Suudi Arabistan ve Umman’dan koordinasyonu sürdürme vurgusu

İki ülke bölgesel meselelerde koordinasyonu sürdürmeye ve bölgenin zorluklarını görüşmeye devam edecek.

Suudi Arabistan ve Umman dışişleri bakanları dün Maskat'ta bir araya geldiler. (Umman haber ajansı)
Suudi Arabistan ve Umman dışişleri bakanları dün Maskat'ta bir araya geldiler. (Umman haber ajansı)
TT

Suudi Arabistan ve Umman’dan koordinasyonu sürdürme vurgusu

Suudi Arabistan ve Umman dışişleri bakanları dün Maskat'ta bir araya geldiler. (Umman haber ajansı)
Suudi Arabistan ve Umman dışişleri bakanları dün Maskat'ta bir araya geldiler. (Umman haber ajansı)

Suudi Arabistan ve Umman, Umman-Suudi Koordinasyon Konseyi’nin ilk toplantısını bu yıl içinde yapmayı planladıklarını bildirdiler. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi dün Maskat’ta bir araya geldiler. Bakanşar görüşme sırasında bölgesel konularda koordinasyon pozisyonları ve bölgenin karşı karşıya olduğu zorlukların barışçıl yollarla ele alınmasında yapıcı iş birliğini ele aldılar.
Umman haber ajansına göre Prens Faysal bin Ferhan, Suudi-Umman Koordinasyon Konseyi'nin etkinleştirilmesinin iki kardeş ülke arasındaki iş birliğinin yanı sıra iki ülke arasındaki yatırım ve ticaret alışverişi alanlarını güçlendirmek için önemli bir mekanizmayı temsil ettiğini söyledi.
Suudi Bakan, Maskat’ta düzenlenen istişare toplantısını ‘verimli’ olarak nitelendirdi.
Prens Faysal bin Ferhan, Umman-Suudi ilişkilerinin güçlü ve sağlam olduğunu belirttiği açıklamasında ilişkilerdeki gelişmeye dikkat çekti, iki ülke arasındaki ekonomik entegrasyonu artıracak büyük projelerin altını çizdi.
Suudi basınında yer alan haberlerde de görüşmede iki kardeş ülke arasındaki seçkin ikili ilişkilere ve bu ilişkileri geliştirmenin yollarına ek olarak çeşitli alanlarda iş birliği fırsatları gözden geçirildi. Ortak ilgi alanına giren bölgesel ve uluslararası meselelerdeki gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulunuldu.
Umman Haber Ajansı, Suudi ve Umman taraflarının kardeşçe ve samimi görüşmelerde bulunduğunu ve iki kardeş ülke arasında hükümet ve özel sektör düzeyinde iş birliği ve ortaklık için bir dizi fırsatın gözden geçirildiğini bildirdi. Ayrıca her iki bakanın da Umman-Suudi Koordinasyon Konseyi'nin ilk toplantısının önümüzdeki dönemde yapılması adına hazırlık görüşmeleri düzenleyecek tüm komitelerin ve ekiplerin oluşturulmasının tamamlanmasın önemine dikkat çektiğini vurguladı.
Bakanlar ayrıca iki ülke arasında hükümet ve özel sektör düzeylerinde iş birliği ve ortaklık için bir dizi fırsatı tartıştı.
Siyasi meseleler, bölgesel ve uluslararası gelişmeler düzeyinde bir dizi konu ve gelişmeyi görüşen bakanlar bu konulardaki pozisyonları koordine etmeye devam etme gerekliliğinin, bölgenin karşı karşıya olduğu zorlukları diyalog ve barışçıl yollarla ele almanın, herkes için güvenlik, istikrar ve barışı artıran uzlaşmaya dayalı çözümlere ulaşmak için yapıcı iş birliğinin önemini vurguladılar.
Bakanlar, görüşmenin sonunda Umman Sultanlığı ile Suudi Arabistan Krallığı’nı birleştiren güçlü kardeşlik ilişkilerinin derinliğini ve liderlerinin her alanda iş birliği ve ortaklık sürecini ilerletme ve mümkün kılma konusundaki kararlılığını teyit ederken, tüm bölgeye ve Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi ülkelerine daha fazla fayda sağlanması ve kalkınma adımları atılması gerektiğini bildirdi.
Diğer yandan Suudi bakan ve Umman Sultanlığı Kraliyet Ofisi Bakanı Korgeneral Sultan bin Muhammed en Numani ile de bir araya gelerek Krallık ile Umman Sultanlığı arasındaki iş birliği alanlarını gözden geçirdi.
Prens Faysal bin Ferhan, Umman Sultanlığı'na yaptığı resmi ziyaret kapsamında Umman Ulusal Müzesi'ni de ziyaret etti.
Suudi Bakan müze ziyareti sırasında el sanatları, mimari miras, belgeler, el yazmaları, deniz bilimleri, deniz seyrüseferi ve geleneksel tarım aletleri ve yöntemlerini inceledi.
Prens Faysal bin Ferhan, Umman’a gerçekleştirdiği ziyaretin ardından Ummanlı mevkidaşı tarafından Maskat Uluslararası Havalimanı’ndan uğurlandı.



