Suudi Arabistan gerilimin durdurulması ve işgalin sona erdirilmesi çağrısında bulundu

İsrail polisi bugün Kudüs'teki silahlı saldırı alanında (DPA)
İsrail polisi bugün Kudüs'teki silahlı saldırı alanında (DPA)
TT

Suudi Arabistan gerilimin durdurulması ve işgalin sona erdirilmesi çağrısında bulundu

İsrail polisi bugün Kudüs'teki silahlı saldırı alanında (DPA)
İsrail polisi bugün Kudüs'teki silahlı saldırı alanında (DPA)

Suudi Arabistan bugün, Filistinliler ile İsrailliler arasındaki durumun, Kudüs'te 7 İsraillinin ölümüne yol açan iki silahlı saldırının ardından daha da tehlikeli bir tırmanışa doğru kaydığı konusunda uyarıda bulundu.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı konuyla ilgili yaptığı açıklamada, sivillerin hedef alınmasını kınadığını belirtirken, tırmanışı durdurma, barış sürecini yeniden canlandırma ve işgali sona erdirme gereğini vurguladı.
Bu sabah Doğu Kudüs’te 13 yaşındaki Filistinli bir çocuk iki İsrailliyi yaraladı. Dün akşam bir sinagog yakınında gerçekleştirilen saldırıda ise yedi kişi hayatını kaybetti.
İsrail acil servisi Magen David Adom'ın (MDA) sözcüsü, durumu ağır olan 23 yaşındaki bir genç ile 47 yaşındaki bir İsrail vatandaşının vücudunun üst kısmından kurşunla yaralandığını söyledi.
Polis, İsrail'in ilhak ettiği Doğu Kudüs'te yaşayan Filistinli saldırganın 13 yaşında olduğunu bildirdi.
Bu saldırılar, İsrail ordusunun işgal altındaki Batı Şeria'daki yaklaşık yirmi yılın en şiddetli kanlı baskınlarının ardından Filistin topraklarındaki çatışmaların artması ışığında geliyor.
İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi, Batı Şeria'daki askeri güçlere takviye emri verirken, İsrail Polis Şefi Kobi Shabtai, Kudüs'teki güvenlik durumunu en yüksek seviyeye çıkarmaya karar verdiklerini açıkladı.
Halevi ayrıca, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun da katıldığı bir güvenlik değerlendirmesi toplantısının ardından, Kudüs'ün doğusundaki Al-Tur'dan Hayri Alkam (21 yaşındaki) tarafından gerçekleştirilen saldırının ardından bölgedeki olası çatışma senaryolarına hazırlanma talimatı da verdi.



Nemire Mescidi... Yılda sadece bir kez namaz kılınan cami

Şeyh Ali el-Huzeyfi, hacı adaylarını, Allah’ın ibadetlerini yüceltmeye, sükûneti korumaya ve ibadetlerin ruhunu bozan her şeyden uzak durmaya çağırdı. (Şarku’l Avsat)
Şeyh Ali el-Huzeyfi, hacı adaylarını, Allah’ın ibadetlerini yüceltmeye, sükûneti korumaya ve ibadetlerin ruhunu bozan her şeyden uzak durmaya çağırdı. (Şarku’l Avsat)
TT

Nemire Mescidi... Yılda sadece bir kez namaz kılınan cami

Şeyh Ali el-Huzeyfi, hacı adaylarını, Allah’ın ibadetlerini yüceltmeye, sükûneti korumaya ve ibadetlerin ruhunu bozan her şeyden uzak durmaya çağırdı. (Şarku’l Avsat)
Şeyh Ali el-Huzeyfi, hacı adaylarını, Allah’ın ibadetlerini yüceltmeye, sükûneti korumaya ve ibadetlerin ruhunu bozan her şeyden uzak durmaya çağırdı. (Şarku’l Avsat)

Nemire Mescidi, Hac mevsimiyle bağlantılı en önemli İslami simgelerden biri olarak öne çıkıyor. Her yıl Zilhicce ayının dokuzuncu gününde milyonlarca Müslüman, Arefe Günü hutbesini dinlemek ve Mescid-i Haram imamı ile hatibinin arkasında öğle ve ikindi namazlarını cemederek kılmak için bu mescide yöneliyor.

