Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Şarku’l Avsat’a: İran ile yapılan anlaşma, meseleleri diyalog ve diplomasi yoluyla çözme yönündeki ortak arzunun göstergesidir... Anlaşma tüm meselelerin çözüldüğü anlamına gelmiyor

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (AFP)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (AFP)
TT

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Şarku’l Avsat’a: İran ile yapılan anlaşma, meseleleri diyalog ve diplomasi yoluyla çözme yönündeki ortak arzunun göstergesidir... Anlaşma tüm meselelerin çözüldüğü anlamına gelmiyor

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (AFP)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (AFP)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan ve İran arasındaki diplomatik ilişkileri yeniden tesis etme anlaşmasının, iki tarafın meseleleri diyalog ve diplomasi yoluyla çözme yönündeki ortak arzunun göstergesi olduğunu söyledi.
Suudi Bakan aynı zamanda söz konusu anlaşmanın ‘iki ülke arasındaki öne çıkan tüm ihtilafların çözüme kavuşturulması anlamına gelmediğini’ vurguladı.
Riyad ve Tahran, geçtiğimiz Cuma günü Pekin’de, 2016’dan bu yana kopan ilişkileri yeniden başlatma ve büyükelçilikleri iki ay içinde yeniden açma konusunda anlaştı.
Suudi bakan, anlaşma duyurusundan bu yana ilk röportajını ​​Şarku’l Avsat’a verdi.
Üzerinde anlaşmaya varılan hususlara dayanarak, İranlı mevkidaşı ile yakında görüşmeyi dört gözle beklediğini söyleyen Prens Faysal, “Önümüzdeki iki ay içinde iki ülke arasındaki diplomatik ilişkileri yeniden başlatmaya hazırlanıyoruz ve gelecekte karşılıklı ziyaretlerde bulunmamız normal” dedi.
Son zamanlarda Kiev ve Moskova’ya yaptığı ziyaretler ve Ukrayna-Rusya savaşını durdurmak için Suudi Arabistan’ın arabuluculuğundan bahseden Prens Faysal, “Suudi Arabistan, krizi sona erdiren, savaşı durduran ve hayat kurtaran siyasi bir çözüme ulaşmak için iki ülke ile iyi işler yapmaya ve birlikte çalışmaya hazır” ifadelerini kullandı.
Dışişleri Bakanı Prens Faysal’ın Şarku’l Avsat’a verdiği röportajın tam metni şöyle;

-Suudi Arabistan ve İran’ın en fazla iki ay içinde diplomatik ilişkileri yeniden başlatma ve büyükelçilikleri yeniden açmayı içeren bir anlaşmaya vardıklarını açıkladıktan sonra, böyle bir anlaşmada Suudi Arabistan’ın doğrudan çıkarı nedir? Anlaşma, bölgede siyasi ve ekonomik düzeyler ve bölgedeki sorunlu konularda yeni bir sayfanın açılışı anlamına mı geliyor?
Uluslararası ilişkilerde ilke, devletler arasında diplomatik ilişkilerin varlığıdır. Bu, ortak dini, kültürel, tarihi ve medeniyet bağını paylaşan Suudi Arabistan ve İran büyüklüğündeki iki komşu ülke örneğinde pekişmektedir. Bu anlaşma, Çin’in himayesi ve arabuluculuğu altında, son iki yılda hem Irak, hem de Umman’da yapılan birkaç tur görüşmeden sonra yapıldı. Suudi Arabistan, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarın geliştirilmesindeki rolü ve sorumluluğunun bilincinde olarak, sükunet ve gerilimi azaltma yolunda ilerlemeye devam ediyor.
Siyasi ilişkilerin yeniden başlamasına vesile olacak bu anlaşmaya varmamız, iki ülke arasındaki tüm önemli ihtilafların çözüme kavuşturulduğu anlamına gelmiyor. Daha ziyade, barışçıl yollarla ve diplomatik araçlarla iletişim ve diyalog yoluyla çözme konusundaki ortak arzumuzun kanıtıdır.
Suudi Arabistan olarak, İran ile yeni bir sayfa açmayı, sadece ülkemizde değil, tüm bölgede güvenlik ve istikrarın sağlamlaştırılmasına, kalkınma ve refahın ilerlemesine olumlu yansıyacak işbirliği ufkunu genişletmeyi umuyoruz.

-Anlaşmayı etkinleştirmek ve büyükelçi atamalarını ayarlamak için İran dışişleri bakanıyla bir sonraki görüşmenizi ne zaman yapacaksınız? Sizi yakında Tahran’da görebilir miyiz?
Üzerinde mutabık kalınan hususlar temelinde yakında İran dışişleri bakanıyla görüşmeyi dört gözle bekliyorum. Önümüzdeki iki ay boyunca iki ülke arasındaki diplomatik ilişkileri yeniden başlatmaya hazırlanacağız. Gelecekte karşılıklı ziyaretlerde bulunmamız da normaldir.

