Diriye Projesi’ni Suudi Arabistan için önemli kılan şey ne?

Kral Sela 2019 yılında Diriye Kapısı Projesini’nin temelini atarken (Şarku’l Avsat)
Kral Sela 2019 yılında Diriye Kapısı Projesini’nin temelini atarken (Şarku’l Avsat)
TT

Diriye Projesi’ni Suudi Arabistan için önemli kılan şey ne?

Kral Sela 2019 yılında Diriye Kapısı Projesini’nin temelini atarken (Şarku’l Avsat)
Kral Sela 2019 yılında Diriye Kapısı Projesini’nin temelini atarken (Şarku’l Avsat)

Diriye Projesi, Suudi Arabistan Veliaht Prens Muhammed bin Selman tarafından 2030 Vizyonu kapsamında ülkenin içinden geçtiği gelişim sürecindeki en önemli çalışmalarından biridir. 9 Ocak’ta Kamu Yatırım Fonu (PIF) kapsamına alınan Diriye Projesi PIF’in beşinci dev projesi oldu. Diriye Projesi, küresel bir turizm, kültür destinasyonu yaratma, yurt içinden ve dışından gelen ziyaretçiler için unutulmaz bir deneyim sağlama ve bu alanda yerel yetenekler geliştirerek Suudi Arabistan'ın kültürel tarihini tanıtma ve koruma olarak görülüyor. Ayrıca, Suudi mirasının değerini yükseltmek, Diriye ile ilişkilendirilen tarihle gurur duymak, altyapı, turizm hizmetleri ve tesislere yatırım yapmak için sürdürülebilir getirilerle yerli üretime katkıda bulunmayı amaçlıyor.
Diriye Kapısı Geliştirme Kurumu (DGDA) CEO'su Jerry Inzerillo konuyla ilgili yaptığı açıklamada,  Diriye’nin kendine has bir karakteri, geçmişinin özgünlüğü ve kadim tarihi olduğunu belirterek, tüm bu özelliklerin geliştirme projeleriyle ilişkili büyük bir değer oluşturduğunu ve bunun yalnızca belirli bir projeyle sınırlı olmadığını bildirdi.


Tamamlandıktan sonra Bucairi projesindeki uluslararası restoranlardan biri (Şarku’l Avsat)

Inzerillo, Diriye Projesi’nin, Turaif Bölgesi, el Bucairi manzarası veya Vadi Hanife boyunca uzanan spor alanı gibi kentsel ve ticari çevreyle tüm projeler için ayırt edici bir özelliğe sahip olduğunu, bunun gelenek ve gelişmeyi birleştirmeyi arzulayan  genç kuşakların ihtiyacını karşılayacağını dile getirdi.

Diriye Kapısı inşası
Şarku’l Avsat’a konuşan Inzerillo, 14 kilometrekareden fazla bir alanı kaplayan DGDA’nın yakın zamanda Suudi Arabistan’ın çeşitli bölgelerinden ve dünyanın dört bir yanından ziyaretçilere açılan el Bucairi ve tarihi Turaif mahallesinin imarının tamamlandığını belirterek, altyapıyı geliştirmenin projenin genel planına uygun olarak yapıldığını dile getirdi.

Vadi Safar ve Diriye Meydanı
Bu bağlamda Inzerillo, “Vadi Safar’ı geliştirmek için sürekli çalışmalarımıza ek olarak DGDA, ticaret merkezi ve Diriye Kapısı'nın atan kalbi olarak Diriye Meydanı projesi için gelecekteki vizyonunu daha önce duyurdu. Üst düzey uluslararası markaları içerecek meydanın 2024 yılında açılması planlanıyor. Diriye Meydanı, ziyaretçilere ve bölge sakinlerine lüks otel tesis ve hizmetin yanı sıra alışveriş ve eğlence açısından çeşitli seçenekler sunuyor. Bahsettiklerim önümüzdeki dönemde hayata geçirmeyi düşündüğümüz projelerin bir kısmının basit bir örneği” dedi.

