Suudi Arabistan, tüm dünyada güvenli ve sağlıklı bir geleceğe öncülük edecek

Riyad yönetimi tedavisi olmayan hastalıklara son verilmesi için çalışacak.

Ulusal Muhafız Bakanı Bender, Riyad’daki Küresel Tıbbi Biyoteknoloji Zirvesi'nde bir dizi bakan ve katılımcıyla bir araya geldi.  (Şarku’l Avsat)
Ulusal Muhafız Bakanı Bender, Riyad’daki Küresel Tıbbi Biyoteknoloji Zirvesi'nde bir dizi bakan ve katılımcıyla bir araya geldi. (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan, tüm dünyada güvenli ve sağlıklı bir geleceğe öncülük edecek

Ulusal Muhafız Bakanı Bender, Riyad’daki Küresel Tıbbi Biyoteknoloji Zirvesi'nde bir dizi bakan ve katılımcıyla bir araya geldi.  (Şarku’l Avsat)
Ulusal Muhafız Bakanı Bender, Riyad’daki Küresel Tıbbi Biyoteknoloji Zirvesi'nde bir dizi bakan ve katılımcıyla bir araya geldi. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da düzenlenen Küresel Tıbbi Biyoteknoloji Zirvesi’ne katılan hükümet yetkilileri, uzmanlar ve bilim insanları dün başlayan zirve oturumlarında sinirbilim, hücre ve gen terapisi konularını ele aldı
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın himayesinde  düzenlenen ve açılışını Ulusal Muhafız Bakanı Abdullah bin Bender’in yaptığı Küresel Tıbbi Biyoteknoloji Zirvesi’nde biyoteknolojideki yatırım eğilimleri, Suudi Arabistan’da hücresel terapinin stratejik uygulaması, sıvı kristal ekranlar kullanılan bir teknoloji olan IPS’a dayalı hücresel terapinin önünün açılmasının yanı sıra hücre ve gen mühendislik terapileri için yeni modallere yönelik imkanlar ele alındı.
Zirve sırasında hücresel terapi kullanarak kanser hücrelerini hedef alarak tümörleri ortadan kaldırmanın yollarını bulma ve önümüzdeki on yıl için inovasyon bakış açısıyla araştırma ve geliştirme üretkenliğini artırma çağrısında bulunuldu. Ayrıca tıbbi biyoteknoloji için küresel ortaklıklar ve küresel ortaklık yoluyla bir sonraki salgına hazırlık yapılması amacıyla oturumlar düzenlendi.
Yeni ilaçların geliştirilmesinde ortaklıkların rolü ve talebe göre gelişmiş cihazlara ulaşmanın yollarının tartışıldığı zirvede, “2023'te ne kadar yakınız?” sorusuna cevap aranırken Kral Abdullah Uluslararası Tıbbi Araştırma Merkezi inovasyon ve ortaklık haritasına da ışık tutuldu.