Nemire Mescidi, Rahmet Dağı’nın (Cebel-i Rahme) batısında, Arafat bölgesinde yer alıyor. Mescid, adını inşa edildiği Nemire bölgesinden alırken, Hz. Muhammed’in Veda Haccı sırasında irad ettiği Veda Hutbesi ile bağlantısı nedeniyle dini ve tarihi açıdan büyük bir önem taşıyor.

XC
Sabahın erken saatlerinden itibaren Nemire Mescidi’ne vaazı dinlemek için akın eden yüz binlerce hacı adayı (SPA)

Nemire Mescidi, kendine özgü ayrıcalıklı bir konuma sahip olmasıyla dikkat çekiyor. Mescidde yılda yalnızca bir kez cemaatle namaz kılınıyor; bu da Arefe Günü namazı oluyor. Sabahın erken saatlerinden itibaren yüz binlerce hacı adayı, Hac mevsiminin en önemli manevi duraklarından biri kabul edilen mescit ve çevresindeki alanları dolduruyor.

Öte yandan çok sayıda hacı adayı, kapsamlı hizmet ve organizasyon sistemi eşliğinde Arafat Vakfesi’ni yerine getirmek üzere bölgeye akın etti. Arefe Hutbesi ise bu önemli günün İslam dünyasındaki büyük konumunu yansıtan bir atmosfer içinde, birçok dilde canlı olarak dünyanın farklı ülkelerine aktarıldı.

DDSVFD
Arafat Vakfesi’ni ifa etmek üzere gelen çok sayıda hacı adayı (Fotoğraf: Beşir Salih)

Nemire Mescidi’nde Arefe Günü hutbesini Şeyh Ali el-Huzeyfi irad etti. Hutbede takva kavramı, ahiret gününe hazırlık ve kurtuluşun ibadetleri yerine getirip günah ve kötülüklerden uzak durmakla mümkün olduğu vurgulandı. Hutbede ayrıca, Arefe Günü’nün İslam’da yılın en faziletli günlerinden biri olduğuna dikkat çekildi.

El-Huzeyfi, Hac mevsiminin dünyanın dört bir yanından gelen Müslümanları tek bir ibadet ve ortak ritüeller etrafında bir araya getirdiğini belirterek, Allah’ın şiarlarına saygı gösterilmesi, sükûnetin korunması ve ibadetlerin ruhuna zarar verecek her türlü davranıştan uzak durulması çağrısında bulundu.

Hutbede ayrıca, Arefe Günü’nün duaların kabul edildiği en önemli zamanlardan biri olduğu ifade edilerek, Müslümanlara bu mübarek günde zikir ve duayı artırmaları tavsiye edildi. Özellikle ‘Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh, lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr’ (Allah’tan başka ilah yoktur. O birdir, ortağı yoktur, mülk ona aittir, hamd da ona layıktır, her çeşit hayır O’nun elindedir. O her şeye kadirdir) zikrinin sıkça okunması gerektiği vurgulandı.

DFV
Nemire Mescidi, Hac mevsimiyle bağlantılı en önemli İslami simgelerden biri olarak öne çıkıyor. (SPA)

El-Huzeyfi, hacı adaylarına sükûneti korumaları, izdihamdan kaçınmaları, organizasyondan sorumlu makamların talimatlarına uymaları ve sevk ile hareket düzenlemelerine riayet etmeleri çağrısında bulundu. Bunun kamu yararını sağlamak, zarar ve kargaşayı önlemek, can güvenliğini korumak ve ibadetlerin kolaylıkla yerine getirilmesini temin etmek amacı taşıdığı belirtildi.

El-Huzeyfi, Hac sırasında Müslümanlar arasında tanışma, kaynaşma, yardımlaşma ve dayanışma görüntülerinin en belirgin şekilde ortaya çıktığını ifade etti. Farklı dillerden, renklerden ve ülkelerden gelen Müslümanların, kardeşlik ve sevgi bağı içinde aynı ibadetleri yerine getirdiğini söyledi.

