Suudi Arabistan, tüm dünyada güvenli ve sağlıklı bir geleceğe öncülük edecek

Riyad yönetimi tedavisi olmayan hastalıklara son verilmesi için çalışacak.

Ulusal Muhafız Bakanı Bender, Riyad’daki Küresel Tıbbi Biyoteknoloji Zirvesi'nde bir dizi bakan ve katılımcıyla bir araya geldi.  (Şarku’l Avsat)
Ulusal Muhafız Bakanı Bender, Riyad’daki Küresel Tıbbi Biyoteknoloji Zirvesi'nde bir dizi bakan ve katılımcıyla bir araya geldi. (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan, tüm dünyada güvenli ve sağlıklı bir geleceğe öncülük edecek

Ulusal Muhafız Bakanı Bender, Riyad’daki Küresel Tıbbi Biyoteknoloji Zirvesi'nde bir dizi bakan ve katılımcıyla bir araya geldi.  (Şarku’l Avsat)
Ulusal Muhafız Bakanı Bender, Riyad’daki Küresel Tıbbi Biyoteknoloji Zirvesi'nde bir dizi bakan ve katılımcıyla bir araya geldi. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da düzenlenen Küresel Tıbbi Biyoteknoloji Zirvesi’ne katılan hükümet yetkilileri, uzmanlar ve bilim insanları dün başlayan zirve oturumlarında sinirbilim, hücre ve gen terapisi konularını ele aldı
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın himayesinde  düzenlenen ve açılışını Ulusal Muhafız Bakanı Abdullah bin Bender’in yaptığı Küresel Tıbbi Biyoteknoloji Zirvesi’nde biyoteknolojideki yatırım eğilimleri, Suudi Arabistan’da hücresel terapinin stratejik uygulaması, sıvı kristal ekranlar kullanılan bir teknoloji olan IPS’a dayalı hücresel terapinin önünün açılmasının yanı sıra hücre ve gen mühendislik terapileri için yeni modallere yönelik imkanlar ele alındı.
Zirve sırasında hücresel terapi kullanarak kanser hücrelerini hedef alarak tümörleri ortadan kaldırmanın yollarını bulma ve önümüzdeki on yıl için inovasyon bakış açısıyla araştırma ve geliştirme üretkenliğini artırma çağrısında bulunuldu. Ayrıca tıbbi biyoteknoloji için küresel ortaklıklar ve küresel ortaklık yoluyla bir sonraki salgına hazırlık yapılması amacıyla oturumlar düzenlendi.
Yeni ilaçların geliştirilmesinde ortaklıkların rolü ve talebe göre gelişmiş cihazlara ulaşmanın yollarının tartışıldığı zirvede, “2023'te ne kadar yakınız?” sorusuna cevap aranırken Kral Abdullah Uluslararası Tıbbi Araştırma Merkezi inovasyon ve ortaklık haritasına da ışık tutuldu.

