Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: Taahhüt adımlarını görmeden İsveç’in NATO üyeliğine evet dememiz mümkün değil

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, "NATO üyeliği konusunda taahhütler var. Bizim bu adımları görmeden İsveç’in NATO üyeliğine evet dememiz mümkün değil." dedi.

Finlandiya, Türkiye ve İsveç bayrakları ile arka planda NATO bayrağı (Reuters)
Finlandiya, Türkiye ve İsveç bayrakları ile arka planda NATO bayrağı (Reuters)
TT

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: Taahhüt adımlarını görmeden İsveç’in NATO üyeliğine evet dememiz mümkün değil

Finlandiya, Türkiye ve İsveç bayrakları ile arka planda NATO bayrağı (Reuters)
Finlandiya, Türkiye ve İsveç bayrakları ile arka planda NATO bayrağı (Reuters)

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "NATO üyeliği konusunda taahhütler var. Bizim bu adımları görmeden İsveç’in NATO üyeliğine 'evet' dememiz mümkün değil." dedi.
Çavuşoğlu, Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto ile Bakanlık'taki görüşmelerinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.
NATO için iki tehditten birisinin terörizm olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, bunun Madrid belgelerinde ve NATO'nun tüm belgelerinde yer aldığını belirtti.
Çavuşoğlu, Türkiye'nin terörle ilgili endişelerinin İsveç ve Finlandiya tarafından karşılanması gerektiğini, bu nedenle diğer müttefiklerin katkılarıyla Madrid'de üçlü mutabakat muhtırasının imzalandığını hatırlattı.
Üçlü muhtıranın uygulanması açısından İsveç'ten tatmin edici adımlar gelmediğine dikkati çeken Çavuşoğlu, "Bazı açıklamalar, kararlılık ve yeni hükümet var. Bunları görüyoruz. Diğer taraftan anayasa ve bazı kanunlarda, özellikle terörle mücadele kanunlarında değişiklikler yaptılar. Bu değişikliğin amacı mutabakat muhtırasında açıkça yer aldığı gibi terörizmin finansmanı, terör örgütüne insan devşirme ve terör propagandası gibi hukuka aykırı eylemlerin durdurulması." diye konuştu.
Çavuşoğlu, İsveç'te tüm bu faaliyetlere devam edildiğini kaydederek, Türkiye'nin bunu yalnızca Kur'an-ı Kerim'e yönelik kabul edilemez hakaret ve Kur'an-ı Kerim'i yakma eylemine bağlamadığına dikkati çekti.
Bu eylemin nefret ve insanlık suçu olduğunun altını çizen Çavuşoğlu, "Hangi dine, hangi kutsal kitaba yönelik olursa olsun, bu tür eylemler kabul edilemez ve insanlık suçudur. Bununla uluslararası toplum olarak mücadele etmeliyiz." şeklinde konuştu.
Çavuşoğlu, İsveç'in NATO üyeliğine ilişkin ise "NATO üyeliği konusunda taahhütler var. Bizim bu adımları görmeden İsveç’in NATO üyeliğine 'evet' dememiz mümkün değil." ifadelerini kullandı.
Muhtıra kapsamında bir daimi mekanizma ve komitenin kurulduğunu anımsatan Çavuşoğlu, bunun İsveç ve Finlandiya'nın teklifi olduğunu ve faydalı gördüklerini aktardı.
Çavuşoğlu, bu mekanizmanın üç ülkenin bir araya gelerek muhtıranın unsurlarının uygulanıp uygulanmadığını gözden geçirmek için olduğuna işaret ederek, iki toplantı yapıldığını ve 3. toplantının Kur'an-ı Kerim'e yönelik kabul edilemez eylemden ve ortamın uygun olmamasından dolayı ertelendiğini söyledi.

