İstanbullu şirketlerden kim deprem bölgesine ne gönderdi?

AA
AA
TT

İstanbullu şirketlerden kim deprem bölgesine ne gönderdi?

AA
AA

Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçelerinde art arda meydana gelen depremlerin ardından birçok şirket bölgeye ayni ve nakdi yardım göndermeye devam ediyor.
İstanbul'da faaliyet gösteren bazı şirketler, merkez üssü Kahramanmaraş'ın Pazarcık ve Elbistan ilçeleri olan ve toplamda 10 ili etkileyen 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremler sonrasında bölgeye yaptıkları yardımlara ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Eczacıbaşı Topluluğu
Eczacıbaşı Topluluğu bünyesinde faaliyet gösteren profesyonel arama kurtarma ekipleri ve iş makineleri, kurtarma çalışmalarına aktif destek veriyor. Şirketten yapılan açıklamada hijyen ve sağlık ürünü ihtiyaçlarının karşılanmasına katkı sağlamak üzere Eczacıbaşı Tüketim Ürünleri’nin hijyen ürünleri içeren tırı, Kızılay’ın Gaziantep’te yer alan merkezine gönderildi. Eczacıbaşı İlaç Pazarlama aracılığıyla, İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası koordinasyonunda Sağlık Bakanlığı’na iletilmek üzere 150 bin kutu ilaç bağışlandı.
Depremden etkilenen topluluk çalışanları ve ailelerine barınma desteği sağlamak üzere bölgedeki ofis ve tesisler konaklamaya açıldı. Eczacıbaşı Topluluğu tarafından ayrıca Afet Platformu üyesi bir sivil toplum kuruluşuna, kurumsal bağış gerçekleştirildi. Çalışanlar, aileleri ve iş ortaklarının da katkı sağladığı fon ile öncelikli illerdeki afetzedelerin barınma, ısınma ve sanitasyon başta olmak üzere acil ihtiyaçlarının karşılanması hedefleniyor.
Maddi yardımlara ek olarak, ilgili kurum ve kuruluşların iş birliği ile deprem bölgesine ulaştırılmak üzere, gıda malzemeleri, kışlık kıyafet, hijyen ürünleri gibi temel önceliklerin sağlanmasına yönelik ayni yardım kampanyası başlatıldı.

Kibar Holding
Kibar Holding, kamu ve sivil toplum kuruluşları ile iş birliği içinde bölgeye destek veriyor. 85 konteynerden oluşan 850 kişilik yaşam alanında depremzede vatandaşların temel ihtiyaçları karşılanmaya çalışılıyor. Depremin ilk gününden itibaren acil ihtiyaç malzemeleri ile dolu 3 tır ivedilikle bölgeye ulaştırıldı. Ayrıca grup içi mobil uygulaması üzerinden ayni bağış kampanyası da başlatıldı. Gruba ait lokasyonlarda çalışanların desteğiyle ihtiyaç malzemeleri toplanıyor, dördüncü tır pazartesi günü bölgeye ulaştırılacak.

Modanisa
Müşteri ve tedarikçilerinden oluşan geniş ekosistemini deprem dayanışmasına dahil edecek bir kampanya başlatan Modanisa, merkez ofiste ve ana depolarında, bölgede ihtiyaç duyulabilecek kışlık giyim ürünlerini toplayarak AFAD aracılığıyla afet bölgesine gönderecek.
Envanterindeki jeneratör, çadır, uyku tulumları, kışlık kıyafetler, şal, battaniye ve gelen talepler üzerine kalın baş örtülerinden oluşan 10 milyon TL’lik ürün ihtiyaç sahipleriyle buluşturulacak. Ticaret Bakanlığı tarafından başlatılan "e-seferberlik" kampanyasına da dahil olan Modanisa, web sitesi ve mobil uygulaması üzerinden Kızılay Bağış Kartı satışı başlattı. Sadece Türkiye değil, faaliyet gösterdiği 140 ülkede de müşteri portföyü ve influencer ağını kampanyaya desteğe davet eden şirket, yurtdışı bağışların artırılmasında da rol alacak.

