Diriye Projesi’ni Suudi Arabistan için önemli kılan şey ne?

Kral Sela 2019 yılında Diriye Kapısı Projesini’nin temelini atarken (Şarku’l Avsat)
Kral Sela 2019 yılında Diriye Kapısı Projesini’nin temelini atarken (Şarku’l Avsat)
TT

Diriye Projesi’ni Suudi Arabistan için önemli kılan şey ne?

Kral Sela 2019 yılında Diriye Kapısı Projesini’nin temelini atarken (Şarku’l Avsat)
Kral Sela 2019 yılında Diriye Kapısı Projesini’nin temelini atarken (Şarku’l Avsat)

Diriye Projesi, Suudi Arabistan Veliaht Prens Muhammed bin Selman tarafından 2030 Vizyonu kapsamında ülkenin içinden geçtiği gelişim sürecindeki en önemli çalışmalarından biridir. 9 Ocak’ta Kamu Yatırım Fonu (PIF) kapsamına alınan Diriye Projesi PIF’in beşinci dev projesi oldu. Diriye Projesi, küresel bir turizm, kültür destinasyonu yaratma, yurt içinden ve dışından gelen ziyaretçiler için unutulmaz bir deneyim sağlama ve bu alanda yerel yetenekler geliştirerek Suudi Arabistan'ın kültürel tarihini tanıtma ve koruma olarak görülüyor. Ayrıca, Suudi mirasının değerini yükseltmek, Diriye ile ilişkilendirilen tarihle gurur duymak, altyapı, turizm hizmetleri ve tesislere yatırım yapmak için sürdürülebilir getirilerle yerli üretime katkıda bulunmayı amaçlıyor.
Diriye Kapısı Geliştirme Kurumu (DGDA) CEO'su Jerry Inzerillo konuyla ilgili yaptığı açıklamada,  Diriye’nin kendine has bir karakteri, geçmişinin özgünlüğü ve kadim tarihi olduğunu belirterek, tüm bu özelliklerin geliştirme projeleriyle ilişkili büyük bir değer oluşturduğunu ve bunun yalnızca belirli bir projeyle sınırlı olmadığını bildirdi.


Tamamlandıktan sonra Bucairi projesindeki uluslararası restoranlardan biri (Şarku’l Avsat)

Inzerillo, Diriye Projesi’nin, Turaif Bölgesi, el Bucairi manzarası veya Vadi Hanife boyunca uzanan spor alanı gibi kentsel ve ticari çevreyle tüm projeler için ayırt edici bir özelliğe sahip olduğunu, bunun gelenek ve gelişmeyi birleştirmeyi arzulayan  genç kuşakların ihtiyacını karşılayacağını dile getirdi.

Diriye Kapısı inşası
Şarku’l Avsat’a konuşan Inzerillo, 14 kilometrekareden fazla bir alanı kaplayan DGDA’nın yakın zamanda Suudi Arabistan’ın çeşitli bölgelerinden ve dünyanın dört bir yanından ziyaretçilere açılan el Bucairi ve tarihi Turaif mahallesinin imarının tamamlandığını belirterek, altyapıyı geliştirmenin projenin genel planına uygun olarak yapıldığını dile getirdi.

Vadi Safar ve Diriye Meydanı
Bu bağlamda Inzerillo, “Vadi Safar’ı geliştirmek için sürekli çalışmalarımıza ek olarak DGDA, ticaret merkezi ve Diriye Kapısı'nın atan kalbi olarak Diriye Meydanı projesi için gelecekteki vizyonunu daha önce duyurdu. Üst düzey uluslararası markaları içerecek meydanın 2024 yılında açılması planlanıyor. Diriye Meydanı, ziyaretçilere ve bölge sakinlerine lüks otel tesis ve hizmetin yanı sıra alışveriş ve eğlence açısından çeşitli seçenekler sunuyor. Bahsettiklerim önümüzdeki dönemde hayata geçirmeyi düşündüğümüz projelerin bir kısmının basit bir örneği” dedi.

