Suudi Arabistan İçişleri Bakanı Ula Deve Kupası’nın kapanış törenine katıldı

Suudi Arabistan İçişleri Bakanı Prens Abdulaziz bin Suud bin Nayif ve Suudi Arabistan Deve Federasyonu Başkanı Prens Fahd bin Calavi (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan İçişleri Bakanı Prens Abdulaziz bin Suud bin Nayif ve Suudi Arabistan Deve Federasyonu Başkanı Prens Fahd bin Calavi (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan İçişleri Bakanı Ula Deve Kupası’nın kapanış törenine katıldı

Suudi Arabistan İçişleri Bakanı Prens Abdulaziz bin Suud bin Nayif ve Suudi Arabistan Deve Federasyonu Başkanı Prens Fahd bin Calavi (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan İçişleri Bakanı Prens Abdulaziz bin Suud bin Nayif ve Suudi Arabistan Deve Federasyonu Başkanı Prens Fahd bin Calavi (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan İçişleri Bakanı Prens Abdulaziz bin Suud bin Nayif, Veliaht Prens Muhammed bin Selman adına, Ula Valiliği Kraliyet Komisyon tarafından Suudi Arabistan Deve Federasyonu ile işbirliği içinde düzenlenen Ula Deve Kupası’nın kapanış törenine katıldı.
Kapanış töreninde, Ula Valiliği Kraliyet Komisyonu ile Suudi Arabistan Deve Federasyonu arasında deve sektörünün gelişimi ile ilgili alanlarda işbirliği muhtırası imzalandı.


İçişleri Bakanı kazananlara ödüllerini verirken (Şarku’l Avsat)

Körfez, Arap ülkeleri ve uluslararası alanda çok sayıda kişinin yanı sıra bu kadim yarışla ilgilenen binlerce kişi yarışmaları izledi.
Ula Deve Kupası’nın finaline kalan develerin piyasa değeri ortalama olarak 78,5 milyon riyalden 105 milyon riyale çıktı.
Deve uzmanlarına göre, yarışmalara katılan herhangi bir devenin değeri 2,5-3 milyon riyal olarak tahmin ediliyor.
Uzman Hamad Vahaybi konuya ilişkin şunları söyledi;
“Ula Deve Kupası, Ula Valiliği Kraliyet Komisyonu’nun Suudi Arabistan Deve Federasyonu ile işbirliği içinde düzenlediği organizasyon sayesinde katılımcıların anısına kazınacak ve sonsuza kadar kalacak. Etkinlik alanındaki eksiksiz hizmetler, 4 gün boyunca Ula Meydanı’ndaki tribünlerin dolmasına katkıda bulundu. İlk kez deve şampiyonaları aynı alanda, dünyanın farklı ülkelerinden geniş katılımla etkinliklere sahne oluyor.”
Vahaybi, Organizasyon Komitesi’nin turnuvayla ilgisi olmayan kişilerin birçok yere girişini engellediğine dikkat çekerek, “Bu karar için federasyona teşekkür ederim. Körfez bölgesindeki tüm deve şampiyonalarında bunu empoze etmeyi umuyorum” dedi.


Son gün yarışlarından bir kesit (Suudi Arabistan Deve Federasyonu)

Ula Deve Kupası, Suudi Arabistan’ın miras ve kültürünün bir parçası olarak, deve sporunu geliştirmek ve Ula'nın özgünlüğü ve kültürel ortamını vurgulamak amacıyla düzenleniyor.
Yarışmaların yapıldığı alanın uzunluğu 8 bin 140 metre, genişliği 20 ile 38 metre arasında değişiyor. Yarış sahası 5 viraj ve iki şeritten oluşuyor.
Körfez’in en ünlü deve eğitmenlerinden olan Ali bin Naşir el-Marri şunları söyledi;
“Bir sezonda düzenlenen Suudi Arabistan Deve Federasyonu şampiyonalarının sayısında artış var. Ülkedeki liderliğin himayesi, büyük desteği ve yüksek mali ödüller turnuvalara katılma isteğinin artmasına katkı sağladı. Deve şampiyonaları nerede yapılırsa yapılsın, ticari ve manevi getirisi, popülaritesinin arttığını görürsünüz. Deve sporu sektöründe çalışanların gelirleri yüzde 200 arttı. Turnuva ve festivallerde öne çıkan develerin bugün değeri 7 milyon riyali geçiyor.”
Marri ayrıca, “Veteriner eczaneleri ve deve malzemeleri satan dükkanlar açıldı, özellikle sürekli turnuvalara ev sahipliği yapan alanlarda otel ve apart sayısı da arttı” diye ekledi.
Ula Deve Kupası, dünyanın farklı ülkelerinden 100’den fazla gazetecinin yanı sıra 10’dan fazla spor kanalı aracılığıyla ve birkaç dilde doğrudan uydu yayınıyla aktarılıyor.
Turnuvanın organizasyon komitesi, 20x20 metrelik bir alanda 20 saat boyunca çalışan 100’den fazla medyacıya hizmet verecek entegre bir medya merkezi sağladı.
Organizatörler, başta İngilizce, İspanyolca ve Fransızca olmak üzere birçok dilde çeviri için gönüllüler sağladı.
Ula’da yerel halkın yetenek ve ürünlerini küresel etkinliğin ziyaretçilerine sunduğu miras köyü de dikkati çekti.
Miras köyünde, geçmişi simüle eden dükkanlar, restoranlar, mağazalar, develerle ilişkilendirilen Suudi dokumacılığı, çanak çömlek, geleneksel kostümler ve develerin antik kültürünü gösteren sanat ve zanaat sergileri yer aldı.



