Yapay zekanın sınav başarısı eğitimcileri yeni arayışlara yöneltti

"Durum giderek daha da zorlaşacak. Eğitim sistemini tepeden tırnağa yeniden düşünme zamanı"

Bu görsel, yazılı komutlardan görseller üreten yapay zeka algoritması Midjourney'de oluşturuldu (Independent Türkçe / Midjoruney)
Bu görsel, yazılı komutlardan görseller üreten yapay zeka algoritması Midjourney'de oluşturuldu (Independent Türkçe / Midjoruney)
TT

Yapay zekanın sınav başarısı eğitimcileri yeni arayışlara yöneltti

Bu görsel, yazılı komutlardan görseller üreten yapay zeka algoritması Midjourney'de oluşturuldu (Independent Türkçe / Midjoruney)
Bu görsel, yazılı komutlardan görseller üreten yapay zeka algoritması Midjourney'de oluşturuldu (Independent Türkçe / Midjoruney)

Çevirmenleri, yazarları ve tasarımcıları "işsiz bırakacağından" korkulan ChatGPT, her geçen gün el artırıyor ve tartışmanın içine farklı meslek gruplarını çekiyor.
ABD merkezli OpenAI firmasının geliştirdiği sohbet botu, yakın zamanda yapılan denemelerde prestijli hukuk, işletme ve hatta tıp sınavlarının birçok bölümünü geçmeyi başardı.
Son yılların en ses getiren yapay zeka araçlarından biri olan ChatGPT'nin yazdıkları halihazırda insanların yazdıklarından ayırt edilemez durumdaydı.
Öte yandan, sohbet botunun dünyanın dört bir yanında kabul gören zorlu sınavlarda başarı göstermesi, bazı uzmanlara göre, eğitim sisteminin gözden geçirilmesi gerekliliğini de doğurdu.

Geleceğin "iş insanları" makineler mi olacak?
ABD'nin en eski ve prestijli kurumlarından biri olan Pensilvanya Üniversitesi Wharton İşletme Okulu'ndan Prof. Dr. Christian Terwiesch, geçen hafta, ChatGPT'yle büyük yankı uyandıran bir deney yaptı.
Wharton'ın bitirme sınavına sokulan sohbet botunun en önemli bölümleri başarıyla tamamladığı görüldü.
Terwiesch, yaptığı deneyin sonuçlarını "Chat GPT3 Wharton MBA Derecesi Alır mı?" başlıklı makalesinde özetledi.
Açılımı "Master of Business Administration" (İşletme Yönetimi Yüksek Lisansı) olan MBA programları, iş insanlarına yönelik lisansüstü eğitim veren kurumları ifade ediyor.
Wharton da 142 yıllık tarihi boyunca birçok ünlü ismi ve iş insanını mezun etti. Bu kişiler arasında Donald Trump, Elon Musk ve yatırımcı Warren Buffet da yer alıyor.
Terwiesch'in yayımladığı makaleye göre, ChatGPT, özellikle operasyon yönetimi dersinde birçok öğrenciden daha iyi performans gösterdi. Operasyon yönetiminin, MBA programlarının en temel ve gerekli derslerinden olduğu biliniyor.

"Eğitim sisteminin gözden geçirilmesi gerekiyor"
Terwiesch, "ChatGPT, testlerden B ve B- arasında notlar aldı. Bunun işletme eğitimi için önemli etkileri olacak" ifadelerini kullandı.
Harf sisteminde en yüksek notun A olduğu düşünülürse sohbet botunun bu testlerde en yüksek ikinci notu aldığı anlaşılıyor.
Independent Türkçe'nin özel haberine göre, Michigan Üniversitesi Ross İşletme Okulu'ndan Prof. Dr. Jerry Davis, pazartesi günü meslektaşının bu deneyini tartışmak üzere fakültede bir toplantı düzenledi.
"Ben alarm zillerini çalanlardan biriyim" diyen Davis, Financial Times'a verdiği röportajda şu ifadeleri kullandı:
"Durum giderek daha da zorlaşacak. Eğitim sistemini tepeden tırnağa yeniden düşünme zamanı."

