Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Şarku’l Avsat’a: İran ile yapılan anlaşma, meseleleri diyalog ve diplomasi yoluyla çözme yönündeki ortak arzunun göstergesidir... Anlaşma tüm meselelerin çözüldüğü anlamına gelmiyor

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (AFP)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (AFP)
TT

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Şarku’l Avsat’a: İran ile yapılan anlaşma, meseleleri diyalog ve diplomasi yoluyla çözme yönündeki ortak arzunun göstergesidir... Anlaşma tüm meselelerin çözüldüğü anlamına gelmiyor

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (AFP)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (AFP)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan ve İran arasındaki diplomatik ilişkileri yeniden tesis etme anlaşmasının, iki tarafın meseleleri diyalog ve diplomasi yoluyla çözme yönündeki ortak arzunun göstergesi olduğunu söyledi.
Suudi Bakan aynı zamanda söz konusu anlaşmanın ‘iki ülke arasındaki öne çıkan tüm ihtilafların çözüme kavuşturulması anlamına gelmediğini’ vurguladı.
Riyad ve Tahran, geçtiğimiz Cuma günü Pekin’de, 2016’dan bu yana kopan ilişkileri yeniden başlatma ve büyükelçilikleri iki ay içinde yeniden açma konusunda anlaştı.
Suudi bakan, anlaşma duyurusundan bu yana ilk röportajını ​​Şarku’l Avsat’a verdi.
Üzerinde anlaşmaya varılan hususlara dayanarak, İranlı mevkidaşı ile yakında görüşmeyi dört gözle beklediğini söyleyen Prens Faysal, “Önümüzdeki iki ay içinde iki ülke arasındaki diplomatik ilişkileri yeniden başlatmaya hazırlanıyoruz ve gelecekte karşılıklı ziyaretlerde bulunmamız normal” dedi.
Son zamanlarda Kiev ve Moskova’ya yaptığı ziyaretler ve Ukrayna-Rusya savaşını durdurmak için Suudi Arabistan’ın arabuluculuğundan bahseden Prens Faysal, “Suudi Arabistan, krizi sona erdiren, savaşı durduran ve hayat kurtaran siyasi bir çözüme ulaşmak için iki ülke ile iyi işler yapmaya ve birlikte çalışmaya hazır” ifadelerini kullandı.
Dışişleri Bakanı Prens Faysal’ın Şarku’l Avsat’a verdiği röportajın tam metni şöyle;

-Suudi Arabistan ve İran’ın en fazla iki ay içinde diplomatik ilişkileri yeniden başlatma ve büyükelçilikleri yeniden açmayı içeren bir anlaşmaya vardıklarını açıkladıktan sonra, böyle bir anlaşmada Suudi Arabistan’ın doğrudan çıkarı nedir? Anlaşma, bölgede siyasi ve ekonomik düzeyler ve bölgedeki sorunlu konularda yeni bir sayfanın açılışı anlamına mı geliyor?
Uluslararası ilişkilerde ilke, devletler arasında diplomatik ilişkilerin varlığıdır. Bu, ortak dini, kültürel, tarihi ve medeniyet bağını paylaşan Suudi Arabistan ve İran büyüklüğündeki iki komşu ülke örneğinde pekişmektedir. Bu anlaşma, Çin’in himayesi ve arabuluculuğu altında, son iki yılda hem Irak, hem de Umman’da yapılan birkaç tur görüşmeden sonra yapıldı. Suudi Arabistan, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarın geliştirilmesindeki rolü ve sorumluluğunun bilincinde olarak, sükunet ve gerilimi azaltma yolunda ilerlemeye devam ediyor.
Siyasi ilişkilerin yeniden başlamasına vesile olacak bu anlaşmaya varmamız, iki ülke arasındaki tüm önemli ihtilafların çözüme kavuşturulduğu anlamına gelmiyor. Daha ziyade, barışçıl yollarla ve diplomatik araçlarla iletişim ve diyalog yoluyla çözme konusundaki ortak arzumuzun kanıtıdır.
Suudi Arabistan olarak, İran ile yeni bir sayfa açmayı, sadece ülkemizde değil, tüm bölgede güvenlik ve istikrarın sağlamlaştırılmasına, kalkınma ve refahın ilerlemesine olumlu yansıyacak işbirliği ufkunu genişletmeyi umuyoruz.