Üçüncü toplantı 9 Mart'ta olacak
Üçüncü toplantının Brüksel'de olmasında fayda bulunduğunun altını çizen Çavuşoğlu, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ve diğer müttefiklerin "İsveç'te kanun değişti, İsveç açıklama yaptı, dolayısıyla üye olsunlar." diye söylemlerde bulunduklarını belirtti.
Çavuşoğlu, üçüncü toplantıya ilişkin, "(3. Daimi Ortak Mekanizma Toplantısı) 9 Mart'ta düzenlenecek. Açıkça herkes, İsveç'in özellikle yükümlülüklerini yerine getirmediğini görsün. O nedenle Brüksel'de yapılmasına biz 'evet' dedik." şeklinde konuştu.
Bu mekanizmanın bir müzakere olmadığına işaret eden Çavuşoğlu, bunun iki ülkenin üyeliği için müzakere amacıyla kurulmadığını, mekanizmanın bu muhtıranın uygulanıp uygulanmadığını görmek ve anlamak için kurulduğunu söyledi.
Çavuşoğlu, iki toplantıda da Türkiye'nin açıkça bunu ortaya koyduğuna dikkati çekerek, "Cumhurbaşkanı Erdoğan da açıkça söyledi. Peter'a (Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto), Blinken'a (ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken) ve NATO Genel Sekreteri'ne (Jens Stoltenberg) söyledik. 'İsveç ve Finlandiya'nın üyelik sürecini ayırabiliriz.' dedik. Finlandiya'nın üyeliğine İsveç'e göre daha olumlu baktığımızı bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan da söyledi." ifadelerini kullandı.
Sorunlu ve az sorunlu olanı ayırdıklarını vurgulayan Çavuşoğlu, objektif değerlendirdiklerini, iki ülkeye yönelik ikili ilişkilerde bunun dışında bir problem olmadığını dile getirdi.
Çavuşoğlu, bu ülkelerle ilişkilerin kötü olmadığını, düşman olmadıklarını kaydederek, "Ama bu ciddi bir problem. NATO için bir problem. İsveç, bu yükümlülükleri yerine getirmeden İsveç'in üyeliğine onay vermemiz mümkün değil." şeklinde konuştu.
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye ile Macaristan arasındaki ilişkileri de geliştirilmiş stratejik ortaklık seviyesine çıkarmak için gerekli belge üzerindeki çalışmaların sürdüğünü ve en kısa zamanda hazırlanan bir belgeyi imzalayarak iki ülke arasındaki ilişkileri daha üst seviyeye çıkaracaklarını söyledi.
Macaristan'ın her zaman olduğu gibi bu zor günlerinde de Türkiye'ye destek verdiğini belirten Çavuşoğlu, mevkidaşı Szijjarto'un da depremin ardından kendisini arayarak neye ihtiyaç varsa gerekli desteği vereceklerini söylediğini dile getirdi.
Çavuşoğlu, Macaristan'ın 167 personelden oluşan arama kurtarma ekiplerini Türkiye'ye gönderdiğini, ilk ekibin 22 saatte bölgeye ulaştığını ve Kahramanmaraş ve Hatay'da 35 kişiyi enkazdan sağ çıkardıklarını ifade etti.
Macaristan arama kurtarma ekiplerinin 1999'daki depremde de Türkiye'nin yanında olduğunu anımsatan Çavuşoğlu, Macaristan Hükümet Sözcüsü Zoltan Kovacs'ın kızı Ilka Kovacs'ın da köpeğiyle Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Türkiye'ye gelen Macar arama kurtarma ekiplerinin arasında yer aldığını kaydetti.
Bakan Çavuşoğlu, Macar hükümetinin depremin ardından acil barınma ihtiyaçlarının karşılanmasında kullanılması için Türkiye'ye askeri çadır ulaştırdığını, bunun yanı sıra ayni yardımların da gönderildiğini söyledi.
Macaristan'ın tıbbi malzeme, yatak, battaniye ve uyku tulumundan oluşan yeni ayni yardımının bugün Türkiye'ye getirildiğini aktaran Çavuşoğlu, basın toplantısı öncesi yaptıkları görüşmede de Szijjarto'nun ülkesinin elindeki yardım malzemelerinin listesini kendisiyle paylaştığını ve bu listede yer alan tıbbi malzeme, ilaç, vesaire neye ihtiyaç duyulursa göndermeye hazır olduklarını söylediğini anlattı.
Çavuşoğlu, Türkiye'nin Budapeşte Büyükelçiliği'nin başlattığı kampanyaya çok sayıda Macar dostunun güçlü destek verdiğini dile getirerek, verdikleri destek ve gösterdikleri dayanışma için Macar hükümetine ve halkına teşekkür etti.