Geliştirilen araçlar işe yaramadı: Yazdığı makaleler ayırt edilemiyor
ChatGPT'nin arkasında, OpenAI'ın 2020'den beri üzerinde çalıştığı yapay zeka dil modeli GPT-3 var.
GPT-3, verileri işlemesini sağlayan 175 milyar parametreye sahip. Bu da onu şimdiye dek piyasaya sürülen en büyük dil modeli haline getiriyor. İkinci sırada ise Microsoft'un GPT-3'ten hemen önce tanıttığı Turing NLG adlı model geliyor. Bu da 17 milyar parametreye sahip.
GPT-3, 2021'den beri ABD'deki kullanıcılara açıktı. Bu yüzden öğrencilerin ödevlerini ve sınavlarını yapay zeka sayesinde geçtiğine dair haberler ChatGPT'nin yayımlanmasından önce gelmeye başlamıştı.
Ancak geçen yıl sonunda ChatGPT'nin de tüm dünyadan kullanıcılara açılması, bu haberleri de çoğalttı ve hızlandırdı. Böylece akademi camiası, yapay zekaya yazdırılan makalelerin nasıl tespit edilebileceğini tartışmaya başladı.
Son aftalarda ChatGPT'de yazılan yazıları tespit etmek, hilelerin ve intihallerin önüne geçmek üzere yeni araçlar da geliştiriliyor.
Örneğin, Princeton Üniversitesi bilgisayar bilimleri öğrencisi Edward Tian, bu amaçla GPTZero adlı bir başka yapay zeka algoritması geliştirmişti. Ancak yapılan denemeler, bu aracın da yeterince güvenilir sonuç vermediğini ortaya çıkarmıştı.

Öğrencilerden daha iyi olduğu için tespit etmek mümkün olabilir
Öte yandan, bu süreçte bazı akademisyenler, kendi öngörü yeteneklerine dayanarak birçok hileyi tespit etmeyi başardı. Örneğin Kuzey Michigan Üniversitesi'nden felsefe profesörü Antony Aumann, burka yasaklarıyla ilgili şüphe uyandıracak kadar tutarlı ve iyi yazılmış bir ödevin ChatGPT tarafından üretildiğini fark edebildi.
Aumann şüphelendiği makaleyi öğrenciye yeniden yazdırdı. Bunun ardından öğrenci, makaleyi yapay zekaya yazdırdığını itiraf etti.
Bazı akademisyenlere göre, en azından şimdilik ChatGPT'yi tespit etmenin tek yolu, akademisyenlerin hisleri. Zira yapay zeka çıktısı "makaleler fazla iyi yazılabiliyor".
Kadir Has Üniversitesi'nde Akademik İngilizce alanında dersler veren öğretim görevlisi Turgay Bayındır, ChatGPT'ye yazdırdığımız bir 5 paragraflık bir İngilizce makaleyi yorumlarken şöyle söylemişti:
"Bu aslında eksiği olmayan bir essay. İngilizcesi de çok iyi. Ama benim aklıma en azından ana dili İngilizce olmayan birinin bunu yazamayacağı geliyor."

Üniversitede yasaklar dönemi: Sözlü sınavlara dönüş başlayabilir
Londra'daki Imperial College İşletme Okulu'nun dekanı Francisco Veloso, "ChatGPT'den kurtulmak için" ciddi çalışmalar yaptıklarını söylüyor. Financial Times'a konuşan Francisco, yakında bununla ilgili politikalar geliştireceklerini belirtti:
El yazısı çalışmalara geri dönebiliriz. Bunun yanı sıra daha fazla sözlü sınava ve sınıf içi çalışmaya başvurabiliriz.
Bu arada sohbet botu ABD'nin New York kentindeki okullarda yasaklandı. Okullardaki internet bağlantılarında ve cihazlarda ChatGPT'ye erişim önceki haftalarda engellendi.
Yetkililer botun yanlış bilgi verebileceğini ve kopya için kullanılabileceğini, bu sebeple öğrencilerin eğitimine zarar vermesinden endişelendiklerini savunuyor.

