Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Şarku’l Avsat’a: İran ile yapılan anlaşma, meseleleri diyalog ve diplomasi yoluyla çözme yönündeki ortak arzunun göstergesidir... Anlaşma tüm meselelerin çözüldüğü anlamına gelmiyor

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (AFP)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (AFP)
TT

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Şarku’l Avsat’a: İran ile yapılan anlaşma, meseleleri diyalog ve diplomasi yoluyla çözme yönündeki ortak arzunun göstergesidir... Anlaşma tüm meselelerin çözüldüğü anlamına gelmiyor

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (AFP)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (AFP)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan ve İran arasındaki diplomatik ilişkileri yeniden tesis etme anlaşmasının, iki tarafın meseleleri diyalog ve diplomasi yoluyla çözme yönündeki ortak arzunun göstergesi olduğunu söyledi.
Suudi Bakan aynı zamanda söz konusu anlaşmanın ‘iki ülke arasındaki öne çıkan tüm ihtilafların çözüme kavuşturulması anlamına gelmediğini’ vurguladı.
Riyad ve Tahran, geçtiğimiz Cuma günü Pekin’de, 2016’dan bu yana kopan ilişkileri yeniden başlatma ve büyükelçilikleri iki ay içinde yeniden açma konusunda anlaştı.
Suudi bakan, anlaşma duyurusundan bu yana ilk röportajını ​​Şarku’l Avsat’a verdi.
Üzerinde anlaşmaya varılan hususlara dayanarak, İranlı mevkidaşı ile yakında görüşmeyi dört gözle beklediğini söyleyen Prens Faysal, “Önümüzdeki iki ay içinde iki ülke arasındaki diplomatik ilişkileri yeniden başlatmaya hazırlanıyoruz ve gelecekte karşılıklı ziyaretlerde bulunmamız normal” dedi.
Son zamanlarda Kiev ve Moskova’ya yaptığı ziyaretler ve Ukrayna-Rusya savaşını durdurmak için Suudi Arabistan’ın arabuluculuğundan bahseden Prens Faysal, “Suudi Arabistan, krizi sona erdiren, savaşı durduran ve hayat kurtaran siyasi bir çözüme ulaşmak için iki ülke ile iyi işler yapmaya ve birlikte çalışmaya hazır” ifadelerini kullandı.
Dışişleri Bakanı Prens Faysal’ın Şarku’l Avsat’a verdiği röportajın tam metni şöyle;

-Suudi Arabistan ve İran’ın en fazla iki ay içinde diplomatik ilişkileri yeniden başlatma ve büyükelçilikleri yeniden açmayı içeren bir anlaşmaya vardıklarını açıkladıktan sonra, böyle bir anlaşmada Suudi Arabistan’ın doğrudan çıkarı nedir? Anlaşma, bölgede siyasi ve ekonomik düzeyler ve bölgedeki sorunlu konularda yeni bir sayfanın açılışı anlamına mı geliyor?
Uluslararası ilişkilerde ilke, devletler arasında diplomatik ilişkilerin varlığıdır. Bu, ortak dini, kültürel, tarihi ve medeniyet bağını paylaşan Suudi Arabistan ve İran büyüklüğündeki iki komşu ülke örneğinde pekişmektedir. Bu anlaşma, Çin’in himayesi ve arabuluculuğu altında, son iki yılda hem Irak, hem de Umman’da yapılan birkaç tur görüşmeden sonra yapıldı. Suudi Arabistan, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarın geliştirilmesindeki rolü ve sorumluluğunun bilincinde olarak, sükunet ve gerilimi azaltma yolunda ilerlemeye devam ediyor.
Siyasi ilişkilerin yeniden başlamasına vesile olacak bu anlaşmaya varmamız, iki ülke arasındaki tüm önemli ihtilafların çözüme kavuşturulduğu anlamına gelmiyor. Daha ziyade, barışçıl yollarla ve diplomatik araçlarla iletişim ve diyalog yoluyla çözme konusundaki ortak arzumuzun kanıtıdır.
Suudi Arabistan olarak, İran ile yeni bir sayfa açmayı, sadece ülkemizde değil, tüm bölgede güvenlik ve istikrarın sağlamlaştırılmasına, kalkınma ve refahın ilerlemesine olumlu yansıyacak işbirliği ufkunu genişletmeyi umuyoruz.

