Suudi Arabistan: 24 saatte Suriye ve Türkiye için 13 milyon riyal toplandı

Suudi Arabistan yardım programları, etkilenen ülkelerin hükümetlerinin yanı sıra bireylere de fayda sağlayan hayati ve stratejik yönleri hedefliyor (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan yardım programları, etkilenen ülkelerin hükümetlerinin yanı sıra bireylere de fayda sağlayan hayati ve stratejik yönleri hedefliyor (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan: 24 saatte Suriye ve Türkiye için 13 milyon riyal toplandı

Suudi Arabistan yardım programları, etkilenen ülkelerin hükümetlerinin yanı sıra bireylere de fayda sağlayan hayati ve stratejik yönleri hedefliyor (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan yardım programları, etkilenen ülkelerin hükümetlerinin yanı sıra bireylere de fayda sağlayan hayati ve stratejik yönleri hedefliyor (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan yönetimi dün, depremden etkilenen Türkiye ve Suriye'ye destek ve yardım sağlamak için hava koridoru oluşturacağını açıkladı. Hava koridoru kapsamında acil tıbbi ve insani yardımın yanı sıra kurtarma ekiplerinin de gönderileceği belirtildi.
Medya kaynakları, depremden etkilenen bölgelerde arama kurtarma çalışmalarının devam etmesiyle birlikte Suriye'de ölü sayısının artarak bin 250'ye, yaralı sayısı ise 2 bin 54'e yükseldiğini aktardı. Hali hazırda çok sayıda artçı depremin yaşandığı Türkiye’de yardım köprüleri ve yardım konvoyları umut aşılamada önemli rol oynuyor.

24 saat içerisinde 13 milyon riyal
Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi (KSRelief), Suriye ve Türk halkı üzerindeki etkilerini azaltmak için bir hava yardımı koridoru oluşturarak tıbbi malzemelerin yanı sıra barınma, gıda ve lojistik destek sağlayacak. Ayrıca, ‘Sahem’ platformu üzerinden depremden etkilenenler için yardım kampanyası başlatılmasıyla son 24 saat içerisinde 13 milyon riyal (3.4 milyon dolar) toplandı.
KSRelief Genel Müdürü Dr. Abdullah Rabia, arama kurtarma çalışmalarına gereken desteğin verileceği ve depremzedelere yardımların sağlanacağını ifade etti.
Bu bağlamda Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Sağlık Acil Durum Programları İcra Direktörü Dr. Michael Ryan Cenevre’de düzenlenen bir toplantıda, olaya hızlı müdahale ederek malzeme ve acil sağlık ekipleri gönderen Suudi Arabistan’a derin teşekkürlerini iletti.

Sürdürülebilir insani yardım
Resmi rakamlara göre, yıllardır Suudi Arabistan, başta Suriye olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki etkilenen bir dizi ülkeye çok sayıda yardımda bulundu.
Suriye’de 2011 yılından beri devam eden iç savaş nedeniyle uluslararası toplum ciddi bir mülteci krizine tanıklık etti.  Bu duruma cevaben Suudi Arabistan sürdürülebilir bir insani yardımla Suriye içinde ve dışındaki Suriyelilere insani yardımda bulunuyor. Aynı zamanda bir dizi Suriyeliye ev sahipliği yaparak, içinde bulundukları kötü durumu hafifletmeye yardımcı olmak adına bazı önlemler aldı. Alınan önlemler arasında ücretsiz eğitim ve sağlık yardımında bulundu Suudi Arabistan 2011'den yılından itibaren Suriye ve Suriyelileri 5.7 milyar dolar yardımda bulundu.

Yardımlardan daha çok fayda sağlayan Suriyeli mülteciler
Suriye’deki askeri çatışmaların patlak vermesinden bu yana ülkeleri dışında zorla yerinden edilen mülteciler,  Suudi desteğinden yararlananlar listesinin başında geliyor. 2022 yılına kadar Suudi Arabistan’ın Suriyelilere yardımı 488.914.778 dolar olarak gerçekleşti.
2015 ila 2019’a kadar yerinden edilmiş Suriyelilerin yararına sağlam yardım ise 98.537.86 dolar şeklinde.