Veliaht Prens Muhammed bin Selman ve Sisi, bölgede gerilimin düşürülmesine yönelik çabaları görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdülaziz (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdülaziz (Şarku’l Avsat)
TT

Veliaht Prens Muhammed bin Selman ve Sisi, bölgede gerilimin düşürülmesine yönelik çabaları görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdülaziz (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdülaziz (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdülaziz ile Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi,  bugün (Perşembe) bölgedeki son gelişmeleri, gerilimin düşürülmesine yönelik yürütülen çabaları ve bölgede güvenlik ile istikrarın güçlendirilmesi konularını ele aldı.

Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın Mısır Cumhurbaşkanı Sisi ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde iki ülke arasındaki iş birliğinin çeşitli alanlarda desteklenmesi ve güçlendirilmesine yönelik çabalarda değerlendirildi.


Suudi Arabistan'dan İran'a sert tepki: Sidr tankerine ve bölge ülkelerine yapılan saldırıları kınadı

Hürmüz Boğazı'nı geçen gemiler (AFP)
Hürmüz Boğazı'nı geçen gemiler (AFP)
TT

Suudi Arabistan'dan İran'a sert tepki: Sidr tankerine ve bölge ülkelerine yapılan saldırıları kınadı

Hürmüz Boğazı'nı geçen gemiler (AFP)
Hürmüz Boğazı'nı geçen gemiler (AFP)

Suudi Arabistan, bugün İran tarafından Hürmüz Boğazı'ndan geçişi sırasında Suudi Arabistan'a ait Sidr tankerinin hedef alınmasını ve saldırıda mürettebatın hayatını kaybetmesini kınadı. Riyad, gerilimin durdurulması ve uluslararası deniz taşımacılığının güvenliği ile emniyetine saygı gösterilmesi çağrısında bulundu.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, İran'ın Ürdün, Bahreyn ve Kuveyt'e yönelik saldırılarının da kınandığı belirtildi. Açıklamada, Riyad'ın söz konusu üç ülkeyle tam dayanışma içinde olduğu ve ülkelerin güvenlik ve egemenliklerini her türlü tehdide karşı korumak amacıyla attıkları adımları desteklediği ifade edildi.

Suudi Arabistan, gerilimin düşürülmesi, uluslararası deniz taşımacılığının güvenliği ile küresel enerji arzının emniyetinin yanı sıra iyi komşuluk ilkelerine, devletlerin egemenliğine, Birleşmiş Milletler Şartı'na ve uluslararası hukuk ile teamüllere saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı.

Riyad ayrıca tüm taraflara gerilimi yatıştırma, tırmanışı durdurma ve uluslararası hukuka uyma çağrısı yaparak müzakerelere ve barışçıl çözüm yollarına dönülmesini istedi.

Körfez ve Arap ülkelerinden kınamalar

Öte yandan Körfez ve Arap ülkelerinden, bugün erken saatlerde İran tarafından Kuveyt, Bahreyn ve Ürdün'e yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarına yönelik kınamalar art arda geldi. Açıklamalarda gerilimin durdurulması ve diplomasiye dönülmesi çağrıları öne çıktı.

Kuveyt, İran'ın ülke genelindeki bazı noktaları, aralarında bir konut kompleksinin de bulunduğu bölgeleri füze ve insansız hava araçlarıyla hedef alan saldırılarını şiddetle kınadı ve saldırıları egemenliğinin açık bir ihlali, güvenlik ve istikrarına yönelik bir tehdit olarak nitelendirdi.

Kuveyt Dışişleri Bakanlığı, saldırıların devam etmesinin uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Şartı'nın ağır şekilde ihlal edilmesi anlamına geldiğini belirtti. Bakanlık ayrıca saldırıların Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2817 sayılı kararına aykırı olduğunu ve bölgenin güvenlik ve istikrarını tehdit eden, gerilimi azaltmaya yönelik diplomatik çabaları baltalayan tehlikeli bir tırmanış oluşturduğunu kaydetti.

Kuveyt, egemenliğini korumak, güvenliğini ve çıkarlarını güvence altına almak, ülkesindeki vatandaşlar ile yabancıların güvenliğini sağlamak amacıyla uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli tüm tedbirleri alma hakkını bir kez daha teyit etti.

Katar da İran'ın Ürdün, Bahreyn ve Kuveyt topraklarına yönelik saldırılarının yeniden başlamasını “en güçlü ifadelerle” kınadı. Doha, saldırıları üç ülkenin egemenliği ve toprak bütünlüğünün açık bir ihlali, uluslararası hukuk, Birleşmiş Milletler Şartı ve iyi komşuluk ilkelerine aykırı bir eylem olarak değerlendirdi.

