Ukrayna’nın Batı’dan savaş uçakları almasının önündeki zorluklar

Uzmanlar, Kiev'e Typhoon uçakları sağlamanın ‘oldukça pahalı bir sembolik jest’ olacağı görüşünde. (EPA)
Uzmanlar, Kiev'e Typhoon uçakları sağlamanın ‘oldukça pahalı bir sembolik jest’ olacağı görüşünde. (EPA)
TT

Ukrayna’nın Batı’dan savaş uçakları almasının önündeki zorluklar

Uzmanlar, Kiev'e Typhoon uçakları sağlamanın ‘oldukça pahalı bir sembolik jest’ olacağı görüşünde. (EPA)
Uzmanlar, Kiev'e Typhoon uçakları sağlamanın ‘oldukça pahalı bir sembolik jest’ olacağı görüşünde. (EPA)

Ukrayna Cumhurbaşkanı Vladimir Zelenskiy, çarşamba ve perşembe günleri gerçekleştirdiği Avrupa turu boyunca ülkesinin savaş uçaklarına ihtiyacı olduğunu vurguladı. Zelenskiy, bazı Batı ülkelerinin Rus güçleriyle mücadele için silahları Kiev’e teslim etmeye hazır olduğunu dile getirdi. Ancak bu duruma ilişkin henüz herhangi bir onay verilmedi. Ukrayna’ya ihtiyaç duyduğu tüm ağır saldırı silahlarını sağlama konusunda hevesli davranan İngiltere, Ukrayna’ya daha fazla Batı silahı sağlamanın gerilimi artırma risklerinin farkında olduğunu belirtirken Kiev’in eski model ‘Typhoon’ savaş uçağı teslim alma olasılığının ise düşük olduğunu vurguladı.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Ukrayna’nın talep ettiği savaş uçaklarının ilerleyen haftalarda ‘hiçbir koşulda’ teslim edilmeyeceğini açıklarken daha kullanışlı silahları tercih ettiğini ve bunların teslimatının daha hızlı olduğunu bildirdi. Ukraynalı mevkidaşı Vladimir Zelenskiy’nin katılımıyla düzenlenen bir Avrupa zirvesinin ardından açıklamalarda bulunan Macron, Ukrayna’ya savaş uçağı teslim edilmesi meselesi hakkında “Hiçbir seçeneği uzak görmüyorum” diyerek ancak bunun bugünün ihtiyaçlarına uymadığını vurguladı. Macron’a göre geçen çarşamba günü Paris’te Zelenskiy ile yaptığı ‘çok derin görüşmede’ önceliğin‘Ukrayna’nın ilerleyen haftalarda direnişine yardımcı olmak için her şeyi yapmak’ olduğu anlaşıldı. Macron, sözlerinin devamında ise “Müttefiklerin, en kullanışlı ve teslimatı daha hızlı bir biçimde olacak olan teçhizatı tercih etmesi gerekiyor” diyerek, Fransa’nın sağladığı Caesar topları ve orta menzilli hava savunma sistemi MAMBA’nın bu kriterleri karşıladığına dikkat çekti. İngiltere ise ABD ve diğer NATO müttefiklerinin savaşa daha fazla dahil olma konusundaki endişelerine rağmen, Ukraynalı pilotları eğitmeye başlayacağını ve uçak göndermeyi uzun vadede düşüneceğini duyurdu.
İngiltere Başbakanı Rishi Sunak’ın sözcüsü, Kiev’in silahlanmayı genişletme politikası ve bazı Avrupa başkentlerinin Moskova’yı düşmanlaştırma korkuları hakkında bir soruya yanıt olarak gazetecilere yaptığı açıklamada “Gerilimin artma potansiyelinin farkındayız” dedi. AFP’nin aktardığına göre Sunak, “Ancak yaklaşımımızın, Ukrayna’nın bu savaşı bitirmesine yardım etmenin en iyi ve en hızlı yolu olduğuna eminiz. Bunun herkesin çıkarına açık olduğu açık” ifadelerini kullandı. İngiltere Savunma Bakanı Ben Wallace da Roma ziyareti sırasında Ukrayna’ya İngiliz yapımı ‘Challenger 2’ tankları göndermeye çalıştıklarını bildirdi. “İngiltere, Ukrayna’ya mutlaka savaş uçağı göndereceğini söylemedi” diyen Wallace, “Ukrayna'nın yeteneklerini geliştirmek için belki de çatışma sona erdikten sonra eğitime başlayacağımızı belirttik” şeklinde konuştu.
Sunak’ın sözcüsü, Londra’nın müttefikleriyle ‘kapasite sağlama’ konusunu görüşmeye devam edeceği bilgisini paylaştı. “Ortaya koyduğumuz her eylemde, gerilimin artma riskleri hesaba katılacak” diyerek Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik sürekli saldırıları ve topraklarının geniş alanlarını işgali çerçevesinde ‘tansiyonu yükselttiğini’ vurguladı. Rishi Sunak’ın Zelenskiy’nin tarihi ziyareti sırasında Ukraynalı pilotların NATO kriterlerine uygun savaş uçaklarını kullanmak üzere eğitileceğini belirttiğini de doğruladı. Sözcü, eğitim hakkında ise “Bunu mümkün olan en kısa sürede sonlandırma istiyoruz” diyerek, Kiev’e herhangi bir uçak tedarik edilip edilmeyeceğine dair nihai bir kararın alınmadığını dile getirdi.

