Türkiye, EURO 2024 elemeleri ikinci maçında Hırvatistan karşısında

Bursa Büyükşehir Belediye Stadı'nda yarın oynanacak mücadele, saat 21.45'te başlayacak.

AA
AA
TT

Türkiye, EURO 2024 elemeleri ikinci maçında Hırvatistan karşısında

AA
AA

Türkiye Milli Takımı UEFA 2024 Avrupa Şampiyonası (EURO 2024) Elemeleri D Grubu ikinci maçında yarın Bursa'da Hırvatistan ile karşı karşıya gelecek.
Bursa Büyükşehir Belediye Stadı'nda yapılacak maç, saat 21.45'te başlayacak. Müsabaka TRT 1'den naklen yayımlanacak.
Karşılaşmayı İsveç Futbol Federasyonundan hakem Andreas Ekberg yönetecek. Mücadelenin yardımcı hakemliklerini Fredrik Klyver ve Niklas Nyberg, dördüncü hakemliğini ise Granit Maqedonci üstlenecek.
Grubun diğer maçında ise aynı gün Galler ile Letonya karşılaşacak. D Grubu'nun bir diğer takımı Ermenistan ise ikinci maç gününü bay geçecek.
İlk maçında deplasmanda Ermenistan'ı 2-1 mağlup eden Türkiye, 3 puanla lider durumda bulunuyor. Grupta, Galler ve Hırvatistan ise 1'er puana sahip.
EURO 2024'e katılacak 20 takımın belli olacağı grup aşaması, 16-21 Kasım 2023'te oynanacak karşılaşmalarla sona erecek. 10 grupta ilk 2 sırayı alan takımlar EURO 2024'e katılma hakkını elde edecek.

Aday kadro
A Milli Takım'ın aday kadrosunda şu isimler yer alıyor:
Kaleci: Altay Bayındır (Fenerbahçe), Mert Günok (Beşiktaş), Uğurcan Çakır (Trabzonspor)
Defans: Zeki Çelik (Roma), Onur Bulut (Beşiktaş), Cenk Özkacar (Valencia), Çağlar Söyüncü (Leicester City), Merih Demiral (Atalanta), Ozan Kabak (Hoffenheim), Samet Akaydın, Ferdi Kadıoğlu (Fenerbahçe), Eren Elmalı (Trabzonspor)
Orta saha-forvet: Abdülkadir Ömür (Trabzonspor), Barış Alper Yılmaz, Kerem Aktürkoğlu (Galatasaray), Cengiz Ünder (Olimpik Marsilya), Arda Güler, İsmail Yüksek, İrfan Can Kahveci (Fenerbahçe), Hakan Çalhanoğlu (Inter), Mehmet Can Aydın (Schalke 04), Orkun Kökçü (Feyenoord), Salih Özcan (Borussia Dortmund), Cenk Tosun (Beşiktaş), Enes Ünal (Getafe), Umut Nayir (HangiKredi Ümraniyespor).

Türkiye, 614. maçına Hırvatistan karşısında çıkacak
Ay-yıldızlılar, 100 yıllık tarihinde 334'ü resmi, 279'u özel, toplam 613 maç oynayıp, biri hükmen olmak üzere 237 galibiyet, 145 beraberlik ve 231 yenilgi yaşadı.
Milli takım, 262'si deplasmanda, 268'i evinde, 83'ü de tarafsız sahada çıktığı maçlarda, hükmen galibiyetten 3'ü olmak üzere toplam 834 gol attı, kalesinde 876 gol gördü.
Bugüne kadar 91 farklı ülke milli takımıyla mücadele eden milliler, 613 karşılaşmanın 530'unu Avrupa, 33'ünü Asya, 24'ünü Afrika, 23'ünü Amerika, 3'ünü de Okyanusya temsilcileriyle yaptı.

