Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Şarku’l Avsat’a: İran ile yapılan anlaşma, meseleleri diyalog ve diplomasi yoluyla çözme yönündeki ortak arzunun göstergesidir... Anlaşma tüm meselelerin çözüldüğü anlamına gelmiyor

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (AFP)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (AFP)
TT

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Şarku’l Avsat’a: İran ile yapılan anlaşma, meseleleri diyalog ve diplomasi yoluyla çözme yönündeki ortak arzunun göstergesidir... Anlaşma tüm meselelerin çözüldüğü anlamına gelmiyor

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (AFP)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (AFP)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan ve İran arasındaki diplomatik ilişkileri yeniden tesis etme anlaşmasının, iki tarafın meseleleri diyalog ve diplomasi yoluyla çözme yönündeki ortak arzunun göstergesi olduğunu söyledi.
Suudi Bakan aynı zamanda söz konusu anlaşmanın ‘iki ülke arasındaki öne çıkan tüm ihtilafların çözüme kavuşturulması anlamına gelmediğini’ vurguladı.
Riyad ve Tahran, geçtiğimiz Cuma günü Pekin’de, 2016’dan bu yana kopan ilişkileri yeniden başlatma ve büyükelçilikleri iki ay içinde yeniden açma konusunda anlaştı.
Suudi bakan, anlaşma duyurusundan bu yana ilk röportajını ​​Şarku’l Avsat’a verdi.
Üzerinde anlaşmaya varılan hususlara dayanarak, İranlı mevkidaşı ile yakında görüşmeyi dört gözle beklediğini söyleyen Prens Faysal, “Önümüzdeki iki ay içinde iki ülke arasındaki diplomatik ilişkileri yeniden başlatmaya hazırlanıyoruz ve gelecekte karşılıklı ziyaretlerde bulunmamız normal” dedi.
Son zamanlarda Kiev ve Moskova’ya yaptığı ziyaretler ve Ukrayna-Rusya savaşını durdurmak için Suudi Arabistan’ın arabuluculuğundan bahseden Prens Faysal, “Suudi Arabistan, krizi sona erdiren, savaşı durduran ve hayat kurtaran siyasi bir çözüme ulaşmak için iki ülke ile iyi işler yapmaya ve birlikte çalışmaya hazır” ifadelerini kullandı.
Dışişleri Bakanı Prens Faysal’ın Şarku’l Avsat’a verdiği röportajın tam metni şöyle;

-Suudi Arabistan ve İran’ın en fazla iki ay içinde diplomatik ilişkileri yeniden başlatma ve büyükelçilikleri yeniden açmayı içeren bir anlaşmaya vardıklarını açıkladıktan sonra, böyle bir anlaşmada Suudi Arabistan’ın doğrudan çıkarı nedir? Anlaşma, bölgede siyasi ve ekonomik düzeyler ve bölgedeki sorunlu konularda yeni bir sayfanın açılışı anlamına mı geliyor?
Uluslararası ilişkilerde ilke, devletler arasında diplomatik ilişkilerin varlığıdır. Bu, ortak dini, kültürel, tarihi ve medeniyet bağını paylaşan Suudi Arabistan ve İran büyüklüğündeki iki komşu ülke örneğinde pekişmektedir. Bu anlaşma, Çin’in himayesi ve arabuluculuğu altında, son iki yılda hem Irak, hem de Umman’da yapılan birkaç tur görüşmeden sonra yapıldı. Suudi Arabistan, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarın geliştirilmesindeki rolü ve sorumluluğunun bilincinde olarak, sükunet ve gerilimi azaltma yolunda ilerlemeye devam ediyor.
Siyasi ilişkilerin yeniden başlamasına vesile olacak bu anlaşmaya varmamız, iki ülke arasındaki tüm önemli ihtilafların çözüme kavuşturulduğu anlamına gelmiyor. Daha ziyade, barışçıl yollarla ve diplomatik araçlarla iletişim ve diyalog yoluyla çözme konusundaki ortak arzumuzun kanıtıdır.
Suudi Arabistan olarak, İran ile yeni bir sayfa açmayı, sadece ülkemizde değil, tüm bölgede güvenlik ve istikrarın sağlamlaştırılmasına, kalkınma ve refahın ilerlemesine olumlu yansıyacak işbirliği ufkunu genişletmeyi umuyoruz.