Şeyh el-Huzeyfi ayrıca, Hac ibadetinde siyasi sloganlara ya da parti çağrılarına yer olmadığını, Haccın bütünüyle Allah’a teslimiyet, Hz. Muhammed’e tabi olma ve zahir ile batında arınma anlamı taşıdığını vurguladı.

Öte yandan el-Huzeyfi hutbesinde hac menasikine de değinerek, hac ibadetinin en büyük rüknü kabul edilen Arafat Vakfesi’nden başlayıp Müzdelife’de gecelemeye, ardından Mina’ya geçilerek Şeytan Taşlama, kurban kesimi, tıraş olma ve Ziyaret Tavafı’nın yerine getirilmesine kadar hac sürecini anlattı.

SVFD
Suudi Arabistan’daki ilgili makamlar, hacı adayları için tüm sağlık ve idari hizmetlerin eksiksiz bir şekilde sunulmasını sağlamaya özen gösteriyor. (Fotoğraf: Beşir Salih)

Teşrik günlerinde hacı adayları, her gün üç cemrenin her birine yedi taş atıyor. Hacıların Zilhicce’nin 13’üncü gününe kadar Mina’da kalmaları daha faziletli kabul edilirken, isteyenlerin 12’nci günde bölgeden ayrılmasına da izin veriliyor. Yolculuk öncesinde ise Veda Tavafı gerçekleştiriliyor.

Nemire Mescidi, toplam 110 bin metrekareyi aşan alanıyla dünyanın en büyük camileri arasında yer alıyor. Yüzlerce giriş kapısı, lavabolar ile modern iklimlendirme ve ses sistemlerine sahip olan mescit, Arefe Günü’nde yoğun hacı kalabalığını ağırlayabilecek kapasiteye sahip bulunuyor.

Suudi Arabistan’daki ilgili kurumlar, her yıl hacıların rahatını sağlamak ve ibadetlerini güvenli ve huzurlu şekilde yerine getirebilmelerine imkân tanımak amacıyla mescidi sağlık, organizasyon ve teknik hizmetlerle eksiksiz şekilde hazırlıyor. Bu çalışmalar, Suudi Arabistan’ın Hac sezonunda Allah’ın misafirlerine hizmet sunma kapsamında yürüttüğü geniş çaplı çabaların bir parçası olarak değerlendiriliyor.

ASCS
Rahman’ın misafirleri, kapsamlı bir hizmet ağı eşliğinde Arafat Vakfesi’ni yerine getirmek üzere bölgeye akın etti. (SPA)

Nemire Mescidi, özgün İslami mimarisiyle de dikkat çekiyor. Doğudan batıya 340 metre, kuzeyden güneye ise 240 metre uzunluğa sahip olan mescitte, her biri 60 metre yüksekliğinde altı minare, üç kubbe ve 10 ana giriş bulunuyor. Ayrıca kalabalığın akışını kolaylaştırmak amacıyla 64 kapı hizmet veriyor.

Mescit, Arefe Hutbesi ile öğle ve ikindi namazlarının dünyanın farklı bölgelerine canlı olarak aktarılmasını sağlayan gelişmiş ses ve yayın sistemleri başta olmak üzere en son teknik ve hizmet altyapılarıyla donatıldı. Bunun yanı sıra iklimlendirme ve havalandırma sistemleri, gölgelikli avlular, dijital ekranlar ile güvenlik ve izleme sistemleri sayesinde hacıların güvenli ve konforlu bir ortamda ibadet etmeleri hedefleniyor.