Hükmen galibiyet ve Kosova maçı
Milliler, 613 maçta tek hükmen galibiyeti Yunanistan karşısında aldı. Türkiye ile Yunanistan arasında 17 Kasım 2015'te Başakşehir Fatih Terim Stadı'nda yapılan özel müsabaka 0-0 sona erdi. Bu müsabakadan 6 ay sonra FIFA, Yunanistan'ın kural dışı futbolcu oynattığı gerekçesiyle karşılaşmayı Türkiye lehine 3-0 tescil etti.
Öte yandan, Türkiye'nin 21 Mayıs 2014'te deplasmanda Kosova ile yaptığı ve 6-1 kazandığı özel maç, söz konusu tarihte Kosova'nın UEFA ile FIFA üyesi olmaması nedeniyle değerlendirmeye alınmadı.

Stefan Kuntz ile 16. maç
Türkiye, Alman teknik adam Stefan Kuntz yönetiminde 16. maçını Hırvatistan karşısında oynayacak.
Milli takım, Kuntz ile çıktığı 15 maçta 10 galibiyet, 2 beraberlik ve 3 mağlubiyet yaşarken, rakip fileleri 38 kez havalandırıp, kalesinde 17 gol gördü.

Türkiye ile Hırvatistan 11. kez rakip
Türkiye, rakibiyle yaptığı 7'si resmi, 3'ü özel toplam 10 maçta 1 galibiyet, 6 beraberlik ve 3 yenilgiyle sahadan ayrıldı.
Dördü tarafsız sahada, üçü Zagreb, ikisi İstanbul ve biri Eskişehir'deki müsabakalarda Hırvatistan 13, Türkiye 9 gol buldu.
Türkiye, rakibiyle yaptığı 7 resmi maçın 4'ünde gol yollarında suskun kalırken, ikisinde kalesini gole kapatabildi.

İlk maç 1996'da
İki ülkenin A milli futbol takımları, ilk kez 11 Haziran 1996'da İngiltere'de düzenlenen 10. Avrupa Şampiyonası Finalleri'nde karşılaştı.
Nottingham kentinde yapılan maçı Hırvatistan, Vlaovic'in 87. dakikada attığı golle 1-0 kazandı.
Türkiye ile Hırvatistan ikinci randevuda 12 Haziran 1997'de Japonya'da düzenlenen Kirin Kupası'nda karşı karşıya geldi. Sendai'deki maç 1-1 sona ererken, Türkiye'nin golünü Ertuğrul Sağlam attı.
Taraflar arasındaki üçüncü maç 31 Mart 2004 tarihinde Zagreb'de yapıldı. 2-2 biten özel maçta Türkiye'nin gollerini Zafer Biryol ve Çağdaş Atan kaydetti.

Penaltılarla gelen yarı final
İki ekip arasındaki en önemli karşılaşma ise EURO 2008'de Viyana'da yapılan çeyrek final maçı oldu.
Ernst Happel Stadı'nda 20 Haziran 2008'de oynanan karşılaşmanın normal süresi 0-0 berabere sonuçlandı. Uzatma bölümünün 119. dakikasında Hırvatistan, Klasnic'in attığı golle 1-0 öne geçti. Türk Milli Takımı, 120+1. dakikada Semih Şentürk'ün attığı golle durumu 1-1'e getirdi ve maçı penaltılara taşıdı.
Türk Milli Takımı, penaltılarda Arda Turan, Semih Şentürk ve Hamit Altıntop ile 3 gol bulurken, Hırvatistan ise Modric, Petric ve Rakitic'in ayağından 3 penaltı kaçırdı ve milliler maçtan penaltılarla 3-1 galip ayrılıp, adını yarı finale yazdırdı.

Play-off'ta Hırvatistan güldü
2012 Avrupa Şampiyonası (EURO 2012) Elemeleri play-off turunda birbirlerine rakip olan iki takım arasında 11 Kasım 2011'de İstanbul'da yapılan maçı Hırvatistan; Olic, Mandzukic ve Corluka'nın golleriyle 3-0 kazandı.
15 Kasım'da Zagreb'de oynanan rövanş maçı golsüz bitti ve EURO 2012 biletini Hırvatistan elde etti.