Aras Kargo
Aras Kargo, AFAD ile koordineli şekilde, ihtiyaçları karşılamak üzere deprem bölgesine gönderilecek ihtiyaç listesindeki yardım malzemelerini ücretsiz taşıyor. Aras Kargo şubelerine giden yardımseverler, yardıma ihtiyacı olan şehirler listesinde yer alan illerden yardım iletmek istediği şehri seçip gönderimini gerçekleştirebiliyor.

Tavuk Dünyası
Tavuk Dünyası, deprem bölgesindeki vatandaşların ihtiyaçlarına destek olmak amacıyla ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliği içinde hareket ediyor. Bölgedeki en öncelikli ihtiyaçların başında gelen temel gıda ürünlerini taşıyan yardım tırlarının ilki Kızılay ile organize edildi. 10 ton donuk çorba da yine Kızılay koordinasyonuyla depremzedelere ulaştırılacak.
Bölgedeki aydınlatma sorununa destek olmak amacıyla 25 set projeksiyon ve jeneratör, TOBB aracılığı ve AFAD koordinasyonuyla bölgeye gönderiliyor. Şirket ayrıca gıdaya erişim sorununu kalıcı olarak çözmek amacıyla sektör dernekleri iş birliğiyle kurulacak mobil mutfakların faaliyete geçmesi için çalışıyor.

Getir
Getir, deprem sonrası afet bölgelerine gönderilmek üzere, AFAD ile koordineli olarak 10 tır gıda yardımını bölgeye sevk etti. Getir, Ticaret Bakanlığı tarafından başlatılan "e-seferberlik" kampanyasına da dahil oldu.

Re-Pie Portföy Yönetimi
Re-Pie Portföy Yönetimi, acil ihtiyaçların karşılanmasına yönelik malzeme ve arama-kurtarma görevlilerinin kullanacağı ekipmanla dolu iki tırı depremin merkez üslerinden Elbistan’a ve en çok etkilenen bölgelerden Adıyaman’a ulaştırdı. Deprem seferberliğine yaklaşık 2.5 milyon TL’lik malzeme desteği sunan şirket, hızlı bir organizasyon ile 300 kişilik gönüllüden oluşan destek ekibini deprem bölgesine gönderdi.

Panasonic Electric Works Türkiye
Panasonic Electric Works Türkiye, İhtiyaç Haritası iş birliği ve AFAD koordinasyonuyla depremzedelerin öncelikli ihtiyaçlarına destek oluyor. Şirketin ve gönüllü çalışanlarının katkılarıyla sağlanan uyku tulumları, battaniye, mont, çorap, bere, eldiven, ısıtıcı, hijyen malzemeleri, bebek maması, biberon, emzik, powerbank, ıslak mendil ve kuru gıda malzemelerinden oluşan yardım kamyonunun bölgeye ulaştırılması sağlandı.

LC Waikiki
LC Waikiki yardım tırları depremin ilk gününden itibaren afet bölgelerine ulaşmaya devam ediyor. Şirket tarafıdan şu ana kadar Afad ve Kızılay koordinasyonuyla toplamda 1 milyon 600 bin adet ürün bağışlandı.
Bugün hala ek destek tırları yola çıkmaya devam ediyor. Deprem bölgelerine bağışlamak üzere 36 bin ek battaniye ve 50 bin adet ek atkı hazırlıyor. 7 Şubat itibariyle Malatya OSB 1. ve 2. bölgedeki tekstil fabrikaları yemek ve ısınma ihtiyaçları için depremzedelerin hizmetine açıldı.
Ticaret Bakanlığı’nın başlattığı Deprem Yardımlaşma Seferberliği kapsamında, LC Waikiki müşterilerinin e-ticaret sitesinden verdiği ihtiyaç malzemeleri AFAD koordinasyonunda, ticari bir amaç gütmeden kargo ücretsiz olarak depremzedelere ulaştırılıyor. LC Waikiki’nin kendi yaptığı yardımların yanı sıra şimdiye kadar müşteriler de kampanya kapsamında 11 milyon TL değerinde ürün satın alınarak katkı sağladı.