Suudi kahvesi ve ud kokusu... Veliaht Prens’in Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı’na Dünya Kupası’nda başarı dilekleri

Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı heyeti ile Spor Bakanlığı ve Futbol Federasyonu yetkililerinin ABD’ye hareket etmeden önce çekilmiş toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı)
Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı heyeti ile Spor Bakanlığı ve Futbol Federasyonu yetkililerinin ABD’ye hareket etmeden önce çekilmiş toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı)
TT

Suudi kahvesi ve ud kokusu... Veliaht Prens’in Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı’na Dünya Kupası’nda başarı dilekleri

Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı heyeti ile Spor Bakanlığı ve Futbol Federasyonu yetkililerinin ABD’ye hareket etmeden önce çekilmiş toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı)
Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı heyeti ile Spor Bakanlığı ve Futbol Federasyonu yetkililerinin ABD’ye hareket etmeden önce çekilmiş toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı)

Suudi Arabistan Spor Bakanı Prens Abdulaziz bin Turki el-Faysal, 2026 Dünya Kupası için ABD’ye hareket eden Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı kafilesine moral verdi. Faysal, oyunculara Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın mesajını aktardı. Veliaht Prens Muhammed bin Selman mesajında futbolcuları selamlarken, Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı’na Dünya Kupası’nda başarı dileklerini iletti.

dfvfe
Suudi Arabistan Spor Bakanı Prens Abdulaziz bin Turki el-Faysal, oyunculara motivasyon konuşması yaptı. (SPA)

Faysal, Suudi Arabistan Futbol Federasyonu Başkanı Yasir el-Meshal’in de katıldığı buluşmada, Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı’nın Dünya Kupası’na katılımının Suudi sporunun büyük organizasyonlardaki varlığının devamı niteliğinde olduğunu söyledi. Faysal, futbolculardan uluslararası turnuvada yüksek mücadele ruhu ortaya koymalarını ve tüm potansiyellerini sahaya yansıtmalarını istedi.

Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı kafilesi, uçuş saatine yarım saatten az bir süre kala havaalanındaki gidiş terminaline ulaştı. Kafileye kısa süre önce milli takım icra direktörlüğüne getirilen Fahd el-Mufarric başkanlık etti. El-Mufarric’in gazetecilerle selamlaştığı ve salonda bulunan 14 yaş altı milli takım oyuncularına özel olarak hitap ettiği belirtildi. Genç futbolculara “Şampiyonlar... İnşallah sizi de ileride bizim karşılandığımız gibi karşılarız” dediği aktarıldı.

Salonda, farklı kulüplerden gelen 2011 doğumlu genç oyuncular da yer aldı. Milli takım futbolcularının genç sporcularla yakından ilgilendiği, fotoğraf çektirip formalarını imzaladığı gözlendi.

Milli takım oyuncularını karşılayan ilk isimlerden birinin kaleci Muhammed el-Uveys olduğu belirtilirken, takım kaptanı Salem ed-Davsari’nin de genç oyuncular için çok sayıda forma ve hatıra eşyası imzaladığı kaydedildi.

Öte yandan, daha önce Al Hilal formasıyla birlikte oynayan forvetler Salih eş-Şehri ile Abdullah el-Hamdan arasında samimi bir karşılaşma yaşandığı, kafilede yolculuk öncesinde sıcak bir atmosferin hâkim olduğu ifade edildi.

sacsdc
Havaalanının gidiş salonunda bekleyen Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı futbolcuları (Şarku’l Avsat)

El-Meshal, kafileye katılan son isim oldu. El-Meshal’in de genç futbolcular ve basın mensuplarıyla selamlaştığı ancak açıklama yapmadığı belirtildi. Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı kafilesinin, geleneksel kutlama atmosferi içinde Suudi kahvesi ve ud kokusu ikramıyla uğurlandığı aktarıldı.

fgthy
Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Georgios Donis ve kaptan Salem ed-Davsari, Riyad Havalimanı’nda (Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı)

Suudi Arabistan Futbol Federasyonu, futbolcu Suud Abdulhamid’in, 2026 Dünya Kupası hazırlıkları kapsamında düzenlenen son kamp dönemine planlanandan geç katılacağını açıkladı. Federasyondan yapılan resmî açıklamada, Abdulhamid’in Amsterdam’da hırsızlık olayına maruz kaldığı belirtildi.

Açıklamaya göre oyuncu, ailesiyle birlikte tatilde bulunduğu sırada özel aracının çalınması nedeniyle kişisel eşyalarını kaybetti. Kayıp eşyalar arasında pasaportunun da bulunduğu ifade edildi. Federasyon, futbolcunun bu nedenle daha önce onaylanan rezervasyona rağmen dün Riyad’a ulaşamadığını bildirdi.