Rönesansı desteklemek ve rekabet gücü yaratmak
Ulusal Muhafız Bakanlığı Sağlık İşleri İcra Kurulu Başkanı ve Kral Suud bin Abdülaziz Sağlık Bilimleri Üniversitesi Başkanı Bende el Kinavi, zirvenin sponsoru olan Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın daha müreffeh bir ülke inşa etme talebi bağlamında, ülkesinin dünya ülkeleri arasında ön sıralarda yer aldığını söyledi.
Kinavi Küresel Tıbbi Biyoteknoloji Zirvesi’nin açılış töreni sırasında yaptığı konuşmada, Veliaht Prens'in açıklamalarının, yeteneklerden yararlanan, rönesansı destekleyen, rekabet gücü yaratan ,daha fazla yaratıcılığa, göz kamaştırıcılığa ve farklılığa yönelik isteğin çıtasını yükselten ‘ilham verici bir liderden’ gelen  teşvik olduğunu ifade etti.
Zirvenin, dünyadaki biyoteknoloji liderleri arasında bilgi alışverişi yoluyla bir "biyoteknolojik sağlık endüstrisi" yaratma ve Suudi Arabistan Krallığı’nın tıbbi biyoteknoloji alanında lider bir oyuncu olarak konumunu pekiştirme fırsatı sağladığına değinen Kinavi, yenilikçi model sunmanın yatırım fırsatlarını keşfetmek için fırsat sağladığını vurguladı.
Kinavi’ye göre Küresel Tıbbi Biyoteknoloji Zirvesi, endüstriyel sağlık yatırım sistemi için modern bir çağ inşa etmek adına tıbbi biyoteknoloji üretimi dünyası ve sağlığın geleceği endüstrisinde parlak bir yapı taşı niteliğinde. Genetik tedavi, hücreler, bulaşıcı hastalıklar, kanserli tümörler için aşıların geliştirilmesi, nadir hastalıkların doğru tedavisi ve klinik konuların tartışıldığı zirvede etkili sonuçlar elde edilmesi bekleniyor.
Yetkili açıklamasında, Suudi Arabistan’daki bakanlıklar ve hükümet sektörlerinin ulusal ve küresel ortaklık ile biyomedikal teknolojinin geleceğini inşa eden ortak bir ulusal strateji oluşturmanın yanı sıra tıbbi biyoteknoloji endüstrisinin geleceğini yapılandırmak ve çeşitli alanlarına yatırım yapmak için çabalarının bütünleştiğini söyledi.

Teknik gelişmenin hızlanması
Diğer yandan Riyad'daki Kral Abdullah Uluslararası Tıbbi Araştırma Merkezi İcra Direktörü Dr. Ahmed el Asker de Ulusal Muhafız Bakanı’nın huzurunda, Yatırım Bakanlığı ile stratejik ortaklık ikincisi düzenlenen Küresel Tıbbi Biyomedikal Teknoloji Zirvesi 2023'ün sonuçlarının umut verici olacağını vurguladı.
Asker dünkü zirve sırasında yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Teknolojik gelişmenin küresel düzeyde hızlanması açısından bugün tanık olduğumuz şey, insanların hayatını ve geçimini olumlu yönde etkileyecek. Buna toplumların ekonomilerindeki dönüşümler ve genel olarak ülkelerin yönelimleri eşlik edecek. Bu dönüşüm, petrole dayalı bir ekonomiden alternatif ürünlere ve ileri teknolojilere dayalı bir ekonomiye, hatta bu alanda liderliğe dayalı bir ekonomiye dönüşümü hedefleri arasına koyan Suudi Arabistan  liderliğinin öngörülü vizyonuyla örtüşüyor.”

Yüzde sekizlik küresel pazar büyümesi
Asker açıklamasının devamında küresel pazarın büyüme oranlarına dikkat çekti:
“Biyomedikal teknoloji sektörü derken insan sağlığını doğrudan etkileyen bir sektörden bahsediyoruz. Sanırım koronavirüs pandemisinden çıkardığımız dersler, bu sektörün insan sağlığı ve ülke ekonomileri için önemini doğruladı. Genel bir ekonomik görünümle, 2025'te genel olarak biyoteknoloji sektörü için küresel pazar büyüklüğünün yıllık yüzde 8'lik bir büyüme oranıyla yaklaşık 800 milyar dolara ulaşacağını görüyoruz.”
Küresel aşı pazarının büyüklüğünün yıllık yüzde 10 büyüme oranıyla 30 milyar dolar olarak tahmin edildiğine dikkat çeken Asker, biyolojik tedavilerin 2030'da küresel ilaç pazarının yüzde 30'unu oluşturacağını, söyledi. Genetik bozuklukları onarmak için çalışan ilaçların ortaya çıkmasıyla, hastalıkların genetik nedenlerine göre yeni sınıflandırmalara ayrıldığını belirtti.

