Mekke ve Medine’ye ziyaretçi akını: Umreci sayısı 15 milyona ulaştı

Hac ve umre için toplam harcamalar 87 milyar riyale ulaştı

Çok sayıda umreci, bölgedeki satış noktalarına akın etti (Şarku’l Avsat)
Çok sayıda umreci, bölgedeki satış noktalarına akın etti (Şarku’l Avsat)
TT

Mekke ve Medine’ye ziyaretçi akını: Umreci sayısı 15 milyona ulaştı

Çok sayıda umreci, bölgedeki satış noktalarına akın etti (Şarku’l Avsat)
Çok sayıda umreci, bölgedeki satış noktalarına akın etti (Şarku’l Avsat)

Ramazan ayının ilk 10 gününde 9 milyonu aşan umreci sayısının yoğun bir şekilde artmasıyla Mekke’deki ticari hayat yoğun bir harekete tanık oldu. Alım ve satışlar rekor seviyelere ulaştı. Öte yandan, Mescid-i Haram’ın ziyaretçi sayısının yaklaşık 15 milyona ulaşmasıyla birlikte alım satış işlemlerinin ilk günlere göre daha fazla artış yaşanması bekleniyor.
Mekke, tahminleri aşan bir rakamla yaklaşık 168 milyar riyal gayri safi yurtiçi hasıla (GSYİH) kaydetti. Hac ve umre için yapılan harcamalar ise 87 milyar riyale ulaştı. Bu da GSYİH’nın yüzde 51’ini oluşturuyor. Uzmanlar, bu rakamların Kovid-19 salgını öncesi seviyeler olduğunu söyledi. Ayrıca rakamların Mekke’nin yaşadığı kalkınma hareketini iki katına çıkardığını söylediler.
Mescid-i Haram’ı çevreleyen yerel ürünler, hediyeler ve altınlarla dolu satış mağazaları, onlara olan talebin hacmini ortaya çıkardı. Giyim mağazaları, restoranlar ve kafeteryalar iftar öncesi ve sonrası büyük bir kalabalık kaydederken, yaklaşık bin 100 otel olduğu tahmin edilen otel sektörü, yüzde yüz doluluk oranıyla Kovid-19 salgınından sonraki en iyi yüksek seviyeleri kaydetti.
Şarku’l Avsat’a konuşan Suudi Odalar Konseyi Hac ve Umre Ulusal Komitesi Danışmanı Saad el-Kureyşi, ticari hayatın Mekke’de en iyi seviyelerde olduğunu söyledi. Özellikle, otel odası sayısının yaklaşık 11 bine ulaştığını ve otellerdeki doluluk oranının yüzde yüzü aştığı belirtti.
Satışlara hakkında konuşan el-Kureyşi, Ramazan’ın girmesiyle birlikte önceki sezonlara göre satış ve ticari trafiğin önemli ölçüde aktif hale geldiğini, öyle ki birçok pazarlama ve satış kuruluşunun geleneksel satışlarını artırdığını söyledi. Bunlara tatlı satış noktaları ve berber dükkanlarında dahil olduğunu belirtti. El-Kureyşi açıklamasının devamında şunları söyledi:
 “Daha önce bunlar bu kadar popüler değillerdi. Ancak şimdi en yüksek satışlarını kaydediyorlar, öyle ki özellikle restoranlarda siparişinizin gelmesi için uzun süre beklemek zorunda kalıyorsunuz. Ticari hayattaki bu canlılık, Kovid-19 pandemisinden sonra zor bir dönem yaşayan ve şimdi benzeri görülmemiş büyüme kaydeden Mekke ve Medine’deki çeşitli ekonomik sektörlere büyük ölçüde yansıyor. Ülke dışından gelen umrecilerin çoğu hediyelik eşya, altın, giyecek ve umreye hitap eden diğer eşyalara odaklandı. Kovid-19 salgını sırasında tüm dünyadaki gibi eşi görülmemiş bir durumdan geçen Mekke, halkı ve ziyaretçileri için insan yaşam kalitesinin yükseltilmesine katkı sağlayan Mekke Yolu girişimi ile çeşitli yaşam aktivitelerinde yeni bir aşamaya hazırlanıyor”
El- Kureyşi’nin işaret ettiği Mekke Yolu girişimi önümüzdeki yüzyıl boyunca ilham verici bir girişim olmaya aday. Tüm sektörlerde büyük bir genişleme var ve çeşitli sektörlerde hizmet vermek için yeni şirketler kuruluyor.
Ummu'l-Kura Kalkınma ve İmar Şirketi’nin sahip olduğu ve geliştirdiği Masar Destination toplam 1,2 milyon metreden fazla alana sahip Mekke-Cidde karayolunu doğrudan Mescid-i Haram’a bağlayan 3 bin 600 metrekarelik bir parkurla uzanıyor. Parkur, 82 bina, konut dairesi, çeşitli sınıflarda yaklaşık 42 otel, eğitim, sağlık ve güvenlik tesisleri, 4 kamu hizmeti tüneli ve rotayı Mescid-i Haram’a bağlayan iki ana cadde ve köprüleri içeriyor.
Bu yılın başında Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Dr. Tevfik er-Rabia liderliğindeki bir dizi bakan, Expo Hac 2023 fuarı ve konferansı sırasında ‘Rahman’ın Misafirleri’ hizmet sisteminin geliştirilmekte olduğunu ve büyük bir değişim geçirdiğini doğruladı. Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender el-Harif bunu, tüm devlet sektörlerinin gözetiminde entegre bir sistem olarak tanımlarken, ‘Made in Mecca’ ya da ‘Made in Medina’ gibi detayların olacağını ve onların önemini kaydetti. Ayrıca Mekke ve Medine’de üretilen ürünlerin kalitesini yükselteceklerini ifade etti.
Suudi Arabistan Ulaştırma ve Lojistik Bakanı Mühendis Salih bin Nasır el-Casir’e göre Suudi Arabistan, bir dizi altyapı hizmetine ek olarak uzunluğu 8 bin kilometreyi aşan karayolu ağı gibi hacılara hizmet verecek geniş bir altyapı inşa etti. Ayrıca Mekke-Medine yolundaki Harameyn Hızlı Treni, Cidde’deki Kral Abdulaziz Havalimanı ve Medine’deki Prens Muhammed bin Abdulaziz Havalimanı gibi yatırımlarla ulaşıma katkı sağladı.
Bu hareket Suudi Arabistan’ın iki kutsal caminin kuruluşundan bu yana gösterdiği ilginin en yüksek seviyelerini temsil ediyor. Suudi Arabistan’ın ‘Vizyon 2030’ hedefi kapsamında önümüzdeki birkaç yıl içinde umreci sayısının 30 milyona ulaşmasıyla birlikte, Mekke ekonomisi küresel düzeyde ilerleme kaydedecek.



