Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: (İsveç'in NATO üyelik süreci) olumlu adımlar atılmazsa süreç ilerlemez

Fotoğraf: Doğukan Keskinkılıç - AA
Fotoğraf: Doğukan Keskinkılıç - AA
TT

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: (İsveç'in NATO üyelik süreci) olumlu adımlar atılmazsa süreç ilerlemez

Fotoğraf: Doğukan Keskinkılıç - AA
Fotoğraf: Doğukan Keskinkılıç - AA

İbrahim Kalın, İsveç'in NATO üyelik sürecine dair, "Eğer olumlu adımlar atılırsa sürecin işleyeceği, adım atılmazsa hele bu tür gösteriler, bu tür olaylar yaşanırsa da sürecin ilerlemeyeceğine dair pozisyonumuzu aynen muhafaza ediyoruz." dedi.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Gençlik ve Spor Bakanlığı Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğünce 7. Tematik Kış Kampları kapsamında düzenlenen "Diplomat Akademi Kampı" programı çıkışında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.
Bir gazetecinin, İsveç ve Finlandiya ile gerçekleştirilen Daimi Ortak Mekanizma toplantılarının ertelendiğini hatırlatarak, "Bir sonraki toplantı için tarih öngörülebilir mi? Ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Finlandiya'nın NATO üyeliğine ilişkin 'Farklı bir mesaj verebiliriz' açıklaması oldu. Bu mesaj ne olacak, bu konuda ne gibi adımlar atılması gündemde?" sorusu üzerine Kalın, İspanya'nın başkenti Madrid'de yapılan NATO Zirvesi'nde, üyelik sürecinin nasıl onaylanacağına dair birtakım ilkeler üzerinde mutabık kalındığını, Üçlü Mekanizma kurulduğunu ve mekanizmanın da iki toplantı yaptığını anımsattı.
Kalın, Daimi Ortak Mekanizmanın üçüncü toplantısının bu hafta Brüksel'de gerçekleştirileceğini ancak İsveç'te yaşananlar sonrası toplantıyı ertelediklerini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bundan sonra özellikle İsveç bağlamında yaşanacak gelişmeler, atılacak adımlara bağlı olarak belirlenecek bir tarih, şu anda önümüzde kesinleşmiş bir tarih söz konusu değil. Baştan beri birtakım objektif ilkeler koyduğumuzu ifade ettik. Bu, Türkiye'nin milli güvenliğine tehdit teşkil eden terör unsurları ortadan kaldırılmadığı sürece üyelik sürecinin ilerlemeyeceğini açık ve net bir şekilde belirttik. Bu süre zarfında hem İsveç ve Finlandiyalı mevkidaşlarımızla hem NATO Genel Sekreterliği ve diğer NATO üyesi ülkelerle yaptığımız görüşmelerde adım atıldığında Türkiye'nin bunu karşılıksız bırakmayacağını söyledik."
Terör örgütleri FETÖ, PKK ve benzeri yapıların söz konusu ülkelerden temizlendiği ve bu ülkelerin terör örgütleri için "güvenli liman" olmaktan çıktığı zaman Türkiye'nin de bunları karşılıksız bırakmayacağını vurgulayan Kalın, şöyle devam etti:
"Zira biz prensipte NATO'nun genişleme ilkesini destekliyoruz. NATO ittifakının da önemli bir üyesi ve müttefiki olarak bu süreci olumlu değerlendirdiğimizi ama atılması gereken adımlar olduğunu ifade ettik. Bilindiği gibi İsveç, geçen sene bir anayasa değişikliği yaptı ve terörle mücadele yasasını bu anayasa değişikliği çerçevesinde yeniden yazıyor. Bunun için biraz zamana ihtiyacı olduklarını, özellikle de yeni terörle mücadele yasasını tamamlamak için hazirana kadar bir süreye ihtiyaç duyduklarını zaten ifade ettiler. Biz de bunu bütün müttefiklerimize ve herkese açık bir şekilde ifade ettik. Dedik ki burada herhangi bir gecikme söz konusu değil, bu bizden kaynaklanan bir durum değil. Zira diğer ülkeler temmuz ayında yapılacak NATO zirvesi öncesinde bu ülkelerin de üye olmasını istiyorlar. Bu yönde görüş beyan ediyorlar.
Biz de onlara, burada Türkiye'den kaynaklanan herhangi bir blokaj veya gecikme söz konusu değil. İsveç, terörle mücadele yasasını yazıp ve bunu uygulamaya geçirdikten sonra Türkiye'nin bu konudaki taleplerini daha rahat, yasal bir güvence ve çerçeve içerisinde yerine getirebileceğini ifade ediyor. Dolayısıyla bu süreyi isteyen İsveç, bu tamamlandığında biz de duruma tekrar bakar buna göre bir değerlendirme yaparız diye ifade ettik. Şimdi bu süre zarfında Finlandiya özelinde İsveç'tekine benzer hadiseler yaşanmadı."

