İran'da idamlara karşı öfke protestoları körükledi

Rafsancani'nin kızının hapis cezasına çarptırıldı, tır şoförlerinin greve gitmesi nedeniyle dört kişi hüküm giydi

İran'da idamlara karşı öfke protestoları körükledi
TT

İran'da idamlara karşı öfke protestoları körükledi

İran'da idamlara karşı öfke protestoları körükledi

İran’da gösterilere katılan bazı protestocuların idam edilmesinden birkaç saat sonra uluslararası toplumdan kınayan açıklamalar gelirken, ülkenin bazı şehirlerinde gece yürüyüşleri yeniden başladı. Öte yandan İran yargısı, protestoculara cezalar vermeye devam ediyor. Son olarak tır şoförlerinin greve gitmeleriyle ilgili olarak dört kişinin on yıla kadar hapis cezasına çarptırıldığı duyurulurken İran eski Cumhurbaşkanı Ali Ekber Haşimi Rafsancani'nin kızı ve eski milletvekili Faize Haşimi’ye hapis cezası verildiği bildirildi.
Cumartesi gecesi protestoculardan Muhammed Mehdi Kerimi ve Muhammed Hüseyni'nin idam edilmesinin ardından başkent Tahran’ın yirmi bölgesinden sonra Settarhan bölgesinde de protestolar ve gece yürüyüşleri yeniden başladı. Göstericiler, “Hamaney'e ölüm”, “Çocukları öldüren bir hükümet istemiyoruz”, “Öldürülen her insan için bin kişi onun arkasında duracak”, “Besic'e ölüm”, “Devrim Muhafızlarına ölüm”, "Yoksulluk, yolsuzluk ve yüksek fiyatlar.. rejimi devirmeye gidiyoruz” sloganları attılar.  Sosyal medya sitelerinde paylaşılan videolarda, Kerec ve Arak şehirlerinde bir grup protestocunun sokaklara döküldüğü görüldü.
Twitter üzerinden paylaşılan bir videoya göre dün İsfahan'a bağlı Necefabad’da sokaklara çıkan bir grup kadın protestocu, rejimi kınayan sloganlar attıklar. İran İnsan Hakları Aktivistleri Ajansı (HRANA), İran'ın Kürdistan Eyaleti'ne bağlı Sakkız şehrindeki bir çarşıda greve gidildiğini gösteren bir video yayınladı.
İran,  cumartesi günü Kürt genç kadın Mahsa Amini’nin Ahlak polisi tarafından gözaltına alınmasından sonra ölümünün ardından başlayan eşi benzeri görülmemiş protestolar sırasında Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) bir alt kolu olan Besic milislerinin bir üyesini öldürdükleri gerekçesiyle Muhammed Mehdi Kerimi ve Muhammed Hüseyni'ye verilen idam cezasını infaz etti. Bunun üzere uluslararası toplumdan İran’ı kınayan açıklamalar yapıldı.
İran'ın reformist çizgideki 'Sharq' gazetesinib aktardığına göre yetkililerin cenazesini kardeşine teslim ettikleri Hüseyni Kerec'de defnedildi. Son idamlarla birlikte protestolar nedeniyle idama çarptırılanlardan dördünün infazı gerçeklemiş oldu. Aralık ayında iki protestocunun infaz edilmesi, İran içinde ve uluslararası toplumda öfkeye ve Batı ülkelerinin İran’a yeni yaptırımlar uygulanmasına yol açmıştı.
İran’da infazlara karşı düzenlenen protesto gösterileri, DMO'nun yurtdışı kolu Kudüs Gücü eski Komutanı Kasım Süleymani’nin 2020 yılı başlarında Irak’ın başkenti Bağdat’ta ABD tarafından düzenlenen bir hava saldırısı sonucu öldürülmesinden beş gün sonra DMO’nun misilleme olarak Irak’ta ABD güçleri tarafından kullanılan Ayn el-Esed Üssü’ne düzenlediği füze saldırısı sırasında DMO’ya ait füze savunma sisteminin Ukrayna Havayolları’na ait bir yolcu uçağını vurması ve uçağın düşmesi sonucunda 176 kişinin öldüğü olayın yıl dönümüne denk geldi.