-Anlaşmayı etkinleştirmek ve büyükelçi atamalarını ayarlamak için İran dışişleri bakanıyla bir sonraki görüşmenizi ne zaman yapacaksınız? Sizi yakında Tahran’da görebilir miyiz?
Üzerinde mutabık kalınan hususlar temelinde yakında İran dışişleri bakanıyla görüşmeyi dört gözle bekliyorum. Önümüzdeki iki ay boyunca iki ülke arasındaki diplomatik ilişkileri yeniden başlatmaya hazırlanacağız. Gelecekte karşılıklı ziyaretlerde bulunmamız da normaldir.

-Pekin ile imzalanan üçlü bildiride, Riyad ve Tahran’ın ‘devletlerin egemenliğine saygı gösterilmesi ve iç işlerine karışmama’ konusunu onaylamasına rağmen, ABD İran’ın bu konudaki kararlılığını sorguladı. Anlaşma birbirinin içişlerine karışmama şartlarını içeriyor mu ve İran’ın bu maddeye saygı duyacağını düşünüyor musunuz?
İran ile yeni bir sayfa açmanın en önemli şartlarından biri, iki taraf arasında varılan anlaşmaya ve Suudi Arabistan-İran-Çin ortak açıklamasının içeriğine bağlı kalmaktır. Kuşkusuz iki ülke ve bölgemizin çıkarı, halkımız ve bölgemizin genç kuşaklarının güvenlik, istikrar ve refahın hakim olduğu daha iyi bir gelecek umutlarına ulaşılmasına yol açacak şekilde ortak iş birliği ve koordinasyon yollarını harekete geçirmek ve hegemonik kaygılar yerine kalkınma önceliklerine odaklanmaktır. İran’ın da bizimle aynı hedefleri ve özlemleri paylaşacağını umuyor ve bunu başarmak için birlikte çalışmayı dört gözle bekliyoruz.

-İran, nükleer müzakerelerin çökmesiyle başlayan ve birbiri ardına krizlere yol açan iç koşulların yanı sıra bir takım acil ekonomik ve sosyal kaygılarla biten uzun bir süreçte birden fazla krizle karşı karşıya kaldı. Ancak bazıları, özellikle Batı’da, bu yeni anlaşmanın kritik bir zamanda İran rejimi için bir can simidi olabileceğine inanıyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
İran’ın iç meselesi olduğu için soruda ortaya atılanların çoğundan bahsetmeyeceğim. Ancak şunu söyleyebilirim ki, İran istikrarı ve gelişimi, bölgenin istikrarı ve kalkınmasının çıkarına olan bir komşu ülkedir. Biz Suudi Arabistan’da ona iyilikten başka bir şey dilemiyoruz.
İran’ın nükleer yeteneklerini geliştirmeye devam etmesine gelince, bu şüphesiz bizi endişelendiriyor ve Körfez bölgesi ile Ortadoğu’nun kitle imha silahlarından arındırılmasına yönelik çağrımızı yineliyoruz.
İran’ı nükleer yükümlülüklerine uymaya ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ile işbirliğini yoğunlaştırmaya çağırıyoruz ve bunu sağlamak için müttefiklerimiz ve dostlarımızla çalışmaya devam edeceğiz.