"Türkiye'nin kaygıları giderilirse olumlu adım atacağımızı ifade ettik"
Kalın, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın hem Finlandiya hem NATO müttefiki ülkelere hem de aslında İsveç'e bir mesaj vererek, bu konuda olumlu adım atıldığı takdirde Türkiye'nin bunu karşılıksız bırakmayacağını söylediğini hatırlatarak, "İsveç ve Finlandiya bu çağrıyı değerlendiriyor. Bilindiği gibi İsveç ve Finlandiya bu sürece birlikte başladılar ve birlikte devam etme yönünde bir irade ortaya koydular. Biz buna saygı duyuyoruz." dedi.
Mevkidaşlarıyla son birkaç gündür bu konuları görüştüğünü bildiren Kalın, "Bu konuda nasıl bir değerlendirme yaparlar, nasıl bir teklifle gelirler, yeni bir süreç mi başlatırlar onu göreceğiz. Bu onların takdirinde ama bizim açımızdan ortaya konan üçlü mutabakat ve mekanizma çerçevesinde adımlar atılır, Türkiye'nin bu konudaki güvenlik kaygıları giderilirse biz de olumlu adım atacağımızı ifade ettik. Bunların tersi yönünde gelişmeler olursa ki İsveç'te son bir ayda yaşanan hadiseler maalesef bu yönde oldu. Yani kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim'in yakılması, Cumhurbaşkanımızı hedef alan menfur gösterilerin yapılması ve bunlara müsaade edilmesi hangi yasal çerçeve yahut işte özgürlük vesaire tanımı adı altında olursa olsun bizim için kabul edilemezdir." ifadelerini kullandı.
Kalın, Türkiye'nin tavrını açık ve net bir şekilde ortaya koyduğunu vurgulayarak, "Bu görüşmeleri de erteledik. Eğer olumlu adımlar atılırsa sürecin işleyeceği, adım atılmazsa hele bu tür gösteriler, bu tür olaylar yaşanırsa da sürecin ilerlemeyeceğine dair pozisyonumuzu aynen muhafaza ediyoruz. Bundan sonra Finlandiya farklı bir değerlendirme yapar mı, ayrı bir şekilde bir yeni süreç başlatırlar mı? Bu onların takdirinde olan bir konu. Kendileriyle görüşüyoruz, istişare halindeyiz. Belki önümüzdeki günlerde, haftalarda bu konuda bir netlik oluşur. Onlar da bir değerlendirme yaparlar. Nitekim benim bugün ve yarın da mevkidaşlarımla telefon görüşmelerim olacak. Dışişleri Bakanımız da mevkidaşlarıyla görüşüyor. O görüşmeler ve istişareler neticesinde biz de buna göre durumu tekrar bir değerlendirip bir karar vereceğiz." diye konuştu.

