Suudi Arabistan, tüm dünyada güvenli ve sağlıklı bir geleceğe öncülük edecek

Riyad yönetimi tedavisi olmayan hastalıklara son verilmesi için çalışacak.

Ulusal Muhafız Bakanı Bender, Riyad’daki Küresel Tıbbi Biyoteknoloji Zirvesi'nde bir dizi bakan ve katılımcıyla bir araya geldi.  (Şarku’l Avsat)
Ulusal Muhafız Bakanı Bender, Riyad’daki Küresel Tıbbi Biyoteknoloji Zirvesi'nde bir dizi bakan ve katılımcıyla bir araya geldi. (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan, tüm dünyada güvenli ve sağlıklı bir geleceğe öncülük edecek

Ulusal Muhafız Bakanı Bender, Riyad’daki Küresel Tıbbi Biyoteknoloji Zirvesi'nde bir dizi bakan ve katılımcıyla bir araya geldi.  (Şarku’l Avsat)
Ulusal Muhafız Bakanı Bender, Riyad’daki Küresel Tıbbi Biyoteknoloji Zirvesi'nde bir dizi bakan ve katılımcıyla bir araya geldi. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da düzenlenen Küresel Tıbbi Biyoteknoloji Zirvesi’ne katılan hükümet yetkilileri, uzmanlar ve bilim insanları dün başlayan zirve oturumlarında sinirbilim, hücre ve gen terapisi konularını ele aldı
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın himayesinde  düzenlenen ve açılışını Ulusal Muhafız Bakanı Abdullah bin Bender’in yaptığı Küresel Tıbbi Biyoteknoloji Zirvesi’nde biyoteknolojideki yatırım eğilimleri, Suudi Arabistan’da hücresel terapinin stratejik uygulaması, sıvı kristal ekranlar kullanılan bir teknoloji olan IPS’a dayalı hücresel terapinin önünün açılmasının yanı sıra hücre ve gen mühendislik terapileri için yeni modallere yönelik imkanlar ele alındı.
Zirve sırasında hücresel terapi kullanarak kanser hücrelerini hedef alarak tümörleri ortadan kaldırmanın yollarını bulma ve önümüzdeki on yıl için inovasyon bakış açısıyla araştırma ve geliştirme üretkenliğini artırma çağrısında bulunuldu. Ayrıca tıbbi biyoteknoloji için küresel ortaklıklar ve küresel ortaklık yoluyla bir sonraki salgına hazırlık yapılması amacıyla oturumlar düzenlendi.
Yeni ilaçların geliştirilmesinde ortaklıkların rolü ve talebe göre gelişmiş cihazlara ulaşmanın yollarının tartışıldığı zirvede, “2023'te ne kadar yakınız?” sorusuna cevap aranırken Kral Abdullah Uluslararası Tıbbi Araştırma Merkezi inovasyon ve ortaklık haritasına da ışık tutuldu.

Rönesansı desteklemek ve rekabet gücü yaratmak
Ulusal Muhafız Bakanlığı Sağlık İşleri İcra Kurulu Başkanı ve Kral Suud bin Abdülaziz Sağlık Bilimleri Üniversitesi Başkanı Bende el Kinavi, zirvenin sponsoru olan Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın daha müreffeh bir ülke inşa etme talebi bağlamında, ülkesinin dünya ülkeleri arasında ön sıralarda yer aldığını söyledi.
Kinavi Küresel Tıbbi Biyoteknoloji Zirvesi’nin açılış töreni sırasında yaptığı konuşmada, Veliaht Prens'in açıklamalarının, yeteneklerden yararlanan, rönesansı destekleyen, rekabet gücü yaratan ,daha fazla yaratıcılığa, göz kamaştırıcılığa ve farklılığa yönelik isteğin çıtasını yükselten ‘ilham verici bir liderden’ gelen  teşvik olduğunu ifade etti.
Zirvenin, dünyadaki biyoteknoloji liderleri arasında bilgi alışverişi yoluyla bir "biyoteknolojik sağlık endüstrisi" yaratma ve Suudi Arabistan Krallığı’nın tıbbi biyoteknoloji alanında lider bir oyuncu olarak konumunu pekiştirme fırsatı sağladığına değinen Kinavi, yenilikçi model sunmanın yatırım fırsatlarını keşfetmek için fırsat sağladığını vurguladı.
Kinavi’ye göre Küresel Tıbbi Biyoteknoloji Zirvesi, endüstriyel sağlık yatırım sistemi için modern bir çağ inşa etmek adına tıbbi biyoteknoloji üretimi dünyası ve sağlığın geleceği endüstrisinde parlak bir yapı taşı niteliğinde. Genetik tedavi, hücreler, bulaşıcı hastalıklar, kanserli tümörler için aşıların geliştirilmesi, nadir hastalıkların doğru tedavisi ve klinik konuların tartışıldığı zirvede etkili sonuçlar elde edilmesi bekleniyor.
Yetkili açıklamasında, Suudi Arabistan’daki bakanlıklar ve hükümet sektörlerinin ulusal ve küresel ortaklık ile biyomedikal teknolojinin geleceğini inşa eden ortak bir ulusal strateji oluşturmanın yanı sıra tıbbi biyoteknoloji endüstrisinin geleceğini yapılandırmak ve çeşitli alanlarına yatırım yapmak için çabalarının bütünleştiğini söyledi.