İdamlar kınandı
İran milli futbol takımı ve Portekiz takımı Porto'nun oyuncusu Mehdi Taremi, Twitter'dan yaptığı paylaşımla infazlara son verilmesi çağrısında bulundu. İranlı futbolcu, tweetinde, “Darağacıyla adalet sağlanmaz. Cezaevinde zimmete para geçirenler ve suçlular var. Bunların yargılanmaları yıllar sürüyor. Ama zulüm gören, zayıf ailelerin çocukları olan, geçim kaynağı olmayan gençler hızla idama mahkum ediliyor. Bu kadar yeter. Hangi toplum her gün kanla ve idamlarla sakinleşir?” yazdı.
ABD ve Avrupa Birliği (AB), cumartesi günü iki protestocunun daha infaz edilmesini en sert şekilde kınadı. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Ned Price, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “İran'da Muhammed Mehdi Kerimi ve Muhammed Hüseyni'nin yalandan yargılanıp infaz edilmesini en güçlü ifadelerle kınıyoruz” dedi.
Şarku’l Avsat’ın Fransız Haber Ajansı AFP’den aktardığı habere göre, Price, ‘ülkenin aylardır tanık olduğu bu tür infazların, rejimin gösterileri bastırma stratejisinin önemli bir basamağı olduğunu’ belirtti.
Ülkenin kuzeydoğusundaki Meşhed kentindeki İstihbarat Dairesi, sosyal paylaşım sitelerinde paylaşım yapan 16 kişinin ‘yalan haber yaymak, insanların duygularını ve şiddet içeren davranışları kışkırtmak’ suçlamasıyla tutuklandıklarını duyurdu.