Rönesansı desteklemek ve rekabet gücü yaratmak
Ulusal Muhafız Bakanlığı Sağlık İşleri İcra Kurulu Başkanı ve Kral Suud bin Abdülaziz Sağlık Bilimleri Üniversitesi Başkanı Bende el Kinavi, zirvenin sponsoru olan Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın daha müreffeh bir ülke inşa etme talebi bağlamında, ülkesinin dünya ülkeleri arasında ön sıralarda yer aldığını söyledi.
Kinavi Küresel Tıbbi Biyoteknoloji Zirvesi’nin açılış töreni sırasında yaptığı konuşmada, Veliaht Prens'in açıklamalarının, yeteneklerden yararlanan, rönesansı destekleyen, rekabet gücü yaratan ,daha fazla yaratıcılığa, göz kamaştırıcılığa ve farklılığa yönelik isteğin çıtasını yükselten ‘ilham verici bir liderden’ gelen  teşvik olduğunu ifade etti.
Zirvenin, dünyadaki biyoteknoloji liderleri arasında bilgi alışverişi yoluyla bir "biyoteknolojik sağlık endüstrisi" yaratma ve Suudi Arabistan Krallığı’nın tıbbi biyoteknoloji alanında lider bir oyuncu olarak konumunu pekiştirme fırsatı sağladığına değinen Kinavi, yenilikçi model sunmanın yatırım fırsatlarını keşfetmek için fırsat sağladığını vurguladı.
Kinavi’ye göre Küresel Tıbbi Biyoteknoloji Zirvesi, endüstriyel sağlık yatırım sistemi için modern bir çağ inşa etmek adına tıbbi biyoteknoloji üretimi dünyası ve sağlığın geleceği endüstrisinde parlak bir yapı taşı niteliğinde. Genetik tedavi, hücreler, bulaşıcı hastalıklar, kanserli tümörler için aşıların geliştirilmesi, nadir hastalıkların doğru tedavisi ve klinik konuların tartışıldığı zirvede etkili sonuçlar elde edilmesi bekleniyor.
Yetkili açıklamasında, Suudi Arabistan’daki bakanlıklar ve hükümet sektörlerinin ulusal ve küresel ortaklık ile biyomedikal teknolojinin geleceğini inşa eden ortak bir ulusal strateji oluşturmanın yanı sıra tıbbi biyoteknoloji endüstrisinin geleceğini yapılandırmak ve çeşitli alanlarına yatırım yapmak için çabalarının bütünleştiğini söyledi.

Teknik gelişmenin hızlanması
Diğer yandan Riyad'daki Kral Abdullah Uluslararası Tıbbi Araştırma Merkezi İcra Direktörü Dr. Ahmed el Asker de Ulusal Muhafız Bakanı’nın huzurunda, Yatırım Bakanlığı ile stratejik ortaklık ikincisi düzenlenen Küresel Tıbbi Biyomedikal Teknoloji Zirvesi 2023'ün sonuçlarının umut verici olacağını vurguladı.
Asker dünkü zirve sırasında yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Teknolojik gelişmenin küresel düzeyde hızlanması açısından bugün tanık olduğumuz şey, insanların hayatını ve geçimini olumlu yönde etkileyecek. Buna toplumların ekonomilerindeki dönüşümler ve genel olarak ülkelerin yönelimleri eşlik edecek. Bu dönüşüm, petrole dayalı bir ekonomiden alternatif ürünlere ve ileri teknolojilere dayalı bir ekonomiye, hatta bu alanda liderliğe dayalı bir ekonomiye dönüşümü hedefleri arasına koyan Suudi Arabistan  liderliğinin öngörülü vizyonuyla örtüşüyor.”

Yüzde sekizlik küresel pazar büyümesi
Asker açıklamasının devamında küresel pazarın büyüme oranlarına dikkat çekti:
“Biyomedikal teknoloji sektörü derken insan sağlığını doğrudan etkileyen bir sektörden bahsediyoruz. Sanırım koronavirüs pandemisinden çıkardığımız dersler, bu sektörün insan sağlığı ve ülke ekonomileri için önemini doğruladı. Genel bir ekonomik görünümle, 2025'te genel olarak biyoteknoloji sektörü için küresel pazar büyüklüğünün yıllık yüzde 8'lik bir büyüme oranıyla yaklaşık 800 milyar dolara ulaşacağını görüyoruz.”
Küresel aşı pazarının büyüklüğünün yıllık yüzde 10 büyüme oranıyla 30 milyar dolar olarak tahmin edildiğine dikkat çeken Asker, biyolojik tedavilerin 2030'da küresel ilaç pazarının yüzde 30'unu oluşturacağını, söyledi. Genetik bozuklukları onarmak için çalışan ilaçların ortaya çıkmasıyla, hastalıkların genetik nedenlerine göre yeni sınıflandırmalara ayrıldığını belirtti.

