Türkiye, EURO 2024 elemeleri ikinci maçında Hırvatistan karşısında

Bursa Büyükşehir Belediye Stadı'nda yarın oynanacak mücadele, saat 21.45'te başlayacak.

AA
AA
TT

Türkiye, EURO 2024 elemeleri ikinci maçında Hırvatistan karşısında

AA
AA

Türkiye Milli Takımı UEFA 2024 Avrupa Şampiyonası (EURO 2024) Elemeleri D Grubu ikinci maçında yarın Bursa'da Hırvatistan ile karşı karşıya gelecek.
Bursa Büyükşehir Belediye Stadı'nda yapılacak maç, saat 21.45'te başlayacak. Müsabaka TRT 1'den naklen yayımlanacak.
Karşılaşmayı İsveç Futbol Federasyonundan hakem Andreas Ekberg yönetecek. Mücadelenin yardımcı hakemliklerini Fredrik Klyver ve Niklas Nyberg, dördüncü hakemliğini ise Granit Maqedonci üstlenecek.
Grubun diğer maçında ise aynı gün Galler ile Letonya karşılaşacak. D Grubu'nun bir diğer takımı Ermenistan ise ikinci maç gününü bay geçecek.
İlk maçında deplasmanda Ermenistan'ı 2-1 mağlup eden Türkiye, 3 puanla lider durumda bulunuyor. Grupta, Galler ve Hırvatistan ise 1'er puana sahip.
EURO 2024'e katılacak 20 takımın belli olacağı grup aşaması, 16-21 Kasım 2023'te oynanacak karşılaşmalarla sona erecek. 10 grupta ilk 2 sırayı alan takımlar EURO 2024'e katılma hakkını elde edecek.

Aday kadro
A Milli Takım'ın aday kadrosunda şu isimler yer alıyor:
Kaleci: Altay Bayındır (Fenerbahçe), Mert Günok (Beşiktaş), Uğurcan Çakır (Trabzonspor)
Defans: Zeki Çelik (Roma), Onur Bulut (Beşiktaş), Cenk Özkacar (Valencia), Çağlar Söyüncü (Leicester City), Merih Demiral (Atalanta), Ozan Kabak (Hoffenheim), Samet Akaydın, Ferdi Kadıoğlu (Fenerbahçe), Eren Elmalı (Trabzonspor)
Orta saha-forvet: Abdülkadir Ömür (Trabzonspor), Barış Alper Yılmaz, Kerem Aktürkoğlu (Galatasaray), Cengiz Ünder (Olimpik Marsilya), Arda Güler, İsmail Yüksek, İrfan Can Kahveci (Fenerbahçe), Hakan Çalhanoğlu (Inter), Mehmet Can Aydın (Schalke 04), Orkun Kökçü (Feyenoord), Salih Özcan (Borussia Dortmund), Cenk Tosun (Beşiktaş), Enes Ünal (Getafe), Umut Nayir (HangiKredi Ümraniyespor).

Türkiye, 614. maçına Hırvatistan karşısında çıkacak
Ay-yıldızlılar, 100 yıllık tarihinde 334'ü resmi, 279'u özel, toplam 613 maç oynayıp, biri hükmen olmak üzere 237 galibiyet, 145 beraberlik ve 231 yenilgi yaşadı.
Milli takım, 262'si deplasmanda, 268'i evinde, 83'ü de tarafsız sahada çıktığı maçlarda, hükmen galibiyetten 3'ü olmak üzere toplam 834 gol attı, kalesinde 876 gol gördü.
Bugüne kadar 91 farklı ülke milli takımıyla mücadele eden milliler, 613 karşılaşmanın 530'unu Avrupa, 33'ünü Asya, 24'ünü Afrika, 23'ünü Amerika, 3'ünü de Okyanusya temsilcileriyle yaptı.

Hükmen galibiyet ve Kosova maçı
Milliler, 613 maçta tek hükmen galibiyeti Yunanistan karşısında aldı. Türkiye ile Yunanistan arasında 17 Kasım 2015'te Başakşehir Fatih Terim Stadı'nda yapılan özel müsabaka 0-0 sona erdi. Bu müsabakadan 6 ay sonra FIFA, Yunanistan'ın kural dışı futbolcu oynattığı gerekçesiyle karşılaşmayı Türkiye lehine 3-0 tescil etti.
Öte yandan, Türkiye'nin 21 Mayıs 2014'te deplasmanda Kosova ile yaptığı ve 6-1 kazandığı özel maç, söz konusu tarihte Kosova'nın UEFA ile FIFA üyesi olmaması nedeniyle değerlendirmeye alınmadı.

