KEİPA Genel Sekreteri Hajiyev, Ermenistan'a toprakları diyalogla iade etmesi çağrısı yaptı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

KEİPA Genel Sekreteri Hajiyev, Ermenistan'a toprakları diyalogla iade etmesi çağrısı yaptı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Hajiyev, Azerbaycan'ın hiçbir zaman savaştan yana olmadığını belirterek, "Ermenistan ile sorunların sulh yoluyla çözülmesinden yanayız. Umuyoruz Ermenistan savaş yoluyla değil, masada ve diyalogla geri kalan topraklarımızı iade eder." dedi.
Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenter Asamblesi (KEİPA) Genel Sekreteri Asaf Hajiyev, Azerbaycan'ın hiçbir zaman savaştan yana olmadığını belirterek, "Biz Ermenistan ile sorunların sulh yoluyla çözülmesinden yanayız. Umuyoruz Ermenistan savaş yoluyla değil, masada ve diyalogla geri kalan topraklarımızı iade eder." dedi.
Hajiyev, Azerbaycan ve KEİPA'nin deprem bölgesine yönelik yardımlarını, Azerbaycan-Ermenistan arasındaki toprak bütünlüğü sorununu ve Türkiye-Yunanistan gerilimine ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Azerbaycan'ın hiçbir zaman kendini Türkiye'den ayrı görmediğini daima iki devlet bir millet şiarı ile hareket ettiğini dile getiren Hajiyev, 6 Şubat'ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin kendilerini çok derinden üzdüğünü söyledi.
Hajiyev, "Şüphesiz acımız sonsuz ama ben inanıyorum ki biz bu felaketin de üstesinden geleceğiz. Hep beraber yaralarımızı saracağız." dedi.
Azerbaycan'ın depremin ilk gününden itibaren bölgeye intikal etmeye başladığını kaydeden Hajiyev, kurtarma ekipleri ve gönüllülerin Türk halkıyla tek yürek şekilde seferber olduğunu anlattı.
Hajiyev, KEİPA'nin deprem bölgesine yaklaşık 1 milyon lira nakdi yardım yaptığını, teşkilat çalışanların ise aralarında topladıkları paralarla bir tır ilaç aldıklarını ve bunları Adıyaman'a ulaştırdıklarını aktardı.
KEİPA başkan yardımcısı, Türkiye delegasyonu başkanı ve sekretarya çalışanlarıyla birlikte deprem bölgesine gittiklerini anlatan Hajiyev, "İnsanlar bu büyük felakette sevdiklerini kaybettiler. Sağ çıkanların acıları hala çok taze. İnsanlar hemen yerleşik hayata geçmek istiyorlar ki bu onların en doğal hakkı fakat şöyle de bir gerçek var depremin vurduğu alan çok büyük, 13 milyon kişi etkilendi. Dolayısıyla yeniden onarım biraz zaman alacaktır. Bazı zorlukların olması kaçınılmaz." diye konuştu.
Hajiyev, güçlü bir devlet olan Türkiye'nin depremin yarattığı krizin üstesinden en kısa zamanda geleceğini vurgulayarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın depremzede evlerini bir yıl içinde tamamlayacağına dair inancının tam olduğunu söyledi.

Asaf Hajiyev, şöyle devam etti:
"Türkiye güçlü bir devlet, NATO üyesi bir ülke. Şu süreçte bazı zorluklar yaşanıyor. Bu sadece Türkiye ile ilgili bir sorun değil. Tüm ülkelerin ekonomilerinde daralma var. Dünya ciddi bir krizle karşı karşıya. Herkes bu ekonomik daralmadan şikayetçi ama ben Türkiye'nin güçlü bir ekonomisi olduğuna inanıyor ve bu krizin üstesinden geleceğini düşünüyorum. Türkiye güçlü bir ülke. Türk halkı birlikte hareket ettiğinde neleri başarabileceğini biz bu depremde çok net bir şekilde gördük. Türkiye bu krizden eninde sonunda çıkacak."