"Bunlar birbirinden ayrı süreçler"
Bir gazetecinin, "Özellikle İsveç'in Finlandiya'nın üyeliği konusunda ABD'nin olası bir kriz durumunda F16 alımında bunu masaya bir unsur olarak ekleyeceği iddiaları var. Nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna Kalın, şu yanıtı verdi:
"F16 programıyla ilgili Kongre'nin böyle bir ön şart getireceğine dair şeyleri biz de duyuyoruz. Bu tür rivayetler yahut değerlendirmeler yapılıyor. Yönetimin böyle bir talebinin yahut arzusunun olmadığı iletildi. Bizim değerlendirmemiz bu yönde. Eğer Kongre'de mesela Menendez gibi bazı senatörler, bunu bir ön şart olarak getirirlerse ama eş zamanlı olarak da Yunanistan'ın F35 talebine olumlu cevap verirlerse, çok açık bir şekilde NATO ittifakı içerisinde tarafsızlık pozisyonlarını yitirmiş olurlar. Bunu bir ön şart haline getirirlerse bu Türkiye açısından asla kabul edilemez bir durumdur. Bizim bunu esas alarak herhangi bir adım atmamız söz konusu olmaz. Bunu da açıkça ifade ediyoruz burada.
Yani F16 programını, İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyeliğine bağlı hale getirirlerse onu hiç gündemlerine almamaları daha iyi olur. Bizim o yönde bir geri adım atmamız söz konusu değil. Bunlar birbirinden ayrı süreçlerdir. Biz F16 programını hem kendi hava kuvvetlerimiz için, hem NATO ittifakı içerisinde hava gücümüzü kuvvetlendirmek için bir değerli alternatif olarak görüyoruz. Ama Amerikan yönetimi yahut Kongresi yani bu konuda kendince birtakım ön şartlar ileri sürer, 'Şöyle yapmazsanız bu olmaz' vesaire gibi bir yaklaşım içerisine girerse biz kendi yolumuza da devam ederiz. Yani burada böyle elimiz kolumuz bağlı oturacak halimiz yok. Türk Silahlı Kuvvetleri kendi modernizasyonu için kendi imkanlarını geliştirmek için başka alternatifler bakmaya devam eder."
Kalın, Türkiye'nin bugüne kadar yaptığı gibi kendi milli imkanlarıyla yeni teknoloji ve kabiliyetler geliştirmeye devam edebileceğini vurgulayarak, "Bildiğiniz gibi SİHA teknolojisi alanında son yıllarda muazzam aşamalar katedildi. Bildiğiniz gibi TB2, Akıncı derken Kızılelma yakında açık uçuşlara başladı ve yakında inşallah envantere de girecek." dedi.
Söz konusu imkan ve kabiliyetlerle Türkiye'nin artık çok ileri noktalara geldiğini belirten Kalın, "Bazılarının iddia ettiği gibi 'Her konuda dışarıya bağımlı, F16 gelmezse Türk Silahlı Kuvvetleri aciz kalır, terörle mücadele edemez, kendini koruyamaz' gibi bir şeyler söz konusu bile değil. Hamdolsun milli güvenliğimizi, sınır güvenliğimizi sağlamak, terörle mücadele ve hava güvenliğimizi sağlama noktasında kendi imkan ve kabiliyetlerimizi de her gün geliştirmeye devam ediyoruz. Bu yönde de her türlü imkan ve kabiliyeti harekete geçirmeye devam edeceğiz." diye konuştu.
Kalın, ön şart durumunda programın sona erip ermeyeceğini sorusunu "Böyle bir ön şartla ilgili nasıl bir şart getireceklerine bağlı. Biz sona ermesini arzu etmeyiz, programın devam etmesini isteriz. Biden yönetiminin de niyetinin ve arzusunun bu yönde olduğunu biliyoruz ama Kongre engelini aşamazlarsa veya bir şekilde bu mevzu Kongre'de takılırsa o zaman duruma bakar yeni bir değerlendirme yaparız." şeklinde yanıtladı.

