Ukrayna savaşı, Akdeniz’e askeri hareketlenmeyi geri getirdi

Bir Fransız askeri yetkili, bölgenin bir kez daha ‘kriz kaynağı’ haline geldiğini söyledi.

Akdeniz’deki bir ABD savaş gemisi ve ona başlı birlikler. (ABD Savunma Bakanlığı/ AFP)
Akdeniz’deki bir ABD savaş gemisi ve ona başlı birlikler. (ABD Savunma Bakanlığı/ AFP)
TT

Ukrayna savaşı, Akdeniz’e askeri hareketlenmeyi geri getirdi

Akdeniz’deki bir ABD savaş gemisi ve ona başlı birlikler. (ABD Savunma Bakanlığı/ AFP)
Akdeniz’deki bir ABD savaş gemisi ve ona başlı birlikler. (ABD Savunma Bakanlığı/ AFP)

Fransız devletinin Akdeniz’den sorumlu ismi olan Amiral Gilles Boidevezi, Ukrayna’daki savaşla birlikte Akdeniz’in militarizasyonunun arttığını ve bölgenin ‘bir şekilde yeniden kriz kaynağı haline geldiğini’ söyledi. Ancak Avrupa ve ABD, gerginliği veya olası bir olayı önlemek için her adımı atıyor.
Akdeniz Denizcilik İdaresi yetkilisi, AFP’ye yaptığı açıklamada Suriye’deki savaştan bu yana Rusların Akdeniz’e döndüğünü, ancak Karadeniz için bir arka üs olarak kabul edilen bu denizde ‘daha geniş bir şekilde’ varlık gösterdiklerini kaydetti.
Akdeniz ve Karadeniz’deki Fransız askeri deniz operasyonlarını koordine etmekten sorumlu olan Boidevezi, ABD’lilerin Akdeniz’i terk etmeye başladığını belirttiği açıklamasında “Ancak Ukrayna’da savaşın başlamasından bu yana ABD uçak gemilerinde kalıcı bir rotasyon oldu. Bu, 10 yıldan fazla bir süredir olmuyordu” dedi.
Fransa’nın güneyindeki Toulon’daki ofisinde açıklamada bulunan yetkili, militarizasyonundaki artışla birlikte Akdeniz’in bir kez daha stratejik düzeyde bir ölçüde krizlere neden olan bir alan haline geldiğine dikkat çekti.

Kazalardan kaçınma
Boidevezi, “Yalnızca dört yıl önce Akdeniz, Yunanistan ve Türkiye veya Mısır ve Libya gibi yerel ölçekte komşular arasında bir gerilim alanıydı” dedi. Ancak 2020’de, özellikle Türkiye’nin gaz arama gemilerine eşlik etmesi için savaş gemilerini konuşlandırmasının ardından daha geniş anlaşmazlıklar kaydedildiğini bildirdi.
“Bugün tüm Avrupa ülkelerinin ve ABD’nin dikkati, bir tırmanma veya olayı önlemek için her türlü çabayı sarf etmektir” diyen Fransız yetkili, Doğu Akdeniz’de, Suriye’de olduğu gibi, kazaları önlemek için istişareler yapıldığını vurguladı.
Gilles Boidevezi ayrıca, “Özellikle Baltık Denizi’nde Fransız ve Rus birlikleri birbirine yaklaşması olmuş olabilir ancak bu durum, kazalara yol açmadı” şeklinde konuştu.

Karadeniz mayınları
Akdeniz, Avrupa ve Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) için stratejik bir bölge. Zira Avrupa Birliği’nin (AB) enerji arzının yüzde 65’i ve dünya ticaretinin yüzde 30’u Akdeniz’den geçiyor.
Fransa 2023’ün ilk yarısında Akdeniz’de, herhangi bir ülke ile olası büyük bir çatışma senaryosu çerçevesinde 12 bine kadar askerin katılımıyla, benzeri görülmemiş şekilde büyük çaplı askeri tatbikatlar düzenleyecek.
Ancak Karadeniz’deki donanma komutanı, Türklerin, Bulgarların ve Rumenlerin ‘sürüklenen mayınları keşfetme ve etkisiz hale getirme’ konusundaki ‘muhteşem çalışmalarına’ övgüde bulundu.
Yetkili, “Özellikle Odessa önlerine Ukraynalılar tarafından denizden bir işgali önlemek için döşenen mayınlar var. Kötü hava nedeniyle birkaç mayın süpürüldü ve Karadeniz’de onlarca mayın bulduk” dedi.



