Suudi Arabistan, tüm dünyada güvenli ve sağlıklı bir geleceğe öncülük edecek

Riyad yönetimi tedavisi olmayan hastalıklara son verilmesi için çalışacak.

Ulusal Muhafız Bakanı Bender, Riyad’daki Küresel Tıbbi Biyoteknoloji Zirvesi'nde bir dizi bakan ve katılımcıyla bir araya geldi.  (Şarku’l Avsat)
Ulusal Muhafız Bakanı Bender, Riyad’daki Küresel Tıbbi Biyoteknoloji Zirvesi'nde bir dizi bakan ve katılımcıyla bir araya geldi. (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan, tüm dünyada güvenli ve sağlıklı bir geleceğe öncülük edecek

Ulusal Muhafız Bakanı Bender, Riyad’daki Küresel Tıbbi Biyoteknoloji Zirvesi'nde bir dizi bakan ve katılımcıyla bir araya geldi.  (Şarku’l Avsat)
Ulusal Muhafız Bakanı Bender, Riyad’daki Küresel Tıbbi Biyoteknoloji Zirvesi'nde bir dizi bakan ve katılımcıyla bir araya geldi. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da düzenlenen Küresel Tıbbi Biyoteknoloji Zirvesi’ne katılan hükümet yetkilileri, uzmanlar ve bilim insanları dün başlayan zirve oturumlarında sinirbilim, hücre ve gen terapisi konularını ele aldı
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın himayesinde  düzenlenen ve açılışını Ulusal Muhafız Bakanı Abdullah bin Bender’in yaptığı Küresel Tıbbi Biyoteknoloji Zirvesi’nde biyoteknolojideki yatırım eğilimleri, Suudi Arabistan’da hücresel terapinin stratejik uygulaması, sıvı kristal ekranlar kullanılan bir teknoloji olan IPS’a dayalı hücresel terapinin önünün açılmasının yanı sıra hücre ve gen mühendislik terapileri için yeni modallere yönelik imkanlar ele alındı.
Zirve sırasında hücresel terapi kullanarak kanser hücrelerini hedef alarak tümörleri ortadan kaldırmanın yollarını bulma ve önümüzdeki on yıl için inovasyon bakış açısıyla araştırma ve geliştirme üretkenliğini artırma çağrısında bulunuldu. Ayrıca tıbbi biyoteknoloji için küresel ortaklıklar ve küresel ortaklık yoluyla bir sonraki salgına hazırlık yapılması amacıyla oturumlar düzenlendi.
Yeni ilaçların geliştirilmesinde ortaklıkların rolü ve talebe göre gelişmiş cihazlara ulaşmanın yollarının tartışıldığı zirvede, “2023'te ne kadar yakınız?” sorusuna cevap aranırken Kral Abdullah Uluslararası Tıbbi Araştırma Merkezi inovasyon ve ortaklık haritasına da ışık tutuldu.

