Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: Taahhüt adımlarını görmeden İsveç’in NATO üyeliğine evet dememiz mümkün değil

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, "NATO üyeliği konusunda taahhütler var. Bizim bu adımları görmeden İsveç’in NATO üyeliğine evet dememiz mümkün değil." dedi.

Finlandiya, Türkiye ve İsveç bayrakları ile arka planda NATO bayrağı (Reuters)
Finlandiya, Türkiye ve İsveç bayrakları ile arka planda NATO bayrağı (Reuters)
TT

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: Taahhüt adımlarını görmeden İsveç’in NATO üyeliğine evet dememiz mümkün değil

Finlandiya, Türkiye ve İsveç bayrakları ile arka planda NATO bayrağı (Reuters)
Finlandiya, Türkiye ve İsveç bayrakları ile arka planda NATO bayrağı (Reuters)

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "NATO üyeliği konusunda taahhütler var. Bizim bu adımları görmeden İsveç’in NATO üyeliğine 'evet' dememiz mümkün değil." dedi.
Çavuşoğlu, Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto ile Bakanlık'taki görüşmelerinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.
NATO için iki tehditten birisinin terörizm olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, bunun Madrid belgelerinde ve NATO'nun tüm belgelerinde yer aldığını belirtti.
Çavuşoğlu, Türkiye'nin terörle ilgili endişelerinin İsveç ve Finlandiya tarafından karşılanması gerektiğini, bu nedenle diğer müttefiklerin katkılarıyla Madrid'de üçlü mutabakat muhtırasının imzalandığını hatırlattı.
Üçlü muhtıranın uygulanması açısından İsveç'ten tatmin edici adımlar gelmediğine dikkati çeken Çavuşoğlu, "Bazı açıklamalar, kararlılık ve yeni hükümet var. Bunları görüyoruz. Diğer taraftan anayasa ve bazı kanunlarda, özellikle terörle mücadele kanunlarında değişiklikler yaptılar. Bu değişikliğin amacı mutabakat muhtırasında açıkça yer aldığı gibi terörizmin finansmanı, terör örgütüne insan devşirme ve terör propagandası gibi hukuka aykırı eylemlerin durdurulması." diye konuştu.
Çavuşoğlu, İsveç'te tüm bu faaliyetlere devam edildiğini kaydederek, Türkiye'nin bunu yalnızca Kur'an-ı Kerim'e yönelik kabul edilemez hakaret ve Kur'an-ı Kerim'i yakma eylemine bağlamadığına dikkati çekti.
Bu eylemin nefret ve insanlık suçu olduğunun altını çizen Çavuşoğlu, "Hangi dine, hangi kutsal kitaba yönelik olursa olsun, bu tür eylemler kabul edilemez ve insanlık suçudur. Bununla uluslararası toplum olarak mücadele etmeliyiz." şeklinde konuştu.
Çavuşoğlu, İsveç'in NATO üyeliğine ilişkin ise "NATO üyeliği konusunda taahhütler var. Bizim bu adımları görmeden İsveç’in NATO üyeliğine 'evet' dememiz mümkün değil." ifadelerini kullandı.
Muhtıra kapsamında bir daimi mekanizma ve komitenin kurulduğunu anımsatan Çavuşoğlu, bunun İsveç ve Finlandiya'nın teklifi olduğunu ve faydalı gördüklerini aktardı.
Çavuşoğlu, bu mekanizmanın üç ülkenin bir araya gelerek muhtıranın unsurlarının uygulanıp uygulanmadığını gözden geçirmek için olduğuna işaret ederek, iki toplantı yapıldığını ve 3. toplantının Kur'an-ı Kerim'e yönelik kabul edilemez eylemden ve ortamın uygun olmamasından dolayı ertelendiğini söyledi.