Teknik gelişmenin hızlanması
Diğer yandan Riyad'daki Kral Abdullah Uluslararası Tıbbi Araştırma Merkezi İcra Direktörü Dr. Ahmed el Asker de Ulusal Muhafız Bakanı’nın huzurunda, Yatırım Bakanlığı ile stratejik ortaklık ikincisi düzenlenen Küresel Tıbbi Biyomedikal Teknoloji Zirvesi 2023'ün sonuçlarının umut verici olacağını vurguladı.
Asker dünkü zirve sırasında yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Teknolojik gelişmenin küresel düzeyde hızlanması açısından bugün tanık olduğumuz şey, insanların hayatını ve geçimini olumlu yönde etkileyecek. Buna toplumların ekonomilerindeki dönüşümler ve genel olarak ülkelerin yönelimleri eşlik edecek. Bu dönüşüm, petrole dayalı bir ekonomiden alternatif ürünlere ve ileri teknolojilere dayalı bir ekonomiye, hatta bu alanda liderliğe dayalı bir ekonomiye dönüşümü hedefleri arasına koyan Suudi Arabistan  liderliğinin öngörülü vizyonuyla örtüşüyor.”

Yüzde sekizlik küresel pazar büyümesi
Asker açıklamasının devamında küresel pazarın büyüme oranlarına dikkat çekti:
“Biyomedikal teknoloji sektörü derken insan sağlığını doğrudan etkileyen bir sektörden bahsediyoruz. Sanırım koronavirüs pandemisinden çıkardığımız dersler, bu sektörün insan sağlığı ve ülke ekonomileri için önemini doğruladı. Genel bir ekonomik görünümle, 2025'te genel olarak biyoteknoloji sektörü için küresel pazar büyüklüğünün yıllık yüzde 8'lik bir büyüme oranıyla yaklaşık 800 milyar dolara ulaşacağını görüyoruz.”
Küresel aşı pazarının büyüklüğünün yıllık yüzde 10 büyüme oranıyla 30 milyar dolar olarak tahmin edildiğine dikkat çeken Asker, biyolojik tedavilerin 2030'da küresel ilaç pazarının yüzde 30'unu oluşturacağını, söyledi. Genetik bozuklukları onarmak için çalışan ilaçların ortaya çıkmasıyla, hastalıkların genetik nedenlerine göre yeni sınıflandırmalara ayrıldığını belirtti.

