Sanat, doğal olarak kavranması zor olan derin bir ruhsal alana seyahat etme yeteneğine sahip. Bu, şu anda Riyad'daki “Naila Gallery” de düzenlenen Kur’ânîyat karma resim sergisine katılan 19 sanatçı ve hattat tarafından sunulan 37 nefes kesici eserde açıkça görülüyor. 12 Nisan'a kadar devam edecek olan sergi, İslâmî mirasın ruhundan ve Kur’ân metinlerinden ilham alan sanatsal bir düzenleme içeriyor.
Sanatçı Nora Al Andes’in bir tablosu (Naila Art Gallery)
Ziyaretçiler yüzünü nereye çevirirse çevirsin, sergide onu durduran bir sanat eseri var, bu da tam bir ruhsal bir doygunluk hali oluşturuyor. Bu manevi hava mübarek Ramazan ayının maneviyatı doğrultusunda, Kur’ân kıssalarından ilham alan içerikleri, camilerin inşasını ve ibadet eden kalabalıkları özetleyen sanatsal resimlerle sağlanıyor. Bunların yanında madde ve ruh arasında derin ve bütünleşik bir düzenleme olduğunu düşündüren yaklaşık 20 Arapça kaligrafi eseri de böyle bir hava oluşturuyor.
Sanat ve maneviyatın kesişimini keşfetmek için eşsiz bir fırsat sunan sergi, Ramazan'ın özünü yansıtan eserler sunuyor. Sergide yer alan ve Arap dilinin güzelliğini ve derinliğini gösteren sanatçılar şunlar: Nehar Merzuk, İbrahim Al Huşan, İlaf Al Alusi, Havle Al Ğafili, Raşid Al Debbas, Reşa Sıddık, Samia bin Zine, Selma Hasan, Abdullah Al Anzi, Aliye Hilal, Macid Al Yusuf, Muhammed Es-Sekafi, Muhammed Al Şayi`, Maha Havkir, Nasır Al Meymun, Nevra Al Andes, Haya Al Fassam, Velid Al Merhum ve Yusuf Yahya.
Musa Kıssası
Sergiyi ziyaret eden Şarku’l Avsat birkaç katılımcı sanatçıyla röportaj yaptı. Sanatçı İlaf el-Alusi, denizin ortasında duran, yüzü ahşap bir tabuta bakan ve arkasında devasa bir Firavun piramidi olan, sıradan bir kadının dikkat çekici bir tablosunu sunuyor. Eserin üzerine, “Onu sandığa koy ve ırmağa bırak; böylece ırmak onu kıyıya çıkarsın” (Taha, 20/39) ayeti yazılmış.
Bu tablonun manası sorulduğun Alusi resimdeki kadının, meşhur kıssada yer aldığı gibi, oğlunu bir tabuta koyarak Nil Nehri’ne bırakan Hz. Musa’nın annesi olduğunu söylüyor. Alusi, açıklamalarına şöyle devam ediyor: “Piramit Mısır'ı simgeliyor ve ayet, çalışmayı daha güçlü kılmak için kare şeklinde kufi yazıyla yazıldı. İplere gelince, tabutun hissini, nasıl bağlandığını ve bağın nasıl çözüldüğünü annenin tabutun kendisinden uzaklaşacağı korkusuyla anlatmaya çalıştım.”
El-Alusi, bu sergiye katılımıyla ilgili olarak, tablo üzerinde 2020 yılında çalıştığını ve Kur'ân-ı Kerim'den ilham alan daha birçok eseri olduğunu söylüyor. Bu eserleri arasında Kraliçe Belkıs ve Hz. Süleyman’ın hikayesinden ilham alan çalışması da yer alıyor. Sanatçı, eserlerindeki baskın kadın varlığı ile bu eserlerinde sunduğu tarihsel veya dini boyutun derinliğini her zaman bir arada sunuyor.
İlaf Ael-Alusi’nin tablosu (Naila Art Gallery)
Namaz kılan topluluklar
Sanatçı Muhammed eş-Şayi`, son sanatsal üretiminden iki tabloyu Kur’aniyât sergisinde sundu ve tablolarını Şarku’l Avsat’a açıklarken şunları söyledi: “İlk eser 150×100 cm ölçülerinde olup, burada cami ve içinde ibadet edenler yer alıyor. Birçok unsurun indirgenmesiyle soyut bir şekilde namaz kılıyorlar.”
90×100 cm boyutlarındaki ikinci tablo ise Müslümanların Kabe'nin önünde toplanmasını tasvir ediyor. Şayi `bu tabloyla ilgili olarak şunları söylüyor: "İbadet edenlerin Mekke'deki Harem’e girdiği ve hacıların Ramazan ayında umre yapmaya başladıkları anı temsil ediyor." Al Şayi` bu aydaki yaşantının maneviyatından ve dinginliğinden çok şey aldığını ve bunu soyut üslubunda sanatsal olarak kullandığını belirtiyor.
Caminin minaresi
Sergide enfes bir tabloyla yer alan sanatçı Haya Al-Fassam, bir cami minaresinin üç farklı durumda yer aldığı tablosunun detaylarını Şarku’l Avsat’a şöyle anlatıyor: “Üç sayfa kullanarak tablo üzerinde ipek ekran ile çalıştım ve halk süslemesinden bazı yazılar eklerken mirasımızdan gelen renklerden ilham almaya odaklandım.”
Al-Fassam, sanatsal çalışmanın manevi boyutu ve mirastan öğrenmesi hakkında sorular sorarak, "Kur'ânîyât"a katılmak için başvurmadan önce bu sanatsal yön üzerinde çok çalıştığını belirtiyor. Plastik sanatçısı olan babası İbrahim Al-Fassam’ın üzerindeki etkisinden dolayı eski eserler ve kentsel inşaatla ilgilendiğini belirtiyor. Babasının sanat eserleri popüler mirası ve Suudi antikalarını yansıtıyor.
Muhammed Şayi`in bir tablosu (Naila Art Gallery)
Günahların sembolizmi
Sanatçı Nevra Al Andes ise, mübarek Kabe'nin ortasında iki minare ve onun altında uzun, yoğun bir şekilde akan iplikler gösteren bir tabloyla sergiye katılıyor. Bununla ilgili olarak şunları söylüyor: “Yaptığım işler her zaman gizemli ve aynı zamanda net ve resimdeki bu dökülen iplikler insanların günahlarını ve ihlallerini sembolize ediyor. Kabe’yi tavaf ederken sanki günahlar hafifçe akıyor.”
Çalışırken yaşadığı teknik durumla ilgili olarak da el-Andes Şarku'l-Avsat’a şunları söylüyor: “Ramazan ayı hayır, rahmet ve Kur'an-ı Kerim ayı olduğu için eserde büyük rol oynuyor. Bu tabloyu 2018’in Ramazan ayında yaptım ve o sırada tabloya aktarmaya can attığım aynı ruhani atmosferde yaşıyordum, böylece duygularımı sanat aracılığıyla tercüme edecektim.”
Sergi, kapılarını her gün sabah ondan akşam dörde ve akşam dokuzdan sabah on ikiye kadar iki periyot halinde halka açıyor. Naila Gallery, sanatseverleri, koleksiyonerleri ve İslam hat sanatının güzelliğini ve maneviyatını takdir eden herkesi bu etkinliğe katılmaya ve kendilerini serginin düşündürücü ve ilham verici atmosferine kaptırmaya davet ediyor.