Suudi Arabistan: İzin belgesi olmadan Mekke'ye giriş yasaklandı

Kutsal Şehre giden güvenlik kontrol noktalarında kuralları ihlal edenler ve araçlar geri gönderiliyor (SPA)
Kutsal Şehre giden güvenlik kontrol noktalarında kuralları ihlal edenler ve araçlar geri gönderiliyor (SPA)
TT

Suudi Arabistan: İzin belgesi olmadan Mekke'ye giriş yasaklandı

Kutsal Şehre giden güvenlik kontrol noktalarında kuralları ihlal edenler ve araçlar geri gönderiliyor (SPA)
Kutsal Şehre giden güvenlik kontrol noktalarında kuralları ihlal edenler ve araçlar geri gönderiliyor (SPA)

Suudi Arabistan Kamu Güvenliği, bugün Hac ibadetini düzenleyen yönetmelik ve prosedürleri uygulamaya koyarak, "ikamet" kimlik kartına ve ilgili makamlardan alınmış "Hac" veya "çalışma" iznine sahip olanlar dışında, yerleşiklerin kutsal şehre girişini yasakladı.

Dün yayınlanan açıklamada, Kamu Güvenliği Müdürlüğü, bu yılki Hac ibadetini düzenleyen yönetmelik ve prosedürlerin, yetkili makamdan kutsal mekanlara çalışma izni olmayan veya başkent tarafından verilen ikamet kimliği bulunmayan kişiler için de uygulanacağını vurguladı.

Açıklamada, sezon boyunca yerleşik işçiler için Kutsal Şehre giriş izinlerinin, Hac izinlerinin verilmesi için kullanılan birleşik dijital platform olan "Tasreeh Platformu" ile teknik entegrasyon sağlanarak, "Absher Bireyler" platformu ve "Mukim Portalı" aracılığıyla elektronik olarak yapıldığı belirtildi.

