Hong Kong'da "isyana tahrik eden" çocuk kitapları bulunduran iki kişi gözaltına alındı

(Vincent Yu/AP)
(Vincent Yu/AP)
TT

Hong Kong'da "isyana tahrik eden" çocuk kitapları bulunduran iki kişi gözaltına alındı

(Vincent Yu/AP)
(Vincent Yu/AP)

Hong Kong ulusal güvenlik polisi, yönetimin isyana tahrik ettiğine karar kıldığı çocuk kitaplarını bulundurma gerekçesiyle iki kişiyi gözaltına aldı.
38 ve 50 yaşındaki bu kişiler, Kowloon ve Hong Kong adasındaki evlerine yapılan baskınların ardından gözaltına alındı. Polis, Çin ve Hong Kong hükümetlerine ve yargıya yönelik "nefret veya aşağılamayı teşvik edebilecek" "isyana tahrik eden yayınlar" ele geçirdiklerini belirtti.
Polis, resimli çocuk kitaplarının birkaç kopyasına el konduğunu ifade etti.
Mingpao isimli yerel gazetenin haberine göre 13 Mart'ta gözaltına alınan kişiler daha sonra kefaletle serbest bırakıldı fakat gelecek ay polise ifade vermeleri istendi.
Yayınların Hong Kong'a Birleşik Krallık'tan gönderildiği bildirildi. Kitaplarda Çinli yetkililere gönderme yapma amacıyla, 2019'daki demokrasi yanlısı protestolarda yer alan Hong Konglular, köylerini kurtlardan korumaya çalışan koyunlar olarak tasvir ediliyor.
İnsan Hakları İzleme Örgütü gözaltıları "utanç verici" diye nitelendirdi. Örgüt, "Hong Kong savcıları barışçıl muhalefeti bastırmak için tarih öncesinden kalma ve kapsamı aşırı geniş bir suç olan 'isyana tahrik etme' suçunu giderek daha fazla kullanıyor" diye belirtti.
5 konuşma terapistinin 19 ay hapis cezasına çarptırıldığı bir duruşma sırasında mahkeme bu kitapların "isyana tahrik ettiğine" karar kılmıştı.
Temmuz 2021'de kurtlara karşı savaşan koyun karikatürlerinin yer aldığı üç kitap yayımladıkları gerekçesiyle yargılanan sanıklar Lorie Lai, Melody Yeung, Sidney Ng, Samuel Chan ve Marco Fong suçsuzluklarını savunmuştu.
Bölge mahkemesi yargıcı Kwok Wai Kin geçen yıl eylülde cezayı verirken, terapistlerin "yayın veya kelimeler nedeniyle değil, çocukların zihinlerine verdikleri zarar veya zarar verme riski nedeniyle" cezalandırılması gerektiğini ve eserlerin "istikrarsızlık" tohumları ektiğini söylemişti.
Yargıç şöyle demişti: 
"Sanıkların 4 yaş ve üzeri çocuklara yaptıkları şey, aslında çok küçük çocukları kendi görüş ve değerlerini kabul etmeye yönlendirme düşüncesi taşıyan bir beyin yıkama faaliyetiydi."
Kitaplardan birinde, kurtların bir köyü ele geçirip koyunları yemek istemesi üzerine koyunlar kurtlarla mücadele ediyor.
Koyunlar, 2020'de Hong Kong'dan sürat teknesiyle kaçan demokrasi yanlısı 12 protestocunun Çin sahil güvenliği tarafından yakalanmasına açık bir gönderme yaparak, greve gitmek ve tekneyle kaçmak gibi eylemlerde bulunuyor.
Durumu eleştirenler Komünist hükümeti, protestocuları tutuklamayı kolaylaştıran ulusal güvenlik yasasının desteğiyle muhalefeti bastırmakla suçluyor.
Demokrasi yanlısı protestoların ardından 2020'de yürürlüğe giren yasa uyarınca sözümona ayrılıkçılık, yıkıcılık, terörizm ve dış güçlerle işbirliği yapma suçlarına verilebilen en yüksek ceza ömür boyu hapis cezası.