"İlişkilerimizi daha üst seviyeye çıkaracağız"
Türkiye ile Macaristan arasında tarihi güçlü bağlar olduğunu, iki ülke arasında özel ilişkiler bulunduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, "Dostum Peter'in daveti üzerinde deprem felaketinden hemen önce Macaristan'ı ziyaret etmiştim. Burada (Budapeşte) ilişkilerimizi geliştirilmiş stratejik ortaklık seviyesine çıkaracağımızı duyurmuştuk. Arkadaşlarımız metin üzerinde çalışıyorlar. En kısa sürede hazırladığımız bir belgeyi imzalayarak inşallah ilişkilerimizi daha üst seviyeye çıkaracağız." dedi.
Bakan Çavuşoğlu, basın toplantısında Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri'nin Türkiye'ye yapacağı ziyarete de değindi.
Depremin ilk gününden itibaren tüm uluslararası toplumun Türkiye'ye yardım etmek için seferber olduğunu söyleyen Çavuşoğlu, bu süreçte başbakan, cumhurbaşkanı, devlet başkanı ve dışişleri bakanı seviyelerinde olmak üzere çok sayıda ülkeden yetkilinin de dayanışma göstermek amacıyla Türkiye'ye geldiğini kaydetti.
Çavuşoğlu, Mısır'ın da ilk günden itibaren Türkiye'ye destek gönderen ülkeler arasında yer aldığını, daha önce insani yardım taşıyan ilk geminin geldiğini, ikincisinin de bugün Mersin'e ulaşacağını dile getirdi.
Mısırlı Bakan'ın da depremin ardından bölgeyi ziyaret etmek için geldiğini belirten Çavuşoğlu, Adana'da mevkidaşı Şukri'yi karşılayacağını ve deprem bölgesini ziyaret edeceklerini sözlerine ekledi.



Mısır ve Türkiye, ABD ile İran arasındaki müzakere sürecini destekleme konusunda mutabık

Sisi, Aralık 2024'te yeni idari başkentte düzenlenecek G8 Ekonomik İşbirliği Zirvesi'nin çerçevesinde Erdoğan ile bir araya gelecek (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Sisi, Aralık 2024'te yeni idari başkentte düzenlenecek G8 Ekonomik İşbirliği Zirvesi'nin çerçevesinde Erdoğan ile bir araya gelecek (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mısır ve Türkiye, ABD ile İran arasındaki müzakere sürecini destekleme konusunda mutabık

Sisi, Aralık 2024'te yeni idari başkentte düzenlenecek G8 Ekonomik İşbirliği Zirvesi'nin çerçevesinde Erdoğan ile bir araya gelecek (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Sisi, Aralık 2024'te yeni idari başkentte düzenlenecek G8 Ekonomik İşbirliği Zirvesi'nin çerçevesinde Erdoğan ile bir araya gelecek (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır ve Türkiye, “ABD ile İran arasındaki müzakere sürecinin desteklenmesi” konusunda mutabakata vardı. Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, Türk mevkidaşı Hakan Fidan ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, “gerilimin azaltılması ve savaşın sona erdirilmesi için tek yolun diplomatik çözümler ve diyalog olduğunu” vurguladı.

Mısır Dışişleri Bakanlığı’nın bugün yaptığı açıklamaya göre iki bakan, “tüm tarafların sorumluluk ve sağduyu çerçevesinde hareket etmesi, anlaşmazlıkların çözümünde tamamen diplomasi seçeneğine başvurulması” yönündeki beklentilerini dile getirdi. Açıklamada ayrıca, “bölgesel güvenlik ve istikrarın sürdürülebilirliğinin, halkların kazanımlarını koruyacak siyasi çözümlerin öncelenmesine bağlı olduğu” ifade edildi.

Öte yandan Abdulati, pazar günü Kahire’de Fransız mevkidaşı Jean-Noel Barrot ile yaptığı görüşmede, “deniz taşımacılığı özgürlüğünün korunmasının ve Körfez ülkelerinin güvenlik kaygılarının dikkate alınmasının önemine” dikkat çekti. Mısır ayrıca, “Arap kardeş ülkelere yönelik haksız saldırıları kınadığını” belirtti.

Mısır daha önce de “liderliği, hükümeti ve halkıyla Körfez ülkeleriyle tam dayanışma içinde olduğunu”, güvenlik tehditlerine karşı ortak hareket edilmesi, gerilimin düşürülmesi ve bölgesel barış ile güvenliğin korunması için diplomatik yolun tercih edilmesi gerektiğini açıklamıştı.