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı dün, hacıların güvenliğini sağlamak ve hac ibadetini güven, kolaylık ve huzur içinde yerine getirmek amacıyla çeşitli düzenlemeler ve prosedürler açıkladı.

Hac mevsimi çalışanlarının Mekke şehrine girişine izin veriliyor (SPA)Hac mevsimi çalışanlarının Mekke şehrine girişine izin veriliyor (SPA)

Bakanlık, Suudi Arabistan Umre vizesiyle gelenlerin ülkeden ayrılabilmesi için son tarihi 18 Nisan olarak belirlerken, Krallık vatandaşları, Körfez ülkeleri vatandaşları, ülke içinde ikamet edenler ve diğer vize sahipleri için "Nusk" platformu üzerinden Umre izinlerinin verilmesini 31 Mayıs'a kadar askıya aldı.

İçişleri Bakanlığı, 18 Nisan'dan itibaren Hac vizesi sahipleri hariç, herhangi bir vize türüne sahip olanların Mekke şehrine girişine veya burada kalmasına izin verilmeyeceğini belirtti.

Bakanlık, hac mevsimini düzenleyen yönetmeliklere uyulması ve hacıların güvenliğinin sağlanması için ilgili makamlarla iş birliği yapılması çağrısında bulunarak, bu yönetmelikleri ihlal edenlerin yasal yaptırımlarla karşı karşıya kalacağını vurguladı.


2025 yılında Suudi enerji şirketleri: Piyasadaki dalgalanmalara meydan okuyan milyarlarca dolarlık kâr

10. Küresel Rekabet Forumu sırasında dev petrol şirketi Saudi Aramco’nun logosu önünde sohbet eden Suudi ve yabancı yatırımcılar (AFP)
10. Küresel Rekabet Forumu sırasında dev petrol şirketi Saudi Aramco’nun logosu önünde sohbet eden Suudi ve yabancı yatırımcılar (AFP)
TT

2025 yılında Suudi enerji şirketleri: Piyasadaki dalgalanmalara meydan okuyan milyarlarca dolarlık kâr

10. Küresel Rekabet Forumu sırasında dev petrol şirketi Saudi Aramco’nun logosu önünde sohbet eden Suudi ve yabancı yatırımcılar (AFP)
10. Küresel Rekabet Forumu sırasında dev petrol şirketi Saudi Aramco’nun logosu önünde sohbet eden Suudi ve yabancı yatırımcılar (AFP)

Suudi Arabistan enerji sektörünün, 2025 yılı boyunca finansal kazanımlarını koruma ve küresel piyasalardaki dalgalanmaları aşma konusunda güçlü bir performans sergilediği; 92,5 milyar doları (347,2 milyar riyal) aşan net kâr elde ettiği bildirildi. Küresel arz-talep dengesi ve tedarik zincirlerindeki aksamalardan kaynaklanan baskılara rağmen, borsada işlem gören şirketlerin finansal sonuçları sektörde stratejik bir dönüşüme işaret etti. Buna göre, petrol fiyatlarındaki hareketlilik artık tek belirleyici unsur olmaktan çıkarken, operasyonel verimlilik ve riskten korunma yöntemleri, 430 milyar doları aşan nakit akışlarının sürekliliğini sağlayan temel unsurlar haline geldi.

Kârlar, olağanüstü geçen 2024 yılına kıyasla yaklaşık yüzde 11,5 oranında gerileyerek 104,62 milyar dolardan 92,5 milyar dolara düşse de, Bahri ve ADES gibi lojistik ve sondaj hizmetleri şirketlerinde olumlu bir performans farklılaşması görüldü. Bu durum, sektörde operasyonel olgunluğun arttığı ve gelir kaynaklarının çeşitlenmeye başladığı yeni bir döneme işaret ediyor.

dfvefeb
Suudi Arabistan Borsası’nın (Tadawul) logosu önünden geçen bir adam (Reuters)

Söz konusu düşüşün, Suudi Arabistan Borsası’nın (Tadawul) en büyük ağırlığa sahip şirketi olan Saudi Aramco’nun kârlarındaki gerilemeden kaynaklandığı ifade edildi. Ayrıca sektördeki diğer şirketler de gelirlerdeki azalma, satışların düşmesi ve yatırım portföylerinden elde edilen temettü gelirlerindeki gerileme gibi çeşitli zorluklardan etkilendi.

