Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: Şu an İsveç’in NATO üyeliğine evet dememiz mümkün değil

Fotoğraf: Cem Özdel/AA
Fotoğraf: Cem Özdel/AA
TT

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: Şu an İsveç’in NATO üyeliğine evet dememiz mümkün değil

Fotoğraf: Cem Özdel/AA
Fotoğraf: Cem Özdel/AA

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İsveç'in NATO üyeliği konusunda bu ülkenin yükümlülüğünü yerine getirmesi durumunda oturulup düşünüleceğini belirterek, "Ama şu an İsveç'in bu şartlarda NATO üyeliğine 'evet' dememiz mümkün değil." dedi.
Çavuşoğlu ve Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijarto, Macaristan'ın başkenti Budapeşte'deki görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.
Türkiye ve Macaristan'ın hala İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyeliğini onaylamayan iki ülke olmasına dair bir soruya Çavuşoğlu, "Biz de Türkiye olarak tıpkı Macaristan gibi NATO'nun genişlemesini destekliyoruz." yanıtını verdi.
Çavuşoğlu, Türkiye'nin, NATO misyon ve faaliyetlerine en çok katkı sağlayan 5 ülkeden, ittifakın toplam bütçesine de en çok katkı sağlayan ilk 8 ülkeden biri olduğuna işaret ederek, bugün NATO belgelerinde en önemli iki tehdit olarak Rusya ve terörizmin gösterildiğini anımsattı.

"Türkiye'nin güvenlik endişesinin karşılanmaması kabul edilemez"
Türkiye'nin İsveç ve Finlandiya'nın güvenlik endişelerini anladığını vurgulayan Çavuşoğlu, şöyle konuştu:
"(Güvenlik endişeleri) O nedenle NATO'ya üye olmak istediklerini de biliyoruz. Ama bir taraftan o iki ülkenin güvenlik endişelerini anlarken, Türkiye'nin güvenlik endişesinin karşılanmaması kabul edilemez, o da terörle mücadeledir. Maalesef bu terör örgütleri FETÖ, PKK, PYD bu ülkelerde özellikle İsveç'te yoğun bir mevcudiyeti var bunların. Sadece mevcudiyet değil çok faaliyet gösteriyorlar. Para toplama, terörizmin finansmanı aslında bu ona girer. Aynı zamanda insan devşirme, oralardan Irak'taki Kandil Dağı'na, Suriye'ye insan devşiriyorlar, propaganda devam ediyor."
Bakan Çavuşoğlu, Türkiye, İsveç ve Finlandiya arasında imzalanan üçlü muhtıraya işaret ederek, "Bu mutabakat muhtırasına göre, bu iki ülke bu tür faaliyetleri ülkesinde durduracak. Açık ve net. Biz ne fazlasını ne eksiğini istiyoruz." dedi.

İsveç'teki süreç
Türkiye'nin Finlandiya ile göreceli olarak bakıldığında çok büyük bir sorunu olmadığını dile getiren Çavuşoğlu, şöyle devam etti:
"Ama İsveç'e baktığımız zaman 'bu adımları atabilmek için yasa değişikliğine gitmek zorundayız' dediler, gittiler. Ama bu faaliyetler artarak devam ediyor. O zaman yasa değiştirmenin ne anlamı kaldı? Burada görülüyor ki siyasi irade lazım, yeni hükümette bir önceki hükümete göre bu iradeyi görüyoruz ama henüz daha adım atmadılar, tam tersine son provokasyonlar, PKK/YPG'nin faaliyetleri, terör örgütünün propagandası yine aynı şekilde finansmanı, insan devşirme hepsi devam ediyor.
Şimdi bunlar karşılanmadan bir ülkenin NATO üyeliğine 'evet' dememiz mümkün değil, bu partiler üstü bir konu. Ve (İsveç) Dışişleri Bakanı Ankara'ya geldiği zaman Meclis'e de gitti, orada tüm partilerden aynı şeyi işitti. 'Bu konularda adım atmazsanız hiçbirimiz bu mutabakat daha doğrusu üyelik protokolü onaylamayız' dediler. Bu tamamen güvenlik endişesiyle ilgili, terörle mücadeleyle ilgili bir konu."