Türkiye'nin ilk galibiyeti
Türkiye ile Hırvatistan, 2018 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri I Grubu maçında ise 5 Eylül 2017'de Eskişehir'de karşı karşıya geldi.
Milli takımın 1-0 kazanarak rakibi karşısında ilk galibiyeti aldığı maçın tek golünü Cenk Tosun attı.
Taraflar arasındaki son maç ise 11 Kasım 2020'de Vodafone Park'ta oynandı. İki takım arasındaki özel karşılaşma 3-3'lük eşitlikle tamamlandı.



Futbolun büyüsünün ardında görmediğimiz bir kimya yatıyor

Fotoğraf: Günümüzde futbol topları çeşitli sentetik elyaflardan yapılıyor (Reuters))
Fotoğraf: Günümüzde futbol topları çeşitli sentetik elyaflardan yapılıyor (Reuters))
TT

Futbolun büyüsünün ardında görmediğimiz bir kimya yatıyor

Fotoğraf: Günümüzde futbol topları çeşitli sentetik elyaflardan yapılıyor (Reuters))
Fotoğraf: Günümüzde futbol topları çeşitli sentetik elyaflardan yapılıyor (Reuters))

Hişam el-Yetim

Modern bilim kimya aracılığıyla, toplumun yaşamın her alanında ihtiyaç duyduğu temel değişiklikleri gerçekleştiriyor. Bu bilimler bir bölümüyle, sonunda oyuncu sağlığı, çevre koruma, temiz enerji ve hatta tribünlerde ve sahada herkes için güvenli yiyecek ve su sağlanması yoluyla futbol alanına da giriş yaptı.

Kimya Bilimi Topluluğu, bilim yoluyla spor dünyası da dahil olmak üzere dünyayı daha iyiye doğru değiştirme hedefine ulaşmak için bilgiye, becerilere ve tutkuya sahip olduğunu iddia ediyor. Ancak modern bilim gerçekten futbolu geliştirmeye katkıda bulundu mu, yoksa dünyanın en popüler sporuna sadece müdahale mi etti? Peki bilim, sporlarının geleneklerine ve göreneklerine son derece duyarlı ve hassas olan taraftarların bu sporun geleceği konusunda endişelenmesine neden olmadan nasıl kendisine katkıda bulunabilir?

Gerçek şu ki, tarihi 1950'lere kadar uzanan Dünya Kupası'na modern bilimin “sızdığına” dair birçok açık örnek var. Ancak teknolojinin rolü özellikle 2001 yılında belirginleşti ve 2026 Dünya Kupası'na kadar gelişmeye devam etti. 2026 Dünya Kupası'nda kullanılan topun kendisi bilimin sporu geliştirmedeki rolünün açık bir örneği; çünkü top, on yıllarca esasında deriden yapılmış olan doğal dokusunu korudu. Dünya Kupası'nın başlangıcında üreticiler, araba lastiklerine benzer sert kauçuktan yapılmış iç astarı olan ve hava ile doldurulmuş el yapımı deri futbol topları üretmekle övünürlerdi. Ancak deri bir miktar esnekliğe sahip olsa da ağırdı ve araştırmalar sonunda bu eski toplara tekrar tekrar kafa ile vurmanın bazı oyuncularda beyin hasarına neden olabileceğini gösterdi.

Akıllı top çağı

Eskiden toplar hava ile şişirilirdi, ancak bilim ve modern teknoloji sayesinde nihayet şarj edilebilir Trionda akıllı top çağına ulaştık. Bilim, 2026 Dünya Kupası'na, oyuncuların ve hakemlerin her hareketini eşi benzeri görülmemiş bir doğrulukla izlemek için 500 Hz frekansında çalışan dahili bir sensörle donatılmış daha gelişmiş ve ileri bir top hediye etti. Avrupa Bilimsel Ansiklopedisi'ne göre, 500 Hz frekanslı dahili hareket sensörü (IMU), topun hızını, dönüşünü, ivmesini ve yönünü kaydetmeye yardımcı oluyor. Verileri gerçek zamanlı olarak doğrudan VAR odasına gönderiyor. Ayrıca, ofsayt konusundaki hataları azaltmak için temas anını tam olarak belirlemeye ve elle oynama, topun sahanın dışına çıkması veya gol çizgisini geçmesi durumlarını tespit etmeye yardımcı oluyor.

