Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Şarku’l Avsat’a: İran ile yapılan anlaşma, meseleleri diyalog ve diplomasi yoluyla çözme yönündeki ortak arzunun göstergesidir... Anlaşma tüm meselelerin çözüldüğü anlamına gelmiyor

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (AFP)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (AFP)
TT

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Şarku’l Avsat’a: İran ile yapılan anlaşma, meseleleri diyalog ve diplomasi yoluyla çözme yönündeki ortak arzunun göstergesidir... Anlaşma tüm meselelerin çözüldüğü anlamına gelmiyor

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (AFP)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (AFP)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan ve İran arasındaki diplomatik ilişkileri yeniden tesis etme anlaşmasının, iki tarafın meseleleri diyalog ve diplomasi yoluyla çözme yönündeki ortak arzunun göstergesi olduğunu söyledi.
Suudi Bakan aynı zamanda söz konusu anlaşmanın ‘iki ülke arasındaki öne çıkan tüm ihtilafların çözüme kavuşturulması anlamına gelmediğini’ vurguladı.
Riyad ve Tahran, geçtiğimiz Cuma günü Pekin’de, 2016’dan bu yana kopan ilişkileri yeniden başlatma ve büyükelçilikleri iki ay içinde yeniden açma konusunda anlaştı.
Suudi bakan, anlaşma duyurusundan bu yana ilk röportajını ​​Şarku’l Avsat’a verdi.
Üzerinde anlaşmaya varılan hususlara dayanarak, İranlı mevkidaşı ile yakında görüşmeyi dört gözle beklediğini söyleyen Prens Faysal, “Önümüzdeki iki ay içinde iki ülke arasındaki diplomatik ilişkileri yeniden başlatmaya hazırlanıyoruz ve gelecekte karşılıklı ziyaretlerde bulunmamız normal” dedi.
Son zamanlarda Kiev ve Moskova’ya yaptığı ziyaretler ve Ukrayna-Rusya savaşını durdurmak için Suudi Arabistan’ın arabuluculuğundan bahseden Prens Faysal, “Suudi Arabistan, krizi sona erdiren, savaşı durduran ve hayat kurtaran siyasi bir çözüme ulaşmak için iki ülke ile iyi işler yapmaya ve birlikte çalışmaya hazır” ifadelerini kullandı.
Dışişleri Bakanı Prens Faysal’ın Şarku’l Avsat’a verdiği röportajın tam metni şöyle;

-Suudi Arabistan ve İran’ın en fazla iki ay içinde diplomatik ilişkileri yeniden başlatma ve büyükelçilikleri yeniden açmayı içeren bir anlaşmaya vardıklarını açıkladıktan sonra, böyle bir anlaşmada Suudi Arabistan’ın doğrudan çıkarı nedir? Anlaşma, bölgede siyasi ve ekonomik düzeyler ve bölgedeki sorunlu konularda yeni bir sayfanın açılışı anlamına mı geliyor?
Uluslararası ilişkilerde ilke, devletler arasında diplomatik ilişkilerin varlığıdır. Bu, ortak dini, kültürel, tarihi ve medeniyet bağını paylaşan Suudi Arabistan ve İran büyüklüğündeki iki komşu ülke örneğinde pekişmektedir. Bu anlaşma, Çin’in himayesi ve arabuluculuğu altında, son iki yılda hem Irak, hem de Umman’da yapılan birkaç tur görüşmeden sonra yapıldı. Suudi Arabistan, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarın geliştirilmesindeki rolü ve sorumluluğunun bilincinde olarak, sükunet ve gerilimi azaltma yolunda ilerlemeye devam ediyor.
Siyasi ilişkilerin yeniden başlamasına vesile olacak bu anlaşmaya varmamız, iki ülke arasındaki tüm önemli ihtilafların çözüme kavuşturulduğu anlamına gelmiyor. Daha ziyade, barışçıl yollarla ve diplomatik araçlarla iletişim ve diyalog yoluyla çözme konusundaki ortak arzumuzun kanıtıdır.
Suudi Arabistan olarak, İran ile yeni bir sayfa açmayı, sadece ülkemizde değil, tüm bölgede güvenlik ve istikrarın sağlamlaştırılmasına, kalkınma ve refahın ilerlemesine olumlu yansıyacak işbirliği ufkunu genişletmeyi umuyoruz.

