ChatGPT'nin halefi, baştan sona bir video oyununu dakikalar içinde üretebiliyor

OpenAI'ın yeni modeli GPT-4'ün kodlama deneyimi olmayan kullanıcıları, Pong ve Snake gibi klasik oyunları yeniden yarattı

OpenAI'ın GPT-4 modelinin kullanıcıları, yapay zeka teknolojisini kullanarak video oyunlarını ne kadar hızlı ve kolayca yaratabileceklerini çözdü (Reuters)
OpenAI'ın GPT-4 modelinin kullanıcıları, yapay zeka teknolojisini kullanarak video oyunlarını ne kadar hızlı ve kolayca yaratabileceklerini çözdü (Reuters)
TT

ChatGPT'nin halefi, baştan sona bir video oyununu dakikalar içinde üretebiliyor

OpenAI'ın GPT-4 modelinin kullanıcıları, yapay zeka teknolojisini kullanarak video oyunlarını ne kadar hızlı ve kolayca yaratabileceklerini çözdü (Reuters)
OpenAI'ın GPT-4 modelinin kullanıcıları, yapay zeka teknolojisini kullanarak video oyunlarını ne kadar hızlı ve kolayca yaratabileceklerini çözdü (Reuters)

OpenAI'ya ait ChatGPT'nin merakla beklenen halefi, yalnızca bir açıklamayı takip ederek video oyunları yaratmak da dahil muazzam çeşitte görevde yüksek kabiliyete sahip olduğunu şimdiden kanıtlıyor.
OpenAI, salı günü GPT-4'ü tanıttı ve bu yapay zeka sohbet botunun son derece popüler ChatGPT'den "çok daha incelikli talimatları" işleme yeteneğiyle övündü.
Kullanıcılar kısa süre sonra bu iddiaları teste tabi tuttu. Dijital tasarımcı Ammaar Reshi, yapay zeka aracını kullanarak klasik cep telefonu oyunu Snake'in bir versiyonunu "20 dakikadan daha kısa sürede" oluşturdu.
Oyunu internette paylaşan Reshi şunları yazdı:
"Potansiyel çok heyecan verici. Herkes kendi oyunlarını sadece onları tanımlayarak yapabilir!"
Başka bir kullanıcıysa sohbet robotundan "pong gibi bir oyun yaratmasını" istedi. GPT-4, oyunu yaratmak için kullanılabilecek bir komut dizisiyle birlikte hangi kodlama dilinin kullanılacağına dair talimatlarla ona yanıt verdi.
GPT-4'ün aynı işlemi kullanarak Connect 4'ün dijital bir versiyonunu yaratması için aldığı benzer bir istek de başarıyla sonuçlandı.
GPT-4'ün iyileştirmeleri, görüntülere yanıt verme ve 25 bin kelimeye kadar işleme yeteneğini içeriyor ki bu ChatGPT-3,5'in yapabildiğinin yaklaşık 8 katı.
Bu teknolojinin arkasındaki şirketin yaptığı gösterimde, bir kağıda basit bir internet sitesi tasarımı çizdikleri ve sistemden bu internet sitesini gerçeğe dönüştürmek için kod yazmasını istedikleri görüldü.
The Independent'ın haberine göre, OpenAI, abonelerin GPT-4'e benzersiz bir kişilik kazandırmak için yapay zekayı temel alabileceklerini de belirtti.
Şirket bunu, yazılımdan bir öğretmen gibi davranmasını ve sohbetteki insan katılımcıya cevabı doğrudan vermek yerine bir denklemi nasıl çözeceğini öğretmesini isteyerek gösterdi.
Yine de yazılımın sınırlamaları var. Bunların en ciddilerinden biri, yapay zeka geliştiricilerinin "halüsinasyon görmek" adını verdiği şey. OpenAI, sistemin hâlâ kendinden emin bir şekilde gerçekler uyduracağını ve akıl yürütme hataları yapacağını söyledi.
OpenAI, "Dil modeli çıktılarını, özellikle yüksek riskli bağlamlarda, belirli bir kullanım durumunun ihtiyaçlarını karşılayan kesin protokolle (insan incelemesi, ek bağlamla temellendirme veya yüksek riskli kullanımlardan tamamen kaçınma gibi) kullanırken büyük özen gösterilmelidir" açıklamasını yaptı.
Yazılım, Eylül 2021'den sonra yaşananlar hakkında bilgi eksikliği gösterme eğiliminde. Çünkü büyük ölçüde bu tarihten önce gerçekleşenlere dair bilgilerle eğitilmiş. Tecrübe ederek de öğrenemiyor.
OpenAI şunları ekledi:
"Gördüğümüz trafik dağılımına bağlı olarak, daha yüksek hacimli GPT-4 kullanımı için yeni bir abonelik seviyesi sunabiliriz. Bir noktada bir miktar ücretsiz GPT-4 sorgusu sunmayı da umuyoruz, böylece aboneliği olmayanlar da onu deneyebilir."
Şirket, dil öğrenme uygulaması Duolingo'yla ve görme engellilere yönelik Be My Eyes adlı bir uygulamayla ortaklıklar kurduğunu da duyurdu.
OpenAI, ortaklığı duyurduğu bir blog gönderisinde şöyle yazdı:
"GPT-4'ün yeni görsel girdi yeteneğiyle Be My Eyes, uygulamasında bir insan gönüllüyle aynı düzeyde bağlam ve anlayış üretebilen GPT-4 destekli bir Sanal Gönüllü geliştirmeye başladı.  Aniden, birisinin gönderdiği örneğin buzdolabının içindekilerin görüntüsüne karşılık, GPT-4 teknolojisi sadece buzdolabında olanları tanımak ve isimlendirmekle kalmıyor, bu malzemelerle neler yapabileceğinizi tahmin ve analiz de ediyor. Daha sonra ondan iyi bir tarif isteyebilirsiniz."
 