-Pekin ile imzalanan üçlü bildiride, Riyad ve Tahran’ın ‘devletlerin egemenliğine saygı gösterilmesi ve iç işlerine karışmama’ konusunu onaylamasına rağmen, ABD İran’ın bu konudaki kararlılığını sorguladı. Anlaşma birbirinin içişlerine karışmama şartlarını içeriyor mu ve İran’ın bu maddeye saygı duyacağını düşünüyor musunuz?
İran ile yeni bir sayfa açmanın en önemli şartlarından biri, iki taraf arasında varılan anlaşmaya ve Suudi Arabistan-İran-Çin ortak açıklamasının içeriğine bağlı kalmaktır. Kuşkusuz iki ülke ve bölgemizin çıkarı, halkımız ve bölgemizin genç kuşaklarının güvenlik, istikrar ve refahın hakim olduğu daha iyi bir gelecek umutlarına ulaşılmasına yol açacak şekilde ortak iş birliği ve koordinasyon yollarını harekete geçirmek ve hegemonik kaygılar yerine kalkınma önceliklerine odaklanmaktır. İran’ın da bizimle aynı hedefleri ve özlemleri paylaşacağını umuyor ve bunu başarmak için birlikte çalışmayı dört gözle bekliyoruz.

-İran, nükleer müzakerelerin çökmesiyle başlayan ve birbiri ardına krizlere yol açan iç koşulların yanı sıra bir takım acil ekonomik ve sosyal kaygılarla biten uzun bir süreçte birden fazla krizle karşı karşıya kaldı. Ancak bazıları, özellikle Batı’da, bu yeni anlaşmanın kritik bir zamanda İran rejimi için bir can simidi olabileceğine inanıyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
İran’ın iç meselesi olduğu için soruda ortaya atılanların çoğundan bahsetmeyeceğim. Ancak şunu söyleyebilirim ki, İran istikrarı ve gelişimi, bölgenin istikrarı ve kalkınmasının çıkarına olan bir komşu ülkedir. Biz Suudi Arabistan’da ona iyilikten başka bir şey dilemiyoruz.
İran’ın nükleer yeteneklerini geliştirmeye devam etmesine gelince, bu şüphesiz bizi endişelendiriyor ve Körfez bölgesi ile Ortadoğu’nun kitle imha silahlarından arındırılmasına yönelik çağrımızı yineliyoruz.
İran’ı nükleer yükümlülüklerine uymaya ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ile işbirliğini yoğunlaştırmaya çağırıyoruz ve bunu sağlamak için müttefiklerimiz ve dostlarımızla çalışmaya devam edeceğiz.

-Çin, bölgesel krizlerin çözümüne yönelik girişimlere diplomatik ağırlığını koymaya alışkın değil. Buradaki soru şu; Neden başka bir ülke değil de özellikle Çin arabuluculuk yaptı?
Ortak açıklamada belirtildiği üzere Suudi Arabistan, dost Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in ortaya koyduğu girişimi memnuniyetle karşıladı. Ben de İran tarafıyla iki yıldır devam eden müzakerelerin bir uzantısı ve devamı olarak etkileşime geçtim. Çin’in her iki tarafla da olumlu ilişkilere sahip olduğu bir sır değil, bu da bakış açılarını yakınlaştırmaya ve Suudi Arabistan’ın meşru kaygılarını vurgulamaya katkıda bulundu.
Çin’in anlaşmaya sponsorluğunun bölgemizde bir arada yaşama, ortak güvenlik ve ülkeler arasındaki iyi komşuluk ilişkilerinin geliştirilmesine katkıda bulunacağını umuyoruz. Üç ülkenin barış, güvenlik ve istikrarın hakim olduğu bir bölgesel ortamın yaratılmasında ortak çıkarları var.