-Anlaşmayı etkinleştirmek ve büyükelçi atamalarını ayarlamak için İran dışişleri bakanıyla bir sonraki görüşmenizi ne zaman yapacaksınız? Sizi yakında Tahran’da görebilir miyiz?
Üzerinde mutabık kalınan hususlar temelinde yakında İran dışişleri bakanıyla görüşmeyi dört gözle bekliyorum. Önümüzdeki iki ay boyunca iki ülke arasındaki diplomatik ilişkileri yeniden başlatmaya hazırlanacağız. Gelecekte karşılıklı ziyaretlerde bulunmamız da normaldir.

-Pekin ile imzalanan üçlü bildiride, Riyad ve Tahran’ın ‘devletlerin egemenliğine saygı gösterilmesi ve iç işlerine karışmama’ konusunu onaylamasına rağmen, ABD İran’ın bu konudaki kararlılığını sorguladı. Anlaşma birbirinin içişlerine karışmama şartlarını içeriyor mu ve İran’ın bu maddeye saygı duyacağını düşünüyor musunuz?
İran ile yeni bir sayfa açmanın en önemli şartlarından biri, iki taraf arasında varılan anlaşmaya ve Suudi Arabistan-İran-Çin ortak açıklamasının içeriğine bağlı kalmaktır. Kuşkusuz iki ülke ve bölgemizin çıkarı, halkımız ve bölgemizin genç kuşaklarının güvenlik, istikrar ve refahın hakim olduğu daha iyi bir gelecek umutlarına ulaşılmasına yol açacak şekilde ortak iş birliği ve koordinasyon yollarını harekete geçirmek ve hegemonik kaygılar yerine kalkınma önceliklerine odaklanmaktır. İran’ın da bizimle aynı hedefleri ve özlemleri paylaşacağını umuyor ve bunu başarmak için birlikte çalışmayı dört gözle bekliyoruz.

-İran, nükleer müzakerelerin çökmesiyle başlayan ve birbiri ardına krizlere yol açan iç koşulların yanı sıra bir takım acil ekonomik ve sosyal kaygılarla biten uzun bir süreçte birden fazla krizle karşı karşıya kaldı. Ancak bazıları, özellikle Batı’da, bu yeni anlaşmanın kritik bir zamanda İran rejimi için bir can simidi olabileceğine inanıyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
İran’ın iç meselesi olduğu için soruda ortaya atılanların çoğundan bahsetmeyeceğim. Ancak şunu söyleyebilirim ki, İran istikrarı ve gelişimi, bölgenin istikrarı ve kalkınmasının çıkarına olan bir komşu ülkedir. Biz Suudi Arabistan’da ona iyilikten başka bir şey dilemiyoruz.
İran’ın nükleer yeteneklerini geliştirmeye devam etmesine gelince, bu şüphesiz bizi endişelendiriyor ve Körfez bölgesi ile Ortadoğu’nun kitle imha silahlarından arındırılmasına yönelik çağrımızı yineliyoruz.
İran’ı nükleer yükümlülüklerine uymaya ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ile işbirliğini yoğunlaştırmaya çağırıyoruz ve bunu sağlamak için müttefiklerimiz ve dostlarımızla çalışmaya devam edeceğiz.