-Anlaşmayı etkinleştirmek ve büyükelçi atamalarını ayarlamak için İran dışişleri bakanıyla bir sonraki görüşmenizi ne zaman yapacaksınız? Sizi yakında Tahran’da görebilir miyiz?
Üzerinde mutabık kalınan hususlar temelinde yakında İran dışişleri bakanıyla görüşmeyi dört gözle bekliyorum. Önümüzdeki iki ay boyunca iki ülke arasındaki diplomatik ilişkileri yeniden başlatmaya hazırlanacağız. Gelecekte karşılıklı ziyaretlerde bulunmamız da normaldir.

-Pekin ile imzalanan üçlü bildiride, Riyad ve Tahran’ın ‘devletlerin egemenliğine saygı gösterilmesi ve iç işlerine karışmama’ konusunu onaylamasına rağmen, ABD İran’ın bu konudaki kararlılığını sorguladı. Anlaşma birbirinin içişlerine karışmama şartlarını içeriyor mu ve İran’ın bu maddeye saygı duyacağını düşünüyor musunuz?
İran ile yeni bir sayfa açmanın en önemli şartlarından biri, iki taraf arasında varılan anlaşmaya ve Suudi Arabistan-İran-Çin ortak açıklamasının içeriğine bağlı kalmaktır. Kuşkusuz iki ülke ve bölgemizin çıkarı, halkımız ve bölgemizin genç kuşaklarının güvenlik, istikrar ve refahın hakim olduğu daha iyi bir gelecek umutlarına ulaşılmasına yol açacak şekilde ortak iş birliği ve koordinasyon yollarını harekete geçirmek ve hegemonik kaygılar yerine kalkınma önceliklerine odaklanmaktır. İran’ın da bizimle aynı hedefleri ve özlemleri paylaşacağını umuyor ve bunu başarmak için birlikte çalışmayı dört gözle bekliyoruz.

-İran, nükleer müzakerelerin çökmesiyle başlayan ve birbiri ardına krizlere yol açan iç koşulların yanı sıra bir takım acil ekonomik ve sosyal kaygılarla biten uzun bir süreçte birden fazla krizle karşı karşıya kaldı. Ancak bazıları, özellikle Batı’da, bu yeni anlaşmanın kritik bir zamanda İran rejimi için bir can simidi olabileceğine inanıyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
İran’ın iç meselesi olduğu için soruda ortaya atılanların çoğundan bahsetmeyeceğim. Ancak şunu söyleyebilirim ki, İran istikrarı ve gelişimi, bölgenin istikrarı ve kalkınmasının çıkarına olan bir komşu ülkedir. Biz Suudi Arabistan’da ona iyilikten başka bir şey dilemiyoruz.
İran’ın nükleer yeteneklerini geliştirmeye devam etmesine gelince, bu şüphesiz bizi endişelendiriyor ve Körfez bölgesi ile Ortadoğu’nun kitle imha silahlarından arındırılmasına yönelik çağrımızı yineliyoruz.
İran’ı nükleer yükümlülüklerine uymaya ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ile işbirliğini yoğunlaştırmaya çağırıyoruz ve bunu sağlamak için müttefiklerimiz ve dostlarımızla çalışmaya devam edeceğiz.

-Çin, bölgesel krizlerin çözümüne yönelik girişimlere diplomatik ağırlığını koymaya alışkın değil. Buradaki soru şu; Neden başka bir ülke değil de özellikle Çin arabuluculuk yaptı?
Ortak açıklamada belirtildiği üzere Suudi Arabistan, dost Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in ortaya koyduğu girişimi memnuniyetle karşıladı. Ben de İran tarafıyla iki yıldır devam eden müzakerelerin bir uzantısı ve devamı olarak etkileşime geçtim. Çin’in her iki tarafla da olumlu ilişkilere sahip olduğu bir sır değil, bu da bakış açılarını yakınlaştırmaya ve Suudi Arabistan’ın meşru kaygılarını vurgulamaya katkıda bulundu.
Çin’in anlaşmaya sponsorluğunun bölgemizde bir arada yaşama, ortak güvenlik ve ülkeler arasındaki iyi komşuluk ilişkilerinin geliştirilmesine katkıda bulunacağını umuyoruz. Üç ülkenin barış, güvenlik ve istikrarın hakim olduğu bir bölgesel ortamın yaratılmasında ortak çıkarları var.