Tedavisi olmayan hastalıkların bertaraf edilmesi
Asker’in gündeminde hastalıkların tedavi edilmesi de vardı:
“Genetik mühendisliği ve bağışıklık hücrelerini yönlendirmek, tedavisi olmayan hastalıkların kökünü kazımada baskın olacak. Teşhis araçlarının mobil cihazlara indirgendiğini, büyük veri bilimi ve yapay zeka üzerine kurulu dijital uygulamalar göreceğiz. Hastalıkları tahmin etmek ve daha sonra yayılmadan önlemek mümkün olacak. Bunlar örnekler ve bir zamanlar bilim kurgu olan şeylerin çoğu bugün gerçek oldu.”
Yeni ekonomik oluşumlarla tıbbi teknolojilerle yeni değişimlerin ortaya çıkacağını belirten Asker, Suudi Arabistan'da tıbbi biyoteknoloji sektörünün ilerlemesini ve hızlanmasını sağlamak için üniversiteler, araştırma merkezleri ve özel sektör gibi altyapı kuruluşlarını yeni bir çevresel entegrasyonun oluşturulmasıyla bazı yeni kuruluş ve stratejilerin  başlatılacağını söyledi.
Kral Abdullah Uluslararası Tıbbi Araştırma Merkezi’nin 15 yıllık yolculukta, kurulduğu günden bu yana yalnızca tıbbi biyoteknolojinin yerlileştirilmesinde değil, önde gelen kuruluşlar arasında da yer aldığını söyleyen Dr. Ahmed el Asker, sağlık ve ekonomik etkisi olan ürünleri dönüştürme arzusuyla yeni teknolojilerin inovasyonuna, üretimine ve geliştirilmesine katıldığını kaydetti.
Asker ayrıca tüm programların tıbbi teknolojiyi transfer etmek, geliştirmek, ülke ve dünya yararına yatırımları çekmek için ortak iş birliğini geliştirmeyi amaçladığını vurguladı.



Riyad, piyasaların ve arzın geleceğini tartışmak üzere dünya enerji liderlerini ağırlıyor

Suudi Arabistan Enerji Bakanı, 2023 yılında Kanada’nın Calgary kentinde düzenlenen 24. Dünya Petrol Kongresi’nin açılış töreninde (Reuters)
Suudi Arabistan Enerji Bakanı, 2023 yılında Kanada’nın Calgary kentinde düzenlenen 24. Dünya Petrol Kongresi’nin açılış töreninde (Reuters)
TT

Riyad, piyasaların ve arzın geleceğini tartışmak üzere dünya enerji liderlerini ağırlıyor

Suudi Arabistan Enerji Bakanı, 2023 yılında Kanada’nın Calgary kentinde düzenlenen 24. Dünya Petrol Kongresi’nin açılış töreninde (Reuters)
Suudi Arabistan Enerji Bakanı, 2023 yılında Kanada’nın Calgary kentinde düzenlenen 24. Dünya Petrol Kongresi’nin açılış töreninde (Reuters)

Suudi Arabistan, 11-15 Ekim tarihleri arasında bakanlar, yetkililer, enerji şirketi liderleri, yatırımcılar ve uzmanları bir araya getirecek uluslararası bir organizasyon olan Riyad Enerji Haftası’na ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Etkinlik kapsamında arz güvenliği, petrol ve doğalgaz piyasalarındaki gelişmeler, yatırımlar, yeni teknolojiler ve küresel enerji sisteminin geleceği ele alınacak.

