Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: (İsveç'in NATO üyelik süreci) olumlu adımlar atılmazsa süreç ilerlemez

Fotoğraf: Doğukan Keskinkılıç - AA
Fotoğraf: Doğukan Keskinkılıç - AA
TT

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: (İsveç'in NATO üyelik süreci) olumlu adımlar atılmazsa süreç ilerlemez

Fotoğraf: Doğukan Keskinkılıç - AA
Fotoğraf: Doğukan Keskinkılıç - AA

İbrahim Kalın, İsveç'in NATO üyelik sürecine dair, "Eğer olumlu adımlar atılırsa sürecin işleyeceği, adım atılmazsa hele bu tür gösteriler, bu tür olaylar yaşanırsa da sürecin ilerlemeyeceğine dair pozisyonumuzu aynen muhafaza ediyoruz." dedi.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Gençlik ve Spor Bakanlığı Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğünce 7. Tematik Kış Kampları kapsamında düzenlenen "Diplomat Akademi Kampı" programı çıkışında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.
Bir gazetecinin, İsveç ve Finlandiya ile gerçekleştirilen Daimi Ortak Mekanizma toplantılarının ertelendiğini hatırlatarak, "Bir sonraki toplantı için tarih öngörülebilir mi? Ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Finlandiya'nın NATO üyeliğine ilişkin 'Farklı bir mesaj verebiliriz' açıklaması oldu. Bu mesaj ne olacak, bu konuda ne gibi adımlar atılması gündemde?" sorusu üzerine Kalın, İspanya'nın başkenti Madrid'de yapılan NATO Zirvesi'nde, üyelik sürecinin nasıl onaylanacağına dair birtakım ilkeler üzerinde mutabık kalındığını, Üçlü Mekanizma kurulduğunu ve mekanizmanın da iki toplantı yaptığını anımsattı.
Kalın, Daimi Ortak Mekanizmanın üçüncü toplantısının bu hafta Brüksel'de gerçekleştirileceğini ancak İsveç'te yaşananlar sonrası toplantıyı ertelediklerini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bundan sonra özellikle İsveç bağlamında yaşanacak gelişmeler, atılacak adımlara bağlı olarak belirlenecek bir tarih, şu anda önümüzde kesinleşmiş bir tarih söz konusu değil. Baştan beri birtakım objektif ilkeler koyduğumuzu ifade ettik. Bu, Türkiye'nin milli güvenliğine tehdit teşkil eden terör unsurları ortadan kaldırılmadığı sürece üyelik sürecinin ilerlemeyeceğini açık ve net bir şekilde belirttik. Bu süre zarfında hem İsveç ve Finlandiyalı mevkidaşlarımızla hem NATO Genel Sekreterliği ve diğer NATO üyesi ülkelerle yaptığımız görüşmelerde adım atıldığında Türkiye'nin bunu karşılıksız bırakmayacağını söyledik."
Terör örgütleri FETÖ, PKK ve benzeri yapıların söz konusu ülkelerden temizlendiği ve bu ülkelerin terör örgütleri için "güvenli liman" olmaktan çıktığı zaman Türkiye'nin de bunları karşılıksız bırakmayacağını vurgulayan Kalın, şöyle devam etti:
"Zira biz prensipte NATO'nun genişleme ilkesini destekliyoruz. NATO ittifakının da önemli bir üyesi ve müttefiki olarak bu süreci olumlu değerlendirdiğimizi ama atılması gereken adımlar olduğunu ifade ettik. Bilindiği gibi İsveç, geçen sene bir anayasa değişikliği yaptı ve terörle mücadele yasasını bu anayasa değişikliği çerçevesinde yeniden yazıyor. Bunun için biraz zamana ihtiyacı olduklarını, özellikle de yeni terörle mücadele yasasını tamamlamak için hazirana kadar bir süreye ihtiyaç duyduklarını zaten ifade ettiler. Biz de bunu bütün müttefiklerimize ve herkese açık bir şekilde ifade ettik. Dedik ki burada herhangi bir gecikme söz konusu değil, bu bizden kaynaklanan bir durum değil. Zira diğer ülkeler temmuz ayında yapılacak NATO zirvesi öncesinde bu ülkelerin de üye olmasını istiyorlar. Bu yönde görüş beyan ediyorlar.
Biz de onlara, burada Türkiye'den kaynaklanan herhangi bir blokaj veya gecikme söz konusu değil. İsveç, terörle mücadele yasasını yazıp ve bunu uygulamaya geçirdikten sonra Türkiye'nin bu konudaki taleplerini daha rahat, yasal bir güvence ve çerçeve içerisinde yerine getirebileceğini ifade ediyor. Dolayısıyla bu süreyi isteyen İsveç, bu tamamlandığında biz de duruma tekrar bakar buna göre bir değerlendirme yaparız diye ifade ettik. Şimdi bu süre zarfında Finlandiya özelinde İsveç'tekine benzer hadiseler yaşanmadı."

