Canbolat Lübnan’ı çıkmazdan kurtarmak için cumhurbaşkanı adaylığına üç isim önerdi

Canbolat Perşembe günü Hizbullah heyeti ile görüştü (Anbaonline)
Canbolat Perşembe günü Hizbullah heyeti ile görüştü (Anbaonline)
TT

Canbolat Lübnan’ı çıkmazdan kurtarmak için cumhurbaşkanı adaylığına üç isim önerdi

Canbolat Perşembe günü Hizbullah heyeti ile görüştü (Anbaonline)
Canbolat Perşembe günü Hizbullah heyeti ile görüştü (Anbaonline)

Lübnan İlerici Sosyalist Parti lideri Velid Canbolat, geçtiğimiz hafta Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah’ın siyasi danışmanı Hüseyin Halil ve Hizbullah’ın İrtibat ve Koordinasyon Birimi Başkanı Vefik Safa ile görüştü.
Canpolat’ın Lübnan’da cumhurbaşkanı seçilememesi nedeniyle yaşam, ekonomik ve mali koşulların daha da kötüleşmesinden duyduğu endişe görüşmenin gündem maddesi oldu.
Görüşmede, dolar kurundaki sürekli uçuş ve ulusal para biriminin satın alma gücündeki düşüşü ışığında, Lübnanlıların büyük çoğunluğu için asgari düzeyde gıda güvenliğini güvence altına alma konusu da ele alındı.
İlerici Sosyalist Parti’den kaynakların Şarku’l Avsat’a bildirdiğine göre, Canpolat cumhurbaşkanlığı seçimini partisine meydan okumayan bir aday üzerinde anlaşarak ‘kısır döngüden çıkma’ konusunu da açtı.
Canbolat, ‘herhangi bir partiye meydan okuma’ olarak sınıflandırılmayan bir cumhurbaşkanı konusunda uzlaşma çağrısında bulundu.
Milletvekili Michel Moawad’ın cumhurbaşkanlığı adaylığını destekleyenlerin, onun zaferini garanti altına almak için parlamento çoğunluğunu sağlayamayacaklarını hatırlatan Canpolat, aynı durumun Marada hareketinin lideri eski milletvekili Süleyman Frangieh’in destekçileri için de geçerli olduğuna dikkat çekti.
Canpolat, cumhurbaşkanı seçimindeki çıkmaza son verecek birleşik bir pozisyonu sağlamak için orta yolda buluşmaya çağırarak, Hizbullah’ın görüşünü ortaya çıkarma girişimiyle üç aday öne sürdü.
Kaynaklara göre, bunlar Ordu Komutanı General Joseph Avn, eski milletvekili Salah Hanin ve eski Bakan Cihad Azur.
Hüseyin Halil’in, Avn’ın seçilmesinin anayasada değişiklik yapılmasını gerektirdiği ve buna yönelik anayasa değişikliği için üçte iki çoğunluğun onayının zorunlu olduğunu söylemesi dışında, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir yorum yapmaması dikkat çekti.
Kaynaklara göre, Halil partinin pozisyonunu resmi olarak kamuoyuna açıklamasa bile, Frangieh’in adaylığını destekledi.
Kaynaklara göre, Hizbullah yetkilileri toplantıda herhangi bir adayın cumhurbaşkanlığı adaylığını desteklemenin koşullarından birinin zaferini garantilemek için iki Hristiyan bloktan birinin desteğine sahip olması olduğunu söyleyerek, partinin Canbolatt ile aynı fikirde olduğunu doğruladı.
Kaynaklar, İlerici Sosyalist Parti ve Hizbullah görüşmesinin, meclisteki Hristiyan unsurlara karşı İslami unsurları seferber etme gibi görülmemesi gerektiğini vurguladı.
Kaynaklara göre Canbolat, Lübnan’ın içinde bulunduğu krizden kurtulmasına yardımcı olmak için mümkün olan en kısa sürede Uluslararası Para Fonu’na (IMF) gidilmesi gerektiğini vurguladı ve petrol sektörünü yönetmek için bir devlet fonu kurulması çağrısında bulundu.