Yoğun katılım gelecek vaat eden bir pazar yaratıyor
DGDA CEO’su, projenin içerdiği yatırım ve ticari fırsatların çok ve çeşitli olduğuna dikkati çekerek, “Projenin tamamlanmasından sonra Diriye’yi ziyaretçi yoğunluğu bekliyor. Çünkü bu katılım, niteliksel fırsatlarla dolu umut verici, rekabetçi bir pazar yaratacak. Karşılığında, girişimcileri, küçük ve orta ölçekli işletmeleri, çalışmalarını yöneten tutarlı standartlar, kontroller ve yükümlülükler çerçevesinde Diriye Kapısı Geliştirme İdaresi ve Diriye Şirketi tarafından sağlanan hizmet ve projeler sistemine katılmaya teşvik ediyoruz” dedi.

Sürdürülebilirlik
DGDA’nın kuruluşundan bu yana tüm projelerinde sürdürülebilirlik standartlarına büyük önem verdiğini belirten Inzerillo, araştırma ve geri dönüşüm alanında işbirliğini geliştirmek adına kullanılmış malzemeleri üreten yerel pazarı destekleyerek satın alma düzeyinde veya inşaat atığı ve elektronik cihaz gibi geri dönüşüm konusunda uzmanlaşmış şirket ve kuruluşlarla anlaşmalar yapıldığını söyledi.


Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve DGDA CEO’su Formula E yarışlarında bir araya geldi.

Açıklamasında, projenin ekonomik getiriyi yükseltmek, sürdürülebilirliği artırmak ve en önemli hedeflerden biri olan yaşam kalitesini yükseltmeye katkıda bulunacağına değinen CEO, Diriye projelerinin ekonomik etkisini en üst düzeye çıkarmak için yatırım sektörleri ve deneyimli şirketlerle etkin ortaklıklar kurmak için de çalıştıklarını vurguladı.

Çok sayıda başarıya imza atıldı
DGDA yetkililerine göre, 2017 yılında Kraliyet emriyle kurulan Diriye Kapısı Geliştirme Kurumu beş yıl boyunca proje kapsamında üstlendiği sorumluluklarda nicelik ve nitelik açısında birçok başarıya ulaştı. Bu başarı, Kamu Yatırım Fonu Yönetim Kurulu Başkanı Veliaht Prens Muhammed bin Selman, PIF’in NEOM, Kızıldeniz, Qiddiya ve ROSHN’dan sonra beşinci dev projesinin Diriye Projesi olmasını duyurmasıyla taçlandı. Diriye Projesi, sürdürülebilirlik kavramını geliştirmeyi ve geleceğin gereksinimlerine ayak uydurmayı amaçlayan dev projelerden biridir.
Yetkililer, Diriye halkı, ülkenin çeşitli bölgelerinden ve dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçiler için bir dizi kültürel, tarihi ve eğlence destinasyonu açacak şekilde geliştirme aşamalarını tamamlama konusunda büyük adımlar atıldığını teyit etti. Projenin diğer etaplarının da tamamlanması için çalışmalar hızla devam ediyor.

Projenin niteliksel değeri
Suudi Arabistan'ın en büyük projelerinden biri olan ve Kamu Yatırım Fonu'nun ana varlıklarından biri olan Diriye Projesi’ni öne çıkaran faktörlerin neler olduğu sorusuna yetkililer, “Diriye, yaklaşık 300 yıl önce Suudi devletinin kuruluşunun beşiği, kralların ve kahramanların ülkesi olarak tarih, kültürel ve medeniyetsel sembollere sahip” diyerek projenin Hanife Vadisi’nin yakınında olmasıyla dünyada bir ilk olan kültür ve turizm destinasyonuna dönüştürülmesi dahil bir çok özel hedefe sahip olduğunu ifade ettiler.