Tedavisi olmayan hastalıkların bertaraf edilmesi
Asker’in gündeminde hastalıkların tedavi edilmesi de vardı:
“Genetik mühendisliği ve bağışıklık hücrelerini yönlendirmek, tedavisi olmayan hastalıkların kökünü kazımada baskın olacak. Teşhis araçlarının mobil cihazlara indirgendiğini, büyük veri bilimi ve yapay zeka üzerine kurulu dijital uygulamalar göreceğiz. Hastalıkları tahmin etmek ve daha sonra yayılmadan önlemek mümkün olacak. Bunlar örnekler ve bir zamanlar bilim kurgu olan şeylerin çoğu bugün gerçek oldu.”
Yeni ekonomik oluşumlarla tıbbi teknolojilerle yeni değişimlerin ortaya çıkacağını belirten Asker, Suudi Arabistan'da tıbbi biyoteknoloji sektörünün ilerlemesini ve hızlanmasını sağlamak için üniversiteler, araştırma merkezleri ve özel sektör gibi altyapı kuruluşlarını yeni bir çevresel entegrasyonun oluşturulmasıyla bazı yeni kuruluş ve stratejilerin  başlatılacağını söyledi.
Kral Abdullah Uluslararası Tıbbi Araştırma Merkezi’nin 15 yıllık yolculukta, kurulduğu günden bu yana yalnızca tıbbi biyoteknolojinin yerlileştirilmesinde değil, önde gelen kuruluşlar arasında da yer aldığını söyleyen Dr. Ahmed el Asker, sağlık ve ekonomik etkisi olan ürünleri dönüştürme arzusuyla yeni teknolojilerin inovasyonuna, üretimine ve geliştirilmesine katıldığını kaydetti.
Asker ayrıca tüm programların tıbbi teknolojiyi transfer etmek, geliştirmek, ülke ve dünya yararına yatırımları çekmek için ortak iş birliğini geliştirmeyi amaçladığını vurguladı.



Yemen’de temel hizmetleri güçlendirmek için 300 Suudi projesi

Yemen’de eğitim ve sağlık sektörlerini destekleyen yüzlerce Suudi projesi (Suudi Arabistan’ın Yemen’i Kalkınma ve Yeniden İmar Programı)
Yemen’de eğitim ve sağlık sektörlerini destekleyen yüzlerce Suudi projesi (Suudi Arabistan’ın Yemen’i Kalkınma ve Yeniden İmar Programı)
TT

Yemen’de temel hizmetleri güçlendirmek için 300 Suudi projesi

Yemen’de eğitim ve sağlık sektörlerini destekleyen yüzlerce Suudi projesi (Suudi Arabistan’ın Yemen’i Kalkınma ve Yeniden İmar Programı)
Yemen’de eğitim ve sağlık sektörlerini destekleyen yüzlerce Suudi projesi (Suudi Arabistan’ın Yemen’i Kalkınma ve Yeniden İmar Programı)

Suudi Arabistan’ın Yemen’de yürüttüğü kalkınma ve insani yardım faaliyetleri genişlemeye devam ediyor. Sağlık ve eğitim hizmetlerinin geliştirilmesini, suya erişimin iyileştirilmesini, yerinden edilmiş kişilere gıda ve barınma yardımı sağlanmasını hedefleyen projeler, ülkenin farklı vilayetlerindeki onlarca eğitim ve sağlık kuruluşunu kapsıyor.

Suudi Arabistan’ın Yemen’i Kalkınma ve Yeniden İmar Programı tarafından paylaşılan verilere göre, program kapsamında 16 vilayette toplam 300 kalkınma projesi ve girişimi hayata geçirildi. Eğitim, sağlık, enerji, su, ulaşım, tarım, balıkçılık, kalkınma programları ve Yemen hükümetinin kapasitesinin desteklenmesi olmak üzere sekiz temel sektörü kapsayan çalışmalar yürütülüyor.

Sağlık sektöründe 40’tan fazla proje ve girişim gerçekleştirilirken, 13 vilayetteki 30 sağlık kuruluşuna destek sağlandı. Çalışmalar kapsamında sağlık tesislerinin inşası, donatılması ve işletilmesinin yanı sıra sağlık personelinin eğitilmesi ve uzmanlık kapasitelerinin geliştirilmesi de yer alıyor.