Yataş
Yataş, deprem bölgesinde ihtiyaç duyulan battaniye, yorgan, yastık gibi ürünlerin yer aldığı tırları bölge AFAD koordinasyonuyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyor.

Anker
Anker, düzenli destekçisi olduğu GEA ile koordineli olarak depremden etkilenen bölgelere iletişimin ve enerjinin kesintisiz sürmesi adına powerbank, kablo, şarj cihazları, hoparlör, projeksiyon cihazı, araç ve duvar şarjları gibi birçok ürünün gönderimini sağladı. Hali hazırda GEA'ya hazırlıklı olması için her türlü cihaz desteği sağlayan Anker, depremin hemen sonrasında da GEA tarafından ihtiyaç olduğu belirtilen ürünlerin gönderimiyle destek vermeye devam ediyor.

Fujifilm
Fujifilm resmi ve sivil kurumlarla beraber iş birliği içerisinde hareket ediyor. Bunun yanı sıra uluslararası insani yardım kuruluşu NPO Japan Platform'a toplam 10 milyon Yen (1,44 milyon TL), sağlık hizmetlerine destek olmak içinse Fujifilm'in taşınabilir X-ray sistemleri ve ultrason cihazları da dahil olmak üzere 40 milyon Yen (5,76 milyon TL) değerinde tıbbi ekipman bağışlıyor.

Bahçeşehir Koleji
Bahçeşehir Koleji, Adana, Mersin, Antep, Urfa, Mardin, Kayseri, Diyarbakır, İskenderun ve Osmaniye'de bulunan kampüslerini barınma ve yiyecek desteği sağlamak üzere vatandaşlara açtı. Kolej, depremin üçüncü gününde, okul aile birliği ve velilerin desteği ile temel insani ihtiyaçlardan oluşan 25 tırı deprem bölgesine ulaştırıyor.

Paribu
Paribu, afetle ortaya çıkan ihtiyaçlar doğrultusunda İhtiyaç Haritası’na 500 bin dolar ve Gönüllüleri Vakfı'na (TOG) 100 bin dolar bağışladı. Kripto para cüzdanı tanımlayarak bireysel kripto bağışlarına ayrıca olanak sağlıyor.

Hedef Holding
Felaketin yaralarının sarılmasına bir nebze de olsa destek olmak amacıyla, Hedef Holding ve iştirakleri, depremzedelerin ihtiyacını karşılamak üzere toplam 5 milyon TL ayni ve nakdi bağış yaptı.

Kahve Dünyası
Kahve Dünyası başta Hatay, Kahramanmaraş, Malatya olmak üzere tüm depremden etkilenen illerde 100 bin kişiye yetecek kadar içme suyu, stick hazır kahve, çocuklar için vitaminli toz içecek, salep, sıcak çikolata, bölge koşullarına dayanıklı ve protein değeri yüksek olması bakımından granobarlar, çikolata ile bardak, peçete gibi sarf malzemeler ile bölgelerin genel ihtiyacı için eldiven, şapka, bere, çorap gibi tekstil ürünlerinin bölgeye ulaştırılmasını sağladı.
Kahve Dünyası Mobil Mağazası, tırları, kamyon ve minibüsü depremden etkilenen vatandaşlara ulaşmış olup, deprem bölgelerine ulaşacak ürünlerin dağıtımı için de Türk Kızılay’ı ile koordineli olarak çalışılıyor. Kahve Dünyası’nın 200 gönüllü çalışanı, deprem bölgelerinde destek veriyor.

Huawei
Huawei Türkiye, afet bölgesinde kesintisiz iletişimin sağlanması ve hasar gören şebekenin onarımı için büyük miktarda mobil baz istasyonlarını, dizel jeneratörleri ve şebeke yedek parçalarını acilen bölgeye iletti. Huawei Türkiye ekipleri sahada operatörlerle birlikte çalışıyor. Şirket ayrıca yetkili kamu otoriteleriyle birlikte diğer yardımları planlama süreçlerinin de devam ettiğini duyurdu.