Tedavisi olmayan hastalıkların bertaraf edilmesi
Asker’in gündeminde hastalıkların tedavi edilmesi de vardı:
“Genetik mühendisliği ve bağışıklık hücrelerini yönlendirmek, tedavisi olmayan hastalıkların kökünü kazımada baskın olacak. Teşhis araçlarının mobil cihazlara indirgendiğini, büyük veri bilimi ve yapay zeka üzerine kurulu dijital uygulamalar göreceğiz. Hastalıkları tahmin etmek ve daha sonra yayılmadan önlemek mümkün olacak. Bunlar örnekler ve bir zamanlar bilim kurgu olan şeylerin çoğu bugün gerçek oldu.”
Yeni ekonomik oluşumlarla tıbbi teknolojilerle yeni değişimlerin ortaya çıkacağını belirten Asker, Suudi Arabistan'da tıbbi biyoteknoloji sektörünün ilerlemesini ve hızlanmasını sağlamak için üniversiteler, araştırma merkezleri ve özel sektör gibi altyapı kuruluşlarını yeni bir çevresel entegrasyonun oluşturulmasıyla bazı yeni kuruluş ve stratejilerin  başlatılacağını söyledi.
Kral Abdullah Uluslararası Tıbbi Araştırma Merkezi’nin 15 yıllık yolculukta, kurulduğu günden bu yana yalnızca tıbbi biyoteknolojinin yerlileştirilmesinde değil, önde gelen kuruluşlar arasında da yer aldığını söyleyen Dr. Ahmed el Asker, sağlık ve ekonomik etkisi olan ürünleri dönüştürme arzusuyla yeni teknolojilerin inovasyonuna, üretimine ve geliştirilmesine katıldığını kaydetti.
Asker ayrıca tüm programların tıbbi teknolojiyi transfer etmek, geliştirmek, ülke ve dünya yararına yatırımları çekmek için ortak iş birliğini geliştirmeyi amaçladığını vurguladı.



Suudi Arabistan, Yemen hükümet bütçesine 224 milyon riyal destek sağladı

Yeni Suudi Arabistan desteği, Yemen hükümetinin acil ihtiyaçlarına yanıt olarak sağlandı (Yemen'in Kalkınması ve Yeniden İmarı için Suudi Programı)
Yeni Suudi Arabistan desteği, Yemen hükümetinin acil ihtiyaçlarına yanıt olarak sağlandı (Yemen'in Kalkınması ve Yeniden İmarı için Suudi Programı)
TT

Suudi Arabistan, Yemen hükümet bütçesine 224 milyon riyal destek sağladı

Yeni Suudi Arabistan desteği, Yemen hükümetinin acil ihtiyaçlarına yanıt olarak sağlandı (Yemen'in Kalkınması ve Yeniden İmarı için Suudi Programı)
Yeni Suudi Arabistan desteği, Yemen hükümetinin acil ihtiyaçlarına yanıt olarak sağlandı (Yemen'in Kalkınması ve Yeniden İmarı için Suudi Programı)

Suudi Arabistan, Yemen hükümetinin talebi üzerine bütçe desteği kapsamında 224 milyon riyali (60 milyon)  aşan yeni bir ödeme yaptı. Destek, Riyad'ın Yemen halkına ve Yemen hükümetine yönelik sürdürülen desteğinin bir parçası olarak gerçekleştirildi.

Suudi Arabistan yönetiminin talimatıyla sağlanan destek, Yemen'in karşı karşıya bulunduğu ekonomik zorlukların yanı sıraa Husilerin Yemen halkının kaynaklarını, mülklerini ve çıkarlarını hedef alan saldırılarının devam ettiği bir dönemde geldi.

Suudi Arabistan, Yemen'in Kalkınması ve Yeniden İmarı için Suudi Programı aracılığıyla sağlanan yeni ödemenin, hükümetin mali kaynak akışının düzenli hale getirilmesine ve maliye politikasının etkinliğinin artırılmasına katkı sağlamayı amaçladığını bildirdi. Bu desteğin Yemen vatandaşlarının satın alma gücünü artırarak ekonomik istikrarın güçlendirilmesine katkıda bulunacağı belirtildi.

Suudi Arabistan'ın Yemen Büyükelçisi Muhammed Al Câbir, yeni bütçe desteği ödemesinin ülke yönetiminin talimatları doğrultusunda gerçekleştirildiğini belirterek Riyad'ın Yemen'in içinde bulunduğu mevcut koşullar karşısında Yemen hükümetine desteğini sürdüreceğini ifade etti.

Al Câbir, yeni ödemenin 224 milyon Suudi riyalini aştığını belirterek desteğin hükümetin mali kaynak akışının düzenli hale getirilmesine ve maliye politikasının etkinliğinin artırılmasına katkı sağlayacağını söyledi.

Büyükelçi, bütçe desteğinin Yemen vatandaşlarının satın alma gücünü güçlendireceğini ve bunun ekonomik istikrarın desteklenmesine, ayrıca ülkenin içinde bulunduğu koşulların etkilerinin hafifletilmesine katkı sağlayacağını ifade etti.

Söz konusu destek, Suudi Arabistan'ın Yemen hükümetine verdiği sürekli desteğin yanı sıra hükümetin mali yükümlülüklerini yerine getirme kapasitesini güçlendirme ve mevcut koşullar karşısında Yemen ekonomisini destekleme çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor.