-Ukrayna ihtilafını sona erdirmek için Moskova’da bir girişimde bulundunuz. Oradaki diplomatik çabalarınıza, özellikle ilgili tarafların Suudi Arabistan’ın herhangi bir rolünü ne ölçüde kabul ettiğine ve bu alanda ilerleme kaydedip kaydetmediğinize daha fazla ışık tutabilir misiniz? Bu konuda başarıya ulaşma anlamında iyimser misiniz?
Krizi sona erdiren, savaşı durduran ve hayat kurtaran siyasi bir çözüme ulaşmak için iki ülke ile iyi ilişkiler kurmaya ve çalışmaya hazırdık ve hala hazırız. Başbakan ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın çabalarıyla, iki taraf arasında bir esir takası anlaşması başarıyla tamamlandı ve bu on ülke vatandaşlarının ülkelerine geri dönmesiyle sonuçlandı.
Suudi Arabistan, savaşın devam etmesi nedeniyle gerekli acil insani ihtiyaçları karşılamanın önemini vurgulamaya odaklandı ve Ukrayna’ya insani yardımımız oldu. Mevcut durum, her iki taraf ve uluslararası toplumun geri kalanının, her iki ülkeye ve Avrupa’nın güvenliğine zarar veren ve uluslararası işbirliği seviyesini zayıflatan bu tehlikeli gerginliği durdurmasını gerektiriyor.



Yeryüzünden gökyüzüne... Hacı adayları için sağlık hizmetleri sunan Suudi kahramanlar

Ambulans helikopterler, hacı adaylarına hizmet etmek için gökyüzünde asılı duran can damarları gibi (Fotoğraf: Beşir Salih)
Ambulans helikopterler, hacı adaylarına hizmet etmek için gökyüzünde asılı duran can damarları gibi (Fotoğraf: Beşir Salih)
TT

Yeryüzünden gökyüzüne... Hacı adayları için sağlık hizmetleri sunan Suudi kahramanlar

Ambulans helikopterler, hacı adaylarına hizmet etmek için gökyüzünde asılı duran can damarları gibi (Fotoğraf: Beşir Salih)
Ambulans helikopterler, hacı adaylarına hizmet etmek için gökyüzünde asılı duran can damarları gibi (Fotoğraf: Beşir Salih)

Kutsal topraklarda, hacı adaylarına sunulan benzersiz Suudi sağlık sistemi aracılığıyla insani değerler ve bakım anlayışının en üst düzey örnekleri sergileniyor. Sistem, hacı adaylarına adım adım eşlik ederek kapsamlı ve tamamen ücretsiz sağlık hizmeti sunuyor. Hiçbir milliyet ayrımı gözetmeyen sağlık sistemi, insan onuru ve sağlığını her şeyin üzerinde tutarken, hacı adaylarının ibadetlerini güven, huzur ve manevi atmosfer içinde yerine getirebilmeleri amacıyla sunulan kapsamlı hizmet ağının önemli bir parçasını oluşturuyor.

İlk müdahale

İnsani destek hizmetleri ise hacı adaylarının Suudi Arabistan’a ulaştığı ilk andan itibaren başlıyor ve kutsal bölgelerde hac ibadetlerini yerine getirdikleri süre boyunca devam ediyor. Yaya acil müdahale ekipleri ile gönüllüler, yaya güzergâhlarında ve çadır alanlarında yoğun şekilde görev yapıyor. Sağlık çantalarıyla sahada sürekli devriye gezen ekipler, yürüyerek ya da acil müdahale motosikletleriyle hacılara anında destek sağlıyor. Bu sistem sayesinde hiçbir hacı adayının hastalık, fiziksel yorgunluk ya da aşırı sıcakların yol açtığı bitkinlikle tek başına mücadele etmesine izin verilmemesi hedefleniyor.

Suudi Kızılayı bünyesindeki ambulans helikopterler, gökyüzünde uzanan can damarları olarak görev yapıyor. Bu sistem, milyonlarca kişinin bulunduğu kutsal bölgelerde zamanla yarışmak ve yoğun kalabalık engelini aşmak için en hızlı ve en etkili stratejik çözüm olarak öne çıkıyor.

Filonun insani ve operasyonel rolü, acil ihbarlara dakikalar içinde müdahale edebilme kapasitesinde kendini gösteriyor. Yoğun insan kalabalığını ve kara trafiğindeki sıkışıklığı aşabilen ambulans helikopterler, ağır yaralı ve kritik durumdaki hastaları olay yerinden doğrudan Mekke ve kutsal bölgelerdeki uzman hastanelerin helikopter pistlerine ulaştırıyor.

Ambulans helikopterlerin görevinin yalnızca hızlı nakille sınırlı olmadığını belirten ambulans görevlisi Muhammed el-Enezi, Şarku’l Avsat’a yaptığı özel açıklamada sistemi ‘uçan yoğun bakım ünitesi’ olarak tanımladı. El-Enezi, ambulans helikopterlerin en son uluslararası tıbbi teknolojilerle donatıldığını, bu sayede doktorlar ve sağlık ekiplerinin uçuş sırasında hastaya müdahale edebildiğini, hayati fonksiyonlarını takip ettiğini ve sağlık durumunu stabilize etmeye başladığını söyledi.