-Anlaşmayı etkinleştirmek ve büyükelçi atamalarını ayarlamak için İran dışişleri bakanıyla bir sonraki görüşmenizi ne zaman yapacaksınız? Sizi yakında Tahran’da görebilir miyiz?
Üzerinde mutabık kalınan hususlar temelinde yakında İran dışişleri bakanıyla görüşmeyi dört gözle bekliyorum. Önümüzdeki iki ay boyunca iki ülke arasındaki diplomatik ilişkileri yeniden başlatmaya hazırlanacağız. Gelecekte karşılıklı ziyaretlerde bulunmamız da normaldir.

-Pekin ile imzalanan üçlü bildiride, Riyad ve Tahran’ın ‘devletlerin egemenliğine saygı gösterilmesi ve iç işlerine karışmama’ konusunu onaylamasına rağmen, ABD İran’ın bu konudaki kararlılığını sorguladı. Anlaşma birbirinin içişlerine karışmama şartlarını içeriyor mu ve İran’ın bu maddeye saygı duyacağını düşünüyor musunuz?
İran ile yeni bir sayfa açmanın en önemli şartlarından biri, iki taraf arasında varılan anlaşmaya ve Suudi Arabistan-İran-Çin ortak açıklamasının içeriğine bağlı kalmaktır. Kuşkusuz iki ülke ve bölgemizin çıkarı, halkımız ve bölgemizin genç kuşaklarının güvenlik, istikrar ve refahın hakim olduğu daha iyi bir gelecek umutlarına ulaşılmasına yol açacak şekilde ortak iş birliği ve koordinasyon yollarını harekete geçirmek ve hegemonik kaygılar yerine kalkınma önceliklerine odaklanmaktır. İran’ın da bizimle aynı hedefleri ve özlemleri paylaşacağını umuyor ve bunu başarmak için birlikte çalışmayı dört gözle bekliyoruz.

-İran, nükleer müzakerelerin çökmesiyle başlayan ve birbiri ardına krizlere yol açan iç koşulların yanı sıra bir takım acil ekonomik ve sosyal kaygılarla biten uzun bir süreçte birden fazla krizle karşı karşıya kaldı. Ancak bazıları, özellikle Batı’da, bu yeni anlaşmanın kritik bir zamanda İran rejimi için bir can simidi olabileceğine inanıyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
İran’ın iç meselesi olduğu için soruda ortaya atılanların çoğundan bahsetmeyeceğim. Ancak şunu söyleyebilirim ki, İran istikrarı ve gelişimi, bölgenin istikrarı ve kalkınmasının çıkarına olan bir komşu ülkedir. Biz Suudi Arabistan’da ona iyilikten başka bir şey dilemiyoruz.
İran’ın nükleer yeteneklerini geliştirmeye devam etmesine gelince, bu şüphesiz bizi endişelendiriyor ve Körfez bölgesi ile Ortadoğu’nun kitle imha silahlarından arındırılmasına yönelik çağrımızı yineliyoruz.
İran’ı nükleer yükümlülüklerine uymaya ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ile işbirliğini yoğunlaştırmaya çağırıyoruz ve bunu sağlamak için müttefiklerimiz ve dostlarımızla çalışmaya devam edeceğiz.

-Çin, bölgesel krizlerin çözümüne yönelik girişimlere diplomatik ağırlığını koymaya alışkın değil. Buradaki soru şu; Neden başka bir ülke değil de özellikle Çin arabuluculuk yaptı?
Ortak açıklamada belirtildiği üzere Suudi Arabistan, dost Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in ortaya koyduğu girişimi memnuniyetle karşıladı. Ben de İran tarafıyla iki yıldır devam eden müzakerelerin bir uzantısı ve devamı olarak etkileşime geçtim. Çin’in her iki tarafla da olumlu ilişkilere sahip olduğu bir sır değil, bu da bakış açılarını yakınlaştırmaya ve Suudi Arabistan’ın meşru kaygılarını vurgulamaya katkıda bulundu.
Çin’in anlaşmaya sponsorluğunun bölgemizde bir arada yaşama, ortak güvenlik ve ülkeler arasındaki iyi komşuluk ilişkilerinin geliştirilmesine katkıda bulunacağını umuyoruz. Üç ülkenin barış, güvenlik ve istikrarın hakim olduğu bir bölgesel ortamın yaratılmasında ortak çıkarları var.

