Cumhurbaşkanı Erdoğan: Şehrinize sahip çıkın, ata yurdunuzu asla kalıcı olarak terk etmeyin

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şehrinize sahip çıkın, ata yurdunuzu asla kalıcı olarak terk etmeyin. Yıkılan her konutun daha iyisini, güzelini, güvenlisini, yenisini yapıp vereceğiz." dedi.

AA
AA
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Şehrinize sahip çıkın, ata yurdunuzu asla kalıcı olarak terk etmeyin

AA
AA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 6 Şubat'ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerden en çok etkilenen illerden birinin Adıyaman olduğunu belirterek, "Sarsıntıların yıkıcı etkisi, olumsuz hava şartları, hasar gören altyapının getirdiği zorluklar gibi sebeplerle maalesef ilk birkaç gün Adıyaman'da arzu ettiğimiz etkinlikte çalışma yürütemedik. Bunun için sizden helallik istiyorum." dedi.
Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile Altınşehir Konteyner Kenti'nde incelemelerde bulundu, depremzedeleri konteynerlerinde ziyaret etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra Afet Koordinasyon Merkezi'ne geçti, yetkililerden kentteki son durum ve çalışmalara ilişkin bilgi aldı.
Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, bugün depremin 22. gününde olunduğunu, ülkenin 6 Şubat sabahı yaşadığı felaketten bu yana 10 bin artçı deprem yaşandığını söyledi. Adıyaman'a ve tüm bölgeye geçmiş olsun dileklerini ileten Erdoğan, depremde hayatını kaybedenler için Fatiha Suresi okudu.
Depremden birkaç gün sonra 10 Şubat Cuma günü Adıyaman'a gelerek, çadır kentteki depremzede vatandaşlarla felaketin acısını paylaşmaya çalıştıklarını anımsatan Erdoğan, o günden bugüne Adıyaman'ın çok değiştiğini ifade etti.
Dünyada eşi benzeri görülmedik şekilde üst üste yaşanan güçlü depremlerin ve artçıların yol açtığı yıkımların en çok etkilediği şehirlerden birisinin de Adıyaman olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Sarsıntıların yıkıcı etkisi, olumsuz hava şartları, hasar gören altyapının getirdiği zorluklar gibi sebeplerle maalesef ilk birkaç gün Adıyaman'da arzu ettiğimiz etkinlikte çalışma yürütemedik. Bunun için sizden helallik istiyorum. Her şeyin farkındayız ve gereğini yaptığımızdan, yapacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. İlk günlerdeki sıkıntıların aşılmasıyla Adıyamanlı kardeşlerimizi yıkıntıların altında kurtarma ve yardım faaliyetlerini hızlandırdık." diye konuştu.

"62 bin 500 Adıyamanlı vatandaşımız diğer şehirlere tahliye edildi"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bakanların şehirde görevlendirdiği kamu personeli ve gönüllüler ile arama kurtarma ve yardım çalışmalarını düzene soktuklarını belirtti.
Deprem bölgesinin tamamında 44 bin 374 vatandaşın vefat ettiğini, 115 bini aşkın vatandaşın yaralı olarak yıkıntıların altından kurtarıldığını vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Adıyaman'da, çoğunluğu şehir merkezinde olmak üzere, milletvekilimiz Yakup Taş'ın da aralarında bulunduğu 6 bin 13 vatandaşımız hayatını kaybetti, 17 bin 499 vatandaşımız yaralandı. Hayatını kaybeden vatandaşlarımızın her birine tekrar Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır ve başsağlığı, tedavisi süren yaralılarımıza Rabb'imden acil şifalar diliyorum.
Depremin ardından 62 bin 500 Adıyamanlı vatandaşımız yarısı İstanbul'a olmak üzere hava ve kara yoluyla diğer şehirlerimize tahliye edildi. Kendi imkanlarıyla başka yerlere gidenlere de her türlü kolaylığı gösterdik. Şehrimizde arama kurtarma ve yardım çalışmalarında, jandarması, polisi, askeri, sağlıkçısı, gönüllüsü, DSİ ve orman ekipleriyle 23 binin üzerinde personelimiz görev yaptı. Yürütülen çalışmalar için şehrimizde 1500'ün üzerinde iş makinesi görevlendirildi. Depremin ilk anından bugüne kadar kamu personeli, sivil toplum kuruluşu mensubu, gönüllüsü ve yabancı arama kurtarma ekipleriyle insanımızın yanında yer alarak canla başla çalışan herkese şahsım ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum."

"70 bin Adıyamanlı kardeşimizden hiçbirinin mağduriyetine izin vermeyeceğiz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gönderdikleri ayni ve nakdi yardımın ötesinde gönüllerini açan, dualarıyla destek olan kara gün dostları devlet başkanlarından fertlerine kadar herkese teşekkür etti.
Yaşadıkları zor günlerde samimiyetle yanlarında olan hiç kimseyi unutmayacaklarını, onları kalplerinin ve hafızalarının en mutena yerinde muhafaza edeceklerini anlatan Erdoğan, şunları söyledi:
"Deprem bölgesinin tamamında 185 bin 345 binadaki 553 bin 415 bağımsız bölümün yıkık, acil yıkılacak ve ağır hasarlı olduğu görüldü. Adıyaman'da ise 24 bin 497 binadaki 64 bin 349 bağımsız bölümüm yıkık, acil yıkılacak ve ağır hasarlı olduğu tespit edildi. Arama kurtarma çalışmalarının bitmesiyle enkaz kaldırma işleri hızlandı. Aynı şekilde zarar tespit işlemleri de tamamlanmak üzeredir. İlk günlerden itibaren kurulmaya başlanan çadır kentlerdeki yaklaşık 4 bin 600 çadırda, 14 bine yakın vatandaşımız hayatını sürdürüyor. Ayrıca 44 binden fazla vatandaşımıza da kendi evlerine yakın yerlerde kalabilmeleri için çadır dağıttık. Yurtlarımızda ve Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarımızda yaklaşık 4 bin kişi barınıyor. Konteyner ve prefabrik yapılardan oluşan geçici barınma merkezlerinin kurulumuna da başladık. Adıyaman'da 16 bine yakın konteyner kurmayı planlıyoruz. İlk konteyner yerleşimlerinin faaliyete geçmeye başladığını görüyoruz. İnşallah kısa sürede isteyen vatandaşlarımızı nispeten daha iyi şartlara sahip konteyner ve prefabrik alanlara kavuşturacağız. Konteyner veya kira yardımı talep eden 70 bin Adıyamanlı kardeşimizden hiçbirinin mağduriyetine izin vermeyeceğiz."

"Ödeme yapılan kişi sayısı 1 milyona yaklaştı"
Kira yardımlarının alt tutarını 2 bin liradan 3 bin liraya çıkardıklarını, ayrıca hiçbir ayrım yapmaksızın herkese 15 bin lira taşınma yardımında bulunduklarını söyleyen Erdoğan, depremde vefat eden vatandaşların yakınlarına acil ihtiyaçları için 100 bin lira verdiklerini hatırlattı.
Felaketten etkilenen vatandaşlara 10'ar bin lira ödeme yaptıklarını, ülke genelinde ödeme yapılan kişi sayısının 1 milyona yaklaştığını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Adıyaman'ın çeşitli bölgelerinde açılan sosyal marketler, depremzedelerimizin ihtiyaçlarını karşılamaları için hizmet sunuyor. Yakacak odun ve kömür yardımları sürüyor. Ahırları yıkılan, hayvanları telef olan çiftçilerimizi de unutmuyoruz. Yem desteğinden telef olan hayvanların yerine yenilerinin teminine kadar her konuda çiftçilerimizin yanındayız."



Bakan Bolat: Türkiye ile Suudi Arabistan ticaret hacmindeki artış sürecek

AA
AA
TT

Bakan Bolat: Türkiye ile Suudi Arabistan ticaret hacmindeki artış sürecek

AA
AA

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneğince (MÜSİAD) Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad’da gerçekleştirilen 27. IBF Türkiye-Suudi Arabistan İş Forumu kapsamında düzenlenen Türk İhraç Ürünleri Fuarı’nın açılışında konuştu.

Bolat, kongrenin ve fuarın Türk ve Suudlu iş dünyası üyelerine ticaret ve yatırım açısından çok büyük faydalar sağlayacağına işaret ederek, Türkiye ile Suudi Arabistan arasında var olan kardeş ve dostça ilişkilerin siyaset, ekonomi, ticaret, yatırım, turizm ve kültür gibi her alanda çok daha ileri seviyelere yükselmesine büyük katkılar sunacağını vurguladı.