Dil modellerinin "matematiği çok kötü"
Wharton'da yapılan deneyde aslında ChatGPT gibi araçların önemli bir açığı ortaya çıkarıldı.
Prof. Dr. Terwiesch,ChatGPT'nin operasyon yönetimi ve süreç analiziyle ilgili sorulara doğru ve analitik cevaplar verdiğini kanıtlamış olsa da, sohbet botunun sayısal becerilerinin çok sınırlı olduğu sonucuna vardı. Bu yüzden botun muhasebe sınavlarını geçmesi mümkün olmayabilir.
"Kelimelerin güzelliği karşısında şaşkına döndüm; özlü kelime seçimi, yapı… Bunlar kesinlikle harikaydı" diyen akademisyen, şöyle ekledi:
"Ama matematik çok korkunçtu. Dil ve sezgi doğru, fakat görece basit bir ortaokul matematiğini bile yapamamıştı."
Yapay zeka dil modellerinin matematikle imtihanını gündeme taşıyan bir diğer gelişme de gazetecilik alanında yaşanmıştı.
Önceki haftalarda, teknoloji sitesi CNET'in bir süredir gizlice yapay zeka yazımı haberler yayımladığı ortaya çıkmıştı. Dahası bu haberlerin yanlış bilgiler içerdiği tespit edilmişti.
Özellikle ekonomi haberlerindeki faiz hesapları fazla abartılıydı ve okuru yanlış yatırıma yönlendirme potansiyeline sahipti.
Bu durum, yapay zeka araçlarının matematikle ilgili bir sorunu olduğu fikrini doğururken, CNET de haberlere "Yapay zeka tarafından yazılmıştır" uyarısı eklemeye ve yanlışlıkları düzeltmeye başladı.

ABD'deki Tıbbi Lisans Sınavı'nda da iyi performans gösterdi
ChatGPT'nin matematiği kötü ama biyoloji bilgisi için aynı şey söylenemiyor. Zira sohbet botu ABD'deki Tıbbi Lisans Sınavı'nda da birçok bölümü geçmeyi başardı.
Ülkedeki tüm tıp fakültesi mezunları, lisans sahibi olmak ve çalışmaya başlamak için üç bölümden oluşan bu sınavı vermek zorunda.
ChatGPT'yi bu sınava tabi tutan bir grup araştırmacı, botun bazı testlerde sınavı geçme eşiğine ulaştığını, bazı testlerde de bu eşiğe çok yaklaştığını duyurdu.
Öte yandan bu durum, tıp dünyasını alarma geçirmiş gibi görünmüyor. Hatta bazı uzmanlar bu gelişmelerden memnuniyet duyuyor. Buna göre, ChatGPT gibi büyük dil modelleri, doktorlara karar verme sürecinde yardımcı olma potansiyeline sahip.
Örneğin, Ansible Health adlı bir klinikteki doktorlar, hastaların durumlarını daha iyi anlamak için karmaşık tıbbi raporları basitleştirmek gibi görevlerde ChatGPT'yi denemeye şimdiden başladı.

Google'ın yapay zekasının tıp bilgisi doktorlarla aynı seviyede
Bu arada OpenAI'ın en büyük rakiplerinden Google'ın geliştirdiği yapay zeka araçları da özellikle tıp alanında adından sıkça söz ettiriyor.
Şirketin sıkça sorulan tıbbi soruları yanıtlaması için geliştirdiği Med-PaLM adlı sohbet aracının cevaplarıyla doktorların yanıtları hemen hemen aynı oranda doğru çıktı.
Sohbet botuna sorular yönelten bir grup araştırmacı, gelen yanıtların yüzde 92,6’sının doğru olduğunu kaydetti. Aynı sorular bir de doktorlara yöneltilince onlardan gelen yanıtların da yüzde 92,9 oranında tatmin edici olduğu görüldü.

Bilimsel makalelerde yazar olmaya başladı
Bilim dünyasının önemli bir bölümü ChatGPT gibi dil algoritmalarını kabullenmeye şimdiden hazır. Bilimsel dergi editörleri, araştırmacılar ve yayıncılar artık bu tür araçları yazar olarak kabul etmenin ve onlardan alıntı yapmanın uygun olup olmadığını tartışıyor.
İsveçli araştırmacı Almira Osmanoviç Thunstrom, Temmuz 2022'de  GPT-3'le ilgili bir akademik makale hazırlamıştı. Hakem onayına sunulan makalede GPT-3'ün kendisi de yazar olarak yer almıştı. Öte yandan, "GPT-3, asgari düzeyde insan girdisiyle kendi başına akademik bir makale yazabilir mi?" başlıklı makale halen hakem onayından geçmedi.
Nurse Education in Practice adı bilimsel dergide bu ay yayımlanan bir başyazıda da ChatGPT'nin, Birleşik Krallık Manchester Üniversitesi'nden Siobhan O'Connor'la birlikte ortak yazar olduğu görüldü. Ancak derginin baş editörü Roger Watson, bu durumun gözden kaçtığını ve yakında düzeltileceğini açıkladı.
Bunun yanı sıra Hong Kong merkezli ilaç keşif şirketi Insilico Medicine'in CEO'su Alex Zhavoronkov da ChatGPT'yi geçen ay Oncoscience adlı bilimsel dergide yayınlanan bir makalenin ortak yazarı olarak gösterdi. Zhavoronkov, ChatGPT'nin önceki nesil yapay zeka araçlarından çok daha iyi yazdığını belirtiyor.
Bu konuda yayıncılar ve bilim insanları arasında çetin bir tartışma yürüyor. Zira birçok yayıncı, yapay zeka araçlarının yazar olarak görülemeyeceği ve hatta intihal sayılabileceği görüşünde.
Prestijli akademik dergi Science'ın genel yayın yönetmeni Holden Thorp, "Yapay zekanın yayınladığımız bir makalede yazar olarak yer almasına izin vermeyiz" diyor:
"Yapay zeka tarafından üretilen metnin uygun alıntı yapılmadan kullanılması intihal olarak kabul edilir."

