Lübnanlı emekli askerler daha iyi bir maaş talebiyle protesto düzenledi

Beyrut’taki Lübnan Merkez Bankası binası önünde dün emekli askerler ile güvenlik güçleri arasında arbede yaşandı. (DPA)
Beyrut’taki Lübnan Merkez Bankası binası önünde dün emekli askerler ile güvenlik güçleri arasında arbede yaşandı. (DPA)
TT

Lübnanlı emekli askerler daha iyi bir maaş talebiyle protesto düzenledi

Beyrut’taki Lübnan Merkez Bankası binası önünde dün emekli askerler ile güvenlik güçleri arasında arbede yaşandı. (DPA)
Beyrut’taki Lübnan Merkez Bankası binası önünde dün emekli askerler ile güvenlik güçleri arasında arbede yaşandı. (DPA)

Lübnan’da emekli askerler dün, ulusal para biriminin değer kaybetmesinin ardından devletten durumlarının iyileştirilmesinin yanı sıra teşvik ve yardımların artırılmasını talep ettikleri protestolarını yineledi. Lübnan Merkez Bankası binası önünde bazı emeklilerin binanın etrafındaki dikenli telleri kaldırmaya çalışması sebebiyle güvenlik güçleriyle arbede yaşandı.
Ulusal para biriminin satın alma değerinin büyük bir bölümünü kaybetmesi, tacirleri ürünlerin fiyatlarını dolar üzerinden belirlemeye yöneltti. Ancak son dört ayda bir doların değerinin 40 bin Lübnan lirasından 110 bin liraya yükselmesiyle sıkıntıları giderek büyüyen vatandaşların maaşlarında artış olmadı.
Lübnan Merkez Bankası iki yıl önce, nakit doları karaborsadaki fiyatından daha düşük bir döviz kuruyla sağlayan Exchange platformunu başlattı. Merkez Bankası, çalışanların maaşlarının değeri önemli ölçüde düştükten sonra Lübnan’daki kamu sektörü çalışanlarının maaşlarını Exchange platformunda almalarını, yani çalışanlara ek destek ve yardım olarak Lübnan lirası cinsinden maaşın paralel piyasadan daha düşük bir kur üzerinden nakit dolara çevrilmesi mümkün kıldı. Ancak söz konusu imkan bu ayın başında durduruldu.
Oturma eylemi yapan emekli askerler dün sabah Beyrut şehir merkezindeki Riad el-Sulh Meydanı’na akın etmeye başladı ve Kamu Emekliler Koordinasyon Kurulu’na çağrıda bulundu. Vatana Sadakat topluluğundan da geniş bir katılım oldu. Ayrıca asker emeklilerinin geçim taleplerini desteklemek için, Lübnan Silahlı Kuvvetleri Gaziler Derneği ve çeşitli emekli askeri gruplar eyleme katıldı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre ordu ve güvenlik güçleri, eylemcileri kontrol altında tutmak için bölgeye yoğun bir konuşlandırıldı.
Boğucu ve yıkıcı olan ekonomi, mali ve yaşam koşulları altında bankaların ve Lübnan Merkez Bankası’nın yetkililerini kınayan ve eleştiren pankartlar taşıdı.
Eylemciler, Lübnan Merkez Bankası’na ait Exchange platformunda emekli çalışanlar için dolar kurunun bir dolar için 22 bin lira olmasını talep etti. Aslında bir dolar 90 Lübnan lirasıydı. Bu sırada doların değerini çalışanlar için 70 bin lira sınırına kadar düşürme eğilimi olduğu bilgisi yayıldı.
Eski Tuğgeneral George Nadir konuya ilişkin yaptığı açıklamada “Bunlar haklı talepler. Artık kimse bu duruma tahammül edemez” ifadelerini kullandı.
Daha sonra bir dizi protestocu gösteri yapmak için Lübnan Merkez Bankası önüne gitti ve burada emekli askerler, güvenlik güçlerinin karşısında dikenli telleri kaldırmaya çalıştı. Lübnan Ulusal Haber Ajansı (NNA) Lübnan ordusu ile emekli askeri personel arasında çatışmalar yaşandığı bildirdi.
Protestonun ardından eski asker George Nadir, Selim Tuk, Riad İbrahim, Lübnan Merkez Bankası Başkanı Riad Selame ile yaptıkları görüşmede, maaşların dolar bazında 28 bin 500 lira bedelle Exchange platformu fiyatı üzerinden tahsil edilmesi başta olmak üzere taleplerini yinelediler.
Selame, heyete konuyu Başbakan Necib Mikati ve Maliye Bakanı Yusuf el-Halil ile görüşeceğini zira bu kararın tek başına elinde olmadığını bildirdi. Nadir ise önümüzdeki pazartesi gününe kadar bir sonuca ulaşılamaması halinde talepler karşılanana kadar protestolarının artacağını vurguladı. Vatana Sadakat topluluğu da yaptığı açıklamada, bu hamlenin ulusal para biriminin değer kaybı ve bankacılık sektörünün çöküşü başta olmak üzere devlet kurumlarının çöküşünün hızlanması ile eş zamanlı olarak geldiğini bildirdi.
Ayrıca bu öfkeye, hırsızlık ve kamu parasının israfında ve Cumhurbaşkanının seçilmemesinde payı olan tüm yetkililere uyarı mesajının da eşlik ettiğini vurguladılar. Cumhurbaşkanlığı seçiminin, kamu çalışanları ve emeklileri hakkındaki adaletsizliğin düzeltilmesi için bir adım olarak ulusal bir kurtarma planını devreye sokmak zorunda olan anayasal kurumların oluşturulmasının başlangıcını temsil ettiğini kaydettiler.



