olanak tanıyacak.
Şeker hastalarının tam olarak ne kadar ilaca ihtiyaç duyduklarını bilmeleri geretiğinden analiz için parmak ucunu iğne ile delmeye dayalı cihazlar kullanıyorlar. Ancak ayrıntıları Advanced Healthcare Materials dergisinin son sayısında yayımlanan aparatta glikoz seviyelerini algılamak için yüzlerce küçük iğne kullanıyor.
Uzun yıllardır piyasada kan şekerini takibe yarayan sayısız cihazlar bulunmasına rağmen bu aparat, kullanımı için herhangi bir tıbbi yardım gerektirmemesinden dolayı türünün ilk örneği.
Elektronik yama üretim projesinin baş araştırmacısı elektrik ve bilgisayar mühendisliği Profesörü Mahla Boudineh, Waterloo Üniversitesi internet sitesinde yayınlanan  raporda şu açıklamayı yaptı:
“Hastalar, bir hemşire tarafından deri altına yerleştirilmesi gereken diğer bazı cihazların aksine yamayı kendileri yerleştirebilir.  Çok küçük, sadece bir santimetre olacak. Bu yüzden bir kişinin koluna çok gizli bir şekilde takılabilir ve düşük maliyetli malzemeler kullandığı için şu an mevcut olan ve yılda 4 bin 800 dolara mal olabilen bazı alternatiflerden daha ucuz olacak. Ve yeni yama reçetesiz satın alınabilecek. Ayrıca mevcut cihazlara göre daha doğru ölçüm yapabilecek.”
Projede yer alan araştırmacı Peyman Ghavami Necad, yeni yamada hidrojel malzeme kullanmasının bir avantaj olduğunu vurguladığı açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Ticari olarak birçok izleme yaması mevcut olsa da bizim yamamız, glikoz algılaması için bir mikro iğne platformu olarak bir hidrojel kullanan türünün ilk örneği. Mikro iğnelerden kullanıcıların akıllı telefonlarına kablosuz olarak okuma göndermek için ona minyatür bir elektronik platform bağlanacak. Bazı iyileştirmeler yapıldıktan sonra en geç iki yıl içinde piyasada olmasını bekliyoruz.”



Erken bunama... Neden görmezden geliyoruz? En belirgin belirtileri neler?

Bunama genellikle yaşlılarla ilişkilendirilse de bu durum yaş ayrımı gözetmez. (Reuters)
Bunama genellikle yaşlılarla ilişkilendirilse de bu durum yaş ayrımı gözetmez. (Reuters)
TT

Erken bunama... Neden görmezden geliyoruz? En belirgin belirtileri neler?

Bunama genellikle yaşlılarla ilişkilendirilse de bu durum yaş ayrımı gözetmez. (Reuters)
Bunama genellikle yaşlılarla ilişkilendirilse de bu durum yaş ayrımı gözetmez. (Reuters)

Dünya çapında yaklaşık 57 milyon insan bunama (demans) hastalığından mustarip. Demans vakalarının çoğu yaşlı insanlarda teşhis edilirken, vakaların yaklaşık yüzde 7'si 65 yaşın altındaki insanlarda görülüyor.

Bu sayının daha yüksek olmasının nedeni erken bunamanın yeterince teşhis edilememesi olabilir. Bu da pek çok insanın ihtiyaç duyduğu destekten mahrum kalabileceği anlamına geliyor.

Şarku’l Avsat’ın Independent'tan aktardığına göre erken bunamanın yeterince teşhis edilmemesinin beş nedeni ve hastalıkla ilişkili en yaygın semptomlar şunlar:

Demans ve yaşlılıkla ilişkisi

‘Demans’ kelimesini duyduğunuzda aklınıza 65 yaş altı biri geliyor mu? Demans genellikle yaşlılarla ilişkilendirilse de bu durum ayrım gözetmez. Aslında, herkese (hatta çocuklara bile) farklı demans türleri teşhisi konulabilir. Ancak bu yaygın varsayım, pek çok gencin doktorlarına başvurmayacağı anlamına geliyor. Çünkü çoğu kişi semptomlarının herhangi birinin nedeninin demans olabileceğini düşünmez.

Doktorlar da genellikle gençlerde demans olasılığını göz ardı ediyor. Erken bunama teşhisi konulan birçok kişinin semptomları başlangıçta göz ardı edilmiş ve hatta bazı doktorlar bu kişilerin deneyimlerine çok az ilgi göstermiştir. Gençlere demans için ‘çok genç’ olduklarının söylenmesi de alışılmadık bir durum değildir.