Katar Dışişleri Bakanlığı, saldırıların ve bunların yol açacağı sonuçların tüm hukuki sorumluluğunu İran'a yükledi. Bakanlık, hedef alınan ülkelerle tam dayanışma içinde olduklarını ve bu ülkelerin egemenlik ve güvenliklerini korumak amacıyla attıkları meşru adımları desteklediklerini bildirdi.

Katar, bölgenin güvenlik ve istikrarını tehdit eden askeri faaliyetlerin ve saldırıların derhal ve tamamen durdurulması, gerilimin daha geniş bir alana yayılmaması, diyaloğa ve müzakerelere dönülmesi ve diplomatik çabalarla varılan mutabakatlara bağlı kalınması çağrısında bulundu.

Mısır'dan itidal çağrısı

Kahire ise  İran'ın Bahreyn, Kuveyt ve Ürdün'e yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarını sert şekilde kınadı. Mısır, saldırıların üç ülkenin egemenliği ve toprak bütünlüğünün ihlali olduğunu ve bölgenin güvenliği, istikrarı ve halkların güvenliği açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti.

Mısır Dışişleri Bakanlığı, Kahire'nin üç Arap ülkesiyle tam dayanışma içinde olduğunu ve bu ülkelerin güvenlik ve egemenliklerine yönelik her türlü saldırıyı reddettiğini açıkladı. Bakanlık, yeniden başlayan çatışmaların devletlerin güvenliği ve uluslararası deniz taşımacılığının serbestisi açısından doğurabileceği sonuçlar konusunda daha önce defalarca uyarıda bulunulduğunu hatırlattı.

Mısır, askeri gerilimin derhal durdurulması, tarafların azami itidal göstermesi, uluslararası hukuka ve iyi komşuluk ilkelerine uyulması ve devletlerin egemenliğine saygı gösterilmesi çağrısında bulundu. Kahire ayrıca diyalog ve diplomasi kanallarının önceliklendirilmesini istedi.

Arap İçişleri Bakanları Konseyi'nden kınama

Arap İçişleri Bakanları Konseyi Genel Sekreterliği de İran'ın Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Kuveyt'e balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla düzenlediği saldırıları kınadı. Açıklamada, saldırıların uluslararası hukuk ile iyi komşuluk ilkelerinin açık bir ihlali olduğu ifade edildi.

Genel Sekreterlik, saldırıların İran'ın bölgenin güvenlik ve istikrarını bozma ve uluslararası güvenlik ile barışı tehdit etme yönündeki “süregelen düşmanca politikasının” devamı olduğunu kaydetti.

Açıklamada, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Kuveyt'in yanı sıra tüm Arap ülkeleriyle tam dayanışma içinde olunduğu ve söz konusu ülkelerin güvenliklerini, egemenliklerini, toprak bütünlüklerini, vatandaşlarını ve ülkelerinde yaşayanları korumak amacıyla aldıkları tüm tedbirlerin desteklendiği bildirildi.


Suudi Arabistan ve Güney Kore deniz savunma iş birliğinin geliştirilmesini görüştü

Görüşmelerde iki ülke arasındaki deniz askeri iş birliğinin çeşitli yönleri ele alındı ​​(Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
Görüşmelerde iki ülke arasındaki deniz askeri iş birliğinin çeşitli yönleri ele alındı ​​(Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan ve Güney Kore deniz savunma iş birliğinin geliştirilmesini görüştü

Görüşmelerde iki ülke arasındaki deniz askeri iş birliğinin çeşitli yönleri ele alındı ​​(Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
Görüşmelerde iki ülke arasındaki deniz askeri iş birliğinin çeşitli yönleri ele alındı ​​(Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)

Suudi Arabistan Deniz Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Muhammed el-Gureybi ile Güney Kore Deniz Harekâtları Komutanı Orgeneral Kim Kyung-ryul, dün deniz ulaşım hatlarının karşı karşıya olduğu tehdit ve zorlukları ele aldı. İki komutan, deniz taşımacılığının güvenliğinin ve emniyetinin sağlanması amacıyla ortak iş birliğinin güçlendirilmesinin önemini vurguladı.

Korgeneral el-Gureybi’nin Riyad’da Orgeneral Kim Kyung-ryul ve beraberindeki heyeti kabulüyle gerçekleşen görüşmede, iki ülke arasındaki deniz savunma iş birliğinin mevcut durumu ve bu iş birliğinin geliştirilmesine yönelik yöntemler değerlendirildi.

Taraflar ayrıca, deniz güvenliğinin güçlendirilmesi ve deniz ulaşım koridorlarının korunmasında “Çok Uluslu Deniz Savunma İttifakı”nın önemine dikkat çekti. İki komutan, ittifakın karşılaşılan tehditlere karşı uluslararası çabaların koordinasyonu ve bütünleştirilmesindeki rolünün, seyrüsefer özgürlüğünün güvence altına alınması ve küresel ticaret akışının sürdürülebilirliğinin sağlanması açısından önem taşıdığını belirtti.