İtalyan yetkili Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan’la birlikte üçüncü ülke pazarlarına gireceğiz

Suudi Ticaret Odaları Federasyonu ile İtalyan Ulusal Tanıtım ve Kalkınma Ajansı arasında bir iş birliği anlaşmasının imzalanması sırasında (X)
Suudi Ticaret Odaları Federasyonu ile İtalyan Ulusal Tanıtım ve Kalkınma Ajansı arasında bir iş birliği anlaşmasının imzalanması sırasında (X)
TT

İtalyan yetkili Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan’la birlikte üçüncü ülke pazarlarına gireceğiz

Suudi Ticaret Odaları Federasyonu ile İtalyan Ulusal Tanıtım ve Kalkınma Ajansı arasında bir iş birliği anlaşmasının imzalanması sırasında (X)
Suudi Ticaret Odaları Federasyonu ile İtalyan Ulusal Tanıtım ve Kalkınma Ajansı arasında bir iş birliği anlaşmasının imzalanması sırasında (X)

Riyad ve Roma ekonomik ilişkilerini daha somut bir iş birliği zeminine taşımaya hazırlanırken iki ülkenin üçüncü ülke pazarlarında birlikte çalışması ve Suudi ve İtalyan şirketleri, özellikle de küçük ve orta ölçekli işletmeler arasındaki iş birliği kanallarının genişletilmesi hedefleniyor.

Bu gelişme, İtalya'nın ulusal kalkınma finansmanı kuruluşu Cassa Depositi e Prestiti'nin (CDP) Riyad'da iki anlaşmaya imza atmasıyla yaşandı. Anlaşmalardan biri Suudi Arabistan Ulusal Kalkınma Fonu, diğeri ise Suudi Arabistan Ticaret Odaları Federasyonu ile imzalandı. Anlaşmalar, finansman ve yatırım alanındaki iş birliğinin genişletilmesini ve şirketlerin iki ülkedeki fırsatlara erişiminin kolaylaştırılmasını amaçlıyor.

Üst düzey bir İtalyan yetkili, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada Riyad-Roma iş birliğinin yalnızca Suudi Arabistan ve İtalya pazarlarıyla sınırlı olmadığını, iki ülkenin birlikte üçüncü ülke pazarlarında da faaliyet gösterebileceğini söyledi. Yetkili, Suudi ekonomisinin çeşitlendirilmesinin İtalyan şirketleri için geniş fırsatlar sunduğuna dikkati çekerek İtalya'nın çok çeşitli sektörlerde güçlü bir sanayi tabanına ve uzmanlığa sahip olduğunu belirtti.

Suudi Arabistan Ticaret Odaları Federasyonu ile CDP, çarşamba günü Riyad'da, Ula'da başlatılan Suudi-İtalyan stratejik ortaklığını hayata geçirmeyi, ortak projeler için finansman kanalları açmayı ve küçük ve orta ölçekli şirketleri iki ülke arasındaki iş birliğine dahil etmeyi amaçlayan bir anlaşma imzaladı. Anlaşma aynı zamanda federasyonun, İtalyan tarafıyla iş birliğinde Suudi özel sektörünün kurumsal temsilcisi olarak rolünü güçlendirmeyi hedefliyor.

Anlaşma, iki ülkenin iş dünyaları arasındaki ortaklıkları güçlendirmek için pratik bir çerçeve sunuyor. Bu kapsamda Suudi şirketleri İtalyan muadilleriyle buluşturan bir iş eşleştirme platformunun desteklenmesi, projeler ve yatırım fırsatları hakkında bilgilendirme yapılması ve İtalyan şirketlerinin Suudi pazarını keşfetmesine ve pazara giriş süreçlerini kolaylaştırmasına yardımcı olacak iletişim kanallarının oluşturulması öngörülüyor.

CDP, Ula'da başlatılan Suudi-İtalyan stratejik ortaklığının bir parçası olurken anlaşma, Suudi Arabistan Ticaret Odaları Federasyonu ile federasyona bağlı Suudi-İtalyan İş Konseyi'nin iki ülkenin özel sektörleri arasındaki iş birliğini hayata geçirmede ve ortaklık fırsatlarını somut projelere ve işlere dönüştürmede daha büyük rol üstlenmesine imkân tanıyor.