-Çin, bölgesel krizlerin çözümüne yönelik girişimlere diplomatik ağırlığını koymaya alışkın değil. Buradaki soru şu; Neden başka bir ülke değil de özellikle Çin arabuluculuk yaptı?
Ortak açıklamada belirtildiği üzere Suudi Arabistan, dost Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in ortaya koyduğu girişimi memnuniyetle karşıladı. Ben de İran tarafıyla iki yıldır devam eden müzakerelerin bir uzantısı ve devamı olarak etkileşime geçtim. Çin’in her iki tarafla da olumlu ilişkilere sahip olduğu bir sır değil, bu da bakış açılarını yakınlaştırmaya ve Suudi Arabistan’ın meşru kaygılarını vurgulamaya katkıda bulundu.
Çin’in anlaşmaya sponsorluğunun bölgemizde bir arada yaşama, ortak güvenlik ve ülkeler arasındaki iyi komşuluk ilişkilerinin geliştirilmesine katkıda bulunacağını umuyoruz. Üç ülkenin barış, güvenlik ve istikrarın hakim olduğu bir bölgesel ortamın yaratılmasında ortak çıkarları var.

-Ukrayna ihtilafını sona erdirmek için Moskova’da bir girişimde bulundunuz. Oradaki diplomatik çabalarınıza, özellikle ilgili tarafların Suudi Arabistan’ın herhangi bir rolünü ne ölçüde kabul ettiğine ve bu alanda ilerleme kaydedip kaydetmediğinize daha fazla ışık tutabilir misiniz? Bu konuda başarıya ulaşma anlamında iyimser misiniz?
Krizi sona erdiren, savaşı durduran ve hayat kurtaran siyasi bir çözüme ulaşmak için iki ülke ile iyi ilişkiler kurmaya ve çalışmaya hazırdık ve hala hazırız. Başbakan ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın çabalarıyla, iki taraf arasında bir esir takası anlaşması başarıyla tamamlandı ve bu on ülke vatandaşlarının ülkelerine geri dönmesiyle sonuçlandı.
Suudi Arabistan, savaşın devam etmesi nedeniyle gerekli acil insani ihtiyaçları karşılamanın önemini vurgulamaya odaklandı ve Ukrayna’ya insani yardımımız oldu. Mevcut durum, her iki taraf ve uluslararası toplumun geri kalanının, her iki ülkeye ve Avrupa’nın güvenliğine zarar veren ve uluslararası işbirliği seviyesini zayıflatan bu tehlikeli gerginliği durdurmasını gerektiriyor.



Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ile Riyad’da görüştü

Suudi Veliaht Prensi, Riyad’da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara’yı kabul ederken (SPA)
Suudi Veliaht Prensi, Riyad’da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara’yı kabul ederken (SPA)
TT

Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ile Riyad’da görüştü

Suudi Veliaht Prensi, Riyad’da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara’yı kabul ederken (SPA)
Suudi Veliaht Prensi, Riyad’da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara’yı kabul ederken (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, salı günü Riyad’da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara’yı bir araya geldi. Görüşmede iki ülke arasındaki ilişkiler ve bölgedeki gelişmeler ele alındı.

Görüşmede Suudi Arabistan ile Suriye arasındaki ikili ilişkilerin geleceği, iki ülke arasındaki ortak iş birliği alanları ve çeşitli sektörlerde bu iş birliğinin geliştirilmesine yönelik fırsatlar değerlendirildi. Ayrıca bölgesel ve uluslararası arenadaki gelişmeler ile mevcut durumdaki son gelişmeler görüşüldü.

Görüşmeye Suudi Arabistan tarafından Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Devlet Bakanı, Bakanlar Kurulu Üyesi ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Dr. Musaid el-Ayban, Veliaht Prens’in Sekreteri Dr. Bender er-Reşid ve Kraliyet Divanı Danışmanı Halid Hadrawi katıldı.

Suriye tarafından ise Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Esad Hasan Şeybani ile Suriye’nin Riyad Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Muhsin Mihbaş görüşmede hazır bulundu.

tyhu
Riyad Bölgesi Valisi Prens Faysal bin Bender bin Abdülaziz, Riyad’da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara’yı karşıladı (SANA)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, salı günü Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’a resmi ziyarette bulunmak üzere geldi. Şara, Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Riyad Bölgesi Valisi Prens Faysal bin Bender bin Abdülaziz tarafından karşılandı.