Ticaret Bakanlığı olarak Türk İhraç Ürünleri Fuarı’nın gerçekleştirilmesine destek verdiklerini dile getiren Bolat, Türk firmalara yurt dışı fuarlara katılmaları için sundukları desteklerden bahsetti.

İhracatçılara hem yurt dışında hem de Türkiye'de sundukları desteklerin devam edeceğinin altını çizen Bolat, sözlerini şöyle sürdürdü.

"Bugünkü Türk İhraç Ürünleri Fuarı’nda yapı ve inşaat, kapı ve pencere, iklimlendirme, elektrik, aydınlatma, gıda, kozmetik, makine, ambalaj, mobilya tekstil, sağlık, mutfak ekipmanları ve hizmetler alanlarında Türk firmalar ürünleri sergiliyor. 27. IBF Türkiye-Suudi Arabistan İş Forumu ise dünyanın diğer ülkelerinden gelen Müslüman iş insanlarının Suudi Arabistanlı ve Türk meslektaşlarıyla buluşmalarına ve iş yapmalarına büyük katkı sağlayacaktır. Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkiler çok iyi düzeyde ilerlemektedir."

Bolat, iki ülke liderinin karşılıklı ziyaretlerinden bahsederek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Kralı Selman Bin Abdülaziz ile Veliaht Prens Muhammed Bin Selman'ın bu konudaki kararlı ve yüksek iradesine işaret etti.

"Orta vadede 10 milyar dolar karşılıklı ticaret için var gücümüzle çalışacağız"

Bakan Bolat, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ticaret hacminde yaşanan artışa değinerek, Suudi Arabistan Ticaret Bakanı Macid el-Kasabi ve diğer mevkidaşlarıyla yaptıkları görüşmelerde çok önemli projelerin gündeme geldiğini söyledi.

Ticaret hacmindeki artışın süreceğini dile getiren Bolat, "2024, Allah'ın izniyle, Türkiye-Suudi Arabistan arasındaki ekonomik ilişkilerde altın bir yıl olarak yerini alacaktır. Zaten yılın ilk 2 ayında da Türkiye olarak bizim ihracatımızda yüzde 56'lık bir artış gerçekleşmiştir. Orta vadede 10 milyar dolar, uzun vadede de 30 milyar dolarlık karşılıklı ticaretimiz için var gücümüzle çalışacağız." diye konuştu.

Bolat, özellikle inşaat, inşaat malzemeleri ve savunma sanayisi ürünlerinde, muhtelif projelerin devreye alınmasıyla beraber, karşılıklı ticaret ve yatırımlarda çok büyük bir sıçrama yaşanacağını söyledi.

İki ülke arasında son yıllarda gerçekleşen ekonomik ziyaretlerden ve etkinliklerden bahseden Bolat, çok sayıda ikili görüşme gerçekleştirdiklerini, iş forumları, iş konseyi toplantıları ve alım heyeti gibi programlar düzenlendiğini anlattı.

"İslam ülkeleri ile ticaretimiz 2023'te 132 milyar dolara yükseldi"

Ticaret Bakanı Bolat, tüm dünyada olumsuzluklar ve sıkıntılar yaşanırken Türkiye'nin ihracatını artırmaya ve büyümeye devam ettiğini belirterek, Türkiye'nin gayrisafi milli hasılanın tarihte ilk defa 1 trilyon doları aşarak 1 trilyon 119 milyar dolara yükseldiğini kaydetti.

İhracatta ve dış ticarette son 20 yılda yaşanan gelişmeleri ve ilerlemeleri anlatan Bolat, mal ihracatının 256 milyar dolara, hizmet ihracatının ise 100 milyar dolara yükseldiğini söyledi.

Bolat, "2028 için vizyonumuz mal ihracatında 375 milyar dolar, hizmetler ihracatında da 200 yüz milyar dolara ulaşmak. Tüm üreticilerimizle ve ihracatçılarımızla var gücümüzle çalışacağız." dedi.

Geleneksel pazarları arasında yer alan AB, ABD ve OECD ülkelerinin yanı sıra İslam ülkeleri ile ihracatı geliştirme ve uzak ülkeler stratejisi sayesinde bu hedefe ulaşmak için çalıştıklarını dile getiren Bolat, Türkiye'nin İslam ülkeleri ile gerçekleştirdiği ticaret konusunda verileri paylaştı.

Bolat, 2002'de 10,7 milyar dolar olan Türkiye'nin bütün İslam ülkeleri ile ticaretinin 2023'te 12 kat artışla 132 milyar dolara yükseldiğini vurguladı.

Suudi Arabistan ile ekonomik ilişkilerde geçen yıl bir sıçrama yaşandığını ifade eden Bolat, şunları kaydetti:

"Körfez-Arap İş Birliği Konseyi’nden ülkemize gelen doğrudan yabancı yatırımlar 2002’de 227 milyon dolar iken, 2022’de 16,2 milyar dolara; İslam İşbirliği Teşkilatı’ndan ülkemize gelen yatırımlar ise 2002’de 296 milyon dolar iken, 2022’de 21,4 milyar dolara yükselmiştir. Öte yandan ülkemizden Körfez-Arap İşbirliği Konseyi’ne doğrudan yabancı yatırımlar 2002’de 22 milyon dolar iken, 2022’de 171 milyon dolara; İslam İşbirliği Teşkilatı’na yatırımlarımız 2002’de 1,4 milyar dolar iken, 2022’de 5,4 milyar dolara yükselmiştir. Bunun yanında Türkiye Suudi Arabistan’dan 2 milyar dolardan fazla yatırımı çekmeyi başarmıştır. Ayrıca geçen ay İstanbul’da gerçekleşen Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu'nda eğitimi desteklemek amacıyla Suudi Kalkınma Fonu ve Hazine ve Maliye Bakanlığımız arasında 55 milyon dolarlık kalkınma kredisi anlaşması imzalanmıştır."

"Suudi Arabistan’daki müteahhitlik hizmetleri 2023 yılında 3 milyar dolara ulaştı"

Türkiye’deki uluslararası sermayeye sahip şirket sayısının 2002 yılında 5 bin 600 iken 2023 yılında 80 bin 500’e yükseldiğini belirten Bolat, Türkiye’ye yapılan yabancı yatırımların ise 2003-2023 yıllarında 262 milyar dolara, Türkiye’den yurt dışına yabancı yatırımların da 60 milyar dolar seviyelerine ulaştığını aktardı.

Bolat, Türkiye'nin Körfez-Arap İş Birliği Konseyi ülkelerinde 716 proje ile 74 milyar dolarlık müteahhitlik hizmeti verdiğini, Suudi Arabistan’daki müteahhitlik hizmetlerinin ise 2023 yılında 16 proje ile yaklaşık 3 milyar dolara ulaştığını söyledi.

Türkiye'nin turizm açısından Arap bölgesi için önemli bir destinasyon olduğunu vurgulayan Bolat, Suudi Arabistan’dan ülkeye gelen turist sayısının 2023 yılında 820 binin üzerine çıkarak önemli bir seviyeye geldiğini belirtti.

Açılış konuşmalarının ardından Bakan Bolat ve Suudi Arabistan Ticaret Bakanı el-Kasabi ile beraberindekiler Türk İhraç Ürünleri Fuarı’nın açılış kurdelesini kesti. Açılışın ardından bakanlar ve beraberindeki heyet fuar alanını ziyaret etti. Türk ihracatçı ve üreticileriyle sohbet eden Bolat, iş insanlarıyla fotoğraf çektirdi.


Çanakkale'nin Yenice ilçesinde 4,9 büyüklüğünde deprem meydana geldi

AA
AA
TT

Çanakkale'nin Yenice ilçesinde 4,9 büyüklüğünde deprem meydana geldi

AA
AA

Çanakkale'nin Yenice ilçesinde saat 21.38'de 4,9 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığının internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Yenice ilçesi olan 4,9 büyüklüğündeki sarsıntının 10,44 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan: Irak sınırlarımızı güven altına alacak çemberi tamamlamak üzereyiz

Fotoğraf: Murat Kula/AA
Fotoğraf: Murat Kula/AA
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Irak sınırlarımızı güven altına alacak çemberi tamamlamak üzereyiz

Fotoğraf: Murat Kula/AA
Fotoğraf: Murat Kula/AA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Irak sınırlarımızı güven altına alacak çemberi tamamlamak üzereyiz. Bu yazın Irak sınırlarımızla ilgili meseleyi kalıcı olarak çözüme kavuşturmuş olacağız." dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi.

Son Kabine toplantısından bu yana yaptıkları çalışmaları anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şubat'ın 12'sindeki Kabine toplantısının ardından Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır'a gittiklerini hatırlattı.
Her iki ülkenin devlet başkanının davetine icabetle yaptıkları bu ziyaretlerin oldukça verimli, samimi ve başarılı geçtiğini belirten Erdoğan, Dubai'de düzenlenen ve onur konuğu olarak davet edildikleri Dünya Hükümetler Zirvesi'ne katıldığını kaydetti.