Stefan Kuntz ile 16. maç
Türkiye, Alman teknik adam Stefan Kuntz yönetiminde 16. maçını Hırvatistan karşısında oynayacak.
Milli takım, Kuntz ile çıktığı 15 maçta 10 galibiyet, 2 beraberlik ve 3 mağlubiyet yaşarken, rakip fileleri 38 kez havalandırıp, kalesinde 17 gol gördü.

Türkiye ile Hırvatistan 11. kez rakip
Türkiye, rakibiyle yaptığı 7'si resmi, 3'ü özel toplam 10 maçta 1 galibiyet, 6 beraberlik ve 3 yenilgiyle sahadan ayrıldı.
Dördü tarafsız sahada, üçü Zagreb, ikisi İstanbul ve biri Eskişehir'deki müsabakalarda Hırvatistan 13, Türkiye 9 gol buldu.
Türkiye, rakibiyle yaptığı 7 resmi maçın 4'ünde gol yollarında suskun kalırken, ikisinde kalesini gole kapatabildi.

İlk maç 1996'da
İki ülkenin A milli futbol takımları, ilk kez 11 Haziran 1996'da İngiltere'de düzenlenen 10. Avrupa Şampiyonası Finalleri'nde karşılaştı.
Nottingham kentinde yapılan maçı Hırvatistan, Vlaovic'in 87. dakikada attığı golle 1-0 kazandı.
Türkiye ile Hırvatistan ikinci randevuda 12 Haziran 1997'de Japonya'da düzenlenen Kirin Kupası'nda karşı karşıya geldi. Sendai'deki maç 1-1 sona ererken, Türkiye'nin golünü Ertuğrul Sağlam attı.
Taraflar arasındaki üçüncü maç 31 Mart 2004 tarihinde Zagreb'de yapıldı. 2-2 biten özel maçta Türkiye'nin gollerini Zafer Biryol ve Çağdaş Atan kaydetti.

Penaltılarla gelen yarı final
İki ekip arasındaki en önemli karşılaşma ise EURO 2008'de Viyana'da yapılan çeyrek final maçı oldu.
Ernst Happel Stadı'nda 20 Haziran 2008'de oynanan karşılaşmanın normal süresi 0-0 berabere sonuçlandı. Uzatma bölümünün 119. dakikasında Hırvatistan, Klasnic'in attığı golle 1-0 öne geçti. Türk Milli Takımı, 120+1. dakikada Semih Şentürk'ün attığı golle durumu 1-1'e getirdi ve maçı penaltılara taşıdı.
Türk Milli Takımı, penaltılarda Arda Turan, Semih Şentürk ve Hamit Altıntop ile 3 gol bulurken, Hırvatistan ise Modric, Petric ve Rakitic'in ayağından 3 penaltı kaçırdı ve milliler maçtan penaltılarla 3-1 galip ayrılıp, adını yarı finale yazdırdı.

Play-off'ta Hırvatistan güldü
2012 Avrupa Şampiyonası (EURO 2012) Elemeleri play-off turunda birbirlerine rakip olan iki takım arasında 11 Kasım 2011'de İstanbul'da yapılan maçı Hırvatistan; Olic, Mandzukic ve Corluka'nın golleriyle 3-0 kazandı.
15 Kasım'da Zagreb'de oynanan rövanş maçı golsüz bitti ve EURO 2012 biletini Hırvatistan elde etti.

Türkiye'nin ilk galibiyeti
Türkiye ile Hırvatistan, 2018 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri I Grubu maçında ise 5 Eylül 2017'de Eskişehir'de karşı karşıya geldi.
Milli takımın 1-0 kazanarak rakibi karşısında ilk galibiyeti aldığı maçın tek golünü Cenk Tosun attı.
Taraflar arasındaki son maç ise 11 Kasım 2020'de Vodafone Park'ta oynandı. İki takım arasındaki özel karşılaşma 3-3'lük eşitlikle tamamlandı.



