Suudi Arabistan'da araştırma ve geliştirmeye toplam 14,5 milyar riyal harcadı

Kamu sektörü, araştırma ve geliştirme harcamalarında diğer sektörlerin önünde (SPA)
Kamu sektörü, araştırma ve geliştirme harcamalarında diğer sektörlerin önünde (SPA)
TT

Suudi Arabistan'da araştırma ve geliştirmeye toplam 14,5 milyar riyal harcadı

Kamu sektörü, araştırma ve geliştirme harcamalarında diğer sektörlerin önünde (SPA)
Kamu sektörü, araştırma ve geliştirme harcamalarında diğer sektörlerin önünde (SPA)

Suudi Arabistan İstatistik Genel Kurumu, 2021 yılına ait araştırma ve geliştirme istatistikleri bülteni yayımlayarak, araştırma ve geliştirmeye yönelik toplam harcamanın 14,5 milyar riyali bulduğunu ortaya koydu. Ayrıca, bu alandaki çalışan sayısının 30 bin 220, araştırmacı sayısının ise 24bin 808’ye ulaştığı kaydedildi.
Raporun sonuçları, kamu sektörünün toplam harcamaların yüzde 50'si ile araştırma ve geliştirmeye yapılan harcamaların diğer sektörlerin önünde olduğunu, onu yüzde 35 ile özel sektörün izlediğini, eğitim sektörünün harcama yüzdesinin ise yüzde 15'e ulaştığını ortaya koydu.
Rapor, eğitim sektöründeki çalışanların araştırma ve geliştirme alanında yüzde 83 (25 bin 178) çalışana ile en yüksek düzeye ulaştığı aktarıldı. Devlet sektöründe ise çalışan sayısı 2 bin 967 ile araştırma ve geliştirme alanındaki toplam yüzde 10 oldu.



Mekke'ye yönelen İHA koalisyon güçlerince düşürüldü

Kutsal başkent Mekke'nin giriş noktası (Şarku’l Avsat)
Kutsal başkent Mekke'nin giriş noktası (Şarku’l Avsat)
TT

Mekke'ye yönelen İHA koalisyon güçlerince düşürüldü

Kutsal başkent Mekke'nin giriş noktası (Şarku’l Avsat)
Kutsal başkent Mekke'nin giriş noktası (Şarku’l Avsat)

Yemen'de meşru hükümeti destekleyen Koalisyon, Mekke bölgesinde bir insansız hava aracının (İHA) engellenerek imha edildiğini duyurdu. Gelişme, Husilerin bir gün önce Suudi Arabistan'ın güneyine doğru fırlattığı balistik füze ile Riyad bölgesine gönderdiği iki İHA'nın engellenerek imha edilmesinin ardından yaşandı.

Avrupa Birliği (AB) ise Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarını, özellikle sivilleri ve sivil altyapıyı hedef alan eylemlerini sert bir dille kınadı. Saldırıları "iğrenç eylemler" olarak nitelendiren AB, Suudi Arabistan'la tam dayanışma içinde olduğunu vurguladı.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas tarafından yapılan açıklamada, İran da dahil olmak üzere tüm taraflara, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) çok sayıda kararını ihlal eden Husilere yönelik her türlü askeri desteği durdurma çağrısında bulunuldu.

Açıklamada ayrıca, uluslararası hukuk çerçevesinde Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı'nda deniz güvenliğinin ve seyrüsefer serbestisinin korunmasının önemine dikkat çekildi. Sivil ve ticari gemileri hedef alan, bölgesel güvenliği ve uluslararası ticareti tehdit eden saldırı ve tehditler kınandı.


Koalisyon, Suudi Arabistan’ın güneyine fırlatılan füzeyi imha etti... Yemen’de Husilere yönelik etkili saldırılar  sürüyor

Koalisyon, Suudi Arabistan’ın güneyine fırlatılan füzeyi imha etti... Yemen’de Husilere yönelik etkili saldırılar  sürüyor
TT

Koalisyon, Suudi Arabistan’ın güneyine fırlatılan füzeyi imha etti... Yemen’de Husilere yönelik etkili saldırılar  sürüyor

Koalisyon, Suudi Arabistan’ın güneyine fırlatılan füzeyi imha etti... Yemen’de Husilere yönelik etkili saldırılar  sürüyor

Yemen’de Meşru Hükümeti Destekleme Koalisyonu, pazartesi günü Husilerin Suudi Arabistan’ın güney bölgesine fırlattığı balistik füzenin hava savunma sistemleri tarafından engellenerek imha edildiğini duyurdu. Suudi Arabistan Sivil Savunma Müdürlüğü ise daha önce olası tehlikeye karşı erken uyarı yapılan Necran, Taif, Abha ve Hamis Muşayt kentlerinde tehlikenin ortadan kalktığını açıkladı.