-Çin, bölgesel krizlerin çözümüne yönelik girişimlere diplomatik ağırlığını koymaya alışkın değil. Buradaki soru şu; Neden başka bir ülke değil de özellikle Çin arabuluculuk yaptı?
Ortak açıklamada belirtildiği üzere Suudi Arabistan, dost Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in ortaya koyduğu girişimi memnuniyetle karşıladı. Ben de İran tarafıyla iki yıldır devam eden müzakerelerin bir uzantısı ve devamı olarak etkileşime geçtim. Çin’in her iki tarafla da olumlu ilişkilere sahip olduğu bir sır değil, bu da bakış açılarını yakınlaştırmaya ve Suudi Arabistan’ın meşru kaygılarını vurgulamaya katkıda bulundu.
Çin’in anlaşmaya sponsorluğunun bölgemizde bir arada yaşama, ortak güvenlik ve ülkeler arasındaki iyi komşuluk ilişkilerinin geliştirilmesine katkıda bulunacağını umuyoruz. Üç ülkenin barış, güvenlik ve istikrarın hakim olduğu bir bölgesel ortamın yaratılmasında ortak çıkarları var.

-Ukrayna ihtilafını sona erdirmek için Moskova’da bir girişimde bulundunuz. Oradaki diplomatik çabalarınıza, özellikle ilgili tarafların Suudi Arabistan’ın herhangi bir rolünü ne ölçüde kabul ettiğine ve bu alanda ilerleme kaydedip kaydetmediğinize daha fazla ışık tutabilir misiniz? Bu konuda başarıya ulaşma anlamında iyimser misiniz?
Krizi sona erdiren, savaşı durduran ve hayat kurtaran siyasi bir çözüme ulaşmak için iki ülke ile iyi ilişkiler kurmaya ve çalışmaya hazırdık ve hala hazırız. Başbakan ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın çabalarıyla, iki taraf arasında bir esir takası anlaşması başarıyla tamamlandı ve bu on ülke vatandaşlarının ülkelerine geri dönmesiyle sonuçlandı.
Suudi Arabistan, savaşın devam etmesi nedeniyle gerekli acil insani ihtiyaçları karşılamanın önemini vurgulamaya odaklandı ve Ukrayna’ya insani yardımımız oldu. Mevcut durum, her iki taraf ve uluslararası toplumun geri kalanının, her iki ülkeye ve Avrupa’nın güvenliğine zarar veren ve uluslararası işbirliği seviyesini zayıflatan bu tehlikeli gerginliği durdurmasını gerektiriyor.



Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman’a Almanya, Lübnan ve Türkiye’den destek telefonları

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (SPA)
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman’a Almanya, Lübnan ve Türkiye’den destek telefonları

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, salı günü Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile telefon görüşmeleri gerçekleştirdi. Görüşmelerde Suudi Arabistan’ı hedef alan Husilerin saldırıları kınanırken, ülkenin güvenliğini ve istikrarını tehdit eden gelişmeler karşısında Riyad’la dayanışma mesajları verildi.

Almanya Şansölyesi Merz, görüşmede Suudi Arabistan’ın güvenliğini ve istikrarını hedef alan Husilerin terör saldırılarını kınayarak ülkesinin Riyad’a desteğini ve dayanışmasını vurguladı. Görüşmede ayrıca iki ülke arasındaki iş birliği ve çeşitli alanlarda ilişkilerin geliştirilmesi yolları ele alındı.

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn da Suudi Arabistan’ı ve kritik tesislerini hedef alan, ülkenin güvenliğini ve istikrarını tehdit eden saldırıları kınadı. Avn, Lübnan’ın Suudi Arabistan’la tam dayanışma içinde olduğunu belirterek ülkenin güvenliğine, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne zarar verebilecek her türlü girişim karşısında Riyad’ın yanında olduklarını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise Suudi Arabistan topraklarını hedef alan Husilerin saldırılarını şiddetle kınadı. Saldırılarda hayatını kaybedenler için üzüntülerini ve taziyelerini ileten Erdoğan, Türkiye’nin önümüzdeki süreçte de Suudi Arabistan’ın yanında olacağını belirtti ve Riyad’ın bu zorlukların üstesinden gelebileceğine inandığını dile getirdi.