Bilim gazetecisi Kate Chapman'ın Şubat 2026'da bilim sitelerinde yayınlanan “Futbolun İnanılmaz Kimyası” başlıklı makalesi, toplardan kaleci eldivenlerine, sahadan oyuncuların formalarına ve oyunu büyük ölçüde geliştiren diğer teknolojilere kadar spordaki her şeyin iyileştirilmesine bilimin nasıl katkıda bulunduğunu açıklıyor.

dfrgttr
Hakemler, serbest vuruşlar için zemini işaretlemek üzere özel kaybolan bir sprey kullanıyor (Sosyal medya)

Chapman, modern futbol toplarının daha esnek, daha hafif ve en önemlisi kafa travmasına neden olma olasılığı daha düşük toplar elde etmek amacıyla çeşitli sentetik liflerden yapıldığını vurguluyor. Şunu belirtiyor: “Eğer bir futbol maçı izlediyseniz, muhtemelen oyuna o kadar dalmışsınızdır ki, önünüzde sergilenen spor bilimini düşünmemişsinizdir. Ancak Muhammed Salah, Leah Williamson ve David Raya gibi modern oyuncuların becerilerine katkıda bulunan inanılmaz bir kimya mevcuttur.”

Chapman, öncelikle modern teknolojinin topun kendisini geliştirmedeki rolünü özetleyerek, futbol topları ve tenis topları arasında tamamen kimyasal bir karşılaştırma yapıyor ve bunu şöyle açıklıyor: “Büyük turnuvalarda kullanılan modern tenis topları tamamen farklı. Topun hâlâ kauçuk bir iç lastiği olsa da yapısının geri kalanı poliüretan, poliolefinler ve polyester gibi bir dizi sentetik elyaftan yapılmıştır.” Chapman'a göre, bu malzemeler izole değil, aksine “toplara tam olarak gerekli özellikleri veren geniş bir yelpazede hafif hidrokarbonlardır.”

Saha

Kimyagerlere göre, futbol sahaları “hayal ettiğimizden daha fazla plastik” içeriyor. Oyuncuların kramponları ve Avrupa'daki çoğu büyük profesyonel kulübün oynadığı çimler, doğal ve yapay çimi birleştiren hibrit sahalardır ve bunlar artık giderek daha fazla alt lig takımları tarafından da kullanılıyor. Dünya çapındaki ünlü kulüpler de çevreyi korumak için plastik atıkları geri dönüştürerek kimyasal yöntemler kullanıyor. Örneğin, Liverpool, Chelsea ve Tottenham Hotspur, tamamen geri dönüştürülmüş plastik şişelerden yapılmış formalar kullanıyor.

Kimya sadece saha ile sınırlı kalmadı; topun el ile olağanüstü derecede iyi tutulmasını sağlayan modern kaleci eldivenlerine de uzandı. Bu, cismin çevresinde oluşan ve artan yüzey alanı ve sürtünme nedeniyle yapışkan hale gelen ve doğal olarak oluşan bir hidrokarbon molekülü olan lateks sayesinde mümkün oluyor. Eldivenlerin iç astarı için kloropren (2-klorobüta-1,3-dien) polimerizasyonundan elde edilen neopren adı verilen sentetik bir kumaş kullanılıyor. Neopren son derece su geçirmez ve süngerimsi bir esnekliğe sahip olduğundan, eldivenlerin kalecinin eline saatte 110 kilometreyi aşan hızlarda çarpan top darbesini emmesini ve böylece herhangi bir kırığı önlemesini sağlıyor.