"Ermenistan ile sorunların sulh yoluyla çözülmesinden yanayız"
Hajiyev, Azerbaycan-Ermenistan arasındaki gerilimle ilgili değerlendirmelerde bulunarak, iki ülke arasındaki toprak bütünlüğü anlaşmazlığının artık kökten çözülmesi gerektiğine dikkat çekti.
Katalonya'nın bağımsızlık talebini hatırlatan Hajiyev, "Avrupa Birliği İspanya'nın yanında durdu ve talebi 'kabul edilemez' olarak niteledi. İspanya'nın toprak bütünlüğüne saygı duyanlar, konu Karabağ olunca Karabağ'ın Ermenilere verilmesi çağrısını yaptı. İspanya'nın toprak bütünlüğüne saygı duyanlar, Azerbaycan'ın toprak bütünlüğüne de saygı duymak zorundalar. Aksi durum çifte standart olur, başka açıklaması da olmaz." ifadelerini kullandı.
Hajyev, Azerbaycan'ın Karabağ savaşı ile işgal altındaki topraklarının büyük bir bölümünü aldığını belirterek, Ermenistan'ın diyaloğa yanaşmaması durumunda Azerbaycan'ın geri kalan toprakları almak için güç kullanmaktan kaçınmayacağını söyledi.
Hiçbir zaman savaştan yana olmadıklarını vurgulayan Hajiyev, "Tabii ki Ermenistan ile yeni bir savaşa girmek istemiyoruz çünkü her savaşta gençlerimizi kaybediyoruz. Biz Ermenistan ile sorunların sulh yoluyla çözülmesinden yanayız. Umuyoruz Ermenistan savaş yoluyla değil, masada ve diyalogla geri kalan topraklarımızı iade eder." ifadelerini kullandı.
Hajiyev, muhalefet, Karabağ Ermenileri ve diasporanın Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'i etkisi altına aldığını, hükümetinin, "Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünü savunuyoruz." şeklindeki açıklamalarını sabote ettiğini ve ülkeyi savaşa sürüklemeye çalıştıklarını söyledi.
Ermenistan'ın en kısa zamanda Azerbaycan topraklarını geri vermesi gerektiğini kaydeden Hajiyev, "Kanaatimce Ermenistan için en doğru yol bu çünkü ekonomisi bitmiş, zor durumda ve yoksul bir ülke. Bir an önce Türkiye ve Azerbaycan ile ilişkilerini düzeltsinler, ekonomik işbirliği kursunlar ve bu ekonomik çıkmazdan kurtulsunlar." değerlendirmesinde bulundu.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
İlgili konular



Washington ve Tahran, niyetlerini test etmek amacıyla görüşmeler yapacak

ABD Donanm personeli, USS Abraham Lincoln uçak gemisinden kalkış için savaş uçaklarını hazırlıyor (CENTCOM/X)
ABD Donanm personeli, USS Abraham Lincoln uçak gemisinden kalkış için savaş uçaklarını hazırlıyor (CENTCOM/X)
TT

Washington ve Tahran, niyetlerini test etmek amacıyla görüşmeler yapacak

ABD Donanm personeli, USS Abraham Lincoln uçak gemisinden kalkış için savaş uçaklarını hazırlıyor (CENTCOM/X)
ABD Donanm personeli, USS Abraham Lincoln uçak gemisinden kalkış için savaş uçaklarını hazırlıyor (CENTCOM/X)

Bölgede artan askeri teyakkuz ve yaklaşan savaş tehdidi ortamında, İran ve Amerikan yetkilileri bugün Umman'ın başkenti Maskat'ta niyetleri değerlendirmek amacıyla görüşmeler yapıyor.

Washington, Tahran'ın füze programını ve bölgesel rolünü görüşmelere dahil etmeyi amaçlarken, Tahran ise görüşmeleri nükleer meseleyle sınırlamakta ısrar ediyor. Tahran, zenginleştirme ve füze yeteneklerinin dokunulmaz kırmızı çizgiler olduğunu savunuyor.

