Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: Taahhüt adımlarını görmeden İsveç’in NATO üyeliğine evet dememiz mümkün değil

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, "NATO üyeliği konusunda taahhütler var. Bizim bu adımları görmeden İsveç’in NATO üyeliğine evet dememiz mümkün değil." dedi.

Finlandiya, Türkiye ve İsveç bayrakları ile arka planda NATO bayrağı (Reuters)
Finlandiya, Türkiye ve İsveç bayrakları ile arka planda NATO bayrağı (Reuters)
TT

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: Taahhüt adımlarını görmeden İsveç’in NATO üyeliğine evet dememiz mümkün değil

Finlandiya, Türkiye ve İsveç bayrakları ile arka planda NATO bayrağı (Reuters)
Finlandiya, Türkiye ve İsveç bayrakları ile arka planda NATO bayrağı (Reuters)

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "NATO üyeliği konusunda taahhütler var. Bizim bu adımları görmeden İsveç’in NATO üyeliğine 'evet' dememiz mümkün değil." dedi.
Çavuşoğlu, Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto ile Bakanlık'taki görüşmelerinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.
NATO için iki tehditten birisinin terörizm olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, bunun Madrid belgelerinde ve NATO'nun tüm belgelerinde yer aldığını belirtti.
Çavuşoğlu, Türkiye'nin terörle ilgili endişelerinin İsveç ve Finlandiya tarafından karşılanması gerektiğini, bu nedenle diğer müttefiklerin katkılarıyla Madrid'de üçlü mutabakat muhtırasının imzalandığını hatırlattı.
Üçlü muhtıranın uygulanması açısından İsveç'ten tatmin edici adımlar gelmediğine dikkati çeken Çavuşoğlu, "Bazı açıklamalar, kararlılık ve yeni hükümet var. Bunları görüyoruz. Diğer taraftan anayasa ve bazı kanunlarda, özellikle terörle mücadele kanunlarında değişiklikler yaptılar. Bu değişikliğin amacı mutabakat muhtırasında açıkça yer aldığı gibi terörizmin finansmanı, terör örgütüne insan devşirme ve terör propagandası gibi hukuka aykırı eylemlerin durdurulması." diye konuştu.
Çavuşoğlu, İsveç'te tüm bu faaliyetlere devam edildiğini kaydederek, Türkiye'nin bunu yalnızca Kur'an-ı Kerim'e yönelik kabul edilemez hakaret ve Kur'an-ı Kerim'i yakma eylemine bağlamadığına dikkati çekti.
Bu eylemin nefret ve insanlık suçu olduğunun altını çizen Çavuşoğlu, "Hangi dine, hangi kutsal kitaba yönelik olursa olsun, bu tür eylemler kabul edilemez ve insanlık suçudur. Bununla uluslararası toplum olarak mücadele etmeliyiz." şeklinde konuştu.
Çavuşoğlu, İsveç'in NATO üyeliğine ilişkin ise "NATO üyeliği konusunda taahhütler var. Bizim bu adımları görmeden İsveç’in NATO üyeliğine 'evet' dememiz mümkün değil." ifadelerini kullandı.
Muhtıra kapsamında bir daimi mekanizma ve komitenin kurulduğunu anımsatan Çavuşoğlu, bunun İsveç ve Finlandiya'nın teklifi olduğunu ve faydalı gördüklerini aktardı.
Çavuşoğlu, bu mekanizmanın üç ülkenin bir araya gelerek muhtıranın unsurlarının uygulanıp uygulanmadığını gözden geçirmek için olduğuna işaret ederek, iki toplantı yapıldığını ve 3. toplantının Kur'an-ı Kerim'e yönelik kabul edilemez eylemden ve ortamın uygun olmamasından dolayı ertelendiğini söyledi.

