Yemen’in 4,3 milyar dolara ihtiyacı var

BM, Yemen’deki insani yardım planını desteklemek için Cenevre’de bağışçılarını bir araya getiriyor

Yemenli çocuklar ebeveynlerinin yiyecek alacak parası olmaması sebebiyle açlık çekiyor (Birleşmiş Milletler)
Yemenli çocuklar ebeveynlerinin yiyecek alacak parası olmaması sebebiyle açlık çekiyor (Birleşmiş Milletler)
TT

Yemen’in 4,3 milyar dolara ihtiyacı var

Yemenli çocuklar ebeveynlerinin yiyecek alacak parası olmaması sebebiyle açlık çekiyor (Birleşmiş Milletler)
Yemenli çocuklar ebeveynlerinin yiyecek alacak parası olmaması sebebiyle açlık çekiyor (Birleşmiş Milletler)

Birleşmiş Milletler (BM) 4,3 milyar dolarlık bir fona ihtiyacı olacağını tahmin ettiği 2023 Yemen İnsani Müdahale Planı için bağışçılardan fon toplamak amacıyla Cenevre’de bugün (Pazartesi) İsveç ve İsviçre ile iş birliği içinde üst düzey bir konferans düzenliyor.
Yemen resmi ajansı SABA daha önce, Başbakan Muin Abdulmelik’in 2023 Yemen İnsani Müdahale Planını desteklemek için BM himayesinde İsveç ve İsviçre hükümetleri ile iş birliğinde düzenlenecek üst düzey bağışçılar konferansına katılmak üzere İsviçre’nin Cenevre kentine gittiğini bildirmişti.
Konferansa BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve bağışçı ülkelerden üst düzey yetkililer ve Yemen’in kalkınma ortakları katılacak. BM 2023 Yemen İnsani Müdahale Planını desteklemek üzere taahhütler açıklanacak.
Şarkul Avsat’ın SABA haber ajansından aktardığı habere göre Abdulmelik’in bu konferansa katılımının yanı sıra üst düzey BM ve uluslararası yetkililerle bir araya gelerek insani müdahale planını finanse etme olasılıklarını tartışacağını bildirdi.
Söz konusu konferans, Yemen hükümetinin, Husi terör uçağı tarafından Hadramut ve Şebva’daki ihracat limanlarına gerçekleştirilen saldırılar ve milislerin meşruiyete karşı yürüttüğü ekonomik savaş nedeniyle, halihazırda sınırlı miktarda olan ham petrol ihracatının durdurulmasının yarattığı sonuçlarla mücadele ettiği bir zamanda düzenleniyor. Yemen hükümeti bunun yanı sıra, kurtarılmış bölgelerde kötüleşen ekonomi ve kalkınma planları konusundaki yükümlülüklerini yerine getirmek ve döviz kurundaki istikrarı korumak için mücadele veriyor.
BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) tarafından yapılan açıklamada, Yemen’deki insani krize yönelik bağışları duyurmak için pazartesi günü İsviçre’nin Cenevre kentindeki Milletler Sarayı’nda uluslararası üst düzey bağışçılar konferansının düzenleneceği belirtildi.
BM’den yapılan açıklamaya göre konferans, Yemen’deki akut insani kriz konusunda farkındalığı artırma ve hayat kurtaran yardım çalışmaları yürütme dahil olmak üzere, önceliğe sahip dört alanda uluslararası toplumun desteğini almayı amaçlıyor.
Açıklamada, insani yardım konferansının 2022’de sağlanan sınırlı iyileşmeyi korumanın ve genişletmenin yanı sıra insani ihtiyaçların altında yatan etmenlere yönelik desteği amaçladığı belirtildi. Ayrıca konferansta, çatışmaya son verilmesine yönelik çağrı yapılacağı da ifade edildi.
BM, Yemen’de insani ihtiyaçların ölçeğinin hala korkunç olduğunu zira yıllarca süren çatışmanın, göç ve uzun süreli ekonomik gerilemeye neden olduğunu belirtti. Açıklamada insani yardım ortaklarının, 21,6 milyon insanın yani nüfusun üçte ikisinin 2023’te insani yardıma ve korumaya ihtiyacı olacağını tahmin ettiği de vurgulandı.