"Türkiye'nin kaygıları giderilirse olumlu adım atacağımızı ifade ettik"
Kalın, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın hem Finlandiya hem NATO müttefiki ülkelere hem de aslında İsveç'e bir mesaj vererek, bu konuda olumlu adım atıldığı takdirde Türkiye'nin bunu karşılıksız bırakmayacağını söylediğini hatırlatarak, "İsveç ve Finlandiya bu çağrıyı değerlendiriyor. Bilindiği gibi İsveç ve Finlandiya bu sürece birlikte başladılar ve birlikte devam etme yönünde bir irade ortaya koydular. Biz buna saygı duyuyoruz." dedi.
Mevkidaşlarıyla son birkaç gündür bu konuları görüştüğünü bildiren Kalın, "Bu konuda nasıl bir değerlendirme yaparlar, nasıl bir teklifle gelirler, yeni bir süreç mi başlatırlar onu göreceğiz. Bu onların takdirinde ama bizim açımızdan ortaya konan üçlü mutabakat ve mekanizma çerçevesinde adımlar atılır, Türkiye'nin bu konudaki güvenlik kaygıları giderilirse biz de olumlu adım atacağımızı ifade ettik. Bunların tersi yönünde gelişmeler olursa ki İsveç'te son bir ayda yaşanan hadiseler maalesef bu yönde oldu. Yani kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim'in yakılması, Cumhurbaşkanımızı hedef alan menfur gösterilerin yapılması ve bunlara müsaade edilmesi hangi yasal çerçeve yahut işte özgürlük vesaire tanımı adı altında olursa olsun bizim için kabul edilemezdir." ifadelerini kullandı.
Kalın, Türkiye'nin tavrını açık ve net bir şekilde ortaya koyduğunu vurgulayarak, "Bu görüşmeleri de erteledik. Eğer olumlu adımlar atılırsa sürecin işleyeceği, adım atılmazsa hele bu tür gösteriler, bu tür olaylar yaşanırsa da sürecin ilerlemeyeceğine dair pozisyonumuzu aynen muhafaza ediyoruz. Bundan sonra Finlandiya farklı bir değerlendirme yapar mı, ayrı bir şekilde bir yeni süreç başlatırlar mı? Bu onların takdirinde olan bir konu. Kendileriyle görüşüyoruz, istişare halindeyiz. Belki önümüzdeki günlerde, haftalarda bu konuda bir netlik oluşur. Onlar da bir değerlendirme yaparlar. Nitekim benim bugün ve yarın da mevkidaşlarımla telefon görüşmelerim olacak. Dışişleri Bakanımız da mevkidaşlarıyla görüşüyor. O görüşmeler ve istişareler neticesinde biz de buna göre durumu tekrar bir değerlendirip bir karar vereceğiz." diye konuştu.

