Lübnan Genelkurmay Başkanı Joseph Avn’ın Cumhurbaşkanı adaylığı gündemde

Dürzi İlerici Sosyalist Parti Cumhurbaşkanlığına Lübnan Genelkurmay Başkanı Avn’ı önerdi

Patrik Rai, 31 Ocak’ta Demokratik Buluşma Bloğu Başkanı Milletvekili Teymur Canbolad, milletvekilleri Vail Ebu Faur ve Raci es-Saad ile bir araya geldi (NNA)
Patrik Rai, 31 Ocak’ta Demokratik Buluşma Bloğu Başkanı Milletvekili Teymur Canbolad, milletvekilleri Vail Ebu Faur ve Raci es-Saad ile bir araya geldi (NNA)
TT

Lübnan Genelkurmay Başkanı Joseph Avn’ın Cumhurbaşkanı adaylığı gündemde

Patrik Rai, 31 Ocak’ta Demokratik Buluşma Bloğu Başkanı Milletvekili Teymur Canbolad, milletvekilleri Vail Ebu Faur ve Raci es-Saad ile bir araya geldi (NNA)
Patrik Rai, 31 Ocak’ta Demokratik Buluşma Bloğu Başkanı Milletvekili Teymur Canbolad, milletvekilleri Vail Ebu Faur ve Raci es-Saad ile bir araya geldi (NNA)

