Suudi Arabistan, tüm dünyada güvenli ve sağlıklı bir geleceğe öncülük edecek

Riyad yönetimi tedavisi olmayan hastalıklara son verilmesi için çalışacak.

Ulusal Muhafız Bakanı Bender, Riyad’daki Küresel Tıbbi Biyoteknoloji Zirvesi'nde bir dizi bakan ve katılımcıyla bir araya geldi.  (Şarku’l Avsat)
Ulusal Muhafız Bakanı Bender, Riyad’daki Küresel Tıbbi Biyoteknoloji Zirvesi'nde bir dizi bakan ve katılımcıyla bir araya geldi. (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan, tüm dünyada güvenli ve sağlıklı bir geleceğe öncülük edecek

Ulusal Muhafız Bakanı Bender, Riyad’daki Küresel Tıbbi Biyoteknoloji Zirvesi'nde bir dizi bakan ve katılımcıyla bir araya geldi.  (Şarku’l Avsat)
Ulusal Muhafız Bakanı Bender, Riyad’daki Küresel Tıbbi Biyoteknoloji Zirvesi'nde bir dizi bakan ve katılımcıyla bir araya geldi. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da düzenlenen Küresel Tıbbi Biyoteknoloji Zirvesi’ne katılan hükümet yetkilileri, uzmanlar ve bilim insanları dün başlayan zirve oturumlarında sinirbilim, hücre ve gen terapisi konularını ele aldı
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın himayesinde  düzenlenen ve açılışını Ulusal Muhafız Bakanı Abdullah bin Bender’in yaptığı Küresel Tıbbi Biyoteknoloji Zirvesi’nde biyoteknolojideki yatırım eğilimleri, Suudi Arabistan’da hücresel terapinin stratejik uygulaması, sıvı kristal ekranlar kullanılan bir teknoloji olan IPS’a dayalı hücresel terapinin önünün açılmasının yanı sıra hücre ve gen mühendislik terapileri için yeni modallere yönelik imkanlar ele alındı.
Zirve sırasında hücresel terapi kullanarak kanser hücrelerini hedef alarak tümörleri ortadan kaldırmanın yollarını bulma ve önümüzdeki on yıl için inovasyon bakış açısıyla araştırma ve geliştirme üretkenliğini artırma çağrısında bulunuldu. Ayrıca tıbbi biyoteknoloji için küresel ortaklıklar ve küresel ortaklık yoluyla bir sonraki salgına hazırlık yapılması amacıyla oturumlar düzenlendi.
Yeni ilaçların geliştirilmesinde ortaklıkların rolü ve talebe göre gelişmiş cihazlara ulaşmanın yollarının tartışıldığı zirvede, “2023'te ne kadar yakınız?” sorusuna cevap aranırken Kral Abdullah Uluslararası Tıbbi Araştırma Merkezi inovasyon ve ortaklık haritasına da ışık tutuldu.

Rönesansı desteklemek ve rekabet gücü yaratmak
Ulusal Muhafız Bakanlığı Sağlık İşleri İcra Kurulu Başkanı ve Kral Suud bin Abdülaziz Sağlık Bilimleri Üniversitesi Başkanı Bende el Kinavi, zirvenin sponsoru olan Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın daha müreffeh bir ülke inşa etme talebi bağlamında, ülkesinin dünya ülkeleri arasında ön sıralarda yer aldığını söyledi.
Kinavi Küresel Tıbbi Biyoteknoloji Zirvesi’nin açılış töreni sırasında yaptığı konuşmada, Veliaht Prens'in açıklamalarının, yeteneklerden yararlanan, rönesansı destekleyen, rekabet gücü yaratan ,daha fazla yaratıcılığa, göz kamaştırıcılığa ve farklılığa yönelik isteğin çıtasını yükselten ‘ilham verici bir liderden’ gelen  teşvik olduğunu ifade etti.
Zirvenin, dünyadaki biyoteknoloji liderleri arasında bilgi alışverişi yoluyla bir "biyoteknolojik sağlık endüstrisi" yaratma ve Suudi Arabistan Krallığı’nın tıbbi biyoteknoloji alanında lider bir oyuncu olarak konumunu pekiştirme fırsatı sağladığına değinen Kinavi, yenilikçi model sunmanın yatırım fırsatlarını keşfetmek için fırsat sağladığını vurguladı.
Kinavi’ye göre Küresel Tıbbi Biyoteknoloji Zirvesi, endüstriyel sağlık yatırım sistemi için modern bir çağ inşa etmek adına tıbbi biyoteknoloji üretimi dünyası ve sağlığın geleceği endüstrisinde parlak bir yapı taşı niteliğinde. Genetik tedavi, hücreler, bulaşıcı hastalıklar, kanserli tümörler için aşıların geliştirilmesi, nadir hastalıkların doğru tedavisi ve klinik konuların tartışıldığı zirvede etkili sonuçlar elde edilmesi bekleniyor.
Yetkili açıklamasında, Suudi Arabistan’daki bakanlıklar ve hükümet sektörlerinin ulusal ve küresel ortaklık ile biyomedikal teknolojinin geleceğini inşa eden ortak bir ulusal strateji oluşturmanın yanı sıra tıbbi biyoteknoloji endüstrisinin geleceğini yapılandırmak ve çeşitli alanlarına yatırım yapmak için çabalarının bütünleştiğini söyledi.