Stratejik ortaklıkta iş birliği

İtalya'nın ulusal kalkınma finansmanı kuruluşu CDP'nin Başkanı Dario Scannapieco, Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin iki ülke arasındaki yakınlaşmayı güçlendirmek veya Suudi pazarında faaliyet göstermekle sınırlı olmadığını, başka ülkelerde ve üçüncü ülke pazarlarında iş birliğini de kapsadığını söyledi.

İtalyan heyetinin Riyad ziyaretinin birden fazla hedefi olduğunu belirten Scannapieco, bunların başında yatırımcılarla bir araya gelmek ve Suudi kurumlarıyla iş birliğini güçlendirmenin geldiğini ifade etti. Ulusal Kalkınma Fonu ile gerçekleştirilen görüşmenin son derece verimli olduğunu belirten Scannapieco, görüşmenin çeşitli alanlarda geniş kapsamlı iş birliğinin önünü açtığını kaydetti.

afgthyjudcs
İtalya Ulusal Kalkınma Finansmanı Kuruluşu Başkanı ile Suudi-İtalyan İş Konseyi Başkanı (X)

Suudi Arabistan Ticaret Odaları Federasyonu ile imzalanan anlaşmanın kurumsal iş birliğinden daha somut bir iş birliğine geçiş yönünde ilave bir adım olduğunu belirten Scannapieco, anlaşmanın Suudi pazarındaki fırsatları araştırmak isteyen İtalyan küçük ve orta ölçekli şirketlerine yardımcı olmayı, doğrudan iletişim kanalları oluşturmayı ve bu şirketlerin pazara erişimini kolaylaştırmayı amaçladığını söyledi.

Scannapieco, CDP'nin İtalyan küçük ve orta ölçekli şirketlerini Suudi muadilleriyle buluşturmayı amaçlayan bir iş eşleştirme platformunu hayata geçirmek ve güncellemek için çalıştığını belirtti. Platformun yeni ticari fırsatların ve ortaklıkların keşfedilmesine imkân sağlayacağını ifade etti.

Anlaşmanın üç temel başlığa odaklandığını belirten Scannapieco, bunlardan ilkinin iş eşleştirme platformunun güçlendirilmesi olduğunu söyledi. Bu sayede iki ülkedeki küçük ve orta ölçekli şirketlerin birbirleriyle bağlantı kurabileceğini ve potansiyel ortaklarını tanıyabileceğini kaydetti.

İkinci başlığın Suudi Arabistan'daki seçilmiş projelerin belirlenmesi ve İtalyan şirketlerine bu projeleri tanıma ve projelere katılım fırsatlarını araştırma imkânı sağlanması olduğunu belirten Scannapieco, Riyad Expo 2030'un İtalyan şirketlerinin yer alabileceği alanlardan biri olduğunu ifade etti.

Üçüncü başlığın ise iş birliğini ilerletmek ve Suudi pazarına girmek isteyen İtalyan şirketlerine pratik destek sunmak amacıyla iki kurum arasında doğrudan bir iletişim noktası oluşturulması olduğunu söyledi. Bu kapsamda şirketlerin gerekli izin ve prosedürleri öğrenmesine yardımcı olunacağını belirtti.

Scannapieco, amaçlarının İtalyan şirketlerinin Suudi Arabistan'a erişimini kolaylaştırmak ve iki taraf arasındaki iş birliğini şirketlerin fırsatları keşfetmesine ve pazara daha etkin şekilde girmesine imkân tanıyan pratik bir sürece dönüştürmek olduğunu ifade etti.

İtalya'nın ulusal kalkınma ve ekonomiyi destekleme kuruluşu Cassa Depositi e Prestiti aracılığıyla iki ülke arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi için geniş fırsatlar bulunduğunu belirten Scannapieco, CDP'nin bu ortaklıkları güçlendirmek ve kapsamını genişletmek için çalıştığını söyledi.

Bölgedeki ortaya çıkabilecek zorluklar karşısında Suudi-İtalyan iş birliğinin kritik sektörlerdeki rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Scannapieco, İtalya'nın son derece çeşitlendirilmiş bir sanayi tabanına sahip olduğunu ve çok çeşitli ürünler ürettiğini söyledi. Scannapieco, atıfta bulunduğu bir sıralamaya göre İtalya'nın sanayi sektörünün çeşitliliği bakımından Çin ve ABD'nin ardından dünyada üçüncü sırada yer aldığını belirtti.