Tutuklamalar
Tahran polisi, protestocu Hamid Rıza Ruhi’nin ölümünün kırkıncı günü nedeniyle başkent Tahran'ın en büyük mezarlığı olan Behişt-i Zehra mezarlığında düzenlenen protestolara liderlik ettikleri gerekçesiyle 13 kişinin tutukladığını duyurdu. İran İstihbarat Bakanlığı, ‘bir grup kişinin, ölenlerin kırkıncı gün törenlerine çağırma bahanesiyle ortalığı karıştırmak için çağrılar yaptıklarını’ belirten bir açıklama yayınlamıştı.
İran Yargı Erki tarafından pazar günü yapılan açıklamada, Mahsa Amini'nin ölümünden bu yana ülkede devam eden protestoları desteklemek için grev çağrısı yaptıkları gerekçesiyle dört kişi hakkında değişen sürelerde hapis cezası verildiği duyuruldu.
Yargı Erki, Kürt genç kadın Amini’nin polis tarafından gözaltına alındıktan sonra 16 Eylül'de ölmesinden sonra başlayan protestolar boyunca ilk kez bu tür bir suçlamayla ilgili aldığı kararı açıkladı.
Protestocular, geçtiğimiz günlerde, dördüncü ayını doldurmaya yaklaşan protestoları desteklemek için İran'ın çeşitli şehirlerinde üç günlük grev çağrısı yaptılar.
Yargı Erki'ne bağlı Mizan Haber Ajansı’na göre Hürmüzgan eyaleti Yargı Erki Başkanı Mücteba Kahramani, yaptığı açıklamada, “Aralık ayında şoförleri greve çağıran dört kişi hakkında ilk kararlar verildi” dedi.
Kahramani, sanıklardan birinin ‘ülkenin güvenliğini bozmak amacıyla örgüt kurmak’ suçundan 10 yıl, diğerinin ise 5 yıl hapis cezasına çarptırıldığına dikkati çekti. İran’ın resmi haber ajanslarına göre diğer iki sanık ise ‘araçların camlarını kırmaktan’ bir yıl hapis ve para cezasına çarptırıldı.
İranlı İşçiler Haber Ajansı (ILNA), geçtiğimiz ay Kahramani’nin ‘İran’a düşman unsurlar’ tarafından başlatılan ‘tır şoförlerine grev çağrılarının’ başarısız olduğunu söylediğini aktardı. Kahramani, ‘protestoları desteklemek için 5-7 Aralık tarihleri ​​arasında üç günlük greve gidilmesi için sosyal medya üzerinden çağrıda bulundukları’ gerekçesiyle hüküm giyen kişilerin isimlerini açıklamazken hiçbirinin şoför ve ulaşım sektörüyle ilgili kişiler olmadığını vurguladı.
HRANA, cumartesi akşamı yaptığı açıklamada, dört aydır devam eden protestolarda 70’i çocuk yaşta olmak üzere 517 kişinin öldürüldüğü belirtti. Yine protestolar sırasında 68 güvenlik görevlisinin öldürüldüğünü aktaran HRANA, protestoların düzenlendiği 163 ilde ve 144 üniversitede tutuklu sayısının 19 bin 262 kişi olduğunu tahmin ediyor.
Öte yandan İran haber ajansları dün, eski İran Cumhurbaşkanı Ali Ekber Haşimi Rafsancani'nin kızı Faize Haşimi'nin beş yıl hapis cezasına çarptırıldığı bildirildi.
Reformist çizgideki Parsine haber sitesi, kararın, Faize Haşimi Rafsancani’nin Yargıç Ebu El Kasım Salavati başkanlığındaki Devrim Mahkemesi’nde ‘rejim karşıtı propaganda yaptığı’ suçlamasıyla 6 ay hapis cezasına çarptırılmasının ardından verildiğine işaret ederek ‘kararın nihai olduğunu’ bildirdi. Parsine tarafından aktarılan bilgilere göre karar ayrıca Faize Haşimi Rafsancani’nin beş yıl boyunca siyasi, kültürel ve medya faaliyetlerinden mahrum bırakılmasını şart koşuyor. Konuyla ilgili ne Rafsancani ailesinin ofisinden ne de İran yargısından herhangi bir yorum yapıldı. DMO’ya yakın haber siteleri, 26 Eylül'de Faize Haşimi Rafsancani'nin tutuklandığını duyurmuş, tutuklanma nedeninin ‘isyancıları kaos çıkarmaya kışkırtmak’ olduğunu bildirmişti.
Protestolar dört aydır devam ederken İranlıların öfkesi ilk günkü gibi devam ediyor.  İran’ın Dini Lideri (Rehber) Ali Hamaney, geçtiğimiz hafta, tam örtünmeyen kadınlara esneklik göstermeye çalışarak onların ‘din ve devrim dairesinden’ çıkarılmamaları çağrısında bulundu. Aynı sıralarda internet sitelerinde, zorunlu başörtüsü uygulamasına uymayanlara yurt dışına seyahat yasağı konulması ve çalışma haklarının ellerinden alınması gibi cezaların verilmesi öngörülen yeni bir projeden bahsedildi.
Haber siteleri, başörtüsü yasasında değişiklik taslağının, zorunlu başörtüsü yasalarının uygulanmasını izlemekten sorumlu İrşad Devriyesi’ne değinilmediğini aktardılar.  Hamaney'in ofisine bağlı Kültür Devrimi Yüksek Kurulu’ndan dün yapılan açıklamada, başörtüsü yasalarıyla ilgili kurumlara ve yetkililere, ‘başörtüsü konusunda bazı alışılmadık davranışlarla yüzleşme’ çağrısı yapılırken ‘düşmanlar tarafından kurulan tuzağa düşülmemesi’ konusunda uyarıda bulunuldu.
Hamaney'in başörtüsüyle ilgili son konuşmasına işaret edilen açıklamada, ‘başörtüsü yasasına uyulmaması karşısında akıllıca ve gerçekçi hareket edilmesi gerektiği’ belirtildi. Hamaney'in sözlerini destekleyen açıklamada, “Başörtüsü yasasına uyulmaması, inanç eksikliği ve devrime ve İslam Cumhuriyeti'ne muhalefet olarak yorumlanmamalı” denildi.