-Ukrayna ihtilafını sona erdirmek için Moskova’da bir girişimde bulundunuz. Oradaki diplomatik çabalarınıza, özellikle ilgili tarafların Suudi Arabistan’ın herhangi bir rolünü ne ölçüde kabul ettiğine ve bu alanda ilerleme kaydedip kaydetmediğinize daha fazla ışık tutabilir misiniz? Bu konuda başarıya ulaşma anlamında iyimser misiniz?
Krizi sona erdiren, savaşı durduran ve hayat kurtaran siyasi bir çözüme ulaşmak için iki ülke ile iyi ilişkiler kurmaya ve çalışmaya hazırdık ve hala hazırız. Başbakan ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın çabalarıyla, iki taraf arasında bir esir takası anlaşması başarıyla tamamlandı ve bu on ülke vatandaşlarının ülkelerine geri dönmesiyle sonuçlandı.
Suudi Arabistan, savaşın devam etmesi nedeniyle gerekli acil insani ihtiyaçları karşılamanın önemini vurgulamaya odaklandı ve Ukrayna’ya insani yardımımız oldu. Mevcut durum, her iki taraf ve uluslararası toplumun geri kalanının, her iki ülkeye ve Avrupa’nın güvenliğine zarar veren ve uluslararası işbirliği seviyesini zayıflatan bu tehlikeli gerginliği durdurmasını gerektiriyor.



Aramco, nakit yatırım ve teknik varlıklar karşılığında HUMAIN’in yüzde 49’unu satın aldı

Dünya Enerji Kongresi kapsamında düzenlenen fuarda Aramco standının önünde bulunan temsilciler (AFP)
Dünya Enerji Kongresi kapsamında düzenlenen fuarda Aramco standının önünde bulunan temsilciler (AFP)
TT

Aramco, nakit yatırım ve teknik varlıklar karşılığında HUMAIN’in yüzde 49’unu satın aldı

Dünya Enerji Kongresi kapsamında düzenlenen fuarda Aramco standının önünde bulunan temsilciler (AFP)
Dünya Enerji Kongresi kapsamında düzenlenen fuarda Aramco standının önünde bulunan temsilciler (AFP)

Suudi Arabistan, yapay zekâ yatırımları ve kapasitelerinin büyük bir kısmını HUMAIN şirketi altında birleştirmeye hazırlanıyor. Kamu Yatırım Fonu (PIF) ile Aramco arasındaki ortaklık, 2025 yılındaki genel iş birliği çerçevesi anlaşmasından daha detaylı yatırım düzenlemelerine evrilirken; bu kapsamda Aramco şirkette yüzde 49 hisse alacak, PIF ise yüzde 51’lik çoğunluk hissesini elinde tutacak. Bu adım, HUMAIN’in büyümesini hızlandırmayı ve veri merkezleri ile bilgi işlem altyapısından gelişmiş modellere, uygulama ve endüstriyel çözümlere kadar uzanan entegre bir yapay zekâ şirketi inşa etmeyi amaçlıyor.

9,9 milyar riyal nakit yatırım

Açıklanan düzenlemeler kapsamında Aramco, 2026 yılı boyunca yaklaşık 9,9 milyar riyal (2,6 milyar dolar) nakdi katkı sağlarken, yapay zekâ, bilgi işlem ve dijital varlıklar alanındaki temel varlıklarını HUMAIN’e devrederek şirketin operasyonel kapasitesini artıracak ve büyüme planlarını destekleyecek. Şirketin büyüme planlarının ve iş geliştirme faaliyetlerinin denetimi ise PIF ve Aramco tarafından müştereken yürütülecek.