Rönesansı desteklemek ve rekabet gücü yaratmak
Ulusal Muhafız Bakanlığı Sağlık İşleri İcra Kurulu Başkanı ve Kral Suud bin Abdülaziz Sağlık Bilimleri Üniversitesi Başkanı Bende el Kinavi, zirvenin sponsoru olan Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın daha müreffeh bir ülke inşa etme talebi bağlamında, ülkesinin dünya ülkeleri arasında ön sıralarda yer aldığını söyledi.
Kinavi Küresel Tıbbi Biyoteknoloji Zirvesi’nin açılış töreni sırasında yaptığı konuşmada, Veliaht Prens'in açıklamalarının, yeteneklerden yararlanan, rönesansı destekleyen, rekabet gücü yaratan ,daha fazla yaratıcılığa, göz kamaştırıcılığa ve farklılığa yönelik isteğin çıtasını yükselten ‘ilham verici bir liderden’ gelen  teşvik olduğunu ifade etti.
Zirvenin, dünyadaki biyoteknoloji liderleri arasında bilgi alışverişi yoluyla bir "biyoteknolojik sağlık endüstrisi" yaratma ve Suudi Arabistan Krallığı’nın tıbbi biyoteknoloji alanında lider bir oyuncu olarak konumunu pekiştirme fırsatı sağladığına değinen Kinavi, yenilikçi model sunmanın yatırım fırsatlarını keşfetmek için fırsat sağladığını vurguladı.
Kinavi’ye göre Küresel Tıbbi Biyoteknoloji Zirvesi, endüstriyel sağlık yatırım sistemi için modern bir çağ inşa etmek adına tıbbi biyoteknoloji üretimi dünyası ve sağlığın geleceği endüstrisinde parlak bir yapı taşı niteliğinde. Genetik tedavi, hücreler, bulaşıcı hastalıklar, kanserli tümörler için aşıların geliştirilmesi, nadir hastalıkların doğru tedavisi ve klinik konuların tartışıldığı zirvede etkili sonuçlar elde edilmesi bekleniyor.
Yetkili açıklamasında, Suudi Arabistan’daki bakanlıklar ve hükümet sektörlerinin ulusal ve küresel ortaklık ile biyomedikal teknolojinin geleceğini inşa eden ortak bir ulusal strateji oluşturmanın yanı sıra tıbbi biyoteknoloji endüstrisinin geleceğini yapılandırmak ve çeşitli alanlarına yatırım yapmak için çabalarının bütünleştiğini söyledi.

Teknik gelişmenin hızlanması
Diğer yandan Riyad'daki Kral Abdullah Uluslararası Tıbbi Araştırma Merkezi İcra Direktörü Dr. Ahmed el Asker de Ulusal Muhafız Bakanı’nın huzurunda, Yatırım Bakanlığı ile stratejik ortaklık ikincisi düzenlenen Küresel Tıbbi Biyomedikal Teknoloji Zirvesi 2023'ün sonuçlarının umut verici olacağını vurguladı.
Asker dünkü zirve sırasında yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Teknolojik gelişmenin küresel düzeyde hızlanması açısından bugün tanık olduğumuz şey, insanların hayatını ve geçimini olumlu yönde etkileyecek. Buna toplumların ekonomilerindeki dönüşümler ve genel olarak ülkelerin yönelimleri eşlik edecek. Bu dönüşüm, petrole dayalı bir ekonomiden alternatif ürünlere ve ileri teknolojilere dayalı bir ekonomiye, hatta bu alanda liderliğe dayalı bir ekonomiye dönüşümü hedefleri arasına koyan Suudi Arabistan  liderliğinin öngörülü vizyonuyla örtüşüyor.”

Yüzde sekizlik küresel pazar büyümesi
Asker açıklamasının devamında küresel pazarın büyüme oranlarına dikkat çekti:
“Biyomedikal teknoloji sektörü derken insan sağlığını doğrudan etkileyen bir sektörden bahsediyoruz. Sanırım koronavirüs pandemisinden çıkardığımız dersler, bu sektörün insan sağlığı ve ülke ekonomileri için önemini doğruladı. Genel bir ekonomik görünümle, 2025'te genel olarak biyoteknoloji sektörü için küresel pazar büyüklüğünün yıllık yüzde 8'lik bir büyüme oranıyla yaklaşık 800 milyar dolara ulaşacağını görüyoruz.”
Küresel aşı pazarının büyüklüğünün yıllık yüzde 10 büyüme oranıyla 30 milyar dolar olarak tahmin edildiğine dikkat çeken Asker, biyolojik tedavilerin 2030'da küresel ilaç pazarının yüzde 30'unu oluşturacağını, söyledi. Genetik bozuklukları onarmak için çalışan ilaçların ortaya çıkmasıyla, hastalıkların genetik nedenlerine göre yeni sınıflandırmalara ayrıldığını belirtti.