Yaklaşık 90 yıllık tarihinde ilk kez Suudi Arabistan’ın ev sahipliğinde ‘Herkes İçin Enerjinin Geleceğine Giden Yollar’ temasıyla düzenlenecek 25. Dünya Petrol Kongresi, haftanın en önemli odak noktalarından birini oluşturuyor. Kongrenin icra programı; enerji güvenliği, küresel petrol ve doğalgaz piyasaları, yatırım ve finansman, yapay zekâ ve dijital dönüşüm, kritik mineraller, karbon yönetimi ile doğalgaz ve enerji karmasının geleceğini kapsayan 30’dan fazla bakanlık, strateji ve liderlik oturumunu içeriyor.

Riyad Fuar ve Kongre Merkezi’nde 11-15 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek kongrenin resmi açılış töreni 12 Ekim’de yapılacak.

Organizatörler, 50 bin metrekarelik sergi alanında düzenlenecek kongreye 100 bakan, 500 CEO ve yaklaşık 800 konuşmacının yanı sıra yaklaşık bin şirketin temsilcileri de dahil olmak üzere 25 binden fazla katılımcının ilgi göstermesini bekliyor.

dcfgthyj
Kanada’nın Calgary kentinde düzenlenen 24. Dünya Petrol Kongresi’nde bir panel

Riyad Enerji Haftası, ana kongrenin ötesine geçen geniş kapsamlı programıyla ayrı bir önem taşıyor. Etkinlik; Uluslararası Enerji Forumu Bakanlar Toplantısı, Temiz Enerji Forumu ve Temiz Enerji Girişimi etkinliklerinin yanı sıra hükümetleri, uluslararası kuruluşları ve enerji zincirinin farklı alanlarında faaliyet gösteren şirketleri bir araya getiren diğer oturum ve organizasyonlara da ev sahipliği yapacak.

Uluslararası hükümet ve endüstri temsilcileri

Kongrenin açılışı, 12 Ekim’de Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman ile Dünya Petrol Konseyi Başkanı Pedro Miras tarafından resmi olarak gerçekleştirilecek. İcra programına Suudi Arabistan Ekonomi ve Planlama Bakanı Faysal el-İbrahim, Yatırım Bakanı Fahd Abdulcelil es-Seyf’in yanı sıra Mısır Petrol ve Maden Kaynakları Bakanı Kerim Bedevi, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) Genel Sekreteri Heysem el-Gays, Dünya Enerji Konseyi Genel Sekreteri ve CEO’su Angela Wilkinson ile Uluslararası Enerji Forumu Genel Sekreteri Casım eş-Şiravi katılıyor.

Küresel enerji şirketleri düzeyinde ana konuşmacılar arasında ExxonMobil Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Darren Woods, TotalEnergies Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Patrick Pouyanne, Shell CEO’su Wael Sawan, BP CEO’su Meg O’Neill, Baker Hughes Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Lorenzo Simonelli, Siemens Energy CEO’su Christian Bruch, SLB CEO’su Olivier Le Peuch ve ConocoPhillips Başkanı ve CEO’su Andy O’Brien yer alıyor.

Ayrıca tartışmalarda S&P Global Başkan Yardımcısı Daniel Yergin, RBC Capital Markets Küresel Emtia Stratejisi ve Ortadoğu Araştırmaları Başkanı Helima Croft, Carlyle Kıdemli Danışmanı Jeffrey Currie, Energy Aspects Kurucusu ve Pazar İstihbarat Direktörü Amrita Sen ile Rapidan Energy Group Kurucusu ve Başkanı Bob McNally gibi enerji piyasalarının önde gelen analistleri de hazır bulunacak.

Enerji güvenliği ve piyasalar tartışmanın odak noktasında

Kongrenin odağında, üretici ve tüketici ülkelerin temsilcilerini bir araya getirerek piyasa gelişmelerini ve arzın geleceğini ele alacak bakanlık düzeyindeki oturumlarla birlikte enerji güvenliği ile küresel petrol ve doğalgaz piyasaları yer alıyor. Yergin ve Croft’un da bazı panel oturumlarının moderatörlüğünü üstlenecek olması, programın piyasalar, enerji ve jeopolitik arasındaki etkileşime verdiği önemi yansıtıyor.