Ukrayna hangi savaş uçaklarını istiyor?
Ukrayna, müttefiklerini Zelenskiy’nin bu hafta İngiliz milletvekillerine hitaben yaptığı bir konuşmada, eskiyen Sovyet MiG’leri ve Suhoy filosunu değiştirmek için ‘özgürlük için kanatlar’ olarak nitelendirdiği modern savaş uçakları göndermelerini istedi.
İstek listesinde, yıkıcı gücü ve küresel mevcudiyeti nedeniyle ABD yapımı F-16’lar da var. Zelenskiy, aynı zamanda İsveç yapımı ‘Gripen’ savaş uçakları da istedi. Aynı şekilde müttefiklerin kendisine sağlayabileceği savaş uçaklarını araştırmaya devam ettiğini de belirtti. Ukrayna, Rus bölgelerine saldırmak ve önleyici uçuşlar yapmak için mevcut filosuna güveniyor. Ancak hava kuvvetleri, daha yeni savaş uçakları sağlamanın savaşın gidişatını değiştireceği kanaatinde.
Zelenskiy’nin danışmanı Mykhailo Podolyak, bu tür uçakların Rus saldırılarına ‘gökleri kapatacağını’ dile getirdi. Bir Ukrayna Hava Kuvvetleri sözcüsü de bunların, havadaki veya karadaki ‘neredeyse tüm hedeflerin yok edilmesine katkıda bulunacağını’ vurguladı.

Ukrayna uçakları kullanmaya ne zaman başlayabilir?
Zelenskiy’nin bu hafta Londra’da ‘Eurofighter Typhoon’ türü savaş uçakları talep etmesinin ardından İngiltere, Ukraynalı pilotların yeni avcı modellerini kullanmak için eğitim almalarının yıllar sürebileceğini bildirdi. Londra ilk adım olarak baharda pilot eğitimine başlamayı kabul etti. Deneyimli Ukraynalı pilotlar için eğitim kurslarını azaltmayı düşüneceğini kaydetti. İngiltere Savunma Bakanı Ben Wallace, BBC’ye yaptığı açıklamada “Uçakları sınıra çekmek basit bir mesele değil” dedi.
Wallace, “Bir bakım ekibi olmadan, bir Formula 1 aracı bile çalışamaz. Kesinlikle bu, birkaç turdan fazla sürmeyecek. Savaş uçakları gibi gelişmiş ve sofistike silahları fırlattığınızda, onlara bir bakım ekibi eşlik ediyor ve bu konuda da sorular sormamız gerekiyor” dedi. Ben Wallace, İngiltere’nin Eurofighter’i göndermek için diğer ülkelerin (Almanya, İtalya ve İspanya) onayına ihtiyacı olacağını söyledi.

Uygun modeller
Şarku’l Avsat’ın Reuters’dan aktardığına göre Royal United Services Institute’tan Justin Bronk, ‘Ukrayna’ya ‘Typhoon’ uçağı sağlamak, çok pahalı sembolik bir jest olur” dedi. Savaş uçakları, Rus hava savunmasından kaçınmak için alçaktan uçmak zorunda kalacak. Aynı şekilde Bronk, bir analizde Typhoon’un füzelerinin menzilini genişletmek için yüksek irtifalarda uçacak şekilde geliştirildiğini, bu yöntemin Rus uzun menzilli kuvvetlerinin büyük ölçüde etkisiz hale getirebileceği bir taktik olduğunu ifade etti. Typhoon ve F-16 uçaklarının da uygun pistlerden ve merkezi üslerden kalkması gerektiğini belirten Bronk, İsveç Gripen uçağının ise daha düşük irtifalarda uçabildiğini ve daha kısa pistlerden kalkabildiğini vurguladı.