sdfrgthy
Kızılay araçları, hacılara Terviye Günü’nü geçirmek üzere Mina’ya doğru yaptıkları yolculuk boyunca eşlik etti. (Fotoğraf: Beşir Salih)

Acil tıp teknisyeni olan el-Enezi, ‘uçan yoğun bakım ünitesinde’ bulunan en önemli ekipmanlardan birinin otomatik göğüs kompresyon cihazı olduğunu söyledi. Bu cihazın, kalp ve solunum durması vakalarında sağlık ekiplerini desteklemek amacıyla bu hac sezonunda devreye alındığını belirten el-Enezi, sistemin acil müdahalelerde hız ve hassasiyet sağladığını ifade etti. El-Enezi ayrıca çocuklar, prematüre bebekler ve yetişkinler için yapay solunum cihazlarının bulunduğunu, modern yaşamsal bulgu takip sistemleri sayesinde hastaların tüm hayati verilerinin anlık olarak operasyon merkezine aktarıldığını söyledi. Bu teknolojinin hava nakli sırasında hastaların durumunun sürekli ve hassas biçimde izlenmesine imkân tanıdığını kaydetti.

Ambulans helikopterlerde ayrıca, tam donanımlı yoğun bakım çantalarının bulunduğunu belirten el-Enezi, bazı hava araçlarının ise aynı anda iki yoğun bakım hastasını sağlık kuruluşları arasında taşıyabilecek şekilde uçan yoğun bakım ünitesi olarak hazırlandığını ifade etti. Bu helikopterlerde gerekli tüm tıbbi ekipmanların eksiksiz şekilde yer aldığını vurguladı.

Yanıt süresi

El-Enezi, ambulans helikopterlerin acil vakalara müdahale süresinde rekor seviyede hız hedeflendiğini belirtti. El-Enezi, hava aracının hazırlanıp havalanmasının en fazla 7 dakika sürdüğünü, ihbar noktasına ise 10 dakikadan daha kısa sürede ulaşıldığını söyledi. Yoğun insan kalabalığının bulunduğu Cemarat gibi alanlarda dahi bu sürelere uyulduğunu ifade eden el-Enezi, hastaların yaklaşık 10 dakika içinde en yakın sağlık kuruluşuna sevk edildiğini kaydetti.

cdgrr
Suudi Arabistan Sağlık Bakanı Fahd el-Celacil, helikopter pisti ziyareti sırasında ambulans helikopter görevlisi Muhammed el-Enezi ile sohbet etti. (Fotoğraf: Beşir Salih)

Helikopter pilotu Şayi Makbul, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, tıbbi hava aracının donanım ve acil müdahale kapasitesi açısından dünyadaki en gelişmiş sistemlerden biri olduğunu söyledi. Makbul, ambulans helikopterlerin uluslararası standartlarda üretilmiş en son tıbbi teknolojilerle donatıldığını belirtti. Makbul, bunun hac sezonunda hacı adaylarına sunulan sağlık hizmetlerinde yaşanan sürekli gelişim ve modernizasyon seviyesini yansıttığını ifade etti.

Seyir yetenekleri

Makbul, ambulans helikopterlerin gelişmiş navigasyon kabiliyetlerine sahip olduğunu belirterek, dar alanlara, hazırlanmamış bölgelere ve asfaltlanmamış noktalara iniş yapabildiğini söyledi. Bu özelliğin, kutsal bölgelerdeki farklı noktalarda bulunan vakalara çok daha hızlı ulaşılmasını sağladığını ifade etti.

Makbul, ambulans helikopterlerde tam donanımlı bir operasyon odası ile gelişmiş kardiyak canlandırma ünitesinin bulunduğunu kaydetti. Bu sistemlerin, hasta nakli sırasında acil tıbbi müdahalenin sürdürülmesine ve hastanın en yakın sağlık kuruluşuna ulaşıncaya kadar durumunun stabil tutulmasına imkân tanıdığını belirtti.

Hava aracındaki teknik donanımın temel amacının, hastayı olay yerinden veya belirlenen buluşma noktasından uygun hastaneye mümkün olan en kısa sürede ulaştırmak olduğunu söyleyen Makbul, müdahale süresinin 7 dakikayı aşmadığını ve bunun hac sezonundaki acil sağlık müdahalelerinin etkinliğini artırdığını vurguladı.