Hakem spreyi veya köpüğü

Kimyasal maddeler sadece oyuncular için kullanılmıyor. Futboldaki son gelişmelerden biri de hakemlerin mesafeleri belirlemek için sprey (köpük) kullanması. Sprey, serbest vuruş yapıldıktan sonra kaybolmadan önce savunmacıların arkasında durduğu beyaz bir çizgi oluşturuyor. Chapman'a göre, “Bu sprey kesinlikle boya değil. Yüzde 80 su, yüzde 17 bütan gazı ve yüzey aktif maddeler gibi diğer bileşenlerden oluşuyor. Hakem spreyi sıktığında, bütan hızla genleşerek sahaya püskürtülen suda kabarcıklar oluşturuyor. Bu kabarcıklar genellikle neredeyse anında kayboluyor, ancak spreydeki yüzey aktif maddeler geçici bir stabilite sağlayarak köpük oluşturuyor. Sonunda kabarcıklar dağılıyor ve sprey ile sahada çizilen çizgi de kayboluyor. Bu da spreyin tıraş köpüğünden çok farklı olmadığı anlamına geliyor.” Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia'dan aktardığı analize göre Chapman, bilim insanlarının hakem köpüğünün gerektiği kadar uzun süre dayanmasını sağlayan kesin formülü ancak 2001 yılına geliştirebildiklerini de vurguluyor.

dvfbf
Bilimsel topluluklar, bilim insanlarının spor yoluyla nesillere ilham vermesine yardımcı olmak için kaynaklar sağlıyor (İngiltere Kraliyet Kimya Derneği)

Kate Chapman, bilim tarihi ve elementlerin keşfiyle özel olarak ilgilenen, uluslararası alanda tanınmış bir bilim gazetecisidir. Sunderland Üniversitesi'nden bilim tarihi ve felsefesi alanında doktora derecesine ve Bradford Üniversitesi'nden de eczacılık alanında yüksek lisans derecesine sahip. Matematiksel bilim alanında Chapman, The Daily Telegraph, Nature, Chemist ve New Scientist gibi birçok prestijli bilimsel dergi ve yayına yazılarıyla katkıda bulundu. Bilimi popülerleştirme üzerine yazdığı ilk kitabı Amerikan Bilim Geliştirme Derneği Ödülü'ne aday gösterildi, ikinci kitabı “The Green Race” ise 2022 yılında yayınlandı.

Chapman, Kimya Bilim Topluluğu’nun kalbinde yer alan Kraliyet Kimya Derneği için yazıyor. Dernek, web sitesinde “Dünyayı değiştirmeye ve spor da dahil olmak üzere bütün alanlarda bir zamanlar imkânsız olan heyecan verici ilerlemeyi mümkün kılmaya yardımcı oluyoruz” deniliyor. Dernek, ortaklıklar, konferanslar, etkinlikler ve küresel ağlar aracılığıyla insanları ve fikirleri bir araya getirmede rol oynuyor. Ayrıca, bilim insanlarının keşiflerini ve görüşlerini yayınlayarak sağlık, çevre ve yaşam tarzlarımızı iyileştirmek için kullanılmasını sağlıyor.

* Bu analiz Şarku’l Avsat tarafından Independent Arabia'dan çevrilmiştir.


Faslı Fatma’nın torunu Lamine Yamal yoksulluğu altın ayağıyla nasıl aştı?

Faslı Fatma’nın torunu Lamine Yamal yoksulluğu altın ayağıyla nasıl aştı?
TT

Faslı Fatma’nın torunu Lamine Yamal yoksulluğu altın ayağıyla nasıl aştı?

Faslı Fatma’nın torunu Lamine Yamal yoksulluğu altın ayağıyla nasıl aştı?