Yapay zekalı avukatlara hazır olun
Yapay zeka tartışmasının önemli bir ayağını da hukukçular yürütüyor. Çünkü davaların açılması ve işleme konması gibi işlemlerde yapay zeka teknolojisi bir süredir kullanılıyor. Hatta Çin'in başkenti Pekin'de internet mahkemeleri ve bahsi geçen süreçlerle ilgilenen bir sanal hakim bile var.
Bu arada yapay zeka, ABD'de şubat ayında görülecek bir trafik cezası davasında tarihte ilk kez sanık avukatı olmaya hazırlanıyor. Sanığa duruşma sırasında kulaklık aracılığıyla danışmanlık yapması beklenen araç, mahkemedeki argümanları dinleyecek ve sanığın verebileceği en iyi cevapları analiz edecek. Akıllı telefon üzerinde çalışan teknoloji, sanığın kimliğini gizli tutan DoNotPay adlı bir teknoloji girişimi tarafından tasarlandı.
Teknoloji meraklıları heyecanla bu davanın sonucunu beklerken, uzmanlık yelpazesini genişleten ChatGPT de ABD'deki Baro Sınavı'nın çoktan seçmeli kısmını geçmeyi başardı.
Baro Sınavı, hukuk fakültesi mezunlarının mesleklerini resmen icra edebilmeleri için geçmeleri gereken, üç bölümlü bir sınav. ChatGPT bu sınavın MBE adı verilen ilk bölümünde yüzde 50 başarı elde etti.

ChatGPT'nin rakibi de hukuk ve ekonomi sınavlarından geçer not aldı
Hukuk ve ekonomi sınavlarında önemli dereceler elde eden tek yapay zeka aracı ChatGPT de değil.
Araştırma firması Anthropic'in geliştirdiği Claude AI, sınavı cevaplayanın ismine bakılmadan not verilen bir hukuk ve ekonomi sınavında "ucu ucuna geçer not" alırken, sınavı değerlendirenler bunun "birçok insan adaydan daha iyi" olduğunu söylüyor.
Dikkat çeken deneme, George Mason Üniversitesi'nde yapıldı. Ancak öğretim üyesi Alex Tabarrok, Claude AI'ın en iyi insan öğrencilere kıyasla kayda değer kusurları olduğunu belirtiyor.

GPT-4 karşısında ne yapacağız?
Kısa süre önce Microsoft'la 10 milyar dolarlık anlaşmaya imza atan OpenAI, halihazırda GPT-4 adını verdiği yeni sürüm üzerinde çalışıyor.
ChatGPT'yle ilgili eleştirileri ve geri bildirimleri toplayan firma, GPT-4'ü geliştirirken bunları da göz önüne aldıklarını belirtiyor.
Bu arada GPT-3 karşısında bile dehşete düşmüş olan akademi camiasının, GPT-4 karşısında ne yapacağı da merak konusu.
OpenAI CEO'su Sam Altman ise, GPT-4'ten korkmanın yersiz olduğunu ima ediyor:
"İnsanlar hayal kırıklığına uğramak için yalvarıyor ve uğrayacaklar da. Yapay Genel Zeka seviyesine ulaşmadık ama bizden bekledikleri bu."
Yapay genel zeka (YGZ), bir insanın yapabileceği herhangi bir zihinsel görevi başarıyla gerçekleştirebilecek varsayımsal makineler için kullanılan bir niteleme.
Önde gelen yapay zeka araştırmacıları, YGZ'nin ortaya çıkmasının insanlık için varoluşsal bir felaketle sonuçlanabileceğini düşünüyor.
 