Tedavisi olmayan hastalıkların bertaraf edilmesi
Asker’in gündeminde hastalıkların tedavi edilmesi de vardı:
“Genetik mühendisliği ve bağışıklık hücrelerini yönlendirmek, tedavisi olmayan hastalıkların kökünü kazımada baskın olacak. Teşhis araçlarının mobil cihazlara indirgendiğini, büyük veri bilimi ve yapay zeka üzerine kurulu dijital uygulamalar göreceğiz. Hastalıkları tahmin etmek ve daha sonra yayılmadan önlemek mümkün olacak. Bunlar örnekler ve bir zamanlar bilim kurgu olan şeylerin çoğu bugün gerçek oldu.”
Yeni ekonomik oluşumlarla tıbbi teknolojilerle yeni değişimlerin ortaya çıkacağını belirten Asker, Suudi Arabistan'da tıbbi biyoteknoloji sektörünün ilerlemesini ve hızlanmasını sağlamak için üniversiteler, araştırma merkezleri ve özel sektör gibi altyapı kuruluşlarını yeni bir çevresel entegrasyonun oluşturulmasıyla bazı yeni kuruluş ve stratejilerin  başlatılacağını söyledi.
Kral Abdullah Uluslararası Tıbbi Araştırma Merkezi’nin 15 yıllık yolculukta, kurulduğu günden bu yana yalnızca tıbbi biyoteknolojinin yerlileştirilmesinde değil, önde gelen kuruluşlar arasında da yer aldığını söyleyen Dr. Ahmed el Asker, sağlık ve ekonomik etkisi olan ürünleri dönüştürme arzusuyla yeni teknolojilerin inovasyonuna, üretimine ve geliştirilmesine katıldığını kaydetti.
Asker ayrıca tüm programların tıbbi teknolojiyi transfer etmek, geliştirmek, ülke ve dünya yararına yatırımları çekmek için ortak iş birliğini geliştirmeyi amaçladığını vurguladı.



Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Washington’da

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (SPA)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (SPA)
TT

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Washington’da

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (SPA)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (SPA)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, resmi ziyaret kapsamında ABD’nin başkenti Washington’a geldi.

Prens Faysal bin Ferhan, ziyareti sırasında ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile bir araya gelecek. Görüşmede ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel ve uluslararası arenadaki başlıca gelişmeler ele alınacak.


Medine’den dünyaya... Nesillerin fikri bağışıklığını güçlendirmek için Suudi Arabistan’ın aralıksız çabaları

Medine Valisi, Suudi Arabistan’ın Fikri Sapmalarla Mücadele Çabaları Uluslararası Konferansı’nın açılışında (SPA)
Medine Valisi, Suudi Arabistan’ın Fikri Sapmalarla Mücadele Çabaları Uluslararası Konferansı’nın açılışında (SPA)
TT

Medine’den dünyaya... Nesillerin fikri bağışıklığını güçlendirmek için Suudi Arabistan’ın aralıksız çabaları

Medine Valisi, Suudi Arabistan’ın Fikri Sapmalarla Mücadele Çabaları Uluslararası Konferansı’nın açılışında (SPA)
Medine Valisi, Suudi Arabistan’ın Fikri Sapmalarla Mücadele Çabaları Uluslararası Konferansı’nın açılışında (SPA)

Medine Valisi Prens Selman bin Sultan, Suudi Arabistan’ın bilinç oluşturma, düşünce yapısını koruma, itidal ve ölçülülük değerlerini pekiştirme, aşırılık, radikalizm ve fikri sapmalarla mücadele konularına büyük önem verdiğini belirtti. Bunun, düşünce güvenliğinin toplumların güvenliği, istikrarı ve refahının temelini oluşturduğu inancından kaynaklandığını ifade etti.