Lamine Yamal kaderiyle henüz dört aylık bir bebekken karşılaştı. Bu kaderin adı ise Barcelona’ydı. Aralık 2007’de Lionel Messi, bir yardım projesi kapsamında Yamal ailesini ziyaret ederek bebek Lamine ile fotoğraf çektirdiğinde, Barcelona Vakfı adına görev yapıyordu.

sdvdf
Lionel Messi ve henüz bebek olan Lamine Yamal, 2007 yılında Barcelona Vakfı'nın bir yardım projesi kapsamında gerçekleştirilen fotoğraf çekiminde (AP).

Vakıf, UNICEF yararına bağış toplamak amacıyla hazırlanan yıllık takvimde yer alması için esmer tenli bebeği seçmişti. O gün Messi, kucağına aldığı ve ayaklarını yıkadığı bu küçük çocuğun yıllar sonra altın değerinde bir futbolcu olacağını, hatta 19 yıl sonra Dünya Kupası sahnesinde onunla yollarının kesişeceğini elbette bilmiyordu.

Lamine Yamal ve Barcelona: Kaçınılmaz bir kader

Kader, Barcelona adıyla Lamine Yamal’ın kapısını ikinci kez çaldığında küçük yıldız altı yaşındaydı. İlk yıllarında doğup büyüdüğü Rocafonda’daki yerel La Torreta Kulübü’nde top koşturan Yamal, 2014 yılında İspanyol devinin dikkatini çekti.

sdvdv
Fotoğraf çekimi, Barcelona Vakfı tarafından düzenlenen bir yardım kampanyasının parçasıydı (AP)

Futbola dört yaşında başlayan Yamal, Barcelona ile sözleşme imzalayarak kulübün ünlü altyapı akademisine katıldı. Yeşil sahalara adım attığı ilk günden itibaren antrenörler ve uzmanlar onun parlak bir geleceğe sahip olacağını öngörüyordu.

Rocafonda 304

Mucizeler gecikmedi. Lamine Yamal, Barcelona A Takımı’ndaki resmi ilk maçına 15 yaş 9 aylıkken çıktı ve gol atarak hem La Liga tarihinin en genç beş oyuncusundan biri hem de Barcelona tarihinin en genç ikinci futbolcusu oldu.

dsvfvf
Lamine Yamal, doğup büyüdüğü Rocafonda semtinin posta kodunu simgeleyen “304” işaretini yaparken (Facebook).

Attığı ilk golden itibaren gol sevinçlerinde parmaklarıyla “304” rakamını göstermeyi alışkanlık hâline getirdi. Bu sayı, doğup büyüdüğü Rocafonda semtinin posta kodunun son üç hanesiydi. Başlangıçta taraftarların anlam veremediği bu hareket, zamanla Yamal’ın kariyerinin simgelerinden biri hâline geldi ve mütevazı köklerine bir saygı duruşu olarak kabul edildi.

Ailenin temel direği: Faslı Fatma

Rocafonda, Lamine Yamal için yalnızca bir rakam değil, çocukluğunun ve kimliğinin ayrılmaz bir parçasıydı.

Büyükannesi Fatma, Fas’ın Larache kentinden İspanya’ya uzanan zorlu bir göç yolculuğunun ardından Katalonya bölgesindeki Mataró’ya yerleşmişti. Granada başta olmak üzere çeşitli İspanyol şehirlerinden geçerek yeni bir hayat kurmuştu.

sdvdfv
Büyükanne Fatma, Lamine Yamal’ın çocukluk yıllarındaki en yakın yol arkadaşlarından biri oldu (Facebook)

Fatma’nın ailesinin kaderini değiştirdiği söylenebilir. 1990 yılında, 40 yaşındayken tek başına İspanya’ya göç etti. Daha sonra çocuklarını birer birer yanına getirdi. Bunlardan biri de Lamine’in babası Munir Nasraoui’ydi. Munir, dokuz yaşında İspanya’ya geldi.

Yamal’ın anne ve babasının o üç yaşındayken ayrılmasının ardından büyükannesi onun hayatında daha da önemli bir rol üstlendi. Bugün bile Rocafonda’ya gittiğinde büyükannesinden kahvaltıda çırpılmış yumurta, öğle yemeğinde ise kızarmış tavuk hazırlamasını istiyor.

c cvf
Fatma, çocuklarını Fas’tan İspanya’ya getirerek onlar için yeni bir yaşam kuran kişi oldu (Facebook).

