Mısır, küresel zorluklarla yüzleşmek için ‘doğuya dönüş’ stratejisini yeniden canlandırıyor

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi perşembe günü Yeni Delhi'de bir araya geldi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi perşembe günü Yeni Delhi'de bir araya geldi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mısır, küresel zorluklarla yüzleşmek için ‘doğuya dönüş’ stratejisini yeniden canlandırıyor

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi perşembe günü Yeni Delhi'de bir araya geldi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi perşembe günü Yeni Delhi'de bir araya geldi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

ABD, Rusya ve Çin gibi uluslararası güçler arasındaki ‘keskin’ rekabet ve kutuplaşma ile karakterize edilen, dünyanın tüm ülkelerindeki enerji ve gıda arzını etkileyen ekonomik krizle aynı zamana denk gelen küresel dalgalanma sürerken Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah  Sisi'nin Hindistan ve Azerbaycan'a yaptığı ziyaret büyük önem arzediyor. Zira uzmanlara göre bu ziyaret, Kahire'nin ‘doğuya dönüş stratejisini’ yeniden canlandırma ve küresel zorluklarla yüzleşmek için Asya ülkeleriyle ikili ilişkileri güçlendirmeye odaklanma arzusunu gösteriyor. Bu durum, diplomatik hamleler ile Avrupalı ve ABD’li yetkililerle karşılıklı görüşmelerle paralel olarak gerçekleşiyor.
Asya ülkeleriyle ilişkileri geliştirme arzusu, Sisi'nin yakın zamanda Hindistan'a yaptığı ve iki ülkenin ‘savunma sanayilerindeki iş birliğini derinleştirme ve askeri iş birliğini yoğunlaştırmak için yeni girişimler keşfetmeye çalışma’ konusunda mutabık kaldıklarını gösteren ziyarette de kendini gösterdi. İki ülke tarafından yapılan ortak açıklamada, ‘ikili ilişkilerin siyasi, güvenlik, savunma, enerji ve ekonomik alanları kapsayan stratejik ortaklık düzeyine çıkarılması’ vurgusu yapıldı.
Eski Mısır Dışişleri Bakan Yardımcısı Hüseyin Heridi, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamalarda şu değerlendirmede bulundu:
“Asya eksenine odaklanmak son dönemde Mısır dış politikasının ‘belirgin bir özelliği’oldu. Bu odaklanma, Mısır'ın Avrupa Birliği (AB) ve ABD ile olan ilişkilerinden ödün vermek anlamına gelmiyor. Asya'ya yönelik eğilim, eski Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek'in 2008 yılında Hindistan'ı ziyaret etmesi ve bu ziyarette 18 ortak anlaşmanın imzalanması nedeniyle on yıllardır uluslararası ilişkilerini çeşitlendiren Mısır diplomasisi için yeni değil.”
Heridi, Sisi'nin Hindistan ziyaretini ‘Mısır'ın Asya ülkeleriyle ilişkilerinin pekiştirilmesi’ olarak değerlendirdi.
Mısır Bakanlar Kurulu’na bağlı Bilgi ve Karar Destek Merkezi tarafından 2021 yılının ortalarında yayınlanan ve Mısır diplomasisinde ‘yeni çevrelere’ atıfta bulunan Dr. Muhammed Kemal’in raporuna göre Mısır dış politikası 2014 yılında Sisi'nin ülke cumhurbaşkanlığını üstlenmesiyle yeni bir aşamaya girdi. Sisi'nin Çin, Hindistan, Japonya, Güney Kore, Singapur ve Vietnam'ı ziyaret ederek Asya’ya yönelmesi ve ‘Asya'nın ekonomik ve siyasi olarak ‘gelecek’ olduğu gerçeğine’ atıfta bulunması da bu kapsama giriyor.
Siyaset Bilimi Profesörü Tarık Fehmi, Sisi'nin Hindistan, Azerbaycan ve Ermenistan ziyaretini ‘doğuya dönüş stratejisinin yenilenmesi ve Mısır'ın tarihsel ilişki içinde olduğu ülkelerle yeni bir ortaklık kurulması’ olarak değerlendiriyor. Fehmi, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada ‘Sisi'nin Asya'ya yöneldiğini ve birden fazla ülkeye seyahat ettiğini’ belirtti. Bu dönemde siyasi, stratejik ve ekonomik ittifak kaynaklarının çeşitlendirilmesinin önemli bir konu haline geldiğini vurgulayan Fehmi, “Mısır stratejik ve güvenlik anlaşmaları yapmak, ülkelerle birçok alanda başkalarını rahatsız edebilecek kapıları çalmak istiyor’ ifadesini kullandı.