-Ukrayna ihtilafını sona erdirmek için Moskova’da bir girişimde bulundunuz. Oradaki diplomatik çabalarınıza, özellikle ilgili tarafların Suudi Arabistan’ın herhangi bir rolünü ne ölçüde kabul ettiğine ve bu alanda ilerleme kaydedip kaydetmediğinize daha fazla ışık tutabilir misiniz? Bu konuda başarıya ulaşma anlamında iyimser misiniz?
Krizi sona erdiren, savaşı durduran ve hayat kurtaran siyasi bir çözüme ulaşmak için iki ülke ile iyi ilişkiler kurmaya ve çalışmaya hazırdık ve hala hazırız. Başbakan ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın çabalarıyla, iki taraf arasında bir esir takası anlaşması başarıyla tamamlandı ve bu on ülke vatandaşlarının ülkelerine geri dönmesiyle sonuçlandı.
Suudi Arabistan, savaşın devam etmesi nedeniyle gerekli acil insani ihtiyaçları karşılamanın önemini vurgulamaya odaklandı ve Ukrayna’ya insani yardımımız oldu. Mevcut durum, her iki taraf ve uluslararası toplumun geri kalanının, her iki ülkeye ve Avrupa’nın güvenliğine zarar veren ve uluslararası işbirliği seviyesini zayıflatan bu tehlikeli gerginliği durdurmasını gerektiriyor.



Riyad Metrosu, ticari gayrimenkul yatırımları için yeni ufuklar açıyor

Kral Suud Üniversitesi istasyonuna doğru giden Riyad Metrosu (AFP)
Kral Suud Üniversitesi istasyonuna doğru giden Riyad Metrosu (AFP)
TT

Riyad Metrosu, ticari gayrimenkul yatırımları için yeni ufuklar açıyor

Kral Suud Üniversitesi istasyonuna doğru giden Riyad Metrosu (AFP)
Kral Suud Üniversitesi istasyonuna doğru giden Riyad Metrosu (AFP)

Riyad’daki toplu taşıma ağı, Suudi Arabistan genelindeki raylı sistemlerin 2026 yılının üçüncü çeyreğinde 40,9 milyondan fazla yolcu taşıması ve bu yolcuların 30,4 milyonunun Riyad Metrosu’nu tercih etmesiyle birlikte gayrimenkul yatırımcılarının hesaplamalarında etkili bir faktör haline gelmeye başlıyor. Bu yoğun ilgi, istasyonlara yakın ticari konumların cazibesiyle kafe, restoran ve perakende mağazalarının yolcu hareketliliğinden yararlanma fırsatlarını yeniden gündeme getiriyor. Uzmanlar ise metronun kiralar ve doluluk oranları üzerindeki gerçek etkisini ölçmek için, pazarı etkileyen diğer unsurları da dikkate alarak gayrimenkullerin işletim öncesi ve sonrası performanslarının karşılaştırılması gerektiğini belirtiyor.

Bu kapsamda Manasat Gayrimenkul şirketi CEO’su Halid el-Mubeyyed, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Riyad Metrosu’nun iyi bir ticari konum kavramında dönüşüm başlatmaya başladığını, seçkin konumun artık yalnızca ana caddelerde yer alan gayrimenkullerle sınırlı kalmayıp toplu taşıma ile erişim kolaylığının da yatırım cazibesinde ek bir faktör haline geldiğini ifade etti.

El-Mubeyyed, Riyad’daki büyük alışveriş merkezlerinin ortalama yıllık metrekare kiralarının 2026 yılının ilk yarısında yüzde 1,2’lik bir büyüme ile yaklaşık 2 bin 650 riyale ulaştığını, doluluk oranının ise yüzde 91 seviyesinde sabit kaldığını ekleyerek, bu göstergelerin yalnızca metroya bağlanamayacağına dikkati çekti.