"Bizim derdimiz NATO'yu engellemek değil"
Bakan Çavuşoğlu, Finlandiya'ya başından bu yana Türkiye'nin daha pozitif baktığını söylediğini aktararak, "Sayın Cumhurbaşkanımız yine gençlerle bir araya geldiğinde de bunu söyledi ama NATO iki ülkenin üyelik sürecini birlikte götürmek istiyor. Bugüne kadar o iki ülke de böyle istediler. Eğer üyelik süreciyle ilgili bir karar verilirse ayrı ayrı da değerlendirme konusunda Finlandiya'ya daha pozitif bakabileceğimizi bizzat Sayın Cumhurbaşkanımız söyledi. Bizim derdimiz NATO'yu engellemek değil, bizim güvenlik endişelerimiz karşılansın, terörle mücadele karşılansın." değerlendirmesini yaptı.

- "İnsanlık suçu olan eylemler, fikir ve düşünce özgürlüğü, eylem özgürlüğü gibi adlandırılamaz"
Szijarto'nun İsveç ve Danimarka'da Kur'an-ı Kerim yakılmasını "kabul edilemez" olarak nitelendirmesine işaret eden Çavuşoğlu, şunları kaydetti:
"Peter'a çok teşekkür ediyorum. Bir Hristiyan olarak düşüncelerini söyledi. Her zaman da kendi inancını ve farklı inançlar ile ilgili düşüncelerini söylüyor. Çok teşekkür ediyoruz. Bizde de iman etmenin şartı Allah'ın tüm kitaplarına inanmak, peygamberlerine inanmaktadır. Aksi takdirde iman etmiş olamazsınız. Bizim inancımıza göre antisemitizm de bir insanlık suçudur, Hristiyan düşmanlığı da insanlık suçudur. İslam düşmanlığı da insanlık suçudur. İnsanlık suçu olan eylemler, fikir ve düşünce özgürlüğü, eylem özgürlüğü gibi adlandırılamaz. Aynı yasalar Finlandiya'da da var İsveç'te de var, düşünce özgürlüğü ile ilgili. Hemen hemen aynı, bütün İskandinav ülkelerinde de aynı.
Finlandiya, 'ben izin vermeyeceğim' diyor. Çünkü bu nefret suçudur, insanlık suçudur. ırkçı bir yaklaşımdır. Bunlar Avrupa değerlerinde de açıkça ortadadır. Dolayısıyla bunları düşünce özgürlüğüne sokup da istediği gibi davranıp provokasyon yapabilme anlayışı bizi hiçbir yere götüremez, ancak kaosa götürür."
Çavuşoğlu, bir Müslüman olarak farklı inançlara ve kutsal kitaplara aynı saygının gösterilmesi gerektiğine inandığının altını çizerek, "Bir gün İsveç de ilerde yükümlülüklerini yerine getirirse oturur bakarız. Ama şu an İsveç'in bu şartlarda NATO üyeliğine 'evet' dememiz mümkün değil." dedi.
Türkiye'nin bir takip mekanizması kurarak, NATO üyeliği konusundaki süreci yakından izlediğini belirten Çavuşoğlu, "(Üçlü mekanizma) Üçüncü toplantıyı iptal ettik, erteledik. Brüksel'de olacaktı. NATO da görsün çünkü, herkes kafadan bir şey söylüyor. 'Efendim bu ülkeler karşıladı hadi onaylayın.' Yok öyle bir şey. Görsün herkes, şeffaf olsun süreç. Dolayısıyla bu konuda biz tutumumuzu en üst düzeyde de kayda geçiriyoruz." ifadelerini kullandı.