Sağlık filosu kalabalığı

Suudi Kızılayı, hac sezonu kapsamında 2 bin 771 acil sağlık personeli ve gönüllüyü görevlendirirken, ayrıca 100 nitelikli sağlık gönüllüsünü de sahaya sevk etti. Kurum, Mekke genelinde 70, Mescid-i Haram çevresinde 75 ve Mina bölgesinde 178 acil müdahale noktası kurdu. Arafat ve Müzdelife’de ise toplam 203 acil sağlık noktası hizmete alındı. Kızılay filosunda 305 ambulansın yanı sıra erken müdahale ve ilk tedavi süreçlerini hızlandırmak amacıyla kullanılan 20 hızlı müdahale aracı bulunuyor. Filoda ayrıca yoğun bölgelerde hızlı erişim sağlamak için 119 golf aracı, 23 motosiklet, 155 scooter, 200 elektrikli acil müdahale sandalyesi, 80 bisiklet ve 7 ambulans helikopter yer alıyor.

Sağlık hizmetleri yalnızca sahadaki kurtarma operasyonlarıyla sınırlı kalmıyor. Suudi Arabistan Sağlık Bakanlığı, Sanal Sağlık Hastanesi gibi akıllı teknolojiler ile dijital uygulamaları da hacıların hizmetine sunuyor. Bu uygulamalar sayesinde hacı adayları, Arapça konuşma zorunluluğu olmadan tek tuşla acil sağlık çağrısı yapabiliyor ve konum bilgilerini hassas şekilde sağlık ekiplerine iletebiliyor.

dfr
Kritik bir anda yapılan hassas müdahale, Mısırlı bir hacı ile Faslı bir hacının kalıcı görme kaybından kurtulmasını sağladı ve hac ibadetlerini tamamlamalarına olanak tanıdı. (Kral Abdullah Tıp Şehri)

Hastanelerde ise hayat kurtarmak amacıyla ameliyathanelerin kapıları hacı adayları için açılıyor. Açık kalp ameliyatları, uzmanlık gerektiren kateter işlemleri ve diyaliz seansları gibi ileri düzey sağlık hizmetleri tamamen ücretsiz olarak sunuluyor. Bu hizmetler, dini ve ulusal sorumluluk anlayışıyla yürütülen insani bir görev kapsamında sağlanırken, Suudi sağlık sistemi hacı adaylarına yolculukları boyunca eşlik eden güvenilir ve şefkatli bir destek unsuru olarak öne çıkıyor. Amaç, hacıların ibadetlerini güven içinde tamamlayarak ailelerine sağlıklı şekilde dönmelerini sağlamak olarak ifade ediliyor.

Hacı adayının durumunu göz önünde bulundurmak

Suudi Arabistan Sağlık Bakanlığı, hac ibadetini yerine getirmeden önce ciddi sağlık sorunları nedeniyle hastaneye kaldırılan hacı adaylarının durumunu da dikkate alıyor. Bakanlık, her yıl Tıbbi Hac Konvoyu girişimini hayata geçiriyor. Entegre bir acil sağlık sistemi olarak yürütülen uygulama kapsamında hastalar, sedyeleri üzerinde sağlık ekiplerinin gözetiminde kutsal bölgelere taşınıyor. Gözyaşları ve sevinç içinde Arafat Vakfesi’ne ulaştırılan hacı adaylarına, ibadetlerinin en önemli rüknünü yerine getirebilmeleri için doktorlar ve hemşireler anbean eşlik ediyor. Böylece hastaların sağlık durumları yakından takip edilirken hac ibadetlerini tamamlamalarına da imkân sağlanıyor.


Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı: Hacıların Mina’ya ulaşımı yüksek trafik akıcılığıyla tamamlandı

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı Güvenlik Sözcüsü Tuğgeneral Talal eş-Şelhub, hac sezonunun ikinci basın bilgilendirme toplantısında konuşurken (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı Güvenlik Sözcüsü Tuğgeneral Talal eş-Şelhub, hac sezonunun ikinci basın bilgilendirme toplantısında konuşurken (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı: Hacıların Mina’ya ulaşımı yüksek trafik akıcılığıyla tamamlandı

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı Güvenlik Sözcüsü Tuğgeneral Talal eş-Şelhub, hac sezonunun ikinci basın bilgilendirme toplantısında konuşurken (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı Güvenlik Sözcüsü Tuğgeneral Talal eş-Şelhub, hac sezonunun ikinci basın bilgilendirme toplantısında konuşurken (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı, hacıların terviye gününü geçirmek ve geceyi burada geçirmek üzere Mina’ya ulaşımının yüksek trafik akıcılığıyla tamamlandığını, hacıların zilhiccenin dokuzuncu günü olan salı sabahı Arafat’a sevk edilmelerine hazırlık yapıldığını açıkladı.

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı Güvenlik Sözcüsü Tuğgeneral Talal eş-Şelhub, bu yılki hac sezonuna ilişkin ikinci basın bilgilendirme toplantısında yaptığı açıklamada, rahman’ın misafirlerinin Suudi Arabistan’ın tüm giriş noktalarından ülkeye giriş işlemlerinin tamamlandığını söyledi.

