İçişleri Bakanı Soylu: Üç ülkenin konsolosluğunu kapatma kararı, yeni bir psikolojik harp başlatmadır

Fotoğraf: Esra Hacioğlu Karakaya/AA
Fotoğraf: Esra Hacioğlu Karakaya/AA
TT

İçişleri Bakanı Soylu: Üç ülkenin konsolosluğunu kapatma kararı, yeni bir psikolojik harp başlatmadır

Fotoğraf: Esra Hacioğlu Karakaya/AA
Fotoğraf: Esra Hacioğlu Karakaya/AA

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, üç ülkenin konsolosluğunu kapatma kararını "60 milyon turist hedefi koyduğumuz günde, Türkiye'de yeni bir psikolojik harp başlatmanın eşiğinde olmuşlardır." şeklinde değerlendirdi.
Soylu, Beştepe'deki Jandarma Genel Komutanlığı'nda düzenlenen "Jandarma Genel Komutanlığı 2022 Yılı Değerlendirme Toplantısı"nın açılış konuşmasını yaptı.
Bakan Soylu, güvenlik sorumluluklarını yerine getirebilmek için küresel istikrarsızlık ve tehdit alanlarına daha fazla odaklanmak durumunda olduklarını belirtti.
"2022 Küresel Terörizm Endeksi Raporu"na göre 163 ülkenin terörden etkilenme sıralamasında Afganistan'ın birinci, Irak'ın ikinci, Suriye'nin ise beşinci sırada olduğuna işaret eden Soylu, "21. yüzyılda kendi güvenliğimizi tam olarak sağlayabilmek için küresel güvenlik tablosuna 360 derece izleme yapmak durumundayız. Türkiye'de terör bitmemiştir ama artık birinci gündem maddesi değildir." diye konuştu.
Terörle mücadelede gelinen noktayı en iyi güvenlik güçlerinin tespit ettiğini dile getiren Soylu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Terör örgütünü besleyenlerin kim olduğunu biliyoruz. PKK/KCK/PYD terör örgütünü besleyen Amerika'nın kendisidir. Çok net. Biz dünyanın en niteliksiz insanlarının, Türkiye Cumhuriyeti Devleti gibi 2 bin yıllık büyük bir birikimin başına böyle bir çorap örebileceğini, böyle bir bela oluşturabileceğini düşünecek saflıkta değiliz. Yıllardan beri parayla stratejiyle lojistikle hatta insan kaynağıyla bütün bunları destekleyen Amerika ve Batı, orada bir terör devleti kurdurma anlayışından vazgeçmiş değildir.
Hakurk ile Hatay arasında, bir taraftan bir tarafa, denize kadar bir terör devleti kurdurma anlayışından vazgeçmiş değildir. Bunun için iki tane şart gerekir. Birinci şart bahsettiğim bölge içerisindeki hakimiyeti tam anlamıyla sağlamaya çalışmak, ikinci şart bu terör devletinin kurulmasını engelleyebilecek Türkiye’yi istikrarsız hale getirebilmek ve teslim almaktır. Yıllardan beri bu iki temel şart için uğraşmaktadır. PKK’nın Suriye kolu olan PYD’nin varlığı bu sebepledir. Ona hava, sağlık, mühimmat, silah ve bütün terörist eğitimleri vermesinin temeli de bu sebeptir. Türkiye içerisinde yıllardır uygulanan baskılar, yıllardır Türkiye içerisindeki istikrarsızlık ataklarının temel sebebi de budur."

