SOHR: Suriye rejimi 105 binden fazla insanı işkence altında öldürdü

Rejim askerleri (SOHR)
Rejim askerleri (SOHR)
TT

SOHR: Suriye rejimi 105 binden fazla insanı işkence altında öldürdü

Rejim askerleri (SOHR)
Rejim askerleri (SOHR)

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), Suriye devriminin ilk gününden bugüne dek rejim tarafından tutuklanan ve gözaltı merkezlerinde işkence altında ölenlere ilişkin detayları açıkladı.
SOHR’ın açıklamasına göre, Mart 2011’de Suriye devriminin başlamasından bu yana 155 bin 2’si kadın olmak üzere en az 969 bin 854 bin kişi, çeşitli bölgelerde rejimin güvenlik güçleri tarafından gözaltına alındı.
Yıllar içinde binlercesi öldürüldü ve çok sayıda kişi de serbest bırakıldı. 29 bin 344’ü kadın olmak üzere yaklaşık 140 bin kişi hala gözaltında veya bilinmeyen bir akıbetle karşı karşıya.
SOHR, rejimin gözaltı tesislerinde işkence altında 105 binden fazla kişinin öldüğünü bildirerek, bunlardan 49 bin 410’unu ‘isimlerle’ belgeledi.
Söz konusu açıklamaya göre, isimleri tespit edilen 48 bin 994 erkek, 349 reşit olmayan çocuk ve 67 kadın vatandaş işkence altında öldü.
Bunların yüzde 83’ünden fazlası, Mayıs 2013 ile Ekim 2015 arasındaki dönemde bu gözaltı merkezlerinde öldürüldü.
SOHR, Sednaya Hapishanesi’nde 30 binden fazla tutuklunun öldürüldüğünü bildirerek, Hava Kuvvetleri İstihbarat Müdürlüğü’nde de çok sayıda kişinin öldüğünü ekledi.
SOHR, Suriye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalara saygı göstermeme tehlikesi ve çatışan tarafların işkence altında öldürme konusunu dikkate almamaya devam etmesi konusunda uyarıda bulundu.
Bu konuya son derece önem verilmesi ve tutuklular ile ailelerinin sesini tüm dünyaya duyurma çağrısında bulunan SOHR, terörle mücadele yasalarının ‘tutuklamaların gerekçesi’ olarak kullanılmasına karşı da uyardı.
SOHR, tutukluların maruz kaldığı koşullar hakkındaki gerçeğin yanı sıra kaybolan veya öldürülenlerin akıbetini öğrenmek için Suriye genelindeki gözaltı tesislerini, özellikle de Beşşar Esed rejiminin cezaevlerini ziyaret etme çağrısında bulundu.

 



Libya'da "askeri destek" bulmak için bir yarış sürüyor

Saddam Hafter, 29 Ocak'ta "106. Tugay- Özel Kuvvetler" mensupları arasında (Genel Komutanlık)
Saddam Hafter, 29 Ocak'ta "106. Tugay- Özel Kuvvetler" mensupları arasında (Genel Komutanlık)
TT

Libya'da "askeri destek" bulmak için bir yarış sürüyor

Saddam Hafter, 29 Ocak'ta "106. Tugay- Özel Kuvvetler" mensupları arasında (Genel Komutanlık)
Saddam Hafter, 29 Ocak'ta "106. Tugay- Özel Kuvvetler" mensupları arasında (Genel Komutanlık)

Libya'nın doğu ve batı cephelerindeki hareketler, seçim sürecine bir "yanıt" olmaktan veya hükümet kurumlarını parçalayan bölünmeyi sona erdirmeye yönelik gerçek niyetleri yansıtmaktan ziyade, eğitim ve hazırlık açısından askeri kapasiteleri silahlandırma ve güçlendirmeye yönelik belirgin bir çaba gösteriyorlar.

Geçici “Milli Birlik” hükümetinin başkanı Abdülhamid Dbeybe, Ankara ile olan ilişkilerini güçlendirmek için çalışıyor. Geçtiğimiz hafta sonu, hükümeti, Nisan 2019'da Trablus'a yönelik “Milli Ordu” savaşından bu yana süregelen iş birliği çerçevesinde, güçlerini artırmak için Türkiye ile yeni askeri iş birliği arayışına girdi; ayrıca Ukrayna'dan “insansız hava araçları” temin ettiği yönünde de işaretler verdi.