Bu çeşitliliğin İtalyan şirketlerine uzmanlaşmış teknik bilgi sunma ve Suudi ekonomisinin çeşitlendirilmesine yönelik çabalara ortak olma imkânı verdiğini belirten Scannapieco, İtalyan şirketlerinin bu süreçte yüksek değerli bir ortak olabileceğini söyledi.

Önümüzdeki dönemde İtalyan iş dünyasının Suudi Arabistan'daki varlığının genişletilmesi gerektiğini belirten Scannapieco, çok sayıda büyük İtalyan şirketinin hâlihazırda Krallık'ta faaliyet gösterdiğini, bir sonraki adımın ise küçük ve orta ölçekli şirketlerin İtalya dışına açılarak bölge pazarlarına girmesinin önünü açmak olduğunu söyledi. Bunun iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin tabanını genişleteceğini ifade etti.

Suudi-İtalyan ortaklığı uygulama aşamasına geçiyor

Suudi-İtalyan İş Konseyi Başkanı Kamil el-Müncid ise Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada anlaşmanın, Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman ile İtalya Başbakanı Giorgia Meloni arasında Ocak 2025'te Ula'da gerçekleştirilen toplantının doğrudan devamı niteliğinde olduğunu söyledi. El-Müncid, söz konusu toplantının iki ülke ilişkilerini stratejik ortaklık seviyesine taşıdığını ve ekonomik ilişkileri bu ortaklığın temel başlıklarından biri haline getirdiğini belirtti.

El-Müncid, çarşamba günü CDP ile Suudi Arabistan Ticaret Odaları Federasyonu arasında imzalanan anlaşmanın iki ülkenin iş dünyaları arasındaki iş birliğini güçlendirmek için pratik bir adım olduğunu ve mevcut ilişkilerin ticari ve yatırım ortaklıklarına ve projelere dönüştürülmesi için yeni bir kanal sunduğunu ifade etti.

Anlaşmanın Suudi-İtalyan İş Konseyi'nin İtalya Sanayi Konfederasyonu (Confindustria) ve Ulusal El Sanatları ve Küçük İşletmeler Konfederasyonu (CNA) ile heyet ziyaretleri, forumlar ve doğrudan iş görüşmeleri aracılığıyla kurduğu ortaklıkları güçlendirdiğini belirten El-Müncid, CDP'nin imkânları ile Suudi Arabistan Ticaret Odaları Federasyonu'nun kapsamının bu bağlantıların daha sürdürülebilir iş fırsatlarına dönüştürülmesine katkı sağlayacağını söyledi.

Anlaşmanın iki temel avantaj sunduğunu belirten El-Müncid, bunlardan ilkinin CDP'nin iş eşleştirme platformu olduğunu ifade etti. Bu platform sayesinde Suudi ve İtalyan şirketlerinin yetenekleri ve ticari ilgi alanları hakkında bilgi girebileceğini, ardından ihtiyaçlarıyla bu yetenekler örtüşen potansiyel ortakları tespit edebileceğini söyledi.

Platformun şirketlerin uygun ortaklara ulaşma sürecini kısaltabileceğini belirten El-Müncid, örneğin İtalyan teknolojisi arayan Suudi bir sanayi şirketinin ihtiyaçlarını karşılayabilecek şirketleri tespit edebileceğini, Suudi pazarına girmek isteyen İtalyan bir şirketin ise yerel bir ortak arayabileceğini ifade etti. Federasyon ve İş Konseyi'nin şirketleri platformu kullanmaya teşvik edeceğini ve platform üzerinden ortaya çıkan iş birliği fırsatlarını takip edeceğini söyledi.

El-Müncid'e göre ikinci avantaj ise CDP Grubu'na bağlı SIMEST ile iş birliğinin güçlendirilmesi. SIMEST'in Riyad'daki varlığı ve İtalyan şirketlerinin uluslararası ölçekte büyümesine verdiği desteğin, özellikle küçük ve orta ölçekli şirketler olmak üzere daha fazla şirketin Suudi Arabistan'da iş kurmasına ve faaliyetlerini genişletmesine yardımcı olabileceğini belirtti.