"(Ukrayna'da) Adil bir barışın da kaybedeni olmaz"
Mevlüt Çavuşoğlu, "Ukrayna'daki savaşla ilgili biz başından beri savaşın sonlandırılması için gayret sarf ettik. Savaşın ilk aylarıyla şu anda savaşın şartları tabii çok farklı. Savaş uzadıkça daha da çetrefilleşiyor, daha da zor oluyor. Bırakın bir barışı, bir ateşkes zor." yorumunu yaptı.
Türkiye'nin savaşın başından bu yana bunun bir kazananı olmayacağını söylediğini kaydeden Çavuşoğlu, "Adil bir barışın da -altını çizerek söylüyorum- adil bir barışın da kaybedeni olmaz. Ve bu savaşın da kazananı olmayacağını söylüyoruz ve masada bitmesi gerektiğine inanıyoruz. Bunu için de çabalarımızı devam ettireceğiz. Ve güven artırıcı adımlar konusunda da devam ettireceğiz." diye konuştu.
Çavuşoğlu, Ukrayna'nın kendi topraklarını korumak için farklı ülkelerden aldığı yardımlar olduğuna da işaret ederek, şunları söyledi:
"En son işte tanklar konuşuluyor. Bazı ülkeler 'vereceğiz' diyor, 'vermeyeceğiz' diyor. F-16'lar konusunda farklı açıklamalar var ama en önemlisi bir an önce adil bir ateşkes ve barışa doğru müzakerelerin başlatılması, biz bundan yanayız. İki ülkenin de kabul edilebileceği bir barış olması lazım. İki ülkeyle de angajmana girmeden bunun mümkün olmayacağını söylüyoruz. Tek taraflı dikte edilecek bir barışı ne Ukrayna kabul eder ne Rusya kabul eder. Gerçekçi olmamız lazım. Biz bu gerçekler temelinde çabalarımızı sürdüreceğiz."
Çavuşoğlu ve Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijarto, Macaristan'ın başkenti Budapeşte'de gerçekleştirdikleri görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.
Türkiye ve Macaristan'ın sürekli temas halinde olduğunu ve Szijarto'nun en sık görüştüğü mevkidaşlarının başında geldiğini anlatan Çavuşoğlu, "Türkiye-Macaristan ilişkileri öyle bir seviyeye geldi ki liderlerimiz arasındaki temasla, dışişleri bakanlarımız arasındaki temasla yetinemeyecek bir duruma geldik. Dolayısıyla diğer bakanlarımızın arasında da ciddi bir işbirliği var karşılıklı ziyaretler var." diye konuştu.
Bakan Çavuşoğlu, her seviyede temasların sıklaşarak devam ettiğini vurgulayarak, "(Macaristan) Cumhurbaşkanı (Katalin) Novak'ı mart ayında ülkemizde ağırlamaktan büyük bir onur duyacağız. 6. Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısını burada Macaristan’da yapmak için çalışmalarımızı başlattık." dedi.

2024, Türkiye-Macaristan Kültür Yılı olacak
Türkiye ve Macaristan arasındaki tarihi ve özel bağlara işaret eden Çavuşoğlu, "Türkiye Cumhuriyeti adıyla imzaladığımız ilk anlaşma, Macaristan ile dostluk anlaşmasıdır. Bu anlaşmanın 100. yılı olan 2024’ü, Türkiye-Macaristan Kültür Yılı olarak kutlayacağız. Şimdiden hazırlıklara başlıyoruz." ifadelerini kullandı.
Çavuşoğlu, Macaristan Başbakanı Viktor Orban tarafından da kabul edildiğini belirterek, "Çok samimi, verimli bir toplantıyı gerçekleştirdik ve ilişkilerimize verdikleri destek için teşekkür ederken Sayın Cumhurbaşkanımızın selam ve en iyi dileklerini ve Türkiye’ye davetini de kendilerine aktarma fırsatı bulduk. Bugünkü görüşmelerimizde de gerek baş başa gerek heyetler arası görüşmelerde de ilişkilerimizin tüm boyutlarını tekrar gözden geçirdik." değerlendirmesini yaptı.

İkili ticaret hacmi 3,5 milyar dolara yaklaştı
Ekonomi, ticaret, havacılık, enerji, savunma sanayi, eğitim ve konsolosluk gibi birçok konuyu ele aldıklarını kaydeden Çavuşoğlu şöyle konuştu:
"Bugün stratejik ortaklık düzeyindeki ilişkilerimizi geliştirilmiş stratejik ortaklık seviyesine çıkarma kararı aldık. Arkadaşlarımız bir taslak metin üzerinde çalışmaya başlayacaklar. Özellikle enerji, ekonomik işbirliğimize ve diğer alanlardaki işbirliğimize ilaveten güvenlik, savunma ve kültürün öncelikli konular olarak bu metinde yer alması konusunda da mutabık kaldık. Bu konudaki ortaya koydukları vizyon için de kardeşim Peter’a çok çok teşekkür ediyorum. Bu belgeyi de en kısa süre içinde imzalayacağız."
İkili ticaret hacminin 3,5 milyar dolara yaklaştığını ve bu rakamı daha da ileri götürmek için potansiyel olduğunu, Türk yatırımcıların Macaristan’a olan ilgisinin arttığına işaret eden Çavuşoğlu, "Bu, Macaristan’ın yatırımcılar için önemli fırsatlar sunduğu anlamına gelir. Macaristan hükümeti Türk firmalarına çok güçlü destek veriyor. Çok teşekkür ediyoruz. Şu anda 800 milyon dolar civarında olan yatırım, 2 yıl içinde 3 milyar dolara çıkacak, büyükelçimizden aldığımız bilgilere göre. Aynı şekilde Macar firmalarının da Türkiye’deki yatırımlarının arttığını görüyoruz." diye konuştu.
Macaristan ile ekonomik işbirliğinin Afrika'daki projelerle de sürdüğünü söyleyen Mevlüt Çavuşoğlu, "Bazı Afrika ülkelerini özellikle sağlık alanında farklı alanlarda önümüzdeki süreçte birlikte desteklemeye devam edeceğiz." dedi.