ABD elçisi Steve Wittkoff, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'den önce Maskat'a geldi; bu sırada birçok bölgesel ülke, gerginliğin artmasını ve savaşı önlemek için temas ve çabalarını yoğunlaştırdı.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran liderliğinin mali hamlelerinin Tahran'da "sonun" yaklaştığını gösterdiğini söylerken, ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, İran ile müzakerelerin, ABD'nin Yüksek Lider Ali Hamaney ile doğrudan temasının olmaması nedeniyle karmaşıklaştığını ifade etti.

İran, Hürremşehr-4 füzelerinin konuşlandırıldığını duyururken, İran askeri sözcüsü ABD üslerine erişimin "kolay" olduğunu ve bunun da üslerin "zaafiyetini" artırdığını belirtti. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İran Yüksek Lideri'nin danışmanı Ali Şemhani, üst düzey bir savunma komitesinin başına atandı.

İsrail'de Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, Tahran'ın savaşa girmesi durumunda ordunun sürpriz saldırılara hazır olduğunu ifade etti.


Sırbistan’ı sallayan Trump oteli davası başladı: Hepimiz için bir sınav

Bombalanan eski Yugoslav Halk Ordusu karargahının yer aldığı anıt bölgesinde inşa edilmesi planlanan otel, ülkede büyük tartışma yaratmıştı (AFP)
Bombalanan eski Yugoslav Halk Ordusu karargahının yer aldığı anıt bölgesinde inşa edilmesi planlanan otel, ülkede büyük tartışma yaratmıştı (AFP)
TT

Sırbistan’ı sallayan Trump oteli davası başladı: Hepimiz için bir sınav

Bombalanan eski Yugoslav Halk Ordusu karargahının yer aldığı anıt bölgesinde inşa edilmesi planlanan otel, ülkede büyük tartışma yaratmıştı (AFP)
Bombalanan eski Yugoslav Halk Ordusu karargahının yer aldığı anıt bölgesinde inşa edilmesi planlanan otel, ülkede büyük tartışma yaratmıştı (AFP)

Sırbistan'da, ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı Jared Kushner'ın otel projesiyle ilgili dava başladı. 

Sırbistan Kültür Bakanı Nikola Selakovic, Kültür Bakanlığı Sekreteri Slavica Jelaca, Sırp Kültür Anıtları Koruma Enstitüsü Başkan Vekili Goran Vasic ve Belgrad Kültür Enstitüsü Müdür Vekili Aleksandar Ivanovic, çarşamba günü mahkemeye çıktı. 

4 yetkili de görevi kötüye kullanma ve belgede sahtecilikle suçlanıyor. 

Selakovic'in avukatı Vladimir Djukanovic, müvekkilinin otel projesinden kişisel kazanç elde etmediğini ve suçlamaların asılsız olduğunu savundu: 

Zarar gören tek taraf Sırbistan Cumhuriyeti oldu, ABD'yle ilişkilerimizi iyileştirebilecek kazançlı bir anlaşma yok edildi.

BBC'nin aktardığına göre sanıklar, suçlu bulunmaları halinde üçer yıl hapis cezası alabilir. Diğer yandan Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, böyle bir karar verilmesi durumunda yetkililer hakkında af çıkaracağını söylemişti.

Protestocular, mahkeme binasının önünde toplanarak "Hırsızlar!" sloganlarıyla otel projesinde yer alan yetkililere tepki gösterdi. 

Eylemcilerden öğrenci Dimitrije Radojevic, davayı "Hepimiz için bir sınav" diye niteledi.

 Selakovic ve diğer üç sanık, haklarındaki suçlamaları reddetti. Duruşma 15 Nisan'a ertelendi.

Sözkonusu isimler hakkındaki iddianame, Organize Suçlardan Sorumlu Kamu Başsavcılığı'nın internet sitesinde aralıkta yayımlanmıştı. 

Bunun üzerine Kushner'ın firması Affinity Partners hızlıca bir açıklama yayımlayarak Belgrad'ın merkezindeki otel ve apartman kompleksi projesinin iptal edildiğini duyurmuştu.

Lüks otel Trump markasını taşıyacağı için projede Cumhuriyetçi liderin oğulları Eric ve Donald Jr. tarafından yönetilen Trump Organization da yer alıyordu.