Üçüncü toplantı 9 Mart'ta olacak
Üçüncü toplantının Brüksel'de olmasında fayda bulunduğunun altını çizen Çavuşoğlu, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ve diğer müttefiklerin "İsveç'te kanun değişti, İsveç açıklama yaptı, dolayısıyla üye olsunlar." diye söylemlerde bulunduklarını belirtti.
Çavuşoğlu, üçüncü toplantıya ilişkin, "(3. Daimi Ortak Mekanizma Toplantısı) 9 Mart'ta düzenlenecek. Açıkça herkes, İsveç'in özellikle yükümlülüklerini yerine getirmediğini görsün. O nedenle Brüksel'de yapılmasına biz 'evet' dedik." şeklinde konuştu.
Bu mekanizmanın bir müzakere olmadığına işaret eden Çavuşoğlu, bunun iki ülkenin üyeliği için müzakere amacıyla kurulmadığını, mekanizmanın bu muhtıranın uygulanıp uygulanmadığını görmek ve anlamak için kurulduğunu söyledi.
Çavuşoğlu, iki toplantıda da Türkiye'nin açıkça bunu ortaya koyduğuna dikkati çekerek, "Cumhurbaşkanı Erdoğan da açıkça söyledi. Peter'a (Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto), Blinken'a (ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken) ve NATO Genel Sekreteri'ne (Jens Stoltenberg) söyledik. 'İsveç ve Finlandiya'nın üyelik sürecini ayırabiliriz.' dedik. Finlandiya'nın üyeliğine İsveç'e göre daha olumlu baktığımızı bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan da söyledi." ifadelerini kullandı.
Sorunlu ve az sorunlu olanı ayırdıklarını vurgulayan Çavuşoğlu, objektif değerlendirdiklerini, iki ülkeye yönelik ikili ilişkilerde bunun dışında bir problem olmadığını dile getirdi.
Çavuşoğlu, bu ülkelerle ilişkilerin kötü olmadığını, düşman olmadıklarını kaydederek, "Ama bu ciddi bir problem. NATO için bir problem. İsveç, bu yükümlülükleri yerine getirmeden İsveç'in üyeliğine onay vermemiz mümkün değil." şeklinde konuştu.
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye ile Macaristan arasındaki ilişkileri de geliştirilmiş stratejik ortaklık seviyesine çıkarmak için gerekli belge üzerindeki çalışmaların sürdüğünü ve en kısa zamanda hazırlanan bir belgeyi imzalayarak iki ülke arasındaki ilişkileri daha üst seviyeye çıkaracaklarını söyledi.
Macaristan'ın her zaman olduğu gibi bu zor günlerinde de Türkiye'ye destek verdiğini belirten Çavuşoğlu, mevkidaşı Szijjarto'un da depremin ardından kendisini arayarak neye ihtiyaç varsa gerekli desteği vereceklerini söylediğini dile getirdi.
Çavuşoğlu, Macaristan'ın 167 personelden oluşan arama kurtarma ekiplerini Türkiye'ye gönderdiğini, ilk ekibin 22 saatte bölgeye ulaştığını ve Kahramanmaraş ve Hatay'da 35 kişiyi enkazdan sağ çıkardıklarını ifade etti.
Macaristan arama kurtarma ekiplerinin 1999'daki depremde de Türkiye'nin yanında olduğunu anımsatan Çavuşoğlu, Macaristan Hükümet Sözcüsü Zoltan Kovacs'ın kızı Ilka Kovacs'ın da köpeğiyle Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Türkiye'ye gelen Macar arama kurtarma ekiplerinin arasında yer aldığını kaydetti.
Bakan Çavuşoğlu, Macar hükümetinin depremin ardından acil barınma ihtiyaçlarının karşılanmasında kullanılması için Türkiye'ye askeri çadır ulaştırdığını, bunun yanı sıra ayni yardımların da gönderildiğini söyledi.
Macaristan'ın tıbbi malzeme, yatak, battaniye ve uyku tulumundan oluşan yeni ayni yardımının bugün Türkiye'ye getirildiğini aktaran Çavuşoğlu, basın toplantısı öncesi yaptıkları görüşmede de Szijjarto'nun ülkesinin elindeki yardım malzemelerinin listesini kendisiyle paylaştığını ve bu listede yer alan tıbbi malzeme, ilaç, vesaire neye ihtiyaç duyulursa göndermeye hazır olduklarını söylediğini anlattı.
Çavuşoğlu, Türkiye'nin Budapeşte Büyükelçiliği'nin başlattığı kampanyaya çok sayıda Macar dostunun güçlü destek verdiğini dile getirerek, verdikleri destek ve gösterdikleri dayanışma için Macar hükümetine ve halkına teşekkür etti.