Bu deneyimlerin hayal kırıklığına yol açması şaşırtıcı değildir. Hastalar ve aileleri, sağlık sistemleri tarafından önemsenmediklerini ve ihmal edildiklerini hisseder.

Farklı semptomlar

Demans genellikle kısa süreli hafıza kaybı ile ilişkilendirilir. Ancak biliş (düşünmeden algılamaya kadar tüm zihinsel süreçlerimizi kapsar) son derece karmaşıktır.

Bu nedenle demans, kişilik ve dilde değişiklikler, nesneleri tanımada, mesafeleri tahmin etmede veya hareketleri koordine etmede zorluklar ve hatta halüsinasyonlar ve sanrılar gibi çok çeşitli semptomlara yol açabilir.

Yaşlılarda görülen demansla karşılaştırıldığında, erken bunama hastalarında hafıza kaybı dışında belirtilerin görülme olasılığı daha yüksektir. Örneğin, araştırmalar erken Alzheimer hastalığı olan kişilerin yaklaşık üçte birinde koordinasyon sorunları ve görme değişiklikleri ile ilişkili erken belirtiler olduğunu göstermektedir.

Demansın nadir nedenleri

Demans, hepsi bilişsel bozukluğa neden olan bir dizi beyin bozukluğu için kullanılan bir şemsiye terimdir. Yaşlılarda demansın en yaygın nedeni Alzheimer hastalığıdır ve vakaların yüzde 50 ila 75'ini oluşturur. Ancak 65 yaşın altındaki kişilerde demans vakalarının yalnızca yüzde 40'ı Alzheimer hastalığına bağlanabilir.

Bunun yerine, erken bunama genellikle frontotemporal demans gibi nadir görülen nörodejeneratif durumlardan kaynaklanır. Frontotemporal demans, demans teşhisi konulan yaklaşık yirmi kişiden birini etkilemektedir. Bu hastalıklar beynin kişilik, davranış, dil, konuşma ve yürütme işlevlerinden sorumlu bölümlerini etkiler.

Örneğin, primer progresif afazi bir frontotemporal demans türüdür. Bu tür, her 100 bin kişiden yaklaşık üçünü etkiler. Primer progresif afazi esas olarak kişinin iletişim kurma ve konuşmayı anlama becerisini etkiler.

Sekonder demans da erken başlangıçlı demansı olan kişilerde daha yaygındır. Altta yatan başka bir tıbbi durum, bir hastalık (Huntington hastalığı veya beyin tümörü gibi) veya bir dış faktörün (viral enfeksiyon, madde bağımlılığı veya kafa travması gibi) neden olduğu demanstır.

Semptomların diğer durumlarla örtüşmesi

Erken bunama belirtileri, bipolar bozukluk, psikoz, depresyon ve anksiyete gibi bazı ruh sağlığı durumlarında yaygın olarak görülen belirtilere çok benzer.

Belirtiler arasında ilgisizlik, panik hissi, sinirlilik, ajitasyon, halüsinasyonlar ve sanrılar da yer alabilir.

Erken bunamanın erken belirtileri kadınlarda menopoz veya yorgunluk dönemi olarak yanlış teşhis edilebilir.

Elbette bu belirtileri yaşayan herkes erken bunama hastası değildir. Ancak teşhisi kolaylaştırmak için örtüşen semptomlar hakkında farkındalık yaratmak önemlidir.

Deneyimler kişiden kişiye değişir

Bir kişinin semptomlarının türü ve şiddeti, fiziksel sağlığı, sosyal çevresi ve hatta stres düzeyleri gibi birçok faktöre bağlı olarak değişebilir. Tüm bunlar demansın nasıl yaşandığı konusunda önemli farklılıklara yol açar.

Kişinin bilişsel rezervi (beynin hasar veya beyin değişikliklerine rağmen iyi bilişsel işlevi sürdürme yeteneği) de demans semptomlarını nasıl yaşadıklarını ve bunlarla nasıl başa çıktıklarını etkiler. Bazı insanlar bu zorlukların üstesinden gelmek için güçlü destek ağlarına, psikolojik dayanıklılığa veya kişiselleştirilmiş başa çıkma stratejilerine güvenerek daha etkili bir şekilde uyum sağlayabilir.