Tarihi Turaif Mahallesi (Şarku’l Avsat)

Proje, 2010 yılından bu yana UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde kayıtlı olan ve yakın zamanda imar çalışmalarının tamamlanmasının ardından ziyarete açılan tarihi Turaif mahallesini de içeriyor. Yetkililer, Diriye’nin Suudi Arabistan’ın kuruluşu sırasında ülkenin yönetim merkezi olarak kabul edildiğini ve içerisinde bir dizi saray ve camiyi barındırdığını kaydetti. Ayrıca, bölgede 20’den fazla uluslararası restoran yer alıyor.


Tamamlandıktan sonra Bacairi projesinin bir parçası (Şarku’l Avsat)

Diriye projesi tamamlandığında bölgedeki toplam otel sayısının, dünyanın en prestijli ve ünlü markalarıyla 38’e ulaşması planlanıyor.  Bu otellerden ilkinin açılışı önümüzdeki dönemde yapılacak. Yetkililere göre, projede ayrıca 23'ten fazla ofis binası içeren 110 bin metrekarelik ofis alanı olacak. Tüm bu faktörler, Diriye Projesi'ni Suudi Arabistan'daki en önemli niteliksel projelerden biri ve Kamu Yatırım Fonu portföyündeki beşinci büyük proje yapan şeyin bir parçası.

Diriye Projesi’ndeki gelişmeler
Her yıl çeşitli proje ve varlıkların açılışının duyurulması planlanan Diriye Projesi’nin tamamlanması hızlanıyor. Projede, doğa ve bitki örtüsünün korunması için özel alanlarda mevcut. Diriye'nin genel planının ortasında yer alacak meydan, otantik karakteri ile 100 Suudi pazarının yanı sıra 400'den fazla üst düzey uluslararası markayı bünyesinde barındıracak.

Stratejik planı çizen yeni şirket ve konsept
Yasama ve kalkınma çalışmaları arasında bir denge sağlayan yeni bir stratejik aşamaya geçme planının bir parçası olarak DGDA, Diriye Şirketi’ni kurdu. Şirket, yasama organını ve tüm devlet hizmetlerinin sağlayıcısını temsil edecek olan Diriye Kapısı Geliştirme Kurumu’ndan bağımsız. Ayrıca, DGDA şirketi destekleyecek ve çalışanlarının yeteneklerinin tüm geliştirme ve işletme işlerine hizmet etmesini sağlayacak. Diriye, turizm destinasyonu ve ilgili varlıklar için bir pazarlama kolu olmak amacıyla ticari marka olarak lanse edildi.


Diriye’deki Selva Sarayı (Şarku’l Avsat)

Diriye, çeşitli varlıklara ve diğer yatırım fırsatlarına doğrudan yatırım yoluyla yeni ve gelecek vaat eden fırsatları araştırırken, gelirlerin ve gelir kaynaklarının çeşitlendirilmesine katkıda bulunmayı hedefliyor. Turizm ve ekonomi açısında rekabet edilebilirliğin yükseltilmesine katkı sağlayan Diriye, performans seviyesini yükselterek tüm yetenek ve kabiliyetleri etkin bir şekilde kullanmak için çalışmalarını sürdürürken, dünyada bir numaralı destinasyon noktası haline gelmek ve ekonomik büyümeye katkı sağlamayı planlıyor.

Suudi Arabistan liderliğinden sınırsız destek
Yetkililer, Diriye Projesi’nin Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyonu’nun bir parçası olması sebebiyle ülke liderliğinden sınırsız destek gördüğünü vurguladı. Proje, Suudi Arabistan’ın tarihi mirasının korunması ve yaklaşık 300 yıl önceki devletin başlangıç noktası olmasıyla geleceğe ışık tutuyor.