Şirket kârlarında farklılık

Enerji sektörü şirketlerinin finansal sonuçlarının performans açısından farklılık gösterdiği, buna göre iki şirketin kârlarını artırdığı, bir şirketin kârında düşüş yaşandığı, bir şirketin zararını azalttığı, bir başka şirketin zarar etmeye devam ettiği ve bir şirketin ise 2024’te kâr açıklamasına rağmen bu yıl zarara geçtiği bildirildi.

Detaylara göre Saudi Aramco 2025 yılında sektörde en yüksek kârı elde eden şirket oldu. Şirketin kârı 92,75 milyar dolar (348,04 milyar riyal) olarak gerçekleşirken, bu rakam bir önceki yıla göre yüzde 11,64’lük bir düşüşe işaret etti. Şirket, bu gerilemenin gelir ve satışlardan elde edilen gelirin azalmasından kaynaklandığını, buna karşın operasyonel maliyetlerdeki düşüş ile gelir vergisi ve zekât giderlerindeki azalışın bu etkiyi kısmen dengelediğini açıkladı.

Sektörde ikinci sırada ise Bahri yer aldı. Şirket, 2025 yılında 647,58 milyon dolar (2,43 milyar riyal) kâr elde ederek geçen yıla göre yüzde 0,12’lik bir artış kaydetti. Şirket, 2024 yılında 578,29 milyon dolar (2,17 milyar riyal) kâr açıklamıştı. Kâr artışı, özellikle petrol taşımacılığı segmentindeki brüt kârın yükselmesi, operasyonel performanstaki iyileşme ve küresel nakliye fiyatlarındaki artışa bağlandı.

erfreg
Suudi Arabistan Ulusal Deniz Taşımacılığı Şirketi’ne (Bahri) ait bir gemi (Suudi Arabistan Ulusal Deniz Taşımacılığı Şirketi)

Üçüncü sırada ise ADES yer aldı. Şirket, 218,13 milyon dolar (818,5 milyon riyal) kâr elde ederek bir önceki yıla göre yüzde 2’lik bir artış kaydetti. Şirket, net kârındaki artışın; gelirlerle karşılaştırıldığında amortisman ve faiz giderlerindeki yükselişi yansıttığını bildirdi. Ayrıca üçüncü çeyrekte, kâr-zarar tablosu üzerinden gerçeğe uygun değerle ölçülen özkaynak araçlarından elde edilen kârlar kaleminde kaydedilen kazançların da etkili olduğu ifade edildi. Bununla birlikte, söz konusu olumlu etkinin büyük ölçüde satın alma işlemine ilişkin maliyetler nedeniyle ortadan kalktığı belirtildi.

Sektör gelirleri

2025 yılında enerji sektörü gelirlerinin yaklaşık yüzde 4,74 oranında gerileyerek 430,12 milyar dolara (1,61 trilyon riyal) düştüğü bildirildi. Sektör, 2024 yılında 450,4 milyar dolar (1,69 trilyon riyal) gelir elde etmişti. Böylece gelirlerde 21,44 milyar dolarlık (80,45 milyar riyal) bir azalma yaşandı.

Bu sonuçlara ilişkin değerlendirmede bulunan piyasa analisti ve Suudi Arabistan Ekonomi Derneği üyesi Dr. Süleyman Al Hamid el-Halidi, enerji sektörünün Suudi ekonomisi açısından stratejik ve hayati bir öneme sahip olduğunu belirterek, elde edilen sonuçların sektör şirketlerinde yüksek kârlılığın sürdüğünü, buna rağmen sınırlı bir gerileme yaşandığını ortaya koyduğunu söyledi.