Aden’deki Prens Muhammed bin Selman Hastanesi, öne çıkan başlıca projeler arasında bulunuyor. Hastane, 270 yatak kapasitesi, 14 uzmanlık polikliniği, bir kalp merkezi ve 2 binden fazla tıbbi cihaz ve ekipmanla hizmet veriyor.

Açıklanan verilere göre hastane, Ocak 2023’te faaliyete geçmesinden Ekim 2026’ya kadar yaklaşık 5 milyon sağlık hizmeti sundu. Bu hizmetler arasında 31 bin ameliyatın yanı sıra 11 binden fazla kalp ameliyatı ve kalp kateterizasyonu işlemi bulunuyor.

xsdcfrgt
Suudi Arabistan, Yemen’de eğitim sektörünün desteklenmesine özel önem verdi (Suudi Arabistan’ın Yemen’i Kalkınma ve Yeniden İmar Programı)

Projeler arasında ayrıca Mehri vilayetindeki Kral Selman Tıp ve Eğitim Kenti de yer alıyor. Bünyesinde 110 yataklı bir hastane bulunan projeye ek olarak vilayetteki diyaliz merkezine de destek veriliyor. Söz konusu merkezde, 22 binden fazlası diyaliz seansı olmak üzere 100 binden fazla uzmanlık gerektiren sağlık hizmeti sunuldu.

Suudi Arabistan’ın müdahaleleri Sokotra’daki sağlık merkezlerinin rehabilitasyonunu, Marib’deki çeşitli hastanelere tıbbi ekipman sağlanmasını ve Sokotra ile Şebve’deki sağlık tesislerinin işletilmesini de kapsıyor.

Eğitim alanında 60 proje ve girişim

Eğitim sektöründe ise 11 vilayette yaklaşık 60 proje ve girişim gerçekleştirildi. Bu kapsamda 40’tan fazla örnek okul inşa edilerek donatılırken üniversitelerin ve laboratuvarların altyapısı geliştirildi, teknik ve mesleki eğitim desteklendi. Ayrıca öğretmenlerin yeterliliklerini artırmaya ve kırsal bölgelerde eğitime erişim olanaklarını genişletmeye yönelik programlar yürütüldü.

Projeler arasında Aden Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nde 28 laboratuvarın donatılması ve Hukuk Fakültesi bünyesinde bir kriminal inceleme laboratuvarının kurulması da bulunuyor. Marib’deki Sebe Bölgesi Üniversitesi’nin geliştirilmesi kapsamında ise 16 derslikten oluşan iki bina ile bir idari bina inşa edildi ve üniversiteye ulaşım hizmeti sağlandı.

Kadın öğretmenlerin yetiştirilmesine yönelik girişimler, kırsal bölgelerde kız çocuklarının eğitime erişim olanaklarını artırmayı hedefliyor. Kırsal Eğitime Erişim Projesi’nin ilk aşamasında 150 genç kadın, öğretmenlik diploması almak üzere eğitim gördü. Projenin ikinci aşamasında ise altı vilayetin kırsal bölgelerinde lise mezunu 450 genç kadının eğitilmesi hedefleniyor.

Programlar ayrıca Uluslararası Mesleki Öğretmenlik Sertifikaları Projesi kapsamında 200 kadın ve erkek öğretmenin yetiştirilmesini de içeriyor.

Yerinden edilmiş kişilere insani yardım

Kalkınma projelerine paralel olarak Kral Selman İnsani Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi, Yemen’in çeşitli vilayetlerinde yerinden edilmiş kişilere su, gıda ve barınma desteği sağlamak amacıyla müdahalelerini sürdürüyor.

Taiz ve Lahic vilayetlerinde su temini ve çevre sağlığı alanlarında yürütülen acil müdahale anlaşmaları kapsamında 90 gün boyunca günlük su tedariki sağlanması, su dağıtım noktalarının kurulması, su depolama kaplarının temin edilmesi ve su kalitesinin denetlenmesi öngörülüyor.

Taiz’deki proje, doğrudan 3 bin 500, dolaylı olarak ise 700 kişiye ulaşmayı hedefliyor. Lahic’teki projenin hedef kitlesi ise doğrudan 2 bin 163, dolaylı olarak 1.050 kişiden oluşuyor.