"Bunlar birbirinden ayrı süreçler"
Bir gazetecinin, "Özellikle İsveç'in Finlandiya'nın üyeliği konusunda ABD'nin olası bir kriz durumunda F16 alımında bunu masaya bir unsur olarak ekleyeceği iddiaları var. Nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna Kalın, şu yanıtı verdi:
"F16 programıyla ilgili Kongre'nin böyle bir ön şart getireceğine dair şeyleri biz de duyuyoruz. Bu tür rivayetler yahut değerlendirmeler yapılıyor. Yönetimin böyle bir talebinin yahut arzusunun olmadığı iletildi. Bizim değerlendirmemiz bu yönde. Eğer Kongre'de mesela Menendez gibi bazı senatörler, bunu bir ön şart olarak getirirlerse ama eş zamanlı olarak da Yunanistan'ın F35 talebine olumlu cevap verirlerse, çok açık bir şekilde NATO ittifakı içerisinde tarafsızlık pozisyonlarını yitirmiş olurlar. Bunu bir ön şart haline getirirlerse bu Türkiye açısından asla kabul edilemez bir durumdur. Bizim bunu esas alarak herhangi bir adım atmamız söz konusu olmaz. Bunu da açıkça ifade ediyoruz burada.
Yani F16 programını, İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyeliğine bağlı hale getirirlerse onu hiç gündemlerine almamaları daha iyi olur. Bizim o yönde bir geri adım atmamız söz konusu değil. Bunlar birbirinden ayrı süreçlerdir. Biz F16 programını hem kendi hava kuvvetlerimiz için, hem NATO ittifakı içerisinde hava gücümüzü kuvvetlendirmek için bir değerli alternatif olarak görüyoruz. Ama Amerikan yönetimi yahut Kongresi yani bu konuda kendince birtakım ön şartlar ileri sürer, 'Şöyle yapmazsanız bu olmaz' vesaire gibi bir yaklaşım içerisine girerse biz kendi yolumuza da devam ederiz. Yani burada böyle elimiz kolumuz bağlı oturacak halimiz yok. Türk Silahlı Kuvvetleri kendi modernizasyonu için kendi imkanlarını geliştirmek için başka alternatifler bakmaya devam eder."
Kalın, Türkiye'nin bugüne kadar yaptığı gibi kendi milli imkanlarıyla yeni teknoloji ve kabiliyetler geliştirmeye devam edebileceğini vurgulayarak, "Bildiğiniz gibi SİHA teknolojisi alanında son yıllarda muazzam aşamalar katedildi. Bildiğiniz gibi TB2, Akıncı derken Kızılelma yakında açık uçuşlara başladı ve yakında inşallah envantere de girecek." dedi.
Söz konusu imkan ve kabiliyetlerle Türkiye'nin artık çok ileri noktalara geldiğini belirten Kalın, "Bazılarının iddia ettiği gibi 'Her konuda dışarıya bağımlı, F16 gelmezse Türk Silahlı Kuvvetleri aciz kalır, terörle mücadele edemez, kendini koruyamaz' gibi bir şeyler söz konusu bile değil. Hamdolsun milli güvenliğimizi, sınır güvenliğimizi sağlamak, terörle mücadele ve hava güvenliğimizi sağlama noktasında kendi imkan ve kabiliyetlerimizi de her gün geliştirmeye devam ediyoruz. Bu yönde de her türlü imkan ve kabiliyeti harekete geçirmeye devam edeceğiz." diye konuştu.
Kalın, ön şart durumunda programın sona erip ermeyeceğini sorusunu "Böyle bir ön şartla ilgili nasıl bir şart getireceklerine bağlı. Biz sona ermesini arzu etmeyiz, programın devam etmesini isteriz. Biden yönetiminin de niyetinin ve arzusunun bu yönde olduğunu biliyoruz ama Kongre engelini aşamazlarsa veya bir şekilde bu mevzu Kongre'de takılırsa o zaman duruma bakar yeni bir değerlendirme yaparız." şeklinde yanıtladı.