GPS sistemlerini saatlerce devre dışı bırakan güneş fırtınasının gizemi aydınlandı

12 Kasım 2025'te uzay istasyonundan görüntülenen kuzey ışıkları (NASA)
12 Kasım 2025'te uzay istasyonundan görüntülenen kuzey ışıkları (NASA)
TT

GPS sistemlerini saatlerce devre dışı bırakan güneş fırtınasının gizemi aydınlandı

12 Kasım 2025'te uzay istasyonundan görüntülenen kuzey ışıkları (NASA)
12 Kasım 2025'te uzay istasyonundan görüntülenen kuzey ışıkları (NASA)

Yeni bir araştırmaya göre geçen yıl kasımda Dünya'yı vurarak daha önce hiç görülmemiş GPS kesintilerine yol açan şiddetli güneş fırtınası, Amerikan tarım sezonunda meydana gelseydi "ciddi kayıplara" yol açabilirdi.

Güneş fırtınaları, Dünya'da çoğunlukla Kuzey ve Güney kutuplarının üzerindeki semalarda görülebilen göz kamaştırıcı kuzey ışıklarına (aurora) yol açabiliyor.

Ancak bazen şiddetli güneş fırtınaları, Kuzey Avrupa ve Amerika'nın daha düşük enlemlerinde bile görülebilen dinamik kuzey ışıklarını tetikleyebiliyor.

Aktif bir güneş lekesi bölgesinden fırlayan devasa bir güneş patlamasının 11 Kasım'da tetiklediği böyle bir aurora, ABD'nin güneyindeki Florida'nın orta kesimlerinde bile görülmüştü.

Bu olay, Dünya'nın elektrik yüklü üst atmosfer tabakası iyonosferde, normal auroralarda görülenlerden çok daha uzağa yayılan bir türbülansa yol açmıştı.

İyonosferde güneş fırtınaları sonucu gerçekleşen bozulmaların en şiddetli görüldüğü yerler genellikle kutup bölgelerinin yakınlarıdır.

Bilim insanları Kasım 2025'teki güneş fırtınasının, Dünya'nın iyonosfer tabakasında normalden daha güneyde türbülansa yol açtığını ve 10 metreden fazla bir alanda GPS navigasyon sistemlerinin doğruluğunu geçici olarak azalttığını tespit etti.

Araştırmacılar, bulguları hakemli dergi Geophysical Research Letters'ta yayımlanan araştırmada şöyle yazıyor: 

Bu çalışma, aurora parlaklığıyla teknolojik sistemler üzerindeki etkileri arasında bağlantı kurarak genellikle nispeten sakin kabul edilen orta enlem bölgelerinde 10 metreyi aşan yatay konumlandırma hatalarının meydana geldiğini saptadı.

Araştırmada bilim insanları, aurora kameralarıyla yapılan gözlemleri, ABD ve Kanada genelindeki yer tabanlı GPS alıcı ağlarından elde edilen verilerle birleştirdi.

Güneş fırtınası sırasında ve sonrasında iyonosferdeki elektron yoğunluğunu, bu atmosfer katmanındaki türbülansı, sinyal dalgalanmalarını ve GPS konum belirleme hatalarını haritalandırdılar.

Bilim insanları, güneş fırtınası nedeniyle yüksek enerjili elektronların Dünya'nın manyetik alan çizgileri boyunca aşağı doğru hareket ettiğini ve geniş bir enlem aralığında üst atmosferdeki gazlarla çarpıştığını belirledi.