Öte yandan program yalnızca petrol ve doğalgaz piyasalarıyla sınırlı kalmıyor; yapay zekâ ve dijitalleşmeden kritik minerallere, enerji projelerinin finansmanından karbon yönetimi ve yenilenebilir enerjiye kadar sektörü yeniden şekillendiren dönüşümlere de geniş bir alan ayırıyor.

Enerji sektörünün merkezinde yapay zekâ

Kongre programında yapay zekâ ve dijital dönüşüm üst sıralarda yer alırken; Aramco, Siemens Energy, SLB, Hitachi Energy, Microsoft ve Samsung E&A gibi şirketler dijital teknolojilerin enerji operasyonları, verimlilik ve performans üzerindeki etkilerini tartışacak.

scdfrgthy
Suudi Arabistan Enerji Bakanı, 2023 yılında Kanada’nın Calgary kentinde düzenlenen Dünya Petrol Konferansı’na katılmak üzere alana geldiğinde (Reuters)

Bu tartışmalar, yapay zekânın deneysel kullanımlardan işletim, bakım, veri analitiği ve süreç optimizasyonuna bağlı uygulamalara geçmesiyle birlikte, veri merkezlerinin genişlemesi için gerekli olan elektrik ve altyapı talebindeki artışa paralel olarak özel bir önem taşıyor.

Suudi Arabistan, ekonomi ve enerji dönüşümünün merkezinde

Kongrede, Suudi Arabistan’daki ekonomik dönüşümün ve ülkenin küresel enerji sistemindeki büyüyen rolünün ele alınacağı ‘Vizyon 2030: Ekonomik Dönüşüm ve Küresel Rekabetçilik’ başlıklı bakanlık düzeyinde bir oturum düzenlenecek.

Suudi katılımcı listesinde Aramco’dan Teknoloji ve İnovasyondan Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Ahmed Al-Khowaiter, Arama ve Üretim Başkanı Nasir Al-Naimi, Mali İşler Direktörü Ziad Al-Murshed ve Strateji ve Kurumsal Gelişimden Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Ashraf Al-Ghazzawi’nin yanı sıra SABIC, ACWA Power, Kamu Yatırım Fonu (PIF) ve KAPSARC ile enerji, teknoloji ve yatırım alanlarında faaliyet gösteren diğer kurumlardan yöneticiler yer alıyor.

Program ayrıca kritik mineraller, tedarik zincirleri, karbon yakalama, kullanımı ve depolanması, karbon piyasaları, yenilenebilir enerji ve hidrojen konularını da kapsıyor. Bu durum, tartışma alanının geleneksel yakıt arz güvenliğinden enerjinin geleceği için gerekli teknoloji, altyapı ve hammadde güvenliğine doğru genişlediğini gösteriyor.

Sanatsal program ve eşlik eden etkinlikler

Dünya Petrol Kongresi, 5 ana başlık altında toplanan 30’dan fazla araştırma ve teknik sunum forumunu içeren geniş kapsamlı bir teknik programa ev sahipliği yapıyor. Bu ana başlıklar; birincil enerji arzı, altyapı, yakıtlar ve moleküller, enerji teknolojileri ile sektörde liderlik konularından oluşuyor.

Riyad Enerji Haftası bünyesinde ayrıca döngüsel karbon ekonomisi, enerjide kadın, gençlik ve profesyoneller, sosyal sorumluluk, yapay zekâ ve dijital dönüşüm alanlarında özel programların yanı sıra bir ‘enerji hackathonu’ ile katılımcılar arasında bilgi paylaşımı ve ağ kurmaya yönelik etkinlikler de düzenlenecek.