Veliaht Prens Muhammed bin Selman ve Sisi, bölgede gerilimin düşürülmesine yönelik çabaları görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdülaziz (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdülaziz (Şarku’l Avsat)
TT

Veliaht Prens Muhammed bin Selman ve Sisi, bölgede gerilimin düşürülmesine yönelik çabaları görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdülaziz (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdülaziz (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdülaziz ile Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi,  bugün (Perşembe) bölgedeki son gelişmeleri, gerilimin düşürülmesine yönelik yürütülen çabaları ve bölgede güvenlik ile istikrarın güçlendirilmesi konularını ele aldı.

Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın Mısır Cumhurbaşkanı Sisi ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde iki ülke arasındaki iş birliğinin çeşitli alanlarda desteklenmesi ve güçlendirilmesine yönelik çabalarda değerlendirildi.


Suudi Arabistan'dan İran'a sert tepki: Sidr tankerine ve bölge ülkelerine yapılan saldırıları kınadı

Hürmüz Boğazı'nı geçen gemiler (AFP)
Hürmüz Boğazı'nı geçen gemiler (AFP)
TT

Suudi Arabistan'dan İran'a sert tepki: Sidr tankerine ve bölge ülkelerine yapılan saldırıları kınadı

Hürmüz Boğazı'nı geçen gemiler (AFP)
Hürmüz Boğazı'nı geçen gemiler (AFP)

Suudi Arabistan, bugün İran tarafından Hürmüz Boğazı'ndan geçişi sırasında Suudi Arabistan'a ait Sidr tankerinin hedef alınmasını ve saldırıda mürettebatın hayatını kaybetmesini kınadı. Riyad, gerilimin durdurulması ve uluslararası deniz taşımacılığının güvenliği ile emniyetine saygı gösterilmesi çağrısında bulundu.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, İran'ın Ürdün, Bahreyn ve Kuveyt'e yönelik saldırılarının da kınandığı belirtildi. Açıklamada, Riyad'ın söz konusu üç ülkeyle tam dayanışma içinde olduğu ve ülkelerin güvenlik ve egemenliklerini her türlü tehdide karşı korumak amacıyla attıkları adımları desteklediği ifade edildi.

Suudi Arabistan, gerilimin düşürülmesi, uluslararası deniz taşımacılığının güvenliği ile küresel enerji arzının emniyetinin yanı sıra iyi komşuluk ilkelerine, devletlerin egemenliğine, Birleşmiş Milletler Şartı'na ve uluslararası hukuk ile teamüllere saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı.

Riyad ayrıca tüm taraflara gerilimi yatıştırma, tırmanışı durdurma ve uluslararası hukuka uyma çağrısı yaparak müzakerelere ve barışçıl çözüm yollarına dönülmesini istedi.

Körfez ve Arap ülkelerinden kınamalar

Öte yandan Körfez ve Arap ülkelerinden, bugün erken saatlerde İran tarafından Kuveyt, Bahreyn ve Ürdün'e yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarına yönelik kınamalar art arda geldi. Açıklamalarda gerilimin durdurulması ve diplomasiye dönülmesi çağrıları öne çıktı.

Kuveyt, İran'ın ülke genelindeki bazı noktaları, aralarında bir konut kompleksinin de bulunduğu bölgeleri füze ve insansız hava araçlarıyla hedef alan saldırılarını şiddetle kınadı ve saldırıları egemenliğinin açık bir ihlali, güvenlik ve istikrarına yönelik bir tehdit olarak nitelendirdi.

Kuveyt Dışişleri Bakanlığı, saldırıların devam etmesinin uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Şartı'nın ağır şekilde ihlal edilmesi anlamına geldiğini belirtti. Bakanlık ayrıca saldırıların Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2817 sayılı kararına aykırı olduğunu ve bölgenin güvenlik ve istikrarını tehdit eden, gerilimi azaltmaya yönelik diplomatik çabaları baltalayan tehlikeli bir tırmanış oluşturduğunu kaydetti.

Kuveyt, egemenliğini korumak, güvenliğini ve çıkarlarını güvence altına almak, ülkesindeki vatandaşlar ile yabancıların güvenliğini sağlamak amacıyla uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli tüm tedbirleri alma hakkını bir kez daha teyit etti.

Katar da İran'ın Ürdün, Bahreyn ve Kuveyt topraklarına yönelik saldırılarının yeniden başlamasını “en güçlü ifadelerle” kınadı. Doha, saldırıları üç ülkenin egemenliği ve toprak bütünlüğünün açık bir ihlali, uluslararası hukuk, Birleşmiş Milletler Şartı ve iyi komşuluk ilkelerine aykırı bir eylem olarak değerlendirdi.