Şelhub, bunlardan 388 bin 694 hacının, 10 ülkede 17 uluslararası geçiş noktasında uygulanan “Mekke Yolu” girişiminden yararlandığını, güvenlik ve hizmet birimlerinin kendilerine tüm kolaylıkları sağladığını, böylece ibadetlerini güven ve huzur içinde yerine getirebildiklerini belirtti.

Güvenlik birimlerinin salı sabahı kutsal mekânlar yolculuğunu tamamlamak üzere görevlerini sürdürdüğünü ifade eden Şelhub, hacıların Arafat’ta vakfe için sevk edileceğini, ardından Müzdelife’ye geçeceklerini ve daha sonra ziyaret tavafı ile Akabe Cemresi taşlama ibadetlerini yerine getirmek üzere geri döneceklerini söyledi.

Şelhub ayrıca hacılara, Arafat’a sevk ve şeytan taşlama tesisine geçiş konusunda ilgili makamların talimatlarına uymaları çağrısında bulundu.

Güvenlik sözcüsü, sahadaki güvenlik performans göstergelerine göre bu yıl hac düzenlemelerini ihlal edenlerin sayısında düşüş yaşandığını da belirtti.

Şelhub, “Güvenlik güçleri, Allah’ın yardımı, profesyonellikleri ve yapay zekâ destekli imkân ve teknolojiler sayesinde kutsal başkente ulaşan tüm giriş ve geçiş noktalarında tam kontrol sağlamayı başardı” dedi.

Ayrıca hac izni bulunmayan kişileri taşıyan 231 kişi ile 246 sahte hac organizasyonunun tespit edildiğini, haklarında yasal işlemlerin uygulandığını açıkladı.

Şelhub, güvenlik güçlerinin Mekke ve kutsal bölgelere giden tüm giriş ve geçiş noktalarında hac talimatlarını uygulama görevlerini sürdürdüğünü vurguladı.

Vatandaşlar, ülkede yaşayan yabancılar ve ziyaretçilerin “İzinsiz Hac Yok” kampanyasına gösterdiği uyumu da takdir eden Şelhub, rahman’ın misafirlerine hitaben, “Sizler, size hizmet etmekten onur duyan bir ülkedesiniz. Güvenliğiniz ve emniyetiniz önceliklerimiz arasındadır” dedi.

Öte yandan Suudi Arabistan Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Abdulaziz Abdülbaki, basın toplantısında hacıların genel sağlık durumunun güvenli ve istikrarlı olduğunu, şimdiye kadar herhangi bir salgın ya da yaygın hastalık vakasının kaydedilmediğini söyledi.

scdvfgrthy
Bu yılki hac sezonuna ilişkin ikinci basın bilgilendirme toplantısına medya kuruluşlarının yoğun katılım göstermesi (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı)

Abdülbaki, sağlık sisteminin hac sezonu boyunca operasyonel ve önleyici planlarını en üst hazırlık seviyesinde sürdürdüğünü, bu yıl özellikle sağlık yeterliliği kavramının güçlendirilmesine odaklanıldığını ifade etti.

Bunun sağlık şartları, koruyucu programlar ve bilinçlendirme faaliyetleriyle desteklendiğini belirten Abdülbaki, sağlık sisteminin rahman’ın misafirlerine şu ana kadar 1 milyon 95 binden fazla sağlık hizmeti sunduğunu açıkladı.

Bu hizmetlerin 292 binden fazlasının koruyucu sağlık hizmetlerinden oluştuğunu kaydeden Abdülbaki, acil servislerin 28 bin 817 kişiyi kabul ettiğini, 41 bin 178 hacının sağlık merkezleri ve acil bakım hizmetlerinden yararlandığını söyledi.

Ayrıca pazartesi gününe kadar polikliniklerin 4 binden fazla hastayı kabul ettiğini aktardı.

Abdülbaki, modern teknolojilerin de seferber edildiğini belirterek, kutsal bölgelerdeki hastanelere ilaç ve tıbbi malzeme ulaştırılması için insansız hava araçlarının kullanıldığını söyledi.

Bu uygulamanın, ulaşım sistemi ortaklarıyla entegrasyon sayesinde müdahale süresini bir buçuk saatten yaklaşık 5 dakikaya düşürdüğünü ifade etti.

Sağlık sisteminin Arafat günü için de tüm sağlık tesisleri, sahadaki ekipleri ve operasyonel hazırlıklarıyla tam teyakkuz hâlinde olduğunu açıklayan Abdülbaki, “Hazırlığımız Arafat’ta da hacılara eşlik edecek; böylece en üst düzey ilgi ve bakım sağlanacak” dedi.