El-Mahrami: Suudi Arabistan, ön koşulsuz ve siyasi sınırlama olmaksızın güney çözümünü destekliyor

Güney Yemen'den liderler, aşiret şeyhleri ​​ve ileri gelenler Riyad'da düzenlenen istişare toplantısına katıldı. (Şarku’l Avsat)
Güney Yemen'den liderler, aşiret şeyhleri ​​ve ileri gelenler Riyad'da düzenlenen istişare toplantısına katıldı. (Şarku’l Avsat)
TT

El-Mahrami: Suudi Arabistan, ön koşulsuz ve siyasi sınırlama olmaksızın güney çözümünü destekliyor

Güney Yemen'den liderler, aşiret şeyhleri ​​ve ileri gelenler Riyad'da düzenlenen istişare toplantısına katıldı. (Şarku’l Avsat)
Güney Yemen'den liderler, aşiret şeyhleri ​​ve ileri gelenler Riyad'da düzenlenen istişare toplantısına katıldı. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da, Güney Yemen liderleri, aşiret şeyhleri ve yerel kanaat önderlerinin katılımıyla Güney İstişare Toplantısı başladı.

Toplantı sonunda yayımlanan ortak bildiriyi Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Ebu Zura el-Mahrami okudu. Bildiride, toplantının ‘Güney’i kapsayan bir iradeyi temsil ettiği ve farklı kesimler ile vilayetlerden gelen liderler aracılığıyla adil, güvenli ve garantili bir çözüm arayışına yönelik olduğu’ vurgulandı. Bildiride ayrıca, ‘her türlü tırmandırıcı girişimden ve Güney’in davasına ve geleceğine hizmet etmeyen yan çatışmalar yaratma çabalarından uzak durulduğu’ ifade edildi.

Bildiride, Suudi Arabistan’ın, konuyla ilgili liderlerle doğrudan yapılan görüşmeler ışığında, Güney halkının haklı taleplerini tamamen desteklediği ve halkın siyasi geleceğini belirleme hakkını güvence altına alan kapsamlı bir siyasi çözümün önünü açtığı ifade edildi. Bildiride, bu çözümün önceden belirlenmiş siyasi şartlar veya sınırlamalar dayatmadan, Güney halkının onur, güvenlik, istikrar ve geleceğini teminat altına alacağı kaydedildi. Ayrıca, Güney’in tam egemenliğe sahip bir devlet olarak yeniden kurulmasının da bu haklar kapsamında olduğu belirtildi.

El-Mahrami, Suudi Arabistan’ın himayesinde yürütülecek Güney Diyaloğu’nun tarihi bir fırsat olduğunu ve bu fırsatın iç anlaşmazlıklar veya gereksiz çatışmalar yaratılarak heba edilemeyeceğini vurguladı. Böyle bir tutumun, öncelikle Güney’in davasına karşıt güçlerin işine yarayacağı uyarısında bulundu.

Bildiride ayrıca, hiçbir kişi veya Güneyli tarafın dışlanmayacağı ve bu sürecin geniş katılıma ve sorumlu temsil mekanizmalarına dayandığı açık bir şekilde dile getirildi.

El-Mahrami, Riyad’a ulaştıkları günden itibaren Güney davasına yönelik samimi bir karşılama ve açık destek gördüklerini vurguladı. El-Mahrami, “Buradaki varlığımız, halkımızın ve güçlerimizin ihtiyaçlarını doğrudan iletmemize olanak sağladı. Öncelikli konular arasında dört aydır ödenmeyen maaşlar vardı ve Suudi Arabistan’dan bu konuda olumlu ve sorumlu bir geri dönüş aldık. Bu adım, halkımızın çektiği sıkıntıları hafifletme konusundaki içten çabalarını gösteriyor. Ayrıca, vatandaşların günlük yaşamını etkileyen ekonomik ve sosyal meseleler de Suudi kardeşlerimiz tarafından cömertçe desteklendi” dedi.

