Suudi Arabistan Ulusal Deniz Taşımacılığı Şirketi (Bahri), süper petrol tankeri Wadiyan’ın dün Hürmüz Boğazı’ndan geçişi sırasında bir kazaya karıştığını açıkladı. Şirket, tüm mürettebatın sağlık durumunun iyi olduğunu, geminin güvenli durumda bulunduğunu ve seyrine devam edebilecek durumda olduğunu bildirdi.
Şirketten yapılan açıklamada, uluslararası IMO numarası 9524970 olan tankerin 7 Temmuz’da kazaya maruz kaldığı belirtilerek, yapılan kontrollerin ardından gemideki mürettebat ve çalışanlar arasında herhangi bir yaralanma tespit edilmediği ifade edildi.
Bahri, kazanın meydana gelmesinin hemen ardından ilgili makamlara bilgi verildiğini, durumun yönetimi için ilgili tüm taraflarla koordinasyonun sürdüğünü ve gelişmelerin yakından takip edilmesi amacıyla tanker mürettebatıyla sürekli iletişim halinde olunduğunu kaydetti.
Bahri, çalışanlarının güvenliği, deniz çevresinin korunması ve filosunun güvenli şekilde işletilmesinin şirketin öncelikleri arasında yer aldığını vurgulayarak, tankerlerini en yüksek güvenlik ve operasyonel güvenilirlik standartlarına uygun şekilde işletmeyi sürdüreceğini belirtti.
Olay, dünyanın en önemli petrol ve uluslararası ticaret güzergâhlarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin yakından takip edildiği bir dönemde meydana geldi.
Suudi Arabistan dün yaptığı açıklamada, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçişleri sırasında Suudi Arabistan’a ait Wadiyan ile Katar’a ait Al Rukayyat tankerlerini hedef almasını en sert ifadelerle kınadı. Riyad, söz konusu saldırıların uluslararası deniz taşımacılığı güvenliğine ve küresel enerji arzının emniyetine yönelik kabul edilemez bir saldırı niteliği taşıdığını bildirdi.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasında, İran’ın bu tür saldırıları sürdürmesinin uluslararası hukuk ve teamüllerin yanı sıra deniz ulaşımının serbestisini ve deniz yollarında güvenli geçişi güvence altına alan Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin 2817 sayılı kararının da ağır ihlali olduğu ifade edildi.
Riyad yönetimi, İran’dan bölge güvenliğini, uluslararası deniz seyrüseferini ve enerji tedarikini tehdit eden tüm eylemlerine derhal son vermesini isterken, saldırılar ile bunların yol açtığı tüm zarar ve sonuçlardan Tahran’ı tamamen sorumlu tuttuğunu açıkladı.
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi de İran’ın Wadiyan tankerini hedef almasını en sert ifadelerle kınadı. Budeyvi, saldırının uluslararası hukukun ve uluslararası deniz yollarının güvenliğine ilişkin kuralların açık ihlali olduğunu belirtti.
Budeyvi, saldırının İran’ın bölge güvenliğini istikrarsızlaştırmaya, küresel enerji güvenliğini zayıflatmaya ve uluslararası ticaret akışını tehdit etmeye yönelik düşmanca ve provokatif politikasını sürdürdüğünü gösterdiğini ifade etti. Bunun tüm uluslararası hukuk kuralları, teamüller ve anlaşmalara açık bir meydan okuma niteliği taşıdığını söyledi.
Budeyvi dün yayımladığı açıklamada, üye ülkelerin Suudi Arabistan ile tam dayanışma içinde olduğunu ve Riyad’ın ulusal çıkarlarını korumak amacıyla attığı tüm adımlara destek verdiğini vurguladı.
Aynı gün Katar Dışişleri Bakanlığı da İran’ın Doha Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Muhsin Kanani’yi bakanlığa çağırarak, Hürmüz Boğazı yakınlarından geçişi sırasında Al Rukayyat tankerinin hedef alınması nedeniyle protesto notası verdi.
Katar Dışişleri Bakanlığı Protokol Dairesi Müdürü İbrahim Fahru tarafından Kanani’ye iletilen protesto notasında, saldırının uluslararası deniz seyrüseferinin güvenliğine yönelik ciddi bir ihlal, küresel enerji arzı güvenliğine doğrudan tehdit ve uluslararası hukukun açık şekilde ihlali olduğu vurgulandı.
Notada, Katar’ın söz konusu saldırıyı ve bunun uluslararası deniz taşımacılığı güvenliği ile bölgesel istikrara yönelik oluşturduğu tehdidi kesin bir dille reddettiği belirtilerek, İran’dan bölge güvenliğini tehdit eden tüm uygulamalara derhal son vermesi ve uluslararası deniz seyrüseferi ile küresel enerji arzını riske atan eylemlerden kaçınması istendi.
Katar, uluslararası hukuk çerçevesinde çıkarlarını ve ulusal varlıklarını korumak amacıyla gerekli gördüğü tüm adımları atma hakkını saklı tuttuğunu da bildirirken, İran’dan saldırıyla ilgili acil açıklama yapmasını, benzer olayların tekrarını önleyecek tedbirleri almasını ve ilgili uluslararası hukuk kurallarına tam olarak uymasını talep etti.
Öte yandan birçok Arap ve Körfez ülkesi de İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçiş yapan Suudi petrol tankeri ile Katar’a ait doğal gaz tankerini hedef almasını kınayarak, söz konusu saldırıların uluslararası deniz taşımacılığının güvenliğini ciddi şekilde tehdit ettiğini vurguladı.