Kahire yönetimi ayrıca, “bölgede artan gerilimin derhal durdurulması ve tüm ihtilafların ciddi diyalog ile diplomatik yollarla çözülmesi” çağrısında bulundu.

dfbg
Mısır Dışişleri Bakanı, Türk mevkidaşı ile daha önce yaptığı görüşmede (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Şarku’l Avsat’ın Mısır Dışişleri Bakanlığı açıklamasından aktardığına göre Abdulati ile Fidan arasındaki telefon görüşmesinde, iki ülke arasındaki ikili ilişkiler de ele alındı. Taraflar, “ortak çıkarlar doğrultusunda iş birliğini farklı alanlarda geliştirme ve halkların kalkınma ile refah beklentilerini destekleme” konusundaki ortak iradelerini teyit etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçen şubat ayında Kahire’yi ziyaret etmiş ve çeşitli alanlarda bir dizi anlaşma imzalanmıştı. Erdoğan ile ortak basın toplantısı düzenleyen Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi, Gazze, Sudan, Libya ve Afrika Boynuzu başta olmak üzere birçok bölgesel ve uluslararası konuda Türkiye ile Mısır arasında “görüş yakınlığı” bulunduğunu söylemişti.

Abdulati ayrıca geçen ay Türkiye’de düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu’na katılmış, burada Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan ve Türkiye dışişleri bakanlarının yer aldığı dörtlü toplantıda, ABD-İran müzakereleri ve bölgede gerilimin azaltılması konuları ele alınmıştı.


Erdoğan: Türkiye'nin yer almadığı herhangi bir Avrupa oluşumu eksik ve zayıf kalacaktır

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Erdoğan: Türkiye'nin yer almadığı herhangi bir Avrupa oluşumu eksik ve zayıf kalacaktır

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin hak ettiği yeri almadığı hiçbir Avrupa yapılanmasının tam anlamıyla güçlü olamayacağını belirterek, Türkiye olmadan Avrupa’nın kriz yönetim kapasitesinin zayıf kalacağını söyledi.

Erdoğan, 9 Mayıs Avrupa Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, Avrupa Birliği’nin 76 yıl önce üzerine inşa edildiği temellerin bugün çok boyutlu krizler nedeniyle ciddi sınamalardan geçtiğini ifade etti. Küresel ölçekte etkili savaşlar, siyasi krizler ve ekonomik sorunların AB’yi daha kapsayıcı politikalar izlemeye zorladığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa bütünleşmesinin temelini oluşturan “Schuman Deklarasyonu”nun barış, iş birliği ve karşılıklı saygıya dayalı ortak gelecek hedefinin somut göstergesi olduğunu vurguladı.

Avrupa ülkeleri her yıl 9 Mayıs’ta, eski Fransa Dışişleri Bakanı Robert Schuman’ın 1950’de yaptığı ve daha sonra Avrupa Birliği’nin kuruluş belgesi olarak kabul edilen deklarasyon anısına “Avrupa Günü”nü kutluyor.

Erdoğan açıklamasında, Türkiye’nin AB’ye aday ülke olarak sürecin vazgeçilmez bir unsuru olmaya devam ettiğini belirtti ve “Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye ihtiyacı, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne duyduğundan daha fazladır ve bu ihtiyaç gelecekte daha da artacaktır” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin ilişkilerini tam üyelik perspektifi ve karşılıklı kazanım anlayışı çerçevesinde sürdürmeye kararlı olduğunu kaydeden Erdoğan, Avrupa’dan da aynı samimi iradeyi göstermesini beklediklerini söyledi.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Türkiye, 1987’de yaptığı üyelik başvurusunun ardından 1999’da aday ülke statüsü kazanmış, üyelik müzakereleri ise 2005’te başlamıştı. Ancak süreç, son 10 yılı aşkın süredir fiilen donmuş durumda bulunuyor.

Öte yandan Ursula von der Leyen’in Avrupa Birliği’nin genişleme politikasına ilişkin son açıklamaları Türkiye’de tepki çekti. Von der Leyen, Avrupa’nın Rusya, Türkiye ve Çin gibi aktörlerin etkisine açık hale gelmemesi için genişleme politikasının tüm Avrupa kıtasını kapsaması gerektiğini söylemişti.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen (AFP)Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen (AFP)

Cumhurbaşkanı Erdoğan da geçen pazartesi günü Ankara’da gerçekleştirilen kabine toplantısının ardından yaptığı açıklamada, “Bugünün Türkiyesi eski Türkiye değildir” diyerek, Türkiye’nin siyasi nedenlerle AB üyelik masasının dışına itildiğini savundu.