Moskova, Türkiye'nin Rus yapımı S-400 füze sistemini üçüncü bir ülkeye satmasına izin vermeyi değerlendiriyor

Rusya'nın Volgograd kentinde düzenlenen askerî geçit töreninde Rusya'nın S-400 füze hava savunma sistemlerinin gösterimi, 2 Şubat 2018 (Reuters)
Rusya'nın Volgograd kentinde düzenlenen askerî geçit töreninde Rusya'nın S-400 füze hava savunma sistemlerinin gösterimi, 2 Şubat 2018 (Reuters)
TT

Moskova, Türkiye'nin Rus yapımı S-400 füze sistemini üçüncü bir ülkeye satmasına izin vermeyi değerlendiriyor

Rusya'nın Volgograd kentinde düzenlenen askerî geçit töreninde Rusya'nın S-400 füze hava savunma sistemlerinin gösterimi, 2 Şubat 2018 (Reuters)
Rusya'nın Volgograd kentinde düzenlenen askerî geçit töreninde Rusya'nın S-400 füze hava savunma sistemlerinin gösterimi, 2 Şubat 2018 (Reuters)

Kremlin Sarayı’ndan bugün yapılan açıklamada, Türkiye'nin elindeki Rus hava savunma sistemlerini üçüncü bir ülkeye satma olasılığı konusunda Ankara ile temas halinde olduklarını duyurdu. Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre söz konusu satışın gerçekleşebilmesi için Moskova'nın onayının alınması gerekiyor.

Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, AFP'nin konuyla ilgili sorusuna verdiği yanıtta, "Bu hususta Türk tarafıyla temaslar yürüttük ve temaslarımızı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.

Türkiye, Rus yapımı hava savunma sistemlerini 2017 yılında satın almıştı.

Gözler Erdoğan'ın "Bizi takip etmeye devam edin" sözlerinde

Rus "S-400" füze sistemleri dosyası, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu sistemlerin akıbetiyle ilgili bir soruya verdiği "Bizi takip etmeye devam edin" cevabıyla yeniden gündemin ilk sıralarına yerleşti. Bu açıklama, ABD Başkanı Donald Trump'ın Ankara'ya yönelik yaptırımların kaldırılma ihtimalinden bahsettiği bir dönemde yapıldı.

Söz konusu yaptırımlar, Türkiye'nin S-400 sistemlerini satın alma kararı üzerine ABD tarafından devreye alındı. Washington yönetimi, Ankara'nın Rus sistemini kullanmasının Amerikan F-35 savaş uçaklarının güvenliğini tehlikeye atacağı ve bu uçakların yetenekleriyle ilgili hassas bilgilerin Moskova'ya sızdırılması olasılığından duyduğu endişe nedeniyle bu yaptırımları uyguladı.


Türkiye ve Batı ülkelerinden Somali'deki siyasi düğümü çözmek için arabuluculuk

Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud (SONNA)
Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud (SONNA)
TT

Türkiye ve Batı ülkelerinden Somali'deki siyasi düğümü çözmek için arabuluculuk

Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud (SONNA)
Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud (SONNA)

Uluslararası arabulucular, iki aydan kısa bir süre içinde ikinci kez Somali'deki siyasi taraflar arasında yeni bir arabuluculuk turu başlattı. Bu süreç, doğrudan seçimler ve cumhurbaşkanının görev süresini 2027'ye uzatan yeni anayasanın uygulanması konusundaki emsalsiz çatışma ve görüş ayrılıkları ortamında yaşandı.

Şarku’l Avsat’a konuşan bir Afrika işleri uzmanına göre Türkiye'nin, Batılı ülke büyükelçileri ile Avrupa Birliği (AB) ve Birleşmiş Milletlerin (BM) arabuluculuğunu üstlendiği bu tur, Somali'deki siyasi düğümün çözülmesi için fırsatlar taşıyor. Uzman, biri başlıca anlaşmazlıklar etrafındaki uzlaşıyı yeniden tesis edecek kapsamlı bir siyasi anlaşmaya ulaşılması olmak üzere üç senaryo öngörüyor.