Savaş uçakları
Ukrayna, bunun gerçekleşeceğinden emin ve müttefiklerin başlangıçta gelişmiş silahlar göndermek konusunda isteksiz olduğu ancak daha sonra geri adım atabileceğini ima etti. ABD ve Fransa, Almanya’nın kabul etmemesine rağmen, savaş uçağı göndermeyi göz ardı etmediklerini belirtiyor. İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, savaş uçağı göndermeyi reddetmedi ancak beklentileri azalttı. Kristersson, konunun şu an Stockholm’ün gündeminde olmadığını söyledi.
Ukrayna’nın sadık bir destekçisi olan Polonya ise, böyle bir kararı tek başına vermeyeceğini ve NATO’nun toplu hareket etmesi gerektiğini bildirdi. Slovakya da Ukrayna’ya mevcut filosunu geliştirmek için 11 MiG savaş uçağı göndermeyi kabul etti. Batılı hükümetler, teçhizatlarının çoğunu hareket ettirirlerse savunmalarının zayıflayacağından korkuyorlar. Ayrıca Moskova’ya savaşı şiddetlendirmek üzere bir bahane vermemek için şu ana kadar Rus topraklarının derinliklerini vurabilecek herhangi bir silah göndermekten kaçındılar. Kremlin, savaş uçakları gönderirse Batılı ülkelerin durumunun Rusya ile doğrudan çatışma aşamasına geçeceğini vurguladı.



Le Figaro: Ruhani’nin, Hamaney’i yönetiminden uzaklaştırmak başlattığı darbe girişimi engellendi

İran lideri Ali Hamaney, üst düzey yetkililerle yaptığı bir toplantıda konuşma yaparken; sağında, cumhurbaşkanı olduğu dönemde Hasan Ruhani, yanında ise Nisan 2018’de Meclis Başkanlığı görevini yürüttüğü sırada Ali Laricani görülüyor (Arşiv – Hamaney Ofisi)
İran lideri Ali Hamaney, üst düzey yetkililerle yaptığı bir toplantıda konuşma yaparken; sağında, cumhurbaşkanı olduğu dönemde Hasan Ruhani, yanında ise Nisan 2018’de Meclis Başkanlığı görevini yürüttüğü sırada Ali Laricani görülüyor (Arşiv – Hamaney Ofisi)
TT

Le Figaro: Ruhani’nin, Hamaney’i yönetiminden uzaklaştırmak başlattığı darbe girişimi engellendi

İran lideri Ali Hamaney, üst düzey yetkililerle yaptığı bir toplantıda konuşma yaparken; sağında, cumhurbaşkanı olduğu dönemde Hasan Ruhani, yanında ise Nisan 2018’de Meclis Başkanlığı görevini yürüttüğü sırada Ali Laricani görülüyor (Arşiv – Hamaney Ofisi)
İran lideri Ali Hamaney, üst düzey yetkililerle yaptığı bir toplantıda konuşma yaparken; sağında, cumhurbaşkanı olduğu dönemde Hasan Ruhani, yanında ise Nisan 2018’de Meclis Başkanlığı görevini yürüttüğü sırada Ali Laricani görülüyor (Arşiv – Hamaney Ofisi)

Fransız Le Figaro gazetesi, kaynaklara dayandırdığı haberinde, İran’ın eski Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin, protestoların zirveye ulaştığı 8-9 Ocak gecesi başlatılan baskı kampanyası öncesinde, ülke lideri Ali Hamaney’i yönetimden uzaklaştırmak amacıyla rejim içinde bir girişime öncülük ettiğini yazdı.

86 yaşındaki Hamaney’in kamuoyu karşısına çıkışları, İsrailli yetkililerin kendisini hedef alabilecekleri yönündeki tehditlerinin ardından ve İran medyasında 1989’da görevi devraldığı ilk lider Ruhullah Humeyni’nin halefi olarak yerine geçecek isimle ilgili spekülasyonların artmasıyla, İsrail’le 12 gün süren savaş sonrasında en düşük seviyeye geriledi.

Le Figaro’ya konuşan kaynaklara göre Ruhani, eski hükümetinden isimlerin katıldığı bir toplantı düzenledi. Toplantıya eski Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, Kum’dan din adamları ve Devrim Muhafızları’ndan bazı isimler katıldı. Amaç, güvenlik ve siyasi dosyaların yönetimini liderin elinden almaktı.