Devlet Başkanı Şeyh Muhammed'in yanı sıra zirveye iştirak eden diğer devlet ve hükümet başkanları ile görüşmeler yaptıklarını dile getiren Erdoğan, Dubai ziyaretinin ardından Kahire'ye giderek Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Es-Sisi ile ikili ve heyetlerin katılımıyla görüşmeler gerçekleştirdiklerini söyledi.

Erdoğan, Mısır'da da ticaret ve savunma başta olmak üzere ikili konularla özellikle Filistin meselesini etraflıca konuştuklarını aktararak, görüşmelerde, Gazze'deki katliamı durdurma ve yardımların bölgeye sorunsuz ulaşmasını sağlamak amacıyla atılabilecek ortak adımları da ele aldıklarını ifade etti.

Yaralıların Türkiye'ye sevki ve Gazze'ye gönderilen 37 bin tonu aşan insani yardım malzemesinin ulaştırılmasında Mısır'ın ciddi desteklerinin olduğunu ifade eden Erdoğan, bu desteğin sürdüğünü bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ı bu konuları istişare etmek üzere Türkiye'de ağırlayacaklarını dile getirdi.

Mısır ziyaretlerinin ardından Samsun'la başlayıp Ordu, Giresun, Rize ve Trabzon'la devam eden bir Karadeniz programı yaptıklarını hatırlatan Erdoğan, "Sağ olsun Karadeniz her zaman olduğu gibi bu ziyaretlerimizde de bizi kucakladı, muhabbetle bağrına bastı." dedi.
"Bölgesel hususları gözden geçirdik"
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in kazandığı seçimin hemen ardından ilk resmi ziyaretini 19 Şubat'ta Türkiye'ye gerçekleştirdiğini anımsatan Erdoğan, bu ziyarette hem Aliyev'i tarihi seçim başarısından dolayı tebrik ettiklerini hem de ikili ve bölgesel hususları gözden geçirme imkanı bulduklarını aktardı.

Erdoğan, ertesi gün adli yargı hakim ve cumhuriyet savcıları ile idari yargı hakimlerinin kura çekim törenine katıldıklarını belirterek, "Ülkemizi eğitim, sağlık, adalet ve güvenlik üzerinde yükseltme sözümüzü, yargı teşkilatımızı her alanda güçlendirerek tutmayı sürdürüyoruz." diye konuştu.

Kura töreninin ardından Arnavutluk Cumhurbaşkanı Edi Rama ve heyetini Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde ağırladıklarını söyleyen Erdoğan, şunları kaydetti:

"Seçim mitinglerimize 21 Şubat'ta Afyonkarahisar, 22 Şubat'ta Denizli, 23 Şubat'ta Balıkesir, 24 Şubat'ta Sakarya, 25 Şubat'ta Adana ile devam ettik. Gittiğimiz her şehirde, vatandaşlarımızın sevgisiyle, coşkusuyla, duasıyla karşılaşmış olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyoruz. Meydanları hıncahınç dolduran tüm kardeşlerime bir kez daha teşekkür ediyorum.

İstanbul trafiği için yeni bir nefes olarak gördüğümüz Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistemi ve yaya odaklı yeni nesil ulaşım projesini 26 Şubat'ta hizmete açtık. Ardından Ankara'da Seçim İşleri Başkanlığımızın toplantısına katılarak, dava ve yol arkadaşlarımızla 31 Mart hazırlıklarını değerlendirdik. Miting maratonumuzu 27 Şubat'ta Manisa'yla, 28 Şubat'ta Kütahya'yla, 29 Şubat'ta Aydın'la sürdürdük. Kütahya'da ayrıca şehir hastanemizin ve NG Kütahya Seramik'in yeni fabrikalarının hizmete açılış törenlerine katıldık."

"En önemli gündem maddemiz Gazze ve Filistin"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mart ayının ilk gününü artık dünyanın önemli uluslararası etkinliklerinden biri haline dönüşen Antalya Diplomasi Forumu'na ayırdıklarını belirterek, "Bu sene üçüncüsü düzenlenen forumumuza, 148 ülkeden yaklaşık 4 bin 700 kişi katıldı. Forum kapsamında 11 devlet ve hükümet başkanı ile bir araya geldik. Gerek Forum açılışındaki hitabımızda gerekse görüşmelerimizde ikili konularımızın yanı sıra en önemli gündem maddemiz Gazze ve Filistin'di." dedi.

Türkiye'nin başarılarının dünyanın farklı köşelerinde ilgiyle karşılandığını Antalya Diplomasi Forumu vesilesiyle bir kez daha gördüklerini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

"Takip eden günlerde Antalya ve Muğla mitinglerimizde yine vatandaşlarımızla buluştuk. Ayrıca Antalya'da şehir hastanemizi ve bağlantı yolunu hizmeti açtık. Muğla Marmaris'te sivil toplum kuruluşlarımızın temsilcileri ile bir araya geldik. Aday tanıtımlarından başlayarak seçim gününe kadar yaklaşık 50 şehrimizde vatandaşlarımızla buluşmayı hedefliyoruz. Bu takvimin yaklaşık yarısını önümüzdeki haftalarda hayata geçireceğiz. Bakanlıklarımız ve kurumlarımız 31 Mart mahalli seçimlerinin huzur ve güven içinde gerçekleştirilmesi için gereken hazırlıkları yaptılar. Seçim takviminin en sağlıklı şekilde işletilmesi, yargı ile birlikte yürütme olarak bizim görevimizdir. Her seçim gibi 31 Mart'ın da bir demokrasi şöleni havasında geçmesini sağlamakta kararlıyız. Seçim sonuçlarının şimdiden ülkemize, milletimize ve şehirlerimize hayırlı olmasını diliyorum."
 

"Hayatın normal ritmine dönmesi için çalışıyoruz"
Gelişmeler ne olursa olsun, zihinlerinde ve kalplerinde en üst sıralarda tuttukları değişmez gündem maddelerinin olduğuna işaret eden Erdoğan, depremde yıkılan şehirlerin ayağa kaldırılmasının bunlardan biri olduğunu vurguladı.

Erdoğan, yerleşim yerlerini yıkıntılardan önemli ölçüde temizleyerek, geçici barınma alanlarının standardını yükselterek, hayatın normal ritmine kavuşması için çalışmayı sürdürdüklerini belirterek, şöyle konuştu:

Şimdiye kadar 46 bin konut ve köy evini hak sahiplerine teslim ettik. Nisan ayının başı itibarıyla bu rakamı 75 bine çıkarıyoruz. Yıl sonuna kadar da 200 bin konutu ve köy evini hak sahiplerine teslim edeceğiz. Kendi evini yapmak isteyenlere, hibesi ve kredisiyle her türlü kolaylığı gösteriyoruz. Amacımız, tek bir vatandaşımızın bile mağduriyetine meydan vermeden, hiç kimseye mahcup olmadan bu süreci suhuletle tamamlamaktır.

"Irak sınırlarımızı güven altına alacak çemberi tamamlamak üzereyiz"
Terörle mücadeleyi, Türkiye sınırları içinde ve dışında önlerine çıkan engellere aldırmadan kararlılıkla devam ettirdiklerini ifade eden Erdoğan, "Irak sınırlarımızı güven altına alacak çemberi tamamlamak üzereyiz. İnşallah bu yazın Irak sınırlarımızla ilgili meseleyi kalıcı olarak çözüme kavuşturmuş olacağız." ifadesini kullandı.

Suriye sınırları boyunca 30-40 kilometre derinliğinde bir güvenlik koridoru oluşturma iradelerinin baki olduğunu belirten Erdoğan, daha önceki harekatlarla bir kısmının tesis edildiği bu koridordaki boşlukları yeni adımlarla doldurmakta kararlı olduklarını dile getirdi.

Bölgedeki herkesi bu güvenlik stratejisine saygılı olmaya davet eden Erdoğan, "Aksi takdirde ortaya çıkacak gerilimlerin sebebi kendileri olacaktır. Türkiye'yi güney sınırları boyunca kuracağı bir teröristanla dize getireceğini düşünenlere yeni kabuslar yaşatacak hazırlıklarımız var. Ülkemizin ve milletimizin terörle mücadele hususundaki kararlılığını hala anlayamamış olanlara bu gerçeği kabul ettirene kadar şartları zorlamaktan geri durmayacağız." diye konuştu.