Haber sitesi Al-Somal Al-Jadid’in haberine göre başkent Mogadişu, seçimlerin nasıl yapılacağını, anayasanın tamamlanmasını ve gözden geçirilmesini ile ülkedeki siyasi geçiş döneminin nasıl yönetileceğini kapsayan bir gündemle Federal Hükümet ile muhalif ittifak Mustakbel (Gelecek) Konseyi arasındaki hassas siyasi görüşmelere ev sahipliği yaptı.

Somalili bir kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, görüşmelerin dün de sürdüğünü ve federal hükümete muhalif Jubaland ile Puntland eyaletlerinin bugün müzakerelere katılmasının beklendiğini belirtti. Bu gelişme, çeşitli Batılı ülkelerin büyükelçileri ile AB ve BM temsilcilerinin hazır bulunacağı kapanış oturumuyla eş zamanlı gerçekleşecek.

Afrika işleri uzmanı Ali Mahmud Kelni, söz konusu görüşmeleri ‘geçtiğimiz bir buçuk yılda siyasi tabloyu kilitleyen anlaşmazlıklı dosyalar etrafındaki uzlaşıyı canlandırma girişimi’ olarak değerlendirdi. Görüşmelerin başta Eş-Şebab Hareketi’ne karşı sürdürülen savaş olmak üzere, anayasa değişiklikleri, seçim sisteminin şekli ve federal hükümet ile eyaletler arasındaki yetki dağılımına ilişkin iç siyasi çatışmalarla aynı anda yaşanan eş zamanlı zorluklarla gölgelendiğini de vurguladı.

Bu turda öne çıkan gelişme olarak Türkiye'nin bu düzeyde ilk kez arabuluculuk sürecine dahil olmasını ve diyalogda arabulucu ve garantör olarak yer almasını vurgulayan Kelni, bu gelişmenin ‘Ankara'nın yıllara yayılan askeri, ekonomik ve kalkınma alanındaki varlığının ardından Somali'deki rolünün genişlemesini yansıttığını ve Batılı ortakların Somalili taraflar arasında siyasi bir uzlaşıya ulaşma çabalarına verdiği desteği pekiştirdiğini’ belirtti.

Görüşmelerin yaklaşan seçimlerin geleceği, anayasa değişiklikleri etrafındaki anlaşmazlığın çözüme kavuşturulması ve federal hükümet, eyaletler ile muhalefet güçleri arasında daha fazla bölünmüşlüğü engelleyecek biçimde önümüzdeki siyasi aşamayı yönetmek için uzlaşıya dayalı bir çerçevenin belirlenmesi olmak üzere üç ana dosya üzerinde yoğunlaşması bekleniyor.

dfrgth
Somali Cumhurbaşkanı Şeyh Mahmud, siyasi krizin ele alınmasına yönelik istişare oturumlarına katılmak üzere Mustakbel Konseyi yetkilileriyle bir araya geldiği önceki bir toplantıya katıldığı sırada (SONNA)

Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud geçtiğimiz mayıs ayında liderliğindeki Federal Hükümet ile muhalefet arasında üç gün süren diyalog turu, Batılı ve BM arabuluculuğuna rağmen herhangi bir anlaşmayla sonuçlanamadı.

Anlaşmazlıkların özünde muhalefet aşiret sistemine bağlılığını korurken doğrudan seçimlerin yapılmasını reddetmesi yatıyor. Bunun yanı sıra muhalefet, eyaletlerin yetkilerini kısıtlayan ve cumhurbaşkanlığını bu yıl yerine 15 Mayıs 2027'de sona erecek şekilde bir yıl uzatan anayasa maddelerine itiraz ederek anayasanın uygulanmasını reddediyor.

Somali muhalefeti Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud'un meşruiyetini tanımadığını ilan ederek geçen Haziran'da haftalık protesto gösterileri çağrısında bulundu; bu gösterilerin bir kısmında hükümet ve muhalefet yanlıları arasında daha önce görülmemiş silahlı çatışmalar yaşandı.