Ayrıca toplu taşıma ile bağlantılı ticari faaliyetlerin artan öneminin pratik göstergelerinden birinin, toplu taşıma ağı bünyesinde 733 ticari ünitenin satışa/kiraya sunulması ile kafe ve finansal hizmetler için sunulan fırsatlar olduğunu kaydetti.

Metro, ticari lokasyonların cazibesini artırıyor

El-Mubeyyed, başta kafeler, restoranlar ve hızlı hizmet sektörleri olmak üzere günlük müşteri sirkülasyonuna dayanan ticari faaliyetlerin, yoğun kullanılan istasyonlara yakın konumlar sayesinde avantaj sağlayacağını öngördü. Ayrıca istasyonlara yakınlığın, yatırımcılar ve geliştiriciler nezdinde konum seçimi ile karma kullanımlı projelerin planlanmasında daha fazla önem kazanacağını belirtti.

frgthy
Riyad Metrosu, Finans Merkezi istasyonundan çıkarken (SPA)

Gelecekte ticari bir konumun değerinin yalnızca önünden geçen araç sayısıyla ölçülmeyeceğini vurgulayan el-Mubeyyed, konuma araç kullanmaya gerek kalmadan kolayca ulaşabilen kişi sayısının da kritik bir kriter haline geleceğini ifade etti.

Gayrimenkul etkisinin ölçülmesi, piyasa karşılaştırmasını gerektirir

Öte yandan Amaken International Group Başkanı Halid el-Casir, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Riyad Metrosu’nun faaliyete geçmesinin şehrin altyapısında önemli bir gelişmeyi temsil ettiğini ve özellikle erişim kolaylığından ve yüksek kullanıcı hareketliliğinden yararlanan ticari konumlarda, gayrimenkul talebi haritasına kademeli olarak yansımasının beklendiğini söyledi.

Gayrimenkulün toplu taşıma istasyonlarına yakınlığının yatırım cazibesini artırabileceğini belirten el-Casir, ancak etkinin büyüklüğünün konuma, ticari faaliyetin niteliğine ve bölgedeki talep düzeyine göre farklılık gösterdiğini vurguladı. El-Casir, kira artışlarının veya doluluk oranlarının pazarı etkileyen diğer unsurlar analiz edilmeksizin yalnızca metronun faaliyete geçmesine bağlanamayacağının altını çizdi.

Gerçek etkinin ölçülebilmesi için istasyonlara yakın ve uzak benzer ticari gayrimenkullerin, işletim öncesi ve sonrası dönemlerde ortalama kiralar, doluluk oranları ve talep hacmi açısından karşılaştırılması gerektiğini belirten el-Casir, bu yöntemin erişim kolaylığındaki artışın gayrimenkul performansına yansımasını netleştirmeye yardımcı olacağını ifade etti.

Ulaşım kolaylığı, yatırımcılar için önemli bir faktör

El-Casir, yatırım fırsatları incelenirken erişim kolaylığı ve toplu taşıma ağlarıyla bağlantının giderek daha fazla dikkate alınması gereken unsurlar haline geldiğini ekledi. Buna göre yatırımcıların, konum ve alanın yanı sıra gayrimenkulün kiracıları ve faydalanıcıları çekme potansiyelini, ayrıca müşterilerin ve çalışanların buraya ne kadar kolay ulaşabildiğini değerlendirdiğini belirtti.

İstasyonların yakınındaki sürekli yaya hareketliliğinden kafelerin, restoranların, perakende mağazalarının ve günlük hizmet sektörlerinin yararlanabileceğini kaydeden el-Casir; ticari ofislerin ise çalışan ve müşterilerin ulaşım kolaylığından fayda sağlayabileceğini ifade etti. Ayrıca toplu taşımayla bağlantılı konumların cazibesinin, ticari, ofis ve hizmet faaliyetlerini bir araya getiren karma kullanımlı projelerin geliştirilmesi açısından artabileceğine dikkat çekti.

dcfvgth
Riyad Metrosu Sarı Hat (SPA)

İstasyona yakınlığın yatırımdaki tek başarı faktörü olmadığını vurgulayan el-Casir; ekonomik fizibilite, kira seviyeleri, fiili talep, ticari faaliyetin niteliği ve konum kalitesinin karar alma süreçlerinde temel unsurlar olmayı sürdürdüğünü belirtti. İstasyonlara yakın tüm gayrimenkullerin değerinin veya kiralarının aynı oranda artacağını varsaymak yerine, toplu taşıma ile gayrimenkul geliştirme arasındaki entegrasyonun incelenmesi ve bunun beklenen nakit akışları ile yatırım getirileri üzerindeki etkisinin değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti.


Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı, ülkenin güney bölgesindeki askerî birlikleri ziyaret etti

Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Feyyaz er-Ruveyli, ülkenin güney bölgesindeki askerî birlikleri ziyaret etti, (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Feyyaz er-Ruveyli, ülkenin güney bölgesindeki askerî birlikleri ziyaret etti, (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı, ülkenin güney bölgesindeki askerî birlikleri ziyaret etti

Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Feyyaz er-Ruveyli, ülkenin güney bölgesindeki askerî birlikleri ziyaret etti, (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Feyyaz er-Ruveyli, ülkenin güney bölgesindeki askerî birlikleri ziyaret etti, (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)

Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Feyyaz er-Ruveyli, ülkenin güney bölgesindeki askerî birlikler ile güney sınır hattında konuşlu birlikleri ve Hamis Muşayt ile Cizan’daki askerî komutanlıkları ziyaret etti.

Ziyareti sırasında Genelkurmay Başkanı, Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman’ın güney sınırında görev yapan silahlı kuvvetler mensuplarına selamlarını iletti. Bakanın, askerlerin “dini, hükümdarı ve vatanı savunma” konusundaki çabalarını ve cesur duruşlarını takdir ettiği; gösterdikleri fedakârlıklar ve üstlendikleri kahramanca görev nedeniyle kendilerine teşekkür ettiği belirtildi.

ghyju
Orgeneral er-Ruveyli, ziyaret sırasında sınır hattında görev yapan birliklerin çalışmalarını yerinde inceledi (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, dün yaptığı açıklamada, Genelkurmay Başkanı’nın ziyaret kapsamında operasyonel görevler hakkında brifing aldığını ve sınır hattında konuşlu birliklerdeki çalışmaların işleyişini yerinde incelediğini bildirdi.


Suudi Arabistan ve Kuveyt’ten Husilerin saldırılarına karşı uluslararası tutum çağrısı

Körfez ülkelerinin enformasyon bakanları, çarşamba günü Bahreyn’de düzenlenecek 29. toplantıları öncesinde (SPA)
Körfez ülkelerinin enformasyon bakanları, çarşamba günü Bahreyn’de düzenlenecek 29. toplantıları öncesinde (SPA)
TT

Suudi Arabistan ve Kuveyt’ten Husilerin saldırılarına karşı uluslararası tutum çağrısı

Körfez ülkelerinin enformasyon bakanları, çarşamba günü Bahreyn’de düzenlenecek 29. toplantıları öncesinde (SPA)
Körfez ülkelerinin enformasyon bakanları, çarşamba günü Bahreyn’de düzenlenecek 29. toplantıları öncesinde (SPA)

Suudi Arabistan ve Kuveyt, Husilerin terör saldırılarına karşı uluslararası toplumun kararlı bir tutum alması ve bölgenin güvenlik ve istikrarının yeniden tesis edilmesi gerektiğini vurguladı.

Bu açıklama, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ile Kuveytli mevkidaşı Şeyh Cerrah es-Sabah arasında bugün (Çarşamba) Riyad’da gerçekleştirilen görüşmeler sırasında yapıldı.

İki bakan, bölgedeki son gelişmelerin yanı sıra gerilimi düşürme ve tansiyonu kontrol altına alma çabalarını da ele aldı. Görüşmede, bölgenin güvenlik ve istikrarının yeniden sağlanmasına katkıda bulunacak adımlar değerlendirildi.

Taraflar ayrıca iki ülke arasındaki köklü kardeşlik ilişkilerini gözden geçirerek farklı alanlarda ikili iş birliğini geliştirme yollarını görüştü.