Kushner'ın iki yılı aşkın süredir üzerinde çalıştığı projenin 1999'daki Kosova Savaşı sırasında NATO'nun bombaladığı, kültürel koruma statüsüne sahip eski Genelkurmaylık binasının yer aldığı bölgede yapılması öngörülüyordu.

Vucic, bölgenin kültürel koruma statüsünü 2024'te kaldırmıştı. Ayrıca Kushner'ın firması Affinity Partners'la 99 yıllığına kira sözleşmesi imzalanmıştı. Bunun ardından ülkede büyük protestolar patlak vermişti. 

Cumhurbaşkanının liderliğindeki Sırp İlerleme Partisi, çoğunluğu elinde bulundurduğu Parlamento'da geçen yıl kasımda geçirdiği yasayla inşaatın önünü açmıştı. 

Hükümetin bu hamlesine muhalefetten de sert tepkiler gelmişti. Merkez sol Özgür ve Adalet Parti'den parlamenter Marinika Tepić, hükümeti "Donald Trump'ı memnun etmek uğruna ülke tarihini yok etmekle" suçlamıştı.

Independent Türkçe, BBC, Times of Israel


Birleşik Krallık’ta Epstein şoku: Başbakan Starmer’ın günleri sayılı

Epstein belgeleri nedeniyle yoğun baskı altındaki Keir Starmer'ın bir sonraki adımı merakla bekleniyor (AFP)
Epstein belgeleri nedeniyle yoğun baskı altındaki Keir Starmer'ın bir sonraki adımı merakla bekleniyor (AFP)
TT

Birleşik Krallık’ta Epstein şoku: Başbakan Starmer’ın günleri sayılı

Epstein belgeleri nedeniyle yoğun baskı altındaki Keir Starmer'ın bir sonraki adımı merakla bekleniyor (AFP)
Epstein belgeleri nedeniyle yoğun baskı altındaki Keir Starmer'ın bir sonraki adımı merakla bekleniyor (AFP)

Birleşik Krallık'ın (BK) eski ABD Büyükelçisi Peter Mandelson'ın Jeffrey Epstein'le bağlantıları, İşçi Partisi'ni sarsmaya devam ediyor.  

Başbakan Keir Starmer'ın, Parlamento'da dün düzenlenen oturumda Mandelson'ı büyükelçi olarak atamadan önce siyasetçinin Epstein'le ilişkileri hakkında bilgi sahibi olduğunu söylemesi şok etkisi yarattı. 

İşçi Partisi lideri Starmer, Mandelson hakkında "Büyükelçi olarak atanmasından önce ve görev süresi boyunca Epstein'le ilişkisi sorulduğunda ekibime defalarca yalan söyledi" dedi.

Mandelson'ı büyükelçi olarak atadığı için pişmanlık duyduğunu dile getiren Starmer, "O zaman bugün bildiklerimi bilseydim, hükümetin yakınından bile geçemezdi" dedi.

"Her şey bitti"

Guardian'ın analizinde, Epstein'le ilişkileri hakkında bilgi sahibi olmasına rağmen Mandelson'ı büyükelçi olarak ataması nedeniyle Starmer'ın koltuğunu kaybedebileceği yazılıyor. 

Eskiden Starmer'a yakın olan fakat adının paylaşılmamasını isteyen bir parlamenter, oturuma dair "Atmosferin değiştiğini hissedebiliyordunuz, ortam kararmaya başlamıştı" diyor. 

Başka bir parlamenter de "Bu savunulamaz bir şey. Peter'ın Epstein'le ilişkisini bilmelerine rağmen yine de onu göreve getirdiler" ifadelerini kullanıyor ve ekliyor: 

Keir bunu itiraf ettiği anda her şey bitti.

Eski bir bakan da "Yeni bir başlangıç yapmanın zamanı geldi, ne kadar erken olursa o kadar iyi" diyerek, Starmer'ın geleceğinin tehlikede olduğunu vurguluyor. 

Starmer, Mandelson'ı atarken, Tony Blair ve Gordon Brown hükümetlerindeki görevinin yanı sıra 2004-2008'de Avrupa Komisyonu'nun ticaretten sorumlu üyesi olmasının, Donald Trump yönetimiyle ilişkileri yürütmek için onu ideal bir isim kıldığını savunmuştu. 