Türkiye'nin sadece kendi sınırlarından ibaret olmadığını vurgulayan Erdoğan, Türkiye'nin Balkanlar'dan Orta Asya'ya, Karadeniz'den Kuzey Afrika'ya, Ege'den Güney Asya'ya kadar çok daha büyük bir coğrafyanın kalbi olduğunu söyledi.

"İnsanlığı kendimize hayran bırakacak milli hasletlerimiz var"
Bu kalbin hem güç sağladığını hem de orayla bağlantılı tüm dostlara, kardeşlere umut verdiğini ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

"Şayet bir yerde 'Bize ne şuradan, buradan' diye bir ifade duyarsanız bilin ki bunu söyleyen ya zır cahildir ya da gönüllü veya görevli bir beşinci kol elemanıdır. Bizim sömürgemiz yok, hiç olmadı. Bizim karşılıksız gelir getirecek kaynaklarımız yok, hiç olmadı. Bizim bunların üzerine kurulu siyasi ve ekonomik düzenimiz yok, hiç olmadı.
Peki bizim neyimiz var? Binlerce yıllık devlet tecrübemiz var. İnsanlığı kendimize hayran bırakacak milli hasletlerimiz var. Alın teri ve azimle çalışma vasfımız var. Milletçe asırlara sari varlığımızın hiçbir döneminde dikensiz bir gül bahçesinde yürümedik. Sahip olduğumuz her şeyi dişimiz ve tırnağımızla kazıyarak, gerektiğinde canımız ve kanımızla yoğurarak kazandık. Özgürlüğümüzü bu şekilde elde ettik. Geleceğe güvenle bakabilmemizi sağlayan öz güvenimizi yine bu şekilde inşa ettik. Şimdi önümüzde çözüm bekleyen 3-5 mesele var diye bu muhteşem mirasa sırtımızı mı döneceğiz? Birkaç yıl sabredeceğiz diye sahip olduklarımızdan vaz mı geçeceğiz? Daha çok mücadele etmemiz gerekiyor diye diz çökmemizi bekleyen emperyalistlere ve araçlarına teslim mi olacağız? Hayır, asla. Türk milleti en zor şartlarda bile istiklaline sahip çıkmış, en meşakkatli yolları aşmış, en ihtimal verilmeyen zaferleri kazanmış özellikli bir millettir. Bugün de öyle yapacağız.

İşte etrafımızda yaşananları görüyorsunuz. Azerbaycanlı kardeşlerimizin uzun bir mücadelenin ardından hem işgal edilen topraklarını hem Karabağ'ı nasıl özgür hale getirdiklerine hep beraber şahit olduk. Kuzeyimizdeki Rusya-Ukrayna savaşının tahrikler ve zafiyetler zincirinin sonucu olarak nasıl başladığını, bugüne nasıl geldiğini ve nereye gittiğini hep birlikte takip ediyoruz. Suriye'nin gözlerimizin önünde nasıl parçalanmaya çalışıldığını, hangi sinsi niyetlerin sahası haline getirildiğini gayet iyi biliyoruz."

Geçtiğimiz 21 yılda her alanda çok mesafe katettik
İsrail'in, Gazze'de sürdürdüğü katliama kimlerin yol verdiği, destek sağladığı, seyirci kaldığı, hatta içten içe sevindiğinin açıkça ortada olduğunu ifade eden Erdoğan, Türkiye'nin diplomatik girişimlerle, insani yardımlarla, samimi haykırışlarla Gazzelilere destek olmaya çalıştığını söyledi.

Erdoğan, "Türkiye, Gazze ve Filistin için elinden geleni yapmaktadır, yapmaya da devam edecektir ancak sorunun çözümü uluslararası düzeyde etkin ve kararlı bir anlayış birliğinin sağlanmasından geçiyor. Bilhassa İslam aleminin tıpkı bir duvarın tuğlaları gibi yekvücut olmasına her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuluyor. Bu vahşete engel olması gereken uluslararası kurumların nasıl felç edildiğini, vahşeti sadece duyurmak isteyenlerin bile nasıl baskılandığını, siyofaşizm azgınlığının nasıl sınır tanımaz hale geldiğini anlatmaya gerek bile yok. Gazze'de temeli atılacak ilk Yahudi yerleşim binası, tek başına bu vahşetin sebebinin başka hiçbir şey değil sadece hırsızlık, ahlaksızlık, onursuzluk olduğunu göstermeye yetecektir." değerlendirmesini yaptı.

"Filistin topraklarında 2. Dünya Savaşı'ndan beri süren sistematik gasp eylemlerini meşrulaştıran hiçbir ülkenin ve halkın geleceği güvende olmayacaktır." ifadesini kullanan Erdoğan, bugün Filistinliler için reva görülen cinayet ve hırsızlık eylemlerinin yarın kendilerine uygulandığında bu ülkelerin ve halkların kimseden yardım isteyecek yüzlerinin bile kalmayacağını kaydetti.

Acı ama gerçek olan bu tespitin amacının kimseyi tehdit etmek olmadığını sadece gelecekte neler yaşanacağını hatırlatmak olduğunu belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

Türkiye ve Türk milleti olarak siyasetimizle, ekonomimizle, savunma sanayimizle, ordumuzla, sosyal yapımızla ve kurumlarımızla güçlü olmazsak, bizim başımıza gelecek olan da budur. Günübirlik sıkıntıların heyecanına kapılıp ülkemizin verdiği bu büyük mücadeleyi görmezden gelmek demek, ülkeyi işte böyle bir girdabın içine atmak demektir. Geçtiğimiz 21 yılda her alanda çok mesafe katettik ama henüz gerçekten kendimizi rahat ve güvende hissedeceğimiz yerde değiliz. Başlattığımız projelerin sonuçlanması ve onları takip edecek programların hayata geçmesi için biraz daha vakte ihtiyacımız var. İnşallah o günleri de hep birlikte göreceğiz.

Önceki hafta ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştiren 5. nesil savaş uçağı KAAN vesilesiyle savunma sanayinde gelinen yerin, Türkiye'de ve dünyada epeyce konuşulduğunu belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

KAAN başta olmak üzere savunma sanayi hamlelerimiz, Antalya Diplomasi Forumu'nda da muhataplarımızın gündemindeydi. Bugün bu başarı hikayesinin ihracatımıza olan etkisi üzerinde durmak istiyorum. Bilindiği gibi savunma sanayinde son 21 yılda büyük aşamalar kaydeden Türkiye, bu sayede sektörde yüzde 20'lerde olan yerlilik oranını yüzde 80'lerin üzerine taşımıştır. Öyle ki 850'yi aşkın yerli savunma sanayi projesi ve 90 milyar dolarlık proje büyüklüğüyle bu alanda kendi kendine yeterliliği en yüksek ülkelerden biri haline geldi.

SİHA ihracat liginin de zirvesinde yer alıyoruz
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece bununla kalmadıklarını ifade ederek, şunları söyledi:

Sahip olduğumuz yüksek teknoloji ürünlerini dost ve müttefik ülkelerle de paylaşarak savunma ihracatımızı 10 yılda yaklaşık 4,5 kat artırdık. Geçtiğimiz yıl dünyanın 185 ayrı ülkesine 230 çeşit savunma sanayi ürünü satarak 5,5 milyar dolarlık ihracat yaptık. Sahip olduğumuz kara, deniz, hava savunma platformlarıyla kardeş ülkelerin ordularının ihtiyaçlarına cevap vererek Türkiye'nin bölgesel ve küresel gücüne katkıda bulunduk. Savunma sanayi üretimimizi deprem bölgesine de yayarak hem bu alandaki gücümüzün artmasını sağlamayı hem de şehirlerimizin hızla ayağa kalkmasına destek olmayı amaçlıyoruz.

Erdoğan, "Savunma sanayi ihracatında dünyadaki yerimize baktığımızda karşımıza çıkan fotoğraf şu şekildedir, TB2, AKINCI, ANKA ve AKSUNGUR silahlı insansız hava araçlarımız ile SİHA teknolojisinde dünyada ilk 3 ülke arasında SİHA ihracat liginin de zirvesinde yer alıyoruz. Bugüne kadar 50 ülkeyle 770 insansız hava aracı için sözleşme imzaladık. Sadece geçtiğimiz yılın İHA ihracat tutarı, 1,8 milyar dolardır. 2024 yılının ilk iki ayında savunma ve havacılık sektöründe 633 milyon dolarlık ihracat rakamıyla yeni bir rekor kırdık." diye konuştu.

Kara araçlarında bir dünya markasına dönüşen savunma sanayisinin, her kıtadan 40 ayrı ülkeye yaklaşık 4 bin 500 4x4, 6x6 ve 8x8 taktik tekerlekli araç ihracatı yaptığını aktaran Erdoğan, geçen yıl kara araçları ihracatının 500 milyon doları bulduğuna dikkati çekti.

