Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Şarku’l Avsat’a: İran ile yapılan anlaşma, meseleleri diyalog ve diplomasi yoluyla çözme yönündeki ortak arzunun göstergesidir... Anlaşma tüm meselelerin çözüldüğü anlamına gelmiyor

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (AFP)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (AFP)
TT

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Şarku’l Avsat’a: İran ile yapılan anlaşma, meseleleri diyalog ve diplomasi yoluyla çözme yönündeki ortak arzunun göstergesidir... Anlaşma tüm meselelerin çözüldüğü anlamına gelmiyor

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (AFP)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (AFP)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan ve İran arasındaki diplomatik ilişkileri yeniden tesis etme anlaşmasının, iki tarafın meseleleri diyalog ve diplomasi yoluyla çözme yönündeki ortak arzunun göstergesi olduğunu söyledi.
Suudi Bakan aynı zamanda söz konusu anlaşmanın ‘iki ülke arasındaki öne çıkan tüm ihtilafların çözüme kavuşturulması anlamına gelmediğini’ vurguladı.
Riyad ve Tahran, geçtiğimiz Cuma günü Pekin’de, 2016’dan bu yana kopan ilişkileri yeniden başlatma ve büyükelçilikleri iki ay içinde yeniden açma konusunda anlaştı.
Suudi bakan, anlaşma duyurusundan bu yana ilk röportajını ​​Şarku’l Avsat’a verdi.
Üzerinde anlaşmaya varılan hususlara dayanarak, İranlı mevkidaşı ile yakında görüşmeyi dört gözle beklediğini söyleyen Prens Faysal, “Önümüzdeki iki ay içinde iki ülke arasındaki diplomatik ilişkileri yeniden başlatmaya hazırlanıyoruz ve gelecekte karşılıklı ziyaretlerde bulunmamız normal” dedi.
Son zamanlarda Kiev ve Moskova’ya yaptığı ziyaretler ve Ukrayna-Rusya savaşını durdurmak için Suudi Arabistan’ın arabuluculuğundan bahseden Prens Faysal, “Suudi Arabistan, krizi sona erdiren, savaşı durduran ve hayat kurtaran siyasi bir çözüme ulaşmak için iki ülke ile iyi işler yapmaya ve birlikte çalışmaya hazır” ifadelerini kullandı.
Dışişleri Bakanı Prens Faysal’ın Şarku’l Avsat’a verdiği röportajın tam metni şöyle;

-Suudi Arabistan ve İran’ın en fazla iki ay içinde diplomatik ilişkileri yeniden başlatma ve büyükelçilikleri yeniden açmayı içeren bir anlaşmaya vardıklarını açıkladıktan sonra, böyle bir anlaşmada Suudi Arabistan’ın doğrudan çıkarı nedir? Anlaşma, bölgede siyasi ve ekonomik düzeyler ve bölgedeki sorunlu konularda yeni bir sayfanın açılışı anlamına mı geliyor?
Uluslararası ilişkilerde ilke, devletler arasında diplomatik ilişkilerin varlığıdır. Bu, ortak dini, kültürel, tarihi ve medeniyet bağını paylaşan Suudi Arabistan ve İran büyüklüğündeki iki komşu ülke örneğinde pekişmektedir. Bu anlaşma, Çin’in himayesi ve arabuluculuğu altında, son iki yılda hem Irak, hem de Umman’da yapılan birkaç tur görüşmeden sonra yapıldı. Suudi Arabistan, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarın geliştirilmesindeki rolü ve sorumluluğunun bilincinde olarak, sükunet ve gerilimi azaltma yolunda ilerlemeye devam ediyor.
Siyasi ilişkilerin yeniden başlamasına vesile olacak bu anlaşmaya varmamız, iki ülke arasındaki tüm önemli ihtilafların çözüme kavuşturulduğu anlamına gelmiyor. Daha ziyade, barışçıl yollarla ve diplomatik araçlarla iletişim ve diyalog yoluyla çözme konusundaki ortak arzumuzun kanıtıdır.
Suudi Arabistan olarak, İran ile yeni bir sayfa açmayı, sadece ülkemizde değil, tüm bölgede güvenlik ve istikrarın sağlamlaştırılmasına, kalkınma ve refahın ilerlemesine olumlu yansıyacak işbirliği ufkunu genişletmeyi umuyoruz.