Peru, vatandaşlarının Rus ordusunda savaşmak üzere askere alındığı iddialarını soruşturuyor

Kurbanların aileleri ve zorla askere alınan kişiler Lima'da Dışişleri Bakanlığı binası önünde gösteri düzenledi (EPA)
Kurbanların aileleri ve zorla askere alınan kişiler Lima'da Dışişleri Bakanlığı binası önünde gösteri düzenledi (EPA)
TT

Peru, vatandaşlarının Rus ordusunda savaşmak üzere askere alındığı iddialarını soruşturuyor

Kurbanların aileleri ve zorla askere alınan kişiler Lima'da Dışişleri Bakanlığı binası önünde gösteri düzenledi (EPA)
Kurbanların aileleri ve zorla askere alınan kişiler Lima'da Dışişleri Bakanlığı binası önünde gösteri düzenledi (EPA)

Peru Savcılığı, Perulu vatandaşları "yüksek maaşlı güvenlik işi" vaadiyle Rusya’ya götüren ve burada Ukrayna’ya karşı savaşmaya zorlayan bir insan kaçakçılığı şebekesine yönelik soruşturma başlattı.

Savcılık ofisinden yapılan açıklamada, aralarında eski askerlerin de bulunduğu çok sayıda kişinin, sosyal medya üzerinden verilen yanıltıcı ilanlarla kandırıldığı belirtildi. Bu kişilere Rusya’da dolgun ücretlerle güvenlik görevlisi olarak çalışma sözü verildiği ifade edildi.

Polise sunulan bilgilere dayandırılan savcılık açıklamasında, durumun vahameti şu sözlerle vurgulandı:

"Kurbanlar Rusya’ya nakledildikten sonra, yabancı topraklara ayak basar basmaz Rusya ile Ukrayna arasındaki silahlı çatışma operasyonlarına katılmaya zorlanmışlardır."

Peru Başsavcılığı, söz konusu ağın faaliyetlerini "insan ticareti" suçlaması kapsamında incelemek üzere derhal adli süreç başlattı.

13 Perulu Hayatını Kaybetti

Mağdur ailelerin avukatı Percy Salinas, bir televizyon kanalına verdiği röportajda, Rusya-Ukrayna savaşında şimdiye kadar 13 Perulunun hayatını kaybettiğini duyurdu. Salinas’ın verdiği bilgilere göre: Geçtiğimiz ekim ayından bu yana yaklaşık 600 Perulu, aylık 2 ila 3 bin dolar arası maaş vaadiyle Rusya’ya götürüldü. Kurbanların büyük bir kısmı, vaat edilen işlerin sahte olduğunu ancak Rusya'ya gittiklrinde anladı.

Peru Dışişleri Bakanlığı, Rusya’nın Lima Büyükelçiliği’nden, Rus silahlı kuvvetlerine katıldığı belirtilen vatandaşlarının nerede olduğuna dair resmi bilgi talep etti.

Moskova’nın Lima Büyükelçiliği ise perşembe günü yaptığı açıklamada, Perulu vatandaşların Rus ordusuna katılmak üzere sözleşme imzaladığını doğruladı. Ancak Büyükelçilik, iddiaların aksine bu kişilerin bunu gönüllü ve yasal olarak yaptıklarının altını çizdi.


Müzakereler çıkmaza girdi... Tahran'ın yeni teklifini Trump reddetti

Müzakereler çıkmaza girdi... Tahran'ın yeni teklifini Trump reddetti
TT

Müzakereler çıkmaza girdi... Tahran'ın yeni teklifini Trump reddetti

Müzakereler çıkmaza girdi... Tahran'ın yeni teklifini Trump reddetti

Washington ve Tahran arasındaki müzakere süreci, bir sonraki aşamanın şartları üzerindeki derin görüş ayrılıkları nedeniyle çıkmaza giriyor.

ABD Başkanı Donald Trump, dün yaptığı açıklamada, ateşkes süreci devam etmesine rağmen yürütülen diplomatik temasların tıkandığını belirterek, İran’ın sunduğu yeni müzakere teklifinden "memnun olmadığını" ifade etti.