Yoğun katılım gelecek vaat eden bir pazar yaratıyor
DGDA CEO’su, projenin içerdiği yatırım ve ticari fırsatların çok ve çeşitli olduğuna dikkati çekerek, “Projenin tamamlanmasından sonra Diriye’yi ziyaretçi yoğunluğu bekliyor. Çünkü bu katılım, niteliksel fırsatlarla dolu umut verici, rekabetçi bir pazar yaratacak. Karşılığında, girişimcileri, küçük ve orta ölçekli işletmeleri, çalışmalarını yöneten tutarlı standartlar, kontroller ve yükümlülükler çerçevesinde Diriye Kapısı Geliştirme İdaresi ve Diriye Şirketi tarafından sağlanan hizmet ve projeler sistemine katılmaya teşvik ediyoruz” dedi.

Sürdürülebilirlik
DGDA’nın kuruluşundan bu yana tüm projelerinde sürdürülebilirlik standartlarına büyük önem verdiğini belirten Inzerillo, araştırma ve geri dönüşüm alanında işbirliğini geliştirmek adına kullanılmış malzemeleri üreten yerel pazarı destekleyerek satın alma düzeyinde veya inşaat atığı ve elektronik cihaz gibi geri dönüşüm konusunda uzmanlaşmış şirket ve kuruluşlarla anlaşmalar yapıldığını söyledi.


Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve DGDA CEO’su Formula E yarışlarında bir araya geldi.

Açıklamasında, projenin ekonomik getiriyi yükseltmek, sürdürülebilirliği artırmak ve en önemli hedeflerden biri olan yaşam kalitesini yükseltmeye katkıda bulunacağına değinen CEO, Diriye projelerinin ekonomik etkisini en üst düzeye çıkarmak için yatırım sektörleri ve deneyimli şirketlerle etkin ortaklıklar kurmak için de çalıştıklarını vurguladı.

Çok sayıda başarıya imza atıldı
DGDA yetkililerine göre, 2017 yılında Kraliyet emriyle kurulan Diriye Kapısı Geliştirme Kurumu beş yıl boyunca proje kapsamında üstlendiği sorumluluklarda nicelik ve nitelik açısında birçok başarıya ulaştı. Bu başarı, Kamu Yatırım Fonu Yönetim Kurulu Başkanı Veliaht Prens Muhammed bin Selman, PIF’in NEOM, Kızıldeniz, Qiddiya ve ROSHN’dan sonra beşinci dev projesinin Diriye Projesi olmasını duyurmasıyla taçlandı. Diriye Projesi, sürdürülebilirlik kavramını geliştirmeyi ve geleceğin gereksinimlerine ayak uydurmayı amaçlayan dev projelerden biridir.
Yetkililer, Diriye halkı, ülkenin çeşitli bölgelerinden ve dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçiler için bir dizi kültürel, tarihi ve eğlence destinasyonu açacak şekilde geliştirme aşamalarını tamamlama konusunda büyük adımlar atıldığını teyit etti. Projenin diğer etaplarının da tamamlanması için çalışmalar hızla devam ediyor.

Projenin niteliksel değeri
Suudi Arabistan'ın en büyük projelerinden biri olan ve Kamu Yatırım Fonu'nun ana varlıklarından biri olan Diriye Projesi’ni öne çıkaran faktörlerin neler olduğu sorusuna yetkililer, “Diriye, yaklaşık 300 yıl önce Suudi devletinin kuruluşunun beşiği, kralların ve kahramanların ülkesi olarak tarih, kültürel ve medeniyetsel sembollere sahip” diyerek projenin Hanife Vadisi’nin yakınında olmasıyla dünyada bir ilk olan kültür ve turizm destinasyonuna dönüştürülmesi dahil bir çok özel hedefe sahip olduğunu ifade ettiler.


Tarihi Turaif Mahallesi (Şarku’l Avsat)

Proje, 2010 yılından bu yana UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde kayıtlı olan ve yakın zamanda imar çalışmalarının tamamlanmasının ardından ziyarete açılan tarihi Turaif mahallesini de içeriyor. Yetkililer, Diriye’nin Suudi Arabistan’ın kuruluşu sırasında ülkenin yönetim merkezi olarak kabul edildiğini ve içerisinde bir dizi saray ve camiyi barındırdığını kaydetti. Ayrıca, bölgede 20’den fazla uluslararası restoran yer alıyor.