"Enerji işbirliğimizi daha da güçlendireceğimize inanıyoruz"
Çavuşoğlu, enerjide işbirliğini güçlendirme yollarını da ele aldıklarını aktararak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Peter, önümüzdeki ay İstanbul Gaz Forumu'na da katılacaklarını teyit etti. Azerbaycan'dan çıkan gazın, önümüzdeki süreçte çıkarılacak ilave gazın Macaristan ve bazı Güneydoğu Avrupa ülkelerine, dostlarımıza ulaştırılması için Biz Türkiye olarak her türlü desteği vereceğiz. Azerbaycan ile de bu konuda mutabık kaldık. Enerji işbirliğimizi ileride daha da güçlendireceğimize inanıyoruz.
İki NATO müttefiği olarak savunma sanayi işbirliğini geliştirmek de son derece doğal ve öncelikli. Vatandaşlarımızın karşılaştığı bazı konuları da ilettik ama vatandaşlarımızın özellikle çalışma izni gibi konularda sorunlarının çözülmesinde verdikleri katkı için huzurlarınızda teşekkür ediyorum. İki dost ve kardeş ülkeye yakışır bir şekilde var olan konularda hemen konuşup neticelendiriyoruz."
Çavuşoğlu, turizm alanında da salgın öncesi rakamların geçildiğinin altını çizerek, "Bu yıl ilave uçuşlar olacak. Macaristan’dan İstanbul’a Antalya’ya, dolayısıyla karşılıklı turist sayısı daha da artacaktır." yorumunu yaptı.
İki ülke arasında eğitim işbirliğinin de geliştirildiğini belirten Çavuşoğlu, "Maarif Vakfımıza verdiğiniz destekler için çok çok teşekkür ediyorum. Ne kadar konusu varsa, sorunu varsa hemen hallediyorsunuz. Ve Maarif’in burada daha fazla okul açmasını istiyoruz. Vakıflar Bankasının bir an önce ofisini açması için kendilerini teşvik ediyoruz ve mart ayında gelip ofislerini açacaklar ama ofis ve şube sayılarını Macaristan’da artırmalarını istiyoruz." diye konuştu.
Türkiye'den Türk Devletleri Teşkilatı'nın çalışmalarına verdiği destek için Macaristan'a teşekkür
Bakan Çavuşoğlu, iki ülke arasında uluslararası platformlarda yakın işbirliği olduğunu ve her zaman karşılıklı olarak adaylıkların desteklendiğine dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Türk Devletleri Teşkilatına ve çalışmalarına verdiğiniz değerli katkılar için çok çok teşekkür ediyorum. Sadece Avrupa ofisi Budapeşte’de olduğundan dolayı bunu söylemiyorum. Tüm çalışmalara katkı sağlıyorsunuz, gelecekte Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında da işbirliğimizi nasıl güçlendirebileceğimizi, gerek personel gerek diğer alanlarda, görüştük. Kasımdaki Semerkant Zirvesi'nde Macaristan’da TDT Kuraklık Önleme Enstitüsünün kurulması kararlaştırılmıştı. Bugün dostum Peter’a burada kurulacak enstitüye her türlü desteği vereceğimizi söyledim."
Türkiye'nin AB ile ilişkilerine verdiği destekten dolayı Macar mevkidaşına teşekkür eden Çavuşoğlu, Ukrayna'daki savaşın bitirilmesi konusunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye'nin çabalarının her zaman süreceğini vurguladı.
Çavuşoğlu, Türkiye'nin tahıl anlaşması, esir takası gibi konularda ciddi çabaları olduğunu belirterek, konuşmasını, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderler diplomasisi sayesinde bunları başarabildik. O nedenle Sayın Cumhurbaşkanımızın Nobel Barış Ödülüne aday göstermenizden dolayı dostumuz (Macaristan Aksakalı) Atilla Tilki’ye de çok çok teşekkür ediyorum. Gerçekten Cumhurbaşkanımız savaşın bitmesi için de gece gündüz çabalarına devam ediyor. Sürekli liderler ile görüşüyor. İlkeli bir tutum sergiliyoruz savaş konusunda. Ama biz bu çabalarımızı devam ettirmezsek savaş daha da uzun sürebilir. Bunun da yansımaları hepimiz için olumsuz olur." diye tamamladı.