El-Halidi, bu düşüşü 2024’teki olağanüstü yüksek seviyelerin ardından ‘doğal’ bir düzeltme olarak nitelendirdi. Petrol fiyatlarının geçen yıla kıyasla dengelenmesinin yanı sıra, arz-talep dengesini korumaya yönelik OPEC+ üretim kısıtlamalarının etkisine dikkat çekti. Gelirlerdeki azalmanın hem fiyat hem de üretim miktarındaki düşüşten kaynaklandığını, ancak seviyelerin hâlâ güçlü kaldığını ifade etti. Ayrıca bazı şirketlerde, özellikle genişleme projeleri ve yenilenebilir enerji yatırımları nedeniyle operasyonel ve yatırım maliyetlerinin arttığını belirtti. Buna karşılık Bahri ve ADES gibi şirketlerin, deniz taşımacılığı ve sondaj hizmetlerine olan talep artışı sayesinde olumlu performans sergilediğini ve bunun sektörde gelir kaynaklarının çeşitlendiğini gösterdiğini söyledi.

ffev
 ADES logosunu taşıyan bir vinç (ADES)

El-Halidi, kısa vadede sektörün istikrarlı ancak sınırlı bir büyüme eğilimiyle yoluna devam edeceğini öngördü. Bu görünümün, küresel petrol arzının yönetilmesinin fiyatları dengede tutması, Aramco’nun gaz, temiz enerji ve petrokimya alanlarına yönelerek ham petrole bağımlılığı azaltması ve sondaj ile taşımacılık gibi hizmet şirketlerinin bölgesel projelerle güçlenmesi gibi faktörlerle destekleneceğini ifade etti.

Orta ve uzun vadede ise sektörün hidrojen, yenilenebilir enerji ve düşük karbonlu çözümler gibi alanlara yönelerek stratejik bir dönüşüm yaşayacağı tahmin edildi Ayrıca Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030 kapsamında altyapı ve yatırım desteklerinin sektörü güçlendireceği belirtildi. El-Halidi’ye göre enerji sektörü halen güçlü ve kârlı bir yapıya sahip; mevcut gerileme ise tarihi zirvelerin ardından sağlıklı bir düzeltme niteliği taşıyor. Gelecekteki büyümenin ana sürücüsü ise çeşitlenme ve sürdürülebilirlik olacak.

İşletme faktörleri

G World CEO’su Muhammed Hamdi Ömer, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bu verilerin ekonomik okumasının Suudi enerji sektörünün gücünü kaybetmediğini, ancak artık yalnızca yüksek kâr elde etmeye dayalı basit bir aşamadan daha karmaşık bir sürece geçtiğini gösterdiğini söyledi. Ömer, “347 milyar riyali aşan devasa kârlılık seviyelerine hâlâ ulaşılıyor, ancak asıl tablo, büyümenin artık yalnızca fiyat hareketlerine dayalı olmadığıdır. Artık operasyonel koşullara, küresel talebe, rafineri marjlarına ve sektör içindeki şirket performans farklılıklarına daha duyarlı bir yapı söz konusu” ifadelerini kullandı.

Kâr düşüşünün temel nedeninin, sektör içinde ‘olağanüstü ağırlığa’ sahip olan Saudi Aramco’dan kaynaklandığını belirten Ömer, şirketin sektörde yalnızca bir oyuncu değil, finansal görünümü belirleyen ana motor olduğunu vurguladı. Aramco’nun gelir veya kârındaki herhangi bir gerilemenin doğrudan sektör endeksine yansıdığını ifade etti. Ayrıca sektörün tek bir bütün olarak hareket etmediğini, Bahri ve ADES gibi bazı şirketlerin operasyonel güç veya iş modeli avantajları sayesinde olumlu performans sergilerken, diğer bazı şirketlerin ise piyasa ve operasyon kaynaklı baskılarla karşılaştığını söyledi. Buna göre temel meselenin artık sektörün geneli değil, sektördeki konumlanma kalitesi olduğunu dile getirdi.

Ömer, sektör gelirlerindeki gerilemenin küresel enerji piyasasının daha dalgalı bir döneme girdiğine işaret ettiğini belirterek, yüksek petrol fiyatlarının artık tek başına dengeli sonuçlar için yeterli olmadığını ifade etti. Günümüzde operasyonel yönetim, riskten korunma kabiliyeti, gelir çeşitliliği ve tedarik zinciri verimliliğinin fiyat kadar önemli hale geldiğini söyledi. Bu nedenle sonuçların sadece yıllık kâr düşüşü olarak okunmasının eksik olacağını, aslında sektörün ‘kolay kazanç döneminden daha rekabetçi ve karmaşık bir operasyonel döneme geçişini’ yansıttığını belirtti.