Erdoğan, Yunanistan’ın kısa sürede üyeliğe kabul edildiğini hatırlatarak, Türkiye-AB ilişkilerinin özellikle Adalet ve Kalkınma Partisi’nin 2002’de iktidara gelmesinden sonra ivme kazandığını söyledi. Ayrıca 2015 sonrası Suriye savaşı ve Avrupa’daki göç krizinin ilişkileri yeniden hareketlendirdiğini ancak AB’nin, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sırasında Türkiye’ye yeterli desteği vermediğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa’nın bugün bir yol ayrımında olduğunu ifade ederek, ya Türkiye’nin yükselen gücünü ve küresel ağırlığını bir fırsat olarak değerlendireceğini ya da dışlayıcı söylemler nedeniyle kendi geleceğini riske atacağını belirtti.

Belçika Dışişleri Bakanı Maxime Priveaux (AFP)Belçika Dışişleri Bakanı Maxime Priveaux (AFP)

Bu arada Belçika Dışişleri Bakanı Maxime Prévot da güvenlik ve savunma alanlarında Türkiye ile iş birliğinin vazgeçilmez olduğunu belirtti. Türk medyasına konuşan Prévot, “Türkiye olmadan Avrupa’nın güvenlik ve ekonomik mimarisinden söz etmek mümkün değil” ifadesini kullandı.

Belçika’nın 10-14 Mayıs tarihleri arasında Kraliçe Kraliçe Mathilde başkanlığında Türkiye’ye ekonomik heyet göndereceğini açıklayan Prévot, özellikle savunma sanayisinde son dönemde yaşanan gelişmeler nedeniyle Türkiye ile savunma iş birliği fırsatlarının artırılmasının önemine dikkat çekti.

Prévot ayrıca, 1996’da imzalanan Türkiye-AB Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesi gerektiğini belirterek, iki taraf arasındaki ticaret hacminin geçen yıl 12 milyar euroya ulaştığını söyledi.

Brüksel'in çeşitli ülkelere yılda iki kez düzenlediği "ekonomik misyonlar", Belçika sisteminde güçlü siyasi boyuta sahip ekonomik diplomasi faaliyetlerinin en öne çıkanları arasında yer alıyor. Ekonomik misyon kapsamında Türkiye'yi ziyaret edecek heyette Dışişleri Bakanı Maxime Priveaux ve Savunma Bakanı Theo Francken de yer alacak.


Erdoğan ve Tebbun, Türkiye-Cezayir Stratejik İşbirliği Konseyi’nin ilk toplantısına başkanlık etti

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Perşembe günü Ankara'da Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun ile bir araya geldi (TCCB)
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Perşembe günü Ankara'da Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun ile bir araya geldi (TCCB)
TT

Erdoğan ve Tebbun, Türkiye-Cezayir Stratejik İşbirliği Konseyi’nin ilk toplantısına başkanlık etti

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Perşembe günü Ankara'da Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun ile bir araya geldi (TCCB)
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Perşembe günü Ankara'da Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun ile bir araya geldi (TCCB)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun, perşembe günü Ankara’daki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen Türkiye-Cezayir Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin ilk toplantısına iki ülkeden bakanların katılımıyla başkanlık etti.

Konsey toplantısı öncesinde Erdoğan ile Tebbun, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Cezayir Dışişleri Bakanı Ahmed Attaf’ın da katıldığı bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede iki ülke arasındaki ilişkiler ve bunların farklı alanlarda geliştirilmesi ele alınırken, başta Gazze’deki durum ve “barış planının” ikinci aşamasının uygulanmasına yönelik çabalar olmak üzere bölgesel ve uluslararası meseleler değerlendirildi.

Türk Cumhurbaşkanlığı kaynaklarına göre görüşmelerde ayrıca İran’daki savaşın bölgeye etkileri, Hürmüz Boğazı meselesi ve İran ile ABD arasında çözüm sağlanmasına yönelik girişimler de masaya yatırıldı. Erdoğan ve Tebbun, bu çabalara destek verdiklerini vurguladı.

Taraflar ayrıca Libya’daki gelişmeleri, seçimlerin yapılması ve siyasi tıkanıklığın sona erdirilmesine yönelik çabaları değerlendirdi. İki lider, Libya’nın birliği ve istikrarına desteklerini yineledi.

Görüşmelerde Mali’de askeri noktalara yönelik saldırıların ardından ortaya çıkan durum da ele alındı. Erdoğan ile Tebbun, Mali’nin birliğinin desteklenmesi konusunda görüş birliği içinde olduklarını ifade etti.

rgrg
Ankara'da dün (Perşembe) Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısından önce, iki ülkenin dışişleri bakanlarının da katılımıyla Erdoğan ve Tebbun arasında bir görüşme gerçekleşti.(TCCB)

Tebbun, çarşamba günü üç günlük resmi ziyaret kapsamında Türkiye’ye gelmiş, Ankara Esenboğa Havalimanı’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından karşılanmıştı. Bu ziyaret, Tebbun’un cumhurbaşkanı olduktan sonra Türkiye’ye gerçekleştirdiği üçüncü ziyaret oldu.

Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, perşembe günü Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cezayir Cumhurbaşkanı için resmi karşılama töreni düzenledi. Ardından başlayan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısında ekonomi, ticaret, yatırım, savunma, eğitim, sağlık, enerji ve turizm başta olmak üzere birçok alandaki iş birliği ile ilişkilerin geliştirilmesi ele alındı.

Türkiye ile Cezayir, Erdoğan’ın Ocak 2020’de Cezayir’e gerçekleştirdiği ziyaret sırasında, iki ülke arasında 23 Mayıs 2006’da imzalanan Dostluk ve İşbirliği Anlaşması temelinde konseyin kurulmasına ilişkin ortak bildiriyi imzalamıştı.

Konseyin enerji, sanayi, savunma ve ortak bölgesel siyasi meselelerde koordinasyonu güçlendirmesi hedefleniyor.

Toplantıya iki ülkeden dışişleri, içişleri, sanayi, enerji, tarım, ticaret, aile ve sosyal güvenlik bakanları da katıldı. Bakanlar, ikili ilişkilerin farklı sektörlerde geliştirilmesine yönelik görüşmeler gerçekleştirdi.

İki ülke, halen 6 milyar dolar seviyesinde bulunan ticaret hacmini kısa sürede yıllık 10 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor. Türkiye, hidrokarbon sektörü dışında Cezayir’deki en büyük yabancı yatırımcılardan biri konumunda bulunuyor. Türk yatırımları 6 milyar doları aşarken, bu alanda Fransa’yı geride bırakmış durumda.

fedv
Erdoğan, Ankara'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda Tebbun’e için resmi karşılama töreni düzenledi.

Türk yatırımları ağırlıklı olarak sanayi, özellikle demir-çelik ve tekstil sektörleri ile hizmet alanlarında yoğunlaşıyor. Bu sektörlerde faaliyet gösteren yaklaşık 1400 Türk şirketi bulunuyor.

Türkiye, 2025 yılında Cezayir’den sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ithal eden ülkeler arasında ilk sırada yer alıyor. İki ülke arasında uzun vadeli anlaşmalar bulunurken, bunlar arasında Türkiye’ye yılda 4 milyar metreküp LNG tedarikini öngören sözleşme de yer alıyor.

Tebbun’un, Türkiye’den daha fazla destek sağlamayı ve Türkiye’yi Cezayir ekonomisi açısından stratejik öneme sahip projelere dahil etmeyi amaçladığı belirtiliyor. Bu projeler arasında Mali ve Nijer sınırına uzanan güney demiryolu hattı da bulunuyor. Türkiye ise Afrika’daki varlığını güçlendirmeye ilgi gösterirken, dünyanın en büyük demir cevheri rezervlerinden biri kabul edilen Gara Cebilet madeninin işletilmeye başlanmasının ardından demir-çelik alanındaki yatırımlarını genişletmeyi hedefliyor.

sdcds
Erdoğan ve Tebbun arasında Perşembe günü gerçekleşen ikili görüşmelerden bir kare (TCCB)

Türkiye-Cezayir ilişkileri 2019’dan bu yana önemli ölçüde gelişme kaydetti. Erdoğan ile Tebbun karşılıklı olarak birçok ziyaret gerçekleştirirken, Erdoğan, 2019 sonunda cumhurbaşkanı seçilen Tebbun’un ardından 2020 başında Cezayir’i ziyaret eden ilk devlet başkanı olmuştu.

Erdoğan Kasım 2023’te Cezayir’i ziyaret ederken, Tebbun da 2022 ve 2023 yıllarında Türkiye’ye gelmişti. Bu ziyaretlerde iki ülke arasında çok sayıda anlaşma, mutabakat zaptı ve iş birliği protokolü imzalandı.