Gökyüzünde takım oyunu: Paraşüt formasyonu ve wingsuit şampiyonaları

Wingsuit uçuşunda sporcular, yarışmanın hız kategorisinde saatte 200 kilometreyi aşabilen yatay hızlara ulaşabiliyor. Özel rekor denemelerindeyse bu değer çok daha yukarı çıkabiliyor (Red Bull)
Wingsuit uçuşunda sporcular, yarışmanın hız kategorisinde saatte 200 kilometreyi aşabilen yatay hızlara ulaşabiliyor. Özel rekor denemelerindeyse bu değer çok daha yukarı çıkabiliyor (Red Bull)
TT

Gökyüzünde takım oyunu: Paraşüt formasyonu ve wingsuit şampiyonaları

Wingsuit uçuşunda sporcular, yarışmanın hız kategorisinde saatte 200 kilometreyi aşabilen yatay hızlara ulaşabiliyor. Özel rekor denemelerindeyse bu değer çok daha yukarı çıkabiliyor (Red Bull)
Wingsuit uçuşunda sporcular, yarışmanın hız kategorisinde saatte 200 kilometreyi aşabilen yatay hızlara ulaşabiliyor. Özel rekor denemelerindeyse bu değer çok daha yukarı çıkabiliyor (Red Bull)

Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta rotamızı hava sporlarına çevirip Dünya Kanopi Formasyonu ve Wingsuit Uçuşu Şampiyonaları'nı inceliyoruz.

Paraşütçülerin gökyüzünde birbirlerinin paraşütlerine tutunarak oluşturduğu şekiller, ilk bakışta havada sergilenen tehlikeli bir gösteriyi andırabilir.

Oysa bu hareketlerin arkasında sıkı bir takım çalışması, hassas zamanlama ve ileri düzey paraşüt kontrolü var. Gökyüzünde hızla ilerleyen sporcuların birbirleriyle kurduğu bağlantılar, saniyeler içinde tamamlanması gereken bir yarışın parçası.

Hava sporlarının bir başka dalında ise sporcular, kolları ve bacakları arasındaki özel kumaş yüzeyler sayesinde düşüşlerini kontrollü bir süzülüşe dönüştürüyor. 

Paraşüt formasyonu ve wingsuit uçuşu, insanın gökyüzündeki hareket kabiliyetini farklı biçimlerde sınayan iki ayrı disiplin.

Her iki sporun en iyi isimleri, 8-14 Ekim'de ABD'nin Kaliforniya eyaletindeki Lake Elsinore kentinde düzenlenen 22. FAI Dünya Paraşüt Formasyonu Şampiyonası ve 6. FAI Dünya Wingsuit Uçuşu Şampiyonası'nda bir araya geliyor. 

Şampiyonaların son günü olan 14 Ekim, Uluslararası Hava Sporları Günü kutlamalarına da denk geliyor. FAI'nin resmi programı, iki disiplinde toplam 5 yarışma kategorisi bulunduğunu gösteriyor.

Paraşütler birbirine nasıl bağlanıyor?

İngilizcede Canopy Formation adı verilen paraşüt formasyonu, geçmişte Canopy Relative Work veya kısaca CRW olarak da biliniyordu. 

Bu disiplinde sporcular, uçaktan atladıktan hemen sonra paraşütlerini açıyor ve havada birbirlerine yaklaşarak paraşütleriyle bağlantı kuruyor. 

Sporun 1980'lerde gelişmeye başladığını belirten Dünya Hava Sporları Federasyonu (FAI), zamanla bu becerilerin resmi yarışma disiplinine dönüştüğünü aktarıyor. 

Formasyon oluşturmanın temelinde, sporcuların birbirlerinin paraşüt iplerine veya bağlantı noktalarına tutunarak kontrollü bir düzen kurması yatıyor. 

Örneğin dikey bir dizilimde bir paraşütçü, ayaklarıyla altındaki sporcunun paraşütünün üst bölümüne tutunabiliyor. Böylece paraşütler üst üste sıralanarak gökyüzünde hareket eden bir kule görünümü ortaya çıkıyor.

Ancak formasyonu kurmak tek başına yeterli değil. Sporcuların bağlantıları doğru sırayla oluşturması, hareketlerini takım arkadaşlarının hızına göre ayarlaması ve dizilimi bozmadan manevra yapması gerekiyor. 

Hatalı bir hareket, hem takımın puan kaybetmesine hem de tehlikeli bir duruma yol açabiliyor.

Zamana karşı yarış

Paraşüt formasyonunda üç temel yarışma türü var: İkili sıralı formasyon, dörtlü sıralı formasyon ve dörtlü rotasyon.