Eski Mısır Dışişleri Bakanı Muhammed el-Urabi'ye göre bu, Sisi'nin Hindistan'a ilk ziyareti olmasa da zamanlaması itibariyle ‘daha fazla önem’ arz ediyor. Urabi, Şarku'l Avsat'a şu değerlendirmelerde bulundu:
“Sisi’nin Hindistan ziyareti, Mısır diplomasisindeki iyi bilinen eksenlerin harekete geçirilmesi amacıyla gerçekleştirilmiş olsa da barış ve kalkınmayı sağlamak isteyen ülkeler arasında daha fazla dayanışma gerektiren uluslararası koşullarda, özellikle de dünya Rusya, ABD ve Çin arasındaki yoğun rekabetle çalkalanırken gerçekleşti. Bu uluslararası çekişmenin ortasında bir çıkış yolu bulmak ve bunun olumsuzluklarına karşı güçlü ikili ilişkiler kurmaya çalışmak gerekiyor.”
Nitekim Sisi, Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'de ülkesinin ‘mevcut krizin etkilerini sınırlamak için uluslararası ittifaklar kurma’ arzusunu teyit etmek amacıyla gelişmekte olan ülkeleri enerji ve gıda krizleri de dahil olmak üzere ortak zorluklarla ve uluslararası krizlerle yüzleşmek için bir araya gelmeye çağırdı.
Mısır Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Sisi, ‘iki taraf arasındaki siyasi ve ekonomik ilişkileri güçlendirme olasılıkları ve iki ülke arasında uluslararası ve bölgesel düzeyde iş birliği ve koordinasyon yollarını’ görüşmek üzere resmi bir ikili ziyaret için Hindistan'dan Azerbaycan'a geçti. Sisi'nin yurt dışı gezisini Ermenistan ziyaretiyle tamamlaması bekleniyor.
Mısır'ın bu dönemde iki ülkeye yaptığı ziyareti ‘Kahire'nin uluslararası çatışma bölgelerindeki varlığının tescili ve oynadığı rolün güvenilirliğinin bir göstergesi’ olarak değerlendiren Fehmi'ye göre, Azerbaycan ve Ermenistan, Rusya, Türkiye ve İran tarafından temsil edilen uluslararası taraflar için bir oyun alanı. Önümüzdeki dönemde bu bölgenin aktif Mısır hareketlerine sahne olması bekleniyor.
Heridi, Azerbaycan'ın petrol ihraç eden bir ülke olması nedeniyle, Sisi'nin Azerbaycan ziyaretinin iki ülke arasında enerji ve yenilenebilir enerji alanlarındaki iş birliğinin çeşitli yönlerinin tartışılmasına tanık olmasını bekliyor.
Sisi'nin Azerbaycan ve Ermenistan ziyareti, geçen yıl Katar'da düzenlenen 2022 Dünya Kupası'nın açılış töreni oturum aralarında Sisi ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında gerçekleşen görüşmenin ardından Ankara ile ilişkileri normalleştirme olasılığına dair işaretlerin ardından geldi. Buna paralel olarak İran'ın yakınlaşma teklifleri şimdiye kadar Mısır'ın sessizliğiyle karşılandı. Urabi konuya dair açıklamasında ‘Mısır'ın egemen olduğunu ve uluslararası ilişkilerinin bu ülkelerle olan çıkarlarını yönettiğini’ belirterek ‘İran ve Türkiye ile ilişkilerin kendine has belirleyicileri olduğunu’ vurguladı.
Mısır, doğuya yönelmeye paralel olarak ABD ve Avrupa ile ilişkilerde dengeyi gözden kaçırmamaya kararlı görünüyor. Mısır Cumhurbaşkanı birkaç gün önce, enerji ve ‘Akdeniz güvenliği’ dosyalarındaki iş birliğini görüşmek üzere İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani'yi kabul etti. Bu görüşme, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın, en önemlileri Filistin ve Libya meseleleri olan ikili ve bölgesel dosyaları görüşmek üzere önümüzdeki hafta Antony Blinken'in Kahire'ye gideceğini açıkladığı bir dönemde gerçekleşti.
‘Mısır dış politikasının rasyonel olduğuna ve uluslararası ilişkilerde eşitliği ve dengeyi yaratmayı benimsediğine’ inandığını dile getiren Fehmi sözlerini şöyle sonlandırdı:
“Bu politikanın bazı sonuçları olabilir veya geçen hafta Sisi ile ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü William Burns arasında gerçekleşen görüşme de dahil olmak üzere son zamanlarda Kahire'deki varlığını birkaç toplantıda tescilleyen ABD tarafının çekincelerini artırabilir.”



ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
TT

ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)

Arap ve Müslüman ülkeler tarafından bugün yapılan ortak açıklamada, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin, Tevrat'a dayanarak İsrail'in Ortadoğu'nun büyük bir bölümünü kapsayan topraklar üzerinde hakkı olduğunu söylediği açıklamalarını kınadılar.

ABD’li muhafazakar çizgideki gazeteci Tucker Carlson, 2025 yılında Başkan Donald Trump tarafından büyükelçi olarak atanan, eski Baptist papazı ve Yahudi devletinin önde gelen destekçisi Huckabee ile bir röportaj gerçekleştirdi.

Arap ve İslam ülkeleri tarafından yapılan ortak açıklamada şöyle denildi:

"Suudi Arabistan Krallığı, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti, Bahreyn Krallığı, Katar Devleti, Suriye Arap Cumhuriyeti, Filistin Devleti, Kuveyt Devleti, Lübnan Cumhuriyeti, Umman Sultanlığı, Körfez İşbirliği Konseyi Sekreterliği, Arap Birliği (AL) ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin, işgal altındaki Batı Şeria dahil olmak üzere Arap devletlerine ait topraklar üzerinde İsrail'in kontrolünü kabul ettiğini belirten açıklamalarını kategorik olarak kınıyor ve derin endişelerini ifade ediyor.”

Açıklamada, ‘uluslararası hukuk ilkelerini ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartını açıkça ihlal eden ve bölgenin güvenliği ve istikrarına ciddi bir tehdit oluşturan bu tür tehlikeli ve kışkırtıcı açıklamaların kategorik olarak reddedildiği’ vurgulandı.

dfvgthy
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee (Reuters)

Suudi Arabistan, Büyükelçisi Huckabee’nin açıklamalarını ‘sorumsuzca’ ve ‘tehlikeli bir emsal’ olarak değerlendirirken Ürdün, bu sözleri ‘bölge ülkelerinin egemenliğine yönelik bir ihlal! olarak gördü. Mısır, !İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları veya diğer Arap toprakları üzerinde egemenliği olmadığını’ teyit etti.

Kuveyt, Huckabee’nin açıklamalarını ‘uluslararası hukuk ilkelerinin açık bir ihlali’ olarak kınarken Umman, bu sözlerin ‘barış şansını zedelediğini ve bölgenin güvenliğini ve istikrarını tehdit ettiğini’ vurguladı.

Filistin Yönetimi, Huckabee’nin açıklamalarının ‘ABD Başkanı Donald Trump'ın işgal altındaki Batı Şeria'nın ilhakını reddeden açıklamasının tersi’ olduğunu değerlendirdi.

ABD’nin İsrail Büyükelçisi dün sosyal medya platformu X’te, Siyonizm'in tanımı da dahil olmak üzere röportajda tartışılan diğer konular hakkındaki tutumunu açıklığa kavuşturmak için iki mesaj yayınladı. Ancak İsrail'in Ortadoğu'daki topraklar üzerindeki kontrolüne ilişkin açıklamalarına değinmedi.

Huckabee, söz konusu açıklamaları, İsrail'in 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria üzerindeki kontrolünü artırmak için önlemlerini yoğunlaştırdığı bir dönemde yaptı.

İsrail, onlarca yıl önce Doğu Kudüs ve Suriye'ye ait Golan Tepeleri'nin bir kısmını ilhak ettiğini açıklamıştı.


Şara, SDG ile varılan anlaşmayı uygulamak üzere bir cumhurbaşkanlığı temsilcisi atadı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters)
TT

Şara, SDG ile varılan anlaşmayı uygulamak üzere bir cumhurbaşkanlığı temsilcisi atadı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki anlaşmayı uygulamak üzere bir cumhurbaşkanlığı temsilcisi atadı.

Cumhurbaşkanlığı Medya Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Tuğgeneral Ziyad el-Ayeş, SDG ile 29 Ocak'ta imzalanan anlaşmayı uygulamak ve entegrasyonu sağlamak, böylece devletin varlığını güçlendirmek, engelleri aşmak ve vatandaşlara yönelik hükümet hizmetlerini etkinleştirmek üzere başkanlık elçisi olarak atandı.”