Lamine ona daha iyi bir bölgede ev teklif ettiğinde ise Fatma bunu reddetti. Çünkü üç on yıl önce kendisini kabul eden mahalleden ayrılmak istemiyordu.

İsmin hikâyesi: El Emin ve Cemal

Rocafonda’da Faslı boyacı Munir Nasraoui ile gelecekte Lamine’in annesi olacak, Ekvator Ginesi kökenli garson Sheila Ebana tanıştı.

Yamal çocukluğunu anlatırken, genç anne-babalara tahsis edilen sosyal konutlarda büyüdüğünü ve burada herkes için yemek hazırlandığını söylüyor. Aile daha sonra arkadaşlarının kendilerine tahsis ettiği çeşitli odalarda yaşamak zorunda kaldı.

cfd fv
Lamine Yamal, büyükannesi ve babası Munir Nasraoui ile birlikte (Instagram).

Maddi koşullar son derece zorluydu. Hatta Lamine doğmadan önce aile, dostlarının maddi desteğine ihtiyaç duydu. Bu nedenle oğullarına yardım eden iki arkadaşlarının isimlerinden esinlenerek “El Emin” ve “Cemal” adlarını birleştirdiler. Böylece “Lamine Yamal” ismi ortaya çıktı.

“Annem Benim Kraliçem”

Barcelona altyapısında onunla çalışanlar, Yamal’ı sessiz, utangaç ve az konuşan bir çocuk olarak hatırlıyor.

Ailesinin yaşadığı ekonomik sıkıntılar ve ebeveynlerinin ayrılığı genç futbolcu üzerinde derin izler bıraktı. Bir süre babasının yaşadığı büyükannesinin evi ile annesinin bulunduğu komşu kasaba arasında gidip geldi.

Çocukluğundaki en değişmez unsur ise futboldu. Futbol, onun tutkusu, hayali ve yoksulluktan çıkış yolu oldu. Ronaldinho, Messi ve Neymar’ı hayranlıkla izledi ancak zamanla kendine özgü bir oyun tarzı geliştirdi.

wdv
Lamine Yamal, annesi Sheila Ipana ve annesinin ikinci evliliğinden olan oğlu (Facebook)

Hayat ona başarı ve servet getirdiğinde yaptığı ilk işlerden biri annesine bir ev almak oldu.

“Annem benim kraliçem” diyen Yamal, annesinin gece vardiyalarında çalışmasına rağmen her gün onun için yemek hazırlamayı ihmal etmediğini anlatıyor.

Faslı, Gineli ve İspanyol

Babası, 2024 yılında Rocafonda’da uğradığı bıçaklı saldırının ardından semtten taşınmış olsa da Yamal’ın yüzü hâlâ doğup büyüdüğü mahallede her yerde görülüyor.

cdfvd
Lamine Yamal’ın İspanya’daki doğum yeri Rocafonda’da yer alan duvar resmi (Facebook).

İlk futbol adımlarını attığı belediye sahasının karşısında bulunan duvar resminde Yamal, Barcelona formasıyla ve üç ülkenin bayrağı arasında tasvir ediliyor: Fas, Ekvator Ginesi ve İspanya.

Kendi kuşağının aynası

Bu yaz Lamine Yamal, İspanya Milli Takımı formasıyla kariyerinin ilk Dünya Kupası deneyimini yaşayacak. 13 Temmuz’da ise 19 yaşına girecek.