Anlaşmanın oluşturduğu ortak kanalın, İtalya'da ticaret yapmak, yatırım gerçekleştirmek veya faaliyet göstermek isteyen Suudi şirketlerinin uygun İtalyan ortaklara ulaşmasına ve yeni fırsatları keşfetmesine imkân sağlayacağını belirten El-Müncid, Suudi iş dünyasına bu ortaklıktan yararlanma ve iş birliğini sürdürülebilir projelere ve ortak büyüme fırsatlarına dönüştürme çağrısında bulundu.

İtalyan şirketlerinin mühendislik, teknoloji ve imalat alanlarında uzmanlığa sahip olduğunu, Suudi şirketlerinin ise yerel pazar bilgisi ve büyüme kapasitesi sunduğunu belirten El-Müncid, iş birliği fırsatlarının ticaret, altyapı, iletişim, sanayi, enerji ve turizm gibi sektörlere uzandığını söyledi.

El-Müncid, Riyad Expo 2030'un bu kabiliyetleri bir araya getirmek ve iki ülkenin şirketleri için yeni alanlar açmak açısından önemli bir fırsat olduğunu belirterek önceliğin artık uygulama aşamasına geçmek olduğunu vurguladı. Bu kapsamda şirketlerin platforma çekilmesi, öncelikli sektörlerin belirlenmesi, net iletişim noktalarının oluşturulması ve gelecek vadeden fırsatların somut projelere dönüşene kadar takip edilmesi gerektiğini ifade etti.


Flydubai uçağı olayı: Şirket olayın nedenini araştırıyor... İsrail ise olayı terör olarak nitelendiriyor

Bir Flydubai uçağı (X)
Bir Flydubai uçağı (X)
TT

Flydubai uçağı olayı: Şirket olayın nedenini araştırıyor... İsrail ise olayı terör olarak nitelendiriyor

Bir Flydubai uçağı (X)
Bir Flydubai uçağı (X)

Suudi Arabistan’ın Tebük Havalimanı’na yönlendirilerek acil iniş yapan “Flydubai” uçağında meydana gelen olayın nedenine ilişkin açıklamalarda görüş ayrılığı yaşandı. BAE merkezli şirket, “bu ilk aşamada olayın nedenleri ve arkasındaki saiklerin henüz bilinmediğini” ve konunun soruşturulduğunu belirtirken, İsrailli yetkililer olayı “terör” olarak nitelendirdi.

“Flydubai” sözcüsü yaptığı açıklamada, Dubai Uluslararası Havalimanı’ndan Ben Gurion Uluslararası Havalimanı’na giden FZ 1073 sefer sayılı uçakta kokpitte bir tartışma yaşandığını belirtti. Uçuş ekibinin durumu kontrol altına almayı başardığını, uçağın rotasını değiştirerek Suudi Arabistan’daki Tebük Havalimanı’na güvenli şekilde iniş yaptığını belirten sözcü, bütün yolcu ve mürettebatın durumunun iyi olduğunu ifade etti.

Sözcü, şirketin yolcuların taşınmasına ve Tel Aviv’e olan yolculuklarının tamamlanmasına öncelik vermek üzere Tebük’e iki alternatif uçuş düzenlediğini belirtti. Havayolunun diğer uçuşlarının ise normal tarifelerine göre devam ettiğini kaydetti.

Olayın ayrıntılarına ilişkin olarak sözcü, “olayın nedenleri ve arkasındaki saikler bu ilk aşamada henüz bilinmiyor ve resmî soruşturmaya tabi” dedi. Yetkili makamlar gerçekleri ortaya çıkarıp olayın koşullarını belirleyene kadar spekülasyonlardan kaçınılması çağrısında bulundu.

Sözcü, şirket açısından mevcut aşamada en büyük önceliğin olayla bağlantılı yolcu ve mürettebatın güvenliğini sağlamak, kendilerine gerekli desteği vermek ve resmî soruşturmada yetkili makamlarla iş birliği yapmak olduğunu vurguladı.

Tebük Havalimanı acil çağrı aldı

Tebük’teki Prens Sultan bin Abdülaziz Havalimanı, dün erken saatlerde yaptığı açıklamada, hava trafik kontrol merkezinin yerel saatle 08.44’te uçaktan acil durum çağrısı aldığını bildirdi. Uçak, Prens Sultan bin Abdülaziz Uluslararası Havalimanı’na acil iniş talebinde bulundu.