İş birliği süreci, PIF ile Aramco’nun, Aramco’nun HUMAIN’de etkin bir azınlık hissesi almasının ana hatlarını belirleyen bağlayıcı olmayan bir niyet mektubu imzaladıklarını duyurduğu Ekim 2025’te başlamıştı. Bu anlaşma, tarafların yapay zekâ alanındaki varlıklarını, kabiliyetlerini ve yeteneklerini şirkete katkı sağlama yönündeki eğilimlerini içeriyordu. Bu adımın amacı, temel varlıkları birleştirmek, HUMAIN’in büyümesini hızlandırmak ve Suudi Arabistan’ın bu teknolojilerde küresel bir merkez olmasını güçlendirmekti.

Her iki tarafça yayımlanan açıklamaya göre anlaşma; veri merkezleri ve yüksek performanslı bilgi işlemden gelişmiş yapay zekâ modellerine, uygulama ve uzmanlaşmış çözümlere kadar teknolojik seviyelerin tamamını kapsayan entegre ve rekabetçi bir yapay zekâ ekosistemi inşa etme konusunda HUMAIN’in hedeflerini destekleyecek.

Hedef, 3 gigawatt kapasiteye ulaşmak

Ayrıca anlaşma, yapay zekâ uygulamalarını çalıştırmak için gereken bilgi işlem kapasitesine yönelik artan bölgesel ve küresel talep doğrultusunda, 2030 yılına kadar yapay zekâ veri merkezlerinde 3 gigawattlık kapasiteye ulaşmayı hedefleyerek şirketin veri merkezi altyapısını genişletme planlarını destekleyecek.

Bu işlem, Suudi Arabistan’ın en son veri ve yapay zekâ teknolojilerinin geliştirilmesini ve kullanılmasını sağlama çabalarının yanı sıra bu alanda yetenekleri ve yatırım fırsatlarını çekme adımlarıyla da uyum sağlıyor.

Söz konusu ortaklık, PIF’ın 2026-2030 dönemini kapsayan stratejisiyle tam bir uyum gösteriyor. Bu strateji; ekonomik ekosistemler arasındaki entegrasyonu güçlendirmeyi, özel sektör fırsatlarını genişletmeyi, ulusal şirketlerin büyümesini hızlandırmayı ve kendi sektörlerinde küresel bir konuma ulaşmaları için rekabet güçlerini artırmayı hedefliyor. PIF’ın yapay zekâ ve dijital ekonomi yaklaşımı ise yenilikçilik ve kapasite inşası yoluyla Suudi Arabistan’ın bu alanlarda küresel ve rekabetçi bir merkez olarak konumunu güçlendirmeye dayanıyor.

Aramco tarafı ise HUMAIN tarafından geliştirilen yapay zekâ altyapısından faydalanarak gelişmiş teknolojilerin potansiyelini sanayi uygulamalarına dönüştürmeyi ve böylece küresel ölçekteki iş ekosistemini ve operasyonlarını güçlendirmeyi bekliyor. Hissedar ve stratejik ortak sıfatıyla Aramco ve iştirakleri; şirketin sunduğu altyapı, çözüm ve hizmetlerden yararlanacak.

Gelir artışı fırsatları

Açıklamaya göre bu ortaklık; gelir artışı ve kâr marjlarında iyileşme fırsatları sunmanın yanı sıra Aramco’nun bünyesindeki yapay zekâ ve dijital teknoloji varlıklarına yaptığı yatırımları güçlendirecek, şirketin genel stratejisini ve enerji sektöründeki ana faaliyetleriyle entegrasyonunu destekleyecek.

PIF’ın Ortadoğu ile Kuzey Afrika Yatırımları Dairesi Başkanı Yezid bin Abdurrahman el-Humeyd, PIF ve Aramco’ya ait yapay zekâ varlıklarının HUMAIN çatısı altında birleştirilmesinin, bu alandaki ulusal yeteneklerin, yenilikçiliğin ve fikri mülkiyetin gelişimini artıracak bir entegrasyon sağladığını belirtti.