Yararlanılan kaynaklar: Financial Times, Livemint, Futurism, VICE News, The Verge, Nature, StrictlyVC



Amazon'dan Kindle kullanıcılarına kötü haber

Amazon, Kindle sahiplerinin yalnızca yüzde 3'ünün etkileneceğini söylüyor (Steve Hogarty/The Independent)
Amazon, Kindle sahiplerinin yalnızca yüzde 3'ünün etkileneceğini söylüyor (Steve Hogarty/The Independent)
TT

Amazon'dan Kindle kullanıcılarına kötü haber

Amazon, Kindle sahiplerinin yalnızca yüzde 3'ünün etkileneceğini söylüyor (Steve Hogarty/The Independent)
Amazon, Kindle sahiplerinin yalnızca yüzde 3'ünün etkileneceğini söylüyor (Steve Hogarty/The Independent)

2013 öncesi çıkan, güvenilir bir Kindle'a sahip olanlar için kötü haber: Amazon, eski e-okuyucularına desteğini resmen sonlandırıyor. Bu, şirketin en sadık müşterilerinin 20 Mayıs'tan itibaren yeni kitap indiremeyeceği veya ödünç alamayacağı anlamına geliyor. Daha da kötüsü, kaydı silindikten sonra eski Kindle'ınız hiçbir şekilde kullanılamaz hale gelecek ve işe yaramaz bir plastik levhaya dönüşecek.

Amazon'un 10 yıldan eski cihazları emekliye ayırması haberi, standart bir endüstri uygulaması gibi görünebilir. Ancak bir e-okuyucu, akıllı telefon veya tablet gibi değil ve değiştirilmeye ihtiyaç duyulmadan önce rahatlıkla onlarca yıl dayanabilir.

Amazon'un epey katı bir "kapalı sistem" işletmesi nedeniyle, Kindle'ınız yalnızca şirketin mağazası ve sunucularıyla iletişim kurarak çalışıyor. Bu, Amazon'un Kindle'ınızı uzaktan devre dışı bırakabileceği anlamına geliyor.

Destek resmen kesildikten sonra, cihazınız Kindle mağazasına ve bulut senkronizasyonuna erişimini kaybedecek. Halihazırda sahip olduğunuz kitapları okumaya devam edebileceksiniz ve satın aldığınız kitaplarla kütüphaneniz Kindle uygulamasında güvende kalacak. Ancak herhangi bir nedenle eski Kindle'ınızı fabrika ayarlarına döndürürseniz veya kaydını silerseniz, tekrar giriş yapamayacak veya kullanılmış Kindle'ı bir arkadaşınıza veremeyeceksiniz.

Bu gerçekleştiği anda, mükemmel şekilde çalışan donanımınız bir kağıt ağırlığına dönüşecek. Kindle'ınızın etkilenebileceğinden mi endişeleniyorsunuz? İşte desteğin kaldırılacağı cihazların tam listesi.

Kindle 1

Kindle 2

Kindle DX ve DX Grafit

Kindle Klavye

Kindle 4

Kindle Touch

Kindle 5

Kindle Paperwhite 1. Nesil

En sonuncusu 2013'te piyasaya sürülen 4 tablet de desteğini kaybedecek:

Kindle Fire 1. Nesil

Kindle Fire 2. Nesil

Kindle Fire HD 7

Kindle Fire HD 8.9

Bu hamlenin etkisini hafifletmek için Amazon, kullanıcılara seçili yeni Kindle'larda yüzde 20 indirim ve ABD'de 20 dolarlık e-kitap bakiyesi sunacağını söylüyor. Bu, mevcut en ucuz Kindle'ı (94,99 sterlin [yaklaşık 5 bin 700 TL] Amazon.co.uk) 75 sterline (yaklaşık 4 bin 500 TL) düşürecek; bu indirim, Amazon'un geri dönüşüm kampanyasını kullanarak Kindle'ını takas eden herkese sunulan indirimle aynı.