Prens Selman bin Sultan dün Medine İslam Üniversitesi tarafından düzenlenen Suudi Arabistan’ın Fikri Sapmalarla Mücadele Çabaları Uluslararası Konferansı’nın çalışmalarını başlattı. Konferansa İslam dünyasından çok sayıda alim ve fetva kurumu temsilcisinin yanı sıra Suudi Arabistan içinden ve dışından araştırmacılar ve uzmanlar katıldı.

fghyju
Medine’de düzenlenen uluslararası konferansın açılışından, 27 Eylül 2026 (SPA)

Medine Valisi, açılışta yaptığı konuşmada, Suudi Arabistan’ın liderliğinin desteği ve yönlendirmesiyle hoşgörü ve itidal değerlerinin yaygınlaştırılmasına, düşünsel farkındalığın güçlendirilmesine ve aşırılık yanlısı söylemlerle mücadeleye katkı sağladığını belirtti. Bu çalışmaların, din, eğitim, güvenlik ve medya kurumlarının çabalarının bütünleştiği kapsamlı bir sistem aracılığıyla yürütüldüğünü kaydeden Prens Selman bin Sultan, bunun toplumu korumaya, İslam dünyasının meselelerine hizmet etmeye ve halklar ile kültürler arasında diyalog ve bir arada yaşamayı desteklemeye katkı sağladığını ifade etti.

Selman bin Sultan, dünyanın hızlı dönüşümlerden geçtiği ve çeşitli modern araçlar üzerinden düşünsel etki kaynaklarının arttığı bir dönemde İslam toplumlarının bilinç, bilgi ve doğru inanç temelinde korunmasının önemine dikkat çekti. Bu durumun, farkındalığın geliştirilmesini, ayırt etme kapasitesinin güçlendirilmesini ve genç nesillerin aşırılık, radikalizm ve düşünsel sapma çağrılarından korunmasını gerektirdiğini belirtti.

Bağışıklık kazanmak

Prens Selman bin Sultan, eğitimin bu fikri bağışıklığın oluşturulmasında başlıca araçların başında geldiğini belirterek, üniversitenin düşünsel farkındalığın güçlendirilmesi ve itidal ile ölçülülük değerlerinin pekiştirilmesinde üstlendiği önemli role dikkat çekti. Üniversitenin evrensel akademik misyonu, kültürel çeşitliliği ve mezunlarının dünyanın farklı bölgelerine yayılmış olması sayesinde bilim ve bilginin yaygınlaştırılmasına, itidal ve ölçülülük değerlerinin pekiştirilmesine katkısının güçlendiğini ifade etti.

Konferansın, Suudi Arabistan’ın fikri sapmalarla mücadeledeki çabalarını ve öncü deneyimlerini ortaya koymak, alimler, araştırmacılar ve uzmanlar arasında deneyim paylaşımını sağlamak ve ilgili kurumlar arasındaki iş birliğini güçlendirmek için bilimsel bir platform niteliği taşıdığını belirten Selman bin Sultan, toplumların düşünsel açıdan korunmasına, farkındalığın geliştirilmesine, güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine katkı sağlayacak etkili görüş ve girişimlere ulaşılmasının hedeflendiğini kaydetti.

gthyuı
Medine Valisi Prens Selman bin Sultan, Uluslararası Konferans’ın yan etkinliği olarak düzenlenen sergiyi gezdi. (SPA)

Medine Valisi, konferansa eşlik eden serginin stantlarını da gezdi. Sergide, fikri sapmaların nedenleri ve etkileri ile bunlarla mücadele yöntemlerinin yanı sıra düşünceyi koruma, aşırılık ve radikalizmle mücadele alanındaki ulusal girişimler ele alınıyor. Sergide ayrıca doğru inancın, ruh sağlığının ve toplumsal kurumların düşünsel korunmadaki rolü ile modern teknolojiler, yapay zekâ ve sosyal medya ağlarının farkındalığın güçlendirilmesi ve günümüzdeki düşünsel zorluklarla mücadelede kullanılması konuları da ele alınıyor.