"İlişkilerimizi daha üst seviyeye çıkaracağız"
Türkiye ile Macaristan arasında tarihi güçlü bağlar olduğunu, iki ülke arasında özel ilişkiler bulunduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, "Dostum Peter'in daveti üzerinde deprem felaketinden hemen önce Macaristan'ı ziyaret etmiştim. Burada (Budapeşte) ilişkilerimizi geliştirilmiş stratejik ortaklık seviyesine çıkaracağımızı duyurmuştuk. Arkadaşlarımız metin üzerinde çalışıyorlar. En kısa sürede hazırladığımız bir belgeyi imzalayarak inşallah ilişkilerimizi daha üst seviyeye çıkaracağız." dedi.
Bakan Çavuşoğlu, basın toplantısında Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri'nin Türkiye'ye yapacağı ziyarete de değindi.
Depremin ilk gününden itibaren tüm uluslararası toplumun Türkiye'ye yardım etmek için seferber olduğunu söyleyen Çavuşoğlu, bu süreçte başbakan, cumhurbaşkanı, devlet başkanı ve dışişleri bakanı seviyelerinde olmak üzere çok sayıda ülkeden yetkilinin de dayanışma göstermek amacıyla Türkiye'ye geldiğini kaydetti.
Çavuşoğlu, Mısır'ın da ilk günden itibaren Türkiye'ye destek gönderen ülkeler arasında yer aldığını, daha önce insani yardım taşıyan ilk geminin geldiğini, ikincisinin de bugün Mersin'e ulaşacağını dile getirdi.
Mısırlı Bakan'ın da depremin ardından bölgeyi ziyaret etmek için geldiğini belirten Çavuşoğlu, Adana'da mevkidaşı Şukri'yi karşılayacağını ve deprem bölgesini ziyaret edeceklerini sözlerine ekledi.



Türkiye'de DEAŞ üyesi oldukları şüphesiyle 119 kişi yakalandı

Türk polisi (Arşiv- Reuters)
Türk polisi (Arşiv- Reuters)
TT

Türkiye'de DEAŞ üyesi oldukları şüphesiyle 119 kişi yakalandı

Türk polisi (Arşiv- Reuters)
Türk polisi (Arşiv- Reuters)

İçişleri Bakanlığı tarafından bugün yapılan açıklamaya göre, Türkiye genelinde düzenlenen operasyonlarda terör örgütü DEAŞ ile bağlantılı oldukları şüphesiyle 119 kişi gözaltına alındı.

Bakanlık açıklamasında, operasyonların İstanbul, Ankara ve Adana dahil olmak üzere 30 ilde eş zamanlı olarak gerçekleştirildiği belirtildi. Gözaltına alınan şüphelilerin, örgütle bağlantılı oldukları, sosyal medya üzerinden örgüt propagandası yaptıkları ve "terör örgütüyle ilişkili yapılar ile yardım kuruluşu adı altındaki dernekler" aracılığıyla finansman sağladıkları belirtildi.

Ankara'daki operasyonların ardından süreç hızlandı

Haziran ayı sonunda, Ankara’nın güneyinde polis ile girdiği çatışma sonucu DEAŞ şüphelisi bir kişi etkisiz hale getirilmişti. Söz konusu olay, başkentte düzenlenecek NATO zirvesinden iki hafta önce gerçekleşti. Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre bu olayın ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatı ile DEAŞ ve aşırı sol gruplarla bağlantılı oldukları şüphesiyle 209 kişi gözaltına alındı.


Türkiye, AB üyelik çabalarının mutabakat metninde göz ardı edilmesini eleştirdi

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile bakanlık heyeti, 30 Haziran 2026 tarihinde Ankara’da Avrupa Birliği (AB) heyetiyle görüşmeler gerçekleştirdi. AB heyetinde Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Genişleme Komiseri Marta Kos ve İçişleri Komiseri Magnus Brunner yer aldı. (Dışişleri Bakanlığı)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile bakanlık heyeti, 30 Haziran 2026 tarihinde Ankara’da Avrupa Birliği (AB) heyetiyle görüşmeler gerçekleştirdi. AB heyetinde Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Genişleme Komiseri Marta Kos ve İçişleri Komiseri Magnus Brunner yer aldı. (Dışişleri Bakanlığı)
TT

Türkiye, AB üyelik çabalarının mutabakat metninde göz ardı edilmesini eleştirdi

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile bakanlık heyeti, 30 Haziran 2026 tarihinde Ankara’da Avrupa Birliği (AB) heyetiyle görüşmeler gerçekleştirdi. AB heyetinde Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Genişleme Komiseri Marta Kos ve İçişleri Komiseri Magnus Brunner yer aldı. (Dışişleri Bakanlığı)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile bakanlık heyeti, 30 Haziran 2026 tarihinde Ankara’da Avrupa Birliği (AB) heyetiyle görüşmeler gerçekleştirdi. AB heyetinde Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Genişleme Komiseri Marta Kos ve İçişleri Komiseri Magnus Brunner yer aldı. (Dışişleri Bakanlığı)

Avrupa Birliği’nin (AB) yayımladığı Ortak Anlayış belgesi, Türkiye’nin AB üyeliğine aday ülke statüsünü görmezden gelmesi nedeniyle Ankara ile Brüksel arasında yeni bir gerilim başlattı.