Üçüncü toplantı 9 Mart'ta olacak
Üçüncü toplantının Brüksel'de olmasında fayda bulunduğunun altını çizen Çavuşoğlu, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ve diğer müttefiklerin "İsveç'te kanun değişti, İsveç açıklama yaptı, dolayısıyla üye olsunlar." diye söylemlerde bulunduklarını belirtti.
Çavuşoğlu, üçüncü toplantıya ilişkin, "(3. Daimi Ortak Mekanizma Toplantısı) 9 Mart'ta düzenlenecek. Açıkça herkes, İsveç'in özellikle yükümlülüklerini yerine getirmediğini görsün. O nedenle Brüksel'de yapılmasına biz 'evet' dedik." şeklinde konuştu.
Bu mekanizmanın bir müzakere olmadığına işaret eden Çavuşoğlu, bunun iki ülkenin üyeliği için müzakere amacıyla kurulmadığını, mekanizmanın bu muhtıranın uygulanıp uygulanmadığını görmek ve anlamak için kurulduğunu söyledi.
Çavuşoğlu, iki toplantıda da Türkiye'nin açıkça bunu ortaya koyduğuna dikkati çekerek, "Cumhurbaşkanı Erdoğan da açıkça söyledi. Peter'a (Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto), Blinken'a (ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken) ve NATO Genel Sekreteri'ne (Jens Stoltenberg) söyledik. 'İsveç ve Finlandiya'nın üyelik sürecini ayırabiliriz.' dedik. Finlandiya'nın üyeliğine İsveç'e göre daha olumlu baktığımızı bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan da söyledi." ifadelerini kullandı.
Sorunlu ve az sorunlu olanı ayırdıklarını vurgulayan Çavuşoğlu, objektif değerlendirdiklerini, iki ülkeye yönelik ikili ilişkilerde bunun dışında bir problem olmadığını dile getirdi.
Çavuşoğlu, bu ülkelerle ilişkilerin kötü olmadığını, düşman olmadıklarını kaydederek, "Ama bu ciddi bir problem. NATO için bir problem. İsveç, bu yükümlülükleri yerine getirmeden İsveç'in üyeliğine onay vermemiz mümkün değil." şeklinde konuştu.
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye ile Macaristan arasındaki ilişkileri de geliştirilmiş stratejik ortaklık seviyesine çıkarmak için gerekli belge üzerindeki çalışmaların sürdüğünü ve en kısa zamanda hazırlanan bir belgeyi imzalayarak iki ülke arasındaki ilişkileri daha üst seviyeye çıkaracaklarını söyledi.
Macaristan'ın her zaman olduğu gibi bu zor günlerinde de Türkiye'ye destek verdiğini belirten Çavuşoğlu, mevkidaşı Szijjarto'un da depremin ardından kendisini arayarak neye ihtiyaç varsa gerekli desteği vereceklerini söylediğini dile getirdi.
Çavuşoğlu, Macaristan'ın 167 personelden oluşan arama kurtarma ekiplerini Türkiye'ye gönderdiğini, ilk ekibin 22 saatte bölgeye ulaştığını ve Kahramanmaraş ve Hatay'da 35 kişiyi enkazdan sağ çıkardıklarını ifade etti.
Macaristan arama kurtarma ekiplerinin 1999'daki depremde de Türkiye'nin yanında olduğunu anımsatan Çavuşoğlu, Macaristan Hükümet Sözcüsü Zoltan Kovacs'ın kızı Ilka Kovacs'ın da köpeğiyle Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Türkiye'ye gelen Macar arama kurtarma ekiplerinin arasında yer aldığını kaydetti.
Bakan Çavuşoğlu, Macar hükümetinin depremin ardından acil barınma ihtiyaçlarının karşılanmasında kullanılması için Türkiye'ye askeri çadır ulaştırdığını, bunun yanı sıra ayni yardımların da gönderildiğini söyledi.
Macaristan'ın tıbbi malzeme, yatak, battaniye ve uyku tulumundan oluşan yeni ayni yardımının bugün Türkiye'ye getirildiğini aktaran Çavuşoğlu, basın toplantısı öncesi yaptıkları görüşmede de Szijjarto'nun ülkesinin elindeki yardım malzemelerinin listesini kendisiyle paylaştığını ve bu listede yer alan tıbbi malzeme, ilaç, vesaire neye ihtiyaç duyulursa göndermeye hazır olduklarını söylediğini anlattı.
Çavuşoğlu, Türkiye'nin Budapeşte Büyükelçiliği'nin başlattığı kampanyaya çok sayıda Macar dostunun güçlü destek verdiğini dile getirerek, verdikleri destek ve gösterdikleri dayanışma için Macar hükümetine ve halkına teşekkür etti.