Tamamlandıktan sonra Bacairi projesinin bir parçası (Şarku’l Avsat)

Diriye projesi tamamlandığında bölgedeki toplam otel sayısının, dünyanın en prestijli ve ünlü markalarıyla 38’e ulaşması planlanıyor.  Bu otellerden ilkinin açılışı önümüzdeki dönemde yapılacak. Yetkililere göre, projede ayrıca 23'ten fazla ofis binası içeren 110 bin metrekarelik ofis alanı olacak. Tüm bu faktörler, Diriye Projesi'ni Suudi Arabistan'daki en önemli niteliksel projelerden biri ve Kamu Yatırım Fonu portföyündeki beşinci büyük proje yapan şeyin bir parçası.

Diriye Projesi’ndeki gelişmeler
Her yıl çeşitli proje ve varlıkların açılışının duyurulması planlanan Diriye Projesi’nin tamamlanması hızlanıyor. Projede, doğa ve bitki örtüsünün korunması için özel alanlarda mevcut. Diriye'nin genel planının ortasında yer alacak meydan, otantik karakteri ile 100 Suudi pazarının yanı sıra 400'den fazla üst düzey uluslararası markayı bünyesinde barındıracak.

Stratejik planı çizen yeni şirket ve konsept
Yasama ve kalkınma çalışmaları arasında bir denge sağlayan yeni bir stratejik aşamaya geçme planının bir parçası olarak DGDA, Diriye Şirketi’ni kurdu. Şirket, yasama organını ve tüm devlet hizmetlerinin sağlayıcısını temsil edecek olan Diriye Kapısı Geliştirme Kurumu’ndan bağımsız. Ayrıca, DGDA şirketi destekleyecek ve çalışanlarının yeteneklerinin tüm geliştirme ve işletme işlerine hizmet etmesini sağlayacak. Diriye, turizm destinasyonu ve ilgili varlıklar için bir pazarlama kolu olmak amacıyla ticari marka olarak lanse edildi.


Diriye’deki Selva Sarayı (Şarku’l Avsat)

Diriye, çeşitli varlıklara ve diğer yatırım fırsatlarına doğrudan yatırım yoluyla yeni ve gelecek vaat eden fırsatları araştırırken, gelirlerin ve gelir kaynaklarının çeşitlendirilmesine katkıda bulunmayı hedefliyor. Turizm ve ekonomi açısında rekabet edilebilirliğin yükseltilmesine katkı sağlayan Diriye, performans seviyesini yükselterek tüm yetenek ve kabiliyetleri etkin bir şekilde kullanmak için çalışmalarını sürdürürken, dünyada bir numaralı destinasyon noktası haline gelmek ve ekonomik büyümeye katkı sağlamayı planlıyor.

Suudi Arabistan liderliğinden sınırsız destek
Yetkililer, Diriye Projesi’nin Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyonu’nun bir parçası olması sebebiyle ülke liderliğinden sınırsız destek gördüğünü vurguladı. Proje, Suudi Arabistan’ın tarihi mirasının korunması ve yaklaşık 300 yıl önceki devletin başlangıç noktası olmasıyla geleceğe ışık tutuyor.



Dünya Ekonomik Forumu, yeni ufuklar arayışında tarihi konumunu değiştirmeyi düşünüyor

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) logosu (Reuters)
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) logosu (Reuters)
TT

Dünya Ekonomik Forumu, yeni ufuklar arayışında tarihi konumunu değiştirmeyi düşünüyor

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) logosu (Reuters)
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) logosu (Reuters)

Financial Times, Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) üst düzey yöneticilerinin, yıllık ana toplantının geleneksel olarak gerçekleştirildiği İsviçre Alpleri’ndeki Davos’un etkinliği artık karşılayamayacağı endişesiyle yer değiştirme olasılığını incelediğini bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın Financial Times’tan aktardığına göre, BlackRock Yönetim Kurulu Başkanı ve WEF’in geçici eş başkanı Larry Fink, zirvenin kalıcı olarak Davos’tan taşınması veya alternatif mekanların dönüşümlü olarak kullanılması seçeneklerini gayri resmi şekilde ele aldı. Görüşülen potansiyel lokasyonlar arasında Detroit ve Dublin de bulunuyor.