"Suriye ile yürütülen müzakerelerde İran'ın bulunması bize göre katkı sağlar"
Kalın, "Türkiye-Suriye-Rusya üçlü görüşmeleri devam ediyor ve yeni bir toplantı gündemde. Sayın Cumhurbaşkanı'nın da İran'ın da katılabileceği yönünde açıklaması var. Yeni toplantının yeri, tarihi belli oldu mu, İran katılacak mı?" sorusuna, şu yanıtı verdi:
"Henüz yeri ve tarihi belli değil ama Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi biz İran'ın bu sürece dahil olmasından memnuniyet duyarız. Son tahlilde Suriye sahasında da önemli bir aktördür İran. Dolayısıyla Rusya arabuluculuğunda Suriye ile yürütülen müzakerelere İran'ın bulunması bize göre katkı sağlar. Çünkü Suriye sahasından Türkiye'ye dönük terör tehditlerini ortadan kaldırmak, sınır güvenliğimizi sağlamak ve Suriyeli mültecilerin evlerine, ülkelerine güvenli, onurlu ve gönüllü bir şekilde dönmelerini sağlamak için yapacağımız müzakerelerde İran'ın bulunması da bu süreci rahatlatır, katkı sağlar. Biz bundan memnuniyet duyarız. Dışişleri Bakanlarımız görüşüyorlar. Bir tarih üzerinde, bu ay içerisinde olabilir ama henüz kesinleşmiş bir tarih ve yer söz konusu değil. Ama önümüzdeki haftalarda bu toplantının da gerçekleşmesini bekleyebiliriz."
Rusya-Ukrayna Savaşı'nda bazı ülkelerin Ukrayna'ya mühimmat yardımında bulunmasının gündemde olduğu hatırlatılarak, Türkiye'nin bu yönde bir planı olup olmadığı sorulan Kalın, şunları kaydetti:
"Sayın Cumhurbaşkanımız başından beri, 'Bu savaşın kazananı olmaz, barışın da kaybedeni olmaz' diye ifade etti. Tabii ki toprakları işgale uğramış Ukrayna'nın, nefsi müdafaa yaparak topraklarını işgalden kurtarmak için harekete geçmesi en doğal hakkıdır. Onların bu mücadelesini böyle değerlendirmek gerekir. Fakat öte yandan savaşın yayılması, genişletilmesi ve uzatılması başka soruları da beraberinde getiriyor. Acaba bu sorunu çözmenin yolu bu mudur, buradaki nihai oyun planı nedir? Bu soruları da sormamız gerekiyor. Biz baştan beri iki tarafı da bir araya getirmek için yoğun bir diplomatik mücadele verdik, vermeye de devam ediyoruz.
Farklı düzeylerde ve şekillerde, esir mübadelesinden tahıl sevkiyatına, Zaporijya Nükleer Bölgesi'nin güvence altına alınmasından savaşın sonlandırılmasına yönelik müzakerelere kadar, farklı alanlarda girişimlerimiz bugün de devam ediyor. Bundan sonra da devam edecek. Bir an önce tarafların müzakere yoluyla bu meseleyi hal yoluna koyacak bir yola girmelerini telkin ediyoruz, tavsiye ediyoruz. Bu yönde de çaba sarf ediyoruz. Önümüzdeki 2-3 hafta içinde savaşın birinci yılına gireceğiz. Umarız bu süre daha fazla uzamaz. Savaş derinleşmez ve yaygınlaşmaz. Zaten şu ana kadar çok büyük bir yıkıma, binlerce insanın ölümüne sebep oldu. Bundan sonra da dünyanın bütün çabasını, gayretini, savaşın sonlandırılmasına, ama adil sürdürülebilir bir çözüm temelinde yani Ukrayna'nın toprak bütünlüğü ve güvenliği temelinde savaşın sona ereceği plana doğru odaklanması gerektiği kanaatindeyiz."
Kalın, yeni bir esir takası ya da yaralıların tahliyesi için yeni bir koridor oluşturulmasının gündemde olup olmadığı sorusunu Kalın, "Evet bu gündemde, konuşuyoruz. Farklı düzeylerde zaten bazı mübadeleler zaman zaman yapılıyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu yönde devam ediyor, bu konuda da somut bazı sonuçlar elde etmeyi arzu ediyoruz." diye yanıtladı.
 



Erdoğan ve Tebbun, Türkiye-Cezayir Stratejik İşbirliği Konseyi’nin ilk toplantısına başkanlık etti

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Perşembe günü Ankara'da Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun ile bir araya geldi (TCCB)
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Perşembe günü Ankara'da Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun ile bir araya geldi (TCCB)
TT

Erdoğan ve Tebbun, Türkiye-Cezayir Stratejik İşbirliği Konseyi’nin ilk toplantısına başkanlık etti

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Perşembe günü Ankara'da Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun ile bir araya geldi (TCCB)
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Perşembe günü Ankara'da Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun ile bir araya geldi (TCCB)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun, perşembe günü Ankara’daki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen Türkiye-Cezayir Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin ilk toplantısına iki ülkeden bakanların katılımıyla başkanlık etti.

Konsey toplantısı öncesinde Erdoğan ile Tebbun, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Cezayir Dışişleri Bakanı Ahmed Attaf’ın da katıldığı bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede iki ülke arasındaki ilişkiler ve bunların farklı alanlarda geliştirilmesi ele alınırken, başta Gazze’deki durum ve “barış planının” ikinci aşamasının uygulanmasına yönelik çabalar olmak üzere bölgesel ve uluslararası meseleler değerlendirildi.