El-Humeyd, anlaşmanın PIF’ın stratejik hedefleriyle örtüştüğünü, HUMAIN’in yapay zekâ alanında küresel bir lidere dönüşmesini hızlandırdığını, söz konusu teknolojilerin PIF’ın son dönemde açıkladığı altı ekonomik ekosistemdeki kolaylaştırıcı rolünü pekiştirdiğini, özel sektörle ortaklık fırsatlarını genişlettiğini ve Suudi Arabistan’da gelişmiş teknolojilerin geliştirilmesini desteklediğini ifade etti.

Aramco CEO’su Emin en-Nasır ise HUMAIN’in inovasyon ve teknoloji geçmişi göz önüne alındığında, bu işlemin şirket için büyük bir önem taşıdığını vurgulayarak Aramco’nun petrol ve gaz sektörlerindeki performansını artırmak amacıyla dijital teknolojiler ile yapay zekâyı geliştirme ve kullanma konusunda kaydettiği ilerlemeye dikkat çekti.

Nasır, Aramco’da teknoloji kullanımından elde edilen değerin 2023 yılından bu yana 42,4 milyar riyale ulaştığını, bunun önemli bir kısmının teknolojik çözümlerden ve özellikle yapay zekâ uygulamalarından kaynaklandığını açıkladı.

PIF ile yapılan ortaklığın Aramco’nun teknoloji ve yapay zekâ alanlarındaki konumunu pekiştirdiğini belirten Nasır, bu sektörün yerlileştirilmesi ile yapay zekâ sistemlerinin daha entegre ve ölçeklenebilir şekilde kullanımının hızlandırılmasına zemin hazırladığını ve bu teknolojilerin gelecekteki iş dünyasında kritik bir rol oynayacağını vurguladı.

HUMAIN CEO’su Tarık Emin ise PIF ve Aramco’nun şirkette hissedar olarak yer almasının büyük bir avantaj ve şirketin misyonuna yönelik güçlü bir güvenoyu olduğunu belirterek, hedeflerinin yalnızca veri merkezleri kurmak veya bilgi işlem kapasitesi sağlamakla sınırlı olmadığını, yapay zekânın tüm değer zinciri boyunca faaliyet gösteren küresel bir şirket kurmayı kapsadığını dile getirdi.

Bu hedefin gelişmiş altyapı ve bilgi işlemden üst düzey modellere, platformlara ve uygulamalara kadar uzandığını açıklayan Emin; PIF ve Aramco’nun stratejik gücü, sanayi deneyimi ve küresel erişiminin birleşmesinin şirketin büyümesini hızlandıracak bir taban oluşturduğunu belirtti. Emin, bu ortaklığın Suudi Arabistan’ın küresel yapay zekâ ekonomisindeki konumunu pekiştirmeye yönelik uzun vadeli bir taahhüdü temsil ettiğini kaydetti.

Mayıs 2025’te kurulan HUMAIN, yeni nesil veri merkezleri, yüksek performanslı bilgi işlem altyapısı, bulut bilişim ve gelişmiş yapay zekâ modellerinin yanı sıra yenilikçi çözüm ve uygulamalar olmak üzere dört ana alanda entegre yapay zekâ kapasitesi geliştirme üzerine çalışıyor.

Şirketin geliştirdiği modeller arasında, açıklamada dünyadaki en güçlü çok modlu Arapça büyük dil modellerinden biri olarak tanımlanan ALLAM da yer alıyor. HUMAIN, 2030 yılına kadar toplam 3 gigawatt kapasiteli veri merkezleri kurma planlarıyla yapay zekâ bilgi işlemine yönelik artan talebi karşılamak üzere faaliyetlerini genişletiyor ve küresel ölçekte en önde gelen yapay zekâ çözümleri ihracatçılarından biri olma hedefini destekliyor.