El-Mahrami, Suudi yetkililerden, Güney’in güvenliğini sağlayan ve cephelerde görev yapan Güney güçlerinin desteğinin sürdürüleceğine dair doğrudan ve somut teyitler aldıklarını belirtti. Bu kapsamda söz konusu güçlerin haklarının eksiksiz ödeneceği, destekleneceği ve kapasitelerinin güçlendirileceğini ifade eden el-Mahrami, bunun Güney’in istikrarını pekiştireceğini, ulusal kazanımlarını koruyacağını ve Güney cephesini zayıflatmaya veya Güneylilerin rolünü sorgulamaya yönelik girişimlerin önünü keseceğini vurguladı.

Toplantı bildirisine göre, ekonomi ve kalkınmanın desteklenmesi, Güney Yemen ile Suudi Arabistan arasında gelecekteki iş birliğinin temel direklerinden biri olacak. Bugün atılan adımların, güvenlik, istikrar ve kalkınmaya dayalı stratejik bir geleceğin somut başlangıcını temsil ettiği kaydedildi.

Bildiride, Suudi Arabistan’ın Güney’i tüm tehditlerden korumada öncü olduğu ve her zaman güçlü bir destek ve güvence sağladığı vurgulandı. Suudi Arabistan’ın Güney’in güvenliği ve istikrarının korunmasında temel bir ortak olduğu, haklı davasını desteklediği ve bu konudaki tutumunun güvenilir ve sürekli olduğu kaydedildi. Bildiride, Güney’in bugün karşı karşıya olduğu asıl tehlikenin Husi milisleri ve bölgeyi hedef alan yayılmacı projeleri ile DEAŞ ve El Kaide gibi diğer terör örgütleri olduğu ifade edildi. Bildirinin devamında şu ifade yer aldı: “Bu nedenle Suudi Arabistan’ın rolünü sorgulama girişimlerini, güneydeki askeri ve güvenlik güçlerini hedef alan kampanyaları ve özellikle de güneyi ve güvenliğini koruma sisteminin bir parçası olan Amalika Tugayları, Vatan Kalkanı Güçleri, Kara Kuvvetleri, Şebve Savunma Güçleri ve Hadrami Elit Güçleri’ni hedef alan kampanyaları kategorik olarak reddediyoruz.”

Bildiride, Suudi Arabistan ile karşılıklı güvenin değerli olduğu vurgulanarak, Güneyli liderlerin halklarının davasını bu hassas dönemde devralma sorumluluğunu bildiği ve bu davayı devlet aklıyla yönetmeye devam edeceği ifade edildi. Liderler, bu sürecin spekülasyon veya ani tepkilerle yürütülmeyeceğini belirtti.

Ayrıca bildiride, Güney halkına, meşru beklentilerini bilinçli ve sorumlu bir şekilde ifade etmeleri çağrısı yapıldı. Bu çerçevede, Suudi Arabistan himayesinde yürütülecek Güney Diyaloğu’nun güvenli ve garantili bir yol olduğu vurgulandı. Bildiride, “Güney devletinin yeniden kurulması hedefi bu siyasi yol üzerinden önceliğimiz ve amacımızdır. Suudi Arabistan’ın himayesi ve desteği, hakların korunmasını, kazanımların sürdürülmesini ve ulusal hedeflerin mümkün olan en düşük maliyetle gerçekleştirilmesini sağlayacaktır” denildi.

Bildiride ayrıca uluslararası toplumdan, Güneylilerin diyalog yoluyla belirlediği seçenekleri desteklemesi, meşru beklentilerine saygı göstermesi ve Suudi Arabistan’ın himayesinde yürütülen bu ciddi süreci desteklemesi istendi. Bu sürecin, Güney ve bölgedeki barış ve istikrar için en gerçekçi çerçeveyi oluşturduğu, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrar gereklilikleriyle uyumlu olduğu kaydedildi.