Kuveyt Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre Şeyh Cerrah es-Sabah, Prens Faysal bin Ferhan ile görüşmesinde, Husilerin Suudi Arabistan’ın çeşitli bölgelerine yönelik terör saldırılarını ve Mekke ile Medine’yi hedef alma girişimlerini Kuveyt’in şiddetle kınadığını yineledi.

Şeyh Cerrah es-Sabah, söz konusu saldırıların Suudi Arabistan’ın egemenliğinin açıkça ihlal edilmesi anlamına geldiğini belirterek bunların uluslararası hukuk ve uluslararası insancıl hukukun ağır biçimde çiğnenmesi, İslam’ın kutsal mekânlarının dokunulmazlığına ve dinî konumuna yönelik açık bir saldırı ve dünyanın dört bir yanındaki Müslümanların duygularını provoke eden bir eylem olduğunu ifade etti.

Sistematik düşmanca eylemlerin sürmesinin ve tekrarlanmasının, sivil yerleşimlerin ve kritik tesislerin hedef alınmasıyla birlikte, tehlikeli bir tırmanışa yol açtığını vurgulayan Şeyh Cerrah es-Sabah, bunun Suudi Arabistan’ın güvenliğini ve bölgenin istikrarını doğrudan tehdit ettiğini kaydetti.

dfrgty
Prens Faysal bin Ferhan, Şeyh Cerrah es-Sabah’ı Riyad’da kabul etti (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Saldırıların sivillerin güvenliği ve hava ulaşımı açısından da ciddi riskler oluşturduğuna dikkati çeken Kuveytli Bakan, sorumluların hesap vermesini ve cezalandırılmasını sağlayacak kararlı bir uluslararası tutum alınması gerektiğini söyledi.

Kuveyt Dışişleri Bakanlığı, görüşmede iki ülke ve halkları arasındaki köklü tarihî bağlar ile güçlü ilişkilerin de ele alındığını bildirdi. Açıklamada, iki ülkenin liderlerinin direktifleri doğrultusunda farklı alanlarda ve her düzeyde iş birliği ile koordinasyonun geliştirilmesi, ortak entegrasyonun ve iş birliğinin daha ileriye taşınması konusunda ortak kararlılığın teyit edildiği belirtildi.

Prens Faysal bin Ferhan ve Şeyh Cerrah es-Sabah, bölgesel gelişmeleri ve bunların bölgenin güvenlik ve istikrarı üzerindeki etkilerini de değerlendirdi. İki bakan, Suudi Arabistan ile Kuveyt’i ve halklarını bir araya getiren tarihî bağların ve güçlü ilişkilerin önemine vurgu yaptı.

Taraflar, bölgenin içinden geçtiği hassas koşullar karşısında mevcut zorluklarla mücadele etmek için ortak çabaların artırılması, farklı düzeylerde istişare ve koordinasyonun sürdürülmesi gerektiğini belirtti. İki ülkenin ortak kader ve çıkar anlayışından hareketle bölgesel güvenlik ve istikrarın temellerini güçlendirme konusundaki kararlılığı da vurgulandı.

Öte yandan Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman da Şeyh Cerrah es-Sabah ile bir araya geldi. Görüşmede iki ülke arasındaki köklü tarihî bağlar ve ilişkilerin farklı alanlarda güçlendirilip geliştirilmesinin yolları ele alındı. Taraflar, iki ülke liderlerinin direktifleri doğrultusunda daha ileri düzeyde bütünleşme ve ortak iş birliği hedefini teyit etti.

Kuveyt Dışişleri Bakanı, ikili görüşmede ülkesinin Suudi Arabistan’la tam dayanışma içinde olduğunu yineleyerek Riyad yönetiminin egemenliğini korumak, güvenlik ve istikrarını sağlamak ve Husilerin terör saldırılarına karşı koymak amacıyla aldığı önlemlere tam destek verdiklerini belirtti. Şeyh Cerrah es-Sabah, Suudi Arabistan’ın güvenliğinin Körfez ülkelerinin güvenliğinden ayrı düşünülemeyeceğini vurguladı.

Resmî ziyaret kapsamında daha önce Riyad’a gelen Şeyh Cerrah es-Sabah’ı Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda karşılayanlar arasında Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci de yer aldı.