Lübnan’da (Dürzi) İlerici Sosyalist Parti (İSP), Genelkurmay Başkanı Joseph Avn’ın cumhurbaşkanlığına aday gösterilen isimlerin başında geldiğini açıkladı. Aynı şekilde şu ana kadar hiçbir adayın 65 milletvekilinin desteğini almadığı belirtilirken bu gelişme, parti ve parlamento bloğu tarafından yapılan istişareler ve toplantıların bir sonucu olarak yaşandı. Öyle ki son olarak 31 Ocak’ta Maruni Patriği Beşara er-Rai, İSP Genel Başkanı Velid Canbolad ve Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri bir araya geldi.
İSP temsilcilerinin, meclis başkanı Berri, (Maruni Hristiyan) Lübnan Kuvvetleri Partisi ve diğer muhalif bloklar gibi sürekli temas halinde olduğu tarafların yanı sıra (Şii) Hizbullah ve (Maruni Hristiyan) Özgür Yurtsever Hareket (ÖYH) gibi müttefikleri ve muhalifleri içeren siyasi taraflarla gerçekleştirdiği görüşmelerden sonra Meclis’teki Demokratik Buluşma Bloğu Başkanı Timur (Teymur) Canbolad, 31 Ocak sabahı milletvekilleri Vail Ebu Faur ve Raci es-Saad’ın da yer aldığı bir heyetin başında Bkerki’deki Maruni Patrikhanesi’ni ziyaret etti. Yetkililer, görüşme sırasında cumhurbaşkanlığı seçimlerini ve siyasi gelişmeleri ele aldı.
Görüşme sonrasında Saad, “Bugün patrikhaneye yaptığımız ziyaret, Bkerki’nin vatana düşkünlüğünün bir teyidi olarak gelişti. Bkerki, toplumun ve anayasanın ana destekçisini temsil ediyor. Anayasaya ve mezhebe bağlı kalmak, kurumları hayata döndürmek, reformları bir an önce başlatarak ekonomik ve mali kurtarma sürecini başlatmak dışında bir çözüm yoktur” dedi.
Rai ile bir cumhurbaşkanı seçme gerekliliğini ele alan Saad, “Çünkü düzenin anayasal yaşama ve ortaklığa dönüşü, özellikle kurumların parçalanması ve talihsiz ve tehlikeli yargı mücadelesi ortasında yeni bir cumhurbaşkanının seçilmesiyle başlar. Tüm finans kurumlarının greve gitmesi, tüm sektörlerin çökmesi ve güvenlik kurumlarının grev başlatması korkusu gölgesinde koşulların mezhepsel bir boyut kazanmamasını temenni ediyoruz” diyerek, bir arada yaşamanın önemini ve ülkeyi güvenliğe götürecek anayasaya uygun idari yönetimin uygulanması gerektiğini vurguladı.
Raci es-Saad, “Bu noktadan hareketle, bütün söylediklerimize dayanarak, anayasaya ve mezhebe bağlı kalmaktan, cumhurbaşkanı seçmekten, kurumları yeniden canlandırmaktan, bir boşluğun oluşmasını önlemekten ve derhal reformları başlatarak mali ve ekonomik kurtarma sürecini başlatmaktan başka çare olmadığı konusunda Patrik ile hemfikiriz” açıklamasında bulundu.
Saad, “Cumhurbaşkanlığı için belirli bir isim üzerinde anlaşma yok. Ancak bir isimler hiyerarşisi var ve mevcut tüm isimler arasında ordu komutanı General Joseph Avn ilk sırada. Bu, Demokratik Buluşma’nın tavrının bu olduğu anlamına gelmez. Daha çok tüm bloklar arasındaki tüm toplantıların sonucudur” dedi.
Velid Canbolad’ın cumhurbaşkanlığı için önerdiği isimler konusu da Patrik Rai ile ele alınırken, bu çerçevede Saad, “Bugün belirli bir isim üzerinde anlaşma yok. Ancak sunulan isimlerde bir tür hiyerarşi var. Demokratik Buluşma’nın tavrından değil, tüm partiler ve bloklar arasında ve hatta yabancı ülkeler düzeyinde gerçekleşen tüm toplantılardan bahsediyoruz ki ordu komutanının adı da çokça tartışılıyor” ifadelerini kullandı.
Genelkurmay Başkanı hususunda anlaşmaya varılması halinde anayasa değişikliğinin gerekliliği ve bu değişikliğin yapılması için yeterli sayıda milletvekili bulunmasının mümkün olup olmadığı hakkında ise Milletvekili, “Tartışılan isimler var ve sonunda ordu komutanının ismi konusunda büyük bir anlaşma olursa o zaman anayasa değişikliğini konuşuruz. Ama şu ana kadar hem anayasayı değiştirmek için hem de son yaşanan her olay için bir isim üzerinde anlaşmaya varmadık” dedi.
İSP Milletvekili Hadi Ebu el-Hasan ise Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, ordu komutanının adının ilk sırada gelmesinin, ona bazı dost ülkelerin dış desteğinden ve bazı partilerin iç desteğinden kaynaklandığını söyledi. Genelkurmay Başkanı Avn’ı destekleyen parlamento bloklarının neler olduğu sorusuna ise Ebu el-Hasan, “Lübnan Kuvvetleri Partisi, üzerinde anlaşmaya varılması durumunda desteğini gizlemedi. Bir dizi muhalefet gücünün yanı sıra, Milletvekili Mişel Muavvad’ı desteklemekten vazgeçmeye karar verdiğimizde, bunun doğrudan bir başkan seçmeye gideceği konusunda hepimiz hemfikiriz” şeklinde yanıt verdi.
Ebu el-Hasan, hareketliliğe ve Demokratik Buluşma’nın gerçekleştiği toplantılara da değinirken, bunların alarm zilinin çaldığı ve oturumları boykot etme tehditlerinin ortaya koyulduğu son seçim oturumundan itibaren başladığına dikkati çekti. Milletvekili Hadi Ebu el-Hasan, aynı gün içerisinde Hizbullah ve ardından Milletvekili Cibran Basil ile bir araya gelirken, 31 Ocak’ta da Patrik ile görüştü. Yakın zamanda ise Meclis Başkanı Berri ile bir araya gelecek. Ebu el-Hasan ayrıca, görüşmeler sırasında General Joseph Avn, eski bakan Cihad Azour ve eski Milletvekili Salah Hanin başta olmak üzere üç ismin gündeme geldiğini dile getirdi. Ebu el-Hasan ayrıca, Hizbullah’ın adayı olan (Maruni Hristiyan) Marada Hareketi lideri Süleyman Franciyye’ye bağlılığının devam etmesinin, Basil tarafından reddedilmesi gibi kendisi hakkındaki düşüncelerden kaynaklandığını söylerken, ordu komutanı hakkındaki fikir birliğinin de bazı garantiler almasını gerektirdiğini vurguladı.
Cumhurbaşkanlığı seçimleri krizinin çözülmeye yakın olup olmadığı hususunda ise Ebu el-Hasan, “Sanmıyorum. Bir atılım gerçekleştiriyoruz ama henüz yakın değiliz. Çünkü hesaplamalar hâlâ karmaşık. Basil ile Franciyye arasında bir uyumsuzluk krizi var. Bazı insanların telafi seçeneğinden geri çekilmesi sonucunda ekibimiz krize girdi” dedi.
Şarku’l Avsat’a konuşan Lübnan Kuvvetleri kaynakları ise isimler hakkında yorum yapmayı kabul etmezken, şu ana kadar Mişel Muavvad’ın adaylığına bağlılıklarını dile getirdi. Bu çerçevede Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar, “Herhangi bir isim, reform ve egemenlik arasında birleşme sağlayabilir” dedi.
Kaynaklar ayrıca, bugün yaşanan cumhurbaşkanlığı hareketliliğine övgüde bulunurken, “İsimlerin doğduğu bu başkanlık hareketi gereklidir. Birbirini izleyen seçim döngülerinde meclisin odalarında gerçekleşmesi gerekmesine rağmen bu hareketliliğin bizi bir yere götürmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı. Bu hareketliliğin ek bir baskı oluşturduğuna vurgu yapan kaynaklar, “Sorun, tavrına ve adaylığına hala tutunan ve uzlaşmalı bir alana geçmek istemeyen diğer tarafta yatıyor” dedi.
Aynı şekilde Milletvekilili Faysal Kerami’nin Bkerki’ye yaptığı ziyarette de cumhurbaşkanlığı seçimleri konusu ele alındı. Kerami, Rai ile görüşmesi sonrasında “Tüm taraflar arasındaki kopukları birleştirmek ve uzlaşı adına endişelerini dinlemek için girişimlerde bulunuyoruz. Çünkü fikir birliği olmadan bir cumhurbaşkanı olmayacak” şeklinde konuştu.
Faysal Kerami, “Buradan ifade ediyoruz ki cumhurbaşkanlığı, ülkeyi kasıp kavuran tüm krizlerin çözümünün başlangıcıdır. Çünkü cumhurbaşkanı olmadan anayasal kurumların çalışmaları organize olmayacaktır. Bu nedenle Taif Anlaşması tüm krizlerin çözümü için ana giriş noktasıdır” açıklamasında bulundu.
Genelkurmay Başkanı’nın adaylığı üzerinde uzlaşı sağlanırsa anayasa değişikliğini destekleyip desteklemediği sorusuna yanıt olarak Kerami, “Ben doğal olarak anayasaya dokunulmasına karşıyım. Ama bu mesele, meseleleri halletmek için bir çıkış yolu ise, bunda bir mahzur yoktur. Çünkü öyle bir noktaya geldik ki, insanlar yoruldu, can verdi, ülkenin durumu daha da kötüye gitti. Ayrıca taraflarla ve dış dünyayla ilişkiler koptu. Bu, adayın kim olduğunu açıklayacağım anlamına gelmiyor. Ben uzlaşmadan yanayım. Cumhuriyet için birleştiren ve bölmeyen bir cumhurbaşkanının seçilmesinden yanayım” ifadelerini kullandı.