Riyad Metrosu, ticari gayrimenkul yatırımları için yeni ufuklar açıyor

Kral Suud Üniversitesi istasyonuna doğru giden Riyad Metrosu (AFP)
Kral Suud Üniversitesi istasyonuna doğru giden Riyad Metrosu (AFP)
TT

Riyad Metrosu, ticari gayrimenkul yatırımları için yeni ufuklar açıyor

Kral Suud Üniversitesi istasyonuna doğru giden Riyad Metrosu (AFP)
Kral Suud Üniversitesi istasyonuna doğru giden Riyad Metrosu (AFP)

Riyad’daki toplu taşıma ağı, Suudi Arabistan genelindeki raylı sistemlerin 2026 yılının üçüncü çeyreğinde 40,9 milyondan fazla yolcu taşıması ve bu yolcuların 30,4 milyonunun Riyad Metrosu’nu tercih etmesiyle birlikte gayrimenkul yatırımcılarının hesaplamalarında etkili bir faktör haline gelmeye başlıyor. Bu yoğun ilgi, istasyonlara yakın ticari konumların cazibesiyle kafe, restoran ve perakende mağazalarının yolcu hareketliliğinden yararlanma fırsatlarını yeniden gündeme getiriyor. Uzmanlar ise metronun kiralar ve doluluk oranları üzerindeki gerçek etkisini ölçmek için, pazarı etkileyen diğer unsurları da dikkate alarak gayrimenkullerin işletim öncesi ve sonrası performanslarının karşılaştırılması gerektiğini belirtiyor.

Bu kapsamda Manasat Gayrimenkul şirketi CEO’su Halid el-Mubeyyed, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Riyad Metrosu’nun iyi bir ticari konum kavramında dönüşüm başlatmaya başladığını, seçkin konumun artık yalnızca ana caddelerde yer alan gayrimenkullerle sınırlı kalmayıp toplu taşıma ile erişim kolaylığının da yatırım cazibesinde ek bir faktör haline geldiğini ifade etti.

El-Mubeyyed, Riyad’daki büyük alışveriş merkezlerinin ortalama yıllık metrekare kiralarının 2026 yılının ilk yarısında yüzde 1,2’lik bir büyüme ile yaklaşık 2 bin 650 riyale ulaştığını, doluluk oranının ise yüzde 91 seviyesinde sabit kaldığını ekleyerek, bu göstergelerin yalnızca metroya bağlanamayacağına dikkati çekti.

Ayrıca toplu taşıma ile bağlantılı ticari faaliyetlerin artan öneminin pratik göstergelerinden birinin, toplu taşıma ağı bünyesinde 733 ticari ünitenin satışa/kiraya sunulması ile kafe ve finansal hizmetler için sunulan fırsatlar olduğunu kaydetti.

Metro, ticari lokasyonların cazibesini artırıyor

El-Mubeyyed, başta kafeler, restoranlar ve hızlı hizmet sektörleri olmak üzere günlük müşteri sirkülasyonuna dayanan ticari faaliyetlerin, yoğun kullanılan istasyonlara yakın konumlar sayesinde avantaj sağlayacağını öngördü. Ayrıca istasyonlara yakınlığın, yatırımcılar ve geliştiriciler nezdinde konum seçimi ile karma kullanımlı projelerin planlanmasında daha fazla önem kazanacağını belirtti.

frgthy
Riyad Metrosu, Finans Merkezi istasyonundan çıkarken (SPA)

Gelecekte ticari bir konumun değerinin yalnızca önünden geçen araç sayısıyla ölçülmeyeceğini vurgulayan el-Mubeyyed, konuma araç kullanmaya gerek kalmadan kolayca ulaşabilen kişi sayısının da kritik bir kriter haline geleceğini ifade etti.

Gayrimenkul etkisinin ölçülmesi, piyasa karşılaştırmasını gerektirir

Öte yandan Amaken International Group Başkanı Halid el-Casir, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Riyad Metrosu’nun faaliyete geçmesinin şehrin altyapısında önemli bir gelişmeyi temsil ettiğini ve özellikle erişim kolaylığından ve yüksek kullanıcı hareketliliğinden yararlanan ticari konumlarda, gayrimenkul talebi haritasına kademeli olarak yansımasının beklendiğini söyledi.

Gayrimenkulün toplu taşıma istasyonlarına yakınlığının yatırım cazibesini artırabileceğini belirten el-Casir, ancak etkinin büyüklüğünün konuma, ticari faaliyetin niteliğine ve bölgedeki talep düzeyine göre farklılık gösterdiğini vurguladı. El-Casir, kira artışlarının veya doluluk oranlarının pazarı etkileyen diğer unsurlar analiz edilmeksizin yalnızca metronun faaliyete geçmesine bağlanamayacağının altını çizdi.