Zahidan kenti Cuma İmamı tehdidi
Çabahar Milletvekili Muinuddin Saidi, ılımlı muhafazakar çizgideki teorisyen Muhammed Cevad Laricani’ye protestoların bastırılmasını eleştiren, İran’ın önde gelen Sünni din adamlarından biri olan Zahidan kenti Cuma İmamı Mevlevi Abdulhamid İsmailzehi’nin görevden alınmasını istemesinden ötürü sert eleştirilerde bulundu.
Muhammed Cevad Laricani, küçük kardeşi Sadık Laricani Yargı Erki Başkanlığı yaptığı dönemde Yargı Erki’ne bağlı İnsan Hakları Komitesi'nin başkanıydı.
Laricani, İsmailzehi'nin cuma hutbesi okuduğu Mekki Camii'ni ‘komplo kurulan yer’ olarak nitelendirmişti. İsmailzehi'nin ilmi bir duruşu olmadığını ve yabancıların provokasyonuyla mezhepçi anlaşmazlıkları kışkırtmaya çalıştığını söyleyen Laricani, ‘devrimci cephe’ olarak tanımladığı kişileri, İsmailzehi ile ilişkilerde ‘nazik davranmayı bırakmaya’ çağırmıştı.
Laricani’nin Zahidan kenti Cuma İmamı’na yönelik eleştirilerine yanıt Çabahar Milletvekili Saidi’den geldi.
Saidi, Laricani’yi şöyle eleştirdi:
“Laricani, sessiz kaldığı ve siyasi olarak iflas ettiği bir dönemden sonra yeniden sahneye çıkmaya niyetliyse daha iyi çözümler var. Sayın Laricani, Belucistan’daki durumu sakinleştirmeye yardımcı olamıyorsa, en azından yeni gerilimlerin ortaya çıkmasına neden olmamalı. Konuşamıyorsan bari susmayı öğren!”



Şera, Suriyelilere karşı ihlallerde bulunanlar hariç, çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişilere af çıkardı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
TT

Şera, Suriyelilere karşı ihlallerde bulunanlar hariç, çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişilere af çıkardı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera dün çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişiler ile 70 yaşını aşmış mahkûmları kapsayan genel af kararı yayımladı. Ancak karar, Suriyelilere yönelik ihlallerde bulunanları kapsam dışı bırakıyor.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre söz konusu kararname, Aralık 2024’te Beşşar Esed’in devrilmesinin ardından göreve gelen Şera’nın yayımladığı ilk af niteliğini taşıyor. Esed, görev süresi boyunca zaman zaman benzer af kararnameleri çıkarmıştı.

Suriye devlet televizyonunda yayımlanan kararnameye göre, ‘müebbet hapis cezası’ 20 yıla indiriliyor. Ayrıca kabahat ve ihlallerde verilen cezaların tamamı kaldırılıyor. Uyuşturucuyla Mücadele Kanunu, Suriye lirası dışında işlem yapılmasının yasaklanmasına ilişkin yasa ve devlet destekli malların kaçakçılığına dair kanunda yer alan bazı ağır suçlara ilişkin cezalar da affediliyor.

Af kapsamında ayrıca Askerî Ceza Kanunu ve Bilişim Suçları Kanunu’nda düzenlenen bazı ağır suçlara ilişkin cezalar da kaldırılıyor.

Silah ve mühimmat yasasında yer alan suçlardan hüküm giyenler de kararın yayımlanmasından itibaren üç ay içinde silahlarını yetkili makamlara teslim etmeleri şartıyla cezalarının tamamından muaf tutulacak.

Kararname, ‘tedavisi mümkün olmayan ağır bir hastalığa’ sahip olanlar ile 70 yaşını doldurmuş hükümlülerin de, metinde belirtilen istisnalar dışında, cezalarının tamamından muaf tutulmasını öngörüyor.

Buna karşılık, ‘Suriye halkına karşı ağır ihlaller içeren suçlar’ ile İşkencenin Suç Sayılmasına Dair Kanun’da düzenlenen suçlar af kapsamı dışında bırakıldı.

Yeni yönetimin göreve gelmesinden bu yana, eski yönetimle bağlantılı oldukları ve Suriyelilere karşı ihlallerde bulundukları iddiasıyla onlarca kişinin gözaltına alındığı açıklanmış, bazıları hakkında yargı süreci başlatılmıştı.


Washington'da düzenlenen "Gazze Barış Konseyi"nin ilk toplantısının gündeminde 4 dosya yer alıyor

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
TT

Washington'da düzenlenen "Gazze Barış Konseyi"nin ilk toplantısının gündeminde 4 dosya yer alıyor

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın başkanlık ettiği “Barış Konseyi”nin ilk toplantısı bugün yapılacak. Toplantıda, İsrail'in saldırılarının devam etmesi ve ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının askıya alınmasıyla birlikte, Hamas'ın silahsızlandırılması, İsrail'in Gazze Şeridi'nden çekilmesi ve istikrar güçlerinin konuşlandırılması ile Gazze Şeridi'ndeki durum ele alınacak.