Lübnan Başbakanı, İsrail hava saldırıları nedeniyle "insani bir felaket" yaşanabileceği uyarısında bulundu

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, 3 Aralık 2025'te Beyrut'taki hükümet merkezinde gazetecilere açıklama yaptı (Reuters)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, 3 Aralık 2025'te Beyrut'taki hükümet merkezinde gazetecilere açıklama yaptı (Reuters)
TT

Lübnan Başbakanı, İsrail hava saldırıları nedeniyle "insani bir felaket" yaşanabileceği uyarısında bulundu

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, 3 Aralık 2025'te Beyrut'taki hükümet merkezinde gazetecilere açıklama yaptı (Reuters)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, 3 Aralık 2025'te Beyrut'taki hükümet merkezinde gazetecilere açıklama yaptı (Reuters)

Lübnan Başbakanı Navvaf Selam, dün geceden bu yana İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine yönelik yaygın tahliye uyarıları ve ardından gelen hava saldırılarından sonra binlerce kişinin evlerini terk etmesi üzerine bugün "insani bir felaket" uyarısında bulundu. Arap ve yabancı ülkelerin büyükelçilerine hitap eden Selam, "Bu yerinden edilmenin hem insani hem de siyasi düzeydeki sonuçları emsalsiz olabilir" diyerek, "yaklaşan bir insani felaket" konusunda uyardı.

İsrail, dün gece ve bu sabah çeşitli noktaları hedef alan askeri gerilimin bir parçası olarak, Lübnan'ın güneyindeki birkaç kasabaya ve Beyrut'un güney banliyölerindeki bölgelere bir dizi hava saldırısı düzenledi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı, "düşman savaş uçaklarının" Lübnan'ın güneyindeki Srifa, Ayta el-Şaab, Tuline, el-Savana ve Mecdel Silim gibi kasabalara gece baskınları düzenlediğini bildirdi. Ajans ayrıca, İsrail savaş uçaklarının güneydeki Akun kasabasının yanı sıra güney Lübnan'daki Kalaviye, el-Haniya ve Hiyam kasabalarını da hedef aldığını belirtti. Ayrıca, Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'nde bulunan Duris kasabasına da iki baskın düzenlendi.