Aşırılıkla mücadele

Öte yandan Suudi Arabistan Baş Müftüsü Dr. Salih el-Fevzan, Kıdemli Alimler Konseyi Genel Sekreteri Dr. Fahd el-Macid tarafından okunan konuşmasında, aşırılık, radikalizm ve düşünsel sapmalarla mücadelenin geçici veya sonradan ortaya çıkan bir mesele olmadığını belirtti. İslam hukukunun itidal ve ölçülülük ilkesini ortaya koyduğunu ifade eden el-Fevzan, dini konularda sınırları aşma, haddi aşma ve aşırılık konusunda uyarıda bulunan çok sayıda hadis bulunduğuna dikkat çekti.

El-Fevzan, önceki toplumların helak olmasının temelinde aşırılık hastalığının bulunduğunu belirterek, İslam dininin hoşgörü ve kolaylık esaslarının onun temel yaklaşımını oluşturduğunu söyledi. Fikri sapmanın özünde, anlama ve delillendirme konusunda Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat yönteminden açık bir sapma, müteşabih ayet ve meselelere sarılma, Kur’an ve Sünnet metinleri ile selef-i salihinin bunlara ilişkin anlayışı yerine kişisel arzuları tercih etme anlamına geldiğini ifade etti.

Baş Müftü, Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın desteği ve yönlendirmesiyle Suudi Arabistan’ın bu sapkın düşünceyle mücadele konusunda yürüttüğü çalışmaların, bilimsel, düşünsel, eğitimsel ve güvenlik boyutlarını kapsayan bütüncül bir model oluşturduğunu belirtti.

El-Fevzan, ülkedeki alimlerin ve dini kurumların yanı sıra eğitim ve davet kurumlarının da bu bozuk düşünceyle mücadelede önemli rol üstlendiğini kaydetti. Bu çabaların, aşırılık yanlılarının şüphelerini çürüten ve yorumlarının yanlışlığını vahyin ölçüleriyle ortaya koyan sağlam bir şer’i temele dayandığını ifade etti. Söz konusu çabaların eğitim, medya ve güvenlik alanlarında kurumsal yapılanmayı da kapsadığını belirten el-Fevzan, Suudi Arabistan’ın bunun ötesine geçerek Birleşmiş Milletler (BM) ve bölgesel platformlarda da etkin bir ortak haline geldiğini söyledi. El-Fevzan, ülkesinin Müslümanların sözünü itidal etrafında birleştiren ve dünyada İslam imajını düzeltmeyi amaçlayan küresel girişimlere öncülük ettiğini ifade etti.

fgthyu
Kıdemli Alimler Konseyi Genel Sekreteri Dr. Fahd el-Macid, Baş Müftü Dr. Salih el-Fevzan adına bir konuşma yaptı. (SPA)

Suudi Arabistan Baş Müftüsü, sapkın düşünceyle mücadelenin tek bir kurumun sorumluluğunda olmadığını, herkesin ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı. Anne ve babaların çocuklarını takip etmeleri, onları kötü çevrelerden ve şüpheli internet sitelerinden korumaları, din ve vatan sevgisiyle yetiştirmeleri gerektiğini belirtti. Öğretmenler, din görevlileri ve medya çalışanlarının da üstlendikleri sorumluluğun bilincinde hareket etmeleri, gençlere doğruyu anlatmaları ve onları bu sapkın düşünceden sakındırmaları gerektiğini ifade etti.

Yolunu kaybetmiş bir grup

Düşünsel sapmaların en tehlikelileri arasında, sapkın ve saptırıcı grupların yürüttüğü faaliyetlerin bulunduğunu belirten el-Fevzan, bu grupların ülkelerin birliğini hedef aldığını, saldırganlığı benimsediğini ve ülkelerde yolsuzluk ile yıkımı yaydığını söyledi. Bu grupların başında, ülkelerindeki yöneticilere karşı çıkan, Müslümanların kanını döken ve onların kutsallarına saldırmaya cüret eden terör örgütü Husilerin geldiğini ifade etti.