"İlişkilerimizi daha üst seviyeye çıkaracağız"
Türkiye ile Macaristan arasında tarihi güçlü bağlar olduğunu, iki ülke arasında özel ilişkiler bulunduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, "Dostum Peter'in daveti üzerinde deprem felaketinden hemen önce Macaristan'ı ziyaret etmiştim. Burada (Budapeşte) ilişkilerimizi geliştirilmiş stratejik ortaklık seviyesine çıkaracağımızı duyurmuştuk. Arkadaşlarımız metin üzerinde çalışıyorlar. En kısa sürede hazırladığımız bir belgeyi imzalayarak inşallah ilişkilerimizi daha üst seviyeye çıkaracağız." dedi.
Bakan Çavuşoğlu, basın toplantısında Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri'nin Türkiye'ye yapacağı ziyarete de değindi.
Depremin ilk gününden itibaren tüm uluslararası toplumun Türkiye'ye yardım etmek için seferber olduğunu söyleyen Çavuşoğlu, bu süreçte başbakan, cumhurbaşkanı, devlet başkanı ve dışişleri bakanı seviyelerinde olmak üzere çok sayıda ülkeden yetkilinin de dayanışma göstermek amacıyla Türkiye'ye geldiğini kaydetti.
Çavuşoğlu, Mısır'ın da ilk günden itibaren Türkiye'ye destek gönderen ülkeler arasında yer aldığını, daha önce insani yardım taşıyan ilk geminin geldiğini, ikincisinin de bugün Mersin'e ulaşacağını dile getirdi.
Mısırlı Bakan'ın da depremin ardından bölgeyi ziyaret etmek için geldiğini belirten Çavuşoğlu, Adana'da mevkidaşı Şukri'yi karşılayacağını ve deprem bölgesini ziyaret edeceklerini sözlerine ekledi.



Mithat Sancar: Öcalan İmralı'da yapılan yeni yere geçti

PKK lideri Abdullah Öcalan’ın bir fotoğrafı (AFP)
PKK lideri Abdullah Öcalan’ın bir fotoğrafı (AFP)
TT

Mithat Sancar: Öcalan İmralı'da yapılan yeni yere geçti

PKK lideri Abdullah Öcalan’ın bir fotoğrafı (AFP)
PKK lideri Abdullah Öcalan’ın bir fotoğrafı (AFP)

DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili ve İmralı Heyeti üyesi Mithat Sancar, PKK lideri Abdullah Öcalan'ın İmralı'da kendisi için hazırlanan yeni bir yere geçtiğini açıkladı. Sancar, bu gelişmenin yürütülen sürecin hızlandırılmasını gerektirdiğini savundu. Marmara Denizi’nin güneyinde, İstanbul kıyılarına yaklaşık 50 kilometre uzaklıkta bulunan adadaki yeni yerleşke, Öcalan’ın yaşam ve çalışma koşullarında değişikliğe gidildiğini ortaya koydu.

Bu adım, hükümetin “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırdığı, Öcalan ve Kürt tarafının ise “Barış ve Demokratik Toplum Süreci” olarak tanımladığı süreci ilerletme konusundaki kararlılığının bir göstergesi olarak değerlendirildi. Ancak TBMM’nin 10 Ağustos’ta sürece ilişkin “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi Kanunu”nu, diğer adıyla çerçeve yasayı kabul etmesinden bu yana yeni adımlar atılmaması ve sürecin durgunluğa girmesi eleştirilere neden oluyor.

Barış sürecinde durgunluk

DEM Parti Milletvekili ve Öcalan ile devlet kurumları ve siyasi partiler arasındaki temasları yürütmek üzere partisi tarafından oluşturulan İmralı Heyeti üyesi Mithat Sancar, Öcalan’ın İmralı Cezaevi yerleşkesinde kendisi için hazırlanan yeni bir konuta taşındığını söyledi.

cd
İmralı Heyeti üyesi ve DEM Parti Milletvekili Mithat Sancar (X hesabından)

Sancar, PKK’ya yakınlığıyla bilinen Medya Haber kanalına verdiği ve pazar günü Türk medyasında yayımlanan röportajında, Öcalan’ın heyetleri kabul edebilmesi, resmî görüşmelerini gerçekleştirebilmesi ve siyasi mesajlarını iletebilmesi amacıyla tasarlanan yeni binaya geçmeyi kabul ettiğini belirtti. Sancar, ihtiyaç duyulması halinde Öcalan’ın gazetecilerle de görüşebileceğini ifade etti.

Sürecin iki aydan uzun süredir durgun olduğunu belirten Sancar, şu değerlendirmede bulundu:

“Daha önce belirli tarihler vermiştim ancak bunlar hayata geçirilmedi. Kürt hareketinin (PKK) attığı adımların ardından Öcalan ile birlikte çalışacak Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Komisyonu’nun İmralı’ya gitmesi ve sürecin koordinasyonunu kendisiyle birlikte ele alması gerekiyor.”

cdgbh
Öcalan’ın 1990 yılında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasının ardından yaklaşık 27 yıldır tutulduğu İmralı Cezaevi (Türk medyası)

Türkiye’de barış sürecinin, Öcalan’ın 27 Şubat 2025’te PKK’ya yaptığı örgütü feshetme, silah bırakma ve demokratik, hukuki çerçevede siyasi faaliyetlere yönelme çağrısıyla başlamasının ardından Öcalan’ın serbest bırakılması yönündeki talepler de giderek arttı.

