HRW: Ukrayna’da en çok yetimler zarar görüyor

HRW, savaşın Ukrayna’daki yetimler üzerindeki etkileri konusunda uyardı

Rus kuvvetlerinin kontrolü altındaki bölgelerde bulunan Ukraynalı çocuklar (AFP)
Rus kuvvetlerinin kontrolü altındaki bölgelerde bulunan Ukraynalı çocuklar (AFP)
TT

HRW: Ukrayna’da en çok yetimler zarar görüyor

Rus kuvvetlerinin kontrolü altındaki bölgelerde bulunan Ukraynalı çocuklar (AFP)
Rus kuvvetlerinin kontrolü altındaki bölgelerde bulunan Ukraynalı çocuklar (AFP)

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Rusya’nın Ukrayna işgalinin yatılı kurumlardaki çocuklar için yıkıcı sonuçları olduğunu bildirerek, binlerce çocuğun işgal altındaki topraklara veya Rusya’ya nakledildiğini bildirdi.
HRW tarafından bugün yayınlanan raporda, Ukrayna hükümetine, işgalden önce bakım kurumlarında 105 binden fazla çocuğa sahip olan çocuk bakım sisteminde vaat edilen reformların acilen uygulaması için çağrıda bulunuldu.
New York merkezli örgütün Çocuk Hakları Direktörü Bill Van Esveld şunları söyledi;
“Bu acımasız savaş, kurumlardaki çocukların karşılaştığı tehlikelere son verilmesi gerektiğini açıkça gösterdi. Rus güçleri tarafından yasadışı yollardan kaçırılan çocukların iadesi uluslararası bir öncelik olmalıdır.”
Rapora göre en az birkaç bin çocuk Rusya’ya veya işgal altındaki bölgelere nakledildi.
2022’den önce 32 binden fazla çocuğu barındıran 100 kurum, şu anda Rus işgali altındaki veya ilhak ettiği bölgelerde bulunuyor.
Ukrayna yaklaşık 20 yıldır çocuk bakım sisteminde reform yapmaya çalıştı, ancak çocuk kurumlarının sayısı 2015’te 663 iken, 2022’de 727’ye yükseldi.
Savaş, yetim kalan veya ailesinden ayrı düşen çocukların sayısında da artışa neden oldu.
HRW’nin raporunda, “Anne-babası öldürülen veya yaralanan çocuklar ile anne babası savaş nedeniyle psikolojik kriz geçiren çocuklar da dahil olmak üzere çocuklar yeni bakımevlerine yerleştirildi” denildi.
55 sayfalık rapor, yerinden edilmiş çocukların ruhsal travması ve bakıcı eksikliği nedeniyle ihmal ve yetersiz bakım gibi diğer sorunlara da dikkat çekti.
Raporda, “Engelli çocuklar da dahil olmak üzere kurumlardaki pek çok çocuk, bombardımanlardan korunmak için elektrik ve suyu olmayan bodrum katlarına haftalarca sığınmak zorunda kaldı. Mariupol’deki bir kurumdan bir grup çocuk, Mart 2022’de Lviv’e tahliye edildikten sonra dört gün boyunca konuşmadı” ifadeleri de kullanıldı.
HRW, bir yıldan uzun bir süre önce Rus işgalinin başlamasından bu yana çok sayıda yetimhanenin hasar gördüğünü veya yıkıldığını belirtti.
Ukrayna içinde veya yurt dışında, özellikle komşu Polonya’da birçok çocuğun toplu halde tahliye edildiğini de ekledi.
Raporda, tahliye edilen çocukların bir kısmının akibetinin henüz bilinmediği de vurgulandı.



Ankara: Suriye hükümeti ile SDG arasındaki ateşkesin uzatılması için çalışmalar devam ediyor

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
TT

Ankara: Suriye hükümeti ile SDG arasındaki ateşkesin uzatılması için çalışmalar devam ediyor

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan dün yaptığı açıklamada, Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki ateşkesin uzatılması için çalışmaların devam ettiğini söyledi.

Fidan basın açıklamalarında, “Şu anda DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a transferi devam ediyor. Bu koşullar altında ateşkesin uzatılması gerekebilir… ve bu yönde bir talep var” ifadelerini kullandı.

Fidan sözlerine şöyle devam etti: “Diplomatik çabalar şu anda devam ediyor ve biz de bunlara katılıyoruz. Herhangi bir çatışma istemiyoruz ve olumlu bir barış sürecinin başlatılmasını umuyoruz.”

Suriye televizyonu dün, Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya atıfta bulunarak, uluslararası himayede SDG ile gerilimi azaltmayı ve Rakka vilayetinde kontrol noktaları kurmayı amaçlayan bir anlaşmaya varıldığını bildirdi.