Şara’ya ziyaretinde Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Esad Hasan Şeybani eşlik ediyor.


Suudi Arabistan Yemen’de darbenin sona erdirilmesi için meşru hükümete desteğini yineledi

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, salı günü Riyad’da Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ederken (SPA)
Veliaht Prens Muhammed bin Selman, salı günü Riyad’da Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ederken (SPA)
TT

Suudi Arabistan Yemen’de darbenin sona erdirilmesi için meşru hükümete desteğini yineledi

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, salı günü Riyad’da Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ederken (SPA)
Veliaht Prens Muhammed bin Selman, salı günü Riyad’da Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ederken (SPA)

Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, ülkenin Yemen Başkanlık Konseyi, meşru hükümet ve Yemen halkına tam desteğini yineledi. Kurul, Husilerin ülkedeki darbeyi sona erdirmesi, devlet ve kurumlarının terörist Husi milislerinden geri alınması yönündeki çabaları desteklediklerini bildirdi. Husilerin barış yerine askeri gerilimi tercih ederek Yemen ve halkının insani ve ekonomik sıkıntılarını derinleştirmeye devam ettiği, ayrıca bölgeyi, Kızıldeniz’in güneyindeki deniz ulaşımını ve Babülmendep Boğazı’nı tehdit ettiği belirtildi.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman başkanlığında salı günü Riyad’da gerçekleştirilen Bakanlar Kurulu toplantısında bölgesel gelişmeler ele alındı. Kurula, Veliaht Prens’in Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ile gerçekleştirdiği görüşmenin sonuçları hakkında da bilgi verildi. Görüşmede iki ülke arasındaki ilişkilerin ve iş birliği alanlarının geliştirilmesine yönelik perspektiflerin yanı sıra bölgedeki son gelişmeler ele alınmıştı.

Bakanlar Kurulu, Mekke Savunma Paktı’nın Siyasi ve Savunma Stratejisi Komitesi’nin olağanüstü toplantısında alınan kararları takdir etti. Kurul, üç ülke arasındaki dayanışmanın ve Suudi Arabistan’a yönelik, Mekke ve Medine’yi, sivil hedefleri ile sivil ve ekonomik tesisleri kapsayan saldırılar karşısında ortak bir tutum sergileme kararlılığının teyit edilmesini memnuniyetle karşıladı.

Toplantının ardından ortak caydırıcılığın etkinleştirilmesi ve ortak savunma yükümlülüklerinin hayata geçirilmesine derhal başlanması konusunda varılan mutabakatın, askeri hazırlık düzeyini, entegrasyonu ve söz konusu tehditlere karşı koyma kapasitesini güçlendireceği belirtildi.

Bakanlar Kurulu ayrıca Kral Selman bin Abdülaziz’in, Şura Meclisi’nin 9. döneminin 3. yasama yılının açılışında yaptığı yıllık konuşmanın içeriğini övdü. Kurul, konuşmada devletin yerleşik temel ve ilkelerinin yanı sıra Suudi Arabistan 2030 Vizyonu’nun öne çıkan kazanımları, kalkınma reformlarının sonuçları ve ekonomik hareketlilik ile dış politikanın dayanakları ve ülkenin bölgesel ve uluslararası alandaki konumunun ve etkin rolünün güçlendirilmesine somut katkı sağlayan sabit tutumlarının ortaya konulduğunu belirtti.

cfgthy
Veliaht Prens Muhammed bin Selman, salı günü Riyad’da Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ederken (SPA)

Bakanlar Kurulu, Suudi Arabistan’daki kapsamlı kalkınma sürecinin desteklenmesi, hükümet kurumları arasındaki koordinasyon ve entegrasyonun güçlendirilmesi, yasama ve düzenleme sisteminin geliştirilmesi ve performans verimliliğinin artırılmasına yönelik çalışmalarından dolayı Şura Meclisi’ne teşekkür etti.

Kurul, vatandaşların beklentileri ile ülkenin çıkarlarının devlet kurumlarının çalışmalarında her zaman öncelikli olacağını ve bunların karar ve stratejik yönelimlerde yol gösterici olmaya devam edeceğini vurguladı.

Bakanlar Kurulu, gelecek mali yıla ilişkin devlet bütçesine yönelik ilk tahminlerin Suudi Arabistan ekonomisinin sağlamlığını ve küresel değişim ve gelişmelere karşı esnekliğini teyit ettiğini bildirdi. Kurul, ulusal hedeflere ulaşılmasını destekleyen proaktif politikalar sayesinde hizmetler ile kalkınma ve sosyal önceliklere yönelik harcamaların sürdürüleceğini, mali sürdürülebilirliğin de korunacağını belirtti.

Kurul, Suudi Arabistan’ın ev sahipliği yaptığı uluslararası konferanslara ilişkin raporları da ele aldı. Kral Selman’ın himayesinde düzenlenen Uluslararası Sosyal Sorumluluk Forumu’nun çalışmalarını öven Kurul, forumun ikinci yılında toplumsal ve kalkınma alanlarında etkili ortaklıkların hayata geçirilmesine ve bu alandaki sürdürülebilir kurumsal olanakların kapsamının genişletilmesine katkı sağlayacak girişimlerin başlatılmasını takdir etti. Bu girişimlerin ulusal hedefleri destekleyeceği ve kapsamlı kalkınma sürecini güçlendireceği belirtildi.

Bakanlar Kurulu ayrıca Suudi Arabistan’ın her yıl 5 Ekim’de kutlanan Dünya Öğretmenler Günü dolayısıyla dünya ülkeleriyle birlikte gerçekleştirdiği kutlamaya dikkat çekti. Kurul, öğretmenlerin eğitim ve öğretim görevlerini yerine getirme çabalarını ve değerlerine ve ulusal kimliklerine bağlı, bilimsel ve akademik açıdan yüksek donanıma sahip nesillerin yetiştirilmesindeki rollerini takdir etti. Bu nesillerin küresel başarı platformlarında ilerleme ve liderlik için rekabet edebilecek düzeye ulaşmasının hedeflendiği belirtildi.

fvghj
Veliaht Prens Muhammed bin Selman, salı günü Riyad’da Bakanlar Kurulu toplantısı sırasında (SPA)

Bakanlar Kurulu ayrıca bir dizi karar aldı. Bunlar arasında Suudi Arabistan ve Türkiye hükümetleri arasında yenilenebilir enerji santrali projelerine ilişkin anlaşmanın onaylanması da yer aldı.

Kurul, Enerji Bakanı’nı Uluslararası Enerji Forumu ile söz konusu alanda iş birliğine ilişkin bir mutabakat zaptı taslağı üzerinde görüşmeler yürütmekle görevlendirdi. İslam İşleri, Davet ve İrşat Bakanı’na Gana ile İslami işler alanında bir mutabakat zaptı taslağı, Çevre, Su ve Tarım Bakanı’na Suriye ile çevrenin korunması alanında bir mutabakat zaptı taslağı ve Başsavcı’ya Arnavutluk ile ilgili suçlar alanında bir iş birliği mutabakatı taslağı konusunda görüşmeler yürütme yetkisi verildi.

Bakanlar Kurulu ayrıca Ermenistan ile televizyon yayıncılığı alanında iş birliğine ilişkin bir mutabakat zaptını ve Yükseköğretim Eğitim Fonu’nun düzenlenmesine ilişkin yönetmeliği onayladı. Riyad’daki Sigorta Uyuşmazlıkları ve İhlallerini Çözüm İlk Derece Komitesi Başkanı ile iki üyesinin görev sürelerinin yenilenmesine ve Kral Abdülaziz Arap Atları Merkezi’nin geçmiş mali yıllara ait kesin hesaplarının onaylanmasına karar verildi.