İsrail ordusu bugün Beyrut'un güney banliyölerine bir dizi baskın düzenleyerek çeşitli mahalle ve bölgeleri hedef aldı.


Savaşın başlangıcından bu yana İsrail’in Lübnan’a düzenlediği hava saldırılarında 120’den fazla kişi hayatını kaybetti

Lübnan’ın güneyindeki evlerinden ayrılmak zorunda kalan Lübnanlılar, Beyrut’un doğusundaki bir okula sığındı. (AFP)
Lübnan’ın güneyindeki evlerinden ayrılmak zorunda kalan Lübnanlılar, Beyrut’un doğusundaki bir okula sığındı. (AFP)
TT

Savaşın başlangıcından bu yana İsrail’in Lübnan’a düzenlediği hava saldırılarında 120’den fazla kişi hayatını kaybetti

Lübnan’ın güneyindeki evlerinden ayrılmak zorunda kalan Lübnanlılar, Beyrut’un doğusundaki bir okula sığındı. (AFP)
Lübnan’ın güneyindeki evlerinden ayrılmak zorunda kalan Lübnanlılar, Beyrut’un doğusundaki bir okula sığındı. (AFP)

Lübnan Sağlık Bakanlığı’nın dün açıkladığı yeni verilere göre, pazartesi günü Hizbullah ile İsrail arasında başlayan çatışmalardan bu yana Lübnan’da 123 kişi hayatını kaybetti. İsrail, akşam saatlerinde Beyrut’un güney banliyölerine hava saldırıları başlatmadan önce bölge sakinlerine tahliye uyarısı yaptı.

Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, “Pazartesi sabahından bu yana İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 123’e, yaralı sayısı ise 683’e yükseldi” ifadesi yer aldı. Açıklamada, hastanelere yeni yaralıların getirilmeye devam etmesi nedeniyle sayının artabileceği belirtildi. Daha önce yapılan bir açıklamada yaşamını yitirenlerin sayısının 102 olduğu bildirilmişti.

Resmi medya ve Sağlık Bakanlığı’na göre, Lübnan’ın güneyi ve doğusuna düzenlenen hava saldırılarında 14 kişi hayatını kaybetti. Bu sırada İsrail ordusu, ülkenin geniş bölgelerinde yaşayan sivillere tahliye çağrısını yineledi.

Sağlık Bakanlığı dün akşam yaptığı açıklamada, Batı Bekaa bölgesindeki Meşğara beldesinde bir eve düzenlenen İsrail hava saldırısında “5 yaşında bir kız çocuğu ve 7 yaşında bir erkek çocuğu dahil dört kişinin” yaşamını yitirdiğini duyurdu.

Aynı bölgede bulunan Labaya beldesine düzenlenen bir başka İsrail saldırısında da iki kişi yaşamını yitirdi. Bakanlığa göre saldırıda üç kişi yaralandı; yaralılar arasında durumu ağır olan iki kız çocuğu da bulunuyor.

Dün daha erken saatlerde ise Lübnan Ulusal Haber Ajansı (NNA), ülkenin güneyindeki Nebatiye vilayetine bağlı el-Kefur beldesinin muhtarı ile eşinin, beldeye düzenlenen hava saldırısında hayatını kaybettiğini bildirdi.

6j
İsrail bombardımanının ardından Lübnan’ın güneyindeki bir köyden yükselen duman (EPA)

Şarku’l Avsat’ın NNA’dan aktardığına göre aynı bölgede yer alan Zotar eş-Şarkiye beldesinde bir eve düzenlenen hava saldırısında bir erkek, eşi ve iki çocuğundan oluşan bir aile hayatını kaybetti. NNA, ailenin ‘düşman savaş uçaklarının evlerini hedef alan hava saldırısı’ sonucu öldüğünü bildirdi.

İsrail dün saldırılarının kapsamını genişletti. Güney Lübnan’daki çeşitli beldelerin yanı sıra Hizbullah’ın kalesi olarak bilinen Beyrut’un güney banliyöleri ve doğudaki Bekaa bölgesinde yer alan Zahle kenti de hedef alındı. Sağlık Bakanlığı’na göre sabah saatlerinde kentin girişinde bir araca düzenlenen saldırıda iki kişi yaşamını yitirdi.

İsrail, gece yarısından sonra kuzeydeki Trablus kentinde bulunan el-Bedavi Filistin Mülteci Kampı’ndaki bir daireyi de hedef aldı. NNA’ya göre saldırıda Hamas mensubu bir yetkili ile eşi hayatını kaybetti.