Ancak Laricani'nin girişime destek vermemesi üzerine girişim başarısızlıkla sonuçlandı. Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın ise planın ifşa olmasını engellemek için girişimden haberdar edilmediği öne sürüldü. Planın ortaya çıkmasıyla birlikte Ruhani ve Zarif'in birkaç gün ev hapsinde tutulduğu, onlara yakın bazı reformist figürlerinse gözaltına alındığı iddia edildi.

fgtrhyju
Devrim Muhafızları’na bağlı Tesnim News Agency’nin geçen Aralık ayında yayımlanan haftalık bülten kapağı; kapakta, eski Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani İsrail’e hizmet etmekle suçlanıyor.

Haberde, The New York Times gazetesinin daha önce, Hamaney’in, protestolar ve ABD ile muhtemel bir çatışma ihtimalinin yükseldiği ortamda lider kadroya yönelik suikast senaryoları da dahil olmak üzere yönetiminde kaos yaşanmaması için en güvendiği isimlerden Laricani’yi görevlendirdiğini yazdığı hatırlatıldı.

Gazete, isimleri açıklanmayan 6 üst düzey İranlı yetkili, 3 Devrim Muhafızı mensubu ve eski diplomatlara dayandırdığı haberinde, Laricani’nin Ocak başından bu yana hassas siyasi ve güvenlik dosyalarını fiilen yönettiğini aktardı.

Haziran ayında İsrail’le 12 gün süren savaş sırasında Hamaney’in halefliği için 3 potansiyel aday belirlediği, ancak isimlerin açıklanmadığı kaydedildi. The New York Times, Laricani’nin dini yeterlilik şartlarını taşımadığı için bu isimler arasında yer almasının muhtemel olmadığını belirtti.

Şarku’l Avsat’ın ABD merkezli Axios’tan aktardığı habere göre Cumartesi günü, İran liderliği ile birlikte Hamaney ve oğlu Mücteba’nın hedef alınmasının, ABD Başkanı Donald Trump’a sunulan geniş askeri seçenek paketinde yer alan senaryolar arasında bulunuyor. Siteye konuşan bir kaynak, lider ve oğlunun hedef alınmasına yönelik planın haftalar önce iç tartışmalarda gündeme geldiğini söyledi.

Baskı kampanyası sırasında Ruhani ve Zarif’e ev hapsi uygulandığı yönünde haberler yayılmış, ancak Zarif’in ofisi ile Ruhani’ye yakın isimler bunu yalanlamıştı.

Ruhani ve Zarif’in adları, Hamaney sonrası döneme ilişkin tartışmalarda ilk kez gündeme gelmedi. İsrail’in lideri hedef alma tehditlerinin ardından da benzer spekülasyonlar ortaya atılmıştı.

Resmi haber ajansı IRNA, 20 Ocak’ta Zarif’in ofisinden yapılan açıklamayı yayımlayarak iddiaları yalanladı. Açıklamada, söz konusu bilgilerin “asılsız” olduğu belirtilerek, “Bu aşağılık yalan, İran’ı parçalamayı amaçlayan Netanyahu ve çetesinin ürettiği sahte bir anlatıya zemin hazırlamıştır” denildi. Ayrıca “kötü niyetlerin, aşırı Amerikan medya organlarında yayımlanan son makalelerde ortaya çıktığı” ifade edildi.

6jku78
Ruhani’nin internet sitesinde yayımlanan fotoğrafta, eski Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ortada yer alırken; yanında eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi, eski Meclis Başkanı Ali Ekber Natık Nuri ve torun olarak bilinen din adamı Hasan Humeyni görülüyor. Fotoğraf, müttefiki eski Cumhurbaşkanı Ali Ekber Haşimi Rafsancani’nin 11 Ocak 2024’te düzenlenen yedinci ölüm yılı anma töreninde çekildi.

Açıklamada, iddianın “aşağılık hizipsel çıkarlar için uydurulduğu” ve “bazı iç grupların dış ajanlarla iş birliği” yaptığı öne sürülerek, İsrail medyasının bunu “bu acılı günlerde” yaymasının resmi yalanlamayı gerekli kıldığı belirtildi.

Hamaney ise 9 Şubat’ta yaptığı konuşmada, son protestoların ABD ve İsrail tarafından kurgulanan bir darbe girişimi olduğunu savundu. Bu konuşma, Ocak protestolarına ilişkin tutumları nedeniyle reformist isimlere yönelik gözaltı dalgasıyla eş zamanlı gerçekleşti.