Sahadaki gelişmelere ilişkin açıklama yapan Yemen Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Kurmay Albay Macid Abdullah el-Nuzeyli, Taiz’de Husilere ait hareketlilik ve takviye birliklerinin hava ve topçu desteğiyle hedef alındığını bildirdi. Saldırıları etkili olarak nitelendiren el-Nuzeyli, operasyonların sahada ilerleme sağlanmasına ve Cevf cephelerinde stratejik öneme sahip bazı mevzi ve yüksek noktaların kontrol altına alınmasına katkıda bulunduğunu belirtti.

Suudi Arabistan, pazar günü deniz geçiş güzergâhlarının korunması ve seyrüsefer özgürlüğünün güvence altına alınması için uluslararası ortak eylem çağrısında bulunmuştu. Riyad yönetimi, boğazların siyasi ve askeri baskı aracı olarak kullanılmasına veya çatışma ve rekabet alanlarına dönüştürülmesine karşı uyarıda bulunmuştu.

Suudi Arabistan Genelkurmay Başkan Yardımcısı Korgeneral Fahd bin Abdullah el-Gufeyli, 2026 Manama Diyaloğu Forumu'na katılımı sırasında yaptığı açıklamada, deniz geçiş güzergâhlarını tehdit eden gelişmelerin tüm ülkelerin çıkarlarını doğrudan etkilediğini vurgulamıştı. El-Gufeyli, söz konusu tehditlere karşı etkili ve ortak bir uluslararası müdahalenin gerekli olduğunu ifade etmişti.


Manama Diyaloğu’ndan Körfez'de ortak savunma ve deniz güvenliği çağrısı

Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif ez-Zeyyani, Küresel Güvenliğin Yönetişimi: Kapsayıcılık ve Etkinlik başlıklı oturumda (Bahreyn Dışişleri Bakanlığı)
Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif ez-Zeyyani, Küresel Güvenliğin Yönetişimi: Kapsayıcılık ve Etkinlik başlıklı oturumda (Bahreyn Dışişleri Bakanlığı)
TT

Manama Diyaloğu’ndan Körfez'de ortak savunma ve deniz güvenliği çağrısı

Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif ez-Zeyyani, Küresel Güvenliğin Yönetişimi: Kapsayıcılık ve Etkinlik başlıklı oturumda (Bahreyn Dışişleri Bakanlığı)
Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif ez-Zeyyani, Küresel Güvenliğin Yönetişimi: Kapsayıcılık ve Etkinlik başlıklı oturumda (Bahreyn Dışişleri Bakanlığı)

2026 Manama Diyaloğu Forumu, dün sona erdi. Forumda Körfez ülkeleri, bölgedeki gerilimin kontrol altına alınması ve ortak savunma mekanizmalarının güçlendirilmesi çağrısında bulunurken, deniz geçiş yollarının ve enerji arzının korunmasının uluslararası sorumluluk olduğuna dikkat çekildi.

Suudi Arabistan, «Kritik Bir Dönüm Noktasında Deniz Güvenliği» başlıklı oturumda, deniz ulaşım yollarını tehdit eden gelişmelerin bütün ülkelerin çıkarlarını etkilediğini ve seyrüsefer güvenliğinin korunması için kolektif bir cevap verilmesi gerektiğini vurguladı. Riyad yönetimi, boğazların siyasi ve askerî baskı aracı olarak kullanılmasını reddederek, «Deniz güvenliği tek bir ülkenin sorumluluğunda değildir ve güç, hukukun yerini alamaz» mesajını verdi.

Bahreyn, egemenliğe ve uluslararası hukuka saygı gösterilmesi şartıyla İran'a da açık tutulacak bölgesel bir güvenlik çerçevesi oluşturulması çağrısında bulundu. Öte yandan Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Fransa ve İngiltere'nin deniz güvenliği alanında koordinasyonu artırmaya yönelik yaklaşımları öne çıkarken, Japonya'nın Körfez ülkeleriyle iş birliğini genişletmeye ilgi gösterdiği ifade edildi.

Körfez İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, uluslararası topluma İran'ın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 2817 sayılı kararını uygulamasını sağlama ve Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünü güvence altına alma çağrısında bulundu. El-Budeyvi, krizlerle mücadelede Körfez ülkeleri arasındaki bütünleşmenin artık «stratejik bir zorunluluk» haline geldiğini vurguladı.

Diğer yandan Suudi Arabistan ve diğer Körfez ülkeleri, Katar Gaz Taşımacılık Şirketine ait «El-Maida» adlı sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tankerinin Basra Körfezi'nde hedef alınmasını en sert ifadelerle kınadı.

Körfez ülkeleri, Katar ile dayanışma içinde olduklarını ve Doha'nın alacağı bütün önlemleri desteklediklerini bildirdi. Açıklamalarda ayrıca gemilerin hedef alınmasının küresel enerji piyasaları üzerinde doğurabileceği sonuçlara dikkat çekildi.