İkili sıralı formasyonda iki sporcu, önceden belirlenen şekilleri bir dakika içinde tamamlamaya çalışıyor. Dörtlü sıralı formasyonda ise 4 kişilik ekipler, önceden belirlenen formasyon dizisini 2 dakika içinde mümkün olduğunca çok kez doğru biçimde tamamlayarak puan topluyor.

Her iki kategoride de takımın performansı, iniş sonrasında hakemlere sunulan video kayıtları üzerinden değerlendiriliyor.

Dörtlü rotasyonda amaç, paraşütçülerin oluşturduğu dikey dizilimi sürekli hareket halinde tutmak. 4 kişilik ekip başlangıç formasyonunu kurduktan sonra en üstteki sporcu bağlantıyı bırakıp dizilimin altına geçiyor. 

Ardından sıradaki sporcu aynı hareketi tekrarlıyor. Her başarılı rotasyon takıma puan kazandırıyor. Bu kategoride ekiplerin başlangıç formasyonunu kurmak için 30 saniyesi, puan toplamak için de 90 saniyesi bulunuyor.

Bu nedenle paraşüt formasyonu yalnızca cesaretle ilgili değil. Sporcuların birbirlerinin hareketlerini okuyabilmesi, doğru anda bağlantı kurması ve formasyonun devamını önceden planlaması gerekiyor. Gökyüzünde birkaç saniye süren bir hareketin arkasında uzun bir eğitim ve tekrar süreci bulunuyor.

Bir kıyafet insanı nasıl süzülür hale getiriyor?

Wingsuit uçuşu, paraşüt formasyonundan farklı bir beceriye dayanıyor. İngilizcede "kanat kıyafeti" anlamına gelen wingsuit, kollarla gövde ve bacaklar arasında gerilen özel kumaş yüzeylerden oluşuyor. 

Bu yüzeyler hava akımıyla dolarak vücudun havayla temas eden alanını artırıyor ve kaldırma kuvveti oluşturuyor.

Böylece sporcu, geleneksel paraşüt atlayışındaki gibi büyük ölçüde dikey düşmek yerine ileri doğru hareket ederek daha yavaş irtifa kaybediyor. Bu, bir uçağın yaptığı gibi yukarı doğru uçmak anlamına gelmiyor; kontrollü bir süzülüşten söz ediliyor. 

Uygun koşullarda deneyimli bir wingsuit sporcusu, dikey yönde 1 metre alçalırken yatayda yaklaşık 3 metre ilerleyebiliyor. Bu oran, uçuş tekniğine ve koşullara göre değişebiliyor.

Wingsuit uçuşunun kökleri 20. yüzyılın başlarına uzanıyor. Avusturya doğumlu terzi Franz Reichelt, 1912'de kendi tasarladığı paraşüt benzeri bir kıyafetle Eyfel Kulesi'nden atlayarak insanın süzülmesini sağlayacak bir tasarımı denedi. 

Deneme başarısız oldu. Sonraki yıllarda farklı kumaş ve kanat tasarımları geliştirildi ancak ilk örneklerin kontrol edilmesi son derece zordu.

1990'larda Fransız paraşütçü Patrick de Gayardon'un geliştirdiği tasarımlar daha kontrollü uçuşun önünü açtı. 1999'da Fin Jari Kuosma'yla Hırvat tasarımcı Robert Pečnik'in ticari wingsuit modellerini piyasaya sürmesi ve eğitmenlik programlarının gelişmesiyle spor daha geniş bir çevreye yayıldı.

Hız, mesafe ve akrobasi

Wingsuit yarışmalarında iki ana kategori bulunuyor: Performans uçuşu ve akrobatik uçuş. 

FAI, performans kategorisinde sporcuların havada kalma süresini, yatayda katettikleri mesafe ve hızlarını ayrı ayrı ölçüyor. GPS kayıtlarıyla yapılan bu ölçümler bir araya getirilerek genel performans değerlendiriliyor.

Süre kategorisinde belirlenen irtifa aralığında daha uzun süre kalmak, mesafe kategorisinde daha fazla yatay mesafe katetmek, hız kategorisinde ise mümkün olan en yüksek ortalama yatay hıza ulaşmak hedefleniyor. 

Böylece yalnızca hızlı uçmak değil, hava akımını kullanarak verimli bir süzülüş gerçekleştirmek de önem kazanıyor.

Akrobatik uçuşta ise iki kişilik ekiplerin performansları, kendilerine eşlik eden bir kamera pilotunun çektiği görüntüler üzerinden hakemler tarafından değerlendiriliyor.