Türkiye, çarşamba günü yayımlanan belgeyi ‘objektiflik ve adaletten uzak’ olarak nitelendirirken, belgenin AB’nin ortak geleceğe ilişkin stratejik vizyondan yoksun olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, belgede Türkiye’ye ilişkin değerlendirmelerin ‘hakkaniyetli bir yaklaşımdan uzak’ olduğunu söyledi. Keçeli, belgenin Türkiye’nin AB’ye aday ülke statüsünü de göz ardı ettiğini ifade etti.

Önyargılı bir anlayış

Keçeli dün X hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, “Bahse konu belgenin, Avrupalı Müttefiklerin NATO bünyesinde kayda değer ilave sorumluluklar üstlendikleri yeni dönemin temellerinin atıldığı ve Türkiye’nin vazgeçilmez rolünün teyit edildiği tarihi NATO Ankara Zirvesi akabinde, bu gerçeği gölgelemeye çalışan bir üslupla kaleme alındığı görülmektedir” ifadesini kullandı.

Belgenin Doğu Akdeniz konusunda gerçeğe dayanmayan iddialara yer verdiğini belirten Keçeli, bunun AB’nin olaylara yönelik önyargılı ve çarpık anlayıştan hâlâ kurtulamadığını gösterdiğini kaydetti.

Kıbrıs meselesine de değinen Keçeli paylaşımında şu ifadelere yer verdi: “Kıbrıs meselesi açısından ise çözümün, 2004 yılında Kıbrıs Türk tarafının kabul ettiği BM Kapsamlı Çözüm Planı’nı reddeden ve 2017 yılındaki Kıbrıs Konferansı’nda uzlaşmaz bir tutum benimseyerek sürecin sonuçsuz kalmasına sebebiyet veren Kıbrıs Rum tarafınca engellendiğini bir kez daha hatırlatırız.”

Keçeli, AB’ye tüm tarafların çıkarlarına hizmet edecek daha gerçekçi ve dengeli bir vizyon ile söylem benimsemesi çağrısında bulundu.

Öte yandan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran da Türkiye’nin AB’ye aday ülke statüsünü göz ardı eden yaklaşımın, AB’nin ortak geleceğe ilişkin vizyon eksikliğini bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi. Duran, X hesabından yaptığı açıklamada, belgede yer alan değerlendirmelerin objektiflikten ve stratejik bakış açısından yoksun olduğunu belirtti.

Ankara’daki NATO Zirvesi’nin Türkiye’nin Avrupa-Atlantik bölgesinin güvenliğindeki vazgeçilmez rolünü açıkça ortaya koyduğu bir dönemde bu gerçeğin görmezden gelinmesinin yapıcı diyaloğun güçlenmesine katkı sağlamayacağını ifade eden Duran, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs konularında tekrarlanan tek taraflı söylemlerin uluslararası hukuku ve tarihi gerçekleri yansıtmadığını dile getirdi. Duran, AB’nin önyargılardan uzak, karşılıklı saygı ve ortak çıkarlara dayanan daha sorumlu bir söylem benimsemesi gerektiğini vurguladı.

Türkiye’nin yakınlaşma girişimleri

Türkiye, son iki yıldır AB ile katılım müzakerelerinin yeniden başlatılması amacıyla üst düzey temaslar yoluyla diplomatik çabalarını sürdürüyor. Bu temasların son haftalarda yoğunlaştığı belirtiliyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi kapsamında, Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’i kabul etti. (Cumhurbaşkanlığı)Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi kapsamında, Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’i kabul etti. (Cumhurbaşkanlığı)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi kapsamında Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa ile bir araya gelerek Türkiye-AB ilişkilerini ele aldı.

Türkiye, haziran ayının sonunda da AB’den üst düzey bir heyeti ağırladı. Heyette AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Genişlemeden Sorumlu Komiser Marta Kos ve İçişlerinden Sorumlu Komiser Magnus Brunner yer aldı. Ziyaret, nadir gerçekleşen üst düzey temaslardan biri olarak değerlendirildi.