Öte yandan Hac Ulaştırma ve Lojistik Hizmetleri Sistemi Resmî Sözcüsü Abdulaziz el-Uteybi, hac sezonunun dünyanın en büyük lojistik operasyonlarından biri olduğunu belirterek, bunun “olağanüstü düzeyde koordinasyon ve planlama” gerektirdiğini söyledi.

Uteybi, Suudi Arabistan’daki sistemin entegre bir model çerçevesinde çalışan 11 kurumdan oluştuğunu ifade etti.

Bu sezon hacılara hizmet vermek amacıyla 100’den fazla entegre operasyon planı hazırlandığını ve bunların uygulanma oranının yüzde 100’e ulaştığını kaydeden Uteybi, geliş ve gidişler için 3 milyondan fazla koltuk kapasitesinin tahsis edildiğini söyledi.

Ayrıca 100’den fazla hava yolu şirketi aracılığıyla, Suudi Arabistan’ı dünya genelinde 300’den fazla noktaya bağlayan 12 binden fazla tarifeli ve charter uçuşun gerçekleştirildiğini, hacıların kabulü için 6 havalimanının tahsis edildiğini belirtti.

Uteybi, Meşair Tren Hattı’nın bu sezon 2 milyondan fazla hacıyı taşıyacağını, fiili işletmenin zilhiccenin yedinci günü olan pazar günü başladığını söyledi.

Mina’dan Arafat’a yapılan “B” hareketinin de her zamanki saat 20.00 yerine pazartesi günü saat 18.00’e çekildiğini sözlerine ekledi.


‘911’… Suudi Arabistan’ın hacılara 24 saat boyunca çeşitli dillerde hizmet veren entegre sistemi

Birleşik Güvenlik Operasyonları Merkezi (911), Hac sezonu boyunca, esas olarak önceki yıllara ait verilerin ve istatistiksel raporların analizine dayanan, titiz ve ayrıntılı bir operasyon planı uyguluyor. (Şarku’l Avsat)
Birleşik Güvenlik Operasyonları Merkezi (911), Hac sezonu boyunca, esas olarak önceki yıllara ait verilerin ve istatistiksel raporların analizine dayanan, titiz ve ayrıntılı bir operasyon planı uyguluyor. (Şarku’l Avsat)
TT

‘911’… Suudi Arabistan’ın hacılara 24 saat boyunca çeşitli dillerde hizmet veren entegre sistemi

Birleşik Güvenlik Operasyonları Merkezi (911), Hac sezonu boyunca, esas olarak önceki yıllara ait verilerin ve istatistiksel raporların analizine dayanan, titiz ve ayrıntılı bir operasyon planı uyguluyor. (Şarku’l Avsat)
Birleşik Güvenlik Operasyonları Merkezi (911), Hac sezonu boyunca, esas olarak önceki yıllara ait verilerin ve istatistiksel raporların analizine dayanan, titiz ve ayrıntılı bir operasyon planı uyguluyor. (Şarku’l Avsat)

Hızla gelişen teknoloji, akıllı sistemler ve yüksek hassasiyetli güvenlik kameraları ile farklı dünya dillerini konuşabilen nitelikli Suudi insan kaynağının birleşimi, Mekke’deki Birleşik Güvenlik Operasyonları Merkezi’ni (911) kalabalık yönetiminde öne çıkan gelişmiş bir güvenlik sistemi hâline getiriyor. Merkezin görevi yalnızca ihbarları almak ve müdahalede bulunmakla sınırlı kalmıyor. Sistem aynı zamanda olayları meydana gelmeden önce öngörmeyi ve yönetmeyi hedefleyerek hacı adaylarına güvenli, kolaylaştırılmış ve kapsamlı hizmetlerle desteklenen bir ibadet yolculuğu sunmayı amaçlıyor.

Güvenlik entegrasyonu ve uyum

Merkez, ihbarlara müdahale ve olay yönetiminde üstün bir kapasiteye sahip olmasıyla dikkat çekiyor. Hacı adayları, vatandaşlar ve ülkede yaşayan yabancılardan gelen acil çağrılar, kesintisiz şekilde çalışan gelişmiş güvenlik iletişim sistemi sayesinde iki saniyeyi aşmayan rekor bir sürede yanıtlanıyor.