Fink, forumun aşırı elitist ve gerçeklikten kopuk olduğu yönündeki geniş çaplı eleştiriler sonrası, organizasyonu yeniden yapılandırmayı hedefliyor. Fink, “Forumun erişilebilirliği, yalnızca siyasi liderler ve iş dünyası yöneticileri ile sınırlı olmamalı” dedi.

Fink, pazartesi günü yayımladığı bir yazıda, “WEF, yeni bir şey yapmaya başlamalı: Modern dünyanın gerçekten inşa edildiği yerlerde bulunmak ve dinlemek. Davos, evet. Ama aynı zamanda Detroit, Dublin ve Jakarta ile Buenos Aires gibi şehirler de düşünülmeli” ifadelerini kullandı.

WEF yönetimi Davos’un, yaklaşık altmış yıldır yıllık toplantılara ev sahipliği yapan operasyonel merkez olarak önemini vurgulamaya devam etse de, içeriden gelen bilgiler, söz konusu mekânın artan lojistik ve stratejik zorluklarla karşı karşıya olduğuna dair farkındalığın da bulunduğunu ortaya koyuyor.

Hafta boyunca etkinliklere katılmak için Davos’a girmeye çalışırken trafik sıkışıklığında 3 buçuk saat bekleyen üst düzey bir yetkili, WEF’in kapasitesini aştığını belirtti.

Toplantının yeriyle ilgili tartışmalar, forumun başlangıçtaki kimliğini aşarak Avrupa yönetim elitleri için bir kulüp olma rolünden çok daha geniş bir yapıya dönüşmesiyle gündeme geliyor. Beş gün süren WEF, düzenli olarak on binlerce katılımcıyı çekiyor; bunlar arasında resmi davetliler, devlet başkanları, iş dünyası ve sivil toplumdan yöneticiler bulunuyor.

Görüşmelere aşina bir kaynak, “Forum artık başarısının kurbanı haline geldi” dedi.

WEF yetkilileri, konaklama yetersizliği, güvenlik maliyetleri ve fiziksel altyapının sınırlılığı gibi sorunların, mevcut dönemde rekor katılımın kaydedildiği göz önüne alındığında ciddi problemler oluşturduğunu kabul ediyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın katılımının, zirvenin lojistik zorluklarını daha da artırması bekleniyor.

Bir kaynak, “İsviçre hükümeti için WEF’in ülkeyle güçlü ilişkilerini sürdürmesi önemli. Forumun Avrupa’da kalması, birçok üst düzey yetkili için öncelik teşkil ediyor” dedi.

Bu tartışmalar, forumun üst yönetiminde yapılan değişikliklerle de örtüşüyor. Ağustos ayında Larry Fink ve Roche’un Başkan Yardımcısı Andre Hofmann, yönetim kurulunun geçici eş başkanlık görevine getirilmişti.


Suudi Arabistan Ulusal Altyapı Fonu, Davos'ta HUMAIN için milyar dolarlık finansman sağladığını duyurdu

Suudi Arabistan merkezli HUMAIN şirketinin logosu (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan merkezli HUMAIN şirketinin logosu (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan Ulusal Altyapı Fonu, Davos'ta HUMAIN için milyar dolarlık finansman sağladığını duyurdu

Suudi Arabistan merkezli HUMAIN şirketinin logosu (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan merkezli HUMAIN şirketinin logosu (Şarku’l Avsat)

Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu (WEF) kapsamında, Suudi Arabistan Ulusal Altyapı Fonu (Infra), fonun portföyündeki şirketlerden biri olan HUMAIN ile stratejik finansman için 1,2 milyar dolara kadar ulaşabilecek bir çerçeve anlaşması imzaladığını duyurdu. Anlaşma, ülkedeki yapay zekâ ve dijital altyapı projelerinin genişletilmesini desteklemeyi hedefliyor.

Fonun CEO’su İsmail bin Muhammed es-Sellum, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, bu adımın ‘fonun, hızlı talep gören yeni altyapı varlık sınıflarını destekleme rolünün bir devamı’ olduğunu belirterek, “gelişmiş altyapının, Vizyon 2030 hedeflerinin gerçekleştirilmesinde temel bir şart” olduğunu söyledi.