Saudi Aramco, 2030 yılına kadar doğalgaz satışlarında yüzde 80 büyüme hedefliyor

Saudi Aramco’nun Gaz İşlerinden Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı’nın da katıldığı ve şirketteki son gelişmelerin ele alındığı panelden (Şarku’l Avsat)
Saudi Aramco’nun Gaz İşlerinden Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı’nın da katıldığı ve şirketteki son gelişmelerin ele alındığı panelden (Şarku’l Avsat)
TT

Saudi Aramco, 2030 yılına kadar doğalgaz satışlarında yüzde 80 büyüme hedefliyor

Saudi Aramco’nun Gaz İşlerinden Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı’nın da katıldığı ve şirketteki son gelişmelerin ele alındığı panelden (Şarku’l Avsat)
Saudi Aramco’nun Gaz İşlerinden Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı’nın da katıldığı ve şirketteki son gelişmelerin ele alındığı panelden (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan, sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) sektörüne yönelik tesis ve altyapısını genişleterek üretim kapasitesini artırmaya yöneliyor. Gazın enerji karmasındaki rolünün ve talebinin artması doğrultusunda hareket eden Saudi Aramco, 2030 yılına kadar gaz satışlarını 2020 ve 2021 seviyelerine kıyasla yüzde 80 oranında artırmayı hedefliyor.

Riyad’da düzenlenen Dünya Enerji Kongresi kapsamındaki panelde konuşan Gaz İşlerinden Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Abdulkerim el-Gamidi, 2025-2027 yılları arasında 6 ila 7 gaz ve LNG tesisinin kurulacağını ve faaliyete geçirileceğini açıkladı.

Petrol üretim varlıkları ile ihracat kapasitelerinin Suudi Arabistan’ın farklı bölgelerine yayıldığını belirten el-Gamidi, bu durumun olası aksaklıklar ve öngörülemeyen senaryolarla mücadele kabiliyetini güçlendirdiğini vurguladı. El-Gamidi, ülkenin doğudan batıya binlerce kilometre uzanan Ana Gaz Sistemi’nin yanı sıra geniş bir gaz ağına sahip olduğunu ifade etti.

Küresel çatışmalarla bağlantılı aksamalar sırasında Aramco’nun ihtiyaç duyduğu malzemelerin yüzde 90’ından fazlasının yerli kaynaklardan sağlandığını aktaran el-Gamidi; rafineriler ve boru hattı ağları da dahil olmak üzere birçok varlık ve tesis için ortaklıklardan yararlandıklarını dile getirdi.

Enerji sektörünün esnekliğinin yalnızca krizler meydana geldikten sonra tepki vermekle sınırlı olmadığını vurgulayan el-Gamidi, bu esnekliğin potansiyel arızaları önceden tahmin etmeyi, varlıkları korumayı, coğrafi dağılımlarını çeşitlendirmeyi ve olağanüstü koşullarda çalışabilirliklerini güvence altına almayı da kapsadığını kaydetti.

El-Gamidi ayrıca, Aramco’nun tesisleri korumak ve kesinti risklerini en aza indirmek amacıyla entegre işletim sistemleri, birbiriyle bağlantılı tedarik zincirleri ve gelişmiş veri analitiği çözümlerinden faydalandığını sözlerine ekledi.


Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu: Suudi Arabistan güven ve istikrarın adresidir, güvenliğine yönelik tehditlere izin vermeyeceğiz

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, salı günü Riyad’da Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ederken (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, salı günü Riyad’da Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ederken (SPA)
TT

Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu: Suudi Arabistan güven ve istikrarın adresidir, güvenliğine yönelik tehditlere izin vermeyeceğiz

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, salı günü Riyad’da Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ederken (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, salı günü Riyad’da Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ederken (SPA)

Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, silahlı kuvvetlerin ülkeyi savunma, kazanımlarını ve imkânlarını koruma, egemenliğine ve halkının güvenliğine yönelik her türlü saldırı ve tehdidi etkili biçimde caydırma konusundaki kararlı rolünü takdir etti. Suudi Arabistan'ın her zaman güven ve istikrarın adresi olmaya devam edeceğini vurgulayan Konsey, ülkenin ilerleme ve refah yolunda yeni ufuklara kararlılıkla ilerlediğini, bölgede ve dünyada barış ve istikrarın sağlanması için yoğun çaba gösterdiğini belirtti.