-Anlaşmayı etkinleştirmek ve büyükelçi atamalarını ayarlamak için İran dışişleri bakanıyla bir sonraki görüşmenizi ne zaman yapacaksınız? Sizi yakında Tahran’da görebilir miyiz?
Üzerinde mutabık kalınan hususlar temelinde yakında İran dışişleri bakanıyla görüşmeyi dört gözle bekliyorum. Önümüzdeki iki ay boyunca iki ülke arasındaki diplomatik ilişkileri yeniden başlatmaya hazırlanacağız. Gelecekte karşılıklı ziyaretlerde bulunmamız da normaldir.

-Pekin ile imzalanan üçlü bildiride, Riyad ve Tahran’ın ‘devletlerin egemenliğine saygı gösterilmesi ve iç işlerine karışmama’ konusunu onaylamasına rağmen, ABD İran’ın bu konudaki kararlılığını sorguladı. Anlaşma birbirinin içişlerine karışmama şartlarını içeriyor mu ve İran’ın bu maddeye saygı duyacağını düşünüyor musunuz?
İran ile yeni bir sayfa açmanın en önemli şartlarından biri, iki taraf arasında varılan anlaşmaya ve Suudi Arabistan-İran-Çin ortak açıklamasının içeriğine bağlı kalmaktır. Kuşkusuz iki ülke ve bölgemizin çıkarı, halkımız ve bölgemizin genç kuşaklarının güvenlik, istikrar ve refahın hakim olduğu daha iyi bir gelecek umutlarına ulaşılmasına yol açacak şekilde ortak iş birliği ve koordinasyon yollarını harekete geçirmek ve hegemonik kaygılar yerine kalkınma önceliklerine odaklanmaktır. İran’ın da bizimle aynı hedefleri ve özlemleri paylaşacağını umuyor ve bunu başarmak için birlikte çalışmayı dört gözle bekliyoruz.

-İran, nükleer müzakerelerin çökmesiyle başlayan ve birbiri ardına krizlere yol açan iç koşulların yanı sıra bir takım acil ekonomik ve sosyal kaygılarla biten uzun bir süreçte birden fazla krizle karşı karşıya kaldı. Ancak bazıları, özellikle Batı’da, bu yeni anlaşmanın kritik bir zamanda İran rejimi için bir can simidi olabileceğine inanıyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
İran’ın iç meselesi olduğu için soruda ortaya atılanların çoğundan bahsetmeyeceğim. Ancak şunu söyleyebilirim ki, İran istikrarı ve gelişimi, bölgenin istikrarı ve kalkınmasının çıkarına olan bir komşu ülkedir. Biz Suudi Arabistan’da ona iyilikten başka bir şey dilemiyoruz.
İran’ın nükleer yeteneklerini geliştirmeye devam etmesine gelince, bu şüphesiz bizi endişelendiriyor ve Körfez bölgesi ile Ortadoğu’nun kitle imha silahlarından arındırılmasına yönelik çağrımızı yineliyoruz.
İran’ı nükleer yükümlülüklerine uymaya ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ile işbirliğini yoğunlaştırmaya çağırıyoruz ve bunu sağlamak için müttefiklerimiz ve dostlarımızla çalışmaya devam edeceğiz.

-Çin, bölgesel krizlerin çözümüne yönelik girişimlere diplomatik ağırlığını koymaya alışkın değil. Buradaki soru şu; Neden başka bir ülke değil de özellikle Çin arabuluculuk yaptı?
Ortak açıklamada belirtildiği üzere Suudi Arabistan, dost Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in ortaya koyduğu girişimi memnuniyetle karşıladı. Ben de İran tarafıyla iki yıldır devam eden müzakerelerin bir uzantısı ve devamı olarak etkileşime geçtim. Çin’in her iki tarafla da olumlu ilişkilere sahip olduğu bir sır değil, bu da bakış açılarını yakınlaştırmaya ve Suudi Arabistan’ın meşru kaygılarını vurgulamaya katkıda bulundu.
Çin’in anlaşmaya sponsorluğunun bölgemizde bir arada yaşama, ortak güvenlik ve ülkeler arasındaki iyi komşuluk ilişkilerinin geliştirilmesine katkıda bulunacağını umuyoruz. Üç ülkenin barış, güvenlik ve istikrarın hakim olduğu bir bölgesel ortamın yaratılmasında ortak çıkarları var.