8 Şubat’ta başlayan gözaltılar kapsamında reformist lider Mehdi Kerrubi’nin oğlu Hüseyin Kerrubi’nin yanı sıra Reform Cephesi Başkanı Azer Mansuri, eski “İran Millet Birliği” Genel Sekreteri Ali Şekuri Rad ve eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi döneminde dışişleri bakan yardımcılığı yapan Muhsin Eminzade gözaltına alındı.

Ayrıca Reform Cephesi Merkez Komitesi üyeleri Muhsin Armin, Bedr es-Sadat Mofidi ve Ferac Kemicani’ye yargı bildirimleri gönderildi. Bir gün önce ise 2009 seçimlerinde Mir Hüseyin Musevi’nin seçim kampanyası başkanlığını yürüten ve danışmanı olan Kurban Behzadiyan Nejad’ın tutuklandığı duyuruldu.

Reform Cephesi Sözcüsü Cevad İmam ile eski milletvekili İbrahim Asgarzade ise kefaletle serbest bırakıldı.

Devrim Muhafızları’na yakınlığıyla bilinen Fars News Agency, “güvenlik ve yargı kurumlarının” söz konusu isimleri gözaltına aldığını, yöneltilen suçlamalar arasında “ulusal birliğe zarar verme, anayasaya karşı tutum alma, düşman propagandasıyla eşgüdüm, teslimiyetçi yaklaşımı teşvik etme ve gizli yıkıcı mekanizmalar oluşturma” bulunduğunu bildirdi.

Yargı erkinin haber ajansı Mizan News Agency ise isim vermeden “bir dizi siyasi şahsiyetin” gözaltına alındığını ve haklarında suçlama yöneltildiğini duyurdu. Açıklamada, gözaltıların “Siyonist oluşum ve ABD’yi destekleyen bazı önemli siyasi unsurların faaliyetlerine ilişkin soruşturmaların tamamlanmasının ardından” gerçekleştiği belirtildi.

Gözaltı dalgası genişlemeden önce Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, protestolar sırasında reform ve ulusal hakikat komisyonu kurulması çağrısı yapan iç siyasi şahsiyetleri sert ifadelerle eleştirdi.

Ejei, “Cumhuriyet aleyhine içeriden bildiri yayımlayanlar, Siyonist rejim ve ABD’nin sesini tekrarlamaktadır” dedi ve “Veliyyü’l-Fakih’in yanında yer almamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınan ve bugün suçlu Siyonistlere sığınanların akıbetine yol açacağını” söyledi.

Muhalif Iran International kanalı ise 20 Ocak’ta Reform Cephesi Merkez Komitesi’nin, Hamaney’in görevden çekilmesini ve ülkeyi yönetecek bir “geçiş konseyi” kurulmasını talep eden taslak bildiriyi görüşmek üzere acil ve gizli bir toplantı yaptığını ileri sürdü.

Habere göre güvenlik birimleri müdahale ederek cephe liderlerini tehdit etti; bunun üzerine bildiri yayımlanmadı ve “toplu istifalar” ile “geniş çaplı gösteri çağrıları” gibi önerilerden geri adım atıldı.

Musevi’nin ofisine bağlı “Kelime” sitesi ise yeni gözaltı dalgasının, Musevi’nin önerdiği “İran’ı Kurtarma Cephesi” fikrini destekleyen isimleri hedef aldığını bildirdi. Musevi’nin danışmanı Emir Ercümend, rejimin “muhalefetin ağırlık merkezinin ülke içine kaymasını ve ulusal bir muhalefetin oluşmasını varoluşsal tehdit olarak gördüğünü”, son gözaltıların da bu çerçevede tasarlandığını söyledi.


Macaristan, Moskova'ya karşı Avrupa yaptırımlarının geçmesini Kiev'in bir petrol boru hattını yeniden açmasına bağlıyor

Macaristan Başbakanı Viktor Orban (Reuters)
Macaristan Başbakanı Viktor Orban (Reuters)
TT

Macaristan, Moskova'ya karşı Avrupa yaptırımlarının geçmesini Kiev'in bir petrol boru hattını yeniden açmasına bağlıyor

Macaristan Başbakanı Viktor Orban (Reuters)
Macaristan Başbakanı Viktor Orban (Reuters)

Macaristan ve Slovakya başbakanları, Kiev'in ülkeye Moskova'dan petrol sağlayan önemli bir petrol boru hattını yeniden açmadığı sürece, Avrupa Birliği'nin Rusya'ya uygulamayı planladığı 20 günlük yaptırım paketinin Macaristan tarafından onaylanmasını engelleyeceğini açıkladı.