Teknik gelişmenin hızlanması
Diğer yandan Riyad'daki Kral Abdullah Uluslararası Tıbbi Araştırma Merkezi İcra Direktörü Dr. Ahmed el Asker de Ulusal Muhafız Bakanı’nın huzurunda, Yatırım Bakanlığı ile stratejik ortaklık ikincisi düzenlenen Küresel Tıbbi Biyomedikal Teknoloji Zirvesi 2023'ün sonuçlarının umut verici olacağını vurguladı.
Asker dünkü zirve sırasında yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Teknolojik gelişmenin küresel düzeyde hızlanması açısından bugün tanık olduğumuz şey, insanların hayatını ve geçimini olumlu yönde etkileyecek. Buna toplumların ekonomilerindeki dönüşümler ve genel olarak ülkelerin yönelimleri eşlik edecek. Bu dönüşüm, petrole dayalı bir ekonomiden alternatif ürünlere ve ileri teknolojilere dayalı bir ekonomiye, hatta bu alanda liderliğe dayalı bir ekonomiye dönüşümü hedefleri arasına koyan Suudi Arabistan  liderliğinin öngörülü vizyonuyla örtüşüyor.”

Yüzde sekizlik küresel pazar büyümesi
Asker açıklamasının devamında küresel pazarın büyüme oranlarına dikkat çekti:
“Biyomedikal teknoloji sektörü derken insan sağlığını doğrudan etkileyen bir sektörden bahsediyoruz. Sanırım koronavirüs pandemisinden çıkardığımız dersler, bu sektörün insan sağlığı ve ülke ekonomileri için önemini doğruladı. Genel bir ekonomik görünümle, 2025'te genel olarak biyoteknoloji sektörü için küresel pazar büyüklüğünün yıllık yüzde 8'lik bir büyüme oranıyla yaklaşık 800 milyar dolara ulaşacağını görüyoruz.”
Küresel aşı pazarının büyüklüğünün yıllık yüzde 10 büyüme oranıyla 30 milyar dolar olarak tahmin edildiğine dikkat çeken Asker, biyolojik tedavilerin 2030'da küresel ilaç pazarının yüzde 30'unu oluşturacağını, söyledi. Genetik bozuklukları onarmak için çalışan ilaçların ortaya çıkmasıyla, hastalıkların genetik nedenlerine göre yeni sınıflandırmalara ayrıldığını belirtti.