Yeni diyalog turuna eşlik eden olumlu havaya karşın siyasi bir kırılım sağlanması, tarafların özellikle parlamentonun mart ayında anayasa değişikliklerini onaylamasının ardından muhalefet güçleri ve bazı bölgesel yönetimlerin geniş çaplı itirazlarıyla gündeme gelen tartışmalı konularda karşılıklı taviz verme kapasitesine bağlı olmayı sürdürüyor.

Bu kez Türkiye'nin arabuluculuğa dahil olmasının, Somalili farklı taraflarla kurduğu ilişkiler sayesinde müzakerelere ek bir ivme kazandırdığı değerlendiriliyor. Ancak Kelni, başarının siyasi güçlerin kutuplaşmayı sürdürmek yerine uzlaşı seçeneğini ön plana çıkarmaya ne ölçüde hazır olduğuna bağlı kalacağına dikkati çekti.

Kelni görüşmelerin üç ana senaryo doğurabileceğini öngörüyor. Birinci senaryoda seçimler ve anayasal süreçler etrafındaki uzlaşıyı yeniden tesis eden ve yaklaşık 18 aydır süren krizin sona ermesinin önünü açan kapsamlı bir siyasi anlaşmaya ulaşılıyor. İkinci senaryoda diyaloğu canlı tutmakla birlikte anlaşmazlığın kökenine inmeden en karmaşık meseleleri sonraki turlara erteleyen kısmi mutabakatlar gerçekleşiyor. Üçüncü senaryoda ise müzakereler tökezliyor ve siyasi bölünmüşlük sürüyor. Bu da terörle mücadele çabalarını olumsuz etkileyebilir ve devlet kurumlarının inşa sürecini geciktirebilir.

Kelni, değerlendirmesinin sonunda “Bu turun çıktıları, siyasi güçlerin görüş ayrılıklarını aşma ve ülkenin iç istikrar gereksinimleri ile güvenlik baskıları arasında denge kuran ulusal uzlaşıyı yeniden üretme kapasitesinin belirleyici bir sınavı olmaya devam edecek. Somali hızlanan siyasi ve güvenlik yükümlülükleriyle karşı karşıya” ifadelerini kullandı.


Erdoğan: İsrail ve Yunanistan'ın Türkiye'nin F-35 savaş uçağı alımına karşı çıkmasının benim dünyamda yeri yok

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (Reuters)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (Reuters)
TT

Erdoğan: İsrail ve Yunanistan'ın Türkiye'nin F-35 savaş uçağı alımına karşı çıkmasının benim dünyamda yeri yok

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (Reuters)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (Reuters)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,yaptığı açıklamada Türkiye'nin uçak ve askeri teçhizat satın alma hakkına sahip olduğunu belirterek, bu konuda görüşmeler yürütüldüğünü söyledi, (Reuters)

Erdoğan, "İsrail ve Yunanistan'ın Türkiye'nin F-35 uçaklarını satın almasına karşı çıkmasının benim dünyamda yeri yok" ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Donald Trump ise Türkiye'ye F-35 savaş uçaklarının satılıp satılmayacağı konusunda henüz karar vermediğini, ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ittifakın ne kadar güçlü olduğunu değerlendirdiğini söyledi.

Trump, Ankara'daki NATO Zirvesi'nin ardından düzenlediği basın toplantısında, "Nihai kararımı henüz vermedim. Ancak şunu söyleme eğilimindeyim: Bakın, o elinden gelen her şeyi yaptı, bize birçok farklı şekilde yardımcı oldu" dedi.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığına göre İsrailli bir kaynak, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in, Türkiye'ye olası F-35 savaş uçağı satışı konusunu görüşmek üzere dün İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yapması planlanan toplantıyı iptal ettiğini açıkladı.

Söz konusu nitelikte bir anlaşmanın İsrailli yetkililer arasında rahatsızlık yaratması bekleniyor. Hassasiyet nedeniyle isminin açıklanmaması şartıyla konuşan kaynak, Hegseth'in İsrail ziyareti kapsamında İsrail Savunma Bakanı Yısrael Katz ile de görüşmesinin planlandığını, görüşmelerde İran savaşı konusunun da ele alınacağını belirtti.