-Ukrayna ihtilafını sona erdirmek için Moskova’da bir girişimde bulundunuz. Oradaki diplomatik çabalarınıza, özellikle ilgili tarafların Suudi Arabistan’ın herhangi bir rolünü ne ölçüde kabul ettiğine ve bu alanda ilerleme kaydedip kaydetmediğinize daha fazla ışık tutabilir misiniz? Bu konuda başarıya ulaşma anlamında iyimser misiniz?
Krizi sona erdiren, savaşı durduran ve hayat kurtaran siyasi bir çözüme ulaşmak için iki ülke ile iyi ilişkiler kurmaya ve çalışmaya hazırdık ve hala hazırız. Başbakan ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın çabalarıyla, iki taraf arasında bir esir takası anlaşması başarıyla tamamlandı ve bu on ülke vatandaşlarının ülkelerine geri dönmesiyle sonuçlandı.
Suudi Arabistan, savaşın devam etmesi nedeniyle gerekli acil insani ihtiyaçları karşılamanın önemini vurgulamaya odaklandı ve Ukrayna’ya insani yardımımız oldu. Mevcut durum, her iki taraf ve uluslararası toplumun geri kalanının, her iki ülkeye ve Avrupa’nın güvenliğine zarar veren ve uluslararası işbirliği seviyesini zayıflatan bu tehlikeli gerginliği durdurmasını gerektiriyor.



Suudi Arabistan, Riyad Havalimanı’ndaki operasyonların askıya alınma süresini uzattı

Suudi Arabistan, Riyad Havalimanı’ndaki operasyonların askıya alınma süresini uzattı
TT

Suudi Arabistan, Riyad Havalimanı’ndaki operasyonların askıya alınma süresini uzattı

Suudi Arabistan, Riyad Havalimanı’ndaki operasyonların askıya alınma süresini uzattı

Suudi Arabistan Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (GACA), Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda operasyonların askıya alınması kararının uzatıldığını duyurdu. Açıklamada, havalimanı tesislerinin güvenliğinin ve operasyonel hazırlık durumunun doğrulanmasına yönelik gerekli işlemlerin ilgili kurumlarla koordinasyon içinde tamamlanması amacıyla kararın uzatıldığı belirtildi. İran destekli Husilerin gerçekleştirdiği saldırıda havalimanının 4 numaralı yolcu terminalinin hedef alındığı, Pakistanlı bir mukimin hayatını kaybettiği ve 11 kişinin yaralandığı bildirildi. Cumartesi öğleden sonra düzenlenen saldırıda ise farklı ülke vatandaşlarından 12 kişinin yaşamını yitirdiği, 309 kişinin yaralandığı ve maddi hasar meydana geldiği, hasarın boyutunun belirlenmesi için çalışmaların sürdüğü kaydedildi.

GACA bugün yayımladığı açıklamada, terminalde meydana gelen saldırının ardından çıkan yangın ve oluşan hasar nedeniyle tesislerin güvenliğinin ve operasyonel hazırlık durumunun kontrol edilmesine yönelik çalışmaların tamamlanması amacıyla askıya alma kararının uzatıldığını belirtti. Açıklamada, ilgili kurumların olayın sonuçlarını değerlendirme ve gerekli müdahalelerde bulunma çalışmalarını sürdürdüğü ifade edildi.

Yemen’de Meşru Hükümeti Destekleme Koalisyonu dün Kral Halid Uluslararası Havalimanı çevresinde bir seyir füzesinin önlenerek imha edildiğini duyurmuştu. Açıklamada, aynı saatlerde havalimanının 4 numaralı yolcu terminalinin kimliği belirsiz bir mühimmatla hedef alındığı ve bunun sonucunda yangın çıktığı belirtilmişti. Koalisyon, ilgili ekiplerin olay yerine intikal ederek müdahalede bulunduğunu bildirmişti.

Saldırı, son saatlerde Suudi Arabistan’ın çeşitli bölgelerinde yaşanan bir dizi saldırının parçası olarak gerçekleşti. Koalisyon, daha önce el-Harc vilayetine doğru fırlatılan bir balistik füzenin ve Doğu Bölgesi’nde bir insansız hava aracının (İHA) önlenerek imha edildiğini duyurmuştu. Bugün sabaha karşı yapılan açıklamada ise Hamis Muşayt vilayetine doğru fırlatılan bir başka balistik füzenin de önlenerek imha edildiği bildirildi.