Acil çağrının ardından havalimanında alarm ilan edilerek uçağın inişiyle birlikte gerekli yardımın sağlanabilmesi için hazırlık seviyesi yükseltildi. Çağrının alınmasından yaklaşık bir saat sonra uçak, yerel saatle 09.45’te havalimanına güvenli şekilde indi. İnişin ardından uçağın kaptan pilotu ile yardımcı pilotunun yaralandığı tespit edildi ve ikisi de gerekli tıbbi müdahalenin yapılması için hastaneye sevk edildi.

Bu sırada ilgili birimler, yolculara yolcu salonunda gerekli desteği sağladı ve hava yolu şirketiyle koordinasyon içinde yolcular için alternatif bir uçak temin edildi.

Prens Sultan bin Abdülaziz Uluslararası Havalimanı, hava seyrüseferinin, yolcuların ve kabin ekiplerinin güvenliğine ilişkin uluslararası anlaşma ve sözleşmeler doğrultusunda Suudi Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan düzenleme ve talimatlara uyulduğunu vurguladı. Havalimanı, yetkili birimlerin olayın ayrıntılarını aydınlatmak üzere gerekli soruşturmayı sürdürdüğünü bildirdi.

Tebük Havalimanı yönetimi dün akşam yaptığı ikinci açıklamada, “Flydubai” uçuşundaki tüm yolcuların saat 17.40’ta alternatif bir uçakla nihai varış noktalarına hareket ettiğini duyurdu.

Havalimanı ayrıca, Suudi Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan düzenleme ve talimatlara, hava seyrüseferinin, yolcuların ve kabin ekiplerinin güvenliğine ilişkin uluslararası anlaşma ve sözleşmeler doğrultusunda bağlılığını yineledi.

Suudi Arabistan Ulaştırma Güvenliği Merkezi ise yaptığı açıklamada, söz konusu uçuşla ilgili ihbar aldığını ve güvenlik soruşturma ekibinin çalışmalarına başladığını bildirdi. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Merkez, olayın koşullarını ortaya çıkarmak, uçuş güvenliğiyle ilgili hususları incelemek ve ilgili bilgi ve delilleri toplamak üzere yetkili makamlarla koordinasyon içinde çalıştığını belirtti.

Trump, Netanyahu ile olayı görüştü

ABD Başkanı Donald Trump, bugün yaptığı açıklamada, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile gerçekleştirdiği görüşmede “Flydubai” uçuşunda yaşanan olayı ele aldığını söyledi. Trump, kendisine İsrailli bir tesisatçının uçağın düşmesini önlemeye yardımcı olduğunun aktarıldığını belirtti.

Hindistan Büyükelçiliği pilotun sağlık durumunu takip ediyor

Hindistan’ın Suudi Arabistan Büyükelçiliği, uçuşta görev yapan Hintli pilot Samit Matchar’ın sağlık durumunu takip ettiğini açıkladı. Pilotun Tebük’teki hastanelerden birinde gerekli tıbbi tedaviyi gördüğü ve ilk bilgilere göre durumunun stabil olduğu belirtildi.

Büyükelçilik yaptığı açıklamada, pilotun en kısa sürede iyileşmesini umduğunu ifade etti. Ayrıca ailesiyle iletişim halinde olduğunu ve Suudi makamlarıyla koordinasyon içinde sağlık durumunu takip etmeyi sürdürdüğünü, güvenliği ve sağlığı için mümkün olan tüm desteğin sağlanacağını bildirdi.

Netanyahu: Yolcular büyük bir felaketi önledi

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise uçaktaki yolcuların “saldırganı etkisiz hale getirerek büyük bir felakete yol açmasını engellediğini” söyledi.

Netanyahu, pilotlardan birinin diğer pilotu bıçaklayarak uçağı düşürmeye çalıştığını öne sürdü. Televizyonda yayımlanan konuşmasında, “Uçuş sırasında, ülkemize yaklaşırken pilotlardan biri meslektaşını bıçakladı ve görünüşe göre içindeki herkesle birlikte uçağı düşürmeye çalıştı” dedi. Netanyahu, saldırganı kontrol altına almak için müdahale eden ve “çok sayıda kişinin hayatını kurtaran”, böylece “büyük bir felaketin önlenmesini sağlayan” kişileri övdü.

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz ise olayın “cihatçı bir saldırı girişimi” olduğunu kesin bir dille savundu. Katz, “Saldırganın tek bir amacı vardı: uçağı düşürmek” ifadelerini kullandı.