Suriye: Ateşkes, SDG entegrasyonunun önünü açıyor

Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)
Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)
TT

Suriye: Ateşkes, SDG entegrasyonunun önünü açıyor

Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)
Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara dün akşam düzenlediği basın toplantısında, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Suriye hükümeti arasında entegrasyon ve ateşkes konusunda bir anlaşma imzalandığını duyurdu. Şara, SDG ile ilgili tüm sorunların çözüleceğini vurguladı.

Suriye Cumhurbaşkanlığı tarafından yayınlanan belge, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ve SDG lideri Mazlum Abdi'nin imzalarını taşıyordu. Suriye’nin resmi haber ajansları, Şara'nın “SDG ile ilgili çözülmemiş tüm sorunlar çözülecek” dediğini aktardı.

Suriye Cumhurbaşkanlığı tarafından yayınlanan belge, ateşkes anlaşmasının tüm SDG savaşçılarının Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesiyle birlikte uygulanacağını gösterdi.

Şarku’l Avsat’ın belgeden aktardığına göre ‘Suriye hükümet güçleri ile SDG arasındaki tüm cephelerde ve temas noktalarında kapsamlı ve acil bir ateşkesin sağlanması ve bunun yanında yeniden konuşlandırma için bir ön adım olarak tüm SDG askeri birliklerinin Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesi’ öngörülüyor.

Öte yandan ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, anlaşma ve ateşkesin ‘eski düşmanların bölünme yerine ortaklığı tercih etmesiyle birlikte önemli bir dönüm noktası’ olduğu değerlendirmesinde bulundu. Barrack, ‘Birleşik Suriye için yeniden diyalog ve iş birliğinin önünü açtığını’ söylediği bu anlaşmayı imzalamak için her iki tarafın da ‘yapıcı’ çabalarda bulunmasını övdü.


SDG lideri Abdi: Bize “dayatılan” savaşı sona erdirmek için Şam ile anlaşmayı kabul ettik

Şam'da SDG'yi Suriye ordusuna entegre etme anlaşmasının imzalanması sırasında Cumhurbaşkanı Şara ve SDG lideri Abdi, 10 Mart 2025 (EPA)
Şam'da SDG'yi Suriye ordusuna entegre etme anlaşmasının imzalanması sırasında Cumhurbaşkanı Şara ve SDG lideri Abdi, 10 Mart 2025 (EPA)
TT

SDG lideri Abdi: Bize “dayatılan” savaşı sona erdirmek için Şam ile anlaşmayı kabul ettik

Şam'da SDG'yi Suriye ordusuna entegre etme anlaşmasının imzalanması sırasında Cumhurbaşkanı Şara ve SDG lideri Abdi, 10 Mart 2025 (EPA)
Şam'da SDG'yi Suriye ordusuna entegre etme anlaşmasının imzalanması sırasında Cumhurbaşkanı Şara ve SDG lideri Abdi, 10 Mart 2025 (EPA)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi dün yaptığı açıklamada, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın duyurduğu ve Suriye'nin kuzeyinde kontrol ettikleri bölgelerde hükümet güçlerinin ilerlemesinin ardından Kürtlere ‘dayatıldığını’ söylediği savaşı sona erdirmek için anlaşmayı kabul ettiğini söyledi. Öte yandan Suriye İçişleri Bakanlığı, Haseke ilinde ‘katliamlar’ yapıldığına dair haberleri takip ettiğini açıkladı.