"İçlerinde kalmış büyük bir planın parçasıdır"
Bazı büyükelçilerin "Türkiye içerisindeki hukuka ayar vermek", "Türkiye'yi istikrarsız bir hale getirebilmek" amacıyla deklarasyon yayınladıklarını söyleyen Soylu, "Bu söylediklerimin hiçbirisi şu salondaki arkadaşlarımın yapmış olduğu mücadeleden ayrı değildir, hepsi aynıdır, hepsi bir mütemmimdir, hepsi de bir cüzdür. İstiklal Caddesi saldırısı, Hatay'daki polisevine yapılan saldırı 2022 yılında büyükelçilerin altına imza attığı bildiriden farklı değildir, aynısıdır ve tıpkısıdır. Büyük bir plan… 1923’te gerçekleştiremedikleri, kurtuluş mücadelesinde gerçekleştiremedikleri, hala içlerinde kalmış büyük bir planın bir parçasıdır." ifadesini kullandı.
Amerika ve Batı'nın, Türkiye’nin bu coğrafyada özgür, hür ve bağımsız olmasını istemediğini belirten Soylu, Türkiye’nin Müslüman coğrafyaya, Türk coğrafyasına, Orta Doğu'ya, Orta Asya'ya, Balkanlar'a huzur ve istikrar sağlamasının istenmediğini kaydetti.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, üç ülkenin güvenlik gerekçesiyle Türkiye'deki başkonsolosluğunu kapatma kararını şöyle değerlendirdi:
"İsveç'te, Danimarka'da ve Hollanda'da kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim'e yönelik meşum menfur saldırılar oldu. Bazılarını kendi emniyet güçleriyle muhafaza ettiler, saldırılarının devamını temin edebilmek için, bunu demokrasi ve özgürlük olarak nitelendirdiler. Bütün bunları yaparken de hem kendileri yaptılar hem kendileri tahrik ettiler hem kendileri izin verdiler. Onun akabinde de aynen altını çizerek söylüyorum, büyükelçilerin Türkiye'ye karşı yaptığı deklarasyonda, hangi büyükelçi, bu deklarasyonun altına imzalanmasını salık vermişse, Türkiye'de yaklaşık üç dört gündür bir DEAŞ hadisesi üzerinden büyükelçiliklerin ve aynı zamanda bazı ibadet alanlarının tehlike altında olduğunu ortaya koyarak, bir kuruma ilettiği bir istihbari notla, diğer büyükelçiliklere de 'Biz kapatıyoruz siz de kapatın.' telkininde bulunarak 60 milyon turist hedefimizi koyduğumuz bir günde, 51,5 milyon turistin geldiğini, 46 milyar dolar turizm geliri elde ettiğimizi açıkladığımız bir günde Türkiye'de yeni bir psikolojik harp başlatmanın eşiğinde olmuşlardır. Bu çok açık ve nettir.
İşin hikayesi şudur: Farklı bir ülkenin bir istihbarat elemanı Türkiye'de DEAŞ mensubu olabileceği düşünülen birkaç kişiye elemanlık teklif etmiş, Türkiye Cumhuriyeti Devleti o anı da net bir şekilde izlemiş, elemanlık teklif ettikleriyle birlikte birkaç gezinti gerçekleşmiş, ardından Türkiye'yi bu istihbarat elemanı terk etmiş. Bu istihbarat elemanı sonuç alamayınca ilk reaksiyonu ve bilgiyi veren ülkeye bu bilgileri pazarlamış, ondan sonra da Türkiye'de bir DEAŞ saldırısı olabilecek anlayışıyla beraber Türkiye'ye bir psikolojik harp yürütülmektedir. 15 kişi gözaltına alındı, 5 kişi tutuklandı. O istihbarat elemanının kim olduğunu Türkiye Cumhuriyeti Devleti net bir şekilde biliyor. Yani istedikleri kişiyi hapisten çıkaramayınca metnin altına imza atan büyükelçiler, Türkiye'ye bir hukuk operasyonu yapmaya çalışan büyükelçiler, şimdi malum büyükelçinin operasyonuyla Türkiye'ye bir güvenlik açığı, bir terör operasyonu gerçekleştirmeye çalışıyorlar. Çok net ve açıktır her şey."

"Hangi dostluğunuz var bize karşı?"
Dost ve müttefik olarak bilinen bazı ülkelerin, "İstikrarlı bir Türkiye olmasın da ne olursa olsun" anlayışı taşıdığını kaydeden Soylu, ABD'yi eleştirdi.
Bakan Soylu, şöyle devam etti:
"Türkiye ile F-16 ve F-35 pazarlığı yapan, 'Biz istiyoruz da senato geçirir mi geçirmez mi?'... Siz kimi kandırıyorsunuz? Siz kiminle dalga geçiyorsunuz? Siz hangi oyunu yapmaya çalışıyorsunuz? Siz senatodan geçmiş olan ve bizim Afrin operasyonumuzda vermek durumunda olduğunuz ve taahhüt ettiğiniz mühimmat dahil, birçok taahhütlerinizin hangi birine sadık kaldınız da yarın senatodan geçireceğinizi, vereceğinizi veya taahhütlerinize sadık kalacağınızı nereden bilelim? Hangi güveniniz var bize karşı? İstiklal Caddesi'nin saldırısının arkasında sizin koyun koyuna yattıklarınızın olduğunu bilmiyor muyuz? İstiklal Caddesi'nin saldırısının arkasında, koşa koşa 'Acaba bunu bizim silahlarımızla mı yaptı?' diye emniyet teşkilatımızın, emniyet istihbarat birimlerimizin etrafında fır fır döndüğünüzü bilmiyor muyuz? Hangi dostluğunuz var bize karşı? Bütün uluslararası mahfillerde Türkiye'nin itibarını ve istikrarını, Türkiye'nin ekonomik gücünü düşürmek için hangi operasyonları çektiğinizi bilmiyor muyuz? Hepsini biliyoruz."
Bunların hiçbirisinin terörden ayrı olmadığını söyleyen Soylu, "Bunlardan bir tanesini biz yapsak, şu DEAŞ'la karşı karşıya kaldığımız son meselede olduğunun bir tanesini biz yapsak, Türkiye'yi dünyaya terör devleti diye ilan ederler." dedi.