Bu toplantı, yeniden yapılanma dosyası ve “Gazze Yönetim Komitesi”nin çalışmalarıyla birlikte çözülmemiş meselelere yoğunlaşıyor. Şarku’l Avsat'a konuşan uzmanlara göre İsrail'in Batı Şeria'daki Filistin topraklarını yağmalaması konusunun gündeme getirilmesi olasılığı var. Uzmanlar, İsrail'in toplantıya katılımının, Meksika'nın sınırlı katılım açıklamasında olduğu gibi, İsrail'e karşı çıkanların katılımını azaltabileceğini değerlendiriyor.

Gündemdeki dosyalar

Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov’un CNN'e yaptığı açıklamaya göre bugünkü toplantıda, Gazze Komisyonu'nun Şerid'e girmesini, ateşkes ihlallerinin sona ermesini sağlamak ve insani yardımı hızlı bir şekilde ulaştırmak için izlenecek süreç tartışılacak. Ayrıca “Gazze'de silahsızlanma süreci, İsrail güçlerinin sınır hattından çekilmesi ve Gazze'nin yeniden inşası ve Batı Şeria'nın Filistin Yönetimi'ne ilhakı da dahil olmak üzere Trump'ın 20 maddelik planının uygulanması” da ele alınacak.

Mladenov, “tüm tarafların bu konularda anlaşmaya varması ve çabalarını birleştirmesi”nin alternatifi olarak “savaşın yeniden başlaması” ve “savaşın yeniden başlamasından daha da tehlikeli olan, Hamas'ın Gazze'nin yaklaşık yüzde 50'sini kontrol ettiği ve geri kalanının İsrail kontrolü altında olduğu statükonun pekiştirilmesi” olacağı uyarısında bulundu.

İsrail güvenlik kaynakları, Trump'ın “Barış Konseyi” toplantısında uluslararası güçlerin Gazze Şeridi'ne girmesini ve Hamas'ın silahsızlandırılması ile yeniden inşa sürecinin başlatılmasını duyuracağını tahmin ediyor. Bu bilgi, dün İbranice web sitesi Walla'ya konuşan bir kaynak tarafından verildi.

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden akrabasının yasını tutuyor (AFP)Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden akrabasının yasını tutuyor (AFP)

Endonezya, şu ana kadar Gazze'ye asker gönderme niyetini açıklayan tek ülke olurken, İsrail ise Gazze Şeridi'nde Türkiye'nin varlığını reddediyor. Endonezya ordu sözcüsü Dony Pramono pazartesi günü yaptığı açıklamada, Cakarta'nın önerilen çokuluslu gücün bir parçası olarak nisan ayı başlarında Gazze'ye gönderilmek üzere 1.000 asker hazırladığını belirtti.

Siyaset bilimi profesörü ve Filistin ve İsrail meseleleri uzmanı Dr. Tarık Fahmi, ilk toplantının konseyi kurup, çalışmalarına başlamak için fon toplamaya odaklanacağını ve ilgili ve etkili ülkelerin çoğunu kapsayacağını düşünüyor. En önemli konular, istikrar güçlerinin konuşlandırılması ve silahsızlanma olacak, ancak bazı zorluklar olduğunu da belirtiyor. Ancak anlaşmaya varmaktan başka bir alternatifin olmadığı da ifade ediyor.

Filistinli siyasi analist Dr. Ayman el-Raqab da onunla aynı fikirde ve Hamas'ın silahsızlandırılması, Filistin polis güçlerinin yanı sıra istikrar güçlerinin konuşlandırılması ve teknokrat komitenin çalışmaları ile Batı Şeria sorunu ile İsrail'in toprak gaspı konularının toplantının ana gündem maddeleri olacağını belirtiyor. Trump'ın, başkanlığını yaptığı konseyin başarısını vurgulamak için bu sorunların bazılarının çözülmesi için çaba göstereceğini değerlendiriyor.