BM’nin Yemen’deki insani müdahale için hazırladığı plana göre, bu, en savunmasız ve insani desteğe muhtaç olarak tanımlanan 17 milyondan fazla Yemenlinin insani ihtiyaçlarını karşılamak için 4,3 milyar dolar toplanmasını gerektiriyor.
BM insani yardım planının bu yıl çeşitli hedeflere ulaşmayı hedeflediğini, bunlar arasında gıda güvensizliği, yetersiz beslenme, salgın hastalıklar ve önlenebilir hastalıklar gibi sıkıntıları tespit edildikten sonra hayat kurtarıcı insani yardımları zamanında ulaştırarak, krizden etkilenen kadınlar, çocuklar ve erkekler arasındaki ölümlerin azaltılmasının yer aldığını açıkladı.
İnsani yardım planının hedefleri arasında, krizden etkilenen her yaştan savunmasız durumdaki insanın, çok sektörlü müdahale ve kalıcı çözümlere erişimini artırma, tarım, geçim kaynakları, temel hizmet sağlama ve diğer kalıcı çözüm müdahaleleri yoluyla nüfusun dayanıklılığını destekleme ve BM Mukim Koordinatörünün gözetiminde Kalıcı Çözümler Çalışma Grubu’nun kurulmasını sağlamanın yer aldığını belirtti.
Birleşmiş Milletler ayrıca, insani planı uyarınca, daha koruyucu bir ortam inşa ederek, uluslararası insancıl hukuk ve uluslararası insan hakları hukukuna uyumu artırarak, ilkeli yardım sağlayarak, koruma ve müdahalede oluşabilecek risklerini önlemeyi, azaltmayı ve hafifletmeyi amaçlıyor.
Yemen Başbakanı Muin Abdulmelik, Cenevre Konferansı’na katılmak üzere ayrılmadan önce Aden’de bir Bakanlar Kurulu toplantısı yaptı. SABA’da yer alan haberlere göre, bu toplantıda siyasi, askeri, güvenlik, ekonomi ve hizmet alanlarında ortaya çıkan bir dizi konu, ilgili bakanlıkların sunduğu raporlar ışığında tartışıldı, bunlara ilişkin uygun kararlar alındı.
Toplantıda Husi milislerinin meşru hükümete karşı yürüttüğü ekonomik savaşla mücadele kapsamında, ekonomik gelişmeleri incelemenin yanı sıra kara ve deniz limanlarında ticaret hareketini güvence altına almak için gerekli çözümleri belirlemekle görevli Bakanlar Komitesi tarafından önerilen bir dizi adım onaylandı.
Yemen hükümeti, kurtarılan bölgelerdeki limanlarda çeşitli malların taşınması ve teslim edilmesi sürecinin etkinliğini artırmaya katkıda bulunacak şekilde, malların hareketinin kolaylığını sağlamak, nakliye ve sigorta maliyetlerini azaltmak amacıyla limanlardaki ticaret hareketini düzenleme çalışmalarının devam ettiğini vurguladı.
Yemen Kabinesi, ticari sektördeki ithalatçıların faaliyetlerini kolaylaştırmayı ve terörist Husi milislerin uyguladığı herhangi bir gasp veya baskıya karşı onları korumayı amaçlayan tüm önlemleri alma konusunda kararlı olduğuna dair güvence verdi.
Hükümet, Husi terörist milislerin barış yolunu ekonomik bir savaşa çevirme girişimlerinin, Yemenlilerin acılarını artırmayı amaçladığını belirtti. Ayrıca bu girişimlerin başarısız olacağını zira ilgili kurumların, terörist milislerin yasa dışı eylemlerine karşı kararlı bir şekilde mücadele vermek üzere görevlerini yerine getireceğini vurguladı.
SABA’nın aktardığına göre, Bakanlar Kurulu kamu fonlarını koruyan, ithalata ilişkin hükümet kararlarını uygulayan adımların atılması için talimat verdi. Bakanlar Kurulu bunların ayrıca İran petrolünün ithalatını ve satışını yasaklamaya ilişkin BM ve uluslararası kararları da dahil olmak üzere, hükümetin kara para aklama ve terörizmin finansmanıyla mücadele konusundaki yükümlülüklerine uygun olmasını gerektiğini belirtti.