Suudi Arabistan, ekonominin kalesi ve inovasyon platformu olarak Davos'taki varlığını güçlendiriyor

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) öncesinde Davos Kongre Merkezi (Reuters)
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) öncesinde Davos Kongre Merkezi (Reuters)
TT

Suudi Arabistan, ekonominin kalesi ve inovasyon platformu olarak Davos'taki varlığını güçlendiriyor

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) öncesinde Davos Kongre Merkezi (Reuters)
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) öncesinde Davos Kongre Merkezi (Reuters)

Suudi Arabistan’ın Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) Davos’ta düzenlenen yıllık toplantılarına katılımı, ülkenin uluslararası alandaki görünürlüğü açısından önemli bir durak oluşturdu. Krallık, ekonomi, kalkınma, teknoloji ve çevresel meselelerdeki rolünü güçlendirmeyi sürdürürken, art arda gerçekleştirdiği katılımlarla küresel eğilimlerin şekillendirilmesinde etkili bir aktör olarak konumunu pekiştirdi. Bu süreçte, sınır aşan etki yaratacak girişimlere öncülük etme ve güçlü ortaklıklar kurma kapasitesi öne çıktı.

Bu platformlarda Suudi Arabistan’ın bölgesel istikrar ve küresel piyasaların dengelenmesindeki rolü de belirgin biçimde yer aldı. Özellikle enerji sektöründe, üretici ve tüketici çıkarları arasında dengeyi gözeten yaklaşımıyla dikkat çeken Suudi Arabistan, karbon döngüsel ekonomi anlayışını benimseyerek temiz enerjiye ve sürdürülebilir madenciliğe yönelik küresel dönüşüme katkı sundu.

Suudi Arabistan, 48. dönem toplantılarına ‘Bölünmüş bir dünyada ortak bir gelecek inşa etmek’ vizyonuyla katılırken, üst düzey heyetinin sergilediği güçlü temsil, ülkenin uluslararası arenadaki artan ağırlığını yansıttı.

Teknolojik dönüşüm

Suudi Arabistan’ın WEF’teki etkin varlığı yıllar içinde kesintisiz biçimde devam etti. 2019 yılında, Saudi Aramco’ya bağlı Uthmaniyah Gaz İşleme Tesisi’nin Endüstriyel Fenerler küresel listesine dahil edilmesi önemli bir dönüm noktası oldu. Bu adımla söz konusu tesis, petrol ve gaz sektöründe bu prestijli sınıflandırmaya giren ilk tesis olma özelliğini kazandı. Bu gelişme, Krallık’ta yaşanan sanayi dönüşümünün ulaştığı düzeyi yansıtırken, Suudi Arabistan aynı dönemde WEF ile Dördüncü Sanayi Devrimi Merkezi’nin kurulmasına yönelik bir mutabakat zaptı imzaladı. Daha sonra ulusal bir platforma dönüşen bu merkez, geleceğe dönük politikaların şekillendirilmesi ve ileri teknoloji alanlarında Suudi insan kaynağının yetiştirilmesine odaklanarak, Krallık’ın yenilikçilik ve teknolojik dönüşüm çağında hazırlık düzeyini güçlendirdi.

2020 yılında ise SABIC, döngüsel ekonomi yaklaşımı kapsamında plastik geri dönüşümüne yönelik TRUCIRCLE™ girişimini hayata geçirerek Krallık’ın forumdaki görünürlüğünü pekiştirdi. Aynı yıl Saudi Aramco, Hurays tesisinin de Endüstriyel Fenerler listesine alındığını duyurdu ve böylece bu küresel sınıflandırmaya giren ikinci Suudi tesisi kayda geçti.

Suudi Arabistan, 2022 yılında WEF platformlarında ‘Tarih bir dönüm noktasında’ başlığı altında küresel meydan okumalarla mücadeleye yönelik vizyonunu ortaya koydu. İklim, ekonomi, enerji ve gıda güvenliği gibi alanlarda ileri çözümler sunan Krallık, Vizyon 2030 programları sayesinde sağlanan ekonomik çeşitlenme, toplumsal güçlenme ve devletin krizlere karşı dayanıklılığını da vurguladı. Bu çerçevede, Kovid-19 salgınıyla mücadele ve toparlanma sürecinde elde edilen kazanımlar da öne çıkarıldı.