Katılımcılar için engel

Katılımcı düzeyinde Kahire, Başbakan Mustafa Medbuli'nin Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi adına toplantıya katılacağını duyurdu. Bakanlar Kurulu tarafından dün yapılan açıklamaya göre bu katılım, “Mısır'ın kapsamlı ve adil barış çabalarını destekleme rolü ve Trump'ın Filistin halkının Gazze'den sürülmesini reddeden tutumunu ve çabalarını onaylama rolü çerçevesinde” gerçekleşecek.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün yaptığı açıklamada, “Barış Konseyi”nin Gazze Şeridi'nde kalıcı istikrar, ateşkes ve arzu edilen barışın sağlanmasına katkıda bulunacağını umduğunu belirterek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın toplantıda ülkesini temsil edeceğini kaydetti.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın Başbakan Binyamin Netanyahu adına toplantıya katılmak üzere ABD'ye gitmesinden bir gün sonra, Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum dün yaptığı açıklamada, toplantıya her iki tarafın da tam katılımının olmadığını (Filistin'in Filistin'in yokluğuna atıfta bulunarak) AFP’ye göre bu nedenle Meksika'nın katılımının sınırlı olacağını belirtti

Fehmi, Mısır'ın bölgedeki ağırlığı ve önemi göz önüne alındığında, Mısır'ın katılımına alternatif olmadığını düşünüyor. İsrail'in katılımının, Trump'ın isteklerine aykırı görünmemek için yarı çözüm çerçevesinde olduğunu, ancak aynı zamanda Konsey'in kararlarını etkili bir şekilde engellemek ve ihlallerine ve saldırılarına devam etmek için çalışacağını açıklıyor.

El-Raqab, Mısır'ın hem sahada hem de Gazze meselesine ilişkin müzakerelerde sahip olduğu uluslararası deneyim nedeniyle katılımının son derece önemli olduğunu ve bunun durum üzerinde olumlu bir etki yaratacağına dair umutlar olduğunu değerlendiriyor.


Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki tüm güçlerini geri çekmeye hazırlanıyor

Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
TT

Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki tüm güçlerini geri çekmeye hazırlanıyor

Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)

Wall Street Journal (WSJ), üç ABD'li yetkiliye atıfta bulunarak, Amerika Birleşik Devletleri'nin Suriye'deki yaklaşık 1.000 askerinin tamamını geri çekmeye hazırlandığını bildirdi.

ABD ordusu geçen hafta Suriye'deki stratejik üssünden çekilme işlemini tamamladığını ve üssü Suriye güçlerine devrettiğini duyurdu. Bu, ABD-Suriye ilişkilerinin güçlendiğinin son işareti olup, daha geniş kapsamlı bir ABD çekilmesinin yolunu açabilir. WSJ’de dün yer alan habere göre, birlikler önümüzdeki iki ay içinde Suriye'deki kalan ABD mevzilerinden de çekilecek.

Suriye Savunma Bakanlığı geçen perşembe günü yaptığı açıklamada, ABD güçlerinin ayrılmasının ardından ordu birliklerinin Tanf askeri üssünü devraldığını belirtti.

Bakanlık şu açıklamayı yaptı: “Suriye ve Amerika Birleşik Devletleri tarafları arasındaki koordinasyon sayesinde, Suriye Arap Ordusu birlikleri el-Tanf üssünün kontrolünü ele geçirdi, üssü ve çevresini güvence altına aldı ve el-Tanf çölündeki Suriye-Irak-Ürdün sınırına konuşlanmaya başladı.” Açıklamada ayrıca, “Bakanlığın sınır koruma güçleri önümüzdeki günlerde görevlerine başlayacak ve bölgede konuşlanacak” denildi.

El-Tanf üssü, Suriye, Ürdün ve Irak arasındaki sınır üçgeni bölgesinde stratejik bir konuma sahiptir. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre üs, 2014 yılında Suriye ve Irak'ın büyük bir bölümünde DEAŞ'a karşı yürütülen savaşta çok önemli rol oynamıştır. Örgüt, 2017'de Irak'ta ve iki yıl sonra da Suriye'de yenilgiye uğratıldı.

Beşşar Esed rejiminin 8 Aralık 2024'te devrilmesinden önce, üsse insansız hava araçlarıyla (İHA) birkaç kez saldırı düzenlenmiş ve bu saldırıların sorumluluğunu Irak'taki gruplar üstlenmiştir.