Katar Dışişleri Bakanlığı, saldırıların ve bunların yol açacağı sonuçların tüm hukuki sorumluluğunu İran'a yükledi. Bakanlık, hedef alınan ülkelerle tam dayanışma içinde olduklarını ve bu ülkelerin egemenlik ve güvenliklerini korumak amacıyla attıkları meşru adımları desteklediklerini bildirdi.

Katar, bölgenin güvenlik ve istikrarını tehdit eden askeri faaliyetlerin ve saldırıların derhal ve tamamen durdurulması, gerilimin daha geniş bir alana yayılmaması, diyaloğa ve müzakerelere dönülmesi ve diplomatik çabalarla varılan mutabakatlara bağlı kalınması çağrısında bulundu.

Mısır'dan itidal çağrısı

Kahire ise  İran'ın Bahreyn, Kuveyt ve Ürdün'e yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarını sert şekilde kınadı. Mısır, saldırıların üç ülkenin egemenliği ve toprak bütünlüğünün ihlali olduğunu ve bölgenin güvenliği, istikrarı ve halkların güvenliği açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti.

Mısır Dışişleri Bakanlığı, Kahire'nin üç Arap ülkesiyle tam dayanışma içinde olduğunu ve bu ülkelerin güvenlik ve egemenliklerine yönelik her türlü saldırıyı reddettiğini açıkladı. Bakanlık, yeniden başlayan çatışmaların devletlerin güvenliği ve uluslararası deniz taşımacılığının serbestisi açısından doğurabileceği sonuçlar konusunda daha önce defalarca uyarıda bulunulduğunu hatırlattı.

Mısır, askeri gerilimin derhal durdurulması, tarafların azami itidal göstermesi, uluslararası hukuka ve iyi komşuluk ilkelerine uyulması ve devletlerin egemenliğine saygı gösterilmesi çağrısında bulundu. Kahire ayrıca diyalog ve diplomasi kanallarının önceliklendirilmesini istedi.

Arap İçişleri Bakanları Konseyi'nden kınama

Arap İçişleri Bakanları Konseyi Genel Sekreterliği de İran'ın Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Kuveyt'e balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla düzenlediği saldırıları kınadı. Açıklamada, saldırıların uluslararası hukuk ile iyi komşuluk ilkelerinin açık bir ihlali olduğu ifade edildi.

Genel Sekreterlik, saldırıların İran'ın bölgenin güvenlik ve istikrarını bozma ve uluslararası güvenlik ile barışı tehdit etme yönündeki “süregelen düşmanca politikasının” devamı olduğunu kaydetti.

Açıklamada, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Kuveyt'in yanı sıra tüm Arap ülkeleriyle tam dayanışma içinde olunduğu ve söz konusu ülkelerin güvenliklerini, egemenliklerini, toprak bütünlüklerini, vatandaşlarını ve ülkelerinde yaşayanları korumak amacıyla aldıkları tüm tedbirlerin desteklendiği bildirildi.


Suudi Arabistan ve Güney Kore deniz savunma iş birliğinin geliştirilmesini görüştü

Görüşmelerde iki ülke arasındaki deniz askeri iş birliğinin çeşitli yönleri ele alındı ​​(Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
Görüşmelerde iki ülke arasındaki deniz askeri iş birliğinin çeşitli yönleri ele alındı ​​(Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan ve Güney Kore deniz savunma iş birliğinin geliştirilmesini görüştü

Görüşmelerde iki ülke arasındaki deniz askeri iş birliğinin çeşitli yönleri ele alındı ​​(Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
Görüşmelerde iki ülke arasındaki deniz askeri iş birliğinin çeşitli yönleri ele alındı ​​(Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)

Suudi Arabistan Deniz Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Muhammed el-Gureybi ile Güney Kore Deniz Harekâtları Komutanı Orgeneral Kim Kyung-ryul, dün deniz ulaşım hatlarının karşı karşıya olduğu tehdit ve zorlukları ele aldı. İki komutan, deniz taşımacılığının güvenliğinin ve emniyetinin sağlanması amacıyla ortak iş birliğinin güçlendirilmesinin önemini vurguladı.

Korgeneral el-Gureybi’nin Riyad’da Orgeneral Kim Kyung-ryul ve beraberindeki heyeti kabulüyle gerçekleşen görüşmede, iki ülke arasındaki deniz savunma iş birliğinin mevcut durumu ve bu iş birliğinin geliştirilmesine yönelik yöntemler değerlendirildi.

Taraflar ayrıca, deniz güvenliğinin güçlendirilmesi ve deniz ulaşım koridorlarının korunmasında “Çok Uluslu Deniz Savunma İttifakı”nın önemine dikkat çekti. İki komutan, ittifakın karşılaşılan tehditlere karşı uluslararası çabaların koordinasyonu ve bütünleştirilmesindeki rolünün, seyrüsefer özgürlüğünün güvence altına alınması ve küresel ticaret akışının sürdürülebilirliğinin sağlanması açısından önem taşıdığını belirtti.