Bu açıklama, Veliaht Prens ve Başbakan Prens Muhammed bin Selman başkanlığında salı günü Riyad'da gerçekleştirilen Bakanlar Kurulu toplantısında yapıldı. Toplantıda, terör örgütü olarak nitelendirilen Husilerin Suudi Arabistan'daki havalimanlarını, Mekke ve Medine'yi, Haremeyn'i ziyaret edenleri, sivil ve ekonomik tesisleri hedef alan tekrarlanan saldırı ve suçlarının sonuçlarıyla yüzleşeceği vurgulandı. Konsey, söz konusu saldırılarda hayatını kaybedenlerin ailelerine taziyelerini iletirken yaralılara acil şifa diledi.

Konsey, Yemen'de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu'nun Husilerin Yemen halkına, uluslararası barış ve güvenliğe, küresel ticarete ve uluslararası tedarik zincirlerine yönelik tehdidini etkisiz hâle getirmek amacıyla yürüttüğü askerî operasyonları takdir etti. Suudi Arabistan'ın güvenliğine yönelik tehditlere ve Kızıldeniz ile Babülmendep Boğazı'ndaki deniz ulaşımının serbestisine yönelik herhangi bir girişime izin vermeyeceğini yineleyen Konsey, Husilerin saldırılarını kınayan kardeş ve dost ülkeler ile uluslararası kuruluşların tutumlarını da memnuniyetle karşıladı.

Bakanlar Kurulu, ülkedeki enerji altyapısının hızlı biçimde toparlanması ve Doğu-Batı petrol boru hattındaki petrol akışının yeniden sağlanmasında ülke vatandaşlarının gösterdiği çabaları takdir etti. Bu başarının, Suudi Arabistan'ın enerji sisteminin yüksek operasyonel esnekliğini, teknik çözümler geliştirme ve acil durumlarla başa çıkma kapasitesini ortaya koyduğu belirtildi. Söz konusu gelişmenin uluslararası piyasalara güvenilir ve kesintisiz enerji arzını güçlendirdiği, küresel ekonomiyi desteklediği ifade edildi.

cdfvghy
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, salı günü Riyad’da Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ederken (SPA)

Konsey, son günlerde Suudi Arabistan ile kardeş ve dost ülkeler arasında gerçekleştirilen görüşme ve toplantıların içeriği hakkında da bilgi aldı. Görüşmelerde, ortak zorluklarla farklı alanlarda mücadele etmek amacıyla ikili ve çok taraflı iş birliğinin geliştirilmesi, koordinasyonun ve bütünleşmenin artırılması konularının ele alındığı belirtildi.

Suudi-Bahreyn Koordinasyon Konseyi bünyesindeki Güvenlik Koordinasyon Komitesi'nin beşinci toplantısının sonuçlarını da memnuniyetle karşılayan Bakanlar Kurulu, üzerinde uzlaşılan girişimlerin uygulanmasına yönelik ortak çabaların sürdürüleceğini vurguladı. Bu çalışmaların, iki ülke arasındaki köklü kardeşlik ilişkileri çerçevesinde belirlenen hedeflere ulaşılmasına ve iki halkın çıkarlarına hizmet etmesine katkı sağlayacağı kaydedildi.

Konsey ayrıca bu hafta Riyad'da düzenlenen 25. Dünya Petrol Kongresi ile Arap ve uluslararası bakanlar toplantılarına katılanları memnuniyetle karşıladı. Suudi Arabistan'ın enerji sektöründe diyalog, inovasyon, deneyim paylaşımı ve ortaklık geliştirme açısından küresel bir merkez konumunda olduğuna dikkat çekilerek ülkenin uluslararası iş birliğini destekleme ve sektörün geleceğinin şekillendirilmesine katkı sağlama rolü vurgulandı.