Geleceğe ilişkin değerlendirmesinde ise enerji sektörünün Suudi ekonomisi ve finans piyasası için temel bir dayanak olmaya devam edeceğini ifade eden Ömer, asıl farkın küresel dalgalanmalara uyum sağlayabilen şirketler ile fiyat döngüsüne bağımlı kalanlar arasında ortaya çıkacağını söyledi. Ona göre geleceği belirleyecek unsur büyüklük değil, esneklik, finansal disiplin ve dalgalanmayı fırsata çevirebilme kapasitesi olacak.

Ömer, sektör görünümünün genel olarak ‘pozitif’ olduğunu, ancak şirket bazında daha seçici bir tablo oluşacağını belirterek, kazançların eşit dağılmayacağını; daha verimli, daha entegre ve risk yönetiminde daha güçlü şirketlerin öne çıkacağını ifade etti.


Suudi Arabistan: Manifa sahası ve Doğu-Batı boru hattındaki üretim, saldırılardan sonra toparlanıyor

Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, hızlı toparlanmanın Saudi Aramco ile Krallık’ın enerji sisteminin yüksek operasyonel esnekliğini ve kriz yönetimindeki etkinliğini yansıttığını vurguladı. (Saudi Aramco)
Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, hızlı toparlanmanın Saudi Aramco ile Krallık’ın enerji sisteminin yüksek operasyonel esnekliğini ve kriz yönetimindeki etkinliğini yansıttığını vurguladı. (Saudi Aramco)
TT

Suudi Arabistan: Manifa sahası ve Doğu-Batı boru hattındaki üretim, saldırılardan sonra toparlanıyor

Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, hızlı toparlanmanın Saudi Aramco ile Krallık’ın enerji sisteminin yüksek operasyonel esnekliğini ve kriz yönetimindeki etkinliğini yansıttığını vurguladı. (Saudi Aramco)
Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, hızlı toparlanmanın Saudi Aramco ile Krallık’ın enerji sisteminin yüksek operasyonel esnekliğini ve kriz yönetimindeki etkinliğini yansıttığını vurguladı. (Saudi Aramco)

Suudi Arabistan bugün yaptığı açıklamada, Doğu ile Batı arasındaki petrol boru hattı üzerinden yapılan petrol pompalama kapasitesinin normale döndüğünü ve günlük yaklaşık 7 milyon varil seviyesine ulaşıldığını duyurdu. Ayrıca, Manifa sahasının da operasyonel kapasitesine yeniden kavuştuğu belirtildi. Açıklama, enerji sistemine ait bazı tesislerin hedef alınması sonucu oluşan etkilerle ilgili hasar değerlendirmesinin sunulmasından birkaç gün sonra geldi.

Bölgesel gerilimlerin arttığı bir dönemde, yerel ve küresel piyasalara yönelik enerji arzının güvenilirliği ve sürekliliği giderek daha büyük önem kazanıyor. Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı tarafından yayımlanan açıklamaya göre hızlı toparlanma süreci, Saudi Aramco ve ülkenin enerji sisteminin yüksek operasyonel esnekliğe, kriz yönetiminde etkinliğe ve acil durumlara uyum kapasitesine sahip olduğunu ortaya koyuyor.

Yaklaşık bin 200 kilometre uzunluğundaki Doğu-Batı petrol boru hattı, doğudaki Abkayk’tan batıdaki Yanbu’ya uzanıyor ve Hürmüz Boğazı’nın kapanması durumunda Suudi Arabistan’ın ham petrol ihracatı için tek çıkış noktası olarak kabul ediliyor.

Bakanlık açıklamasında, 9 Nisan 2026 tarihli önceki duyuruya atıf yapılarak, enerji sistemindeki bazı tesislerin hedef alınması nedeniyle Doğu-Batı boru hattında günlük yaklaşık 700 bin varil pompalama kapasitesinin kaybedildiği, Hureys sahasında üretimin günde yaklaşık 300 bin varil, Manifa sahasında ise yine yaklaşık 300 bin varil azaldığı hatırlatıldı. Açıklamada, yürütülen operasyonel ve teknik çalışmalar sonucunda Doğu-Batı boru hattındaki tam pompalama kapasitesinin yeniden sağlandığı ve Manifa sahasında etkilenen 300 bin varillik üretimin kısa sürede geri kazanıldığı bildirildi.

Hureys sahasına ilişkin olarak ise tam üretim kapasitesinin geri kazanılması için çalışmaların sürdüğü, sürecin tamamlanmasının ardından kamuoyuna ayrıca bilgi verileceği ifade edildi.