"Suriye ile yürütülen müzakerelerde İran'ın bulunması bize göre katkı sağlar"
Kalın, "Türkiye-Suriye-Rusya üçlü görüşmeleri devam ediyor ve yeni bir toplantı gündemde. Sayın Cumhurbaşkanı'nın da İran'ın da katılabileceği yönünde açıklaması var. Yeni toplantının yeri, tarihi belli oldu mu, İran katılacak mı?" sorusuna, şu yanıtı verdi:
"Henüz yeri ve tarihi belli değil ama Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi biz İran'ın bu sürece dahil olmasından memnuniyet duyarız. Son tahlilde Suriye sahasında da önemli bir aktördür İran. Dolayısıyla Rusya arabuluculuğunda Suriye ile yürütülen müzakerelere İran'ın bulunması bize göre katkı sağlar. Çünkü Suriye sahasından Türkiye'ye dönük terör tehditlerini ortadan kaldırmak, sınır güvenliğimizi sağlamak ve Suriyeli mültecilerin evlerine, ülkelerine güvenli, onurlu ve gönüllü bir şekilde dönmelerini sağlamak için yapacağımız müzakerelerde İran'ın bulunması da bu süreci rahatlatır, katkı sağlar. Biz bundan memnuniyet duyarız. Dışişleri Bakanlarımız görüşüyorlar. Bir tarih üzerinde, bu ay içerisinde olabilir ama henüz kesinleşmiş bir tarih ve yer söz konusu değil. Ama önümüzdeki haftalarda bu toplantının da gerçekleşmesini bekleyebiliriz."
Rusya-Ukrayna Savaşı'nda bazı ülkelerin Ukrayna'ya mühimmat yardımında bulunmasının gündemde olduğu hatırlatılarak, Türkiye'nin bu yönde bir planı olup olmadığı sorulan Kalın, şunları kaydetti:
"Sayın Cumhurbaşkanımız başından beri, 'Bu savaşın kazananı olmaz, barışın da kaybedeni olmaz' diye ifade etti. Tabii ki toprakları işgale uğramış Ukrayna'nın, nefsi müdafaa yaparak topraklarını işgalden kurtarmak için harekete geçmesi en doğal hakkıdır. Onların bu mücadelesini böyle değerlendirmek gerekir. Fakat öte yandan savaşın yayılması, genişletilmesi ve uzatılması başka soruları da beraberinde getiriyor. Acaba bu sorunu çözmenin yolu bu mudur, buradaki nihai oyun planı nedir? Bu soruları da sormamız gerekiyor. Biz baştan beri iki tarafı da bir araya getirmek için yoğun bir diplomatik mücadele verdik, vermeye de devam ediyoruz.
Farklı düzeylerde ve şekillerde, esir mübadelesinden tahıl sevkiyatına, Zaporijya Nükleer Bölgesi'nin güvence altına alınmasından savaşın sonlandırılmasına yönelik müzakerelere kadar, farklı alanlarda girişimlerimiz bugün de devam ediyor. Bundan sonra da devam edecek. Bir an önce tarafların müzakere yoluyla bu meseleyi hal yoluna koyacak bir yola girmelerini telkin ediyoruz, tavsiye ediyoruz. Bu yönde de çaba sarf ediyoruz. Önümüzdeki 2-3 hafta içinde savaşın birinci yılına gireceğiz. Umarız bu süre daha fazla uzamaz. Savaş derinleşmez ve yaygınlaşmaz. Zaten şu ana kadar çok büyük bir yıkıma, binlerce insanın ölümüne sebep oldu. Bundan sonra da dünyanın bütün çabasını, gayretini, savaşın sonlandırılmasına, ama adil sürdürülebilir bir çözüm temelinde yani Ukrayna'nın toprak bütünlüğü ve güvenliği temelinde savaşın sona ereceği plana doğru odaklanması gerektiği kanaatindeyiz."
Kalın, yeni bir esir takası ya da yaralıların tahliyesi için yeni bir koridor oluşturulmasının gündemde olup olmadığı sorusunu Kalın, "Evet bu gündemde, konuşuyoruz. Farklı düzeylerde zaten bazı mübadeleler zaman zaman yapılıyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu yönde devam ediyor, bu konuda da somut bazı sonuçlar elde etmeyi arzu ediyoruz." diye yanıtladı.
 



Mekke Anlaşması ülkelerinin genelkurmay başkanları güvenlik durumunu ve tehditleri görüştü

Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan genelkurmay başkanları, cuma günü Riyad'daki toplantıda (Reuters)
Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan genelkurmay başkanları, cuma günü Riyad'daki toplantıda (Reuters)
TT

Mekke Anlaşması ülkelerinin genelkurmay başkanları güvenlik durumunu ve tehditleri görüştü

Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan genelkurmay başkanları, cuma günü Riyad'daki toplantıda (Reuters)
Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan genelkurmay başkanları, cuma günü Riyad'daki toplantıda (Reuters)

Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na taraf ülkelerin genelkurmay başkanları, cuma günü Suudi Arabistan'ın karşı karşıya olduğu güvenlik durumu ve tehditleri ele aldı. Genelkurmay başkanları, vatandaşların ve ülkede yaşayanların güvenliğinin sağlanması ve ülkenin korunması amacıyla Suudi Arabistan Silahlı Kuvvetleri'nin teyakkuz ve profesyonelliğini takdir etti.

Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan genelkurmay başkanları, Riyad'daki toplantılarında Mekke-i Mükerreme'yi ve Suudi Arabistan'ın sivil ve ekonomik altyapısını hedef alan saldırıları şiddetle kınadı.