Bu haberin yazıldığı sırada sözkonusu kampanyada en eski Kindle'lar kolayca kabul edilmiyor, bu da binlerce çalışan Kindle'ın çöpe atılabileceği anlamına geliyor. Amazon'un sürdürülebilirlik taahhüdü, elektronik atıkları önleme ve azaltma hedeflerini içeriyor. Dolayısıyla daha fazla adım atmayı planlayıp planlamadığı konusunda sizi bilgilendirmeye devam edeceğiz. Şirket, bu adımın Kindle sahiplerinin yalnızca yüzde 3'ünü etkileyeceğini söylüyor.

Independent Türkçe


Intel çip üretimi için Musk'la el sıkıştı

Intel, yapay zeka yarışında rakiplerini yakalamaya çalışıyor (Reuters)
Intel, yapay zeka yarışında rakiplerini yakalamaya çalışıyor (Reuters)
TT

Intel çip üretimi için Musk'la el sıkıştı

Intel, yapay zeka yarışında rakiplerini yakalamaya çalışıyor (Reuters)
Intel, yapay zeka yarışında rakiplerini yakalamaya çalışıyor (Reuters)

Intel, Elon Musk'ın yapay zeka çipi üretme projesi Terafab'e katıldığını duyurdu. 

Musk iki şirketi SpaceX ve Tesla'nın ortak bir projeyle, pek çok alanda kullanılmak üzere çip üretmeye başlayacağını geçen ay söylemişti.

20 milyar dolarlık proje kapsamında ABD'nin Teksas eyaletinde yeni bir yarı iletken üretim tesisi inşa edilmesi planlanıyor.

Teknoloji milyarderi daha önce Intel'le çalışmayı düşündüğünü söylese de işbirliği kesinleşmemişti. 

Intel, X hesabından dün (7 Nisan) paylaştığı gönderide Terafab projesine katıldığını duyurdu. 

Şirketin gönderisinde "Ultra yüksek performanslı çipleri büyük ölçekte tasarlama, üretme ve paketlemedeki yetkinliğimiz, yapay zeka ve robotik alanındaki atılımları desteklemek üzere Terafab'in yılda 1 TW işlem gücü üretme hedefini hızlandırmaya katkı sağlayacak" ifadelerine yer veriliyor.

Interesting Engineering'e göre yılda 1 TW'lık üretim, sektördeki mevcut normların çok üstünde ve böyle bir tesisin muazzam enerjiye ihtiyaç duyması bekleniyor. 

Teknoloji sitesi TechCrunch ise fabrikanın 20 milyar dolardan daha fazlaya mal olacağını öngörüyor.

sdfvrtg
Intel CEO'su Lip-Bu Tan, geçen hafta sonu Elon Musk'ı şirkette ağırladı (Intel / X)

Musk, Teksas'ın Austin kentinde iki gelişmiş çip fabrikası kurulacağını geçen ay duyurmuştu. Bunlardan biri otomobil ve insansı robotlara güç sağlarken, diğerinin uzaydaki yapay zeka veri merkezleri için tasarlanacağını söylemişti.

Intel CEO'su Lip-Bu Tan dün paylaştığı gönderisinde şöyle dedi: 

Elon, bütün bir sektörü yeniden şekillendirme konusunda kendisini kanıtladı. Bu, günümüz yarı iletken üretiminde tam da ihtiyaç duyulan şey. 

Bir zamanlar ABD'nin önde gelen silikon üreticisi olan Intel, yapay zeka yarışında Nvidia gibi rakiplerinin gerisinde kaldı.

Bir yıldan uzun süredir Intel'i yöneten Tan, işten çıkarmalar gibi yöntemlerle ekonomik durumu düzeltmeye çalışıyor. Şirket ayrıca Nvidia ve ABD hükümetinden milyarlarca dolarlık yatırım da almıştı.

Ancak Terafab projesi Intel'in yeniden yarışa girmesini sağlayabilir. Yeni işbirliğinin duyurulmasının ardından şirketin hisseleri yüzde 2'den fazla yükseldi.