Ancak kendisine atfedilen açıklamalara göre Öcalan, İmralı Adası’ndan ayrılmak istemedi. Bunun yerine adadaki koşullarının iyileştirilmesini ve barış süreci ile demokratik dönüşüme ilişkin görüşlerini aktarabilmek amacıyla gazeteciler, akademisyenler ve sivil toplum temsilcileriyle görüşme imkânı sağlanmasını talep etti.

Konut mu, villa mı?

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gazeteci Nagehan Alçı’nın Abdullah Öcalan için İmralı Adası’nda yeni bir konut hazırlandığı yönündeki açıklamalarına ilişkin değerlendirmede bulunmuştu. Gazeteci Ceyhun Bozkurt’a konuşan Bahçeli, Alçı’nın aktardığı bilgiler üzerinden “villa” yorumları yapıldığını belirterek, söz konusu yapının villa olmadığını söyledi. Bahçeli, “Villa diye bir şey yok. 250 metrekarelik bir konut yapıldı. Zaten bu konut cezaevi yerleşkesi içerisindedir” dedi.

ghyju
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli (Partinin X hesabından)

Öcalan’ın, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığındaki İzleme, Gözetim ve Koordinasyon Kurulu bünyesinde oluşturulması planlanan “Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Komisyonu”nun kurulmasını beklediği belirtilmişti. Kurul, ilk toplantısını 24 Ağustos’ta gerçekleştirmişti.

Çerçeve yasanın uygulanmasını denetlemek amacıyla oluşturulan İzleme, Gözetim ve Koordinasyon Kurulu, dört komisyon kurulmasına karar vermişti. Bunlar “Adli ve Hukuki Koordinasyon”, “İzleme ve Gözetim”, “Toplumsal Uzlaşı ve Bütünleşme” ile “Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon” komisyonları olarak sıralanmıştı.

dfrgthy
PKK’nın silahsızlandırılması sürecini izlemekle görevli “İzleme, Gözetim ve Entegrasyon Koordinasyon Kurulu”, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında 24 Ağustos’ta toplandı (Yılmaz’ın X hesabından)

Ayrıca TBMM bünyesinde, başlıca siyasi partilerin temsil edileceği bir denetim komisyonunun kurulması da bekleniyor.

Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Mehmet Uçum ise yaptığı açıklamada Öcalan’ın “Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Komisyonu”nda yer alacağını bildirmişti.

Hükümete yönelik eleştiriler

Hükümet, PKK mensuplarının silah bırakmasının tamamen doğrulanmasını, binlerce örgüt mensubunun Türkiye’ye dönerek topluma yeniden entegre edilmesine imkân sağlayacak çerçeve yasanın uygulanması için ön koşul olarak görüyor.

PKK, ekim ayında yaptığı açıklamada Türkiye’deki tüm silahlı unsurlarını geri çektiğini, Türkiye sınırına yakın bölgelerdeki sığınaklarını silahlı unsurlardan ve silahlardan arındırdığını duyurmuştu. Örgüt, istenmeyen olayların yaşanması ihtimalini ortadan kaldırmak amacıyla bu adımları attığını belirtmişti.

Yükümlülüklerini yerine getirdiğini savunan PKK, hükümetin de barış sürecinde harekete geçmesi, Öcalan’ın statüsünün değiştirilmesi ve sürecin yönetiminde kendisine gerekli rolün verilmesi gerektiğini ifade etmişti.

sf
PKK yöneticilerinden Besê Hozat, 11 Temmuz 2025’te Irak’ın kuzeyindeki Süleymaniye kentinde düzenlenen sembolik silah yakma töreninde (Reuters)

Mithat Sancar ise sürecin yalnızca tek tarafın, yani Kürt tarafının beklenti ve talepleri üzerinden ilerleyemeyeceğini belirterek, temel sorunun çözümüne yönelik belirleyici adımın Öcalan tarafından atılacağını söyledi.

Öte yandan PKK’nın lider kadrosunda yer alan ve KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanlığı görevini yürüten Besê Hozat da Türkiye hükümetinin tutumunu eleştirdi.

Hozat, PKK’nın silah bırakmasına rağmen Türkiye’nin barış süreci kapsamında somut hiçbir adım atmadığını savundu.

Sürecin Türkiye devletinin tutumu nedeniyle çıkmaza girdiğini ileri süren Hozat, parlamentoda kabul edilen demokratikleşme adımları ve hukuki reformlar hayata geçirilmediği sürece sürecin ilerleme kaydedemeyeceğini vurguladı.