Tedavisi olmayan hastalıkların bertaraf edilmesi
Asker’in gündeminde hastalıkların tedavi edilmesi de vardı:
“Genetik mühendisliği ve bağışıklık hücrelerini yönlendirmek, tedavisi olmayan hastalıkların kökünü kazımada baskın olacak. Teşhis araçlarının mobil cihazlara indirgendiğini, büyük veri bilimi ve yapay zeka üzerine kurulu dijital uygulamalar göreceğiz. Hastalıkları tahmin etmek ve daha sonra yayılmadan önlemek mümkün olacak. Bunlar örnekler ve bir zamanlar bilim kurgu olan şeylerin çoğu bugün gerçek oldu.”
Yeni ekonomik oluşumlarla tıbbi teknolojilerle yeni değişimlerin ortaya çıkacağını belirten Asker, Suudi Arabistan'da tıbbi biyoteknoloji sektörünün ilerlemesini ve hızlanmasını sağlamak için üniversiteler, araştırma merkezleri ve özel sektör gibi altyapı kuruluşlarını yeni bir çevresel entegrasyonun oluşturulmasıyla bazı yeni kuruluş ve stratejilerin  başlatılacağını söyledi.
Kral Abdullah Uluslararası Tıbbi Araştırma Merkezi’nin 15 yıllık yolculukta, kurulduğu günden bu yana yalnızca tıbbi biyoteknolojinin yerlileştirilmesinde değil, önde gelen kuruluşlar arasında da yer aldığını söyleyen Dr. Ahmed el Asker, sağlık ve ekonomik etkisi olan ürünleri dönüştürme arzusuyla yeni teknolojilerin inovasyonuna, üretimine ve geliştirilmesine katıldığını kaydetti.
Asker ayrıca tüm programların tıbbi teknolojiyi transfer etmek, geliştirmek, ülke ve dünya yararına yatırımları çekmek için ortak iş birliğini geliştirmeyi amaçladığını vurguladı.



Suudi Arabistan hükümetinin aldığı önlemler, fiyatların yükselişini durdurdu ve emlak enflasyonunu sıfırın altına düşürdü

(foto altı) Suudi Arabistan Ulusal Konut Şirketi’nin Cidde’deki projelerinden biri (Suudi Arabistan Ulusal Konut Şirketi)
(foto altı) Suudi Arabistan Ulusal Konut Şirketi’nin Cidde’deki projelerinden biri (Suudi Arabistan Ulusal Konut Şirketi)
TT

Suudi Arabistan hükümetinin aldığı önlemler, fiyatların yükselişini durdurdu ve emlak enflasyonunu sıfırın altına düşürdü

(foto altı) Suudi Arabistan Ulusal Konut Şirketi’nin Cidde’deki projelerinden biri (Suudi Arabistan Ulusal Konut Şirketi)
(foto altı) Suudi Arabistan Ulusal Konut Şirketi’nin Cidde’deki projelerinden biri (Suudi Arabistan Ulusal Konut Şirketi)

Suudi Arabistan emlak piyasasında, arzın artırılması, stokçuluğun sınırlandırılması ve arz-talep dengesinin yeniden düzenlenmesini hedefleyen hükümet önlemlerinin etkisiyle enflasyonist baskıların azaldığına işaret eden belirgin göstergeler kaydedilmeye başlandı.

Bu yapısal dönüşüm, Suudi Arabistan’ın gayrimenkul sektörünü yeniden şekillendirme ve sektörün istikrarını güçlendirme yönündeki çabalarının, Vizyon 2030 hedefleri doğrultusunda sürdüğünü ortaya koyuyor.

Koronavirüs pandemisinin ardından yaşanan farklı düzeylerdeki fiyat artışlarının ardından, Suudi Arabistan’da gayrimenkul enflasyonu 2025’in dördüncü çeyreğinde yüzde 3,6’dan eksi yüzde 0,7’ye geriledi. Vizyon 2030 yıllık raporuna göre bu düşüşte, piyasa verimliliğini artırmayı amaçlayan hükümet müdahaleleri etkili oldu. Gerileme eğilimi bu yılın ilk çeyreğinde de devam etti. Suudi Arabistan Genel İstatistik Kurumu’nun (GASTAT) son verileri, gayrimenkul fiyat endeksinin yıllık bazda yüzde 1,6 düştüğünü gösterdi. Bu düşüşte, konut sektöründeki fiyatların yıllık yüzde 3,6 gerilemesi belirleyici olurken, ticari gayrimenkul sektörü ise yıllık yüzde 3,4 büyüme kaydetti.