Yerel gündem kapsamında Bakanlar Kurulu, Prens Muhammed bin Selman'ın başlattığı 2026 Ulusal Kan Bağışı Kampanyası'na toplumun geniş katılımını takdir etti. Kampanyanın, insani dayanışma değerlerini güçlendirmeyi ve ülkenin farklı bölgelerindeki hastaların tedavi ihtiyaçlarını karşılamak üzere kan ve kan bileşenlerinde kendi kendine yeterliliğin sağlanmasına katkıda bulunmayı amaçladığı belirtildi.

Bakanlar Kurulu, bir dizi kararı da onayladı. Bu kapsamda Suudi Arabistan'ın İslam İşbirliği Teşkilatı'nın insani yardım fonlarına katılması kabul edildi. Kültür Bakanı'na Suriye ile kültürel iş birliğine ilişkin bir mutabakat zaptı taslağı üzerinde görüşmeler yürütme yetkisi verildi. Çevre, Su ve Tarım Bakanı, Orta Doğu Yeşil Girişimi ile meteoroloji alanında bir mutabakat zaptı taslağı üzerinde görüşmeler yapmakla görevlendirildi. Suudi Arabistan Merkez Bankası Başkanı'na ise iki ülkenin denetimine tabi finans kuruluşlarının gözetimi ve denetimi alanında Mısır ile bir mutabakat zaptı taslağı üzerinde görüşme yetkisi verildi.

dfrgthy
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, salı günü Riyad’da Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ederken (SPA)

Konsey, UNESCO Bölgesel Eğitimde Kalite ve Mükemmeliyet Merkezi ile bilimsel ve eğitim alanlarında iş birliği yapılmasına ilişkin bir mutabakatı ve Türkiye ile araştırma, geliştirme ve inovasyon alanlarında iş birliği anlaşmasını onayladı. Ayrıca Suudi Arabistan Engelli Bireylerin Bakımı Kurumu ile diğer ülkelerdeki muadil kuruluşlar ve uluslararası kuruluşlar arasında bu alanda imzalanacak mutabakat zabıtları için örnek metin kabul edildi. İnsan Kaynakları ve Sosyal Kalkınma Bakanı'na ilgili kurum ve kuruluşlarla söz konusu mutabakat taslağı üzerinde görüşme yetkisi verildi.

Bakanlar Kurulu, Körfez ülkelerinin gıda güvenliği stratejisini üç yıl süreyle yol gösterici nitelikte uygulanmak üzere kabul etti. Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı'nın Genel Dış Ticaret Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı, Ticaret Bakanı'nın ise başkan yardımcısı olması kararlaştırıldı. Genel Dış Ticaret Kurumu ile Suudi İhracatı Geliştirme Kurumu'nun birleştirilerek Genel Dış Ticaret ve İhracat Kurumu adı altında tek bir kurum oluşturulması kararlaştırıldı. Birleşme süreci için gerekli hazırlıkların yapılması ve yasal işlem gerektiren konuların 180 gün içinde Bakanlar Kurulu'na sunulması talimatı verildi.

scbhj
Salı günü Riyad’da düzenlenen Bakanlar Kurulu toplantısından bir kare (SPA)

Konsey ayrıca önceki bir mali yıla ait Diriyah Kapısı Kalkınma Kurumu'nun kesin hesaplarını onayladı ve Abdullah et-Tüveycrî'nin Sigorta Kurumu Yönetim Kurulu üyeliğine atanmasını kabul etti.

Bakanlar Kurulu, gündemindeki çeşitli konular hakkında gerekli işlemlerin yapılmasını da kararlaştırdı. Bunlar arasında Adalet ve Enformasyon bakanlıklarının, Zekât, Vergi ve Gümrük Kurumu ile Fikrî Mülkiyet Kurumu'nun, Çevre Fonu'nun, Sürdürülebilir Tarım Araştırma ve Geliştirme Merkezi ile Hükümet Kaynakları Sistemleri Merkezi'nin, Kamu Yönetimi Enstitüsü'nün ve Ulusal Riskler Konseyi'nin yıllık raporları yer aldı.

Son olarak Konsey, 15. derece kadrolara ve Dışişleri Bakanlığı bünyesindeki büyükelçi ile tam yetkili bakan unvanlı görevlere yapılan terfileri onayladı.