El-Fevzan, “Mekke’ye yönelik hain saldırı girişimleri daha dün gibi hafızamızda. Ancak Allah onları gözetlemektedir; ardından da bu ülkenin koruyucuları ve yöneticileri bulunmaktadır. Allah’tan Husi milislerini rezil etmesini, köklerini kurutmasını ve Yemen’i meşru yönetiminin gölgesinde koruyarak güvenlik ve istikrarını muhafaza etmesini diliyorum” dedi.

Bilimsel toplantıya katılan araştırmacı ve uzmanlara, çalışmalarında bu boyutları göz önünde bulundurmaları çağrısında bulunan el-Fevzan, sunulan araştırma ve bilimsel bildirilerin oturumların sona ermesiyle sınırlı kalmadığını belirtti. Bunların, ümmetin evlatlarının zihinlerini korumaya yönelik canlı bir katkı ve Suudi Arabistan’ın çabalarına önemli bir destek olduğunu ifade eden el-Fevzan, ülkesinin sapkın düşüncenin bertaraf edilmesi, ülkelerin güvenliğinin ve insanların çıkarlarının korunması konusunda yol gösterici bir ışık olmaya devam etmesini temenni etti.

Ortak sorumluluk

Öte yandan Medine İslam Üniversitesi Rektörü Dr. Salih el-Akla, fikri sapmalar konusunun artık sınırlı bir olgudan veya belirli bir topluma özgü bir tehditten ibaret olmadığını belirtti. Bunun, aileden başlayan, eğitim kurumlarında pekişen ve dini, kültürel ve medya kuruluşlarının desteğiyle sürdürülen ortak ve bütüncül bir sorumluluk olduğunu ifade eden el-Akla, böylece bireylerde dengeli bir anlayış ve bilinçli şekilde ayırt etme kapasitesinin oluşturulabileceğini kaydetti.

El-Akla, Suudi Arabistan’ın düşünsel sapmalarla mücadelesine ilişkin çalışmaların ele alındığı uluslararası konferansın öneminin, yalnızca tehdidi tanımlamakla sınırlı kalmamasından kaynaklandığını belirtti. Konferansın, düşünce güvenliğini insanın inşasının, toplumun korunmasının ve geleceğin şekillendirilmesinin temeli olarak ele alan, öncü ve uzun soluklu bir ulusal deneyim üzerinde düşünmeye imkân sunduğunu ifade etti.

Konferansa 40’tan fazla ülkeden alim ve uzmanların katıldığı, 56 hakemli bilimsel araştırmanın ele alınacağı ve 9 panel düzenleneceği belirtildi.


Riyad, piyasaların ve arzın geleceğini tartışmak üzere dünya enerji liderlerini ağırlıyor

Suudi Arabistan Enerji Bakanı, 2023 yılında Kanada’nın Calgary kentinde düzenlenen 24. Dünya Petrol Kongresi’nin açılış töreninde (Reuters)
Suudi Arabistan Enerji Bakanı, 2023 yılında Kanada’nın Calgary kentinde düzenlenen 24. Dünya Petrol Kongresi’nin açılış töreninde (Reuters)
TT

Riyad, piyasaların ve arzın geleceğini tartışmak üzere dünya enerji liderlerini ağırlıyor

Suudi Arabistan Enerji Bakanı, 2023 yılında Kanada’nın Calgary kentinde düzenlenen 24. Dünya Petrol Kongresi’nin açılış töreninde (Reuters)
Suudi Arabistan Enerji Bakanı, 2023 yılında Kanada’nın Calgary kentinde düzenlenen 24. Dünya Petrol Kongresi’nin açılış töreninde (Reuters)

Suudi Arabistan, 11-15 Ekim tarihleri arasında bakanlar, yetkililer, enerji şirketi liderleri, yatırımcılar ve uzmanları bir araya getirecek uluslararası bir organizasyon olan Riyad Enerji Haftası’na ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Etkinlik kapsamında arz güvenliği, petrol ve doğalgaz piyasalarındaki gelişmeler, yatırımlar, yeni teknolojiler ve küresel enerji sisteminin geleceği ele alınacak.