Toplantıya katılanlar, üç ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi, istihbarat paylaşımının geliştirilmesi, askeri koordinasyonun artırılması ve kapasite entegrasyonunun sağlanması yollarını görüştü. Bu adımların ortak caydırıcılık ve savunma kapasitesinin güçlendirilmesine katkı sağlayacağı belirtildi.

scdfgt
Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan genelkurmay başkanları, cuma günü Riyad'daki toplantı sırasında (Reuters)

Katılımcılar, Riyad'daki toplantının üç ülke arasındaki savunma ortaklığının gücünü ortaya koyduğunu belirterek Mekke Anlaşması kapsamında üstlenilen yükümlülüklerin etkin askeri iş birliğine dönüştürülmesi için derhal harekete geçme yönündeki ortak kararlılıklarını vurguladı.

Üç ülke, ortak savunmaya bağlılıklarını yineleyerek Suudi Arabistan'ın güvenliği, egemenliği ve toprak bütünlüğünü savunma konusundaki kararlılıklarını ortaya koydu. Ülkeler ayrıca halkları ve silahlı kuvvetleri arasındaki köklü ilişkiler ile karşılıklı güvene vurgu yaptı.


Erdoğan: Mekke Anlaşması bölge sorunlarına çözüm için güçlü bir adım

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, 7 Ağustos'ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı imzaladı (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, 7 Ağustos'ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı imzaladı (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Erdoğan: Mekke Anlaşması bölge sorunlarına çözüm için güçlü bir adım

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, 7 Ağustos'ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı imzaladı (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, 7 Ağustos'ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı imzaladı (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Mekke Ortak Savunma Anlaşması”nı bölge sorunlarına içeriden çözüm bulma yolunda doğru yönde atılmış güçlü bir adım olarak nitelendirdi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ise anlaşmanın yeni yasama yılının 1 Ekim'de başlamasının ardından Meclis'e sunularak görüşülmesini ve onaylanmasını beklediğini söyledi.

Bu arada Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu'nun Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Feyyad bin Hamid er-Ruveyli ve Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Münir ile Riyad'da düzenlenecek acil toplantıya katılacağını açıkladı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı da cuma günü yaptığı açıklamada üç ülkenin genelkurmay başkanlarının, Mekke Ortak Savunma Anlaşması uyarınca Suudi Arabistan'a nasıl destek verilebileceğini görüşmek üzere acil bir toplantı düzenleyeceğini bildirdi. Anlaşma, taraflardan herhangi birine yönelik saldırının tüm taraflara yapılmış bir saldırı olarak kabul edilmesini öngörüyor.

New York'taki görüşmeler

Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye dışişleri bakanları perşembe günü New York'ta, genelkurmay başkanlarının düzenleyeceği acil toplantıya ilişkin hazırlıkları ele aldı. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre görüşmede, Mekke Ortak Savunma Anlaşması uyarınca Suudi Arabistan'a destek sağlanmasının yolları ve taraflardan herhangi birine yönelik saldırının tüm taraflara yapılmış bir saldırı sayılması hükmü ele alındı.

hy
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, perşembe günü New York'ta Pakistanlı ve Türk mevkidaşlarıyla “Mekke Anlaşması” kapsamında genelkurmay başkanlarının düzenleyeceği acil toplantının hazırlıklarını görüştü (Türkiye Dışişleri Bakanlığı - X)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 81. oturumunun New York'taki çalışmaları kapsamında Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ile Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'la bir araya geldi.

Üç bakan, Husilerin Mekke-i Mükerreme'yi ve Suudi Arabistan'daki sivil ve ekonomik tesisleri hedef alan saldırılarını en sert ifadelerle kınadı. Bakanlar ayrıca Suudi Arabistan Silahlı Kuvvetleri'nin teyakkuzunu ve ülkenin güvenliğini savunma kapasitesini takdir etti.

Bakanlar, Suudi Arabistan'ın BM Şartı'nın 51. maddesi uyarınca güvenliğini savunmak için uygun gördüğü önlemleri alma hakkını teyit etti.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı kaynakları, toplantıda ayrıca anlaşma kapsamında yürütülecek iş birliğinin kurumsal bir yapıya kavuşturulması amacıyla sürdürülen teknik müzakerelerin son aşamasının ele alındığını bildirdi.

Anlaşma, 7 Ağustos'ta Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından imzalanmıştı. Anlaşma, bölgesel ve uluslararası düzeyde güvenlik, barış, istikrar ve refahın güçlendirilmesini ve bölgede artan istikrarsızlık karşısında ortak caydırıcılık kapasitesinin artırılmasını amaçlıyor.