Kurul ayrıca gündeminde yer alan bazı konularla ilgili gerekli işlemlerin yapılmasını kararlaştırdı. Bunlar arasında Doğu Bölgesi Kalkınma Kurumu, Elektrik Düzenleme Kurumu ve İmam Abdülaziz bin Muhammed Kraliyet Koruma Alanı Kalkınma Kurumu, Ulusal Sosyal Araştırmalar ve Çalışmalar Merkezi, At Yarışları Kulübü ve Medine İslam Üniversitesi’nin yıllık raporları yer aldı.


Suudi Arabistan Sivil Havacılık Genel Otoritesi: Cizan ve Necran havalimanlarına düzenlenen saldırılarda 3 kişi yaralandı

Cizan’daki Kral Abdullah bin Abdulaziz Uluslararası Havalimanı (Şarku’l Avsat)
Cizan’daki Kral Abdullah bin Abdulaziz Uluslararası Havalimanı (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan Sivil Havacılık Genel Otoritesi: Cizan ve Necran havalimanlarına düzenlenen saldırılarda 3 kişi yaralandı

Cizan’daki Kral Abdullah bin Abdulaziz Uluslararası Havalimanı (Şarku’l Avsat)
Cizan’daki Kral Abdullah bin Abdulaziz Uluslararası Havalimanı (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Sivil Havacılık Genel Otoritesi (GACA) bugün yaptığı açıklamada, dün akşam Cizan’daki Kral Abdullah bin Abdulaziz Uluslararası Havalimanı ile Necran Uluslararası Havalimanı’nın tesislerini hedef alan iki saldırıya maruz kaldığını bildirdi. Saldırılarda üç kişinin hafif yaralandığı ve maddi hasar meydana geldiği belirtildi.

GACA, acil durum ekipleri ile ilgili kurumların saldırıların hemen ardından yürürlükteki prosedür ve planlar doğrultusunda müdahalede bulunduğunu, yaralıların gerekli tıbbi müdahalenin yapılması için hastaneye sevk edildiğini aktardı.

Açıklamada ayrıca, hasarın değerlendirilmesi ve yolcular ile çalışanların güvenliğinin sağlanması amacıyla gerekli önlemlerin alınması için ilgili güvenlik birimleriyle koordinasyon ve iş birliği içinde çalışmaların sürdüğü, Suudi Arabistan’daki sivil havacılık sisteminin güvenliğinin korunmasına yönelik tedbirlerin devam ettiği kaydedildi.

Körfez ülkelerinden gelen kınamalar

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi, iki saldırıyı en sert ifadelerle kınadı. Budeyvi, havalimanlarının ve sivil tesislerin hedef alınmasının tehlikeli bir tırmanış anlamına geldiğini, uluslararası hukuk ve teamüllerin ihlali olduğunu ve sivillerin güvenliği ile hava ulaşımının emniyetine doğrudan tehdit oluşturduğunu belirtti.

Budeyvi, KİK ülkelerinin Suudi Arabistan’ın yanında tek saf halinde durduğunu vurgulayarak, Riyad’ın güvenliğini ve istikrarını, toprak bütünlüğünü, vatandaşlarının ve ülkede yaşayanların güvenliğini korumak amacıyla aldığı önlemleri desteklediklerini ifade etti. Ayrıca uluslararası topluma, sivil ve hayati öneme sahip tesisleri hedef alan saldırılar karşısında sorumluluklarını yerine getirme çağrısında bulundu.

Bahreyn: Suudi Arabistan’ın güvenliği, Körfez ülkelerinin güvenliğinin bir parçasıdır

Bahreyn, Suudi Arabistan’ın tutumunu ve Yemen’de meşruiyeti destekleyen koalisyon öncülüğünde, Başkanlık Konseyi ve Yemen hükümetine darbeyi sona erdirerek devlet ile kurumlarını yeniden tesis etme ve üç temel referansa dayanan kapsamlı bir siyasi çözüme ulaşma çabalarına verdiği tam desteği yineledi.