Yaklaşık 90 yıllık tarihinde ilk kez Suudi Arabistan’ın ev sahipliğinde ‘Herkes İçin Enerjinin Geleceğine Giden Yollar’ temasıyla düzenlenecek 25. Dünya Petrol Kongresi, haftanın en önemli odak noktalarından birini oluşturuyor. Kongrenin icra programı; enerji güvenliği, küresel petrol ve doğalgaz piyasaları, yatırım ve finansman, yapay zekâ ve dijital dönüşüm, kritik mineraller, karbon yönetimi ile doğalgaz ve enerji karmasının geleceğini kapsayan 30’dan fazla bakanlık, strateji ve liderlik oturumunu içeriyor.

Riyad Fuar ve Kongre Merkezi’nde 11-15 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek kongrenin resmi açılış töreni 12 Ekim’de yapılacak.

Organizatörler, 50 bin metrekarelik sergi alanında düzenlenecek kongreye 100 bakan, 500 CEO ve yaklaşık 800 konuşmacının yanı sıra yaklaşık bin şirketin temsilcileri de dahil olmak üzere 25 binden fazla katılımcının ilgi göstermesini bekliyor.

dcfgthyj
Kanada’nın Calgary kentinde düzenlenen 24. Dünya Petrol Kongresi’nde bir panel

Riyad Enerji Haftası, ana kongrenin ötesine geçen geniş kapsamlı programıyla ayrı bir önem taşıyor. Etkinlik; Uluslararası Enerji Forumu Bakanlar Toplantısı, Temiz Enerji Forumu ve Temiz Enerji Girişimi etkinliklerinin yanı sıra hükümetleri, uluslararası kuruluşları ve enerji zincirinin farklı alanlarında faaliyet gösteren şirketleri bir araya getiren diğer oturum ve organizasyonlara da ev sahipliği yapacak.

Uluslararası hükümet ve endüstri temsilcileri

Kongrenin açılışı, 12 Ekim’de Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman ile Dünya Petrol Konseyi Başkanı Pedro Miras tarafından resmi olarak gerçekleştirilecek. İcra programına Suudi Arabistan Ekonomi ve Planlama Bakanı Faysal el-İbrahim, Yatırım Bakanı Fahd Abdulcelil es-Seyf’in yanı sıra Mısır Petrol ve Maden Kaynakları Bakanı Kerim Bedevi, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) Genel Sekreteri Heysem el-Gays, Dünya Enerji Konseyi Genel Sekreteri ve CEO’su Angela Wilkinson ile Uluslararası Enerji Forumu Genel Sekreteri Casım eş-Şiravi katılıyor.

Küresel enerji şirketleri düzeyinde ana konuşmacılar arasında ExxonMobil Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Darren Woods, TotalEnergies Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Patrick Pouyanne, Shell CEO’su Wael Sawan, BP CEO’su Meg O’Neill, Baker Hughes Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Lorenzo Simonelli, Siemens Energy CEO’su Christian Bruch, SLB CEO’su Olivier Le Peuch ve ConocoPhillips Başkanı ve CEO’su Andy O’Brien yer alıyor.

Ayrıca tartışmalarda S&P Global Başkan Yardımcısı Daniel Yergin, RBC Capital Markets Küresel Emtia Stratejisi ve Ortadoğu Araştırmaları Başkanı Helima Croft, Carlyle Kıdemli Danışmanı Jeffrey Currie, Energy Aspects Kurucusu ve Pazar İstihbarat Direktörü Amrita Sen ile Rapidan Energy Group Kurucusu ve Başkanı Bob McNally gibi enerji piyasalarının önde gelen analistleri de hazır bulunacak.

