Avrupa otomobil üreticileri, Euro 7 standartlarının maliyetleri artırmasını bekliyor

Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA) Genel Müdürü Sigrid de Vries: "ACEA, Euro 7 teklifinin ortalama yeni bir otomobilin fiyatında 2 bin avroluk artışla sonuçlanacağını hesaplamaktadır" dedi.

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Avrupa otomobil üreticileri, Euro 7 standartlarının maliyetleri artırmasını bekliyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin otomobil üreticileri, içten yanmalı motorlu araçlara daha katı emisyon kuralları getirecek Euro 7 standartlarının otomobil fiyatlarını artıracağını bildirdi.
Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA) Genel Müdürü Sigrid de Vries, sektörün durumu ve yeni emisyon standartlarına ilişkin açıklama yaptı.
AB üyesi ülke liderlerinin bu hafta Brüksel'de bir araya geleceğini anımsatan Vries, toplantıda, Avrupa'da sanayinin rekabetçiliğini güçlendirmenin de ele alınacağını belirtti.
Vries, sanayinin temelini güvence altına almak için AB'nin harekete geçmesi gerektiğini bildirdi.
Son yıllarda otomotiv sektörüne yönelik karbon emisyonunu azaltma, sürdürülebilir üretim ve özen yükümlülüğü gibi çok sayıda kapsamlı mevzuat değişikliği yapıldığına işaret eden Vries, söz konusu mevzuatların sektör açısından ciddi bir sınama olduğuna dikkati çekti.
Vries, söz konusu girişimlerin meşru olduğunu ancak Avrupa'da mevzuatın küresel bağlamda tutarlı, ulaşılabilir ve rekabetçi olmasının önemini vurguladı.

- "Karbon ve emisyon salımını düşürmenin en iyi yolu araçların hızla yenilenmesi"
Emisyonlara ilişkin Euro 7 teklifinin iddia edilen çevresel faydaları sağlamayacağını belirten Vries, bunun Avrupalı araç üreticilerinin önemli kararlarına ve yatırımlarına karmaşa ve belirsizlik ilave edecek bir düzenleme olduğunu kaydetti.
Vries, "Yürürlükte olan Euro 6 standardı, elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte 2035 yılına kadar 2020 yılına kıyasla nitrojen azot oksitleri emisyonlarında yüzde 80 oranında düşüş sağlama potansiyeline sahiptir." ifadesini kullandı.
Euro 7 teklifinin otomobiller ve kamyonlara ilave maliyet getireceğine işaret eden Vries, "ACEA, Euro 7 teklifinin ortalama yeni bir otomobilin fiyatında 2 bin avroluk artışla sonuçlanacağını hesaplamaktadır." değerlendirmesinde bulundu.
Yeni standart sonucundaki fiyat artışı nedeniyle pek çok insanın eski arabalarını daha uzun süre kullanacağına dikkati çeken Vries, bunun da çevre ve iklim üzerinde olumsuz bir etki doğuracağını kaydetti.
Vries, karbon ve emisyon salımını düşürmenin en iyi yolunun araçların hızla yenilenmesi olduğunu ifade etti.

- Euro 7 standartları
AB Komisyonu, geçen yıl Avrupa Yeşil Mutabakatı doğrultusunda AB'de satılan yeni araçlardan kaynaklanan kirliliği azaltmak için Euro 7 standartları teklifini açıklamıştı.
2025'te yürürlüğe girmesi öngörülen yeni Euro 7 standardı ile dizel ve benzinli motorlara aynı kuralları getiriyor ve emisyon seviyeleri daha fazla düşürülüyor.
​​​​​​​AB Komisyonu'nun hazırladığı teklifin yürürlüğe girmesi için Avrupa Parlamentosu (AP) ve üye ülkelerin bunu onaylaması gerekiyor.



Elektrikli araç bataryaları, sanılandan daha uzun süre dayanıyor

Elektrikli araçların ne kadar şarj edildiği, batarya ömrünü etkiliyor (Reuters)
Elektrikli araçların ne kadar şarj edildiği, batarya ömrünü etkiliyor (Reuters)
TT

Elektrikli araç bataryaları, sanılandan daha uzun süre dayanıyor

Elektrikli araçların ne kadar şarj edildiği, batarya ömrünü etkiliyor (Reuters)
Elektrikli araçların ne kadar şarj edildiği, batarya ömrünü etkiliyor (Reuters)

Avusturya merkezli bir şirket, ikinci el elektrikli araç bataryalarının durumuyla ilgili son derece kapsamlı bir araştırma yayımladı.

Elektrikli araçlar dünya çapında gittikçe yaygınlaşsa da tüketicilerin aklına takılan en önemli sorulardan biri, bataryaların dayanıklılığını uzun süre koruyup koruyamayacağı. 

Özellikle ikinci el araç tercih eden müşteriler için bataryanın durumu daha da önemli hale geliyor.

Elektrikli araçların batarya sağlığını ölçen şirket AVILOO, bu ihtiyacı gidermek için kapsamlı bir çalışma yürüttü. 

Şirket, 2022'yle 2026 arasında kullanılmış 20 popüler modeli inceleyerek toplam 500 bin test sonucu elde edilen bulguları paylaştı.

AVILOO, dünya genelindeki 1 milyondan fazla testi içeren havuzdan veri çeken yeni raporunun, kullanılmış elektrikli araç batarya sağlığına ilişkin dünyanın en büyük bağımsız çalışması olduğunu söylüyor.

Çalışmada, en popüler elektrikli araç modellerinin çoğunun 150 bin kilometreden sonra bile batarya kapasitesinin yüzde 90'ından fazlasını koruduğu tespit edildi. 

Modellerin medyan sağlık durumunun, yani bataryanın ilk kapasitesinin kalan yüzdesinin 150 bin kilometreden sonra yüzde 87'yle yüzde 94 arasında değiştiği gözlemlendi. 

Bu ölçekte EQA (Mercedes-Benz) yüzde 94'le birinci sırada yer alırken, onu yüzde 93,8'le Ioniq 5 (Hyundai) ve yüzde 93,6'yla i4 (BMW) takip etti. 

Raporda medyan batarya ömrü 50 bin km'den sonra yüzde 91'le yüzde 97, 100 bin km'den sonra ise yüzde 88'le yüzde 95 arasında değişiyor.

Amerika, Avrupa, Avustralya ve Asya'yı kapsayan veriler, batarya durumunun modelden modele ve hatta aynı modelin farklı araçları arasında bile değişebildiğini gösteriyor.

Aynı modelin en iyi ve en kötü durumdaki araçları arasında batarya sağlığı bakımından 13,5 puana varan fark görülebiliyor

İklim koşulları, batarya boyutu ve önceki sürücünün aracı kullanma biçimi, bataryanın kapasitesini etkiliyor. Örneğin daha küçük bataryalar veya sıcak havalarda kullanılanlar daha hızlı bozunmaya uğruyor. 

AVILOO CEO'su Marcus Berger, "İki araç aynı yaşta ve aynı kilometrede olabilir, hatta dışarıdan tamamen aynı görünebilir. Ancak nasıl kullanıldıklarını bilemezsiniz" diyor.

Berger, elektrikli araçlar park halindeyken bataryaların ne kadar şarj edildiğinin bir diğer önemli faktör olduğunu söyleyerek ekliyor:

Çok az tüketicinin bildiği bir şey var: Arabalarınızı yüzde 100, yüzde 90 veya yüzde 80 şarj seviyesinde park etmeyin. Bu bataryaya zarar veriyor. 

CEO, ideal seviyenin yüzde 30 ila yüzde 70 olduğunu ekliyor.

Şirket, bu faktörlerden dolayı kendilerinin yürüttüğü gibi bağımsız ve tek tek araçlara odaklanan testlerin önemli olduğunu vurguluyor. 

Bu sayede tüketicilerin, modellerin ortalama performansına bakmaktan ziyade daha detaylı bilgi edinmesinin mümkün olduğunu belirtiyor.

Berger "Bu veriler, ortalamaların çok şeyi gizlediğini gösteriyor. Evet, elektrikli araç bataryaları 'hızlı yıprandıkları' yönündeki yaygın inanışın aksine oldukça iyi yaşlanıyor" diyerek ekliyor:

Önemli olan, batarya sağlığının modeller arasında ve hatta aynı modelin farklı araçları arasında ciddi derecede değişmesi.

Independent Türkçe, Interesting Engineering, TechRadar, Financial Times, AVILOO


Ferrari ve BMW’nin alüminyum atılımı ne gösteriyor?

Ferrari Luce, markanın geleneksel çizgisinden uzaklaşıldığı gerekçesiyle tepki çekmişti (Reuters)
Ferrari Luce, markanın geleneksel çizgisinden uzaklaşıldığı gerekçesiyle tepki çekmişti (Reuters)
TT

Ferrari ve BMW’nin alüminyum atılımı ne gösteriyor?

Ferrari Luce, markanın geleneksel çizgisinden uzaklaşıldığı gerekçesiyle tepki çekmişti (Reuters)
Ferrari Luce, markanın geleneksel çizgisinden uzaklaşıldığı gerekçesiyle tepki çekmişti (Reuters)

Ferrari ve BMW, Tesla ve Çinli elektrikli otomobil üreticilerinin peşinden giderek bakır yerine ucuz alüminyuma geçiyor.

Otomotiv sektöründe yaklaşık 200 yıldır elektrik kablolamasında baskın malzeme olan bakırın yerini alüminyum almaya başlıyor.

Reuters'ın analizine göre Ferrari ve BMW'nin de yeni modellerinde alüminyum kablolamaya geçmesi, Tesla ve Çinli elektrikli araç üreticilerinin ardından sektördeki dönüşümün hızlandığını gösteriyor.

Ferrari, geçen ay tarihindeki ilk tam elektrikli otomobili olan Luce'yi tanıtmıştı. Ancak markanın bu yenilikçi hamlesi büyük eleştiri toplamış, şirketin pazarlama müdürü Enrico Galliera bu ay istifa edeceğini duyurmuştu. 0-100 km/s hıza sadece 2,5 saniyede ulaşabilen Luce'de güç kablolarının tasarımında alüminyum kullanılmıştı.

İlk alüminyum iletkenleri 2011’de 1 Serisi'nde kullanmaya başlayan BMW ise geçen yıl tanıttığı eDrive teknolojili elektrikli araçlarında bu malzemeye daha fazla yer veriyor.

JPMorgan, bu yıl küresel bakır talebinin yaklaşık yüzde 2'sinin alüminyumla ikame edileceğini, bakır fiyatlarındaki yükselişin sürmesi halinde bu oranın 2030'a kadar yüzde 6'ya çıkabileceğini öngörüyor.

Bakır fiyatları şu anda ton başına yaklaşık 15 bin dolarla rekor seviyelere yaklaşırken, alüminyumun fiyatı yaklaşık 3 bin 100 dolar.

Dönüşüm yalnızca otomotiv sektörüyle sınırlı değil. Klima, kablo ve enerji ekipmanı üreticileri de düşük maliyet nedeniyle alüminyuma yöneliyor. Çinli parça üreticisi JONVER, alüminyum kablo ürünlerinin satış payının 2023'te yüzde 20 iken, bu yıl yüzde 30'a yükseldiğini açıkladı.

Bununla birlikte uzmanlar, daha hafif ve ucuz olmasına rağmen alüminyumdan bakır kadar verim alınamayacağını belirtiyor. Alüminyum sözkonusu olduğunda aynı miktarda elektriğin iletilmesi için daha fazla malzeme gerekeceğine işaret ediliyor.  

Çinli elektrikli otomobil devleri bu sektörde alüminyuma yönelen ilk firmalar arasında. Reuters'ın ulaştığı Mart 2025 tarihli bir Çin hükümeti politika belgesine göre Pekin yönetimi, şirketleri alüminyum kullanımını artırmaya teşvik ediyor.

Independent Türkçe, Reuters, BBC


Macaristan'daki BYD fabrikasında kötü muamele iddiası: Gözler Manisa projesinde

4 milyar euroluk yatırımla Avrupa pazarına yılda 300 bin otomobil sunulması bekleniyor (Reuters)
4 milyar euroluk yatırımla Avrupa pazarına yılda 300 bin otomobil sunulması bekleniyor (Reuters)
TT

Macaristan'daki BYD fabrikasında kötü muamele iddiası: Gözler Manisa projesinde

4 milyar euroluk yatırımla Avrupa pazarına yılda 300 bin otomobil sunulması bekleniyor (Reuters)
4 milyar euroluk yatırımla Avrupa pazarına yılda 300 bin otomobil sunulması bekleniyor (Reuters)

Çinli elektrikli araç üreticisi BYD, Avrupa'daki ilk fabrikasını 2027'de Macaristan'ın Szeged kentinde açmaya hazırlanırken işçilere kötü muamele iddialarıyla gündem oldu.

50'yi aşkın göçmen işçiyle görüşen New York merkezli China Labor Watch (CLW), inşaatta Avrupa Birliği'nin iş yasalarının ihlal edildiğini bildiriyor. 

Çin'den getirilen işçilerin izin kullanmadan haftanın 7 günü görev yaptığı, borçlandırarak çalıştırıldığı, ekstra mesailerde yasal limitlerin aşıldığı ve katı bir şekilde yönetilen çalışanların zor koşullarda yaşadığı öne sürülüyor. 

12 ila 14 saati bulan çalışma sürelerine rağmen fazla mesai ücreti ödenmediği aktarılıyor. Maaşlardaki gecikmenin üç ayı bulabildiği de iddialar arasında.

Çoğu işçi doğrudan BYD adına değil, taşeronlar tarafından çalıştırılırken bazılarının işe girmek için 2400 euroyu bulan paralar ödediği belirtiliyor. 

Hak savunucuları, bunun borç esaretine yol açabileceğini vurguluyor. 

Avrupa Komisyonu suçlamalardan haberdar olduğunu ve Macaristan makamlarının konuyla ilgili soruşturmasının sürdüğünü açıkladı.

BYD ise 14 Şubat'ta gerçekleşen bir kazada bir işçinin öldüğünü doğrularken olaya dair incelemenin devam ettiğini belirtti. 

Szeged sakinleri, bu inşaatın çevreye ve bölgede yaşayanların sağlığına vereceği zararlar ve kentin altyapısına bindireceği yüklere dair yeterince bilgilendirilmediklerini söylüyor. 

Sayıları 4 bini bulan işçiler arasında verem vakaları görüldüğüne dair söylentiler de kentte dolaşıyor.

Brezilya'da da benzer suçlamalarla karşılaşan BYD'nin Manisa'da üretim tesisi açması planlanıyor.  

Geçen ay yapılan genel seçimleri büyük farkla kaybeden Viktor Orban, Çin'le ilişkileri derinleştirmek istiyordu. 

Aralarında batarya şirketi CATL'nin de aralarında olduğu Çin şirketleri ülkeye önemli yatırımlar yaptı.

Ülkenin yeni lideri Péter Magyar, bu projelerin bazılarının gözden geçirileceğini söylüyor. 

Independent Türkçe, Guardian, CBC