SOHR: Suriye rejimi 105 binden fazla insanı işkence altında öldürdühttps://turkish.aawsat.com/home/article/4223236/sohr-suriye-rejimi-105-binden-fazla-insan%C4%B1-i%C5%9Fkence-alt%C4%B1nda-%C3%B6ld%C3%BCrd%C3%BC
SOHR: Suriye rejimi 105 binden fazla insanı işkence altında öldürdü
Rejim askerleri (SOHR)
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), Suriye devriminin ilk gününden bugüne dek rejim tarafından tutuklanan ve gözaltı merkezlerinde işkence altında ölenlere ilişkin detayları açıkladı.
SOHR’ın açıklamasına göre, Mart 2011’de Suriye devriminin başlamasından bu yana 155 bin 2’si kadın olmak üzere en az 969 bin 854 bin kişi, çeşitli bölgelerde rejimin güvenlik güçleri tarafından gözaltına alındı.
Yıllar içinde binlercesi öldürüldü ve çok sayıda kişi de serbest bırakıldı. 29 bin 344’ü kadın olmak üzere yaklaşık 140 bin kişi hala gözaltında veya bilinmeyen bir akıbetle karşı karşıya.
SOHR, rejimin gözaltı tesislerinde işkence altında 105 binden fazla kişinin öldüğünü bildirerek, bunlardan 49 bin 410’unu ‘isimlerle’ belgeledi.
Söz konusu açıklamaya göre, isimleri tespit edilen 48 bin 994 erkek, 349 reşit olmayan çocuk ve 67 kadın vatandaş işkence altında öldü.
Bunların yüzde 83’ünden fazlası, Mayıs 2013 ile Ekim 2015 arasındaki dönemde bu gözaltı merkezlerinde öldürüldü.
SOHR, Sednaya Hapishanesi’nde 30 binden fazla tutuklunun öldürüldüğünü bildirerek, Hava Kuvvetleri İstihbarat Müdürlüğü’nde de çok sayıda kişinin öldüğünü ekledi.
SOHR, Suriye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalara saygı göstermeme tehlikesi ve çatışan tarafların işkence altında öldürme konusunu dikkate almamaya devam etmesi konusunda uyarıda bulundu.
Bu konuya son derece önem verilmesi ve tutuklular ile ailelerinin sesini tüm dünyaya duyurma çağrısında bulunan SOHR, terörle mücadele yasalarının ‘tutuklamaların gerekçesi’ olarak kullanılmasına karşı da uyardı.
SOHR, tutukluların maruz kaldığı koşullar hakkındaki gerçeğin yanı sıra kaybolan veya öldürülenlerin akıbetini öğrenmek için Suriye genelindeki gözaltı tesislerini, özellikle de Beşşar Esed rejiminin cezaevlerini ziyaret etme çağrısında bulundu.
Dibeybe, silahlı Zaviye gruplarını dağıtma sözü verdikten sonra bu grupların liderleriyle uzlaştıhttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5326254-dibeybe-silahl%C4%B1-zaviye-gruplar%C4%B1n%C4%B1-da%C4%9F%C4%B1tma-s%C3%B6z%C3%BC-verdikten-sonra-bu-gruplar%C4%B1n
Dibeybe, silahlı Zaviye gruplarını dağıtma sözü verdikten sonra bu grupların liderleriyle uzlaştı
Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, 3 Ekim’de düzenlenen Zaviye-Misrata Forumu’na katıldı. (Dibeybe’nin ofisi)
Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe’nin, ülkenin batısındaki Zaviye’de bulunan silahlı oluşumları kontrol altına almaya çalıştığı, buna karşılık denetleyici kurumlar ve Temsilciler Meclisi (TM) Başkanı’na yönelik söylemini sertleştirdiği görüldü. Dibeybe, Sayıştay ve İdari Denetim Kurumu çalışanlarının maaşlarının ödenmesini durdurmak ve bu maaşları birleşik maaş cetveline dahil etmekle tehdit etti.