Enerji güvenliği ve piyasalar tartışmanın odak noktasında

Kongrenin odağında, üretici ve tüketici ülkelerin temsilcilerini bir araya getirerek piyasa gelişmelerini ve arzın geleceğini ele alacak bakanlık düzeyindeki oturumlarla birlikte enerji güvenliği ile küresel petrol ve doğalgaz piyasaları yer alıyor. Yergin ve Croft’un da bazı panel oturumlarının moderatörlüğünü üstlenecek olması, programın piyasalar, enerji ve jeopolitik arasındaki etkileşime verdiği önemi yansıtıyor.

Öte yandan program yalnızca petrol ve doğalgaz piyasalarıyla sınırlı kalmıyor; yapay zekâ ve dijitalleşmeden kritik minerallere, enerji projelerinin finansmanından karbon yönetimi ve yenilenebilir enerjiye kadar sektörü yeniden şekillendiren dönüşümlere de geniş bir alan ayırıyor.

Enerji sektörünün merkezinde yapay zekâ

Kongre programında yapay zekâ ve dijital dönüşüm üst sıralarda yer alırken; Aramco, Siemens Energy, SLB, Hitachi Energy, Microsoft ve Samsung E&A gibi şirketler dijital teknolojilerin enerji operasyonları, verimlilik ve performans üzerindeki etkilerini tartışacak.

scdfrgthy
Suudi Arabistan Enerji Bakanı, 2023 yılında Kanada’nın Calgary kentinde düzenlenen Dünya Petrol Konferansı’na katılmak üzere alana geldiğinde (Reuters)

Bu tartışmalar, yapay zekânın deneysel kullanımlardan işletim, bakım, veri analitiği ve süreç optimizasyonuna bağlı uygulamalara geçmesiyle birlikte, veri merkezlerinin genişlemesi için gerekli olan elektrik ve altyapı talebindeki artışa paralel olarak özel bir önem taşıyor.

Suudi Arabistan, ekonomi ve enerji dönüşümünün merkezinde

Kongrede, Suudi Arabistan’daki ekonomik dönüşümün ve ülkenin küresel enerji sistemindeki büyüyen rolünün ele alınacağı ‘Vizyon 2030: Ekonomik Dönüşüm ve Küresel Rekabetçilik’ başlıklı bakanlık düzeyinde bir oturum düzenlenecek.

Suudi katılımcı listesinde Aramco’dan Teknoloji ve İnovasyondan Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Ahmed Al-Khowaiter, Arama ve Üretim Başkanı Nasir Al-Naimi, Mali İşler Direktörü Ziad Al-Murshed ve Strateji ve Kurumsal Gelişimden Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Ashraf Al-Ghazzawi’nin yanı sıra SABIC, ACWA Power, Kamu Yatırım Fonu (PIF) ve KAPSARC ile enerji, teknoloji ve yatırım alanlarında faaliyet gösteren diğer kurumlardan yöneticiler yer alıyor.

Program ayrıca kritik mineraller, tedarik zincirleri, karbon yakalama, kullanımı ve depolanması, karbon piyasaları, yenilenebilir enerji ve hidrojen konularını da kapsıyor. Bu durum, tartışma alanının geleneksel yakıt arz güvenliğinden enerjinin geleceği için gerekli teknoloji, altyapı ve hammadde güvenliğine doğru genişlediğini gösteriyor.

Sanatsal program ve eşlik eden etkinlikler

Dünya Petrol Kongresi, 5 ana başlık altında toplanan 30’dan fazla araştırma ve teknik sunum forumunu içeren geniş kapsamlı bir teknik programa ev sahipliği yapıyor. Bu ana başlıklar; birincil enerji arzı, altyapı, yakıtlar ve moleküller, enerji teknolojileri ile sektörde liderlik konularından oluşuyor.

Riyad Enerji Haftası bünyesinde ayrıca döngüsel karbon ekonomisi, enerjide kadın, gençlik ve profesyoneller, sosyal sorumluluk, yapay zekâ ve dijital dönüşüm alanlarında özel programların yanı sıra bir ‘enerji hackathonu’ ile katılımcılar arasında bilgi paylaşımı ve ağ kurmaya yönelik etkinlikler de düzenlenecek.