Çalışmada, bunun sonucunda kıta ABD'sinin büyük bir bölümünde GPS sinyal genliğinde güçlü titremeler meydana geldiği ortaya çıktı.

bgnhmj
13 Kasım 2025'te Dunedin'deki Brighton Beach'in suları üzerinde ufukta parıldayan ve güney ışıkları diye de bilinen Aurora Australis (AFP)

Araştırma, tüm enlemlerdeki topluluklara aurora kaynaklı GPS aksaklıklarına daha hazırlıklı olma çağrısı yapıyor.

Bilim insanları, özellikle günümüzde otonom ulaşım ve hassas tarımda GPS'in oynadığı kilit role dikkat çekiyor.

Güneş fırtınalarının neden olduğu GPS kesintilerinin bu sektörler üzerinde ciddi etkiler doğurabileceği uyarısında bulunuyorlar.

Araştırmacılar, "Kasımdaki süper fırtınanın başlangıcı, ABD'deki tarım sezonunda gerçekleşseydi Amerikan tarım ve ulaştırma sektörlerinde ciddi kayıplara yol açabilirdi" diye yazıyor.

Bu nedenle, fırtına sırasında yüksek ve orta enlemlerdeki düzensizlikleri anlamak için aurora özelliklerinin dinamiklerini kontrol edip belirleyen fiziksel süreçler hakkında bilgi sahibi olmak gerekiyor. Bunlar arasında aurora yayında bulunan enerji akışı, genişleme hızı ve çökelme ölçeği boyutları gibi, aksamaların meydana gelmesine katkıda bulunan unsurlar yer alıyor.

Independent Türkçe


Google'dan Chrome'a acil durum güncellemesi

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Google'dan Chrome'a acil durum güncellemesi

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Google, en ciddi siber güvenlik açıklarından birini tespit etmesinin ardından tarayıcısı Chrome için acil bir güncelleme yayımlamak zorunda kaldı.

Araştırmacı Salvatore Gulizia, dünya genelinde yaklaşık 3,6 milyar kullanıcısı bulunan son derece popüler internet tarayıcısındaki açığı keşfetti ve Google'a bildirdi.

ABD'li teknoloji devi, bunun "sıfır gün güvenlik açığı" diye bilinen ve hacker'lar tarafından halihazırda istismar edilen bir açık olduğunu belirtti.

Bu tür güvenlik açıkları özellikle endişe verici çünkü yazılım geliştiricilerinin bunlardan önceden haberi olmuyor. Bu da açığa karşı önlem alınabilmesi için geliştiricilerin elinde sıfır gün olduğu anlamına geliyor.

Windows, macOS ve Linux için yayımlanan güncelleme, CVE-2026-85046 diye tanımlanan güvenlik açığına yönelik 12 düzeltme içeriyor.

Google, kullanıcıların tarayıcılarını güncellemeleri için zaman tanımak amacıyla güvenlik açığına ilişkin ayrıntıları paylaşmadı.

Google, konuyla ilgili güvenlik duyurusunda, "CVE-2026-85046 açığından yararlanan bir yazılımın internette aktif olarak kullanıldığından haberdarız" dedi.

Kullanıcıların çoğunluğu gerekli güncellemeyi yükleyene kadar güvenlik açığına ilişkin ayrıntılara ve bağlantılara erişim kısıtlanabilir.

Güvenlik açığının, bir kişiyi kötü amaçlı kod içeren bir HTML sayfasını ziyaret etmesi için kandırarak istismar edilebileceği anlaşılıyor. Bu da saldırganların sözkonusu tarayıcı sekmesinin kontrolünü ele geçirmesine olanak tanıyabilir.

Bu durum, saldırganların sistemi çökertmesine, kötü amaçlı kod çalıştırmasına veya hassas verileri çalmasına imkan verebilir.

Güvenlik açığından kimlerin yararlandığı, kaç kişinin mağdur olduğu veya kimlerin hedef alındığına ilişkin herhangi bir bilgi paylaşılmadı.

The Independent, yorum almak için Google'la iletişime geçti.

Google Threat Intelligence Group (GTIG) araştırmacıları bilgisayar korsanlarının yapay zekayı kullanarak bir sıfır gün güvenlik açığı oluşturduğuna ilişkin ilk kanıtları bu yıl ortaya çıkarmıştı.

Araştırmacılar mayısta yayımladıkları raporda, "GTIG, ilk kez yapay zekayla geliştirildiğine inandığımız bir sıfır gün açığından faydalanan bir siber saldırgan tespit etti" diye yazdı.

Siber saldırgan, bunu geniş çaplı bir saldırıda kullanmayı planlıyordu ancak proaktif olarak gerçekleştirdiğimiz karşı keşif çalışması, açığın kullanılmasını engellemiş olabilir.