Dibeybe, cumartesi akşamı Zaviye ve Misrata’dan ileri gelenler, kanaat önderleri ile sosyal ve askeri liderlerle Vatanın Evlatları Buluşması kapsamında gerçekleştirdiği toplantıya katılımını, İdari Denetim Kurumu ve Sayıştay’a yönelik eleştirilerde bulunmak için kullandı. Bu tutum, hükümeti ile Libya’nın doğusundaki rakip yönetimlere bağlı kurumlar arasındaki siyasi çekişmenin sürdüğüne işaret etti.
3 Ekim’de Misrata şehrinde düzenlenen Vatanın Evlatları Buluşması etkinliklerinden (Dibeybe’nin ofisi)
“İdari Denetim Kurumu ve Sayıştay bize bağlı değil. Yarından itibaren maaşlarını durduracağım ve birleşik maaş cetveline geri döndüreceğim” ifadelerini kullanan Dibeybe, konuşmasında TM Başkanı Akile Salih’in ismini de zikretti.
Dibeybe’nin açıklamaları, Libya’nın doğusu ve batısındaki rakip yönetimler arasında denetleyici kurumların yetkileri ile harcama ve maaş düzenlemeleri konusundaki anlaşmazlığın sürdüğünü ortaya koyarken, Dibeybe’nin ülkeyi seçimlere götürecek yeni bir yürütme organı kurulması yönündeki çağrılar karşısında siyasi konumunu güçlendirmeye çalıştığı görülüyor.
Dibeybe ayrıca Zaviye’deki silahlı oluşumların önde gelen liderlerinin, aralarında İstikrar Destek Teşkilatı Başkanı Hasan Buzriba ve 103. Piyade Taburu Komutanı Osman el-Leheb’in de bulunduğu toplantıda, aralarındaki anlaşmazlıkları derhal sona erdirmeleri çağrısında bulundu. Bu adım, uzlaşı ve safların birleştirilmesi başlığı altında atılırken, aynı zamanda Dibeybe’nin kentteki silahlı oluşumların liderleriyle gerçekleştirdiği bir dizi telefon görüşmesi ve toplantının ardından geldi. Söz konusu isimler arasında, Dibeybe’nin daha önce nüfuzlarını sona erdireceğini ve devlet otoritesini tesis edeceğini taahhüt ettiği kişiler de bulunuyor.
Toplantı, Zaviye’de rakip silahlı oluşumlar arasında güvenlik gerilimleri ve anlaşmazlıkların yaşandığı bir dönemde, Dibeybe’nin kentteki liderlerle gerçekleştirdiği bir dizi görüşme ve toplantının ardından yapıldı.
Dibeybe, Libya’nın birliğinin ve halk arasındaki bölünmüşlüğün reddedilmesinin istikrar ve seçimlere götürecek her türlü sürecin temelini oluşturduğunu belirterek, Zaviye halkına ‘anlayışı güçlendirme’ ve ‘diyalog dilini öne çıkarma’ çağrısı yaptı. Dibeybe ayrıca, çabaların kentin inşası, kalkınması ve halkın ihtiyaçlarının karşılanmasına yöneltilmesini istedi.
Zaviye’nin devlete yaptığı katkılara övgüde bulunan Dibeybe, hükümetinin kent ve halkına desteğini teyit etti. Diyalog ve uzlaşının yanı sıra çatışma ve silahlı mücadeleye yeniden dönülmemesinin istikrar ve seçimlere giden yol olduğunu vurguladı.
Dibeybe, Buzriba ve el-Leheb’e de aralarındaki anlaşmazlık ve çatışmaları sona erdirmeleri çağrısında bulunarak, Zaviye’nin projelerin uzak durduğu bir kent haline gelmemesi gerektiğini söyledi.
Bu çağrı, hükümetin Zaviye’deki silahlı güçlere yaklaşımında farklı bir tutuma işaret ediyor. Dibeybe, bu kez silahlı oluşumların dağıtılmasından veya liderlerinin nüfuzunun sona erdirilmesinden söz etmek yerine, tarafları anlaşmazlıklarını çözmeye ve kent içindeki istikrarı korumaya çağırdı.