İranlı liderlerin kendi aralarında "bölünmüş" olduğunu ve çatışmadan çıkış stratejisi konusunda uzlaşamadıklarını savunan Trump, "Benden kabul etmemin mümkün olmadığı şeyler talep ediyorlar" ifadelerini kullandı.

İran medyasında yer alan haberlere göre Tahran yönetimi, gelecek döneme ilişkin müzakere önerilerine dair hazırladığı yeni yanıtı, arabulucu Pakistan kanalıyla ABD yönetimine iletti. Ancak Trump’ın açıklamaları, bu yanıtın Washington kanadında karşılık bulmadığını gösteriyor.

Müzakere masasındaki tıkanıklığa paralel olarak, sahada Hizbullah ve İsrail arasındaki "çatışmalar" devam ediyor: İsrail, Lübnan'ın güneyindeki bazı kasabaları topçu ateşine tutarken, Hizbullah, İsrail güçlerini insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef almayı sürdürdü.

Bölgedeki kontrollü gerilim, diplomatik kanallardaki belirsizlikle birlikte artmaya devam ediyor.


İran'da hapiste olan Nobel ödüllü Nergis Muhammedi acil olarak hastaneye kaldırıldı

İranlı aktivist Nergis Muhammedi (AP)
İranlı aktivist Nergis Muhammedi (AP)
TT

İran'da hapiste olan Nobel ödüllü Nergis Muhammedi acil olarak hastaneye kaldırıldı

İranlı aktivist Nergis Muhammedi (AP)
İranlı aktivist Nergis Muhammedi (AP)

Nobel Barış Ödülü sahibi İranlı aktivist Nergis Muhammedi’nin, cezaevinde yaşadığı "feci" sağlık sorunları nedeniyle acil olarak hastaneye sevk edildiği bildirildi.

Nergis Muhammedi Vakfı tarafından dün yapılan açıklamada, İranlı aktivistin durumunun ağırlaşması üzerine cezaevinden ülkenin kuzeybatısındaki bir hastaneye nakledildiği belirtildi. Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre Muhammedi’nin sağlık durumunun "felaket düzeyinde" kötüleştiği vurgulandı.

Vakıf, Muhammedi'nin iki kez tam bilinç kaybı yaşadığını ve ciddi bir kalp krizi geçirdiğini duyurdu. Dün erken saatlerde, kuzeybatıdaki Zencan şehrinde tutulduğu cezaevinde iki kez baygınlık geçiren aktivistin durumunun ciddiyetini koruduğu ifade edildi.

Avukatları, mart ayı sonlarında Muhammedi’nin bir kalp krizi geçirdiğinden şüphelendiklerini belirtti. Olaydan günler sonra kendisini ziyaret eden avukatlar, Muhammedi’nin renginin solgun olduğunu, aşırı kilo kaybettiğini ve ancak bir hemşirenin yardımıyla yürüyebildiğini belirtti.

Vakıf, hastaneye sevk kararının 12 Aralık'taki tutuklanmasından bu yana maruz kaldığı "140 günlük sistematik tıbbi ihmalin" ardından geldiğini belirtti. Yapılan açıklamada, "Daha önce Tahran'daki uzman doktorlar tarafından tedavi edilmesi gerektiği yönündeki tıbbi tavsiyelere rağmen, cezaevi doktorlarının durumun hapishane koşullarında yönetilemeyeceğini kabul etmesi üzerine bu nakil kaçınılmaz bir zorunluluk olarak gerçekleşmiştir" ifadelerine yer verildi.

Muhammedi’nin ailesi, haftalardır uygun bir tıbbi tesise nakledilmesi için çağrıda bulunuyordu. Vakıf, ailenin dün gerçekleşen hastaneye nakli "son dakika müdahalesi" olarak nitelendirdiğini ve kritik sağlık ihtiyaçlarının karşılanması için "çok geç kalınmış olabileceğine" dair endişelerini dile getirdi.

Muhammedi’nin Fransa’daki yasal temsilcisi Şirin Erdekani ise aktivistin hastaneye sevk edilmesinin veya özel kardiyoloğuyla görüşmesinin daha önce engellendiğini belirtti. Erdekani ayrıca, avukatların gerçekleştirdiği kısa ziyaret sırasında bir cezaevi yetkilisinin sürekli odada hazır bulunduğuna da dikkat çekti.