Suriye’de değişen ittifaklar: Türkiye için büyük zafer

Ahmed Şara'nın geçen hafta yayımladığı kararnameyle Kürtçe ulusal dil, Nevruz da resmi tatil kabul edilmişti (Reuters)
Ahmed Şara'nın geçen hafta yayımladığı kararnameyle Kürtçe ulusal dil, Nevruz da resmi tatil kabul edilmişti (Reuters)
TT

Suriye’de değişen ittifaklar: Türkiye için büyük zafer

Ahmed Şara'nın geçen hafta yayımladığı kararnameyle Kürtçe ulusal dil, Nevruz da resmi tatil kabul edilmişti (Reuters)
Ahmed Şara'nın geçen hafta yayımladığı kararnameyle Kürtçe ulusal dil, Nevruz da resmi tatil kabul edilmişti (Reuters)

Suriye hükümetinin, uzun süredir Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) kontrolündeki bölgeleri hızla ele geçirmesi mercek altına alındı.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla Reuters'a konuşan yetkililer, Ahmed Şara yönetiminin hamlelerinin bu ayın başlarında Şam, Paris ve Irak'ta düzenlenen gizli toplantılarda şekillendiğini söylüyor.

Suriye hükümetinden yetkililerle SDG arasında entegrasyon süreci için 4 Ocak'ta Şam'da görüşme düzenlenmiş. Ancak toplantının Suriyeli bir bakan tarafından aniden sonlandırıldığı belirtiliyor.

Ertesi gün Suriye heyetinin, ABD arabuluculuğunda İsrail'le güvenlik anlaşması görüşmeleri için Paris'e gittiği ifade ediliyor. Toplantıda Suriyeli yetkililer, İsrail'i SDG'yi desteklemekle suçlamış ve Tel Aviv'den entegrasyonu geciktirme çabalarını sonlandırmasını istemiş.

Bu görüşmede Suriyeli yetkililerin, SDG'nin kontrolündeki bazı bölgelere sınırlı bir operasyon düzenlemeyi teklif ettiği ve bu öneriye İsrail ya da ABD'den herhangi bir itiraz gelmediği savunuluyor.

Şam yönetimi iddialar hakkında yorum yapmazken, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Reuters'a gönderdiği açıklamada, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ın SDG'nin "IŞİD karşıtı başat güç rolünün büyük ölçüde miadını doldurduğunu" belirttiği salı günkü mesajı hatırlatıldı.

İsrail'in ABD Büyükelçisi Yechiel Leiter ise "Paris'teki üçlü toplantının tamamına bizzat katılmış biri olarak, İsrail'in hiçbir zaman Suriye ordusunun ülkedeki Kürtlere yönelik saldırısına müsaade etmediğini söyleyebilirim. Bu yönde herhangi bir iddiada bulunmak yanlıştır" dedi.

Ayrıca haberde, Türkiye'nin Kürt sivillerin korunması halinde Washington'ın SDG'ye karşı bir operasyonu onaylayacağına dair Şam'a mesaj gönderdiği iddia ediliyor.

SDG, Türkiye'nin terör örgütü saydığı YPG'nin ağırlıkta olduğu, ABD destekli milislerden meydana geliyor.

Paris'teki toplantıdan yaklaşık iki hafta sonra operasyonlara başlanırken, ABD'nin desteğini geri çekeceğine yönelik SDG'yi uyardığı belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın, SDG komutanı Mazlum Abdi'yle 17 Ocak'ta Irak'ta görüştüğü, Washington'ın SDG'yi değil Şara'yı destekleyeceğini söylediği öne sürülüyor. SDG'li bir kaynaksa iddiaları yalanlıyor.