"İlk sıralarda yer alıyoruz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

Mühimmat ve füze sistemlerinin her çeşidinde tasarımda, geliştirilmesinde ve üretiminde ilk sıralarda yer alıyoruz. Deniz araçlarında kendi korvetini, kendi Anadolu gemisini üreten Türkiye, bu gemileri kendi radarlarıyla sensörleriyle muhabere sistemleriyle füzeleriyle ve torpidolarıyla donatıyor. Şirketlerimiz iki ülkeyle 6 korvet inşası için sözleşme imzalayarak ihracat yolunda hızlı bir giriş yaptı. Ayrıca ürettiğimiz tank çıkarma gemisi, havuzlu çıkarma gemisi, karakol botları, hızlı müdahale botları ve lojistik destek gemisi gibi deniz platformlarından 10 ülkeye 140 ihracat gerçekleştirdik.

Erdoğan, yerli tasarım ve üretim olan ATAK taarruz helikopterlerinden, Türk Silahlı Kuvvetlerinin envanterindekilerinin yanında Uzak Doğu ve Afrika ülkelerine 8 tane de ihraç edildiğini ifade ederek, "Türkiye'nin ilk insanlı eğitim ve yakın taarruz uçağı olan HÜRKUŞ'un 5 adedi halen iki ayrı ülkenin hava kuvvetleri tarafından kullanılıyor. Kara araçlarındaki başarımızı, bunlara entegre edilen uzaktan komutalı silah sistemleri ihracatında da yakalamaya başladık. Kendi ürettiğimiz araçlar yanında yabancı menşeli araçlarda da bizim silah kulelerimiz tercih ediliyor. Bugüne kadar 24 ülkeye yaklaşık 1200 silah kulesi satışı yaptık. Son dönemde yaşanan asimetrik savaşların vazgeçilmez unsuru olan kamikaze İHA'lar da talep gören ürünlerimiz arasındadır. Halihazırda şirketlerimiz vasıtasıyla 11 ülkeye 1500 kamikaze dron ihracatı gerçekleştirdik. Hafif silah ve tabanca üretiminde de önemli bir marka haline geldik. Bugün dünyanın 111 ayrı ülkesinde hafif silahlarımız ve tabancalarımız kullanılıyor." bilgisini verdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yüksek teknoloji içeren radar sistemlerinin tasarımı ve üretimi konusunda Türkiye'nin, 10 ülkeye yaptığı 40 adet ihracatla dünyadaki ilk 3 ülke arasında yer aldığının söyledi.

Türkiye'nin neye ihtiyacı olduğuna, hangi adımları atması gerektiğine bakıyoruz
Henüz çalışmaları süren projelere de çok büyük ilginin olduğunu belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"21 Şubat'ta ilk uçuşunu yapan KAAN'ımızın bizimle birlikte pek çok dost ülkede yol açtığı heyecanı, ilgiyi, umudu hep birlikte gördük. Bir başka ifadeyle, ülkemizin tasarımını ve üretimini tamamlayıp hizmete aldığı her ürünün müşterisi zaten hazır. Yeter ki biz sabırla azimle dikkatle kararlılıkla çalışarak projelerimizi birer birer sonuçlandıralım. Bölgesel ve küresel krizlerin yaygınlaştığı, çatışmaların derinleştiği, tehditlerin arttığı bir dönemde Türkiye için bu tablo zaten çok önemlidir.

Biz gerçekten ihtiyacımız olduğunda, müttefikimiz dediğimiz kurumların ve ülkelerin yanımızda olmayacağını son 10 yılda defalarca tecrübe ettik. Suriye sınırlarımız terör örgütleri tarafından roketlerle tehdit edildiğinde bize yardım etmek bir yana, ülkemizdeki mevcut hava savunma sistemlerini söküp götürenler oldu. Türkiye'ye parasıyla satmadıkları silahları ve mühimmatları terör örgütlerine bilabedel dağıtanları, bunların bize karşı kullanılmasına göz yumanları da unutmadık, unutmuyoruz. İşte bunun için diyoruz ki biz artık kimin ne dediğine, kimin ne istediğine bakmıyoruz. Biz artık sadece Türkiye'nin neye ihtiyacı olduğuna, hangi adımları atması gerektiğine bakıyoruz."

Türkiye, dünyada eşine az rastlanır bir oranla büyümeyi sürdürdü
Türkiye'nin bugünüyle birlikte geleceğini de şekillendirecek tarihi bir ekonomik dönüşümden geçtiğini belirten Erdoğan, "Açıklanan her veri, ekonomimizin güçlü temeller üzerinde yükseldiğine işaret ediyor. Geçtiğimiz yıl maruz kaldığımız 'Asrın Felaketi' 6 Şubat depremlerine ve seçime rağmen ekonomimiz yüzde 4,5 gibi dünyada eşine az rastlanır bir oranla büyümeyi sürdürdü. Dünya ortalamasının 1,5 katına tekabül eden bu büyüme oranı, yaşadığımız tüm olumsuzluklara rağmen ekonomimizin direncini ve dinamizmini ispatlıyor." diye konuştu.

Büyümenin yaklaşık yarısının yatırımlardan kaynaklanmasının ayrıca önemli olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Milli gelirimizin 1,1 trilyon doların ve kişi başına milli gelirimizin 13 bin doların üzerine çıkması, fevkalade sevindirici bir gelişmedir." dedi.

Erdoğan, satın alma paritesine göre dünyanın en büyük 11. ekonomisi haline gelen Türkiye'nin, kısa vadeli kazanımlar yerine uzun vadeli kalıcı refah artışlarına odaklanarak yoluna devam edeceğini aktardı.

AK Parti iktidarları döneminde her yıl ortalama 700 bin istihdam artışı sağlandığını belirten Erdoğan, "İstihdamdaki başarı hikayemizi geçtiğimiz yıl 855 bin yeni istihdam artışıyla sürdürdük. İşsizlik oranını yüzde 9,4 ile son 10 yılın en düşük seviyesini ifade eden tek haneli rakamlara düşürdük. Hatta bu oran, 2023 yılının aralık ayında yüzde 8,8 olarak gerçekleşti." diye konuştu.

Enflasyonla mücadelede henüz istenen yere gelinmediğini belirten Erdoğan, "Ama kararlıyız. Daha önce ülkemizi enflasyondan nasıl kurtardıysak inşallah bu defa da aynı başarıyı sergileyeceğiz." dedi.

Enflasyon beklentilerinin giderek düşmesinin, bu mücadeleye olan inancın işareti olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Aynı şekilde cari açıktaki düşüş de sürüyor. Bu yılın ilk 2 ayında cari dengede 13 milyar doların üzerinde iyileşme sağladık." bilgisini verdi.

"Hedefimiz 60 milyar dolar"
Yenilenebilir enerji yatırımları ve yüksek teknolojiye dayalı üretimlerin artmasıyla cari açığın gerileyeceğini kaydeden Erdoğan, küresel enerji noktasında fiyatlardaki gerilemenin de bu mücadeleye destek olduğunu söyledi.

Turizm gelirlerinin her yıl rekor kırdığına işaret eden Erdoğan, "Geçtiğimiz yılı 54,5 milyar dolarla kapattığımız turizmde, bu yılki hedefimiz 60 milyar dolardır. Tabii tüm bu programları uygularken hep yaptığımız gibi mali disiplinden asla taviz vermiyoruz. Kalıcı fiyat istikrarını sağlayacak, yapısal dönüşümü hızlandıracak afetlere karşı güvenli şehirler oluşturma çabalarımıza kaynak oluşturacak bir anlayışla maliye politikalarımızı yönetmeye devam edeceğiz." diye konuştu.

"Elbette yaşanan sıkıntıların farkındayız"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülkemizin risk priminin düşmesi, borçlanma maliyetlerimizin azalması, yatırımcıların ilgisinin artması, derecelendirme kuruluşlarının notlarının olumluya dönmesi, yaklaşık 132 milyar dolarlık döviz rezervine sahip olmamız, ekonomi programımızın doğru yolda ilerlediğini gösteriyor." diye konuştu.

Erdoğan, şu açıklamalarda bulundu:

Bu vesileyle şu hususun altını bir kez daha çizmek isterim. Cumhuriyet tarihimizin en büyük demokrasi ve kalkınma adımlarını atarken, en olumlu gelişmeleri çalışanlarımızın, emeklilerimizin, dezavantajlı kesimlerin hayatlarıyla gerçekleştirdik. En düşük emekli maaşını 66 liradan 10 bin liraya, nereden, nereye. Asgari ücreti 184 liradan 17 bin liraya, engelli maaşını 25 liradan yaklaşık 4 bin liraya çıkarmış, her alanda milletimizin refah seviyesini katlayarak yükseltmiş bir hükümet olarak çalışanlarımızın ve emeklilerimizin bugünkü sıkıntılarına gözlerimizi kapamamız mümkün mü? Elbette yaşanan sıkıntıların farkındayız.