Tuğgeneral Ayeş, geçtiğimiz yıl mayıs ayında İçişleri Bakanı'nın Sivil İşler Yardımcısı olarak atandı. 1987 yılında Haseke ilinin Kamışlı kırsalındaki Arca el-Cavala köyünde doğan Tuğgeneral Ayeş, ‘Ebu Usame el-Az’ künyesiyle biliniyor. Haseke'nin Rumeylan kentindeki Petrol Enstitüsü mezunu olan Tuğgeneral Ayeş, Lübnan'daki el-İmam el-Ouzai Üniversitesi'nden şeri ilimler diplomasına ve İdlib Üniversitesi'nden işletme yüksek lisans diplomasına sahip.

gthyj
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, Şam'da SDG lideri Mazlum Abdi ile tokalaşırken, 10 Mart 2025 (SANA)

Genel Takip Komitesi üyesi olarak Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) kamplarının yönetiminde önemli bir rol oynayan Tuğgeneral Ayeş, ayrıca İçişleri Bakanlığı'nda sivil işlerin yönetimini devralmadan önce, Genel Güvenlik Ajansı'nda idari memur ve İdlib'deki kontrol noktalarından sorumlu genel memur olarak görev yaptı.

Suriye Cumhurbaşkanı Şara, 13 Şubat’ta daha önce Haseke’nin kamu güvenliği komutanı olarak atadığı Nureddin Ahmed İsa'yı Haseke ilinin valisi olarak atayan bir kararname yayınladı.

Geçtiğimiz ayın 29'unda imzalanan anlaşma, Suriye hükümetinin SDG güçlerinin bu ayın sonuna kadar tam olarak uygulanması gereken anlaşmayı engellediği yönündeki suçlamalarından dolayı uygulamaya konulamıyor.

Bir başka gelişmede Sivil Havacılık Heyeti, Kamışlı Havaalanı’nın yeniden açılmasının hazırlıkları çerçevesinde havaalanına geldi. Haseke Valisi, Haseke şehrine giden tüm yolların açıldığını ve Haseke ile diğer iller arasındaki karayolu ulaşımının yeniden başladığını duyurdu.

Öte yandan Haseke’deki kaynaklar, bugün SDG’nin kontrolündeki hapishanelerden 50 tutuklunun serbest bırakıldığını bildirdi.

Haseke vilayetindeki kaynaklar, bugün SDG hapishanelerinden 50 tutuklunun serbest bırakıldığını bildirdi.


Rapor: Uluslararası koalisyon güçleri Suriye'deki Kasrak üssünün tahliyesine başladı

El-Kasrak köyü yakınlarında bir Amerikan devriyesi (Arşiv- Şarku'l Avsat)
El-Kasrak köyü yakınlarında bir Amerikan devriyesi (Arşiv- Şarku'l Avsat)
TT

Rapor: Uluslararası koalisyon güçleri Suriye'deki Kasrak üssünün tahliyesine başladı

El-Kasrak köyü yakınlarında bir Amerikan devriyesi (Arşiv- Şarku'l Avsat)
El-Kasrak köyü yakınlarında bir Amerikan devriyesi (Arşiv- Şarku'l Avsat)

Suriye TV'nin haberine göre, ABD öncülüğündeki DEAŞ karşıtı uluslararası koalisyon, dün Haseke kırsalındaki Kasrak üssünü boşaltmaya başladı.

Yerel haber ağları, tahliye operasyonunu gerçekleştirmek amacıyla dün erken saatlerde Irak'a giren ve üsse doğru ilerleyen, askeri araçlara ilave olarak 20'den fazla boş kamyondan oluşan bir Amerikan konvoyunun bulunduğunu belirtti.

Şarku’l Avsat’ın yerel haber ağlarından aktardığına göre 20'den fazla boş kamyon ve askeri araçtan oluşan bir ABD konvoyu dün erken saatlerde Irak sınırını geçerek tahliyeyi gerçekleştirmek üzere üsse doğru hareket etti.

Alman Basın Ajansı'na (DPA) göre, Kasrak üssü Suriye'nin Haseke Valiliği'nde, uluslararası karayolunun (M4) güneyinde, Tel Tamir ve Tel Beydar arasında yer almaktadır.

Suriye Savunma Bakanlığı bu ay, ABD güçlerinin bölgeden ayrılmasının ardından eş-Şeddadi ve el-Tanf askeri üslerinin kontrolünü ele geçirdi.