Diğer yandan Şam güçleri hızla ilerleyerek, çoğunlukla Arapların yaşadığı bölgeleri SDG'den almıştı. 18 Ocak'ta ateşkes ilan edilmesine rağmen Suriye ordusunun saldırıları sürdürmesinin ABD'li yetkilileri kızdırdığı da aktarılıyor. Şara'nın operasyonların durdurulduğunu duyurmasından kısa süre sonra Barrack'ın SDG'yle ilgili mesajını yayımladığına dikkat çekiliyor.

Washington'ın Suriye'deki tutumunu değerlendiren ABD'li bir kaynak Şara'yı "usta bir stratejist" diye niteliyor.

"Türkiye için büyük zafer"

New York Times'ın analizinde de yıllarca SDG'yle IŞİD'e karşı Suriye'de mücadele eden ABD'nin Kürt müttefiklerini zor durumda bıraktığı yazılıyor.

Trump yönetiminin Suriye'deki tutumunu değiştirmesinin "ülkeyi yeniden bir araya getirmek için mücadele eden Şara kadar, SDG'ye Amerikan desteğine şiddetle karşı çıkan ve Şara'yı destekleyen Türkiye için de büyük bir zafer" olduğu belirtiliyor.

SDG ve Suriye ordusu arasındaki çatışmalar, IŞİD militanlarının tutulduğu cezaevlerinin olduğu bölgelere de sıçramıştı. SDG, Şam güçlerinin saldırıları nedeniyle militanların kaçtığını öne sürmüş, Suriye yönetimiyse IŞİD'lilerin SDG tarafından serbest bırakıldığını iddia etmişti.

Diğer yandan ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), Suriye'nin Haseke kentinde tutulan 150 IŞİD'linin Irak'a transfer edildiğini dün duyurmuştu. CENTCOM, firar riskini gerekçe göstererek, gerekli görülmesi halinde 7 bin IŞİD savaşçısının daha Irak'a gönderilebileceğini bildirmişti.

Irak Yüksek Yargı Konseyi'nden bugün yapılan açıklamada da SDG kontrolündeki hapishanelerden nakledilen IŞİD'liler hakkında derhal hukuki işlem başlatılacağı duyuruldu.

Independent Türkçe, Reuters, New York Times


Suriye'de ateşkes sürecek mi: Mazlum Abdi ve Tom Barrack Erbil'de buluştu

Fotoğraf: X
Fotoğraf: X
TT

Suriye'de ateşkes sürecek mi: Mazlum Abdi ve Tom Barrack Erbil'de buluştu

Fotoğraf: X
Fotoğraf: X

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi başkanlığındaki SDG heyeti, Erbil’de ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ve ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) yetkilileriyle bir araya geldi. Kritik görüşmede, sahadaki son gelişmeler, ateşkesin durumu ve Suriye’nin geleceğine ilişkin siyasi süreç ele alındı.

Mazlum Abdi başkanlığındaki heyet Barrack görüşmesi öncesi Erbil’de temaslar gerçekleştirdi. Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı İlham Ahmed’in de yer aldığı heyet Neçirvan Barzani ile bir araya geldi.

Toplantı öncesinde Tom Barrack, Mazlum Abdi ve SDG Yürütme Konseyi Eşbaşkanı İlham Ahmed ile ayrı bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmenin ardından açıklama yapan Barrack, SDG heyetiyle yapılan temaslara büyük önem verdiklerini vurguladı.

“Bugün General Mazlum Abdi ve İlham Ahmed ile bir araya gelmekten onur duyduk” diyen Barrack, bölgede istikrarın sağlanması açısından ateşkesin korunmasının kritik olduğunun altını çizdi.  Barrack, açıklamasında tüm tarafların ortak bir noktada buluştuğunu da dile getirdi. Buna göre, karşılıklı güvenin tesis edilmesi ve kalıcı istikrarın sağlanabilmesi için her kesimi kapsayan güven artırıcı adımların birlikte belirlenmesi ve hayata geçirilmesi gerektiği konusunda mutabakata varıldı. Bu sürecin en temel ve vazgeçilmez adımının ise mevcut ateşkesin eksiksiz biçimde korunması olduğu vurgulandı.