Başbakan Viktor Orbán, X platformunda şöyle yazdı: “Yaptırımlara destek yok. 20. paket reddedilecek.”

Dışişleri Bakanı Peter Szijjarto ise şöyle yazdı: “Ukrayna, Druzhba boru hattı üzerinden Macaristan ve Slovakya'ya petrol sevkiyatını yeniden başlatana kadar, Kiev için önemli kararların alınmasına izin vermeyeceğiz.”

Ukrayna, kendi topraklarından geçen ve Rus petrolünü Slovakya ve Macaristan'a taşıyan boru hattının 27 Ocak'ta Moskova'nın düzenlediği saldırılarla hasar gördüğünü belirtiyor.

Şubat ayı başında, Avrupa Birliği Rusya'nın bankacılık ve enerji sektörlerini hedef alan yeni yaptırımlar önerdi. Bu önerilen paket, Moskova'nın 24 Şubat 2022'de Ukrayna'yı işgalinden bu yana 20. Yaptırım paketidir.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre yaptırımların yürürlüğe girmesi için 27 AB üye ülkesinin tamamının onayı gerekiyor.

Avrupa Komisyonu ayrıca, Rusya'ya yeniden ihracat riski yüksek olan ülkelere tüm kablosuz cihaz ve ekipmanların ihracatını yasaklamak için ilk kez zorlama önleme aracını devreye sokmayı planlıyor.

Slovakya Başbakanı Robert Fico dün akşam, Kiev boru hattını yeniden açmazsa Ukrayna'ya acil elektrik tedarikini kesme tehdidini yerine getireceğini söyledi.

Facebook'ta yaptığı bir paylaşımda, “Pazartesi günü (bugün) Ukrayna'ya acil elektrik tedarikinin kesilmesini talep edeceğim” diye yazdı.

“Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya dışında başka bir yerden petrol almamızı isterse, bu bize çok pahalıya mal olsa bile, buna cevap verme hakkımız var” dedi.


Putin, Rusya'nın "nükleer üçlüsünün" geliştirilmesini "mutlak öncelik" olarak görüyor

Putin, Kremlin'de Ulusal Güvenlik Konseyi toplantısına başkanlık ediyor (AP)
Putin, Kremlin'de Ulusal Güvenlik Konseyi toplantısına başkanlık ediyor (AP)
TT

Putin, Rusya'nın "nükleer üçlüsünün" geliştirilmesini "mutlak öncelik" olarak görüyor

Putin, Kremlin'de Ulusal Güvenlik Konseyi toplantısına başkanlık ediyor (AP)
Putin, Kremlin'de Ulusal Güvenlik Konseyi toplantısına başkanlık ediyor (AP)

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin dün yaptığı açıklamada, ABD ile imzalanan Yeni START anlaşmasının süresinin dolmasının ardından Rusya'nın nükleer güçlerini geliştirmenin artık "mutlak öncelik" olduğunu söyledi.

Kremlin'in himayesinde düzenlenen askeri ve ulusal geçit törenleriyle kutlanan Vatan Savunucuları Günü'nde yayınlanan bir video mesajında Putin, “Rusya'nın güvenliğini garanti altına alan ve dünyada etkili bir stratejik caydırıcılık ve güç dengesi sağlayan nükleer üçlüsünü geliştirmek, mutlak öncelik olmaya devam ediyor” ifadelerini kullandı.

Putin, “ordunun ve donanmanın kapasitesini güçlendirmeye” devam edileceğini ve Ukrayna'da dört yıl süren savaştan elde edilen askeri deneyimlerden yararlanacağını taahhüt etti. Silahlı kuvvetlerin tüm kollarının, “savaş hazırlığı, hareket kabiliyeti ve en zorlu koşullarda bile operasyonel görevleri yerine getirme yeteneği” dahil olmak üzere iyileştirileceğini belirtti.

Dünyanın en büyük iki nükleer gücü arasındaki son anlaşma olan Yeni START anlaşması bu ayın başında sona erdi. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Washington, Rusya Devlet Başkanı'nın her iki tarafın nükleer silah cephaneliği sınırını bir yıl uzatma teklifine yanıt vermedi. Ancak Rusya, Washington da uymaya devam ettiği sürece Yeni START anlaşması kapsamındaki nükleer silah kısıtlamalarına uyacağını açıkladı.