Milletimizden bize güvenmeyi sürdürmesini istirham ediyorum
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Geçtiğimiz günlerde emekli maaşlarına şu kadar zam yapacağız diyen muhalefetin nasıl boş konuştuğunu örnekleriyle anlattım. Sözü edilen artışları, ülkenin tüm yatırımlarını durdursak, eğitim veya sağlık harcamalarının tamamını buraya aktarsak, kamu görevlilerine maaş vermesek bile karşılayamıyoruz. Bu demek değil ki çalışanlarımızı ve emeklilerimizi hayat pahalılığının pençesine terk edeceğiz. Tam tersine enflasyonu yenerek, büyümeyi sürdürerek, milli gelirimizi artırarak, devletimizi güçlendirerek her meselemizi çözdüğümüz gibi çalışanlarımızın ve emeklilerimizin gelirlerini de artıracağız.

Türkiye Yüzyılı'nın emektarları başta olmak üzere hiçbir insanımızı darda bırakmayacak, göz göre göre sıkıntı çekmesine müsaade etmeyeceğiz. Milletimizden bize güvenmeyi, inanmayı sürdürmesini, destek ve dualarını bizden esirgememesini özellikle istirham ediyorum. Rabb'im birliğimizi, beraberliğimizi, dayanışmamızı daim eylesin diyorum."

Erdoğan, toplantının ve alınan kararların hayırlara vesile olmasını dileyerek konuşmasını tamamladı.


KÖİ Araştırma Merkezi Başkanı Aydın'dan Türk şirketlere: 'Suudi Arabistan'da akıllı olmak lazım, görünenden daha büyük pazar var'

Türkiye Dışişleri Bakanlığı resmi X hesabı
Türkiye Dışişleri Bakanlığı resmi X hesabı
TT

KÖİ Araştırma Merkezi Başkanı Aydın'dan Türk şirketlere: 'Suudi Arabistan'da akıllı olmak lazım, görünenden daha büyük pazar var'

Türkiye Dışişleri Bakanlığı resmi X hesabı
Türkiye Dışişleri Bakanlığı resmi X hesabı

Kamu Özel Sektör İş Birliği (KÖİ) Araştırma Merkezi Başkanı Eyüp Vural Aydın, Türk şirketlerin Suudi Arabistan'da en iyi ortağı nasıl bulacağına yönelik çalışma yapması gerektiğini belirterek, ülkede görünenden daha büyük bir pazar olduğunu söyledi.

Aydın, 50'den fazla ülkeden profesyonelin katılımıyla 5-8 Mart'ta toplanacak İstanbul PPP KÖİ Haftası öncesi ekonomi medyası temsilcileriyle bir araya geldi.

Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) koordinasyonunda Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Genel Merkezi'nde düzenlenen toplantıda konuşan Aydın, etkinlikte; bürokratlar, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, firma yetkilileri, akademisyenler, öğrenciler ve sektör profesyonellerinin yanı sıra altyapı firmaları, uluslararası kurumlar ve mega proje temsilcileri başta olmak üzere 300'den fazla davetlinin KÖİ modelini tartışacağını anlattı.

Aydın, Suudi Arabistan'daki dev projelerden Türk firmaların nasıl daha fazla pay alabileceği üzerine çalıştıklarını kaydederek, İstanbul KÖİ Haftası'nda da Suudi Arabistan'a özel oturum yapılacağını bildirdi.

Eyüp Vural Aydın, "Suudi Arabistan 2030'a kadar 500 milyar dolarlık proje açıkladı. Şu anda kendi kaynakları ile gidiyorlar ama uluslararası finansman akarsa bunu 10 ile çarpın. İstanbul KÖİ Haftası'nda bire bir görüşmeler ayarladık. Halihazırda bir oluşum var, Limak 1-1,5 milyar dolarlık iş aldı. Tekfen iş yapıyor. Yapı Merkezi demir yolları ile ilgili bir görüşme yaptı. Proje bazlı ilerlemeler var." diye konuştu.

KÖİ Araştırma Merkezi Başkanı Aydın, Suudi Arabistan'ın bütün Orta Doğu'nun merkezi olmak istediğini belirterek, "Türk şirketler Suudi Arabistan'da en iyi ortağı nasıl bulacağına çalışmalı. Suudi Arabistan'da akıllı olmak lazım, görünenden daha büyük pazar var." ifadelerini kullandı.

Aydın, KÖİ modelinin iklim krizi ile mücadelede yerel yönetimlere projelerini hayata geçirmeleri konusunda bir kapı açtığını da söyledi.


Bayraktar TB2 SİHA'lar Arnavutluk ordusunun envanterine girdi

AA
AA
TT

Bayraktar TB2 SİHA'lar Arnavutluk ordusunun envanterine girdi

AA
AA

 

Bayraktar, konuya ilişkin X'teki paylaşımında, bugünün tarihi bir gün olduğunu, Arnavutluk'taki ilk NATO Taktik Hava Üssü'nün açıldığını aktardı.

Kuçova Hava Üssü'nün açılışının, Balkanlar ve Avrupa'nın güvenliği için yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:

"Bu törenle birlikte Bayraktar TB2 SİHA'lar Arnavutluk ordusunun envanterine girdi. Böylece Arnavutluk ordusu envanterine ilk kez NATO standartlarında bir hava aracı katılmış oldu. Saygıdeğer Başbakan Edi Rama'nın vizyoner liderliği ve değerli Savunma Bakanı Niko Peleshi'nin güçlü işbirliği ile Bayraktar TB2'ler bugün Arnavutluk semalarında ilk uçuşlarını başarıyla gerçekleştirdi."

Haluk Bayraktar, "Bayraktar TB2 SİHA'larımızın bu stratejik noktada görev alması, Arnavutluk'un ve kardeş Balkan coğrafyasının güvenliğine katkımızın önemli bir göstergesi." ifadesini kullanarak, Baykar olarak yenilikçi teknolojileriyle, bölgesel ve küresel güvenliğe katkıda bulunmaya devam edeceklerini bildirdi.

Öte yandan, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ve Arnavutluk Savunma Bakanı Niko Peleshi de envantere giren Bayraktar TB2'lerin görüntülerini içeren videoyu sosyal medya hesaplarından paylaştı.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Miçotakis'in doğum gününü kutladı

AA
AA
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Miçotakis'in doğum gününü kutladı

AA
AA

 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'i, yeni yaşı dolayısıyla tebrik etti.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Miçotakis'i telefonla arayarak doğum gününü kutladı.


Almanların yaz tatili tercihinde Türkiye ilk sıraya yerleşti

AA
AA
TT

Almanların yaz tatili tercihinde Türkiye ilk sıraya yerleşti

AA
AA

Almanya'dan en çok rezervasyon yapılan 10 tatil yeri arasında Türkiye'nin, İspanya'yı geçerek ilk sıraya yerleştiği bildirildi.

Alman Seyahat Acenteleri Birliğinden (DRV) yapılan açıklamada, Almanya'da tatil paketleri için erken rezervasyon rakamlarının ocak ayı sonunda geçen yıla göre yüzde 30 arttığı belirtildi.

Rezervasyonlarda 2019 yaz dönemindeki rakamın yüzde 11 üzerine çıkıldığı ifade edilen açıklamada, buna rağmen hala Kovid-19 öncesi seviyenin yüzde 17 altında kalındığı kaydedildi.

Bu yıl yaz tatili için Almanya'dan en çok rezervasyon yapılan 10 tatil yeri arasında Türkiye'nin ilk sırada bulunduğu bildirilen açıklamada, "2024 yazı için en popüler paket tatil destinasyonları arasında Türkiye ve Antalya çevresi şu anda İspanya'yı geçerek birinci sıraya yerleşmiş durumda. İstanbul Boğazı kıyısındaki ülke özellikle çocuklu aileler arasında popüler." ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, Türkiye'yi İspanya, Yunanistan ve Mısır'ın takip ettiği aktarıldı.


Ticaret Bakanı Bolat, Suudi Arabistan'da gerçekleştirilen LEAP Fuarı'na katıldı: 'Fuar, ülkemiz şirketleri ile teknoloji ekosisteminin tüm paydaşlarını bir araya getiriyor'

AA
AA
TT

Ticaret Bakanı Bolat, Suudi Arabistan'da gerçekleştirilen LEAP Fuarı'na katıldı: 'Fuar, ülkemiz şirketleri ile teknoloji ekosisteminin tüm paydaşlarını bir araya getiriyor'

AA
AA

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da gerçekleştirilen LEAP Fuarı'nın açılışına katıldı.