Başka bir bağlamda, Türkiye Dışişleri Bakanı, İsrail'in hâlâ İran'a saldırı düzenlemek için fırsat kolladığına dair işaretler olduğunu belirterek, böyle bir hamlenin bölgeyi daha da istikrarsızlaştırabileceği uyarısında bulundu.

Fidan, "Umarım farklı bir yol bulurlar, ancak gerçek şu ki, özellikle İsrail, İran'a saldırmak için fırsat kolluyor" şeklinde konuştu.


Trump, Lincoln uçak gemisini harekete geçirdi... ve Tahran'a baskı uyguluyor

İranlı bir kadın, Tahran'da son dönemdeki hükümet karşıtı protestolar sırasında çıkan yangında hasar gören bir banka binasının önünden geçiyor (EPA)
İranlı bir kadın, Tahran'da son dönemdeki hükümet karşıtı protestolar sırasında çıkan yangında hasar gören bir banka binasının önünden geçiyor (EPA)
TT

Trump, Lincoln uçak gemisini harekete geçirdi... ve Tahran'a baskı uyguluyor

İranlı bir kadın, Tahran'da son dönemdeki hükümet karşıtı protestolar sırasında çıkan yangında hasar gören bir banka binasının önünden geçiyor (EPA)
İranlı bir kadın, Tahran'da son dönemdeki hükümet karşıtı protestolar sırasında çıkan yangında hasar gören bir banka binasının önünden geçiyor (EPA)

ABD Başkanı Donald Trump, dün "Abraham Lincoln" uçak gemisi ve diğer savaş gemilerini içeren bir deniz kuvvetinin Ortadoğu'ya konuşlandırılacağını açıklamasının ardından, İran'a karşı "azami baskı" kampanyasına yeniden başladı.

Trump, güç kullanımına başvurmayı tercih etmediğini vurguladı, ancak Tahran'ın "doğrudan tehdit" olarak değerlendirdiği adımlar atması durumunda askeri seçeneği masada tuttu; bunun şartı ise Tahran'ın askeri eşiğe yaklaşan herhangi bir nükleer yola yeniden başlamaması ve protestocuları da kapsayan infazlara devam etmemesiydi.

Devrim Muhafızları deniz kuvvetleri komutan yardımcısı ise dün yaptığı açıklamada, İran'a yönelik herhangi bir saldırının söz konusu bile olmadığını söyledi. "Düşman ülkeye saldırmaya cesaret edemez" ifadesini kullandı.

İran Başsavcısı ise Trump'ın protestolarla bağlantılı olarak yüzlerce tutuklunun idamını engelleyen Amerikan müdahalesinden bahsettiği açıklamalarını yalanlayarak, İranlı yetkililerin "yurtdışından emir almadığını" vurguladı.

Protestolarla ilgili olarak, İnsan Hakları Yüksek Komiseri, İranlı yetkililere ülkedeki protesto hareketine yönelik "acımasız baskıyı durdurmaları" çağrısında bulundu; özellikle de "hızlı yargılamalar, usulsüz işlemler ve orantısız cezalar"dan vazgeçmelerini istedi.


ABD ordusu, Pasifik Okyanusu'nda bir teknenin hedef alındığını ve iki kişinin öldüğünü duyurdu

Pasifik Okyanusu'nda bir tekneyi hedef alan ABD güçlerini gösteren bir videodan (Arşiv- Reuters)
Pasifik Okyanusu'nda bir tekneyi hedef alan ABD güçlerini gösteren bir videodan (Arşiv- Reuters)
TT

ABD ordusu, Pasifik Okyanusu'nda bir teknenin hedef alındığını ve iki kişinin öldüğünü duyurdu

Pasifik Okyanusu'nda bir tekneyi hedef alan ABD güçlerini gösteren bir videodan (Arşiv- Reuters)
Pasifik Okyanusu'nda bir tekneyi hedef alan ABD güçlerini gösteren bir videodan (Arşiv- Reuters)

ABD ordusu, dün Doğu Pasifik'te bir tekneye düzenlenen saldırıda iki uyuşturucu kaçakçısı şüphelisinin öldürüldüğünü ve Sahil Güvenlik'in saldırıdan sağ kurtulan üçüncü bir kişiyi aradığını açıkladı.

ABD Güney Komutanlığı'ndan "X" platformunda konuyla ilgili yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı: "İstihbarat, teknenin Doğu Pasifik'te bilinen bir uyuşturucu kaçakçılığı rotasını izlediğini ve uyuşturucu kaçakçılığı operasyonlarına karıştığını doğruladı."