Hartum sakinleri "acılarına son verilmesini" hayal ediyor

Çad ve Sudan arasındaki Adré sınır bölgesinde bulunan Sudanlı mülteciler, 9 Nisan 2026 (UNICEF)
Çad ve Sudan arasındaki Adré sınır bölgesinde bulunan Sudanlı mülteciler, 9 Nisan 2026 (UNICEF)
TT

Hartum sakinleri "acılarına son verilmesini" hayal ediyor

Çad ve Sudan arasındaki Adré sınır bölgesinde bulunan Sudanlı mülteciler, 9 Nisan 2026 (UNICEF)
Çad ve Sudan arasındaki Adré sınır bölgesinde bulunan Sudanlı mülteciler, 9 Nisan 2026 (UNICEF)

15 Nisan 2023'te ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında bir gecede patlak veren Sudan savaşı, sadece rastgele kurşunlar veya ayrım gözetmeyen bombardımanlardan ibaret değildi; insanların günlük yaşamlarının dokusunu sarsan bir depremdi.

Savaşın dördüncü yıldönümünde Hartum'da Şarku’l Avsat tarafından görüşülen ve yaşamları belgelenen sakinler, acılarının sona ermesi umudunu dile getirdiler.

Kimya mühendisliği okumayı seçen ancak planları askıya alınan Ali el-Taib, ilk birkaç ay boyunca yaşadığı panik dönemini ve ailesiyle birlikte Beyaz Nil Eyaleti'nden Güney Kurdufan Eyaleti'ndeki Talodi şehrine kaçmak zorunda kalışını anlattı. “Çektiğim acı sadece coğrafi yer değiştirmeyle ilgili değildi, aynı zamanda tüm eğitim hayatımın da çökmesiyle ilgiliydi… Şimdi küçük bir dükkânda satış elemanı olarak çalışıyorum. Eğitimim yarıda kaldıktan sonra, bir gün üniversiteye geri dönebileceğim umuduyla günübirlik yaşıyorum” ifadelerini kullandı.

Oğlu kaybolan ve Omdurman'daki evi bombalanan, şimdi sokaklarda çay satan Avatif Abdurrahman ise duygularını şöyle ifade ediyor: "Tek istediğim savaşın bitmesi ve oğlumun sağ salim geri dönmesi."


Tunus, Yahudilerin Garibe Sinagogu'na hac ziyareti yeniden başlıyor

Terör saldırısından önce Garibe Sinagogu’nda yapılan Yahudi kutlamalarından (AFP)
Terör saldırısından önce Garibe Sinagogu’nda yapılan Yahudi kutlamalarından (AFP)
TT

Tunus, Yahudilerin Garibe Sinagogu'na hac ziyareti yeniden başlıyor

Terör saldırısından önce Garibe Sinagogu’nda yapılan Yahudi kutlamalarından (AFP)
Terör saldırısından önce Garibe Sinagogu’nda yapılan Yahudi kutlamalarından (AFP)

Organizasyon komitesi dün yaptığı açıklamada, Tunus'un Cerbe adasındaki Garibe Sinagogu'na yapılan Yahudi hac yolculuğunun, bölgesel gerilimler nedeniyle iki yıl boyunca sınırlı katılımla gerçekleştirildikten sonra nisan ayı sonunda yeniden başlayacağını duyurdu.

AFP'nin haberine göre Komite Başkanı Perez Trabelsi yaptığı açıklamada, hacın bu yıl 30 Nisan'dan 6 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirileceğini ve «normale kademeli dönüş sürecinde Tunuslular ve yabancılar dahil herkese açık» olacağını belirtti. Yıllık hac sezonu, Tunus'taki güvenlik durumu ve Gazze'deki savaşla ilgili nedenlerden dolayı son iki yıldır çok sınırlı katılımla düzenlendi. Bu etkinlik genellikle dünyanın dört bir yanından, özellikle Avrupa ve ABD'den binlerce hacıyı Afrika'nın en eski sinagogu olan el-Garibe Sinagogu'na çekerek üç gün süren kutlama ve ibadetlere katılmalarını sağlıyor.

Ancak organizatörler, bu yılki etkinliklerin dış mekan etkinlikleri düzenlenmeden sadece sinagogun içinde gerçekleştirileceğini belirtti. Trabelsi, hacın düzenli bir şekilde gerçekleştirilmesini sağlamak için yetkililerin gösterdiği çabalara övgüde bulunarak, “Tunus ve Cerbe, hoşgörü, bir arada yaşama ve barışın yurdu olmaya devam ediyor” ifadesini kullandı. Şarku'l Avsat'ın edindiği bilgiye göre 2023 sezonunda yaklaşık 7 bin kişi hacca katıldı, ancak kutlamaların son gününde bir polis memurunun sinagog önünde düzenlediği saldırıda, iki Yahudi ve üç jandarma mensubu hayatını kaybetti.