Gerçek etkinin ölçülebilmesi için istasyonlara yakın ve uzak benzer ticari gayrimenkullerin, işletim öncesi ve sonrası dönemlerde ortalama kiralar, doluluk oranları ve talep hacmi açısından karşılaştırılması gerektiğini belirten el-Casir, bu yöntemin erişim kolaylığındaki artışın gayrimenkul performansına yansımasını netleştirmeye yardımcı olacağını ifade etti.

Ulaşım kolaylığı, yatırımcılar için önemli bir faktör

El-Casir, yatırım fırsatları incelenirken erişim kolaylığı ve toplu taşıma ağlarıyla bağlantının giderek daha fazla dikkate alınması gereken unsurlar haline geldiğini ekledi. Buna göre yatırımcıların, konum ve alanın yanı sıra gayrimenkulün kiracıları ve faydalanıcıları çekme potansiyelini, ayrıca müşterilerin ve çalışanların buraya ne kadar kolay ulaşabildiğini değerlendirdiğini belirtti.

İstasyonların yakınındaki sürekli yaya hareketliliğinden kafelerin, restoranların, perakende mağazalarının ve günlük hizmet sektörlerinin yararlanabileceğini kaydeden el-Casir; ticari ofislerin ise çalışan ve müşterilerin ulaşım kolaylığından fayda sağlayabileceğini ifade etti. Ayrıca toplu taşımayla bağlantılı konumların cazibesinin, ticari, ofis ve hizmet faaliyetlerini bir araya getiren karma kullanımlı projelerin geliştirilmesi açısından artabileceğine dikkat çekti.

dcfvgth
Riyad Metrosu Sarı Hat (SPA)

İstasyona yakınlığın yatırımdaki tek başarı faktörü olmadığını vurgulayan el-Casir; ekonomik fizibilite, kira seviyeleri, fiili talep, ticari faaliyetin niteliği ve konum kalitesinin karar alma süreçlerinde temel unsurlar olmayı sürdürdüğünü belirtti. İstasyonlara yakın tüm gayrimenkullerin değerinin veya kiralarının aynı oranda artacağını varsaymak yerine, toplu taşıma ile gayrimenkul geliştirme arasındaki entegrasyonun incelenmesi ve bunun beklenen nakit akışları ile yatırım getirileri üzerindeki etkisinin değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti.


Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı, ülkenin güney bölgesindeki askerî birlikleri ziyaret etti

Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Feyyaz er-Ruveyli, ülkenin güney bölgesindeki askerî birlikleri ziyaret etti, (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Feyyaz er-Ruveyli, ülkenin güney bölgesindeki askerî birlikleri ziyaret etti, (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı, ülkenin güney bölgesindeki askerî birlikleri ziyaret etti

Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Feyyaz er-Ruveyli, ülkenin güney bölgesindeki askerî birlikleri ziyaret etti, (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Feyyaz er-Ruveyli, ülkenin güney bölgesindeki askerî birlikleri ziyaret etti, (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)

Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Feyyaz er-Ruveyli, ülkenin güney bölgesindeki askerî birlikler ile güney sınır hattında konuşlu birlikleri ve Hamis Muşayt ile Cizan’daki askerî komutanlıkları ziyaret etti.

Ziyareti sırasında Genelkurmay Başkanı, Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman’ın güney sınırında görev yapan silahlı kuvvetler mensuplarına selamlarını iletti. Bakanın, askerlerin “dini, hükümdarı ve vatanı savunma” konusundaki çabalarını ve cesur duruşlarını takdir ettiği; gösterdikleri fedakârlıklar ve üstlendikleri kahramanca görev nedeniyle kendilerine teşekkür ettiği belirtildi.

ghyju
Orgeneral er-Ruveyli, ziyaret sırasında sınır hattında görev yapan birliklerin çalışmalarını yerinde inceledi (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, dün yaptığı açıklamada, Genelkurmay Başkanı’nın ziyaret kapsamında operasyonel görevler hakkında brifing aldığını ve sınır hattında konuşlu birliklerdeki çalışmaların işleyişini yerinde incelediğini bildirdi.