Google, Chrome kullanıcılarına en yeni sıfır gün açığına karşı korunmak için Ayarlar > Chrome Hakkında bölümünden internet tarayıcılarını güncellemelerini ve mevcut güncellemeleri yüklemelerini tavsiye etti.

Independent Türkçe


Japonlardan batarya atılımı: Bin döngüden sonra bile yüzde 95 görülüyor

Lityum iyon bataryalardaki koruyucu tabakanın kararsızlaşması, pil ömrüne ciddi zarar veriyor (Reuters)
Lityum iyon bataryalardaki koruyucu tabakanın kararsızlaşması, pil ömrüne ciddi zarar veriyor (Reuters)
TT

Japonlardan batarya atılımı: Bin döngüden sonra bile yüzde 95 görülüyor

Lityum iyon bataryalardaki koruyucu tabakanın kararsızlaşması, pil ömrüne ciddi zarar veriyor (Reuters)
Lityum iyon bataryalardaki koruyucu tabakanın kararsızlaşması, pil ömrüne ciddi zarar veriyor (Reuters)

Bilim insanları lityum iyon bataryaların ömrünü uzatabilecek yeni bir katkı maddesi geliştirdi.

Lityum iyon bataryalar akıllı telefonlardan elektrikli araçlara kadar pek çok teknolojik cihazda kullanılıyor. 

Ancak bu batarya tipi geniş çapta kullanılsa da tekrarlayan şarj döngüleri nedeniyle performanslarının düşmesi gibi bir sorunları var.

Japonya İleri Bilim ve Teknoloji Enstitüsü'nden araştırmacılar bu sorunu çözmek için yeni bir bileşik geliştirdi.

Lityum iyon bataryalarda anot malzemesi olarak sıkça kullanılan grafit üzerinde, elektrolit bileşenlerinin ayrışmasıyla bir tabaka oluşuyor. Şarj döngüsünün başlarında oluşan ve katı elektrolit ara fazı diye bilinen bu tabaka, elektrotu korurken lityum iyonlarının geçmesine izin veriyor. 

Ancak bu tabakanın kararsız hale gelmesi, lityumun tüketilmesine, direncin artmasına ve batarya kapasitesinin düşmesine neden oluyor.

Bilim insanları yeni çalışmalarında özel olarak tasarlanmış bir elektrolit katkı maddesinin bu koruyucu tabakayı daha dayanıklı hale getirip getiremeyeceğini araştırdı. 

Araştırmacılar bu amaçla pentaflorofenil tiyofen imin (FPTI) isimli bir bileşik sentezledi. Ardından bu bileşiği, geleneksel lityum iyon bataryalara eklediler.

Bulguları hakemli dergi Energy & Fuels'ta yayımlanan çalışmaya göre, mililitre başına 2 miligram FPTI içeren grafit hücreler, bin döngüden sonra maksimum kapasitelerinin yüzde 89,4'ünü korudu. Bu oran 4 miligram içeren hüclerdeyse yüzde 95,6'ya yükseldi.

Öte yandan katkı maddesi içermeyen batarya hücreleri sadece yüzde 62,7'sini korudu ve yaklaşık 350 döngüden sonra ciddi kapasite kaybı sergilemeye başladı.

4 miligramla yapılan testlerde,  katı elektrolit ara fazının direncinin de kontrol grubuna kıyasla 7,6 ohm'dan 2,2 ohm'a düştüğü gözlemlendi. 

Direncin düşmesi, iyonların önündeki engellerin kalkmasını sağladığı için önem arz ediyor. Bu sayede batarya daha az ısınıyor ve enerjinin boşa harcanmasının ve iç bileşenlerin yıpranmasının önüne geçiliyor.

Araştırmacılar bu sayede bataryanın kapasitesini daha uzun süre koruyabildiğini söylüyor.

Ekip ayrıca bu tür katkı maddelerinin bir elektroda fayda sağlarken diğerine zarar verebileceğini ve bu nedenle tüm batarya sistemine göre özel olarak tasarlanması gerektiğini belirtiyor.

Yeni yöntemin geniş ölçekte kullanımını test etmek için daha fazla çalışmaya ihtiyaç var. 

Ancak bulgular, anotu hedefleyen düşük miktarda bileşiğin, daha derinlemesine değişikliklere ihtiyaç duymadan performansı ciddi derecede artırabileceğini gösteriyor.

Lityum iyon bataryaların ömrünün bu şekilde uzatılması, cihazların kullanım süresi boyunca maliyetleri düşürürken hammadde ihtiyacını da azaltabilir.

Independent Türkçe, Interesting Engineering, EurekAlert, Energy & Fuels