Bolat, X sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, bugün başlayan ve 3 gün sürecek fuara ilişkin bilgi verdi.

Riyad'daki LEAP Fuarı'nda Türk şirketlerinin pavilyonlarını ziyaret ettiklerini belirten Bolat, "4-7 Mart tarihlerinde Riyad Sergi ve Kongre Merkezi'nde, 183 ülkeden 172 binden fazla katılımcıyı ağırlayan LEAP Fuarı, dünyanın en çok katılım alan teknoloji etkinliği olarak bilinmekle birlikte, ülkemiz şirketleri ile teknoloji ekosisteminin tüm paydaşlarını bir araya getiriyor." ifadelerini kullandı.

Bolat, LEAP Fuarı'nın 600'den fazla start-up, 1000'den fazla uzman konuşmacı ve 1800'den fazla global teknoloji sergileyicisi ile inovasyon ve teknolojinin önemini ortaya koyan bir platform olduğuna dikkati çekerek, etkinliğin, Türkiye ve Suudi Arabistan arasındaki inovasyon ve teknoloji alışverişini artırmanın yanında şirketlerin global alanda markalaşması için de iyi bir fırsat olduğunu kaydetti.


İstanbul'da hırsızlık olayları azaldı

AA
AA
TT

İstanbul'da hırsızlık olayları azaldı

AA
AA

İstanbul Valisi Davut Gül, 2024'ün ilk 2 ayında geçen yılın aynı dönemine göre kentteki mal varlığına karşı suçlarda genel düşüş oranının yüzde 23, aydınlatma oranının ise yüzde 75 olduğunu belirterek, "Evden hırsızlık yüzde 35, otodan hırsızlık yüzde 51, iş yerinden hırsızlık yüzde 20 azaldı." dedi.

Gül, Valilik'te düzenlediği basın toplantısında, kentteki 2023 ile 2024'ün ilk 2 ayına ilişkin asayiş verilerini açıkladı.

Kentte huzur ve asayişin sağlanması için görev yapan güvenlik güçlerinin çalışmalarını paylaşmak üzere bir arada olduklarını ifade eden Gül, İstanbul'un 16 milyona yaklaşan nüfusuyla dünyanın en büyük 15'inci metropolü olduğunu dile getirdi.

Vali Gül, 131 ülkeden daha fazla nüfusa sahip şehirde 56 bin 376 polis, 7 bin 633 jandarma ve 1053 sahil güvenlik mensubu olmak üzere toplam 65 bin 62 personelin görev yaptığını kaydetti.

Kentin huzur ve güvenliği için mesai mefhumu gözetmeden gece gündüz çalıştıklarına dikkati çeken Gül, şu verileri aktardı:

"2023'te bir önceki yıla göre, 'katalog suçlar' olarak tabir edilen mal varlığına karşı suçlarda genel düşüş oranı yüzde 16 ve bu suçlarda aydınlatma oranımız yüzde 72. Bunlardan evden hırsızlık yüzde 29, otodan hırsızlık yüzde 19, iş yerinden hırsızlık yüzde 21 azaldı. Kişilere karşı işlenen suçlarda yüzde 2 düşüşümüz var. Kişilere karşı suçlarda aydınlatma oranımız yüzde 98. Bunun yanında, dolandırıcılık suçlarında 2023 yılında suç sayısı 14 bin 575, aydınlatma oranı yüzde 91'dir. Ayrıca, ilimizde 2023 yılında hapis cezalı aranan 43 bin 790 şahıs, gıyabi aranan 142 bin 245 şahıs olmak üzere toplamda 186 bin 35 şahıs yakalanmıştır."

Asayiş olaylarında 2024 yılının ilk 2 ayıyla geçen yılın aynı dönemini karşılaştıran Gül, "2024 yılının ilk 2 ayında geçen yılın aynı dönemine göre şehrimizde 'katalog suçlar' olarak tabir edilen mal varlığına karşı suçlarda genel düşüş oranı yüzde 23, aydınlatma oranı yüzde 75 oldu. Evden hırsızlık yüzde 35, otodan hırsızlık yüzde 51, iş yerinden hırsızlık yüzde 20 azaldı. Kişilere karşı işlenen suçlar yine yüzde 2 düştü. Aydınlatma oranımız da yüzde 98 olarak devam ediyor. Bunun yanında, ilk 2 ayda dolandırıcılık suçlarında suç sayısı 2 bin 435, aydınlatma oranı yüzde 80'dir." diye konuştu.

Vali Gül, özellikle internet ve telefon dolandırıcılığına karşı kurumsal uyarıları dikkate almaları konusunda vatandaşları uyararak, kentte bu yılın ilk 2 aylık döneminde hapis cezalı aranan 11 bin 969 ile gıyabi aranan 33 bin 86 olmak üzere toplamda 45 bin 55 kişinin yakalandığını bildirdi.

Terörler ve organize suçlarla mücadele

Vali Gül, dünyanın tüm metropollerinde olduğu gibi İstanbul'da da güvenlik gündeminin en önemli başlıklarından birinin terör olduğunu söyledi.

2023'te, terör örgütlerine karşı operasyon sayısının bir önceki yıla göre yüzde 5,5, yakalananların sayısının yüzde 10 arttığını, 609 şahsın tutuklandığını, 477 şahsa adli kontrol tedbiri uygulandığını vurgulayan Gül, bu yılın ilk 2 ayında ise terör örgütlerine karşı düzenledikleri 287 operasyonda 795 şahsın yakaladığını, 205 şahsın tutuklandığını, 167 şahsa da adli kontrol tedbiri uygulandığını belirtti.

Organize suçlarla mücadele kapsamında 2023'te düzenlenen 404 operasyonda bir önceki yıla göre, yakalananların yüzde 7, tutukluların yüzde 47 arttığını, 634 şahsa adli kontrol tedbiri uygulandığını dile getiren Gül, bu yılın ilk 2 ayında da 45 operasyonda 448 şahsın yakalandığını, 231 şahsın tutuklandığını ve 109 şahsa adli kontrol tedbiri uygulandığını anlattı.

Uyuşturucuyla mücadele

Vali Gül, zehir tacirlerinin kökünü kazımaya kararlı olduklarının altını çizerek, 2023'te narkotik suçlarla mücadele kapsamında yapılan operasyonlarda yakalananların sayısının 59 bin 68 olduğunu ifade etti.

Önceki yıla göre ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktarının yüzde 21 arttığına dikkati çeken Gül, "5 bin 701 şahıs tutuklandı. 3 bin 474 şahsa adli kontrol tedbiri uygulandı. 2024 yılı ilk iki aylık döneminde ise narkotik suçlarla mücadele kapsamında yapılan operasyonlarda 13 bin 23 şahıs yakalandı. 2 ton 378 kilogram uyuşturucu madde, 2 milyon 545 bin 320 adet hap, 2 milyon 22 bin 973 adet sentetik ecza maddesi, 1382 kilogram ara kimyasal ele geçirildi. 1131 şahıs tutuklandı, 610 şahsa adli kontrol tedbiri uygulandı." açıklamasında bulundu.

Gül, uyuşturucu tehlikesine yönelik eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarında en büyük destekçilerin anneler olduğunun altını çizerek, "En İyi Narkotik Polisi Anne Eğitimi" projesi kapsamında 2023'te bilgilendirdikleri annelerin sayısının önceki yıla göre yüzde 70 artıp toplamda 258 bine ulaştığını belirtti.

"2023 yılında bir önceki yıla göre, kaçakçılık suçlarıyla mücadele kapsamında düzenlenen operasyon sayısı yüzde 11 artarak 3 bin 695 oldu." diyen Gül, yakalananların sayısının yüzde 9 arttığını, 98 kişinin tutuklandığını, 564 şahsa adli kontrol tedbiri uygulandığını aktardı.

Vali Gül, tütün ve sigara kaçakçılığı operasyonlarında yakalanan kaçak sigara miktarının yüzde 35, tütün miktarının ise yüzde 27 arttığına dikkati çekerek, sahte içki imalatında kullanılan 212 bin 326 litre alkole de el konulduğunu kaydetti.

Bu yılın 2 aylık döneminde, kaçakçılık suçlarıyla mücadele kapsamında düzenlenen 578 operasyonda 750 şahsın yakalandığını, 38 şüphelinin tutuklandığını dile getiren Gül, 35 şahsa ise adli kontrol tedbiri uygulandığını anlattı.

Gül, 170 bin paket kaçak sigara, 17 milyon 599 bin adet makaron, 21 bin 546 kilogram tütün ele geçirildiğine işaret ederek, 25 ton sahte alkole el konulduğunu bildirdi.