Türk Cumhurbaşkanlığı kaynaklarına göre görüşmelerde ayrıca İran’daki savaşın bölgeye etkileri, Hürmüz Boğazı meselesi ve İran ile ABD arasında çözüm sağlanmasına yönelik girişimler de masaya yatırıldı. Erdoğan ve Tebbun, bu çabalara destek verdiklerini vurguladı.

Taraflar ayrıca Libya’daki gelişmeleri, seçimlerin yapılması ve siyasi tıkanıklığın sona erdirilmesine yönelik çabaları değerlendirdi. İki lider, Libya’nın birliği ve istikrarına desteklerini yineledi.

Görüşmelerde Mali’de askeri noktalara yönelik saldırıların ardından ortaya çıkan durum da ele alındı. Erdoğan ile Tebbun, Mali’nin birliğinin desteklenmesi konusunda görüş birliği içinde olduklarını ifade etti.

rgrg
Ankara'da dün (Perşembe) Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısından önce, iki ülkenin dışişleri bakanlarının da katılımıyla Erdoğan ve Tebbun arasında bir görüşme gerçekleşti.(TCCB)

Tebbun, çarşamba günü üç günlük resmi ziyaret kapsamında Türkiye’ye gelmiş, Ankara Esenboğa Havalimanı’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından karşılanmıştı. Bu ziyaret, Tebbun’un cumhurbaşkanı olduktan sonra Türkiye’ye gerçekleştirdiği üçüncü ziyaret oldu.

Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, perşembe günü Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cezayir Cumhurbaşkanı için resmi karşılama töreni düzenledi. Ardından başlayan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısında ekonomi, ticaret, yatırım, savunma, eğitim, sağlık, enerji ve turizm başta olmak üzere birçok alandaki iş birliği ile ilişkilerin geliştirilmesi ele alındı.

Türkiye ile Cezayir, Erdoğan’ın Ocak 2020’de Cezayir’e gerçekleştirdiği ziyaret sırasında, iki ülke arasında 23 Mayıs 2006’da imzalanan Dostluk ve İşbirliği Anlaşması temelinde konseyin kurulmasına ilişkin ortak bildiriyi imzalamıştı.

Konseyin enerji, sanayi, savunma ve ortak bölgesel siyasi meselelerde koordinasyonu güçlendirmesi hedefleniyor.

Toplantıya iki ülkeden dışişleri, içişleri, sanayi, enerji, tarım, ticaret, aile ve sosyal güvenlik bakanları da katıldı. Bakanlar, ikili ilişkilerin farklı sektörlerde geliştirilmesine yönelik görüşmeler gerçekleştirdi.

İki ülke, halen 6 milyar dolar seviyesinde bulunan ticaret hacmini kısa sürede yıllık 10 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor. Türkiye, hidrokarbon sektörü dışında Cezayir’deki en büyük yabancı yatırımcılardan biri konumunda bulunuyor. Türk yatırımları 6 milyar doları aşarken, bu alanda Fransa’yı geride bırakmış durumda.

fedv
Erdoğan, Ankara'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda Tebbun’e için resmi karşılama töreni düzenledi.

Türk yatırımları ağırlıklı olarak sanayi, özellikle demir-çelik ve tekstil sektörleri ile hizmet alanlarında yoğunlaşıyor. Bu sektörlerde faaliyet gösteren yaklaşık 1400 Türk şirketi bulunuyor.

Türkiye, 2025 yılında Cezayir’den sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ithal eden ülkeler arasında ilk sırada yer alıyor. İki ülke arasında uzun vadeli anlaşmalar bulunurken, bunlar arasında Türkiye’ye yılda 4 milyar metreküp LNG tedarikini öngören sözleşme de yer alıyor.