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, 12 Mayıs’ta HUMAIN’i yapay zekâ çözümleri ve teknolojilerinin geliştirilmesi ile sektör ekosistemine yatırım yapmak amacıyla kurmuştu.

fde
Suudi Arabistan Ulusal Altyapı Fonu CEO'su İsmail bin Muhammed es-Sellum (Şarku’l Avsat)

HUMAIN tarafından yayımlanan resmî açıklamaya göre anlaşma, şirketin yapay zekâ veri merkezlerini geliştirmek için bağlayıcı olmayan finansman şartlarını belirliyor. Proje kapsamında, ileri düzey grafik işlem birimleri kullanılarak yapay zekâ modellerinin eğitimi ve uygulanmasına hizmet edecek, toplam kapasitesi 250 megavat olan ultra ölçekli veri merkezleri kurulacak ve bu merkezler hem yerel hem bölgesel hem de küresel müşteri ihtiyaçlarını karşılayacak.

Açıklamada, Infra ve HUMAIN’in, yapay zekâ veri merkezlerine yatırım yapacak bir platform oluşturmayı da araştırmayı kabul ettiği belirtildi. Platform, iki tarafın merkezinde yapılandırılacak ve kurumsal yatırımcıların katılımına imkân sağlayacak; bu adım, HUMAIN’in sektördeki stratejisini genişletme hedefini destekleyecek.

HUMAIN CEO’su Tarık Emin’in açıklamasına göre, “İleri düzey hesaplama kapasitesine talep giderek artıyor ve bu anlaşma, şirketi hızlı ve geniş çapta yanıt verebilecek konuma taşıyor.” Emin, amaçlarının, şirketlerin artan karmaşık hesaplama ihtiyaçlarını karşılayabilecek dünya standartlarında yapay zekâ veri merkezleri altyapısı sunmak olduğunu ifade etti.

Finansman açığını kapatmak

Sellum, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Ulusal Altyapı Fonu’nun rolünü, stratejik etkiye sahip bazı altyapı projelerinin karşılaşabileceği finansman ve yapısal boşlukları doldurmak olarak tanımladı. Bu rol, ticari finansmanın tek başına ihtiyaçları karşılamaya yetmediği aşamalarda öne çıkıyor. Sellum, fonun rolünün projelere doğrudan finansman sağlamakla sınırlı olmadığını, asıl amacının bu projeleri yatırım yapılabilir hale getirmek olduğunu vurguladı. Bu yaklaşım, sürdürülebilirliği güçlendirirken doğrudan devlet finansmanına olan bağımlılığı da azaltıyor.

Altyapı varlıklarının kapsamının genişletilmesi

Sellum, HUMAIN ile yapılan çerçeve anlaşmasını, fonun hızla talep gören yeni altyapı varlık sınıflarını destekleme rolünün bir uzantısı olarak nitelendirdi. Özellikle dijital altyapı ve yapay zekâ veri merkezleri öncelikli alanda yer alıyor.

Sellum’a göre bu tür varlıklar, ‘yüksek ve uzun vadeli sermaye yatırımlarına ihtiyaç duyan, ayrıca genellikle geleneksel finansman koşulları tamamlanmadan önce erken aşamalarda finansman gerektiren’ özellikler taşıyor.

Bu bakış açısıyla, fonun bu aşamadaki müdahalesi, ‘pazar olgunluğunu artırmak, uygun finansal yapıyı belirlemek ve kurumsal yatırımcıların daha geniş ve sürdürülebilir katılımını sağlamak’ amacını taşıyor.

Kapsamlı yaklaşım

Bu adımın yapay zekâ sektörüne özel bir odaklanmayı mı işaret ettiği sorusuna yanıt olarak Sellum, fonun belirli sektörleri hedeflemediğini, aksine altyapı projelerinin ekonomik büyümeyi destekleme ve güçlendirme etkisine odaklandığını söyledi. Sellum, “Bugün yapay zekâ, enerji, su, iletişim ve veri merkezlerini kapsayan birbirine bağlı bir altyapı ekosistemine dayanıyor. Bu projeler sürdürülebilir ekonomik kalkınma hedeflerine ulaşmada ve yatırımları çekmede kritik bir unsur haline geldiğinde, fonun müdahalesi de rolünün doğal bir uzantısı oluyor” dedi.