Takımlar belirli hareketleri tamamlamanın yanı sıra dönüşler, taklalar, birbirlerine yaklaşma ve kontrollü bağlantılar gibi manevralarda da becerilerini gösteriyor. Hareketlerin düzgünlüğü, yaratıcılık ve ekip üyelerinin birbirleriyle uyumu puanlamada rol oynuyor.

Wingsuit uçuşunda mesafe ve hız rekorları dikkat çekse de bu rakamlar tek başına başarıyı açıklamıyor. Hava koşullarının, uçuş rotasının ve irtifanın doğru değerlendirilmesi gerekiyor.

Sporcular uçuş öncesinde rüzgarı, araziyi, atlayış yüksekliğini ve paraşütün hangi noktada açılacağını planlıyor. Wingsuit kıyafeti, güvenli iniş için yeterli yavaşlamayı sağlayamadığından sporcular yere ulaşmadan önce ayrıca paraşüt açmak zorunda.

Gökyüzünde iki farklı mücadele

Paraşüt formasyonuyla wingsuit uçuşu, dışarıdan benzer görünse de farklı beceriler üzerine kurulu. İlkinde başarı, sporcuların birbirleriyle doğru bağlantıları kurmasına ve takım halinde hareket etmesine bağlı.

İkincisinde ise vücut pozisyonu, hava akımını kullanma, hız ve mesafe kontrolü ön plana çıkıyor.

İki disiplinde de hata payı sınırlı. Paraşüt formasyonunda sporcuların birbirine çok yakın hareket etmesi, wingsuit uçuşunda ise yüksek hızlarda araziye ve diğer sporculara göre konum belirlenmesi ciddi dikkat gerektiriyor.

Bu nedenle her iki dal da ileri düzey eğitim, planlama ve güvenlik prosedürlerine dayanıyor.

Lake Elsinore'deki dünya şampiyonaları, hava sporlarının yalnızca yükseklikten atlamakla sınırlı olmadığını gösteriyor.

Bir tarafta açılmış paraşütlerle havada kurulan ve saniyeler içinde değişen geometrik şekiller, diğer tarafta kumaş kanatlarla gerçekleştirilen kontrollü uçuşlar var. İkisinin ortak noktası ise gökyüzünde hareket etmenin, cesaretin ötesinde teknik bilgi ve kusursuz zamanlama gerektirmesi.

Kaynaklar: FAI, Red Bull, USPA


TFF resmen açıklad: Montella dönemi sona erdi

İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella, Türkiye Milli Takımı’nın başındaki görevinden alındı (Reuters)
İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella, Türkiye Milli Takımı’nın başındaki görevinden alındı (Reuters)
TT

TFF resmen açıklad: Montella dönemi sona erdi

İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella, Türkiye Milli Takımı’nın başındaki görevinden alındı (Reuters)
İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella, Türkiye Milli Takımı’nın başındaki görevinden alındı (Reuters)

Türkiye Futbol Federasyonu, UEFA Uluslar Ligi’nde alınan üst üste mağlubiyetlerin ardından İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella ile yollarını ayırdı. Son dönemde taraftarların ve yerel medyanın Montella’ya yönelik tepkilerinin artması da ayrılık kararında etkili oldu.

Türkiye Futbol Federasyonu, cuma günü X platformundan yaptığı açıklamada, “Teknik direktörümüzle yola devam etmeme kararı alınmıştır” ifadelerini kullandı.

Eski milli futbolcu Montella, Eylül 2023’te göreve getirilmişti. İtalyan teknik adam, Türkiye’yi Avrupa’nın önde gelen milli takımlarıyla birlikte UEFA Uluslar Ligi’nin en üst seviyesine taşıyarak önemli başarılara imza atmıştı.

Türkiye, 2024 yılında Avrupa Şampiyonası’nda çeyrek finale yükselerek tarihinin en önemli başarılarından birine imza atmış.  Çeyrek finalde Hollanda’ya 2-1 mağlup olarak turnuvaya veda etmişti.

Ancak son aylarda sonuçlar kötüleşmeye devam etti. Türkiye, bu yaz ABD’de düzenlenen Dünya Kupası’nda beklentilerin altında bir performans sergileyerek üç maçta yalnızca bir galibiyet alabildi ve grubunu son sırada tamamladı.