Piyasaya yeniden denge getiren yapısal reformlar

Bu fiyat düzeltmesi, piyasadaki dengesizlikleri gidermeyi amaçlayan bir dizi hükümet müdahalesiyle eş zamanlı olarak gerçekleşti. Söz konusu adımların başında arz yetersizliği ve spekülatif işlemlerdeki artışın kontrol altına alınması yer aldı. Fiyatları dengelemeye yönelik dikkat çeken bir hamle kapsamında hükümet, Riyad’ın kuzeyindeki toplam 81 kilometrekareyi aşan dört bölgede alım-satım ve gayrimenkul geliştirme faaliyetlerine izin verdi. Bu adım, önümüzdeki beş yıl boyunca vatandaşlara her yıl 40 bin adede kadar arsa sağlanmasını hedefleyen planın bir parçası olarak hayata geçirildi. Plan kapsamında metrekare fiyatlarının bin 500 riyali aşmaması amaçlanıyor.

frgfrg
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’ın genel görünümü (Reuters)

Bu çerçevede, Menassat Gayrimenkul şirketinin CEO’su Halid el-Mubayyid, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, son reformların piyasayı düzensiz ve hızlı fiyat artışları döneminden daha dengeli ve sürdürülebilir bir aşamaya taşıdığını söyledi. El-Mubayyid, arzın artırılması, kira piyasasının düzenlenmesi ve üretken olmayan arazi stokçuluğunun sınırlandırılmasına yönelik adımların, özellikle talebin yüksek olduğu şehirlerde piyasa davranışları üzerinde somut etkiler göstermeye başladığını belirtti. Boş arazi ve kullanılmayan gayrimenkullere yönelik harç uygulamalarının, aktif olmayan mülk sahiplerini geliştirme, satış veya kiralama seçeneklerine yönelttiğini ifade eden el-Mubayyid, bunun da spekülatif faaliyetleri azalttığını ve gayrimenkul varlıklarının kullanım verimliliğini artırdığını kaydetti.

Öte yandan gayrimenkul uzmanı Ahmed Fakih, hükümet kararlarının piyasanın unsurlarına ilişkin kapsamlı incelemelerin ardından ‘ölçülü ve hesaplanmış tedavi dozları’ şeklinde uygulandığını söyledi. Konut sektörünün enflasyon sepetinde en yüksek ağırlığa sahip kalem olduğunu vurgulayan Fakih, bu alandaki fiyat baskılarının azaltılmasının genel enflasyon seviyelerine doğrudan yansıdığını belirtti. Fakih, alınan kararların etkilerinin önümüzdeki 12 ila 18 ay içinde daha belirgin şekilde görülmeye devam edeceğini öngörürken, gerçek dışı talebin sınırlandırılması ve fiili arzın artırılması sayesinde bu sürecin şimdiden sonuç vermeye başladığını ifade etti.

Boş arazilere baskı uygulanıyor

Buna paralel olarak hükümet, geliştirilmemiş arazilere yönelik önlemlerini sıkılaştırdı. Bu kapsamda, boş arazilere uygulanan yıllık harç oranı yüzde 2,5’ten yüzde 10’a yükseltildi. Ayrıca ilk kez, 5 bin metrekareyi aşan boş gayrimenkuller de arazi ve bina harçları kapsamına alındı. Bu adımla, arazi ve gayrimenkul stokçuluğunun cazibesinin azaltılması ve daha fazla konut ile ticari birimin piyasaya kazandırılması hedefleniyor.

Fakih, spekülatif işlemlerin ağırlıklı olarak özellikle Riyad’daki şehir çeperlerinde yer alan imarlı araziler üzerinde yoğunlaştığını belirtti. Fakih, boş arazi harçlarının artırılmasının ve hükümetin arazilerin artık spekülasyon değil geliştirme amacıyla kullanılacağı yönündeki net mesajlarının, yatırımcı ve spekülatörlerin davranışlarında önemli bir dönüşüm yarattığını ifade etti. Fakih ayrıca, boş tutulan gayrimenkullere getirilen harçların da özellikle daireler başta olmak üzere konut ürünlerindeki spekülasyonu azaltacağını, mülk sahiplerini kullanılmayan varlıkları piyasaya sunmaya teşvik ederek atıl durumdaki gayrimenkullerin ekonomiye kazandırılmasına katkı sağlayacağını söyledi.