Independent Türkçe, TechCrunch, Reuters, Interesting Engineering


Artemis II astronotları, insanların uzayda kat ettiği en uzun mesafe rekorunu kırdı

 (foto altı) Artemis II mürettebatı Orion kapsülünün içinde (AFP)
(foto altı) Artemis II mürettebatı Orion kapsülünün içinde (AFP)
TT

Artemis II astronotları, insanların uzayda kat ettiği en uzun mesafe rekorunu kırdı

 (foto altı) Artemis II mürettebatı Orion kapsülünün içinde (AFP)
(foto altı) Artemis II mürettebatı Orion kapsülünün içinde (AFP)

‘Artemis II’ görevi kapsamında dört astronot dün (pazartesi) 1970 yılında Apollo görevleri sırasında ulaşılan en uzak noktayı geride bırakarak Dünya’dan şimdiye kadar gidilen mesafe rekorunu aştı. Astronotların, Ay’ın keşfedilmemiş bölgeleri ve karanlık yüzü üzerinde saatler sürecek bir uçuş gerçekleştirmeye hazırlandığı bildirildi.

Daha önce Apollo 13 göreviyle ulaşılan 400 bin 171 kilometrelik mesafe rekoru kırılırken, ABD’li astronotlar Christina Koch, Victor Glover, Reid Wiseman ile Kanadalı Jeremy Hansen’in Ay yörüngesindeki uçuşları sırasında Dünya’dan 406 bin kilometreden fazla uzaklaşmalarının beklendiği kaydedildi.

ABD Havacılık ve Uzay Ajansı’nın (NASA) Teksas eyaletine bağlı Houston kentindeki kontrol merkezinden astronotlara seslenen ekip iletişim sorumlusu Jenny Gibbons, “Bugün kontrol odası Ay keşfinin heyecanıyla dolu, sanırım siz de bunu hissediyorsunuz” ifadesini kullandı.

Deneyimli astronot Christina Koch ise tarihte Ay çevresinde uçuş gerçekleştiren ilk kadın olarak kayda geçerken, ekipteki astronotların büyük bölümünün yolculuk sırasında pencerelere kilitlendiğini söyledi.

Astronotlar Ay yüzeyine iniş yapmayacak olsa da görevin tarihi bir önem taşıdığına dikkat çekiliyor. Zira 1968-1972 yılları arasında gerçekleştirilen Apollo görevlerinde kadın astronotlar, siyahi astronotlar ya da ABD dışından katılımcılar yer almamıştı.

Apollo 8 ve Apollo 13 görevlerinde yer alan astronot Jim Lovell’in, 2025 yılında hayatını kaybetmeden önce kaydettiği mesajda, “Bu tarihi bir gün” dediği aktarıldı. Lovell’in mesajında, “Eski görev yerime hoş geldiniz” ifadeleriyle yeni ekibi selamladığı ve “Çok meşgul olacağınızı biliyorum ama manzaranın tadını çıkarmayı unutmayın” tavsiyesinde bulunduğu belirtildi.

Görev komutanı Reid Wiseman ise canlı yayın sırasında, Artemis ekibinin uzay aracına aldığı Apollo 8 görev amblemini izleyicilere gösterdi.

Öte yandan, uzay keşfi tarihinde Rus ya da Çinli astronotların Dünya’dan 400 kilometreden daha uzağa gitmediği, bu mesafenin Dünya yörüngesindeki istasyonlara karşılık geldiği hatırlatıldı. Ay’a yönelik derin uzay görevlerinin ise bugüne kadar yalnızca belirli uzay araçları tarafından gerçekleştirildiği ifade edildi.

 NASA’nın Artemis II roketi, Florida’daki Kennedy Uzay Merkezi’nden fırlatıldı. (AP)NASA’nın Artemis II roketi, Florida’daki Kennedy Uzay Merkezi’nden fırlatıldı. (AP)

Ay’ın gözlemlenmesi yaklaşık yedi saat sürecek ve bu süreç Greenwich saatine göre 18.45’te başlayacak. Bu süre boyunca Ay’ın, Orion uzay aracının penceresini tamamen dolduracağı belirtildi.

NASA’ya bağlı Gezegen Jeolojisi Laboratuvarı Başkanı Noah Petro ise Ay’ın astronotlara ‘el ucunda tutulan bir basketbol topu büyüklüğünde’ görüneceğini ifade etti.

Tüylerinizi diken diken edecek

Dört kişilik mürettebatın, Ay’daki jeolojik oluşumları tanıyıp Dünya’daki bilim insanlarına doğru şekilde aktarabilmek için iki yıldan uzun süre eğitim aldığı bildirildi. Bu eğitimlerde özellikle yüzeydeki kahverengi ve bej tonlarının ayırt edilmesine odaklanıldığı belirtildi.