Bu etkin varlık, 2023 yılında Suudi Arabistan heyetinin ‘Kentsel kalkınma kaynaklarında dayanıklı bağlantıya doğru’ başlıklı oturumda sergilediği uluslararası iş birliği modeliyle daha da güçlendi. Oturumda şehirlerin geleceği ve sürdürülebilirliği ele alınırken, Suudi Arabistan’ın daha esnek ve yenilikçi kentsel modellerin geliştirilmesindeki öncü rolü ile uluslararası entegrasyonu güçlendiren teknolojik ve ekonomik çözümlere verdiği destek vurgulandı.

Gençleri güçlendirmek

Suudi Arabistan, 2024 yılı WEF’e katılımında da etkili varlığını sürdürdü. Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan bin Abdullah başkanlığındaki heyet, ‘Güvenin yeniden inşası’ ekseninde Krallık’ın vizyonunu ortaya koyarak, küresel dönüşümlerin özüne temas eden bir yaklaşım sundu. Bu çerçevede ekonomik istikrarın güçlendirilmesinden insan ve teknolojiye yönelik yeni yatırım alanlarının açılmasına kadar uzanan başlıklar ele alındı.

Forumun farklı platformlarında ise El-Ula, Misk Vakfı, Suudi Arabistan Veri ve Yapay Zekâ Kurumu (SDAIA), yenilikçiliği, gençlerin güçlendirilmesini ve akıllı şehirlerin şekillendirilmesini yansıtan girişimlerle yer aldı. Bu katılım, Suudi Arabistan’ı geleceğin araçlarını kararlılık ve ilhamla yeniden inşa eden bir ülke olarak öne çıkardı.

Suudi Arabistan’ın 2024’teki forum kapsamındaki varlığı, Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman’ın himayesinde Riyad’da düzenlenen WEF Özel Toplantısı’na ev sahipliği yapmasıyla daha da pekişti. Toplantıda, dünyanın farklı ülkelerinden binin üzerinde üst düzey lider, kalkınma sorunlarını ve daha istikrarlı bir geleceğe yönelik pratik çözümleri ele almak üzere bir araya geldi.

Toplantı kapsamında düzenlenen oturumlar ve imzalanan nitelikli anlaşmalar; uzay, yapay zekâ, sürdürülebilirlik, sağlık ve insani çalışmalar gibi alanlara odaklandı. Bu gelişmeler, Suudi Arabistan’ın etkin bir uluslararası ortak konumunu teyit ederken, tüm ülkeler için kalkınma yollarının yeniden çizilmesine ve bölünmeleri aşmayı hedefleyen yeni bir uluslararası iş birliği modelinin benimsenmesine zemin hazırladı.

WEF’in 2025 yılı yıllık toplantısında ise Suudi Arabistan, uluslararası konumunu daha da güçlendirerek, forumla ortaklık içinde 2026 yılının ilk yarısında üst düzey ve periyodik bir küresel toplantıya ev sahipliği yapacağını duyurdu. Bu adım, Krallık’ın liderlik rolüne duyulan küresel güvenin bir göstergesi olarak değerlendirildi.

Siber güvenlik

Forum çalışmaları kapsamında, nitelikli bir dizi girişim de hayata geçirildi. Bunların başında, ekonominin siber güvenlikle ilişkisine odaklanan küresel bir platform olarak Riyad’da Siber Ekonomi Merkezi’nin kurulması yer aldı. Ayrıca Cübeyl Sanayi Kenti, ‘Sürdürülebilir sanayi kümelerine geçiş’ girişimine katılarak bu çerçevede Ortadoğu’da yer alan ilk şehir oldu. Geleceğin Pazarlarının Hızlandırıcısı girişimi ise Suudi Arabistan’ın yenilikçiliği destekleme ve yükselen pazarların büyümesini teşvik etme yönündeki çabalarını öne çıkardı.