Bu tutum, Dibeybe’nin silahlı oluşumları dağıtma ve devlet otoritesini tesis etme yönündeki açık taahhütlerinden aylar sonra geldi. Dibeybe, geçen temmuz ayında hükümetinin ‘güvenlik planını uygulamaya devam ettiğini’ ve milislerle silahlı oluşumların dağıtılmasından geri adım atmayacağını söylemişti. Dibeybe, bir sonraki hükümetin önünü açmak istediğini belirterek, yeni yönetimin ‘çetelerin devlete hâkim olduğu’ bir ortamla karşılaşmamasını amaçladığını ifade etmişti.
Libya uzmanı Celal Herşavi ise Dibeybe’nin hamlesini yalnızca silahlı oluşumlarla yeniden ittifak kurma girişimi olarak değerlendirmenin doğru olmadığını düşünüyor.
Herşavi, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada Dibeybe’nin ‘fırsatı değerlendirdiğini’ ve son gelişmeleri, Zaviye’nin iki büyük kabilesini, ülkenin doğusunda konuşlanan Libya Ulusal Ordusu (LUO) etkisinden çıkararak, Dibeybe’yi destekleyen Misrata ile yakın bir ittifaka dahil etme girişiminde kullandığını söyledi.
Herşavi, Dibeybe’nin aylardır bu yönde çalıştığına işaret ederek, yaklaşık bir ay önce Ayn Zara’da bir sabotaj hücresinin yakalanmasının ardından bu görevin, kendi değerlendirmesine göre, kolaylaştığını belirtti.
Herşavi, Dibeybe’nin son dönemde Zaviye’deki milislerden söz ederken esas olarak bölgedeki diğer organize suç gruplarına atıfta bulunduğunu söyledi. Dibeybe’nin, en azından son iki yılda, rafinerinin ve diğer kritik bölgelerin güvenliğinden sorumlu silahlı gruplar hakkında olumsuz konuşmadığına dikkati çekti.
Herşavi, “Belki 2023 ve 2024 yıllarında onlarla sorunları vardı, ancak geçen yıldan bu yana böyle bir durum söz konusu değil” ifadesini kullandı.
Vatanın Evlatları Buluşması’nın sonuç bildirisi ise sosyal uzlaşının ötesine geçerek, cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimleri yapılana kadar UBH’nin görevine devam etmesine destek verildiğini açıkladı. Katılımcılar ayrıca Dibeybe’nin de katılımıyla batı bölgesinde geniş kapsamlı bir ulusal toplantı düzenlenmesi çağrısında bulundu.
Yemen ordusu, Saada, Cevf, Taiz ve sahil bölgelerinde Husilere yönelik operasyonlarını sürdürüyorhttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5326163-yemen-ordusu-saada-cevf-taiz-ve-sahil-b%C3%B6lgelerinde-husilere-y%C3%B6nelik
Yemen ordusu, Saada, Cevf, Taiz ve sahil bölgelerinde Husilere yönelik operasyonlarını sürdürüyor
Yemen Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Macid en-Nezili (SABA)
Yemen ordusu Sözcüsü Albay Macid en-Nezili, Yemen Silahlı Kuvvetleri’nin “kurtuluş savaşı, devlet kurumlarının yeniden tesis edilmesi ve Husi darbesine son verilmesi” kapsamında Husilere karşı bin 122 hedefe yönelik operasyon düzenlediğini açıkladı.
Nezili, X platformunda yayımladığı açıklamada, Silahlı Kuvvetlerin “onaylanan planlar doğrultusunda çeşitli çatışma hatları ve cephelerde askerî operasyonlarını sürdürdüğünü” belirtti.
Nezili, “Silahlı Kuvvetlerimiz, topçu mevzileri ve roketatarlar, savunma tahkimatları, yaklaşma ve sevk güzergâhları, ikmal hatları ve araçları, askerî takviye ve yığınaklar, yönetim merkezleri ile terörist Husi milislerine ait komuta ve kontrol merkezlerine yönelik bin 122 hassas operasyon gerçekleştirdi. Bu operasyonlar Sada, Cevf, Taiz ve sahil bölgelerindeki çeşitli cephe ve çatışma hatlarında düzenlendi” ifadelerini kullandı.