Bu arada, Libya Ulusal Ordusu’nun komutanı Mareşal Halife Hafter, yalnızca Rus müttefikine güvenmekle kalmadı, aynı zamanda Pakistan ile de iş birliğini genişletti. Batı Libya'da görev yapmış eski bir askeri yetkili Şarku’l Avsat’a, Hafter'in oğlu Saddam'ın Pakistan ile yaptığı büyük silah anlaşmasının sonucunu beklediğini ifade etti.


Tunus, olağanüstü hal uygulamasını 2026 yılının sonuna kadar uzattı

Tunus polisi (AFP)
Tunus polisi (AFP)
TT

Tunus, olağanüstü hal uygulamasını 2026 yılının sonuna kadar uzattı

Tunus polisi (AFP)
Tunus polisi (AFP)

Tunus Cumhurbaşkanlığı ülkedeki olağanüstü halin 31 Aralık 2026'ya kadar uzatılmasına ilişkin bir kararname yayınladı.

Alman Basın Ajansı'na (DPA) göre, bugün yürürlüğe girecek olan uzatma, Resmi Gazete'de yayımlandı.

Ülkede olağanüstü hal, 24 Kasım 2015'te başkentin merkezinde Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı’na düzenlenen ve 12 güvenlik görevlisinin ölümüne neden olan saldırının "DEAŞ" örgütü tarafından üstlenilmesinden bu yana on yıldan fazla bir süredir devam ediyor.


Şara, cumhurbaşkanlığı görevini üstlenmesinin yıldönümünde şunları söyledi: Geleceği adalet ve kalkınma ile birlikte inşa edeceğiz ve Suriye'yi hak ettiği yere geri döndüreceğiz

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara (Reuters)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara (Reuters)
TT

Şara, cumhurbaşkanlığı görevini üstlenmesinin yıldönümünde şunları söyledi: Geleceği adalet ve kalkınma ile birlikte inşa edeceğiz ve Suriye'yi hak ettiği yere geri döndüreceğiz

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara (Reuters)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara (Reuters)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara, göreve başlamasının yıldönümünde Suriye haber ajansı SANA'ya göre bugün yaptığı açıklamada, Suriyelilerin "Suriye'yi hak ettiği yere geri getirecek kapsamlı bir kalkınmayla geleceği birlikte inşa edeceklerini" söyledi.

“X” platformunda yaptığı bir paylaşımda el-Şara şunları söyledi: “Suriye Arap Cumhuriyeti başkanlığı görevini üstlenmemin üzerinden bir yıl geçti. Bu süre zarfında, Suriye halkının her alanda gösterdiği fedakarlıkları ve sabrı hatırlıyorum ve Allah'tan bu emanete layık olmamı diliyorum.”

Şöyle devam etti: “Geleceği birlikte, sarsılmaz bir adalet, kalıcı istikrar ve kapsamlı bir kalkınma ile inşa edeceğiz; bu da Suriye'yi hak ettiği yere geri getirecek ve halkının özlemlerini karşılayacaktır.”

Şarku’l Avsat’ın SANA’dan aktardığına göre, 29 Ocak 2025'te Şam'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda, "askeri operasyon komutanlığı ve Suriye devrimci güçlerinin geniş katılımıyla" Suriye devriminin zaferini ilan eden bir konferans düzenlendi.

SANA’nın haberine göre"konferans, Ahmed el-Şara'nın Cumhurbaşkanı olarak atanmasını, tüm askeri grupların ve devrimci siyasi ve sivil organların feshedilmesini ve devlet kurumlarına entegre edilmesini ilan ederek önemli bir dönüm noktası oldu."

Konferansta ayrıca 2012 anayasasının iptali, tüm istisnai yasaların askıya alınması, Beşşar Esed rejiminin ordusunun dağıtılması ve "Suriye ordusunun ulusal temeller üzerine yeniden inşası" ilan edildi.

Alınan kararlar arasında, Esed rejiminin güvenlik aygıtının dağıtılması ve yeni bir güvenlik kurumunun kurulmasının yanı sıra, Halk Meclisi, Arap Sosyalist Baas Partisi, Ulusal İlerici Cephe partileri ve bunlara bağlı örgüt, kurum ve komitelerin feshedilmesi ve herhangi bir isim altında yeniden kurulmalarının yasaklanması da yer alıyordu.