Türkiye Cumhuriyeti 103 yaşında

Türkiye Cumhuriyeti 103 yaşında
TT

Türkiye Cumhuriyeti 103 yaşında

Türkiye Cumhuriyeti 103 yaşında

Türkiye, cumhuriyetin ilanının 103. yılını kutluyor. Anadolu'nun işgalden kurtarılmasının ardından Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde, TBMM'nin 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet'i ilan etmesinin üzerinden 103 yıl geçti.

Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında resmî törenler düzenlenirken, vatandaşlar da bayram coşkusunu meydanlarda, caddelerde ve çeşitli etkinliklerde paylaşıyor. Türk bayraklarıyla donatılan kentlerde Cumhuriyet’in anlam ve önemine dikkat çekiliyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve devlet erkanı Anıtkabir’i ziyaret etti

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 103. Yılı tüm yurtta coşkuyla kutlanıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve devlet erkanı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında Anıtkabir'i ziyaret etti. Misak-ı Milli Kulesi'ne geçerek Anıtkabir Özel Defteri'ni imzalayan Başkan Erdoğan Türkiye Yüzyılı vurgusu yaptı. Başkan Erdoğan "Milli davamız olarak gördüğümüz Türkiye Yüzyılı hedefine ulaşıncaya kadar kararlılıkla çalışmayı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.

csdfvgbh
Fotoğraf: TCCB

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başkanlığındaki Aslanlı Yol'daki kortejde, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleri, yüksek yargı organlarının başkanları, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, kuvvet komutanları, siyasi partilerin temsilcileri ve diğer devlet erkânı yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Atatürk’ün mozolesine üzerinde ay yıldız bulunan çelengi bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.

Daha sonra Misak-ı Millî Kulesi’ne geçerek Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, deftere yazdığı metni okudu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, özel deftere yazdığı metinde şu ifadelere yer verdi: “Aziz Atatürk, bugün, uğruna büyük bedeller ödediğimiz Cumhuriyetimizin kuruluşunun 103'üncü seneidevriyesini kutluyoruz. Tarihimize yeni bir istikamet çizen bu önemli günde, zatıâlinizi, silah arkadaşlarınızı ve kahraman şehitlerimizi şükranla yâd ediyorum. Türkiye Cumhuriyeti'ni, devleti ve milletiyle birlikte müreffeh ve muzaffer yarınlara ulaştırmak için farklı cephelerde yoğun bir mücadele içindeyiz.

dvfgbhn
Fotoğraf: TCCB

Cumhuriyet henüz ilan edilmemişken zatıâlinizin 1 Mart 1922 tarihli Büyük Millet Meclisi hitabında münderiç, 'Bizi, millî davamızı izlemekten yıldıracak hiçbir araç, hiçbir kuvvet düşünülemez. Millî davamız bizim hayatımızdır' sözleri ışığında, millî davamız olarak gördüğümüz Türkiye Yüzyılı hedefine ulaşıncaya kadar kararlılıkla çalışmayı sürdüreceğiz. Ruhun şad olsun."


Türkiye, geçen hafta Libya’yı birleştirmeye yönelik görüşmelere ev sahipliği yaptı

Trablus’taki Ulusal Birlik Hükümeti’ne bağlı güçler (AFP)
Trablus’taki Ulusal Birlik Hükümeti’ne bağlı güçler (AFP)
TT

Türkiye, geçen hafta Libya’yı birleştirmeye yönelik görüşmelere ev sahipliği yaptı

Trablus’taki Ulusal Birlik Hükümeti’ne bağlı güçler (AFP)
Trablus’taki Ulusal Birlik Hükümeti’ne bağlı güçler (AFP)

Türkiye, geçen hafta Libya’nın doğusu ve batısındaki yönetimler arasında birliği sağlamak amacıyla görüşmelere ev sahipliği yaptı. Ancak görüşmelerden herhangi bir anlaşma çıkmadı.

xcdvfgbhj
Trablus’ta Abdülhamid Dibeybe hükümetine bağlı güçler arasında yer alan silahlı kişiler (AP)

Görüşmeler hakkında bilgi sahibi üst düzey bir Türk yetkili, çarşamba günü AFP’ye yaptığı açıklamada, müzakerelerin henüz bir sonuç vermediğini belirtti.

Yetkili, “Görüşmeler şimdiye kadar ağırlıklı olarak iki tarafın askerî açıdan birleştirilmesine odaklandı. Siyasi birliğin sağlanması konusunun ise ilerleyen aşamada ele alınması bekleniyor” dedi.