Suudi Arabistan, BM önünde seyrüsefer özgürlüğünün korunmasının güvence altına alınmasının önemini vurguladı

Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, New York’ta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda ülkesinin konuşmasını yaparken (Reuters)
Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, New York’ta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda ülkesinin konuşmasını yaparken (Reuters)
TT

Suudi Arabistan, BM önünde seyrüsefer özgürlüğünün korunmasının güvence altına alınmasının önemini vurguladı

Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, New York’ta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda ülkesinin konuşmasını yaparken (Reuters)
Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, New York’ta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda ülkesinin konuşmasını yaparken (Reuters)

Suudi Arabistan yaptığı açıklamada, başta Hürmüz Boğazı, Babülmendeb, Kızıldeniz ve Aden Körfezi olmak üzere bütün uluslararası su yollarında seyrüsefer özgürlüğünün korunmasının güvence altına alınmasının önemini vurguladı. Riyad ayrıca durumun 28 Şubat’tan önceki haline dönmesi, herhangi bir ücret veya kısıtlama uygulanmaması gerektiğini belirterek, herhangi bir tarafın bu hayati geçiş yollarını devletlere baskı yapmak, tehditte bulunmak veya çıkarlarına zarar vermek amacıyla araç olarak kullanmasını reddettiğini bildirdi.

Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, dün New York’ta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda ülkesinin konuşmasını yaparken, 81. Genel Kurul oturumunun dünyanın birçok bölgesinde kriz ve çatışmaların sürdüğü bir dönemde gerçekleştiğini söyledi. Bunun, Birleşmiş Milletler Şartı’nın ilkelerine bağlı kalınması, uluslararası hukuka saygı gösterilmesi ve uluslararası kurumların etkinliğinin artırılması ihtiyacını daha da güçlendirdiğini belirten Bin Ferhan, bu adımların uluslararası barış ve güvenliğin korunmasına ve kalkınma ile barışın sağlanmasına katkıda bulunacağını ifade etti.

Prens Faysal bin Ferhan, mevcut krizlerin kaynak veya fırsat eksikliğinden ziyade uluslararası toplumun üzerinde uzlaştığı ilkelere bağlılığın yetersizliğinden kaynaklandığını söyledi. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Bin Ferhan, Suudi Arabistan ve bölge ülkelerinin güvenliğini, kapasitesini ve sivil ve ekonomik tesislerini hedef alan doğrudan İran saldırılarına da dikkat çekti.

Suudi Arabistan, güvenliğini, egemenliğini, vatandaşlarını, topraklarında yaşayanları ve ulusal varlıklarını koruma konusundaki tam hakkını yeniden vurgularken, uluslararası topluma uluslararası barış ve güvenliği tehdit eden her türlü gelişmeye karşı sorumluluklarını yerine getirme çağrısında bulundu.

fghtyju
Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, New York’ta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda ülkesinin konuşmasını yaparken (EPA)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, Körfez güvenliğinin bölge ve dünya güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı. Körfez’in güvenliğinin küresel enerji güvenliği, uluslararası ticaretin devamlılığı, küresel tedarik zincirlerinin sürdürülebilirliği ve seyrüsefer güvenliğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Bin Ferhan, tüm bunların küresel ekonominin bütün dünyayı etkileyebilecek risklerle karşı karşıya kalmasını önleyecek ciddi bir uluslararası iş birliğini gerektiren ortak bir sorumluluk olduğunu söyledi.

Bin Ferhan, bölgede güvenlik ve istikrarın yeniden tesis edilmesi ve bölge ülkeleri arasında kalıcı ilişkiler kurulmasına yönelik çabaların hegemonya, nüfuz dayatma veya krizlerin istismarına dayandırılamayacağını belirtti. Bunun yerine karşılıklı saygı, ortak çıkarlar, iyi komşuluk ilişkileri, devletlerin egemenliğine saygı ve uluslararası hukuk ile insancıl hukuka tam bağlılık temelinde ilerlenmesi gerektiğini ifade etti.