GACA, Dammam’daki Kral Fahd Uluslararası Havalimanı’nın da dün akşam saldırıya uğradığını bildirdi. Açıklamada, ilgili kurumlarla koordinasyon içinde hasar tespit çalışmalarının tamamlanması ve tesislerin güvenliğinin doğrulanması için çalışmaların sürdüğü belirtildi.

Koalisyon Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki daha önce yaptığı açıklamada, Kral Halid Uluslararası Havalimanı’ndaki yolcu terminaline yönelik saldırıyı ve yolcular ile çalışan siviller arasında can kayıpları ve yaralanmalara yol açmasını, uluslararası insancıl hukuk kuralları uyarınca ‘tüm unsurlarıyla bir savaş suçu’ olarak nitelendirmişti. El-Maliki, Müşterek Kuvvetler Komutanlığı’nın saldırıya uluslararası insancıl hukuk kurallarıyla uyumlu şekilde kararlılıkla karşılık vereceğini vurgulamıştı.

Öte yandan Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na yapılması planlanan bazı uçuşların durdurulması veya gecikmesi nedeniyle seyahatleri aksayan ya da varış noktalarına ulaşamayan vatandaşlara, yardım ve gerekli yönlendirmeleri almak üzere bulundukları ülkelerdeki Suudi Arabistan temsilcilikleriyle iletişime geçmeleri çağrısında bulundu.

Havalimanındaki operasyonların askıya alınması kararının uzatılması, sivil ve kritik tesisleri hedef alan saldırıların ardından yaşanan can kayıpları ve maddi hasar nedeniyle, operasyonlar yeniden başlatılmadan önce tesislerin güvenliğinin ve faaliyete hazır olduğunun doğrulanmasına yönelik önlemler kapsamında alındı.


Suudi Arabistan Enerji Bakanı: Sözlüğümüzde ‘korku’ kelimesine yer yok… Vizyonumuzu gerçekleştirme fırsatlarını kaçırmayacağız

Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman, Dünya Enerji Kongresi’nin açılışında konuştu. (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman, Dünya Enerji Kongresi’nin açılışında konuştu. (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan Enerji Bakanı: Sözlüğümüzde ‘korku’ kelimesine yer yok… Vizyonumuzu gerçekleştirme fırsatlarını kaçırmayacağız

Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman, Dünya Enerji Kongresi’nin açılışında konuştu. (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman, Dünya Enerji Kongresi’nin açılışında konuştu. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman, Suudi halkının sözlüğünde korkuya yer olmadığını belirterek, Krallık’taki enerji sisteminin esnekliği ile vatandaşların kararlılığının krizlerle mücadele etme, tedarik sürekliliğini sağlama, dönüşüm sürecini sürdürme ve Vizyon 2030 hedeflerine ulaşma kapasitesini güçlendirdiğini vurguladı. Altyapıya yapılan uzun vadeli yatırımların, tedarik zincirlerinin geliştirilmesinin ve sanayinin yerlileştirilmesinin önemine dikkat çeken Abdulaziz bin Selman, bu adımların Suudi Arabistan’ın küresel zorluklar ve değişimlerle başa çıkma kabiliyetini desteklediğini ifade etti.

Riyad’da düzenlenen 25. Dünya Enerji Kongresi’nin açılış konuşmasında çok sayıda bakan, yetkili ve sektör liderine hitap eden Prens Abdulaziz bin Selman, son deneyimlerin önceden hazırlıklı olmanın ve her türlü koşula uyum sağlayabilen bir enerji sistemi inşa etmenin önemini kanıtladığını açıkladı. Esnekliğin yalnızca sistemlerin dayanma gücüyle değil, aynı zamanda hasarları onarma, operasyonları yeniden başlatma ve piyasa ihtiyaçlarını karşılamaya devam etme yeteneğiyle ölçüldüğünü belirtti.

Enerji sisteminin esnekliği ile tedarik sürdürülebilirliğinin küresel zorluklar ve değişimlerle mücadelede iki temel sütunu temsil ettiğini kaydeden Prens Abdulaziz bin Selman, Suudi Arabistan’ın her türlü koşulda tedarik sürekliliğini garanti altına almak amacıyla enerji altyapısına yatırım yapmaya, tedarik zincirlerini geliştirmeye, insan kaynağını ve modern teknolojileri güçlendirmeye devam edeceğinin altını çizdi.

fgthyju
Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman, Dünya Enerji Kongresi’nin açılışında konuştu. (Şarku’l Avsat)

Kongrenin küresel enerji sektörü için kritik bir dönüm noktasında gerçekleştiğini belirten Abdulaziz bin Selman, katılımcılara Suudi Arabistan’ın başkentinde ev sahipliği yapılmasının Krallık’ın güvenli bir ortam sağlama konusundaki kararlılığını yansıttığını ve konukların güvenliğinin öncelikli bir sorumluluk olduğunu vurguladı.