Gıda güvenliği alanında merkez, Ebyen vilayetinin Hanfır ilçesinde yerinden edilmiş ailelere 510, Aden’in Mansura ilçesinde 350 ve Şebve vilayetinin Nisab ilçesinde 1.100 gıda kolisi dağıttı. Şebve’deki yardımlardan 7 bin 700 kişi yararlandı.

Barınma yardımları kapsamında ise Hacce vilayetinin Harad ve Midi ilçelerinde 94 çadır ve 94 barınma malzemesi çantası dağıtıldı. Yardımlardan toplam 564 kişi faydalandı.

Bu müdahaleler, Suudi Arabistan’ın Yemen’e yönelik destek faaliyetlerinin bir parçasını oluşturuyor. Söz konusu faaliyetler, temel hizmetlerin geliştirilmesini ve kurumsal kapasitenin güçlendirilmesini eğitim alanındaki çalışmalarla bir araya getirirken yerinden edilmiş kişilerin ve yerel toplulukların insani ihtiyaçlarına yanıt vermeyi de amaçlıyor.


Koalisyon, bir balistik füze ve 9 İHA’yı imha etti

Dammam’daki Kral Fahd Uluslararası Havalimanı (SPA)
Dammam’daki Kral Fahd Uluslararası Havalimanı (SPA)
TT

Koalisyon, bir balistik füze ve 9 İHA’yı imha etti

Dammam’daki Kral Fahd Uluslararası Havalimanı (SPA)
Dammam’daki Kral Fahd Uluslararası Havalimanı (SPA)

Yemen’de meşru hükümeti destekleyen koalisyon, perşembe günü Suudi Arabistan’ın Necran kentine yönelen bir balistik füze ile Doğu Bölgesi, Riyad ve Medine’yi hedef alan 9 insansız hava aracını (İHA) imha etti. Öte yandan, çarşamba günü Dammam’daki Kral Fahd Uluslararası Havalimanı’nı hedef alan saldırıda hayatını kaybedenlerin sayısı 2’ye, yaralı sayısı ise 8’e yükseldi.

Koalisyon Sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki, hava savunma sistemlerinin Doğu Bölgesi’ne doğru fırlatılan 4 İHA’yı önleyerek imha ettiğini, Riyad ve Medine bölgelerini hedef alan 5 İHA’nın da etkisiz hale getirildiğini açıkladı.

El-Maliki, terör örgütü Husiler tarafından perşembe günü Suudi Arabistan’ın güneybatısındaki Necran kentine doğru fırlatılan bir balistik füzenin de önlenerek imha edildiğini bildirdi.

Dammam Havalimanı’na saldırıda 2 kişi hayatını kaybetti

Suudi Arabistan Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, perşembe günü yaptığı açıklamada, Dammam’daki Kral Fahd Uluslararası Havalimanı’nı hedef alan saldırıda hayatını kaybedenlerin sayısının 2’ye yükseldiğini duyurdu. Hayatını kaybedenlerin Suudi Arabistan vatandaşı bir kişi ile Hindistan vatandaşı bir yerleşik olduğu belirtildi.

Saldırıda Suudi Arabistan, Yemen, Nepal ve Hindistan uyruklu 8 kişi de yaralandı.

Kurum, havalimanındaki operasyonların yeniden başladığını ve hava trafiğinin normale döndüğünü bildirdi. Yaralıların durumlarının hafif ile ağır arasında değiştiği, yaralılara gerekli sağlık hizmetlerinin sunulması amacıyla derhal hastaneye sevk edildikleri kaydedildi. Açıklamada ayrıca saldırının maddi hasara yol açtığı ve hasar tespit çalışmalarının sürdüğü belirtildi.