2024 yılının mayıs ayında, Gazze'deki saldırı ve savaş nedeniyle hac ibadeti, yürüyüşler yapılmaksızın sadece dualar ve mum yakma törenleriyle sınırlı kaldı. Mayıs 2025'te ise asgari düzeyde tutulan ayinlere sadece yaklaşık elli hacı katıldı. El-Garibe Sinagogu'nun inşa tarihinin MÖ 6. yüzyıla kadar uzandığı tahmin ediliyor. Sinagog, 2002 yılında patlayıcı yüklü kamyonla gerçekleştirilen bir intihar saldırısına maruz kalmış ve saldırıda 21 kişi hayatını kaybetmişti.

Tunus, 1956'da bağımsızlığını kazanmadan önce 100 binden fazla Yahudi'ye ev sahipliği yapıyordu; bugün ise sayıları yaklaşık bin 500 olarak tahmin ediliyor ve bunların çoğu Cerbe'de yaşıyor.


Lübnan, İsrail ile doğrudan müzakereleri kabullenmek zorunda kaldı

ABD Dışişleri Bakanı, dün Washington'da Lübnan’ın ve İsrail’in Washington büyükelçilerini kabul etti (AFP)
ABD Dışişleri Bakanı, dün Washington'da Lübnan’ın ve İsrail’in Washington büyükelçilerini kabul etti (AFP)
TT

Lübnan, İsrail ile doğrudan müzakereleri kabullenmek zorunda kaldı

ABD Dışişleri Bakanı, dün Washington'da Lübnan’ın ve İsrail’in Washington büyükelçilerini kabul etti (AFP)
ABD Dışişleri Bakanı, dün Washington'da Lübnan’ın ve İsrail’in Washington büyükelçilerini kabul etti (AFP)

Lübnan resmi makamları dün, İsrail ordusunun ülkenin güneyinde sürdürdüğü, evleri ve tesisleri yıkarak pekiştirdiği savaşı ve işgali durduracak başka seçenek kalmaması nedeniyle İsrail ile doğrudan müzakerelere girişti. Lübnan, ABD’nin İsrail üzerinde baskı kurmasını ve böylece güneyde ateşkes sağlanmasını umuyor.

Lübnan ile İsrail arasında 1983 yılından bu yana ilk kez gerçekleşen ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun himayesinde düzenlenen görüşmede, Lübnan'ın Washington Büyükelçisi Nada Hamadeh-Moawad, Washington'daki ABD Dışişleri Bakanlığı'nda İsrail'in Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter ile bir araya geldi.

Rubio, bunun sadece bir ateşkes sağlamak yerine, bölgede Hizbullah'ın nüfuzuna kesin bir çözüm bulmaya yönelik uzun vadeli bir sürecin başlangıcı olduğunu vurguladı.

Lübnan'ın talebine yanıt olarak ateşkes ilan etmese de ülkesinin Beyrut ile Tel Aviv arasında sağlam ilişkiler kurmayı hedeflediğini söyleyen ABD Dışişleri Bakanı, “Bazılarınızın ateşkes konusunda endişeleri olduğunu biliyorum, ancak bu mesele, dünyanın bu bölgesinde 20 ya da 30 yıldır süren Hizbullah'ın etkisine nihai bir çözüm bulmakla ilgili” diye ekledi.

Toplantıya katılanlar, Washington’ın iki ülke arasındaki bu adımı takdir ettiğini belirten ortak bir bildiri yayınladı. Bildiride, görüşmelerin devamına ve Lübnan'da yeniden inşa sürecinin önünü açacak daha kapsamlı bir anlaşmaya varılmasına yönelik desteğin vurgulandığı belirtildi.

Ayrıca, herhangi bir anlaşmanın iki hükümet arasında ve onların himayesinde yapılması gerektiğinin altı çizilen bildiriye göre İsrail, müzakereye hazır olduğunu ve sivil grupların silahsızlandırılmasını kabul ettiğini belirtirken, Lübnan ise düşmanlıkların durdurulmasını, tam egemenliğini ve insani krizin çözülmesi gerektiğini vurguladı.

Bildiride, daha sonra belirlenecek bir zamanda ve yerde doğrudan müzakerelerin başlatılması konusunda mutabık kalındığı da aktarıldı.