Abdi, Kürtçe yayın yapan Ronahi televizyonunda yayınlanan açıklamada, kendilerine bu savaşı dayatmak için açık bir kararlılık olduğunu söyledi. Bu savaşın iç savaşa dönüşmesini önlemek için Deyrizor ve Rakka bölgelerinden Haseke’ye çekilmeyi kabul ettiklerini belirtti. Bugün Şam’da Şara ile görüşmesi beklenen SDG lideri, döndükten sonra Kürtlere anlaşmanın şartlarını açıklayacağına söz verdi.

Bir diğer gelişmede Suriye İçişleri Bakanlığı, Haseke’de ‘katliam’ olarak nitelendirilen olaylarla ilgili haberleri takip ettiğini ve bunların doğruluğunu teyit etmeye çalıştığını açıkladı.

Görsel kaldırıldı.Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke’deki SDG üyeleri (Reuters - Arşiv)

Bakanlıktan yapılan açıklamada, “İçişleri Bakanlığı, Haseke’deki katliam haberlerini büyük endişe ve ciddiyetle takip ediyor ve ilgili kurumlarının alınan bilgileri doğrulamak için gerekli soruşturmaları derhal başlattığını teyit ediyor” denildi.

Ancak Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi'nin Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı Ilham Ahmed bu iddiaları yalanlayarak, “Haseke'deki katliam haberlerinin tamamı tamamen uydurma olup, ateşkesi bozmak, aşiretler arasındaki gerginlikleri körüklemek ve Haseke ve Kobani'ye saldırıları yeniden başlatmak isteyen taraflarla bağlantılı kaynaklar tarafından yayılıyor” dedi.

Şarku'l Avsat'ın Rudaw'dan aktardığına göre Ahmed Kürt haber sitesine yaptığı açıklamada, “Şam ile ateşkes anlaşmasına ve tam entegrasyona bağlıyız” ifadelerini kullandı.


Volker Türk: Sudan halkı cehennemde yaşıyor

Volker Türk, 18 Ocak 2026'da Port Sudan Havalimanı'nda düzenlenen basın toplantısının ardından bir muhabirle konuşuyor (AP)
Volker Türk, 18 Ocak 2026'da Port Sudan Havalimanı'nda düzenlenen basın toplantısının ardından bir muhabirle konuşuyor (AP)
TT

Volker Türk: Sudan halkı cehennemde yaşıyor

Volker Türk, 18 Ocak 2026'da Port Sudan Havalimanı'nda düzenlenen basın toplantısının ardından bir muhabirle konuşuyor (AP)
Volker Türk, 18 Ocak 2026'da Port Sudan Havalimanı'nda düzenlenen basın toplantısının ardından bir muhabirle konuşuyor (AP)

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk dün, Sudan'daki çatışmada her iki tarafın da toplumu giderek daha fazla militarize ettiğine dair uyarıda bulunarak, Kordofan şehirlerinde el Faşir senaryosunun tekrarlanmasından endişe duyduğunu ve Sudan halkının "dehşet ve cehennem" içinde yaşadığını belirtti.

Türk, savaşın başlamasından bu yana ilk kez Sudan'ın çeşitli şehirlerini ziyaret ettikten sonra hükümetin geçici karargahı olan Port Sudan'da düzenlediği basın toplantısında, "Özellikle insansız hava araçları (İHA) olmak üzere gelişmiş askeri teçhizatın yaygınlaşması, hem Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK) hem de ordunun askeri yeteneklerini artırdı; bu da çatışmaları uzatarak siviller için krizi derinleştirdi" ifadelerini kullandı.

BM yetkilisi, savaş suçlarının faillerinin hangi örgüte bağlı olduklarına bakılmaksızın adalete teslim edilmesinin sağlanması çağrısında bulundu. Türk, Sudan'daki ofisinin hesap verebilirliğin yolunu açmak için bu ihlalleri ve suistimalleri belgelemek ve raporlamak üzere çalıştığını ifade etti.