Tebbun’un, Türkiye’den daha fazla destek sağlamayı ve Türkiye’yi Cezayir ekonomisi açısından stratejik öneme sahip projelere dahil etmeyi amaçladığı belirtiliyor. Bu projeler arasında Mali ve Nijer sınırına uzanan güney demiryolu hattı da bulunuyor. Türkiye ise Afrika’daki varlığını güçlendirmeye ilgi gösterirken, dünyanın en büyük demir cevheri rezervlerinden biri kabul edilen Gara Cebilet madeninin işletilmeye başlanmasının ardından demir-çelik alanındaki yatırımlarını genişletmeyi hedefliyor.

sdcds
Erdoğan ve Tebbun arasında Perşembe günü gerçekleşen ikili görüşmelerden bir kare (TCCB)

Türkiye-Cezayir ilişkileri 2019’dan bu yana önemli ölçüde gelişme kaydetti. Erdoğan ile Tebbun karşılıklı olarak birçok ziyaret gerçekleştirirken, Erdoğan, 2019 sonunda cumhurbaşkanı seçilen Tebbun’un ardından 2020 başında Cezayir’i ziyaret eden ilk devlet başkanı olmuştu.

Erdoğan Kasım 2023’te Cezayir’i ziyaret ederken, Tebbun da 2022 ve 2023 yıllarında Türkiye’ye gelmişti. Bu ziyaretlerde iki ülke arasında çok sayıda anlaşma, mutabakat zaptı ve iş birliği protokolü imzalandı.


Erdoğan ve Tebbun, Türkiye ile Cezayir arasındaki "Stratejik İşbirliği Konseyi"nin ilk toplantısına başkanlık etti

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Ankara'da Cezayir Cumhurbaşkanı Abdelmecid Tebbun ile bir araya geldi (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Ankara'da Cezayir Cumhurbaşkanı Abdelmecid Tebbun ile bir araya geldi (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Erdoğan ve Tebbun, Türkiye ile Cezayir arasındaki "Stratejik İşbirliği Konseyi"nin ilk toplantısına başkanlık etti

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Ankara'da Cezayir Cumhurbaşkanı Abdelmecid Tebbun ile bir araya geldi (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Ankara'da Cezayir Cumhurbaşkanı Abdelmecid Tebbun ile bir araya geldi (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Recep Tayyip Erdoğan ile Abdelmecid Tebbun, dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde iki ülkeden bakanların katılımıyla Türkiye-Cezayir Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin ilk toplantısına başkanlık etti.

Konsey toplantısı öncesinde Erdoğan ve Tebbun, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Cezayir Dışişleri Bakanı Ahmed Attaf’ın da bulunduğu bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede iki ülke arasındaki ilişkilerin farklı alanlarda geliştirilmesi, bölgesel ve uluslararası meseleler ile özellikle Gazze’deki durum ve “barış planının” ikinci aşamasının uygulanmasına yönelik çabalar ele alındı.

Cumhurbaşkanlığı kaynaklarına göre görüşmede ayrıca İran’daki savaşın bölgeye etkileri, Hürmüz Boğazı meselesi ve İran ile ABD arasında çözüm bulunmasına yönelik diplomatik girişimler de değerlendirildi. Erdoğan ve Tebbun, söz konusu çabalara destek verdiklerini ifade etti.

Liderler ayrıca Libya’daki gelişmeleri, seçimlerin gerçekleştirilmesine ve siyasi tıkanıklığın sona erdirilmesine yönelik girişimleri görüştü. İki cumhurbaşkanı, Libya’nın birliği ve istikrarına desteklerini yineledi.

Ankara'da dün, Stratejik İşbirliği Konseyi (Türkiye Başkanlığı) toplantısından önce, iki ülkenin dışişleri bakanlarının da katılımıyla Erdoğan ve Tebbun arasında bir görüşme gerçekleşti.Ankara'da dün, Stratejik İşbirliği Konseyi (Türkiye Başkanlığı) toplantısından önce, iki ülkenin dışişleri bakanlarının da katılımıyla Erdoğan ve Tebbun arasında bir görüşme gerçekleşti.

Görüşmelerde, askeri noktalara yönelik saldırıların ardından Mali’deki güvenlik ve mali durum da ele alındı. Erdoğan ve Tebbun, Mali’nin birliğinin korunması konusunda ortak görüş beyan etti.

Tebbun, üç gün sürecek resmi ziyaret kapsamında çarşamba günü Ankara’ya geldi. Cezayir Cumhurbaşkanı, Esenboğa Havalimanı’nda Erdoğan tarafından karşılandı. Bu ziyaret, Tebbun’un cumhurbaşkanı olduktan sonra Türkiye’ye gerçekleştirdiği üçüncü ziyaret oldu.