Trump: İran bizimle görüşüyor ve bir şeyler yapabilir miyiz göreceğiz

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump: İran bizimle görüşüyor ve bir şeyler yapabilir miyiz göreceğiz

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Tahran'ı askeri saldırıyla tehdit ettikten ve bölgedeki güçlerini takviye ettikten sonra, iki taraf arasında çeşitli ülkeler tarafından yoğun diplomatik çabalar sürdürülürken, İran'ın ABD ile "görüşmelerde" bulunduğunu söyledi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ABD Başkanı Fox News'e verdiği demeçte, Tahran'ın "bizimle görüşüyor, bir şeyler yapıp yapamayacağımıza bakacağız, aksi takdirde ne olacağını göreceğiz" diyerek, "oraya doğru giden büyük bir filomuz var" ifadesini yineledi.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan dün yaptığı açıklamada, ABD ve İsrail'in düşmanlığı ve husumeti artırma ve savaş dayatma yolunda ilerlemeye devam ettiğini belirtti.

Pezeşkiyan, Mısırlı mevkidaşı Abdülfettah el-Sisi ile yaptığı telefon görüşmesinde, İran'ın sorunlara diplomatik çözümlere savaştan daha fazla öncelik verdiğini belirterek, ülkesinin savaş istemediğini ve istemeyeceğini, çünkü bunun "İran'ın, Amerika'nın veya bölgenin çıkarına olmadığını" ifade etti.

İran Cumhurbaşkanı, Tahran'ın önceliğinin "diplomasi yoluyla sorunları çözmek" olduğunu göz önünde bulundurarak, ABD ile görüşmelerin sakin bir ortamda yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

Pezeşkiyan, "Umarız karşı taraf, Tahran'ın tehdit ve güç kullanarak müzakereye zorlanamayacağını ve İran topraklarına yönelik herhangi bir saldırı veya tahribatın kararlı ve güçlü bir karşılık bulacağını anlar" ifadelerini kullandı.


Trump'ın Irak özel temsilcisi Mark Savaya görevinden ayrıldı

ABD Başkanı Donald Trump, Irak Özel Temsilcisi Mark Savaya ile birlikte (Arşiv-X)
ABD Başkanı Donald Trump, Irak Özel Temsilcisi Mark Savaya ile birlikte (Arşiv-X)
TT

Trump'ın Irak özel temsilcisi Mark Savaya görevinden ayrıldı

ABD Başkanı Donald Trump, Irak Özel Temsilcisi Mark Savaya ile birlikte (Arşiv-X)
ABD Başkanı Donald Trump, Irak Özel Temsilcisi Mark Savaya ile birlikte (Arşiv-X)

Bilgili kaynaklar, ABD Başkanı Donald Trump'ın ekim ayında Irak özel temsilcisi olarak atadığı Mark Savaya'nın artık bu görevde olmadığını bildirdi.

Bu değişiklik, Washington'un Irak siyasetinde İran etkisini sınırlama çabaları nedeniyle Washington ve Bağdat arasında artan gerilimlerin ortasında gerçekleşti.

Görsel kaldırıldı.Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ve ABD elçisi Mark Savaya, (Arşiv-Irak Haber Ajansı)

Irak asıllı Amerikalı Hristiyan iş adamı Savaya, Trump tarafından üst düzey görevlere atanan az sayıdaki Arap Amerikalıdan biriydi. Trump, 2024 başkanlık seçimleri sırasında Detroit'te ve ülke genelinde Arapların ve Müslümanların oylarını kazanmak için kampanyasını yoğunlaştırmıştı.

Savaya'nın neden ayrıldığı veya yerine birinin atanıp atanmayacağı henüz belli değil.