Türkiye’nin ev sahipliğinde NATO’nun mayınla mücadele tatbikatı

Geçen yıl düzenlenen NATO’ya bağlı “Nusret 2025” tatbikatı sırasında Türk gemileri (Türkiye Milli Savunma Bakanlığı)
Geçen yıl düzenlenen NATO’ya bağlı “Nusret 2025” tatbikatı sırasında Türk gemileri (Türkiye Milli Savunma Bakanlığı)
TT

Türkiye’nin ev sahipliğinde NATO’nun mayınla mücadele tatbikatı

Geçen yıl düzenlenen NATO’ya bağlı “Nusret 2025” tatbikatı sırasında Türk gemileri (Türkiye Milli Savunma Bakanlığı)
Geçen yıl düzenlenen NATO’ya bağlı “Nusret 2025” tatbikatı sırasında Türk gemileri (Türkiye Milli Savunma Bakanlığı)

Türkiye’de NATO’nun deniz mayınlarıyla mücadele kapasitesini geliştirmeyi amaçlayan “Nusret 2026” tatbikatı bugün (Salı) başladı. Ege Denizi ve Karadeniz’de gerçekleştirilen tatbikata Türkiye’nin yanı sıra müttefik ve dost ülkeler katılıyor.

16 Ekim’e kadar sürecek tatbikat, Ege Denizi’nde İzmir Körfezi ile Karadeniz’de Ereğli açıklarında gerçekleştiriliyor. Tatbikata, aralarında Ukrayna’nın da gözlemci statüsüyle yer aldığı 18 ülkeden 32 temsilci katılıyor.

Türkiye Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, tatbikata Deniz Kuvvetleri, Hava Kuvvetleri ve Sahil Güvenlik Komutanlıklarının katıldığı belirtildi. Tatbikatın, mayın harbi operasyonlarının planlanması, icrası ve sonuçlarının değerlendirilmesi konusunda birliklerin kabiliyetlerini geliştirmeyi, çeşitli ülkelerin mayınla mücadele birlikleri arasındaki operasyonel uyumu artırmayı ve çok uluslu, koordineli operasyonlar yürütme kapasitesini güçlendirmeyi hedeflediği kaydedildi.

NATO müttefiklerinden katılım

Bakanlığın açıklamasına göre tatbikata NATO’nun 2. Daimi Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu’ndan (SNMCMG2) Türkiye, Almanya, İspanya, İtalya ve Yunanistan’a ait gemiler katılıyor.

Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu’nda (MCM Black Sea) ise Türkiye, Bulgaristan ve Romanya yer alıyor. ABD ve diğer ülkelerden mühendislik ekipleri ile insansız sualtı araçları konusunda uzman ekiplerin de katıldığı tatbikatta toplam 20 gemi ve 5 uçak görev yapıyor.

csdfvgh
Geçen yıl Türkiye’de gerçekleştirilen “Nusret” deniz mayınlarıyla mücadele tatbikatından bir görüntü (Türkiye Milli Savunma Bakanlığı)

Açıklamada, tatbikatın Türkiye’nin NATO bünyesindeki deniz güvenliği ve mayınla mücadele alanındaki rolünü güçlendireceği, Karadeniz bölgesinde müttefikler arasındaki iş birliğini pekiştireceği ve mayın temizleme ile deniz güvenliği alanındaki kapasiteyi artırarak bölgesel istikrara doğrudan katkı sağlayacağı belirtildi.

Nusret tatbikatı, Türk Deniz Kuvvetleri ile müttefik ve dost ülkelerin deniz kuvvetleri arasında mayın harbi alanındaki ortak iş birliğini geliştirmeyi amaçlayan uluslararası bir tatbikat olarak 2000 yılından bu yana her yıl düzenleniyor.