Enerji sektörünün enerji güvenliği ve tedarik istikrarı ile ilgili giderek artan zorluklarla karşı karşıya kaldığı bir dönemde, bu toplantının enerji topluluğu içinde sağduyuya, pratik iş birliğine ve ortak sorumluluk bilincine olan bağlılığı somutlaştırdığını ifade eden Abdulaziz bin Selman, bu zorlukların ülkelerin ve ekonomik sistemlerin dayanıklılığını ve uyum sağlama yeteneğini test ettiğini ekledi.

Prens Abdulaziz bin Selman, Suudi Arabistan’ın olağanüstü koşullarla başa çıkma konusunda enerji sisteminin hazırlık durumunu desteklemek amacıyla altyapıyı geliştirmeye, tedarik zincirlerinin verimliliğini artırmaya ve insan kaynağını güçlendirmeye yıllar boyunca yatırım yaptığını belirtti.

Prens Abdulaziz bin Selman, Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’nın petrolün pazarlara taşınmasında alternatif rotalar sunan ve Suudi Arabistan’ın geleneksel tedarik yollarını etkileyebilecek risklerle mücadele etme kapasitesini artıran önemli altyapı örneklerinden birini teşkil ettiğine dikkat çekti.

Bu kapasitelerin kısa sürede oluşmadığını, aksine yıllar süren planlama, geliştirme ve operasyonel deneyimin bir sonucu olduğunu açıklayan Abdulaziz bin Selman; Saudi Aramco şirketinin sahip olduğu teknik ve operasyonel imkanlar ile sanayi sistemi, nakliye ve tedarik ağlarının farklı koşullarda iş sürekliliğini desteklediğini ifade etti.

Tedarik zincirlerinin yerelleştirilmesi

Prens Abdulaziz bin Selman, Suudi Arabistan’ın stratejik hedefleri arasında yer alan tedarik zincirlerinin yerlileştirilmesi ve yerli içeriğin artırılmasının önemine dikkat çekerek, Saudi Aramco’nun yerli içerikte yüzde 70 oranına ulaştığını açıklamasının ulusal kapasitenin gelişimini ve sektörün esnekliğini desteklemedeki rolünü yansıtan bir adım olduğunu belirtti.

Bu yatırımların öneminin küresel tedarik zincirlerinde aksamalar yaşandığında daha net ortaya çıktığını vurgulayan Abdulaziz bin Selman, gelişmiş sistemlerin ve yerel kapasitelerin eksikliklerle mücadele etmeye ve kesintilerin etkilerini azaltmaya imkân tanıdığını, böylece enerji sisteminin istikrarını destekleyip faaliyetlerini sürdürme gücünü artırdığını ifade etti.

Enerji santrallerinin ve kritik tesislerin yeniden işletime alınmasının yalnızca altyapıya bağlı olmadığını, aynı zamanda insan kaynağı, teknik bilgi birikimi, operasyonel deneyim, kararlılık ve hızlı müdahale kapasitesi ile ilişkili olduğunu kaydeden Prens Abdulaziz bin Selman, gerçek esnekliğin sistemlerin hasarları onarma, operasyonları yeniden başlatma ve hizmet sunmaya devam etme yeteneğiyle ölçüldüğünü vurguladı.

Prens Abdulaziz bin Selman, Suudi Arabistan’ın farklı enerji alanlarına yatırım yapmaya, yeni teknolojiler geliştirmeye ve emisyonları azaltmaya yönelik çalışmalarını sürdürme konusundaki kararlılığını yinelerken, aynı zamanda ulusal kadrolara yatırım yapmaya ve gelecek nesilleri yetiştirmeye devam edeceklerini belirtti.

Vizyonun hayata geçirilmesi

Prens Abdulaziz bin Selman, amacın tedarik güvenliğini ve sürdürülebilirliğini korurken, her türlü koşula uyum sağlayabilen, başarıyı ve sürekliliği yakalama gücüne sahip bir enerji sistemi inşa etmek olduğunu açıkladı.