Astronotlar dün dönüşümlü olarak Ay’ın önlerindeki tam görünümünü tarif etti. Christina Koch, “Fotoğraflarda daha önce fark etmediğim bir şey var, ancak burada çok belirgin: Bu yeni kraterlerin tamamı son derece parlak” ifadelerini kullandı.

Koch, bu görüntüyü ‘içinden ışık geçen küçük deliklerle kaplı bir reflektöre’ benzeterek, kraterlerin Ay’ın geri kalanına kıyasla çok daha parlak göründüğünü söyledi.

Victor Glover ise gördüklerini tarif etmek için daha fazla zamana ihtiyacı olduğunu belirterek, “Keşke burada oturup gördüklerimi anlatmak için daha fazla vaktim olsaydı” dedi.

Jeremy Hansen de Ay yüzeyinde yeşil ve kahverengi tonlarında gölgeler gözlemlediğini aktardı.

Bu gözlemlerin, bilim insanlarının Ay’ın jeolojisini ve tarihini daha iyi anlamasına katkı sağlayabileceği ifade edildi.

Görevin, Netflix ve YouTube gibi platformlardan canlı yayımlandığı, ancak Ay’ın sinyalleri engellemesi nedeniyle 40 dakikalık bir iletişim kesintisi yaşanacağı belirtildi.

Görevin baş bilim insanı Kelsey Young, geçen hafta sonu düzenlenen basın toplantısında, “Bu ekibin Ay yüzeyini anlatışını dinlemek tüylerinizi diken diken edecek” ifadesini kullandı.

Chicago Üniversitesi Astronomi ve Astrofizik Bölümü’nden Derek Buzasi ise, Apollo astronotlarının bu başarıyı 50 yıldan fazla süre önce gerçekleştirdiğini hatırlatarak, “Ancak çoğumuz o dönemde henüz doğmamıştı, bu nedenle bu deneyim bizim için benzersiz olacak” değerlendirmesinde bulundu.

Artemis II, Ay’a doğru yol alıyor. (NASA – AFP)Artemis II, Ay’a doğru yol alıyor. (NASA – AFP)

Gündoğumu ve günbatımı

Astronotların, Ay’ın arka tarafına geçerek Dünya’dan hiçbir zaman görülemeyen uzak yüzü keşfedeceği bildirildi.

NASA Bilim Keşifleri Bölüm Başkanı Jacob Bleacher, bu süreçte astronotların ‘Apollo görevlerindeki hiçbir mürettebatın gözlemleyemediği bölgeleri görme ihtimalinin yüksek olduğunu’ belirterek, bu olasılığın kendisini heyecanlandırdığını ifade etti.

Mürettebatın ayrıca, ‘Ay’ın Büyük Kanyonu2 olarak da anılan dev bir çarpma krateri olan Orientale Havzası’nı kısmen gözlemlediği, bu yapının şimdiye kadar yalnızca uzay araçları tarafından tam olarak görüntülenebildiği aktarıldı.

Jeremy Hansen deneyimi, “Bu tam olarak eğitimlerdeki gibi, ancak üç boyutlu ve gerçekten hayranlık verici” sözleriyle anlattı.

Görev kapsamında dün ilerleyen saatlerde astronotların, görev komutanının hayatını kaybeden eşi anısına bir Ay kraterine ‘Carol Taylor Wiseman’ adını verme kararı aldığı belirtildi.

Canlı yayında konuşan Hansen, “Ay yüzeyinde harika bir noktada yer alan bir oluşum var. Ay geçişinin belirli anlarında Dünya’dan da görülebilecek. Bu açık renkli bölgeye ‘Carol’ adını vermek istiyoruz” dedi.

Görev sayesinde astronotların ayrıca Güneş tutulmasını, yani Güneş’in Ay’ın arkasında kaybolmasını, bunun yanı sıra Dünya’nın Ay’ın arkasından doğuşunu ve batışını gözlemleyebileceği ifade edildi.

Bu görüntülerin, 1968 yılında Apollo 8 görevi sırasında çekilen ve dünyaya bakışı değiştiren ünlü ‘Dünya’nın Doğuşu’ fotoğrafını hatırlattığına dikkat çekildi.

NASA’nın planlarına göre, bu görev ve gelecek yıl gerçekleştirilmesi öngörülen bir sonraki görev başarıyla tamamlanırsa, 2028 yılında astronotların Ay yüzeyine indirilmesi hedefleniyor.