Trafik ve trafik kazası verileri

İstanbul'un 7/24 insan ve araç hareketliliği yaşayan yoğun bir şehir olduğunu ifade eden Gül, geçen yıl 5 milyon 406 bin 820 olan motorlu araç sayısının bu yıl 5 milyon 455 bin 930'a çıktığını, motosiklet sayısının da yüzde 5 artışla 650 bin 783'e ulaştığını söyledi.

Akıcı ve güvenli bir trafiğin sağlanması için gece gündüz çalıştıklarını ve önlemler aldıklarını belirten Gül, İçişleri Bakanlığınca şehre yeni atanan 6 bin 994 polis memurunun 2 bin 500'ünün trafik birimlerinde görevlendirildiğini, 2 bin 785 olan personel sayısının 5 bin 285'e çıktığını kaydetti.

Gül, emniyete ocak ayında teslim edilen 1173 araçtan 418'inin, 600 motordan ise 300'ünün trafik birimlerinin hizmetine verildiğini, 2023'te yapılan uygulamalarda 8 milyon 468 bin 663 aracın kontrol edildiğini aktardı.

Bu kapsamda 68 bin 568 servis aracının kontrol edildiğini kaydeden Gül, "Öğrencilerimiz başta olmak üzere özellikle servis kullanan ve servisle iş yerine gidip gelenlerin kazalara karışmaması, bu anlamda bir boşluk olmaması açısından servis denetimlerini velilerimizin de isteğine uygun, olabildiğince hassas şekilde yapıyoruz. Yapmaya devam edeceğiz." dedi.

Vali Gül, 2024 yılının ilk 2 aylık döneminde ise uygulamalarda kontrol edilen araç sayısının 2 milyon 755 bin 216 olduğunu ifade ederek, "Gözümüzün aydınlığı evlatlarımızın okul yolundaki güvenlikleri için de denetimlerimize ilk 2 ayda da aralıksız devam ediyoruz. 2024 yılı 2 aylık dönemde 22 bin 377 servis aracı kontrol edildi." diye konuştu.

Herkesin güvenliği için trafik kurallarına uymanın zorunluluk olduğuna dikkati çeken Gül, İçişleri Bakanlığınca hayata geçirilen, hız, emniyet kemeri, alkollü araç kullanımı, yaya önceliği ve trafikte cep telefonu kullanımının önlenmesi başta olmak üzere bu tür projeleri uygulamayı kararlılıkta sürdürdüklerini kaydetti.

Davut Gül, 2023 yılında meydana gelen 138 ölümlü kazada 157 vatandaşın hayatını kaybettiğini, yaralanmalı kazalarda 32 bin 628 vatandaşın yaralandığını dile getirerek, "2024 yılının ilk 2 aylık dönemde ise ölümlü kazalarda 25 vatandaşımız hayatını kaybetti. Ayrıca yaralanmalı kazalarda da 5 bin 151 vatandaşımız maalesef yaralandı. Oysa hepimizin hedefi, bir insanımızın dahi kaybedilmemesi. Trafik kurallarına uyarak, birbirimize sabır ve anlayış göstererek, bu acıları hep birlikte azaltabiliriz. Siz hemşehrilerime bu konuda güveniyorum." ifadelerini kullandı.

Siber güvenlik ekiplerinin, internet yoluyla işlenen suçlara karşı 7/24 çevrim içi güvenliğin sağlanması için kararlılıkla mücadele ettiğini vurgulayan Gül, bu yılın 2 aylık döneminde kontrol edilen sayının 457 olduğunu kaydetti.

Denizlerin güvenliği

İstanbul Valisi Gül, İstanbul'un 436 kilometre deniz sınırına sahip olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:

"Sahil Güvenlik Komutanlığımız, denizlerimizdeki huzur ve güvenliğin sağlanması için 2023 yılında bir önceki yıla göre, görev icra saatini yüzde 6 artırarak 62 bin 390 saate çıkardı. Gemi ve tekne kontrol sayımız yüzde 16 artarak 21 bin 573'e yükseldi. Denizden kurtarılan kişi sayısı 193 oldu. Yasa dışı su ürünleri avcılığına yönelik tekne kontrolü sayısı 5 bin 571 oldu. Yasa dışı su ürünleri avcılığı ihlali tespit sayısı yüzde 12 azalarak 499'a düştü. Yasa dışı avcılık sonucu el konulan su ürünleri yüzde 22 artarak 31 bin 106 kilograma ulaştı. Yasa dışı avlanan 13 adet tekneye el kondu. Çevre kirliliği tespiti yüzde 40 azalarak 62'ye düştü. Kaçakçılık, İstihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama (KİHBİ) sorgulamaları yüzde 67 artarak 58 bin 333'e ulaştı."

Bu kapsamda, 2024'ün ilk 2 ayında, geçen yılın aynı dönemine göre komutanlığın gemi, tekne kontrol sayısının yüzde 48 artıp 4 bin 496'ya yükseldiğini aktaran Gül, "Denizden kurtarılan kişi sayısı yüzde 129 arttı, 31 kişi güvenle tahliye edildi. Yasa dışı su ürünleri avcılığına yönelik tekne kontrolü yüzde 102 artışla 1802'ye, yasa dışı su ürünleri avcılığı ihlal tespit sayısı yüzde 18 artarak 141'e yükseldi. Yasa dışı avcılık sonucu el konulan su ürünleri yüzde 414 artarak 8 bin 930 kilograma ulaştı." bilgisini paylaştı.

Vali Gül, "1380 Sayılı Su Ürünleri Kanunu"na muhalefetle yasa dışı avlanan, mülkiyeti kamuya geçirilen tekne sayısının yüzde 67 arttığını, yasa dışı avlanan 5 tekneye el konulduğunu, çevre kirliliği tespitinin yüzde 20 azalarak 12'ye düştüğünü söyledi.

KİHBİ sorgulamalarının yüzde 10 artarak 92 bin 130'a ulaştığını ifade eden Gül, yaz döneminden itibaren Tuzla, Beykoz, Avcılar'da kurulacak yeni Sahil Güvenlik birimleriyle denizlerdeki denetimlerin artarak devam edeceğini kaydetti.

Gül, şehrin huzur, güvenliği ve esenliği için destekleriyle her daim yanlarında olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a şükranlarını sundu, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve Bakanlık teşkilatına teşekkür etti.

"Seçimler güven içerisinde huzurla geçecek"

İstanbul Valisi Gül, bir basın mensubunun seçim güvenliğiyle ilgili alınan tedbirlere ilişkin sorusu üzerine, propaganda döneminin huzur içerisinde geçtiğini, adeta bir demokrasi şöleninin yaşandığını gördüklerini dile getirdi.

Seçim öncesi, seçim günü ve sonrası olmak üzere bütün tedbirlerinin günlük ve haftalık değerlendirdiklerini belirten Gül, İçişleri Bakanlığının 81 ilde bunu koordine eden bir mekanizma oluşturduğunu, seçim kurullarının da mevzuatlarına göre kendi işlerini takip ettiğini, her hafta Bakanlıkla yaptıkları istişareler neticesinde bunları değerlendirdiklerini söyledi.

Vali Gül, "Seçimler, daha önceki seçimlerde olduğu gibi güven içerisinde huzurla geçecek. Seçimlerde bizim personelimizin tamamı bu işlerde görevlendiriliyor. Vatandaşlarımızın demokratik tercihlerini sandığa yansıtmaları için üzerimize düşen neyse yapmaya gayret ediyorlar." şeklinde konuştu.

Toplantıda, Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanı Tuğamiral Tayfun Paşaoğlu, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Yusuf Kenan Topcu, İl Emniyet Müdürü Zafer Aktaş ve Vali Yardımcısı Hasan Gözen de yer aldı.


Bakan Güler açıkladı: Bedelli askerlikte temel eğitim kaldırılacak mı?

AA
AA
TT

Bakan Güler açıkladı: Bedelli askerlikte temel eğitim kaldırılacak mı?

AA
AA

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, bedelli askerlikte temel askerlik eğitiminin kaldırılmasına yönelik bir çalışmanın bulunmadığını belirtti.

Güler, DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu'nun, bedelli askerlikte kışla şartının kaldırılıp kaldırılmayacağına yönelik yazılı soru önergesini yanıtladı.

Askeralma Kanunu'nun 9. maddesine göre, bedelli askerliğe tabi olanların temel eğitim süresinin bir ay olduğunu kaydeden Güler, "Bakanlığımızın, temel askerlik eğitiminin kaldırılmasına yönelik çalışması bulunmamaktadır." ifadesini kullandı.