Esnek finansman çözümleri

Geleneksel ticari finansmanla kıyaslandığında Sellum, fonun sağladığı katma değerin, yatırım yapılan varlığın doğasına uygun bir finansman yapısı sunmak olduğunu vurguladı. Sellum, “Yeni altyapı projelerinde ya da operasyonel ve finansal modellerinde dönüşüm geçiren projelerde, riskler dengesiz veya getiriler uzun vadeli olabilir; bu durum geleneksel ticari finansman şartlarıyla uyumlu değildir. Bu bağlamda fon, özel sektörün katılımını teşvik eden, riskleri hafifleten ve projelerin finansal sürdürülebilirliğini destekleyen esnek finansman çözümleri sunar; hem piyasa dengesini bozmaz hem de ticari finansmanı ikame etmez” dedi.

Yapay zekâ veri merkezleri için yatırım platformu

Sellum, yapay zekâ veri merkezleri için bir yatırım platformu oluşturma çalışmasının, ‘fonun bu tür varlıkları ayrı projeler olarak değil, entegre bir çerçevede ele alma yönelimini yansıttığını’ belirtti. Buna ek olarak, bu yaklaşımın “varlıkları bir araya getirmeyi, standartları tekleştirmeyi ve kurumsal yatırımcılardan uzun vadeli sermaye çekmeyi mümkün kılan, tekrarlanabilir ve ölçeklendirilebilir bir model inşa etmeyi amaçladığını; bu sayede finansmanın verimliliği ve yatırımın sürdürülebilirliği artırılmış olur” dedi.

Finansal sürdürülebilirlik ve özel sektör katılımı

Daha geniş bir çerçevede Sellum bu yaklaşımı Vizyon 2030 hedefleriyle ilişkilendiriyor. Ona göre, “ilerlemiş altyapının geliştirilmesi, dijital altyapı da dahil olmak üzere, bu hedeflerin gerçekleşmesi için temel bir şart.” Bu bağlamda, fonun rolü, bu altyapının finansal olarak sürdürülebilir bir şekilde hızlandırılmasını sağlamak ve özel sektör katılımını güçlendirmek olarak öne çıkıyor.


Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ve Filistin Başbakanı Gazze'deki gelişmeleri görüştü

Prens Faysal bin Farhan, dün Davos'ta Dr. Muhammed Mustafa ile yaptığı görüşmede (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Prens Faysal bin Farhan, dün Davos'ta Dr. Muhammed Mustafa ile yaptığı görüşmede (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ve Filistin Başbakanı Gazze'deki gelişmeleri görüştü

Prens Faysal bin Farhan, dün Davos'ta Dr. Muhammed Mustafa ile yaptığı görüşmede (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Prens Faysal bin Farhan, dün Davos'ta Dr. Muhammed Mustafa ile yaptığı görüşmede (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Gazze Şeridi'ndeki gelişmeleri ve bunlara yönelik çabaları görüşmek üzere Filistin Başbakanı Muhammed Mustafa ile bir araya geldi.

Görüşme, dün İsviçre'nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'nun 2026 Yıllık Toplantısı'nın oturum aralarında gerçekleşti ve ikili ilişkiler gözden geçirilerek, ortak iş birliği alanları ele alındı.

Öte yandan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı dün Mısırlı mevkidaşı Dr. Bedr Abdulati ile bir araya gelerek bölgedeki son gelişmeleri ve ortak ilgi alanlarına giren bir dizi konuyu görüştü.

asdfe
Prens Faysal bin Ferhan ile Dr. Bedr Abdulati’nin dün Davos'ta gerçekleştirdiği görüşmeden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Prens Faisal bin Ferhan dün ayrıca, Hollanda Dışişleri Bakanı David van Welhole ile iki ülke arasındaki ikili ilişkileri ve bu ilişkileri çeşitli alanlarda güçlendirme ve geliştirme yollarını gözden geçirdi. Ayrıca, en önemli bölgesel ve uluslararası konulardaki son gelişmeleri ve bu konularda yapılan çalışmaları da ele aldılar.