Bir kaynak, Savaya'nın önemli durumlardaki "yanlış yönetimini" işaret etti; bunlar arasında, Trump'ın Bağdat'ı açıkça uyardığı bir hamle olan, eski Irak Başbakanı Nuri el-Maliki'nin bir sonraki başbakanlık için aday gösterilmesini engelleyememesi de yer alıyordu.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre kaynak ve üst düzey bir Iraklı yetkili, bu hafta başlarında Kürt liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile görüşmek üzere Erbil'e giden ABD'nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın Dışişleri Bakanlığı'nda Irak portföyünün başına geçeceğine inanıldığını söyledi.

Detroit'te kenevir işi yürüten ve Trump ile yakın ilişkileri olan Savaya'nın diplomatik deneyiminin olmaması nedeniyle elçi olarak seçilmesi şaşırtıcı olmuştu.

İki kaynak, atanmasından bu yana Irak'a giderek resmi olarak göreve başlamadığını bildirdi.

İki Iraklı yetkili, geçen cuma günü Irak'ı ziyaret edip üst düzey yetkililerle görüşmeler yapmasının planlandığını, ancak bu görüşmeleri aniden iptal ettiğini ifade etti.

Bu olay, Trump'ın Irak'ı Maliki'yi başbakan olarak yeniden seçmesi halinde Washington'un petrol zengini ve ABD'nin yakın müttefiki olan bu ülkeye tüm desteğini keseceği konusunda uyarmasından günler sonra gerçekleşti.

ABD'nin görev süresi boyunca mezhep çatışmalarını körüklemek ve DEAŞ'ın yükselişine izin vermekle suçladığı Maliki, Irak'ın en büyük parlamento bloğu tarafından birkaç gün önce bu göreve aday gösterildi.

Trump'ın açıklamaları, Irak'ta İran bağlantılı grupların etkisini sınırlama kampanyasının şimdiye kadarki en açık örneği oldu; Irak ise en büyük iki müttefiki olan Washington ve Tahran ile ilişkilerini dengelemeye çalışıyor.


Epstein dosyalarındaki yeni belgeler adaleti sarsıyor

ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein dosyalarıyla ilgili belgeler (AP)
ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein dosyalarıyla ilgili belgeler (AP)
TT

Epstein dosyalarındaki yeni belgeler adaleti sarsıyor

ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein dosyalarıyla ilgili belgeler (AP)
ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein dosyalarıyla ilgili belgeler (AP)

Jeffrey Epstein dosyalarına ilişkin bugüne kadarki en kapsamlı belge açıklaması, “Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası” kapsamında kamuoyuyla paylaşıldı. Ancak bu adım, dosyayı kapatmaktan ziyade, meseleyi siyasi ve ahlaki boyutlarıyla yeniden tartışmaya açtı. Hükümet, sansür ve yasal istisnalar çerçevesinde yükümlülüklerini yerine getirdiğini savunurken; aralarında hayatta kalan mağdurlar ile Demokrat ve Cumhuriyetçi milletvekillerinin de bulunduğu eleştirmenler, belge sayısının artmasının gerçek anlamda şeffaflık sağlamadığı görüşünde. Eleştirilerde, gecikmeler, seçici açıklamalar ve bilgi karartmalarının, en etkili isimleri koruma altında tutabileceği, buna karşılık mağdurların kamusal teşhire maruz kalma riskini daha da artırabileceği vurgulanıyor.

E-postalar, o dönemde Ticaret Bakanı olarak görev yapan Howard Lutnick'in, Epstein'in adasında Aralık 2012'de yapılacak bir toplantı/öğle yemeğinin ayrıntılarını, varış düzenlemelerini, zamanlamayı ve Epstein'in asistanıyla yapılan yazışmaları koordine ettiğini ortaya koyuyor.

En çok konuşulan başlıklardan biri olan Prens Andrew'un yeni belgelerde yer alması, "ilgi çeken isimlerden" biri olarak öne çıktı.