Suudi Arabistan’ın ekonomik büyümeyi sürdürmek ve kalkınma vizyonunu uygulamaya devam etmek için gerekli niteliklere sahip olduğunu vurgulayan Abdulaziz bin Selman, bu durumun Suudi halkının refahını desteklediğini ve uluslararası ortaklıkları güçlendirdiğini belirtti.

Mevcut koşulların ne zaman sona ereceğini kimsenin kesin olarak söyleyemeyeceğini ifade eden Abdulaziz bin Selman, buna karşın son yıllarda yaşanan deneyimlerin geleceğe hazırlıklı olmanın, ihtiyaç duyulmadan önce çözümler geliştirmenin ve hızla değişen gereksinimler ile dinamiklere yanıt verme kapasitesini artırmanın önemini teyit ettiğini söyledi.

dvg
Riyad’da düzenlenen Dünya Enerji Kongresi’nin logosu (AFP)

Prens Abdulaziz bin Selman, Riyad’ın iş birliğini derinleştiren ve uluslararası ortaklıkları somut adımlara dönüştüren bir platform olması çağrısında bulunarak, diyalogların herkesin enerji ihtiyacının karşılanmasını garanti altına almaya, emisyonları azaltmaya ve krizler ile zorlukların üstesinden gelme kabiliyetini artırmaya odaklanması gerektiğini belirtti.

Dünyanın güvenilir ortaklara ve uzun vadeli stratejik kararlar almaya hazır liderlere ihtiyaç duyduğunu yeniden vurgulayan Abdulaziz bin Selman, Suudi Arabistan’ın sağduyu, açıklık ve uluslararası ortaklıkları genişletme yaklaşımından hareketle enerji sektöründeki rolünü oynamaya devam edeceğinin altını çizdi.

Sözlerini katılımcıları selamlayarak tamamlayan Abdulaziz bin Selman, güvenli, esnek, tedarik sürekliliğini garanti eden ve dünya genelindeki toplumlar ile ekonomilerin ihtiyaçlarını karşılayan bir enerji geleceği için ortak çalışma çağrısında bulundu.


Faysal bin Ferhan, Safedi ve Kallas ile bölgesel gelişmeleri görüştü

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (sağda), Ürdünlü mevkidaşı Eymen es-Safedi ve Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (sağda), Ürdünlü mevkidaşı Eymen es-Safedi ve Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas (Şarku’l Avsat)
TT

Faysal bin Ferhan, Safedi ve Kallas ile bölgesel gelişmeleri görüştü

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (sağda), Ürdünlü mevkidaşı Eymen es-Safedi ve Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (sağda), Ürdünlü mevkidaşı Eymen es-Safedi ve Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Ürdün Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi ile dün gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde bölgesel gelişmeleri ve bölgenin güvenlik ve istikrarını destekleme yollarını ele aldı.

Görüşmenin başında Ürdün’ün, Husilerin Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nı hedef alan saldırılarını şiddetle kınadığını belirten Safedi, ülkesinin Suudi Arabistan’la tam dayanışma içinde olduğunu ifade etti. Safedi ayrıca, saldırılarda yaralanan Ürdün vatandaşlarına tıbbi bakım ve tedavi sağlanması konusunda Suudi yetkililerin gösterdiği çabaları takdir etti.

Prens Faysal bin Ferhan, diğer yandan Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi ve Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Kaja Kallas’tan aldığı telefon görüşmesinde, Suudi Arabistan ile Avrupa Birliği arasındaki iş birliği ilişkilerini değerlendirdikten sonra, ortak ilgi alanına giren bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüştü.

Görüşmede, Husilerin Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na düzenlediği terör saldırısı da gündeme geldi. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Kallas, Avrupa Birliği’nin saldırıyı kınadığını belirterek, sivilleri ve sivil altyapıyı hedef alan ayrım gözetmeyen saldırıların hiçbir şekilde haklı gösterilemeyeceğini vurguladı. Kallas ayrıca, Avrupa Birliği’nin Suudi Arabistan’la dayanışma içinde olduğunu ifade ederek, hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı, yaralılara acil şifa dileklerini iletti.

Kallas, görüşmede bölgesel gerilimin artmasını önlemek için çaba gösterilmesinin gerekliliğine de dikkat çekti. Bölgedeki deniz yollarının güvenliğini sağlamak amacıyla deniz savunması alanında ortak iş birliğinin güçlendirilmesinin önemini vurguladı.