Yardım kuruluşlarıyla sürekli iletişim
Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) Suudi Arabistan Direktörü Abdulhak Amiri, Riyad'ın yardım ve insani yardım çalışmalarıyla ilgili uluslararası kuruluşlarla sürekli temas halinde olduğunu ifade ederek, bunun dünyadaki tüm felaket ve insanlığa zararı önlemeye yönelik yardım çabaların bir parçası olduğunu vurguladı.
Suudi Arabistan, KSRelief dahil olmak üzere birçok kuruluşlarla insani yardım çalışmalarına katkı sağlamaya devam ediyor.



Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu’nun kârı 17 milyar doları aşarken, varlıkları 2025 yılında 907 milyar dolara yaklaştı

Suudi Arabistan’ın başkenti (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti (Reuters)
TT

Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu’nun kârı 17 milyar doları aşarken, varlıkları 2025 yılında 907 milyar dolara yaklaştı

Suudi Arabistan’ın başkenti (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti (Reuters)

Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF), 2025 yılında güçlü bir finansal performans sergiledi. Fonun gelirleri yüzde 9 artarak 450 milyar riyale (120 milyar dolar) yükselirken, net kârı iki katına çıkarak 65 milyar riyalin (17,3 milyar dolar) üzerine çıktı. Fonun yönettiği varlıkların toplam değeri ise yaklaşık 3,4 trilyon riyale (906,7 milyar dolar) ulaştı.

PIF, yurt içindeki yatırımlarını genişletmeyi de sürdürdü. Bu yatırımların 2021-2025 dönemindeki kümülatif büyüklüğü yaklaşık 750 milyar riyale (200 milyar dolar) yaklaşırken, uluslararası yatırımlar yüzde 12 oranında arttı. PIF ayrıca yapay zekâ, teknoloji, enerji ve ileri imalat gibi stratejik sektörlerdeki varlığını güçlendirdi.


Suudi Arabistan-Mısır-Türkiye görüşmesinde bölgesel gelişmeler ele alındı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdülati ve Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, El Alameyn kentindeki görüşmesinden bir kare (Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdülati ve Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, El Alameyn kentindeki görüşmesinden bir kare (Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü)
TT

Suudi Arabistan-Mısır-Türkiye görüşmesinde bölgesel gelişmeler ele alındı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdülati ve Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, El Alameyn kentindeki görüşmesinden bir kare (Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdülati ve Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, El Alameyn kentindeki görüşmesinden bir kare (Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdülati ve Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile bölgedeki mevcut gelişmeleri ve son durumu ele aldı.

Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Büyükelçi Temim Hilaf'ın bugün (Cuma) yaptığı açıklamaya göre El Alameyn kentinde gerçekleştirilen dostane görüşmede bakanlar, stratejik ortaklığı güçlendirme ve ortak çıkarları ilerletme konusundaki kararlılıklarını vurguladı.

Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, bakanların ayrıca ülkeleri arasındaki köklü dostluk ve yakın iş birliği bağlarının derinliğine dikkat çektiğini belirtti.


Deniz Savunma İttifakı çok uluslu komuta yapısını faaliyete geçirmeye hazırlanıyor

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı tarafından perşembe günü Cidde'de düzenlenen, 39 ülkenin katıldığı çok uluslu Deniz Savunma İttifakı'nın üçüncü planlama toplantısından bir kare. ((Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı tarafından perşembe günü Cidde'de düzenlenen, 39 ülkenin katıldığı çok uluslu Deniz Savunma İttifakı'nın üçüncü planlama toplantısından bir kare. ((Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
TT

Deniz Savunma İttifakı çok uluslu komuta yapısını faaliyete geçirmeye hazırlanıyor

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı tarafından perşembe günü Cidde'de düzenlenen, 39 ülkenin katıldığı çok uluslu Deniz Savunma İttifakı'nın üçüncü planlama toplantısından bir kare. ((Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı tarafından perşembe günü Cidde'de düzenlenen, 39 ülkenin katıldığı çok uluslu Deniz Savunma İttifakı'nın üçüncü planlama toplantısından bir kare. ((Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, 39 ülkenin temsilcilerinin katılımıyla Cidde'deki Batı Filo Komutanlığı'nda gerçekleştirilen üçüncü planlama toplantısında, Deniz Savunma İttifakı’nın komuta organları ile çok uluslu komuta yapısının faaliyete geçirilmesine yönelik operasyonel hazırlıkların tamamlandığını açıkladı.

Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, 15 ülkenin ittifakın kurulmasına ilişkin ortak bildiriyi imzaladığı, 13 ülkenin ise ulusal prosedürlerini tamamlayarak ittifakın tüzüğünü imzaladığı ve resmen katılımını ilan ettiği belirtildi. Bu gelişmenin ittifakı kurumsal ve operasyonel aktivasyon aşamasına taşıdığı, diğer ülkelerin ise katılım için gerekli prosedürleri tamamlamaya devam ettiği kaydedildi.

Bu gelişme, ittifakın kurumsal yapılanmasının tamamlanması yönündeki çalışmaların hız kazanmasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Bu kapsamda ittifak komutanının Suudi Arabistan'dan atanması, ilk dönem için komutan yardımcısının Pakistan'dan olması konusunda mutabakata varılması, komuta merkezi için tahsis edilen yerin belirlenmesi ve ittifak logosunun onaylanmasının yanı sıra, faaliyete geçiş için gerekli organizasyonel ve planlama çerçeveleri ile referans dokümanlarının hazırlanması da tamamlandı.

f7uı8
Perşembe günü Cidde'nin ev sahipliğinde düzenlenen Deniz Savunma İttifakı’nın üçüncü planlama toplantısında 39 ülkenin temsilcileri (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)

Söz konusu hazırlıkların tamamlanması, üye ülkelerden görevlendirilecek subay ve personelin kabul edilerek ortak komuta ve kurmay yapısına dahil edilmesinin önünü açıyor. Personelin ayrıca Deniz Operasyonları ve Koordinasyon Merkezi ile İstihbarat Merkezi bünyesine entegre edilmesiyle ittifakın operasyonel kapasitesinin daha hızlı geliştirilmesi ve sorumluluk alanındaki savunma görevlerini yerine getirme hazırlığının güçlendirilmesi hedefleniyor.

Bu aşamaya geçiş, çok uluslu ve sürdürülebilir bir deniz savunma ittifakının oluşturulmasında önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. İttifakın temel hedefleri arasında kolektif deniz güvenliği anlayışını güçlendirmek, deniz ulaşımının ve deniz yolları ile boğazların serbestliğini korumak, uluslararası ticaretin ve küresel tedarik zincirlerinin sürekliliğini desteklemek bulunuyor.

Birçok ülkenin ulusal prosedürlerini tamamlaması ve ittifakın kurumları ile komuta yapısının faaliyete geçirilmesiyle birlikte Deniz Savunma İttifakı yeni bir çalışma aşamasına giriyor. Böylece çalışmalar, yapı ve kurumsal çerçevenin oluşturulmasından bu yapıların fiilen işletilmesine ve üye ülkelerin kapasitelerinin ortak bir yapı içerisinde birleştirilmesine kayıyor. Bu sürecin, ittifakın operasyonel hazırlık seviyesine ulaşmasının ve kendisine verilen görevleri yerine getirmesinin önünü açması bekleniyor.

Yürütülen çalışmalar, katılımcı ülkelerin deniz güvenliği ve istikrarını güçlendirebilecek, seyrüsefer özgürlüğünü ve ortak çıkarları koruyabilecek bir savunma deniz ortaklığı oluşturma kararlılığını yansıtıyor. İttifakın, kendi tüzüğü, referans belgeleri ve uluslararası hukuk hükümleri doğrultusunda bölgenin ve uluslararası toplumun güvenlik ve istikrarına katkı sağlaması hedefleniyor.