Gece saatlerinde ise Beyrut ile kentin uluslararası havalimanını birbirine bağlayan yolda birkaç dakika arayla iki araca düzenlenen İsrail hava saldırılarında üç kişi öldü.

Lübnan Sağlık Bakanlığı’na göre Hizbullah ile savaşın başlamasından bu yana İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarında 100’den fazla kişi hayatını kaybederken, 638 kişi de yaralandı.

İsrail Ordu Sözcüsü dün yaptığı açıklamada, Litani Nehri’nin güneyinde ve sınır boyunca yaklaşık 30 kilometrelik alanda yaşayan sivillere yönelik tahliye uyarısını yineledi. Açıklamada, Sur ve Bint Cubeyl’in de kapsama dahil olduğu belirtilerek, “Hizbullah tarafından askeri amaçlarla kullanılan her evin hedef alınabileceği” uyarısında bulunuldu.

İsrail ordusu ayrıca dün öğleden sonra Beyrut’un güney banliyölerindeki bazı mahalleleri kapsayan yeni bir tahliye çağrısı yayımladı. Bu uyarı kentte paniğe yol açtı.

Öte yandan İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir dün akşam yaptığı açıklamada, birliklerine Lübnan sınırı boyunca ilerleme ve kontrol hattını derinleştirme talimatı verdiğini duyurdu. Zamir, güney Lübnan’da kilit noktalarda askeri mevziler kurulacağını belirtti.


İsrail, Lübnan'ın güneyine ve Beyrut'un güney banliyölerine bir dizi hava saldırısı gerçekleştirdi

İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerindeki Camus mahallesini hedef alan hava saldırısının ardından yükselen dumanlar (AFP)
İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerindeki Camus mahallesini hedef alan hava saldırısının ardından yükselen dumanlar (AFP)
TT

İsrail, Lübnan'ın güneyine ve Beyrut'un güney banliyölerine bir dizi hava saldırısı gerçekleştirdi

İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerindeki Camus mahallesini hedef alan hava saldırısının ardından yükselen dumanlar (AFP)
İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerindeki Camus mahallesini hedef alan hava saldırısının ardından yükselen dumanlar (AFP)

İsrail, gece boyunca ve sabaha kadar çeşitli noktaları hedef alan askeri gerilimin bir parçası olarak, Lübnan'ın güneyindeki çeşitli kasabalara ve Beyrut'un güney banliyölerindeki bölgelere bir dizi hava saldırısı düzenledi.

Ulusal Haber Ajansı "düşman savaş uçaklarının" Lübnan'ın güneyindeki Sarifa, Ayta el-Şaab, Tuline, el-Savana ve Mecdel Silim gibi kasabalara gece baskınları düzenlediğini bildirdi. Ayrıca, İsrail savaş uçaklarının güneydeki Ankun kasabasının yanı sıra güney Lübnan'daki Kalaviye, el-Haniye ve Hiyam kasabalarını da hedef aldığını bildirdi. Doğu Lübnan'daki Bekaa Vadisi'nde bulunan Duris kasabasına da iki baskın düzenlendi.

Aynı bağlamda, Ulusal Haber Ajansı, İsrail ordusunun bugün şafak vakti Beyrut'un güney banliyölerine bir dizi baskın düzenlediğini ve çeşitli mahalle ve bölgeleri hedef aldığını bildirdi.

Ajansın haberine göre, baskınlar Haşem İstasyonu yakınlarındaki el-Camus bölgesi, el-Meşrefiye, el-Sahel Hastanesi civarındaki Haret Hreyk, ayrıca el-Mamura, el-Kafat, el-Camus ve Burc el-Baracne'deki Bajour Caddesi civarı ile Burc el-Baracne girişi ve Hadi Nasrallah Otoyolu yönünden Haret Hreyk'i kapsıyordu.

Perşembe akşamı Beyrut'un güney banliyöleri de bir dizi İsrail baskınına maruz kaldı. Bu baskınlar, İsrail'in bölge sakinlerine daha önce benzeri görülmemiş uyarılar yaparak, bu yoğun nüfuslu bölgedeki tüm mahallelerin boşaltılmasını talep etmesinin ardından gerçekleşti.

İsrail ordusu dün, Beyrut'un güney banliyölerindeki Hizbullah tesislerini bombalamaya başladığını duyurdu. X platformunda yayınlanan açıklamada, "Beyrut'un güney banliyölerindeki Hizbullah terör altyapısını hedef alan bir hava saldırısı dalgası başlatıldığını" belirtti.