Ayrıca Suudi Arabistan Futbol Federasyonu’nun, Suudi Arabistan Spor Bakanlığı ve ilgili kurumlarla koordinasyon içinde süreci takip ettiği, bunun yanında Suudi Arabistan’ın Hollanda Büyükelçiliği ile temas kurularak gerekli belgelerin çıkarılması ve oyuncunun önümüzdeki süreçte milli takım kampına katılımının sağlanması için çalışmalar yürütüldüğü kaydedildi.


Yeryüzünden gökyüzüne... Hacı adayları için sağlık hizmetleri sunan Suudi kahramanlar

Ambulans helikopterler, hacı adaylarına hizmet etmek için gökyüzünde asılı duran can damarları gibi (Fotoğraf: Beşir Salih)
Ambulans helikopterler, hacı adaylarına hizmet etmek için gökyüzünde asılı duran can damarları gibi (Fotoğraf: Beşir Salih)
TT

Yeryüzünden gökyüzüne... Hacı adayları için sağlık hizmetleri sunan Suudi kahramanlar

Ambulans helikopterler, hacı adaylarına hizmet etmek için gökyüzünde asılı duran can damarları gibi (Fotoğraf: Beşir Salih)
Ambulans helikopterler, hacı adaylarına hizmet etmek için gökyüzünde asılı duran can damarları gibi (Fotoğraf: Beşir Salih)

Kutsal topraklarda, hacı adaylarına sunulan benzersiz Suudi sağlık sistemi aracılığıyla insani değerler ve bakım anlayışının en üst düzey örnekleri sergileniyor. Sistem, hacı adaylarına adım adım eşlik ederek kapsamlı ve tamamen ücretsiz sağlık hizmeti sunuyor. Hiçbir milliyet ayrımı gözetmeyen sağlık sistemi, insan onuru ve sağlığını her şeyin üzerinde tutarken, hacı adaylarının ibadetlerini güven, huzur ve manevi atmosfer içinde yerine getirebilmeleri amacıyla sunulan kapsamlı hizmet ağının önemli bir parçasını oluşturuyor.

İlk müdahale

İnsani destek hizmetleri ise hacı adaylarının Suudi Arabistan’a ulaştığı ilk andan itibaren başlıyor ve kutsal bölgelerde hac ibadetlerini yerine getirdikleri süre boyunca devam ediyor. Yaya acil müdahale ekipleri ile gönüllüler, yaya güzergâhlarında ve çadır alanlarında yoğun şekilde görev yapıyor. Sağlık çantalarıyla sahada sürekli devriye gezen ekipler, yürüyerek ya da acil müdahale motosikletleriyle hacılara anında destek sağlıyor. Bu sistem sayesinde hiçbir hacı adayının hastalık, fiziksel yorgunluk ya da aşırı sıcakların yol açtığı bitkinlikle tek başına mücadele etmesine izin verilmemesi hedefleniyor.

Suudi Kızılayı bünyesindeki ambulans helikopterler, gökyüzünde uzanan can damarları olarak görev yapıyor. Bu sistem, milyonlarca kişinin bulunduğu kutsal bölgelerde zamanla yarışmak ve yoğun kalabalık engelini aşmak için en hızlı ve en etkili stratejik çözüm olarak öne çıkıyor.

Filonun insani ve operasyonel rolü, acil ihbarlara dakikalar içinde müdahale edebilme kapasitesinde kendini gösteriyor. Yoğun insan kalabalığını ve kara trafiğindeki sıkışıklığı aşabilen ambulans helikopterler, ağır yaralı ve kritik durumdaki hastaları olay yerinden doğrudan Mekke ve kutsal bölgelerdeki uzman hastanelerin helikopter pistlerine ulaştırıyor.