Suudi Arabistan’ın gerilimin azaltılmasına katkı sağlayan çabaları ve girişimleri desteklediğini yineleyen Bin Ferhan, başta Katar, Pakistan ile kardeş ve dost ülkelerin bölgeye istikrarı geri getirmeyi ve diyalog ile diplomasi için uygun koşulları oluşturmayı amaçlayan çabalarına destek verdiğini belirtti.

Suudi Arabistan ayrıca bölgenin güvenliğine ilişkin her türlü düzenlemenin kapsamlı, adil ve sürdürülebilir olması gerektiğini vurguladı. Bu düzenlemelerin tehdit ve istikrarsızlık kaynaklarını açık biçimde ele alması, Ortadoğu’nun kitle imha silahlarından tamamen arındırılması ve barışçıl nükleer programların uluslararası denetim, doğrulama ve güvence mekanizmalarına tabi tutulması gerektiğini belirten Riyad, bunun bölgesel ve uluslararası güvenliği koruyarak güvenin güçlendirilmesine katkı sağlayacağını ifade etti.

cdsfgth
Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, New York’ta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda ülkesinin konuşmasını yaparken (EPA)

Prens Faysal bin Ferhan, Gazze Şeridi ve Batı Şeria’daki Filistin halkının çektiği sıkıntıların devam etmesinin, İsrail işgalinin sivilleri hedef almasının, insani yardımların ulaştırılmasının engellenmesinin, zorla yerinden etme girişimlerinin ve yasa dışı yerleşim faaliyetlerinin sürdürülmesinin uluslararası hukuk ve uluslararası insancıl hukukun ciddi ihlalleri olduğunu söyledi.

Bin Ferhan, Filistin topraklarının mevcut durumunu değiştirmeye yönelik tüm girişimleri Suudi Arabistan’ın reddettiğini vurguladı. Adil ve kalıcı barışın ancak iki devletli çözümün hayata geçirilmesi, 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasıyla mümkün olabileceğini ifade etti.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, Yemen’in istikrarını güvence altına alacak, ekonomisini destekleyecek ve halkının insani sıkıntılarını hafifletecek kapsamlı bir siyasi çözüme ulaşma çabalarının desteklenmesinin önemini vurguladı. Suudi Arabistan’ın Yemen’e 29 milyar doları aşan insani ve kalkınma yardımı sağladığını belirten Bin Ferhan, ülkesinin 2025 yılında Yemen’e insani yardım sağlayan kuruluşlar arasında ilk sırada yer aldığını söyledi.

Bin Ferhan, ülkesinin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından yayımlanan ve Husi milislerinin Suudi Arabistan ile ticari gemilere yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarını kınayan açıklamayı memnuniyetle karşıladığını ifade etti.

Suudi Arabistan ayrıca uluslararası topluma, söz konusu milislerin gerçekleştirdiği saldırıları reddetme ve kınama çağrısında bulundu. Riyad, Husilerin Kızıldeniz’de seyrüsefer güvenliğini tehdit etme girişimlerinin bölgesel ve uluslararası güvenlik ile istikrar açısından risk oluşturduğunu belirtti.

Sudan konusunda ise Suudi Arabistan, Sudan’ın istikrarının, birliğinin, toprak bütünlüğünün, kaynaklarının ve ulusal kurumlarının korunmasının önemini vurguladı. Riyad, krizin çözümünün Sudanlı taraflar arasında yürütülecek, ülkenin egemenliğine ve birliğine saygı gösteren, Sudan devlet kurumlarını destekleyen siyasi bir çözüm olduğunu belirtti. Bu yaklaşımın Sudan halkının beklentilerini karşılaması, insani sıkıntılarını hafifletmesi ve güvenlik ile istikrarı güçlendirmesi gerektiği ifade edildi.