Dijital sistem, 20’den fazla güvenlik, kamu ve hizmet kurumunu tek çatı altında birbirine bağlıyor. İhbarlar en fazla 45 saniye içinde ilgili kuruma yönlendirilirken, bu yapı bilgi paylaşımını hızlandırıyor ve sahadaki koordinasyonun anlık şekilde yürütülmesini sağlıyor. Tüm vakalar, sonuçlanıncaya kadar yüksek hassasiyet ve profesyonellik içinde takip edilerek hacı adaylarına en iyi insani hizmetlerin sunulması hedefleniyor.

vbfrbt
Birleşik Güvenlik Operasyonları Merkezi Sözcüsü Yüzbaşı Abdulaziz el-Gamidi (Şarku’l Avsat)

Merkez bünyesinde, Mekke ile kutsal bölgelerin tamamını kapsayan geniş ve yüksek çözünürlüklü kamera ağına sahip televizyon izleme salonu da bulunuyor. Gelişmiş sistem sayesinde görevliler, meydanlardaki insan yoğunluğunu, ana arterlerdeki trafik hareketliliğini ve acil durumları anlık olarak takip edebiliyor. Bu yapı, olayların resmi ihbar merkeze ulaşmadan önce tespit edilmesine, analiz edilmesine ve öngörülmesine imkân tanıyor. Merkez ayrıca, sahadaki ilgili kurumlarla koordinasyon içinde hızlı ve önleyici tedbirlerin devreye alınmasını sağlayarak olası durumlara anında müdahale edilmesine katkı sunuyor.

Tüm imkânları seferber etmek

El-Gamidi, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Birleşik Güvenlik Operasyonları Merkezi’nin bu yılki Hac sezonunda hacı adaylarına hizmet vermek amacıyla faaliyet gösterdiğini belirtti. El-Gamidi, Birleşik Güvenlik Operasyonları Merkezi aracılığıyla güvenlik, hizmet ve insani yardım kapsamındaki tüm çağrıların tek numara olan ‘911’ üzerinden alındığını ifade etti.

El-Gamidi, sistemin yüksek düzeyde eğitimli ve nitelikli Suudi personel tarafından işletildiğini kaydetti. Farklı dünya dillerini konuşabilen ekiplerin, çeşitli milletlerden gelen hacıların ihtiyaçlarını karşılamak ve iletişimi kolaylaştırmak amacıyla görev yaptığını söyledi. Merkezde ayrıca 20’den fazla güvenlik, kamu ve hizmet kurumunun entegre biçimde faaliyet yürüttüğünü belirten el-Gamidi, kurumlar arasındaki sürekli koordinasyon sayesinde hizmetlerin en yüksek kalite ve verimlilik standartlarında sunulduğunu vurguladı.

gthyju9o
Birleşik Güvenlik Operasyonları Merkezi’ne (911) gelen ihbarlara iki saniyeden daha kısa sürede yanıt veriliyor. (Şarku’l Avsat)

El-Gamidi, operasyon merkezinin hac sezonu boyunca hassas ve kapsamlı bir çalışma planı uyguladığını belirtti. Planın, önceki yıllara ait veri analizleri ve istatistiksel raporlara dayandığını ifade eden el-Gamidi, bu doğrultuda izleme salonunun rolünün güçlendirildiğini ve güvenlik ile önleyici denetim faaliyetlerinin yoğunlaştırıldığını söyledi. El-Gamidi, Mescid-i Haram, kutsal alanlar ve Mekke’ye giriş noktalarının sürekli gözetim altında tutulduğunu kaydetti. Tespit edilen herhangi bir durumun anında sahadaki ilgili kurumlara iletildiğini belirten el-Gamidi, böylece gerekli müdahalelerin hızla yapıldığını ve herkesin güvenliğinin sağlanmasının hedeflendiğini vurguladı.

Gelişmiş dijital sistem

El-Gamidi, merkezin hacılara hizmet sunmak amacıyla tüm teknik ve insan kaynağı imkânlarını seferber ettiğini söyledi. El-Gamidi, gelişmiş teknolojik sistem sayesinde tüm çağrıların iki saniyeden kısa sürede yanıtlandığını, ilgili kurumlara yönlendirme işlemlerinin ise 45 saniyeyi aşmadığını belirtti. Modern teknolojik altyapının, yüksek düzeyde eğitimli, donanımlı ve farklı dünya dillerini konuşabilen özverili personel tarafından yönetildiğini ifade eden el-Gamidi, bu sayede hacılara hızlı ve etkili hizmet sunulduğunu kaydetti.

Birleşik Güvenlik Operasyonları Merkezi’nin, sahip olduğu gelişmiş insan kaynağı ve ileri teknolojik donanım sayesinde hac sezonunda stratejik ve merkezi bir rol üstlendiği belirtiliyor. Merkezin temel hedefinin, hacı adaylarının ibadetlerini güven ve kolaylık içinde yerine getirebilmeleri için gerekli tüm imkânları sağlamak olduğu vurgulanıyor.