BBC'nin Newsnight programına katılan İşçi Partili Barry Gardiner, Starmer'ın istifa ihtimaline dair şunları söyledi: 

Bence ülkenin çıkarları için neyin en iyi olduğunu detaylıca düşünmesi gerek.

2020'deki İşçi Partisi liderlik yarışında Starmer'a rakip olan Rebecca Long-Bailey de Mandelson'ın atanmasının "felaket bir karar" olduğunu söyleyerek, başbakanın "yanıtlaması gereken büyük sorularla" karşı karşıya kaldığını ekledi.

Mandelson'ın Epstein'le bağlantıları

ABD'de yürütülen Epstein davasıyla ilgili 9 Eylül'de ortaya çıkan yazışmalarda, Mandelson'ın Epstein'e gönderdiği doğum günü mesajında, iş insanından "En iyi dostum" diye bahsettiği görülmüştü. Bunun ardından Starmer'ın talimatıyla, 10 Şubat 2025'te başladığı büyükelçilik görevinden 11 Eylül 2025'te alınmıştı. 

Geçen hafta yayımlanan belgelerde, 72 yaşındaki siyasetçinin Epstein'den 75 bin dolar civarında ödeme aldığı ortaya çıkmıştı. Ayrıca Epstein'in, Mandelson'ın eşinin osteopati eğitimi için yaklaşık 10 bin sterlin (yaklaşık 592 bin TL) ödeme yaptığı da görülmüştü. 

Mandelson ise bu paraları aldığını hatırlamadığını savunmuş, belgelerin gerçekliğinin araştıracağını söylemişti. 

Mandelson geçen hafta İşçi Partisi'nden, 3 Şubat'ta da Lordlar Kamarası'ndan istifa etmişti. 

frgthy
Son dava belgelerinde Epstein'le Mandelson'un birlikte görüldüğü kareler de paylaşıldı (ABD Temsilciler Meclisi)

Kamu görevini kötüye kullandığı gerekçesiyle hakkında soruşturma başlatılan Mandelson'ın, ekonomik olarak zor durumdaki Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelere destek sağlamak amacıyla planlanan 500 milyar euroluk kurtarma fonuna ilişkin bazı bilgileri Epstein'e sızdırdığı da yeni belgelerdeki iddialar arasında. 

Buna ek olarak Mandelson'ın 2008-2009 finansal krizi sırasında Londra yönetiminin para politikalarına dair hassas bilgileri Epstein'le paylaştığı da savunuluyor. 

Epstein hakkında reşit olmayan kızlara yönelik cinsel istismar suçlamalarıyla 2005'te soruşturma başlatılmıştı. İş insanı, 2008'de mahkemeyle yaptığı anlaşma kapsamında "fuhuşa teşvik" suçunu kabul etmiş, karşılığında 18 aylığına açık cezaevine gönderilmişti. Haftada 6 gün, günde 12 saat ofisine gitmek için izin alan Epstein, 13 ay sonra şartlı tahliyeyle serbest bırakılmıştı. 

"Mandelson ülkemize ihanet etti"

Mandelson ve Epstein arasındaki yazışmaların bu döneme denk gelmesi ve Britanyalı siyasetçinin, hapse girip çıktıktan sonra da iş insanıyla ilişkisini sürdürmesi dikkat çekiyor. 

Başbakan Starmer, Mandelson'ın Epstein'le ilişkisinin detaylarının ve iş insanıyla hassas bilgileri paylaşmasının "son derece öfkelendirici" olduğunu belirterek şunları söyledi: 

Mandelson ülkemize, parlamentomuza ve partime ihanet etti.

Starmer, Mandelson'ın büyükelçi olarak atanması öncesinde yapılan güvenlik soruşturması hakkındaki belgelerin en kısa zamanda yayımlanacağını taahhüt ederken, dokümanlarda ulusal güvenlik ve uluslararası ilişkileri etkileyebilecek unsurların kapsam dışında tutulacağını söyledi. 

Independent Türkçe, BBC, Guardian, CNN, Reuters