Ambulans helikopterlerin görevinin yalnızca hızlı nakille sınırlı olmadığını belirten ambulans görevlisi Muhammed el-Enezi, Şarku’l Avsat’a yaptığı özel açıklamada sistemi ‘uçan yoğun bakım ünitesi’ olarak tanımladı. El-Enezi, ambulans helikopterlerin en son uluslararası tıbbi teknolojilerle donatıldığını, bu sayede doktorlar ve sağlık ekiplerinin uçuş sırasında hastaya müdahale edebildiğini, hayati fonksiyonlarını takip ettiğini ve sağlık durumunu stabilize etmeye başladığını söyledi.

sdfrgthy
Kızılay araçları, hacılara Terviye Günü’nü geçirmek üzere Mina’ya doğru yaptıkları yolculuk boyunca eşlik etti. (Fotoğraf: Beşir Salih)

Acil tıp teknisyeni olan el-Enezi, ‘uçan yoğun bakım ünitesinde’ bulunan en önemli ekipmanlardan birinin otomatik göğüs kompresyon cihazı olduğunu söyledi. Bu cihazın, kalp ve solunum durması vakalarında sağlık ekiplerini desteklemek amacıyla bu hac sezonunda devreye alındığını belirten el-Enezi, sistemin acil müdahalelerde hız ve hassasiyet sağladığını ifade etti. El-Enezi ayrıca çocuklar, prematüre bebekler ve yetişkinler için yapay solunum cihazlarının bulunduğunu, modern yaşamsal bulgu takip sistemleri sayesinde hastaların tüm hayati verilerinin anlık olarak operasyon merkezine aktarıldığını söyledi. Bu teknolojinin hava nakli sırasında hastaların durumunun sürekli ve hassas biçimde izlenmesine imkân tanıdığını kaydetti.

Ambulans helikopterlerde ayrıca, tam donanımlı yoğun bakım çantalarının bulunduğunu belirten el-Enezi, bazı hava araçlarının ise aynı anda iki yoğun bakım hastasını sağlık kuruluşları arasında taşıyabilecek şekilde uçan yoğun bakım ünitesi olarak hazırlandığını ifade etti. Bu helikopterlerde gerekli tüm tıbbi ekipmanların eksiksiz şekilde yer aldığını vurguladı.

Yanıt süresi

El-Enezi, ambulans helikopterlerin acil vakalara müdahale süresinde rekor seviyede hız hedeflendiğini belirtti. El-Enezi, hava aracının hazırlanıp havalanmasının en fazla 7 dakika sürdüğünü, ihbar noktasına ise 10 dakikadan daha kısa sürede ulaşıldığını söyledi. Yoğun insan kalabalığının bulunduğu Cemarat gibi alanlarda dahi bu sürelere uyulduğunu ifade eden el-Enezi, hastaların yaklaşık 10 dakika içinde en yakın sağlık kuruluşuna sevk edildiğini kaydetti.

cdgrr
Suudi Arabistan Sağlık Bakanı Fahd el-Celacil, helikopter pisti ziyareti sırasında ambulans helikopter görevlisi Muhammed el-Enezi ile sohbet etti. (Fotoğraf: Beşir Salih)

Helikopter pilotu Şayi Makbul, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, tıbbi hava aracının donanım ve acil müdahale kapasitesi açısından dünyadaki en gelişmiş sistemlerden biri olduğunu söyledi. Makbul, ambulans helikopterlerin uluslararası standartlarda üretilmiş en son tıbbi teknolojilerle donatıldığını belirtti. Makbul, bunun hac sezonunda hacı adaylarına sunulan sağlık hizmetlerinde yaşanan sürekli gelişim ve modernizasyon seviyesini yansıttığını ifade etti.

Seyir yetenekleri

Makbul, ambulans helikopterlerin gelişmiş navigasyon kabiliyetlerine sahip olduğunu belirterek, dar alanlara, hazırlanmamış bölgelere ve asfaltlanmamış noktalara iniş yapabildiğini söyledi. Bu özelliğin, kutsal bölgelerdeki farklı noktalarda bulunan vakalara çok daha hızlı ulaşılmasını sağladığını ifade etti.

Makbul, ambulans helikopterlerde tam donanımlı bir operasyon odası ile gelişmiş kardiyak canlandırma ünitesinin bulunduğunu kaydetti. Bu sistemlerin, hasta nakli sırasında acil tıbbi müdahalenin sürdürülmesine ve hastanın en yakın sağlık kuruluşuna ulaşıncaya kadar durumunun stabil tutulmasına imkân tanıdığını belirtti.