Milli takım, son haftalarda UEFA Uluslar Ligi’nde çıktığı tüm maçları kaybetti. Bu karşılaşmalar arasında Fransa ve Belçika’ya karşı alınan mağlubiyetlerin yanı sıra İtalya karşısında yaşanan iki yenilgi de yer aldı. Kendi sahasında oynadığı iki maçı da kaybeden Türkiye, hayal kırıklığı yaratan kampanyada puan alamadı. Takım, bazı karşılaşmalarda rakibine karşılık vermekte zorlanan ve saha içinde uyum sorunu yaşayan bir görüntü ortaya koydu.

Bazı gözlemciler, Hakan Çalhanoğlu (Inter), Arda Güler (Real Madrid) ve Kenan Yıldız’ın (Juventus) önderliğindeki mevcut kadroyu, 2000’li yılların ilk dönemindeki jenerasyondan bu yana Türkiye’nin yetiştirdiği en umut verici nesillerden biri olarak değerlendiriyor.

Montella’nın, takımın UEFA Uluslar Ligi’nin en üst seviyesinde rekabet edebilmesi için aşması gereken engellere ilişkin açıklamaları ise eleştirileri dindirmeye yetmedi. İtalyan teknik adam, İtalya’ya 3-1 kaybedilen ikinci maçın ardından yaptığı açıklamada, “Birlikte mücadele eden bir takımımız var. Birliğimiz mümkün olan en iyi şekilde devam ediyor” demişti.

Türkiye, Uluslar Ligi’ndeki son iki maçında sahasında Belçika’yı ağırlayacak ve ardından Fransa’ya konuk olacak.

Montella, teknik direktörlük kariyerinde İtalya’da Fiorentina, Sampdoria ve Milan’ın yanı sıra İspanya’da Sevilla’yı da çalıştırdı.

İtalyan teknik adam, 2021-2023 yılları arasında iki sezon boyunca Adana Demirspor’un başında görev yaptı ve takımı Süper Lig’de dördüncü sıraya taşıdı. Montella, Alman teknik direktör Stefan Kuntz’un görevden alınmasının ardından Türkiye Milli Takımı’nın başına getirilmişti.


Al Nassr kazandı, Ronaldo 1000 gol hedefine bir adım daha yaklaştı

Ronaldo gol sevincini yaşarken (Fotoğraf: Abdülaziz en-Numan)
Ronaldo gol sevincini yaşarken (Fotoğraf: Abdülaziz en-Numan)
TT

Al Nassr kazandı, Ronaldo 1000 gol hedefine bir adım daha yaklaştı

Ronaldo gol sevincini yaşarken (Fotoğraf: Abdülaziz en-Numan)
Ronaldo gol sevincini yaşarken (Fotoğraf: Abdülaziz en-Numan)

Cristiano Ronaldo’nun liderliğindeki Al Nassr, millî maç arasının ardından sahalara güçlü bir dönüş yaptı. Suudi Arabistan Pro Ligi’nin sekizinci haftasında Al Diriyah’ı Al-Awwal Park’ta konuk eden Al Nassr, sahadan 3-0’lık net bir galibiyetle ayrıldı.

Bu sonuçla puanını 19’a yükselten Al Nassr, maç fazlasıyla  lider olan Al Qadsiah ile aynı puana ulaşarak ikinci sıradaki yerini korudu. Al Diriyah ise 11 puanda kalarak dokuzuncu sırada yer aldı.

Al Nassr’ın gollerini 23. dakikada takım kaptanı Cristiano Ronaldo, 35. dakikada Samu Costa ve 77. dakikada Kingsley Coman kaydetti.

Ronaldo, bu golle profesyonel kariyerindeki gol sayısını 980’e çıkardı ve 1000 gol barajına ulaşmasına yalnızca 20 gol kaldı.

Portekizli yıldızın kariyerindeki 980’inci golü, Portekiz Millî Takımı Teknik Direktörü Roberto Martínez ile yaşadığı gerilimin ardından geldi. İkili arasındaki anlaşmazlık, Ronaldo’nun son millî maç arasında millî takım kampından ayrılmasıyla sonuçlanmıştı.

Bu gelişmenin ardından Al Nassr taraftarları, Portekizli yıldızın dönüşünü görkemli bir gösteriyle kutladı. Tribünlerde Ronaldo için dev bir pankart açılırken binlerce taraftar da oyuncunun fotoğraflarını ve özel sloganlarını taşıdı. Ronaldo, karşılaşmanın bitiminde taraftarlarını selamlayarak onların coşkusuna ortak oldu.