Erdoğan, dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Tebbun için resmi karşılama töreni düzenledi. Ardından gerçekleştirilen Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısında ekonomi, ticaret, yatırım, savunma, eğitim, sağlık, enerji ve turizm alanlarında iş birliği ile ilişkilerin geliştirilmesi konuları masaya yatırıldı.

Türkiye ile Cezayir, söz konusu konseyin kurulmasına ilişkin ortak bildiriyi Erdoğan’ın Ocak 2020’de Cezayir’e yaptığı ziyaret sırasında imzalamıştı. Konsey, iki ülke arasında 23 Mayıs 2006’da imzalanan Dostluk ve İşbirliği Anlaşması temelinde oluşturuldu.

Erdoğan, Ankara'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda Tebbun için resmi karşılama töreni düzenledi.Erdoğan, Ankara'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda Tebbun için resmi karşılama töreni düzenledi.

Konseyin; enerji, sanayi, savunma ve ortak bölgesel siyasi konularda koordinasyonun güçlendirilmesini hedeflediği belirtildi.

Toplantıya iki ülkeden dışişleri, içişleri, sanayi, enerji, tarım, ticaret, aile ve sosyal güvenlik bakanları da katıldı. Bakanlar, farklı sektörlerde ikili ilişkileri ele almak üzere çeşitli görüşmeler gerçekleştirdi.

Türkiye ve Cezayir, mevcut 6 milyar dolarlık ticaret hacmini kısa sürede yıllık 10 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor. Türkiye, hidrokarbon sektörü dışında 6 milyar doları aşan yatırımla Cezayir’deki en büyük yabancı yatırımcılar arasında yer alıyor ve bu alanda Fransa’yı geride bırakıyor.

Türk yatırımları ağırlıklı olarak sanayi, özellikle demir-çelik ve tekstil sektörleri ile hizmet alanlarında yoğunlaşıyor. Bu sektörlerde yaklaşık bin 400 Türk şirketi faaliyet gösteriyor.

Türkiye, 2025 itibarıyla Cezayir’den sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ithal eden ülkeler arasında ilk sırada bulunuyor. İki ülke arasında Türkiye’ye yıllık 4 milyar metreküp LNG tedarikini kapsayan uzun vadeli anlaşmalar da bulunuyor.

Tebbun’un, Türkiye’nin Afrika’daki varlığını güçlendirme politikası kapsamında Ankara’dan daha fazla destek ve yatırım talep ettiği belirtildi. Bu kapsamda Mali ve Nijer sınırına uzanan güney demiryolu projeleri ile dünyanın en büyük demir cevheri rezervlerinden biri kabul edilen Gara Cebilet madeninin işletilmesine yönelik Türk yatırımlarının genişletilmesi gündemde yer aldı.

Erdoğan ve Tebbun arasında dün gerçekleşen ikili görüşmelerden (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)Erdoğan ve Tebbun arasında dün gerçekleşen ikili görüşmelerden (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye-Cezayir ilişkileri 2019’dan bu yana önemli ölçüde gelişme gösterdi. Erdoğan ile Tebbun karşılıklı ziyaretlerde bulunurken, Erdoğan 2020 başında Tebbun’un cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından Cezayir’i ziyaret eden ilk devlet başkanı olmuştu.

Erdoğan Kasım 2023’te Cezayir’i ziyaret ederken, Tebbun da 2022 ve 2023 yıllarında Türkiye’ye gelmişti. Söz konusu ziyaretlerde iki ülke arasında çok sayıda anlaşma, mutabakat zaptı ve iş birliği protokolü imzalandı.


Suudi Arabistan ile Türkiye arasında diplomatik ve özel pasaport sahiplerine vize muafiyeti

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çarşamba günü Ankara'da Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı'nı kabul etti; görüşmede mevkidaşı Fidan’da hazır bulundu (SPA)
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çarşamba günü Ankara'da Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı'nı kabul etti; görüşmede mevkidaşı Fidan’da hazır bulundu (SPA)
TT

Suudi Arabistan ile Türkiye arasında diplomatik ve özel pasaport sahiplerine vize muafiyeti

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çarşamba günü Ankara'da Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı'nı kabul etti; görüşmede mevkidaşı Fidan’da hazır bulundu (SPA)
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çarşamba günü Ankara'da Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı'nı kabul etti; görüşmede mevkidaşı Fidan’da hazır bulundu (SPA)

Suudi Arabistan ile Türkiye, diplomatik ve özel pasaport hamilleri için karşılıklı vize muafiyeti anlaşması imzaladı.