Ziyaret, Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye Raportörü İspanyol parlamenter Nacho Sanchez Amor tarafından hazırlanan raporu onaylamasının ardından gerçekleşti. Ankara’nın sert tepkisine yol açan raporda, “hukukun üstünlüğünün ciddi ve sürekli şekilde aşındığı, muhalefet üzerindeki baskıların arttığı mevcut koşullarda AB ile müzakerelerin yeniden başlatılamayacağı” ifade edildi. Raporda ayrıca Türkiye’nin, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) gibi AB üyesi ülkelerle yaşadığı krizlere de dikkat çekildi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara’daki Dışişleri Bakanlığı merkezinde Avrupa Birliği (AB) heyetini kabul etti, 30 Haziran 2026 (Dışişleri Bakanlığı)Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara’daki Dışişleri Bakanlığı merkezinde Avrupa Birliği (AB) heyetini kabul etti, 30 Haziran 2026 (Dışişleri Bakanlığı)

Heyet, GKRY’nin AB dönem başkanlığının son gününe denk gelen ziyarette Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve bakanlık yetkilileriyle görüşmeler gerçekleştirdi. Heyet ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul edildi. Taraflar, yayımladıkları ortak açıklamada, bölgesel ve ekonomik istikrarın sağlanması açısından Türkiye-Avrupa ilişkilerinin stratejik önemine vurgu yaptı. Jeopolitik zorluklarla mücadelede ortak hareket edilmesi gerektiğini belirten taraflar, bölgesel bağlantı gündemi kapsamında ticaret, enerji, ulaştırma ve dijitalleşme alanlarında iş birliğinin önemine dikkat çekti.

Avrupa’nın görmezden gelmesi

Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, AB üyeliğinin Türkiye için hâlâ ‘stratejik bir hedef’ olduğu belirtilerek, Ankara’nın bu temel üzerinde AB ile ilişkileri geliştirmeye hazır olduğu ifade edildi. Açıklamada, “AB’nin Türkiye ile ilişkilerini ayrımcılık yapmadan, objektif kriterler ve liyakat temelinde güçlendirmesini bekliyoruz” denildi.

Brüksel’deki Avrupa Birliği (AB) Genel Merkezi (Reuters)Brüksel’deki Avrupa Birliği (AB) Genel Merkezi (Reuters)

Görüşmelerde, 2018’den bu yana askıya alınan Türkiye’nin AB’ye katılım müzakerelerinin yeniden başlatılması konusunun ağırlıklı olarak ele alınmadığı görüldü. Avrupa Komisyonu’nun kısa süre önce Brüksel’deki merkezinde düzenlenen Genel Kurul toplantısında da AB, Türkiye’de hukukun üstünlüğü ve demokrasi konularına vurgu yaptı.

Avrupa heyetinin ziyaretinin ardından yayımlanan ortak açıklamada genişleme konusuna da değinilerek, müzakerelerin yeniden başlatılması için Türkiye’de “hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesi, temel hak ve özgürlüklerin korunması ile yüksek demokratik standartların güvence altına alınması gerektiği” ifade edildi.


Malatya’da 5 büyüklüğünde deprem meydana geldi

2023 yılında Türkiye'nin güneydoğusunu vuran yıkıcı depremden (Arşiv- Reuters)
2023 yılında Türkiye'nin güneydoğusunu vuran yıkıcı depremden (Arşiv- Reuters)
TT

Malatya’da 5 büyüklüğünde deprem meydana geldi

2023 yılında Türkiye'nin güneydoğusunu vuran yıkıcı depremden (Arşiv- Reuters)
2023 yılında Türkiye'nin güneydoğusunu vuran yıkıcı depremden (Arşiv- Reuters)

Türkiye Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), bugün sabah saatlerinde merkez üssü Malatya'nın Battalgazi ilçesi olan Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki birçok ilde hissedilen 5 büyüklüğünde bir deprem meydana geldiğini açıkladı. Depremde herhangi bir can veya mal kaybının yaşanmadığı bildirildi.

AFAD tarafından yapılan açıklamada, saat 06.20'de merkez üssü Malatya'nın Battalgazi ilçesi olan 5 büyüklüğündeki depremin; Malatya, Elazığ, Adıyaman, Tunceli ve Şanlıurfa illerinde de hissedildiği belirtildi. Açıklamada, "Deprem sonrası herhangi bir olumsuz durum bildirilmemiştir. Ekiplerimiz sahada çalışmalarını sürdürmektedir" ifadelerine yer verildi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ise konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Herhangi bir olumsuzlukla karşılaşmadık, ancak bütün ihbarları titizlikle değerlendirmeye devam ediyoruz" dedi.

2023 yılında Güneydoğu Türkiye'yi vuran yıkıcı depremlerde 53 binden fazla kişi hayatını kaybetmiş ve bölgedeki birçok şehirde büyük hasar oluşmuştu.