Bahreyn Dışişleri Bakanlığı, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını şiddetle kınadı. Bakanlık, söz konusu saldırıların sivilleri, sivil ve ekonomik tesisleri, ayrıca Mekke ve Medine’nin yanı sıra Riyad, Abha, Hamis Muşayt, Cizan, Necran, Taif ve Yanbu gibi Suudi Arabistan’ın çok sayıda kentini hedef aldığını belirtti. Açıklamada ayrıca, Suudi gemilerinin Kızıldeniz’in güneyi ve Babu’l Mendeb Boğazı’nda hedef alındığı ifade edildi.

Bahreyn, Suudi Arabistan’la tam dayanışma içinde olduğunu ve Riyad’ın güvenliğini, egemenliğini, vatandaşları ile ülkede yaşayanların güvenliğini korumak amacıyla aldığı önlemleri desteklediğini bildirdi. Bu desteğin, Suudi Arabistan’ın Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nın 51. maddesi uyarınca meşru müdafaa hakkına dayandığı kaydedildi.

Bahreyn Dışişleri Bakanlığı, Suudi Arabistan’ın güvenliğinin ‘ortak savunma anlaşması uyarınca Bahreyn ve KİK ülkelerinin güvenliğinin ayrılmaz bir parçası’ olduğunu belirtti. Bakanlık, BM Güvenlik Konseyi’ne, özellikle de daimi üyelerine, Husilerin saldırılarına ve deniz ulaşımının güvenliği ile enerji arzına yönelik tehditlerine son verilmesi için sorumluluklarını yerine getirme çağrısında bulundu.

Bakanlık ayrıca, bölgesel ve uluslararası barış ile güvenliğin korunması amacıyla ilgili BM Güvenlik Konseyi kararlarının, başta 2216 ve 2817 sayılı kararlar olmak üzere, eksiksiz şekilde uygulanmasını talep etti.

Ürdün’den Suudi Arabistan’a tam destek

Suudi Arabistan’a yönelik Husi saldırılarına ilişkin kınamalar sürerken Ürdün, Suudi Arabistan’ın hedef alınmaya devam edilmesini ve Mekke ile Medine’ye yönelik saldırı girişimlerinin yanı sıra Suudi Arabistan’ın çeşitli kentlerindeki sivil ve ekonomik tesislerin hedef alınmasını kınadı. Ürdün, söz konusu saldırıların Suudi Arabistan’ın egemenliğinin ihlali, güvenliği ve istikrarına yönelik tehdit ve uluslararası hukuk ile BM Şartı’nın ihlali olduğunu belirtti.

Ürdün Dışişleri Bakanlığı, ülkesinin Suudi Arabistan’la tam dayanışma içinde olduğunu ve Riyad’ın güvenliğini, istikrarını, egemenliğini ve kaynaklarını, vatandaşları ile ülkede yaşayanların güvenliğini korumak amacıyla aldığı tüm önlemlerde yanında olduğunu yineledi.

Ürdün ayrıca, Yemen’deki meşru yönetime verdiği desteği yineleyerek, Yemen krizinin güvenlik ve istikrarın yeniden tesis edilmesini, ülkenin birliğinin, egemenliğinin ve kaynaklarının korunmasını ve Yemen halkının beklentilerinin karşılanmasını sağlayacak şekilde, kabul edilen referanslar doğrultusunda çözülmesi gerektiğini vurguladı.

Ürdün, Yemen’de kapsamlı ve kalıcı bir siyasi çözüme ulaşmayı hedefleyen Suudi Arabistan’ın çabalarını ve meşru yönetimi destekleyen koalisyona liderlik etmesini de desteklediğini belirtti.