Suudi Arabistan ayrıca Suriye’nin güvenliğini, istikrarını ve toprak bütünlüğünü güçlendirecek her türlü girişimi desteklediğini yineledi. Riyad, ABD’nin Suriye’yi “teröre destek veren devlet” olarak sınıflandırmasını kaldırmasını memnuniyetle karşıladığını belirterek bunun Suriye’nin yeniden yapılanma ve kalkınma çabalarını destekleyeceğini ifade etti. Suudi Arabistan, Suriye’nin istikrarını zedeleyen veya egemenliği ile toprak bütünlüğüne zarar veren her türlü ihlali reddettiğini de vurguladı.

Riyad, Lübnan devletine ve meşru kurumlarına Taif Anlaşması’nın uygulanması, silahların devletin kontrolünde toplanması ve Lübnan’ın egemenliği, güvenliği ile istikrarının korunması konularında destek verdiğini belirtti. Ayrıca Irak ve halkının güvenlik, istikrar ve refahını güçlendirecek tüm girişimleri desteklediğini ifade eden Riyad, Irak hükümetinin güvenliğin pekiştirilmesi, karar alma mekanizmasının bağımsızlığının güçlendirilmesi ve silahların devletin kontrolünde toplanması yönündeki yapıcı adımlarını desteklediğini kaydetti.


Yemen cephelerini düzenlemek üzere Selman ile Tarık Salih’i bir araya getiriyor

Korgeneral Fahd es-Salman, cumartesi günü Riyad’da Orgeneral Tarık Salih ile görüşmesi sırasında (Koalisyon)
Korgeneral Fahd es-Salman, cumartesi günü Riyad’da Orgeneral Tarık Salih ile görüşmesi sırasında (Koalisyon)
TT

Yemen cephelerini düzenlemek üzere Selman ile Tarık Salih’i bir araya getiriyor

Korgeneral Fahd es-Salman, cumartesi günü Riyad’da Orgeneral Tarık Salih ile görüşmesi sırasında (Koalisyon)
Korgeneral Fahd es-Salman, cumartesi günü Riyad’da Orgeneral Tarık Salih ile görüşmesi sırasında (Koalisyon)

Suudi Arabistan Müşterek Kuvvetler Komutanı Korgeneral Fahd es-Selman, Yemen Başkanlık Konseyi üyesi ve Ulusal Direniş güçleri komutanı Orgeneral Tarık Salih ile Yemen’deki gelişmeleri ele aldı.

Koalisyon tarafından yapılan açıklamada, iki tarafın dün Riyad’da gerçekleştirdiği görüşmede, Yemen silahlı kuvvetlerinin devletin ve ulusal kurumlarının yeniden tesis edilmesi amacıyla bütün cephe ve eksenlerdeki hazırlık seviyesini destekleyecek ortak çabaların güçlendirilmesi ve koordinasyonu yollarını görüştüğü belirtildi.

Görüşmede ayrıca safların birliğinin sağlanmasının, çabaların birleştirilmesinin, görev ve rollerin bütünleştirilmesinin yanı sıra koordinasyon ve ortak çalışmaların sürdürülmesinin önemine vurgu yapıldı. Bu adımların, moral seviyesinin yükseltilmesine, birliklerin yeniden yapılandırılmasına ve devlet ile kurumlarının yeniden tesis edilmesi mücadelesinde muharebe hazırlığının artırılmasına katkı sağlayacağı ifade edildi. Ayrıca bu çabaların Yemen halkının güvenlik ve istikrarın yeniden tesis edilmesi ve geleceğin inşa edilmesine yönelik beklentilerinin karşılanmasına katkıda bulunacağı kaydedildi.

Es-Selman, Yemen Başkanlık Konseyi’ndeki liderlik rolü ve Ulusal Direniş güçlerinin komutasının yanı sıra, devletin yeniden tesis edilmesi ve darbenin sona erdirilmesi mücadelesinde Ulusal Direniş güçleri ve mensuplarının verdiği büyük fedakârlıklar dolayısıyla Tarık Salih’e teşekkür etti.