Hava aracındaki teknik donanımın temel amacının, hastayı olay yerinden veya belirlenen buluşma noktasından uygun hastaneye mümkün olan en kısa sürede ulaştırmak olduğunu söyleyen Makbul, müdahale süresinin 7 dakikayı aşmadığını ve bunun hac sezonundaki acil sağlık müdahalelerinin etkinliğini artırdığını vurguladı.

Sağlık filosu kalabalığı

Suudi Kızılayı, hac sezonu kapsamında 2 bin 771 acil sağlık personeli ve gönüllüyü görevlendirirken, ayrıca 100 nitelikli sağlık gönüllüsünü de sahaya sevk etti. Kurum, Mekke genelinde 70, Mescid-i Haram çevresinde 75 ve Mina bölgesinde 178 acil müdahale noktası kurdu. Arafat ve Müzdelife’de ise toplam 203 acil sağlık noktası hizmete alındı. Kızılay filosunda 305 ambulansın yanı sıra erken müdahale ve ilk tedavi süreçlerini hızlandırmak amacıyla kullanılan 20 hızlı müdahale aracı bulunuyor. Filoda ayrıca yoğun bölgelerde hızlı erişim sağlamak için 119 golf aracı, 23 motosiklet, 155 scooter, 200 elektrikli acil müdahale sandalyesi, 80 bisiklet ve 7 ambulans helikopter yer alıyor.

Sağlık hizmetleri yalnızca sahadaki kurtarma operasyonlarıyla sınırlı kalmıyor. Suudi Arabistan Sağlık Bakanlığı, Sanal Sağlık Hastanesi gibi akıllı teknolojiler ile dijital uygulamaları da hacıların hizmetine sunuyor. Bu uygulamalar sayesinde hacı adayları, Arapça konuşma zorunluluğu olmadan tek tuşla acil sağlık çağrısı yapabiliyor ve konum bilgilerini hassas şekilde sağlık ekiplerine iletebiliyor.

dfr
Kritik bir anda yapılan hassas müdahale, Mısırlı bir hacı ile Faslı bir hacının kalıcı görme kaybından kurtulmasını sağladı ve hac ibadetlerini tamamlamalarına olanak tanıdı. (Kral Abdullah Tıp Şehri)

Hastanelerde ise hayat kurtarmak amacıyla ameliyathanelerin kapıları hacı adayları için açılıyor. Açık kalp ameliyatları, uzmanlık gerektiren kateter işlemleri ve diyaliz seansları gibi ileri düzey sağlık hizmetleri tamamen ücretsiz olarak sunuluyor. Bu hizmetler, dini ve ulusal sorumluluk anlayışıyla yürütülen insani bir görev kapsamında sağlanırken, Suudi sağlık sistemi hacı adaylarına yolculukları boyunca eşlik eden güvenilir ve şefkatli bir destek unsuru olarak öne çıkıyor. Amaç, hacıların ibadetlerini güven içinde tamamlayarak ailelerine sağlıklı şekilde dönmelerini sağlamak olarak ifade ediliyor.

Hacı adayının durumunu göz önünde bulundurmak

Suudi Arabistan Sağlık Bakanlığı, hac ibadetini yerine getirmeden önce ciddi sağlık sorunları nedeniyle hastaneye kaldırılan hacı adaylarının durumunu da dikkate alıyor. Bakanlık, her yıl Tıbbi Hac Konvoyu girişimini hayata geçiriyor. Entegre bir acil sağlık sistemi olarak yürütülen uygulama kapsamında hastalar, sedyeleri üzerinde sağlık ekiplerinin gözetiminde kutsal bölgelere taşınıyor. Gözyaşları ve sevinç içinde Arafat Vakfesi’ne ulaştırılan hacı adaylarına, ibadetlerinin en önemli rüknünü yerine getirebilmeleri için doktorlar ve hemşireler anbean eşlik ediyor. Böylece hastaların sağlık durumları yakından takip edilirken hac ibadetlerini tamamlamalarına da imkân sağlanıyor.