Şeybe petrol sahasındaki tesis hedef alındı

Öte yandan, Suudi Arabistan hava savunma sistemleri çarşamba günü, ülkenin doğusundaki Aramco’ya ait Şeybe petrol sahasında bulunan tesislerden birini hedef almaya çalışan bir İHA’yı önledi.

cdvfgbhyj
Suudi Aramco’ya ait Şeybe petrol sahası (Şarku’l Avsat)

Enerji Bakanlığından bir yetkili, olayın tesisin çevre duvarlarının dışında, sahada faaliyet gösteren yüklenici firmalardan birine ait araçta yangına yol açtığını, ancak operasyonların etkilenmediğini bildirdi. Yetkili, ilgili kurumların olaya müdahale ettiğini ve gerekli önlemleri aldığını belirtti.

Söz konusu saldırı girişiminde Filipinler ve Nepal uyruklu iki kişinin hayatını kaybettiği, Pakistan ve Hindistan uyruklu iki kişinin ise yaralandığı açıklandı.

Enerji Bakanlığı yetkilisi, hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı ve taziye dileklerini iletirken yaralılara acil şifa temennisinde bulundu.


IMF: Petrol dışı faaliyetler, Suudi ekonomisinin dalgalanmalara karşı dayanıklılığını artırıyor

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki Kral Fahd Caddesi (SPA)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki Kral Fahd Caddesi (SPA)
TT

IMF: Petrol dışı faaliyetler, Suudi ekonomisinin dalgalanmalara karşı dayanıklılığını artırıyor

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki Kral Fahd Caddesi (SPA)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki Kral Fahd Caddesi (SPA)

Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) Suudi Arabistan ekonomisine ilişkin öngörüleri, bölgesel huzursuzlukların enerji üretimi, ticaret ve tedarik zincirleri üzerinde yarattığı baskılara rağmen iyileşme ve büyüme açısından olumlu bir tabloya işaret etti. Krallığın gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYİH) 2026 yılında petrol ve doğal gaz sektöründeki yavaşlamadan etkilenmesi beklenirken, petrol dışı faaliyetlerin daha dayanıklı bir seyir izlediği belirtildi. Ekonominin, enerji üretiminin kademeli olarak normale dönmesi ve ticaret koşullarının iyileşmesiyle birlikte 2027 yılında güçlü bir toparlanma kaydetmesi öngörülüyor.

IMF tarafından Ekim 2026’da yayımlanan Bölgesel Ekonomik Görünüm raporunda Suudi Arabistan; Ortadoğu, Kuzey Afrika, Afganistan ve Pakistan bölgesinin, çatışmaların yanı sıra küresel ticaret ve enerji arzındaki aksamalarla mücadele ettiği bir dönemde öne çıkan ana ekonomiler arasında gösterildi.

Büyümede geçici bir gerileme ve petrol dışı faaliyetlerin dayanıklılığı

Rapor, bölgesel enerji üretimi, deniz taşımacılığı ve özellikle Hürmüz ile Babu’l Mendeb boğazlarıyla bağlantılı tedarik zincirlerini etkileyen aksamalar neticesinde hidrokarbon sektörünün ilk yarıda gerilemesine bağlı olarak, Suudi Arabistan’ın reel GSYİH’sinin 2026 yılında yüzde 3,3 oranında küçüleceğini öngörüyor.

Buna karşılık, Krallık’taki petrol dışı faaliyetlerin, yatırım ivmesinin sürdürülmesi ve Vizyon 2030 kapsamındaki ekonomik çeşitlendirme programlarının desteğiyle enerji sektörlerine kıyasla daha dirençli bir seyir izlediği ve görece daha iyi bir performans sergilediği kaydedildi.

Turizm sektöründe ise Suudi Arabistan, bölgesel gerilimlerden doğrudan etkilenen diğer ülkelere kıyasla otel doluluk oranlarında en düşük düşüşü kaydederek, mevcut şartlar altında turizm hizmetleri hareketliliğini koruma konusunda nispi bir başarı ortaya koydu.

2027’de güçlü bir toparlanma bekleniyor

2026 yılında beklenen küçülmeye rağmen IMF, Suudi Arabistan ekonomisinin bir sonraki yıl güçlü bir toparlanma kaydetmesini ve reel GSYİH’sinin 2027 yılında yüzde 7,9 oranında büyümesini öngörüyor.