Tatbikata bu adın verilmesi, Birinci Dünya Savaşı sırasında Türk mayın gemisi Nusret’in başarısını yaşatmayı amaçlıyor. Nusret, Mart 1915’te Çanakkale Boğazı’na 26 deniz mayını döşemiş ve bu mayınlar müttefik savaş gemilerinin batmasına yol açarak Çanakkale Deniz Savaşı’nın seyrini tamamen değiştirmişti.

scdgth
Ukrayna’nın Karadeniz’de bir Rus gemisine saldırısı (AFP) 

Tatbikatların önemi, 2022’de Rusya-Ukrayna savaşının başlamasının ardından daha da arttı. Türk güçleri, Karadeniz’de Türkiye kıyılarına yaklaşan çok sayıda deniz mayınını etkisiz hale getirdi.

Rusya ve Ukrayna’nın Karadeniz’de gemilere yönelik karşılıklı saldırıları, bunlardan bazılarının Türk gemilerini de hedef alması nedeniyle Ankara’yı her iki tarafa da savaşın Karadeniz’e yayılmaması konusunda uyarıda bulunmaya yöneltti.


İstanbul'da bir öğrenci okulda 8 kız öğrenciyi bıçakladı

İstanbul'un Başakşehir ilçesindeki bir ortaokulun girişinde Türk polisleri (AFP)
İstanbul'un Başakşehir ilçesindeki bir ortaokulun girişinde Türk polisleri (AFP)
TT

İstanbul'da bir öğrenci okulda 8 kız öğrenciyi bıçakladı

İstanbul'un Başakşehir ilçesindeki bir ortaokulun girişinde Türk polisleri (AFP)
İstanbul'un Başakşehir ilçesindeki bir ortaokulun girişinde Türk polisleri (AFP)

Yetkililer, bugün (salı) İstanbul'da 15 yaşındaki bir öğrencinin bir ortaokulda 8 öğrenciyi bıçakladığını bildirdi.

Olay, İstanbul'un Başakşehir ilçesinde bulunan bir okulda sabah saat 08.40 sıralarında (TSİ 08.40) meydana geldi.

Polis, saldırıyı gerçekleştiren 10. sınıf öğrencisi 15 yaşındaki çocuğu gözaltına aldı. Saldırganın olayın yaşandığı okulda değil, başka bir okulda eğitim gördüğü belirtildi.

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, X hesabından yaptığı açıklamada, saldırıda 8 öğrencinin yaralandığını belirterek bunlardan birinin durumunun ağır, ikisinin ise orta-ağır olduğunu ve yaralıların hastanede tedavi altına alındığını söyledi.

İstanbul Valisi Davut Gül ise gazetecilere yaptığı açıklamada, okul üniforması giyen saldırganın öğrencileri "rastgele" bıçakladığını ifade etti.

Gül, yaralanan öğrencilerden 5'inin hafif yaralı olduğunu ve bugün ilerleyen saatlerde hastaneden taburcu edilmelerinin beklendiğini belirtti. İki öğrencinin durumunun ağır olduğunu, bir öğrencinin ise ameliyata alındığını söyledi. Fransız haber ajansı AFP'nin aktardığına göre Gül, "Saldırıyı gerçekleştiren öğrenci aynı mahallede yaşıyor ve başka bir okulda eğitim görüyor. Okul binasına üniforma giyerek girdi ve öğrencileri rastgele bıçakladı" dedi.

Başakşehir Kaymakamı Cemil Özgür Öneği de yaptığı açıklamada, başka bir ilçedeki lisede 10. sınıfta öğrenim gören bir öğrencinin gerçekleştirdiği bıçaklı saldırı sonucunda 8 öğrencinin yaralandığını bildirdi.

Geçen ay Manisa’da bir okulun önünde ateş açan bir çocuk 11 öğrenciyi yaralamış, bunlardan 3'ünün ağır yaralandığı belirtilmişti. Saldırgan daha sonra gözaltına alınmıştı.

Nisan ayında ise Şanlıurfa ve Kahramanmaraş illerinde silahlı saldırı düzenlenmiş, saldırıların her ikisi de ergenlik çağındaki iki kişi tarafından gerçekleştirilmişti. Olaylar ülkede büyük şaşkınlık yaratırken Türkiye'deki okullarda güvenliğe ilişkin endişeleri de artırmıştı.