Piyasadaki işlemleri düzenlemeye yönelik önemli bir adım olarak, Belediye, Köy ve İskân İşleri Bakanlığı tarafından boş gayrimenkullere uygulanacak yıllık harçlara ilişkin yönetmeliğin resmen yürürlüğe girmesiyle emlak piyasası da yeni düzenlemelere uyum sürecine girdi. Yönetmelik kapsamında, onaylı kentsel yerleşim alanları içinde bulunan ve kullanılmayan binaların değerinin yüzde 5’ine kadar yıllık harç uygulanması öngörülüyor. Bu uygulamanın, gayrimenkul varlıklarının kullanım verimliliğini artırması ve şehirlerdeki arzın büyümesini teşvik etmesi bekleniyor.

Kira dondurma

Düzenleyici politikalar kira piyasasını da kapsayacak şekilde genişletildi. Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, konut ve ticari gayrimenkul piyasasında istikrarı sağlamak amacıyla Riyad’da mevcut ve yeni kira sözleşmelerindeki yıllık kira artışlarının beş yıl süreyle dondurulmasını onayladı. El-Mubayyid, söz konusu kararın yatırımcı davranışlarında önemli bir değişime yol açtığını belirterek, yatırımcıların yapay fiyat artışlarını beklemek yerine geliştirme faaliyetlerine, işletmeye ve sürdürülebilir getirilere odaklanmaya başladığını söyledi.

El-Mubayyid, alınan önlemlerin yatırımcıların yaklaşımını köklü biçimde değiştirdiğini ifade ederek, Riyad’da kira artışlarının dondurulmasının piyasanın enflasyonu kontrol altına alma ve mülk sahibi ile kiracı arasındaki dengeyi güçlendirme yönünde ilerlediğine dair açık bir mesaj verdiğini kaydetti. Öte yandan Fakih, son düzenleyici kararların geliştiriciler ve yatırımcılar açısından piyasada bir ‘yeniden konumlanma’ süreci başlatacağını değerlendirdi.

Fakih’e göre bu süreç, yatırımların arzı artırmaya ve mevcut düzenleyici dönüşümlerin oluşturduğu yeni fırsatlardan yararlanmaya yönelmesini sağlayacak.

sdvdvfd
Suudi Arabistan Ulusal Konut Şirketi’nin Cidde’deki projelerinden biri (Suudi Arabistan Ulusal Konut Şirketi)

Düzenleyici ve dijital dönüşüm alanlarında da emlak piyasasının altyapısında kayda değer ilerlemeler sağlandı. 2025 yılı sonu itibarıyla gayrimenkul ayni tescil sisteminde kayıt altına alınan taşınmaz sayısı 4 milyonu aşarken, 1,2 milyondan fazla güncellenmiş tapu senedi düzenlendi. Bunun yanı sıra, ‘İcar’ (Ejar) platformu üzerinden 3,2 milyondan fazla kira sözleşmesi kayıt altına alınırken, lisanslı emlak aracılarının sayısı da 106 binin üzerine çıktı.

El-Mubayyid, söz konusu verilerin şeffaflık düzeyinde önemli bir sıçramaya işaret ettiğini belirterek, verilerin daha açık ve erişilebilir hale gelmesi sayesinde bireysel yorumlara ve belirsizliklere dayalı uygulamaların azaldığını ifade etti. Fakih ise Suudi Arabistan’ın uluslararası gayrimenkul şeffaflığı endekslerinde 11 sıra yükseldiğine dikkat çekerek, bunun sektörün yabancı sermaye çekme kapasitesini ve yatırım cazibesini güçlendirdiğini söyledi.