Söz konusu toparlanmanın; enerji üretiminin kademeli olarak normal seviyelerine dönmesi, güvenlik ve ticaret koşullarının istikrara kavuşması ve küresel tedarik zinciri akışının iyileşmesiyle bağlantılı olduğu ifade ediliyor.

Raporun orta vadeli öngörülerinde ise Krallık’ın reel GSYİH büyümesinin 2031 yılı itibarıyla yüzde 3,6 civarında dengeleneceği ve mevcut dönemde beklenen dalgalanmaların ardından ekonominin daha istikrarlı bir büyüme patikasına gireceği belirtiliyor.

Enflasyon ve para politikası

Suudi Arabistan’da ortalama enflasyonun 2026 yılında yüzde 2,7 civarında gerçekleşmesi, takip eden yıllarda ise yüzde 2 seviyesinde istikrar kazanması bekleniyor.

Sübvansiyonlar, fiyat kontrolleri ve mali disiplini içeren etkenler, enflasyonist baskıların dizginlenmesine ve bölgedeki birçok ekonomiye kıyasla fiyatların görece istikrarlı seyretmesine katkı sağladı.

Para politikası tarafında ise Suudi Arabistan Merkez Bankası yetkililerinin de aralarında bulunduğu Körfez ülkeleri merkez bankaları, finansal piyasaların istikrarını desteklemek ve olası enflasyonist baskıları sınırlamak amacıyla ABD Merkez Bankası’nın (FED) hamleleriyle uyumlu adımlar attı.

Mali esneklik ve şokları absorbe etme kapasitesi

2026 yılında Suudi Arabistan’ın mali politikası; altyapının geliştirilmesi, harcama verimliliğinin artırılması ve uzun vadeli yapısal reformların desteklenmesi dahil olmak üzere harcamaların stratejik önceliklere yönlendirilmesine imkan tanıyacak şekilde, disiplin ve ihtiyatla nitelendiriliyor.

Rapora göre Krallık, bölgesel huzursuzluk sürecine, cari denge ve resmi rezervler üzerinde oluşabilecek geçici şokların emilmesine yardımcı olan konforlu rezervler ve mali pozisyonlarla girdi.

Bölgesel ve küresel ölçekte belirsizliklerin arttığı bir dönemde söz konusu mali marjlar, ekonomik önceliklere yatırım yapılmaya devam edilirken dalgalanmalara karşı direncin artırılması açısından kritik önem taşıyor.

Yapay zekâ

Teknoloji ve yapay zekâya yapılan yatırımlar, Suudi Arabistan’ın diğer Körfez ülkeleriyle birlikte varlığını genişletmeye çalıştığı alanlardan birini oluşturuyor. Rapor, yapay zekâ altyapısına ve veri merkezlerine yönelik açıklanan ve raporda yer alan verilere göre GSYİH’nin yüzde 5’ini aşan yatırımlara dikkat çekerken, bu yatırımların orta vadede verimliliği ve büyümeyi artırmasının beklendiğini belirtiyor.

Aynı zamanda yapısal reformlar; iş gücü piyasalarının esnekliğinin artırılması, beşerî sermayeye yatırım yapılması ve petrol dışı ihracatın çeşitlendirilmesi yoluyla ekonominin dış şoklara karşı direncini artırmada önemli bir unsur olmayı sürdürüyor.

Rapor ayrıca, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin son yirmi yılda mal ihracatını çeşitlendirme konusunda kaydettiği ilerlemeye işaret ederek, üretim ile ticaret tabanını genişletmeye ve geleneksel gelir kaynaklarına olan bağımlılığı azaltmaya yönelik çabaların sürdürülmesinin önemini vurguluyor.

Söz konusu eğilimler bir arada değerlendirildiğinde; ekonomik çeşitlendirmenin ve yeni sektörlere yapılan yatırımların, Suudi Arabistan’ın mevcut huzursuzlukların etkilerini aşma ve orta vadeli büyüme beklentilerini koruma kapasitesini desteklemedeki kritik rolünü ortaya koyuyor.