Anlaşmaya göre taraf ülkelerden herhangi birine yönelik saldırı, tüm taraflara yönelik saldırı kabul ediliyor.

vfgh
Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında oluşturulan Siyasi ve Savunma Stratejik Komitesi'nin 31 Ağustos'ta İstanbul'da düzenlenen ilk toplantısından bir kare (AFP)

Kaynaklara göre bakanlar ayrıca anlaşma kapsamında oluşturulan Siyasi ve Savunma Stratejik Komitesi'nin gelecek toplantısına ilişkin hazırlıkları görüştü. Dışişleri ve savunma bakanları ile genelkurmay başkanlarının katılımıyla komitenin ilk toplantısı 31 Ağustos'ta İstanbul'da yapılmıştı. Toplantıda Riyad'da bir genel sekreterlik kurulması ve bu görevin üç yıl süreyle Pakistan tarafından yürütülmesi kararlaştırılmıştı.

Erdoğan: Kardeşlerimize güveniyoruz

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantılarına katılmasının ardından perşembe akşamı New York'tan dönüşünde Türk gazetecilere yaptığı açıklamada, Mekke Anlaşması’nı doğru yönde atılmış güçlü bir adım olarak nitelendirdi.

Erdoğan, coğrafi açıdan zorlu bir bölgede böylesine önemli bir girişim başlatıldığında bazı zorluklarla karşılaşılmasının şaşırtıcı olmadığını söyledi. Yeni bir fikir veya irade ortaya çıktığında bunu kabul etmeyenlerin bulunmasının doğal olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye'nin provokasyonlara sürüklenmemek veya tuzaklara düşmemek için yeterli deneyime sahip olduğunu ifade etti.

fgthyj
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Erdoğan, üç ülkenin anlaşmanın kurumsal yapılanmasını tamamlamak üzere yollarına daha güçlü şekilde devam edeceğinden şüphesi olmadığını belirtti. Anlaşmayla bölge sorunlarına içeriden çözüm bulunmasını sağlayacak bir zemin oluşturulduğunu ifade eden Erdoğan, dışarıdan gelerek bölge için güvenlik reçeteleri yazanların çoğu zaman geride daha fazla istikrarsızlık bıraktığının görüldüğünü söyledi.

Bu kapsamda TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da Mekke Anlaşması’nın henüz onay için Meclis'e sunulmadığını ve TBMM'nin yaz tatilinin ardından 1 Ekim'de çalışmalarına başlamasıyla birlikte anlaşmanın gündeme getirilmesini beklediğini söyledi.

cdfvghyj
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş (TBMM'nin X hesabı)

Kurtulmuş cuma günü yaptığı açıklamada, Mekke Anlaşması’nın herhangi bir ülkeyi hedef almadığını, temel amacının devam eden çatışmalar ve İsrail'in “düşmanca politikaları” karşısında bölge ülkelerinin güvenliğini sağlamak olduğunu belirtti.

Kurtulmuş, “Anlaşma İran'a karşı değil ve böyle de olmamalı. Aksine bunun İslam dünyasını kapsayan daha geniş bir anlaşmaya dönüşmesini umuyoruz. İran da buna katılabilir. Ayrıca bölgedeki diğer ülkelerin katılımıyla anlaşmanın daha da güçlenmesini umuyoruz” dedi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan: F-35'te netice alacağımıza inanıyorum

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 22 Eylül 2026’da New York’ta bir toplantı gerçekleştiriyor (AFP)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 22 Eylül 2026’da New York’ta bir toplantı gerçekleştiriyor (AFP)
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan: F-35'te netice alacağımıza inanıyorum

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 22 Eylül 2026’da New York’ta bir toplantı gerçekleştiriyor (AFP)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 22 Eylül 2026’da New York’ta bir toplantı gerçekleştiriyor (AFP)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin ABD yapımı F-35 savaş uçakları programına yeniden dahil olacağı konusunda güveninin tam olduğunu belirterek Washington’dan bu yönde “somut adımlar” atmasını beklediğini söyledi.

Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantıları için bulunduğu New York’tan dönüş yolunda uçakta gazetecilere yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye’nin F-35 programına dönüşü konusunda “olumlu bir tutum sergilediğini” ifade etti.

Erdoğan’ın açıklamaları, Fransa’nın Türkiye’ye F-35 programına yeniden dönüş yolunun açılması konusunda ABD’den somut adımlar beklediği yönündeki mesajlarının ardından geldi.