Arz piyasanın gidişatını belirliyor

Finansman tarafında ise Vizyon 2030’un 2025 yılı raporu, bireysel konut finansmanı portföyündeki büyümenin sürdüğünü ortaya koydu. Buna göre, bireylere kullandırılan mevcut gayrimenkul kredilerinin toplam hacmi 2025 yılı sonunda 904 milyar riyale (241,1 milyar dolar) yükseldi. Bu rakam, 2020 yılında yaklaşık 420 milyar riyal (112 milyar dolar) seviyesindeydi.

sdfvfv
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki KAFD konutları (Kral Abdullah Finans Bölgesi internet sitesi)

Finansman hacmindeki bu güçlü artışa rağmen el-Mubayyid, piyasanın artık yalnızca kredi genişlemesinin etkisiyle hareket etmediğini belirtti. El-Mubayyid’e göre piyasa, arz düzeyi, düzenleyici çerçeve ve sunulan gayrimenkul ürünlerinin niteliği gibi faktörlerden daha fazla etkilenmeye başladı. Bu durum da kredi hacmi büyümeye devam ederken konut fiyatlarının gerilemesini açıklıyor. Fakih de bu değerlendirmeye katılarak, geçmişte sınırlı seçenekler nedeniyle finansmanın fiyat artışlarını besleyen temel unsur olduğunu ifade etti. Ancak günümüzde arzın artmasıyla birlikte, piyasanın arz ve talep arasında daha dengeli ve adil bir yapıya kavuştuğunu söyledi.

İstikrarlı bir gelecek ve uluslararası cazibe

Bu kapsamlı yapısal dönüşümler, konut sahibi olan Suudi ailelerin sayısında da belirgin bir artış sağladı. 2025 yılı sonu itibarıyla ev sahibi olan Suudi ailelerin sayısı 851 bini aşarken, bu rakam 2019’da yalnızca yaklaşık 63 bin seviyesindeydi.

Geleceğe ilişkin değerlendirmelerde bulunan el-Mubayyid, Suudi emlak piyasasının geçici bir düzeltme sürecinden ziyade, veri odaklı ve olgunlaşmış bir yapıya dayanan uzun vadeli bir istikrar dönemine girmesini beklediğini söyledi. El-Mubayyid, piyasa değerinin üzerine çıkan ve gerçek fiyat seviyelerinden uzaklaşan gayrimenkul ürünlerinde fiyat gerilemelerinin bir süre daha devam edebileceğini ifade etti.

Fakih ise yeni düzenleyici ve yatırım ekosisteminin, gayrimenkul yatırım araçlarını köklü biçimde dönüştüren ‘yenilikçi bir yatırım haritası’ oluşturduğunu belirtti. Fakih’e göre bu dönüşüm, Suudi Arabistan emlak piyasasını sürdürülebilir ve stratejik yatırımlar açısından bölgesel ve uluslararası düzeyde en cazip destinasyonlardan biri haline getirecek.


Suudi Arabistan Veliaht Prensi’nden, eski Yemen Cumhurbaşkanı'nın oğluna babasının vefatından ötürü başsağlığı mesajı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, (SPA)
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi’nden, eski Yemen Cumhurbaşkanı'nın oğluna babasının vefatından ötürü başsağlığı mesajı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, Nasır Abdurrabbu Hadi ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, babası Yemen’in eski Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi’nin vefatı nedeniyle en içten taziyelerini ve başsağlığı dileklerini iletti. Veliaht Prens, Allah-u Teala’dan merhuma rahmet etmesini ve cennetine kabul etmesini diledi.

Merhumun oğlu ise Prens Muhammed bin Selman'a taziyeleri ve başsağlığı dilekleri için derin şükranlarını dile getirerek, Allah'tan Veliaht Prens'i mükafatlandırmasını diledi.


Suudi Arabistan Kalkınma Fonu, özel sektörün uluslararasılaşması ve yerel içeriğin küresel ölçekte güçlendirilmesi için harekete geçti

Suudi Arabistan’ın başkenti (SPA)
Suudi Arabistan’ın başkenti (SPA)
TT

Suudi Arabistan Kalkınma Fonu, özel sektörün uluslararasılaşması ve yerel içeriğin küresel ölçekte güçlendirilmesi için harekete geçti

Suudi Arabistan’ın başkenti (SPA)
Suudi Arabistan’ın başkenti (SPA)

Suudi Arabistan Kalkınma Fonu (SFD), yurt dışında finanse ettiği büyük ölçekli kalkınma projelerine ulusal özel sektörün katılımını sağlamak amacıyla yoğun ve stratejik girişimlerde bulunuyor. Bu adım, özellikle müteahhitlik ve mühendislik sektörlerinde faaliyet gösteren Suudi şirket ve kuruluşlarının uluslararası pazarlarda daha fazla pay elde etmesini hedefliyor. Böylece yerli katkı oranının en üst düzeye çıkarılması ve ulusal ürünlere ülke sınırları dışında da öncelik verilmesi amaçlanıyor. Söz konusu yaklaşım, gelir kaynaklarının çeşitlendirilmesini öngören Vizyon 2030 hedefleriyle de uyumlu bir politika olarak değerlendiriliyor.