Geçen yıl reşit oluşunu Barcelona’da düzenlenen ve çok sayıda ünlünün katıldığı görkemli bir kutlamayla kutlamıştı. Parti bazı çevrelerde eleştirilse de Yamal bundan etkilenmedi. Ona göre emek veren insan eğlenmeyi ve kutlama yapmayı hak ediyor; kazanılan para da mutluluğa ulaşmanın araçlarından biri.

dsfvf
Yamal, 18. yaş gününü 2025 yazında futbol ve müzik dünyasının ünlü isimlerinin katıldığı bir kutlamayla kutladı (Instagram)

Bu yaklaşım, onu Z ve Alfa kuşaklarının sembol isimlerinden biri hâline getiriyor. Bağımsızlık, özgüven, yüksek hedefler ve hayatı doğal bir şekilde paylaşma isteği gibi yeni neslin değerlerini temsil ediyor.

Sabit bir evi olmayan, içine kapanık bir çocuktan Barcelona’nın efsanevi 10 numaralı formasını taşıyan bir yıldıza dönüşen Lamine Yamal’ın hikâyesi, olağanüstü hızlı bir yükselişin öyküsü. Bu yolculukta onu zirveye taşıyan yalnızca altın sol ayağı değil; aynı zamanda karizması, samimiyeti ve milyonlarca gence ilham veren kişiliği oldu.


FIFA: Uruguay, Suudi Arabistan karşısında Arjantin'in kaderinden kaçınabilecek mi?

Suudi Arabistan, 2022 Dünya Kupası'nda Arjantin'e karşı attığı galibiyet golünü kutluyor (Reuters)
Suudi Arabistan, 2022 Dünya Kupası'nda Arjantin'e karşı attığı galibiyet golünü kutluyor (Reuters)
TT

FIFA: Uruguay, Suudi Arabistan karşısında Arjantin'in kaderinden kaçınabilecek mi?

Suudi Arabistan, 2022 Dünya Kupası'nda Arjantin'e karşı attığı galibiyet golünü kutluyor (Reuters)
Suudi Arabistan, 2022 Dünya Kupası'nda Arjantin'e karşı attığı galibiyet golünü kutluyor (Reuters)

Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği FIFA’nin resmi internet sitesi, Suudi Arabistan millî futbol takımı ile Uruguay millî futbol takımı arasında 2026 FIFA Dünya Kupası’ndaki açılış karşılaşmasına ilişkin değerlendirmeye yer verdi.

Miami Stadı’nda oynanacak mücadelede “Yeşil Fırtına” olarak da bilinen Suudi Arabistan, Uruguay ile yarın gece Mekke saatiyle 01.00’de karşı karşıya gelecek. Aynı grupta yer alan İspanya millî futbol takımı ile Yeşil Burun Adaları millî futbol takımı ise bu akşam karşılaşacak.

FIFA’nın haberinde, teknik direktör Marcelo Bielsa yönetimindeki Uruguay’ın, bir önceki turnuvada Suudi Arabistan’a ilk maçta kaybeden komşusu Arjantin millî futbol takımı’nın yaşadığı sürprizi yaşamaktan kaçınmak istediği vurgulandı.

Açıklamada ayrıca, Suudi Arabistan’ın 2022 FIFA Dünya Kupası’nda en büyük sürprizlerden birine imza atarak, turnuvayı şampiyon tamamlayan Arjantin’i açılış maçında 2-1 mağlup ettiği hatırlatıldı.

FIFA değerlendirmesinde, “Yeşil Fırtına”nın Güney Amerika’nın bir diğer güçlü temsilcisi Uruguay karşısında benzer bir senaryoyu tekrar etmeyi hedefleyeceği ifade edildi.

İki takım, yaklaşık sekiz yıl sonra yeniden Dünya Kupası’nda karşı karşıya geliyor. Son karşılaşma 2018 FIFA Dünya Kupası’nda oynanmıştı.

Söz konusu maçta Uruguay, Mısır karşısında aldığı 1-0’lık galibiyetin ardından sahaya çıkarken, Suudi Arabistan ise ev sahibi Rusya’ya 5-0 mağlup olmuştu.

Karşılaşmanın tek golü ilk yarının ortalarında gelmiş, Luis Suárez sol ayağıyla kornerden gelen topu ağlara göndererek “La Celeste”ye 16 turu biletini getirmişti.