Barrack şunları söyledi:

Amerika Birleşik Devletleri, Suriye Demokratik Güçleri ile Suriye hükümeti arasında 18 Ocak’ta varılan anlaşmada öngörülen entegrasyon sürecinin ilerletilmesine yönelik güçlü desteğini ve bu konudaki kararlılığını yeniden teyit etti.

Tüm taraflar, karşılıklı güveni tesis etmek ve kalıcı istikrarı sağlamak amacıyla her kesimi kapsayan güven artırıcı adımları birlikte belirleyip hayata geçirirken, en temel ilk adımın mevcut ateşkesin eksiksiz şekilde korunması olduğu konusunda mutabık kaldı.

Suriye hükümetiyle görüşme iddiası

Öte yandan Arap basınında yer alan haberlere göre, SDG heyetinin bugün Erbil’de Suriye hükümetiyle de bir araya gelmesi bekleniyor. İddiaya göre görüşme, Mesud Barzani’nin arabuluculuğunda gerçekleşecek ve ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack da toplantıda yer alacak.

Haberlere göre, görüşmelere Suriye tarafı adına Dışişleri Bakanı Şeybani katılırken, SDG cephesinden Mazlum Abdi ve Rohilat Afrin masada olacak. Görüşmenin ana gündemini, Şam yönetimi ile SDG arasında sürdürülen müzakereler ve bu kapsamda ele alınan 14 maddelik anlaşma oluşturacak. Görüşmenin, taraflar arasındaki siyasi temaslar açısından yeni bir aşamaya işaret edebileceği değerlendiriliyor.

Independent Türkçe


Arap ve İslam ülkeleri Barış Konseyi'ne katıldı

ABD Başkanı Donald Trump dün Davos Forumu'nda yaptığı konuşmadan (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump dün Davos Forumu'nda yaptığı konuşmadan (AFP)
TT

Arap ve İslam ülkeleri Barış Konseyi'ne katıldı

ABD Başkanı Donald Trump dün Davos Forumu'nda yaptığı konuşmadan (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump dün Davos Forumu'nda yaptığı konuşmadan (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Arap ve Müslüman liderlerden gelen artan destekle birlikte, uğun Davos Forumu'nun oturum aralarında "Barış Konseyi"ni açıklamaya hazırlanıyor.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan, Türkiye, Mısır, Ürdün, Endonezya, Pakistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin (sekiz ülke) dışişleri bakanlarının, "ABD Başkanı Donald Trump'ın liderlerine Barış Konseyi'ne katılmaları için yaptığı daveti memnuniyetle karşıladıklarını" belirtti.

Kuveyt Dışişleri Bakanlığı da daha sonra Gazze Barış Konseyi'ne katıldığını duyurdu.

Konsey, “Gazze'de kalıcı bir ateşkes sağlamayı, Şeridin yeniden inşasını desteklemeyi ve Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkına ve uluslararası hukuka uygun olarak kendi devletini kurma hakkına dayalı adil ve kalıcı bir barışı ilerletmeyi, böylece bölgedeki tüm ülkeler ve halklar için güvenlik ve istikrarın yolunu açmayı” amaçlamaktadır.

Bu arada, ABD Başkanı Grönland konusunda acil müzakereler çağrısında bulunarak, güç kullanmadan "kontrol altına alma" konusundaki kararlılığını yineledi ve "ABD'den başka hiçbir ülke onu koruyamaz" dedi.

Davos Forumu'nun üçüncü gününde geniş yankı uyandıran konuşmasında Trump, "İnsanlar güç kullanacağımı düşündüler ama buna gerek yok... Güç kullanmak istemiyorum ve kullanmayacağım" ifadelerini kullandı.