Saudi House (Suudi Evi) girişimi de Krallık’ın uluslararası arenadaki artan rolünü ve somut etkisini yansıttı. Girişimciler, değişim öncüleri ve yenilikçileri bir araya getiren bir platform olarak öne çıkan girişim, dünyanın geleceğini şekillendiren temel alanlara ilişkin stratejik vizyonların paylaşılmasına imkân sundu. Ziyaretçiler, Vizyon 2030’un ortaya çıkardığı kalkınma ve yatırım fırsatlarını yakından tanıma imkânı bulurken, girişim kapsamında ele alınan başlıklar aracılığıyla zengin bir bilgi ve ilham kaynağına erişti.

WEF’in yıllık toplantısındaki bu artan varlığıyla Suudi Arabistan, uluslararası çözümlerin şekillendirilmesinde ve küresel ortaklıkların güçlendirilmesinde oynadığı merkezi rolü bir kez daha teyit etti. Krallık’ın art arda gerçekleştirdiği katılımlar, Vizyon 2030’un uluslararası iş birliği yolunu daha istikrarlı ve sürdürülebilir bir geleceğe yönlendirme kapasitesini de açık biçimde ortaya koyuyor.

Niteliksel yatırımlar

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Suudi Arabistan’ın İsviçre’nin Davos kentinde düzenlenen WEF’in yıllık toplantısına katılımının, Krallık’ın uluslararası etkili platformlardaki varlığını güçlendirdiğini vurguladı. El-Hureyf, bu katılımın aynı zamanda Suudi Arabistan’ın küresel ekonomik meseleleri tartışan etkin bir ortak olarak rolünü sürdürmesine ve uluslararası ekonomi trendlerini öngörme çabalarına katkı sağladığını belirtti; bu çabaların istikrar, büyüme ve sürdürülebilir kalkınmayı desteklediğini kaydetti.

7ı8o9
Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Dünya Ekonomik Forumu'nun (WEF) oturumlarından birine katılımı sırasında (SPA)

El-Hureyf, özellikle sanayi ve madencilik sektörlerindeki hızlı ekonomik dönüşümlerin, Krallık’ı nitelikli yatırımlar için cazip bir merkez ve küresel tedarik zincirlerinde güvenilir bir ortak konumuna getirdiğini ifade etti. Bu başarının, rekabetçi bir yatırım ortamı, istikrarlı bir yasal ve düzenleyici çerçeve, gelişmiş altyapı ve farklı sektörlerde kapsamlı bir yetenek geliştirme sistemi üzerine inşa edildiğini belirtti.

El-Hureyf ayrıca, Davos’ta Suudi heyetiyle gerçekleştirdiği temaslar sırasında, küresel şirketlerin liderleri, yatırımcılar ve karar vericilerle bir araya gelerek iş birliği fırsatlarını değerlendirmeyi, Krallık’ın sanayi ve madencilik alanlarında sunduğu imkân ve teşvikleri tanıtmayı ve nitelikli ortaklıklar kurarak yerli üretimi güçlendirme ve petrol dışı ihracatı artırma hedeflerini desteklemeyi planladığını açıkladı.


Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile Şara bölgesel gelişmeleri ele aldı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad’da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile yaptığı görüşmeden bir kare (Arşiv_SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad’da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile yaptığı görüşmeden bir kare (Arşiv_SPA)
TT

Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile Şara bölgesel gelişmeleri ele aldı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad’da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile yaptığı görüşmeden bir kare (Arşiv_SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad’da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile yaptığı görüşmeden bir kare (Arşiv_SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdülaziz, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile bölgedeki son gelişmeleri ve ortak ilgi alanına giren çeşitli konuları görüştü.

Görüşme, pazar günü Suriye Cumhurbaşkanı Şara’nın Suudi Veliaht Prensi’ni telefonla aramasıyla gerçekleşti. Görüşmede iki ülke arasındaki ikili ilişkiler ile bu ilişkilerin farklı alanlarda geliştirilmesine yönelik fırsatlar da ele alındı.