Saldırıların savaş uçakları, insansız hava araçları (İHA), topçu birlikleri, füzeler, roketatarlar ve keskin nişancılar kullanılarak gerçekleştirildiğini belirten Nezili, saha verilerine göre operasyonlarda “bin 747 milis unsurunun etkisiz hâle getirildiğini, 364 araç, teçhizat ve askerî nakliye ve ikmal aracının imha edildiğini veya kullanılamaz hâle getirildiğini” söyledi.
Nezili, “Silahlı Kuvvetlerimiz, kurtuluş, devlet topraklarının ve kurumlarının yeniden tesis edilmesi, ulusal egemenliğin yeniden sağlanması ve kendilerine verilen görevlerin yerine getirilmesi mücadelesinde kararlılık ve yetkinlikle görevlerini sürdürmektedir” ifadelerini kullandı.
Yemen güçleri koalisyon desteğiyle BabulMendeb'in kontrolünü ele geçirdi... Sana'ya stratejik saldırı başlatıldı https://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5326152-yemen-g%C3%BC%C3%A7leri-koalisyon-deste%C4%9Fiyle-babulmendebin-kontrol%C3%BCn%C3%BC-ele-ge%C3%A7irdi-sanaya
Yemen güçleri koalisyon desteğiyle BabulMendeb'in kontrolünü ele geçirdi... Sana'ya stratejik saldırı başlatıldı
Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, pazartesi günü devlet kurumlarını yeniden tesis etmek, başkent Sana'yı kurtarmak ve Husilerin gerçekleştirdiği darbe girişimine son vermek amacıyla “Yemen Şafağı” operasyonunun başlatıldığını duyurdu. Yemen Silahlı Kuvvetleri ise BabulMendeb Boğazı'nın kontrolünün ele geçirildiğini açıkladı.
Alimi, dün (pazar) yaptığı açıklamada, cumhuriyet topraklarının geri kalanını yeniden ele geçirmek, devlet otoritesi ve kurumlarının ülkenin tamamında hakimiyetini tesis etmek amacıyla askeri operasyonların başladığını duyurmuştu.
Öte yandan Meşru Hükümeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tümgeneral Pilot Türki el-Maliki, bugün “Yemen Şafağı” operasyonuna 100 savaş uçağının katıldığını açıkladı. Maliki, “BabulMendeb Boğazı'na hava koruması sağlıyoruz. Hareketli hedeflere yönelik müdahaleler sürüyor” dedi.
Koalisyon sözcüsü, koalisyon güçlerinin “Yemen Silahlı Kuvvetleri'ne karadaki operasyonlarında 24 saat kesintisiz hava desteği sağladığını” ifade etti.
Bu arada Yemen Silahlı Kuvvetleri, Amaliqa ve Vatan Kalkanı güçlerinin BabulMendeb Boğazı'nın kontrolünü ele geçirdiğini, Zubab ilçesindeki havalimanının da hükümet güçlerinin kontrolüne geçtiğini açıkladı.
Yemen Silahlı Kuvvetleri, ayrıca “Sana'ya yönelik stratejik saldırı operasyonunun başlatıldığını” duyurdu.
Yemen Silahlı Kuvvetleri daha önce yaptığı açıklamada, Husilere ait topçu mevzileri ve roketatarlar, savunma tahkimatları, ikmal hatları ve araçları, askeri takviye ve yığınaklar ile komuta ve kontrol merkezlerini hedef alan 1122 hassas operasyon düzenlendiğini bildirmişti.
Yemen Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Albay Macid en-Nezili, yaptığı açıklamada, Saada, Cevf, Taiz ve sahil cephelerini kapsayan hedef alma operasyonlarının savaş uçakları, silahlı insansız hava araçları, topçu birlikleri, füzeler, roketatarlar ve keskin nişancılarla gerçekleştirildiğini belirtti.
Nezili, saha verilerine göre operasyonlarda Husilerden 1747 unsurun etkisiz hale getirildiğini, 364 askeri araç, teçhizat ile nakliye ve ikmal aracının imha edildiğini veya kullanılamaz hale getirildiğini kaydetti.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة