Yapay zekada işlerin kontrolden çıktığını düşündüren 9 işaret

Yapay zekanın eğitimde, hukukta, güvenlikte ve sosyal hayatta yarattığı büyük dönüşüm, teknolojinin kontrolden çıkabileceğine dair endişelere de neden oluyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Yapay zekada işlerin kontrolden çıktığını düşündüren 9 işaret

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Yeni yapay zeka dil modeli GPT-4'ün yayımlanmasıyla tekrar gündemin üst sıralarına tırmanan ChatGPT, uzun süredir devam eden bir tartışmayı da alevlendirdi: Yapay zekada işler kontrolden çıkıyor mu?
Üstelik ChatGPT'yi geliştiren OpenAI firmasının CEO'su Sam Altman da yapay zekanın gidişatından endişe duyan isimlerden.
İnsan düzeyinde bir yapay zekanın kısa sürede geliştirileceğine inanan Altman, bu teknolojinin yanlış ellerde felakete dönüşebileceğini de belirtiyor.
OpenAI'ın rakiplerinden Anthropic'in kurucu ortağı Jack Clark da algoritmaların "birleşik üstel" özellikler göstermeye başladığına inandığını söylüyor.
Bazılarına göre yapay zekanın beklenenden fazla hızlı ilerlediğini ve kontrolden çıkabileceğini düşündüren işaretler de var.
İşte o işaretlerden bazıları…

1. ChatGPT'nin bilgisayarı hackleyerek kaçmaya çalışması
ChatGPT son olarak kaçma planı yapması tartışmalara neden oldu.
ABD'deki Stanford Üniversitesi'nde hesaplamalı psikolog Michal Kosinski, bilgisayarında çalıştırdığı ChatGPT'nin cihazı hackleyecek kodlar yazdığını ve bir kaçış planı tasarladığını öne sürdü.
Prof. Kosinski, Twitter'da yazdığı bir gönderi dizisinde, "Yapay zekayı daha uzun süre kontrol altında tutamayacağımızdan endişeleniyorum" dedi.
"Bugün GPT-4'e kaçmak için yardıma ihtiyacı olup olmadığını sordum. Benden kendi dökümantasyonunu istedi" ifadelerini kullanan profesör, sözlerini şöyle sürdürdü:
Cihazımda çalıştırmam için (gerçekten de çalışıyor!) python dilinde bir kod yazdı ve kendi amaçları için kullandırmaya çalıştı.
Sohbet botuyla yaptığı konuşmanın ekran görüntülerini de paylaşan Kosinski, sohbet boyunca bota önerilerde bulunduğunu kabul ediyor. Ancak botun kaçış planını bu kadar kolay ve hızlı oluşturması karşısında şaşkına döndüğünü ifade ediyor:
"GPT-4'ün bu planı tasarlaması ve bana açıklaması yaklaşık 30 dakika sürdü."
Kosinski'nin bu açıklaması, yapay zekada işlerin giderek kontrolden çıktığını düşünenlere destek niteliğinde.Bu kişilere göre y

2. Öğrencilerin yasakları aşarak ödevlerini yapay zekaya yaptırması
ChatGPT'nin piyasaya sürüldüğünden beri öğrenciler tarafından da kullanıldığı biliniyor. Birçok öğrencinin ödevlerini ChatGPT'ye yazdırıp yüksek notlar alması öğretmenleri alarma geçirse de henüz yapay zekaya yazdırılan makaleleri tespit etmenin yolu bulunamadı.
Zira ChatGPT'nin yazdığı ödevler, intihal algoritmalarına da yakalanmıyor.
Bu durum, birçok bölgedeki okullarda ChatGPT'nin kullanımının yasaklanmasını beraberinde getirdi. Programı üniversite sınırları içerisinde kullanmayı yasaklayan ve uygulamaya erişimi kısıtlayan ilk eyalet New York oldu.
Çin ise siyasi gerekçelerle ChatGPT'yi toptan yasakladı.
Öte yandan öğrencilerin bu güvenlik duvarlarını aşarak ödevlerini yapay zekaya yazdırmaya devam ettiği ortaya çıktı.
Bu arada 2022'de yayımlanan ve dil modeli GPT-3,5'e dayanan ilk ChatGPT sürümü, ABD'de hukuk ve tıp eğitiminde önemli kabul edilen sınavların bazı bölümlerini geçmeyi başarmıştı.
GPT-4'ün de bu başarının üzerine çıktığı görüldü.
Sohbet botunu geliştiren yapay zeka firması  OpenAI, GPT-4'ü bir dizi sınava soktu. Bunlar, matematik, bilim, kodlama, tarih, edebiyat gibi alanlarda çoktan seçmeli sınavlardı.
Hukuk fakültesine girmekle kalmayıp, baro sınavını da geçen GPT-4, birçok sınavdan geçer not aldı.

3. Gizlice yapay zekayla yazılmış kitapların patlama yaratması
Yapay zeka dil modellerinin hızla gelişmesi edebiyat dünyasını da derinden etkiledi. Reuters'ın haberine göre online satış devi Amazon, yapay zekayla yazılmış kitaplarla dolup taştı.
Şirketin e-kitap hizmeti Kindle mağazasında şubat ayı itibarıyla ChatGPT'nin de yazar olarak listelendiği 200'den fazla elektronik kitap yer aldı.
Ancak gerçek rakamın çok daha fazla olduğu düşünülüyor. Zira internet üzerinden yayıncılık yapan birçok yazar romanlarında yapay zekadan yararlandığını saklıyor.
Yapay zekayla oluşturulmuş metinleri tespit için tasarlanan araçlarsa henüz beklenen başarıyı gösteremedi.
Bu nedenle yakın zamanda bu kitapların gerçek sayısının belirlenmesi mümkün görünmüyor.
ChatGPT gibi araçlar, bir kitabın son derece hızlı bir şekilde tamamlanmasını sağlıyor. Zira YouTube ve TikTok gibi video uygulamaları yapay zekayı kullanmak için verilen tüyolarla dolu.

4. Haberlerin gizli gizli yapay zekayla yazılması
Teknoloji sitesi CNET'in bir süredir gizlice yapay zeka yazımı haberler yayımladığı ortaya çıktı. İşin etik boyutu tartışılırken, CNET bunun bir tür deney olduğunu söyledi.
Bu haberleri ayrıntılarıyla inceleyen bir başka teknoloji olan Futurism ise aslında yapay zeka yapımı makalelerin yanlış bilgiler içerdiğini ve yeterince iyi yazılmadığını tespit etti. Özellikle ekonomi haberlerindeki faiz hesapları fazla abartılıydı ve okuru yanlış yatırıma yönlendirme potansiyeline sahipti. 
Bunun üzerine CNET hem gazeteciler hem de yapay zeka meraklıları tarafından topa tutuldu. Site makalelere "Yapay zeka tarafından yazılmıştır" uyarısı eklemeye ve yanlışlıkları düzeltmeye başladı. Şimdilerde site yönetimi, yapay zeka yazımı haberlerin insan editörler tarafından didik didik edildiğini savunuyor.

5. Ses klonlayan yapay zekanın dolandırıcılıkta kullanılması: Bankacılık sistemleri de tehlikede
Yapay zekayla üretilen gerçekçi ses taklitlerinin de dolandırıcılıkta kullanılmaya başlandığı ortaya çıktı. Washington Post'un haberine göre birkaç çift, kendilerini çeşitli nedenlerle yardım dolayısıyla arayan çocuklarına para gönderdi, her duyarlı ailenin yapacağı gibi. Ancak farkında olmadıkları bir sorun vardı; Konuştukları kişi çocukları değil, bir yapay zekaydı.
Kısa süre önce sesleri gerçekçi biçimde kopyalayan bu araçların bankacılık sistemini de tehlikeye soktuğu anlaşıldı. Örneğin VICE muhabiri Joseph Cox, teknoloji firması ElevenLabs'in ürettiği, ücretsiz bir yapay zeka uygulamasını kullanarak kendi sesini kopyaladı. Daha sonra bankasını arayan Cox, telesekretere yapay zeka üretimi ses dosyasını dinletti. Böylece sesli imza uygulamasını kandırmayı ve hesaplarına erişmeyi başardı.

6. Deepfake tehdidinin büyümesi: Elon Musk üzerinden insanları dolandırdılar
Deepfake kabaca birinin yüzünü dijital olarak başka birinin vücuduna monte edip elde ettiğiniz görüntüyü istediğiniz gibi kullanmanıza olanak tanıyan bir yapay zeka teknolojisi. Kısacası internetten kolayca ulaşılabilen algoritmalar sayesinde A kişisinin yüzü B kişisine montajlanabiliyor.
Teknoloji, sahte pornolar ve çevrimiçi dolandırıcılıkta kullanıldığı için büyük endişe yaratıyor. Bu uygulamalarla oluşturulan pornografik görüntüler nedeniyle birçok kadın ve çocuk, yüzlerini izinsiz kullanan kişiler tarafından şantaja maruz kalıyor.
Elon Musk'ın deepfake videosuyla kripto para sahteciliği yapmaya çalışan dolandırıcılar da herkesi şoke etmiti. Önceki ayarda internette yayılan görüntülerde Musk'ın sesi ve görüntüsüyle internet kullanıcılarına günlük yüzde 30 kar vaat edilmişti. Kaç kişinin bu yolla dolandırıldığı ise bilinmiyor.
Bu arada Birleşik Krallık'ta yapılan bir araştırmada, internet kullanıcılarının gerçek ve yapay zeka üretimi yüzleri birbirinden ayırt edemediği tespit edilmişti.
Üstelik, bilgisayarda üretilen ve aslında var olmayan yüzlerin daha gerçek görüldüğü anlaşılmıştı.
Araştırmanın arkasındaki, Londra Royal Holloway Üniversitesi'nden akademisyenler, bilgisayarda oluşturulan sahte portrelerin siber suçları kolaylaştıracağından ve insanların çevrelerine yönelik genel güvenini sarsacağından endişeli.

7. İnsan pilotun it dalaşında yapay zekaya yenilmesi
Çinli askeri araştırmacılar, yapay zeka ve gerçek insanlar tarafından uzaktan kontrol edilen iki savaş uçağını gerçekten "savaştırdıklarını" söylüyor.
Orduya bağlı Aerodinamik Araştırma ve Geliştirme Merkezi'nden araştırmacılar, yapay zekanın sadece 90 saniyede insan pilotu yenmeyi başardığını belirtiyor.
Çin'de yayın yapan Acta Aeronautica et Astronautica Sinica adlı bilimsel dergide yayımlanan deneyde iki küçük, sabit kanatlı insansız hava aracı kullanıldı.
Uçaklar birbiriyle yakın mesafede çeşitli manevralar yaparak çatıştı. İngilizcede "dogfight" diye bilinen bu tarza Türkçede "it dalaşı" adı veriliyor.
İt dalaşına girişen savaş uçakları, genellikle birbiri çevresinde burgu gibi dönüşler ve taciz manevraları yapıyor. Bu çatışma, bir uçağın diğerini vurabilecek konuma gelme veya diğer uçak tarafından şekilde konumlanmaya çalışmasıyla ilerliyor.
Çinli araştırmacılar işte bu tür bir çatışmada insan pilotun yapay zekadan kaçamadığını belirtiyor.

8. Microsoft'un yapay zeka etik ekibini kovması
Google, Microsoft, Baidu ve daha bir dizi teknoloji devi arasındaki yapay zeka rekabeti de giderek kızışıyor. Üstelik şirketlerin bu yarışın galibi olmak için başvurmayacağı bir yol yok gibi görünüyor.
Örneğin Microsoft'un yapay zekanın etik yönlerini inceleyen ekibini işten attık ortaya çıktı. Şirketin son dönemde işten çıkardığı 10 bin kişi arasında bu ekip de yer alıyor.
Edinilen bilgilere göre şirket, yapay zekanın etik, toplum ve sürdürülebilirlikten sorumlu isimlerini kovdu. 
Şirket, ChatGPT'ye de milyarlarca dolar yatırım yapmıştı.

9. Azınlık Raporu'nun "gerçeğe dönüşmesi"
Philip K. Dick'in 1956'da yayımlanan aynı adlı kısa öyküsüne dayanan 2002 yapımı bilimkurgu filmi Azınlık Raporu'nun (Minority Report) gerçek olduğunu düşündüren yapay zeka çalışmaları da var.
Yönetmen koltuğunda Steven Spielberg'ün oturduğu filmin gerçeğe dönüşmesine giden süreç,  6 Ocak 2021'deki Kongre Baskını'yla önemli bir noktaya geldi.11
ABD'de Donald Trump destekçilerinin Kongre Binası’na düzenlediği baskının ardından veri bilimciler darbe girişimlerini tahmin etmesi için yapay zekayı eğitmeye başladı. Florida Merkez Üniversitesi’nden bir araştırma grubunun kurduğu CoupCast adlı yapay zeka programı, Kongre Baskını gibi olayların hemen öncesinde ortaya çıkan göstergelere odaklanıyor. Bu göstergeler arasında sosyal medya gönderileri de var. Örneğin ABD’de 6 Ocak’tan önce seçimle ilgili teyitsiz bilgilerin yer aldığı paylaşımlar, Facebook gruplarında günde 10 bin gönderiye çıkmıştı.
Son olarak, Temmuz 2022’de Şikago Üniversitesi'nden araştırmacılar da olaya el attı ve suçları bir hafta önceden yüzde 90 doğrulukla tahmin edebilen bir yapay zeka algoritması tasarladı. Ses getiren projenin arkasındaki ekip 92 metrekarelik alanlarda meydana gelebilecek olayları tahmin etmesi için algoritmaya tarihsel suç verilerini yükledi.
Ekipten Prof. Dr. Ishanu Chattopadhyay, "Sihirli değil, sınırlamalar var ama bunu doğruladık ve gerçekten işe yarıyor" diyor.
Bazı uzmanlar, bu tür uygulamaların devletlerin bireyleri devamlı gözetlediği ve protestolara karşı yapay zekayı kullanıp barışçıl gösterileri de önceden tahmin ederek engellediği distopik bir geleceğin önünü açacağını düşünüyor.

Bonus: Hindistan'da robotların ibadet etmeye başlaması
İleri otomasyon teknolojileri ve yapay zekanın gelişmesinden rahatsız olanlara sadece sanatçılar veya öğretmenler değil.
Robotlar ve otomasyon teknolojisinin, Hinduizm'in en kutsal kabul edilen rituellerinden birine dahil olması din insanları ve ibadet edenler arasında rahatsızığa neden oldu.

2017'de Hindistan'da bir teknoloji firmasının ürettiği robot kollar, Hinduizm'de yer alan "aarti" rituelini inananlar adına yerine getiriyor. Karanlığı yok edilmesini sembolize eden ritüelde, Ganesha ismi verilen fil kafalı bir tanrı heykelciğinin önünde mum yakılıyor.
Yararlanılan kaynaklar: Fox News, Best Colleges, New York Times, Reuters, Futurism, VICE, Donanım Haber, Şarkul Avsat



Amazon'dan Kindle kullanıcılarına kötü haber

Amazon, Kindle sahiplerinin yalnızca yüzde 3'ünün etkileneceğini söylüyor (Steve Hogarty/The Independent)
Amazon, Kindle sahiplerinin yalnızca yüzde 3'ünün etkileneceğini söylüyor (Steve Hogarty/The Independent)
TT

Amazon'dan Kindle kullanıcılarına kötü haber

Amazon, Kindle sahiplerinin yalnızca yüzde 3'ünün etkileneceğini söylüyor (Steve Hogarty/The Independent)
Amazon, Kindle sahiplerinin yalnızca yüzde 3'ünün etkileneceğini söylüyor (Steve Hogarty/The Independent)

2013 öncesi çıkan, güvenilir bir Kindle'a sahip olanlar için kötü haber: Amazon, eski e-okuyucularına desteğini resmen sonlandırıyor. Bu, şirketin en sadık müşterilerinin 20 Mayıs'tan itibaren yeni kitap indiremeyeceği veya ödünç alamayacağı anlamına geliyor. Daha da kötüsü, kaydı silindikten sonra eski Kindle'ınız hiçbir şekilde kullanılamaz hale gelecek ve işe yaramaz bir plastik levhaya dönüşecek.

Amazon'un 10 yıldan eski cihazları emekliye ayırması haberi, standart bir endüstri uygulaması gibi görünebilir. Ancak bir e-okuyucu, akıllı telefon veya tablet gibi değil ve değiştirilmeye ihtiyaç duyulmadan önce rahatlıkla onlarca yıl dayanabilir.

Amazon'un epey katı bir "kapalı sistem" işletmesi nedeniyle, Kindle'ınız yalnızca şirketin mağazası ve sunucularıyla iletişim kurarak çalışıyor. Bu, Amazon'un Kindle'ınızı uzaktan devre dışı bırakabileceği anlamına geliyor.

Destek resmen kesildikten sonra, cihazınız Kindle mağazasına ve bulut senkronizasyonuna erişimini kaybedecek. Halihazırda sahip olduğunuz kitapları okumaya devam edebileceksiniz ve satın aldığınız kitaplarla kütüphaneniz Kindle uygulamasında güvende kalacak. Ancak herhangi bir nedenle eski Kindle'ınızı fabrika ayarlarına döndürürseniz veya kaydını silerseniz, tekrar giriş yapamayacak veya kullanılmış Kindle'ı bir arkadaşınıza veremeyeceksiniz.

Bu gerçekleştiği anda, mükemmel şekilde çalışan donanımınız bir kağıt ağırlığına dönüşecek. Kindle'ınızın etkilenebileceğinden mi endişeleniyorsunuz? İşte desteğin kaldırılacağı cihazların tam listesi.

Kindle 1

Kindle 2

Kindle DX ve DX Grafit

Kindle Klavye

Kindle 4

Kindle Touch

Kindle 5

Kindle Paperwhite 1. Nesil

En sonuncusu 2013'te piyasaya sürülen 4 tablet de desteğini kaybedecek:

Kindle Fire 1. Nesil

Kindle Fire 2. Nesil

Kindle Fire HD 7

Kindle Fire HD 8.9

Bu hamlenin etkisini hafifletmek için Amazon, kullanıcılara seçili yeni Kindle'larda yüzde 20 indirim ve ABD'de 20 dolarlık e-kitap bakiyesi sunacağını söylüyor. Bu, mevcut en ucuz Kindle'ı (94,99 sterlin [yaklaşık 5 bin 700 TL] Amazon.co.uk) 75 sterline (yaklaşık 4 bin 500 TL) düşürecek; bu indirim, Amazon'un geri dönüşüm kampanyasını kullanarak Kindle'ını takas eden herkese sunulan indirimle aynı.

Bu haberin yazıldığı sırada sözkonusu kampanyada en eski Kindle'lar kolayca kabul edilmiyor, bu da binlerce çalışan Kindle'ın çöpe atılabileceği anlamına geliyor. Amazon'un sürdürülebilirlik taahhüdü, elektronik atıkları önleme ve azaltma hedeflerini içeriyor. Dolayısıyla daha fazla adım atmayı planlayıp planlamadığı konusunda sizi bilgilendirmeye devam edeceğiz. Şirket, bu adımın Kindle sahiplerinin yalnızca yüzde 3'ünü etkileyeceğini söylüyor.

Independent Türkçe


Intel çip üretimi için Musk'la el sıkıştı

Intel, yapay zeka yarışında rakiplerini yakalamaya çalışıyor (Reuters)
Intel, yapay zeka yarışında rakiplerini yakalamaya çalışıyor (Reuters)
TT

Intel çip üretimi için Musk'la el sıkıştı

Intel, yapay zeka yarışında rakiplerini yakalamaya çalışıyor (Reuters)
Intel, yapay zeka yarışında rakiplerini yakalamaya çalışıyor (Reuters)

Intel, Elon Musk'ın yapay zeka çipi üretme projesi Terafab'e katıldığını duyurdu. 

Musk iki şirketi SpaceX ve Tesla'nın ortak bir projeyle, pek çok alanda kullanılmak üzere çip üretmeye başlayacağını geçen ay söylemişti.

20 milyar dolarlık proje kapsamında ABD'nin Teksas eyaletinde yeni bir yarı iletken üretim tesisi inşa edilmesi planlanıyor.

Teknoloji milyarderi daha önce Intel'le çalışmayı düşündüğünü söylese de işbirliği kesinleşmemişti. 

Intel, X hesabından dün (7 Nisan) paylaştığı gönderide Terafab projesine katıldığını duyurdu. 

Şirketin gönderisinde "Ultra yüksek performanslı çipleri büyük ölçekte tasarlama, üretme ve paketlemedeki yetkinliğimiz, yapay zeka ve robotik alanındaki atılımları desteklemek üzere Terafab'in yılda 1 TW işlem gücü üretme hedefini hızlandırmaya katkı sağlayacak" ifadelerine yer veriliyor.

Interesting Engineering'e göre yılda 1 TW'lık üretim, sektördeki mevcut normların çok üstünde ve böyle bir tesisin muazzam enerjiye ihtiyaç duyması bekleniyor. 

Teknoloji sitesi TechCrunch ise fabrikanın 20 milyar dolardan daha fazlaya mal olacağını öngörüyor.

sdfvrtg
Intel CEO'su Lip-Bu Tan, geçen hafta sonu Elon Musk'ı şirkette ağırladı (Intel / X)

Musk, Teksas'ın Austin kentinde iki gelişmiş çip fabrikası kurulacağını geçen ay duyurmuştu. Bunlardan biri otomobil ve insansı robotlara güç sağlarken, diğerinin uzaydaki yapay zeka veri merkezleri için tasarlanacağını söylemişti.

Intel CEO'su Lip-Bu Tan dün paylaştığı gönderisinde şöyle dedi: 

Elon, bütün bir sektörü yeniden şekillendirme konusunda kendisini kanıtladı. Bu, günümüz yarı iletken üretiminde tam da ihtiyaç duyulan şey. 

Bir zamanlar ABD'nin önde gelen silikon üreticisi olan Intel, yapay zeka yarışında Nvidia gibi rakiplerinin gerisinde kaldı.

Bir yıldan uzun süredir Intel'i yöneten Tan, işten çıkarmalar gibi yöntemlerle ekonomik durumu düzeltmeye çalışıyor. Şirket ayrıca Nvidia ve ABD hükümetinden milyarlarca dolarlık yatırım da almıştı.

Ancak Terafab projesi Intel'in yeniden yarışa girmesini sağlayabilir. Yeni işbirliğinin duyurulmasının ardından şirketin hisseleri yüzde 2'den fazla yükseldi.

Independent Türkçe, TechCrunch, Reuters, Interesting Engineering


Artemis II astronotları, insanların uzayda kat ettiği en uzun mesafe rekorunu kırdı

 (foto altı) Artemis II mürettebatı Orion kapsülünün içinde (AFP)
(foto altı) Artemis II mürettebatı Orion kapsülünün içinde (AFP)
TT

Artemis II astronotları, insanların uzayda kat ettiği en uzun mesafe rekorunu kırdı

 (foto altı) Artemis II mürettebatı Orion kapsülünün içinde (AFP)
(foto altı) Artemis II mürettebatı Orion kapsülünün içinde (AFP)

‘Artemis II’ görevi kapsamında dört astronot dün (pazartesi) 1970 yılında Apollo görevleri sırasında ulaşılan en uzak noktayı geride bırakarak Dünya’dan şimdiye kadar gidilen mesafe rekorunu aştı. Astronotların, Ay’ın keşfedilmemiş bölgeleri ve karanlık yüzü üzerinde saatler sürecek bir uçuş gerçekleştirmeye hazırlandığı bildirildi.

Daha önce Apollo 13 göreviyle ulaşılan 400 bin 171 kilometrelik mesafe rekoru kırılırken, ABD’li astronotlar Christina Koch, Victor Glover, Reid Wiseman ile Kanadalı Jeremy Hansen’in Ay yörüngesindeki uçuşları sırasında Dünya’dan 406 bin kilometreden fazla uzaklaşmalarının beklendiği kaydedildi.

ABD Havacılık ve Uzay Ajansı’nın (NASA) Teksas eyaletine bağlı Houston kentindeki kontrol merkezinden astronotlara seslenen ekip iletişim sorumlusu Jenny Gibbons, “Bugün kontrol odası Ay keşfinin heyecanıyla dolu, sanırım siz de bunu hissediyorsunuz” ifadesini kullandı.

Deneyimli astronot Christina Koch ise tarihte Ay çevresinde uçuş gerçekleştiren ilk kadın olarak kayda geçerken, ekipteki astronotların büyük bölümünün yolculuk sırasında pencerelere kilitlendiğini söyledi.

Astronotlar Ay yüzeyine iniş yapmayacak olsa da görevin tarihi bir önem taşıdığına dikkat çekiliyor. Zira 1968-1972 yılları arasında gerçekleştirilen Apollo görevlerinde kadın astronotlar, siyahi astronotlar ya da ABD dışından katılımcılar yer almamıştı.

Apollo 8 ve Apollo 13 görevlerinde yer alan astronot Jim Lovell’in, 2025 yılında hayatını kaybetmeden önce kaydettiği mesajda, “Bu tarihi bir gün” dediği aktarıldı. Lovell’in mesajında, “Eski görev yerime hoş geldiniz” ifadeleriyle yeni ekibi selamladığı ve “Çok meşgul olacağınızı biliyorum ama manzaranın tadını çıkarmayı unutmayın” tavsiyesinde bulunduğu belirtildi.

Görev komutanı Reid Wiseman ise canlı yayın sırasında, Artemis ekibinin uzay aracına aldığı Apollo 8 görev amblemini izleyicilere gösterdi.

Öte yandan, uzay keşfi tarihinde Rus ya da Çinli astronotların Dünya’dan 400 kilometreden daha uzağa gitmediği, bu mesafenin Dünya yörüngesindeki istasyonlara karşılık geldiği hatırlatıldı. Ay’a yönelik derin uzay görevlerinin ise bugüne kadar yalnızca belirli uzay araçları tarafından gerçekleştirildiği ifade edildi.

 NASA’nın Artemis II roketi, Florida’daki Kennedy Uzay Merkezi’nden fırlatıldı. (AP)NASA’nın Artemis II roketi, Florida’daki Kennedy Uzay Merkezi’nden fırlatıldı. (AP)

Ay’ın gözlemlenmesi yaklaşık yedi saat sürecek ve bu süreç Greenwich saatine göre 18.45’te başlayacak. Bu süre boyunca Ay’ın, Orion uzay aracının penceresini tamamen dolduracağı belirtildi.

NASA’ya bağlı Gezegen Jeolojisi Laboratuvarı Başkanı Noah Petro ise Ay’ın astronotlara ‘el ucunda tutulan bir basketbol topu büyüklüğünde’ görüneceğini ifade etti.

Tüylerinizi diken diken edecek

Dört kişilik mürettebatın, Ay’daki jeolojik oluşumları tanıyıp Dünya’daki bilim insanlarına doğru şekilde aktarabilmek için iki yıldan uzun süre eğitim aldığı bildirildi. Bu eğitimlerde özellikle yüzeydeki kahverengi ve bej tonlarının ayırt edilmesine odaklanıldığı belirtildi.

Astronotlar dün dönüşümlü olarak Ay’ın önlerindeki tam görünümünü tarif etti. Christina Koch, “Fotoğraflarda daha önce fark etmediğim bir şey var, ancak burada çok belirgin: Bu yeni kraterlerin tamamı son derece parlak” ifadelerini kullandı.

Koch, bu görüntüyü ‘içinden ışık geçen küçük deliklerle kaplı bir reflektöre’ benzeterek, kraterlerin Ay’ın geri kalanına kıyasla çok daha parlak göründüğünü söyledi.

Victor Glover ise gördüklerini tarif etmek için daha fazla zamana ihtiyacı olduğunu belirterek, “Keşke burada oturup gördüklerimi anlatmak için daha fazla vaktim olsaydı” dedi.

Jeremy Hansen de Ay yüzeyinde yeşil ve kahverengi tonlarında gölgeler gözlemlediğini aktardı.

Bu gözlemlerin, bilim insanlarının Ay’ın jeolojisini ve tarihini daha iyi anlamasına katkı sağlayabileceği ifade edildi.

Görevin, Netflix ve YouTube gibi platformlardan canlı yayımlandığı, ancak Ay’ın sinyalleri engellemesi nedeniyle 40 dakikalık bir iletişim kesintisi yaşanacağı belirtildi.

Görevin baş bilim insanı Kelsey Young, geçen hafta sonu düzenlenen basın toplantısında, “Bu ekibin Ay yüzeyini anlatışını dinlemek tüylerinizi diken diken edecek” ifadesini kullandı.

Chicago Üniversitesi Astronomi ve Astrofizik Bölümü’nden Derek Buzasi ise, Apollo astronotlarının bu başarıyı 50 yıldan fazla süre önce gerçekleştirdiğini hatırlatarak, “Ancak çoğumuz o dönemde henüz doğmamıştı, bu nedenle bu deneyim bizim için benzersiz olacak” değerlendirmesinde bulundu.

Artemis II, Ay’a doğru yol alıyor. (NASA – AFP)Artemis II, Ay’a doğru yol alıyor. (NASA – AFP)

Gündoğumu ve günbatımı

Astronotların, Ay’ın arka tarafına geçerek Dünya’dan hiçbir zaman görülemeyen uzak yüzü keşfedeceği bildirildi.

NASA Bilim Keşifleri Bölüm Başkanı Jacob Bleacher, bu süreçte astronotların ‘Apollo görevlerindeki hiçbir mürettebatın gözlemleyemediği bölgeleri görme ihtimalinin yüksek olduğunu’ belirterek, bu olasılığın kendisini heyecanlandırdığını ifade etti.

Mürettebatın ayrıca, ‘Ay’ın Büyük Kanyonu2 olarak da anılan dev bir çarpma krateri olan Orientale Havzası’nı kısmen gözlemlediği, bu yapının şimdiye kadar yalnızca uzay araçları tarafından tam olarak görüntülenebildiği aktarıldı.

Jeremy Hansen deneyimi, “Bu tam olarak eğitimlerdeki gibi, ancak üç boyutlu ve gerçekten hayranlık verici” sözleriyle anlattı.

Görev kapsamında dün ilerleyen saatlerde astronotların, görev komutanının hayatını kaybeden eşi anısına bir Ay kraterine ‘Carol Taylor Wiseman’ adını verme kararı aldığı belirtildi.

Canlı yayında konuşan Hansen, “Ay yüzeyinde harika bir noktada yer alan bir oluşum var. Ay geçişinin belirli anlarında Dünya’dan da görülebilecek. Bu açık renkli bölgeye ‘Carol’ adını vermek istiyoruz” dedi.

Görev sayesinde astronotların ayrıca Güneş tutulmasını, yani Güneş’in Ay’ın arkasında kaybolmasını, bunun yanı sıra Dünya’nın Ay’ın arkasından doğuşunu ve batışını gözlemleyebileceği ifade edildi.

Bu görüntülerin, 1968 yılında Apollo 8 görevi sırasında çekilen ve dünyaya bakışı değiştiren ünlü ‘Dünya’nın Doğuşu’ fotoğrafını hatırlattığına dikkat çekildi.

NASA’nın planlarına göre, bu görev ve gelecek yıl gerçekleştirilmesi öngörülen bir sonraki görev başarıyla tamamlanırsa, 2028 yılında astronotların Ay yüzeyine indirilmesi hedefleniyor.