Mekke İttifakı, Suudi Arabistan’a yönelik saldırılara karşı ortak caydırıcılığı devreye sokuyor

Mekke İttifakı, Suudi Arabistan’a yönelik saldırılara karşı ortak caydırıcılığı devreye sokuyor
TT

Mekke İttifakı, Suudi Arabistan’a yönelik saldırılara karşı ortak caydırıcılığı devreye sokuyor

Mekke İttifakı, Suudi Arabistan’a yönelik saldırılara karşı ortak caydırıcılığı devreye sokuyor

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Mekke Savunma İttifakı'nın Siyasi ve Savunma Stratejisi Komitesi toplantısının, üye ülkelerin Suudi Arabistan ve kutsal mekanlara yönelik saldırılar karşısında dayanışma içinde olduğunu ve ittifak çerçevesinde saldırılara ve bunların arkasında duranlara karşı ortak caydırıcılığın devreye sokulmasını teyit ettiğini söyledi.

Ortak açıklamada, Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye'nin pazartesi günü Riyad'da düzenlenen komitenin olağanüstü toplantısında Suudi Arabistan'ın karşı karşıya olduğu güvenlik gelişmeleri ve tehditleri ele aldığı belirtildi. Açıklamada, Mekke ve Medine'yi hedef alma girişimi ile kentlere ve sivil ve ekonomik tesislere yönelik devam eden saldırılar en sert şekilde kınandı. Suudi Arabistan'ın güvenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik her türlü saldırı veya tehdidin kesinlikle reddedildiği vurgulandı.

Komite, ortak savunma yükümlülüklerinin fiilen uygulanmasına derhal geçilmesine ve üzerinde mutabık kalınan asker ve askeri kapasitenin Suudi Arabistan'a konuşlandırılmasını sağlamak için gerekli adımların hızla atılmasına karar verdi. Bu adımların, taraf ülkelerin yürürlükteki düzenlemeleri ve ulusal mevzuatları doğrultusunda atılacağı belirtildi. Böylece askeri hazırlık ve entegrasyonun güçlendirilmesi, tehditlere karşı ortak mücadele ve müdahale kapasitesinin artırılması hedefleniyor.

advfgrbh
Mekke Savunma İttifakı Siyasi ve Savunma Stratejisi Komitesi, pazartesi günü Riyad'da toplandı. (SPA)

İttifak ülkeleri, her bir ülkenin güvenliğinin tüm üyelerin ortak güvenliğinin bir parçası olduğunu teyit etti. Anlaşmanın somut adımlara dönüştürülmesinin ortak savunma taahhüdünün güvenilirliğini ortaya koyduğu, caydırıcılığın etkinliğini artırdığı ve üç ülkenin güvenliklerini, egemenliklerini ve toprak bütünlüklerini anlaşma hükümleri doğrultusunda koruma konusundaki birlik ve kararlılığını gösterdiği ifade edildi.

Pakistan ve Türkiye, Suudi Arabistan Silahlı Kuvvetleri'nin teyakkuz ve hazırlık seviyesinin yanı sıra Krallığın karşı karşıya olduğu tehdit ve saldırılara karşı koyarken sergilediği profesyonel performans ve yüksek kapasiteyi takdir etti. İki ülke, Suudi Arabistan'ın güvenliği ve toprak bütünlüğünün korunmasına yönelik çabaları da övdü.

vf
Mekke Savunma İttifakı Siyasi ve Savunma Stratejisi Komitesi'nin Riyad'daki olağanüstü toplantısından bir kare. (SPA)

Mekke Savunma İttifakı'nın kurumsal yapısının oluşturulması kapsamında komite, Pakistanlı emekli Korgeneral Numan Mahmud'u üç yıllığına ittifakın ilk genel sekreteri olarak atadı. Komite, Mahmud'a görevinde başarı dileyerek ittifakın geliştirilmesine ve hedeflerine ulaşmasına katkı sağlayacağına olan güvenini ifade etti.

Komite ayrıca toplantı öncesinde yürütülen siyasi ve askeri istişarelerin sonuçlarını değerlendirdi ve kendisine sunulan tavsiyeleri onayladı. Açıklamada, Mekke Savunma İttifakı'nın ortak savunmaya yönelik güçlü bir taahhüdü ve tehditlere karşı ortak bir tutumu temsil ettiği vurgulandı.