"Çuvalın içine girip bizi bir yılan gibi ısırmaya çalışanların kim olduklarını biliyoruz"
"Yıllarca bize dost ve müttefik safında kalıp güya öyleymiş gibi gözüküp çuvalın içine girip bizi bir yılan gibi ısırmaya çalışanların kim olduklarının hepsini biliyoruz." ifadesini kullanan Soylu, şunları kaydetti:
"Eğer başarısız olsaydık bugün müstemleke muamelesi göstereceklerdi. Bugün siz başarılı olduğunuz için, bugün Türkiye başarılı olduğu için, bugün Türkiye ayakta kaldığı için, bugün en güçlü argümanları, enstrümanları olan terörü diz çökerttiğiniz için, içeride ve dışarıda Türk Silahlı Kuvvetlerinden Jandarma Genel Komutanlığına kadar, Emniyet Genel Müdürlüğünden Milli İstihbarat Başkanlığına kadar Sahil Güvenlik Komutanlığımıza kadar bütün güvenlik birimlerimizin eş güdümü içerisinde, el birliği içerisinde çalıştıkları için bugün farklı numaraların içerisine girmektedirler.
Bu kıştan çok ümitleri vardı. Bütün planlarını bu kış üzerine yapmışlardı. O aklı evveller, o Türkiye'nin iç yönetimine, iç güvenliğine müdahale etmek isteyen malum büyükelçinin etrafında çöreklenmiş diğerleri… Madem o kadar çok biliyordunuz avucunuzun içindeki PKK'nın ve PYD'nin İstiklal Caddesi saldırısını, niçin Türkiye'ye haber vermediniz? Madem her yeri o kadar çok izliyorsunuz, madem Telegramları madem WhatsApp haberleşmelerini, madem birçok dijital alandaki adımı izliyorsunuz, madem Türkiye’ye dostsunuz niye organize ettiğiniz, arkasında olduğunuz İstiklal Caddesi patlamasını Türkiye'yle paylaşmadınız? Çünkü 15 Temmuz'un arkasında da siz varsınız. Çok net ve açık. Bir uluslararası operasyonla karşı karşıyayız ve uzun yıllardan beri bu uluslararası operasyon devam ediyor."
 



Mekke Anlaşması ülkelerinin genelkurmay başkanları güvenlik durumunu ve tehditleri görüştü

Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan genelkurmay başkanları, cuma günü Riyad'daki toplantıda (Reuters)
Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan genelkurmay başkanları, cuma günü Riyad'daki toplantıda (Reuters)
TT

Mekke Anlaşması ülkelerinin genelkurmay başkanları güvenlik durumunu ve tehditleri görüştü

Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan genelkurmay başkanları, cuma günü Riyad'daki toplantıda (Reuters)
Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan genelkurmay başkanları, cuma günü Riyad'daki toplantıda (Reuters)

Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na taraf ülkelerin genelkurmay başkanları, cuma günü Suudi Arabistan'ın karşı karşıya olduğu güvenlik durumu ve tehditleri ele aldı. Genelkurmay başkanları, vatandaşların ve ülkede yaşayanların güvenliğinin sağlanması ve ülkenin korunması amacıyla Suudi Arabistan Silahlı Kuvvetleri'nin teyakkuz ve profesyonelliğini takdir etti.

Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan genelkurmay başkanları, Riyad'daki toplantılarında Mekke-i Mükerreme'yi ve Suudi Arabistan'ın sivil ve ekonomik altyapısını hedef alan saldırıları şiddetle kınadı.

Toplantıya katılanlar, üç ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi, istihbarat paylaşımının geliştirilmesi, askeri koordinasyonun artırılması ve kapasite entegrasyonunun sağlanması yollarını görüştü. Bu adımların ortak caydırıcılık ve savunma kapasitesinin güçlendirilmesine katkı sağlayacağı belirtildi.

scdfgt
Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan genelkurmay başkanları, cuma günü Riyad'daki toplantı sırasında (Reuters)

Katılımcılar, Riyad'daki toplantının üç ülke arasındaki savunma ortaklığının gücünü ortaya koyduğunu belirterek Mekke Anlaşması kapsamında üstlenilen yükümlülüklerin etkin askeri iş birliğine dönüştürülmesi için derhal harekete geçme yönündeki ortak kararlılıklarını vurguladı.

Üç ülke, ortak savunmaya bağlılıklarını yineleyerek Suudi Arabistan'ın güvenliği, egemenliği ve toprak bütünlüğünü savunma konusundaki kararlılıklarını ortaya koydu. Ülkeler ayrıca halkları ve silahlı kuvvetleri arasındaki köklü ilişkiler ile karşılıklı güvene vurgu yaptı.


Erdoğan: Mekke Anlaşması bölge sorunlarına çözüm için güçlü bir adım

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, 7 Ağustos'ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı imzaladı (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, 7 Ağustos'ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı imzaladı (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Erdoğan: Mekke Anlaşması bölge sorunlarına çözüm için güçlü bir adım

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, 7 Ağustos'ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı imzaladı (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, 7 Ağustos'ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı imzaladı (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Mekke Ortak Savunma Anlaşması”nı bölge sorunlarına içeriden çözüm bulma yolunda doğru yönde atılmış güçlü bir adım olarak nitelendirdi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ise anlaşmanın yeni yasama yılının 1 Ekim'de başlamasının ardından Meclis'e sunularak görüşülmesini ve onaylanmasını beklediğini söyledi.

Bu arada Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu'nun Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Feyyad bin Hamid er-Ruveyli ve Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Münir ile Riyad'da düzenlenecek acil toplantıya katılacağını açıkladı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı da cuma günü yaptığı açıklamada üç ülkenin genelkurmay başkanlarının, Mekke Ortak Savunma Anlaşması uyarınca Suudi Arabistan'a nasıl destek verilebileceğini görüşmek üzere acil bir toplantı düzenleyeceğini bildirdi. Anlaşma, taraflardan herhangi birine yönelik saldırının tüm taraflara yapılmış bir saldırı olarak kabul edilmesini öngörüyor.

New York'taki görüşmeler

Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye dışişleri bakanları perşembe günü New York'ta, genelkurmay başkanlarının düzenleyeceği acil toplantıya ilişkin hazırlıkları ele aldı. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre görüşmede, Mekke Ortak Savunma Anlaşması uyarınca Suudi Arabistan'a destek sağlanmasının yolları ve taraflardan herhangi birine yönelik saldırının tüm taraflara yapılmış bir saldırı sayılması hükmü ele alındı.

hy
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, perşembe günü New York'ta Pakistanlı ve Türk mevkidaşlarıyla “Mekke Anlaşması” kapsamında genelkurmay başkanlarının düzenleyeceği acil toplantının hazırlıklarını görüştü (Türkiye Dışişleri Bakanlığı - X)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 81. oturumunun New York'taki çalışmaları kapsamında Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ile Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'la bir araya geldi.

Üç bakan, Husilerin Mekke-i Mükerreme'yi ve Suudi Arabistan'daki sivil ve ekonomik tesisleri hedef alan saldırılarını en sert ifadelerle kınadı. Bakanlar ayrıca Suudi Arabistan Silahlı Kuvvetleri'nin teyakkuzunu ve ülkenin güvenliğini savunma kapasitesini takdir etti.

Bakanlar, Suudi Arabistan'ın BM Şartı'nın 51. maddesi uyarınca güvenliğini savunmak için uygun gördüğü önlemleri alma hakkını teyit etti.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı kaynakları, toplantıda ayrıca anlaşma kapsamında yürütülecek iş birliğinin kurumsal bir yapıya kavuşturulması amacıyla sürdürülen teknik müzakerelerin son aşamasının ele alındığını bildirdi.

Anlaşma, 7 Ağustos'ta Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından imzalanmıştı. Anlaşma, bölgesel ve uluslararası düzeyde güvenlik, barış, istikrar ve refahın güçlendirilmesini ve bölgede artan istikrarsızlık karşısında ortak caydırıcılık kapasitesinin artırılmasını amaçlıyor.

Anlaşmaya göre taraf ülkelerden herhangi birine yönelik saldırı, tüm taraflara yönelik saldırı kabul ediliyor.

vfgh
Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında oluşturulan Siyasi ve Savunma Stratejik Komitesi'nin 31 Ağustos'ta İstanbul'da düzenlenen ilk toplantısından bir kare (AFP)

Kaynaklara göre bakanlar ayrıca anlaşma kapsamında oluşturulan Siyasi ve Savunma Stratejik Komitesi'nin gelecek toplantısına ilişkin hazırlıkları görüştü. Dışişleri ve savunma bakanları ile genelkurmay başkanlarının katılımıyla komitenin ilk toplantısı 31 Ağustos'ta İstanbul'da yapılmıştı. Toplantıda Riyad'da bir genel sekreterlik kurulması ve bu görevin üç yıl süreyle Pakistan tarafından yürütülmesi kararlaştırılmıştı.

Erdoğan: Kardeşlerimize güveniyoruz

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantılarına katılmasının ardından perşembe akşamı New York'tan dönüşünde Türk gazetecilere yaptığı açıklamada, Mekke Anlaşması’nı doğru yönde atılmış güçlü bir adım olarak nitelendirdi.

Erdoğan, coğrafi açıdan zorlu bir bölgede böylesine önemli bir girişim başlatıldığında bazı zorluklarla karşılaşılmasının şaşırtıcı olmadığını söyledi. Yeni bir fikir veya irade ortaya çıktığında bunu kabul etmeyenlerin bulunmasının doğal olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye'nin provokasyonlara sürüklenmemek veya tuzaklara düşmemek için yeterli deneyime sahip olduğunu ifade etti.

fgthyj
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Erdoğan, üç ülkenin anlaşmanın kurumsal yapılanmasını tamamlamak üzere yollarına daha güçlü şekilde devam edeceğinden şüphesi olmadığını belirtti. Anlaşmayla bölge sorunlarına içeriden çözüm bulunmasını sağlayacak bir zemin oluşturulduğunu ifade eden Erdoğan, dışarıdan gelerek bölge için güvenlik reçeteleri yazanların çoğu zaman geride daha fazla istikrarsızlık bıraktığının görüldüğünü söyledi.

Bu kapsamda TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da Mekke Anlaşması’nın henüz onay için Meclis'e sunulmadığını ve TBMM'nin yaz tatilinin ardından 1 Ekim'de çalışmalarına başlamasıyla birlikte anlaşmanın gündeme getirilmesini beklediğini söyledi.

cdfvghyj
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş (TBMM'nin X hesabı)

Kurtulmuş cuma günü yaptığı açıklamada, Mekke Anlaşması’nın herhangi bir ülkeyi hedef almadığını, temel amacının devam eden çatışmalar ve İsrail'in “düşmanca politikaları” karşısında bölge ülkelerinin güvenliğini sağlamak olduğunu belirtti.

Kurtulmuş, “Anlaşma İran'a karşı değil ve böyle de olmamalı. Aksine bunun İslam dünyasını kapsayan daha geniş bir anlaşmaya dönüşmesini umuyoruz. İran da buna katılabilir. Ayrıca bölgedeki diğer ülkelerin katılımıyla anlaşmanın daha da güçlenmesini umuyoruz” dedi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan: F-35'te netice alacağımıza inanıyorum

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 22 Eylül 2026’da New York’ta bir toplantı gerçekleştiriyor (AFP)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 22 Eylül 2026’da New York’ta bir toplantı gerçekleştiriyor (AFP)
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan: F-35'te netice alacağımıza inanıyorum

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 22 Eylül 2026’da New York’ta bir toplantı gerçekleştiriyor (AFP)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 22 Eylül 2026’da New York’ta bir toplantı gerçekleştiriyor (AFP)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin ABD yapımı F-35 savaş uçakları programına yeniden dahil olacağı konusunda güveninin tam olduğunu belirterek Washington’dan bu yönde “somut adımlar” atmasını beklediğini söyledi.

Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantıları için bulunduğu New York’tan dönüş yolunda uçakta gazetecilere yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye’nin F-35 programına dönüşü konusunda “olumlu bir tutum sergilediğini” ifade etti.

Erdoğan’ın açıklamaları, Fransa’nın Türkiye’ye F-35 programına yeniden dönüş yolunun açılması konusunda ABD’den somut adımlar beklediği yönündeki mesajlarının ardından geldi.