Mevcut projeler ve fırsatlar haritası

Hâlihazırda ihaleye çıkarılan proje portföyü, farklı kıtalara yayılan kritik kalkınma projelerini kapsıyor. Bunların başında, Komorlar’daki Ulusal Kan Transfer Merkezi’nin inşası ve donatımı ile Uganda’da yürütülen Suudi Kuyu Açma ve Kırsal Kalkınma Programı’nın beşinci aşaması geliyor.

Portföyde ayrıca Tunus’ta hayata geçirilecek nitelikli tarım ve çevre projeleri de yer alıyor. Bunlar arasında Ghezala, Joumine ve Sejenane bölgelerinde uygulanacak Entegre Tarımsal Kalkınma Projesi’nin ikinci aşaması, Gammarth ile Kartaca arasındaki kıyı şeridinin deniz erozyonuna karşı korunması çalışmaları ve dağıtım şebekeleri için polietilen boru hatlarının döşenmesini kapsayan proje öne çıkıyor.

Akademik alanda ise SFD, Antigua ve Barbuda’daki Batı Hint Adaları Üniversitesi’nin Five Islands Kampüsü inşaat işlerini kapsayan ihaleye katılım fırsatı sunuyor.

Destek ve güçlendirme mekanizmaları

SFD, söz konusu uluslararası ihalelerle ilgilenen tüm yerli şirketleri, resmî internet sitesi üzerinden başvuru yapmaya çağırdı. Açıklamada, satın alma işleminin tamamlanmasının ardından yerli yatırımcılara gerekli teknik ve lojistik desteğin sağlanması için ilgili kurumlarla doğrudan koordinasyon yürütüldüğü belirtildi.

Bu girişim, SFD’nin ihracat sektörünü teşvik etmek amacıyla kredi kolaylıkları ve çeşitli teminat mekanizmaları sunan Suudi İhracat Programı aracılığıyla özel sektöre verdiği desteğin devamı niteliğini taşıyor.

SFD, Suudi şirketlerinin kendi projelerindeki payını artırmayı ve Suudi pazarının imkânlarıyla gelişmekte olan ülkelerin ihtiyaçları arasında uyum sağlamayı hedefliyor. Bu yaklaşımın, Vizyon 2030 hedefleriyle paralel olduğu ifade ediliyor.

SFD daha önce, yurt dışında yürütülen projelerde özel sektörün karşılaştığı başlıca zorlukları tespit etmek amacıyla kapsamlı bir çalışma gerçekleştirmişti. Bu kapsamda yerli yatırımcılardan, uluslararası projelerde faaliyet gösterirken karşılaştıkları engelleri ve bunların yerli katkı oranının artırılması ile ulusal ürünlere öncelik verilmesi üzerindeki etkilerini açıklamaları ve çözüm önerileri sunmaları istenmişti.

SFD, yurt dışında yürüttüğü projelerde danışmanlık hizmetlerinin ulusal mühendislik danışmanlık ofislerine verilmesi ve kalkınma projelerinin uygulanmasının takip edilmesi yoluyla Suudi özel sektörüne önemli katkılar sağladı. Ayrıca Suudi müteahhit ve tedarikçilerin fonun yurt dışındaki projelerindeki payı da son yıllarda arttı.

SFD’nin son 50 yılda 100’den fazla gelişmekte olan ülkede toplam değeri 81 milyar riyali (21,6 milyar dolar) aşan yaklaşık 800 kalkınma projesi ve programını finanse ettiği belirtiliyor. Bu tablo, Suudi danışmanlık şirketleri, müteahhitler ve tedarikçiler için küresel ölçekte yatırım faaliyetlerini genişletme konusunda önemli fırsatlar bulunduğunu ortaya koyuyor.