İmza töreninin ardından Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan’ı çarşamba günü Ankara’da kabul etti.

Şarku’l Avsat’ın Suudi Arabistan Haber Ajansı SPA’dan aktardığı habere göre görüşmede iki ülke arasındaki ikili ilişkiler ele alındı; ortak çıkarları gözeten iş birliğinin geliştirilmesi ile bölgesel güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yönelik adımlar değerlendirildi.

Anlaşma, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ile Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan tarafından, Ankara’da düzenlenen Türkiye-Suudi Arabistan Koordinasyon Konseyi’nin üçüncü toplantısının ardından imzalandı.

İkili temaslar

Fidan ve Bin Ferhan, konsey toplantısı öncesinde gerçekleştirdikleri ikili görüşmede, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkilerin tüm alanlarda geliştirilmesi imkânlarını ele aldı. Görüşmede ayrıca uluslararası meseleler ve bölgedeki gelişmeler masaya yatırıldı. Özellikle Gazze’deki durum, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları ve Suriye topraklarında genişleme girişimleri ile İran’daki savaş ve bunun bölgeye etkileri ve savaşın sona erdirilmesine yönelik diplomatik çabalar değerlendirildi.

dsedfvfd
Ankara'da bugün (Çarşamba) düzenlenen Türk-Suudi Koordinasyon Konseyi'nin üçüncü toplantısı öncesinde Fidan ve Bin Ferhan arasında gerçekleşen görüşmelerden bir sahne (Türk Dışişleri Bakanlığı)

Diplomatik kaynaklara göre iki bakan, Gazze’de barış anlaşmasının ikinci aşamasının uygulanmasının sürdürülmesi ve yeniden imar çalışmalarının başlatılmasının önemini vurguladı. Ayrıca İsrail’in bölgedeki genişlemeci uygulamalarının durdurulması, İran’daki savaşın sona erdirilmesine yönelik çabaların desteklenmesi ve Tahran ile Washington arasında nihai bir anlaşmaya varılması gerektiği ifade edildi. Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin yeni gerilim ve provokasyonlara yol açmaması gerektiği de dile getirildi.

Bakanlar ayrıca bölge ülkelerinin sorunlarını kendi aralarında çözmesi gerektiğini, “bölgesel sahiplenme” ilkesi çerçevesinde dış müdahalelere izin verilmemesi gerektiğini vurguladı.

Her iki taraf, Ortadoğu’daki sorunların çözümü için diplomatik çabaların sürdürülmesi ve meselelerin diyalog yoluyla çözüme kavuşturulması gerektiğinin altını çizdi.

cdvvf
Ankara'da bugün (Çarşamba) düzenlenen Türk-Suudi Koordinasyon Konseyi'nin üçüncü toplantısından bir kare (Türk Dışişleri Bakanlığı)

Üçüncü Türkiye-Suudi Arabistan Koordinasyon Konseyi toplantısına eş başkanlık eden bakanlar, savunma, enerji ve turizm başta olmak üzere ekonomik, ticari ve yatırım alanlarındaki ilişkileri gözden geçirdi. Ayrıca bölgesel ve uluslararası meselelerde siyasi koordinasyonun sürdürülmesinin önemine dikkat çekildi.

İş birliği mekanizması

2016 yılında kurulan Türkiye-Suudi Arabistan Koordinasyon Konseyi, iki ülke arasında kurumsal çerçevede iş birliği ve istişareyi geliştirmeyi amaçlayan bir mekanizma olarak faaliyet gösteriyor.

Konseyin ilk toplantısı 7-8 Şubat 2017’de Ankara’da, ikinci toplantısı ise 18 Mayıs 2025’te Riyad’da düzenlendi.

Konsey bünyesinde beş alt komite bulunuyor: Siyasi ve diplomatik komite, askeri ve güvenlik komitesi, kültür-spor-medya ve turizm komitesi, sosyal kalkınma-sağlık-eğitim komitesi ile ticaret-sanayi-yatırım-altyapı ve enerji komitesi.

Alt komiteler düzenli aralıklarla toplanırken, son olarak siyasi ve diplomatik komite 28 Nisan’da çevrim içi olarak bir araya gelerek üçüncü konsey toplantısının hazırlıklarını gerçekleştirdi.