Türkiye'nin e-ticaret hacmi 2022'de 800 milyar lirayı aştı

Türkiye'nin geçen yılki elektronik ticaret (e-ticaret) hacmi bir önceki yıla göre yüzde 109 artışla 800,7 milyar liraya ulaştı.

AA
AA
TT

Türkiye'nin e-ticaret hacmi 2022'de 800 milyar lirayı aştı

AA
AA

AA muhabirinin Ticaret Bakanlığının "Elektronik Ticaret Bilgi Sistemi (ETBİS)" 2022 yılı verilerinden yaptığı derlemeye göre, Türkiye'de e-ticaret faaliyetinde bulunan 548 bin 688 işletme bulunuyor.
Bu işletmelerin 31 bin 320'si ETBİS'e kayıtlı olarak faaliyet gösterirken, 533 bin 19 işletme e-ticaret pazar yerlerinde faaliyet gösteriyor. Ayrıca ETBİS'e kayıtlı site sayısı da 37 bin 256'ya ulaştı. 15 bin 651 işletme kendi sitesinde e-ticaret faaliyetinde bulunmak yanında e-ticaret pazar yerlerinde de satış yapıyor.
2022 yılı itibarıyla yurt içinde e-ticaret hacmi bir önceki yıla göre yüzde 109 artışla 800,7 milyar lira oldu. Aynı dönemde sipariş adedi yüzde 43 artış ile 3 milyar 347 milyondan 4 milyar 787 milyona yükseldi. Bu dönemde perakende e-ticaret hacmi 458 milyar lira olarak gerçekleşti.
2021 yılında e-ticaretin genel ticarete oranı yüzde 17,7 iken bu oran geçen yıl yüzde 18,6'ya çıktı.
2022'de ödeme yöntemleri bazında toplam e-ticaret hacminin yüzde 61'ini 486,7 milyar lira ile kartlı işlemler oluşturdu. Bunu, yüzde 36 ve 287 milyar lira ile havale/EFT ve diğer ödemeler, yüzde 3 ve 27 milyar lira ile kapıda ödeme takip etti.
İşletmelerin yüzde 80'i yalnızca 1, yüzde 12,6'sı 2 pazar yerinde satış yapmayı tercih ederken, yüzde 4'ü 3, yüzde 1,9'u 4, yüzde 1,5'i 5 ve üstü pazar yerini tercih etti.
e-Ticaret faaliyeti yürüten işletme sayısının en fazla olduğu il yüzde 37,7'yle İstanbul oldu. Bu ili yüzde 8,5 ile Ankara, yüzde 7,1 ile İzmir, yüzde 4,6 ile Bursa, yüzde 3,4 ile Antalya, yüzde 2,4'le Konya, yüzde 2,4'le Kocaeli takip etti.

Diğer ülkeler Türkiye'den 33,8 milyar liralık alışveriş yaptı
Söz konusu dönemde yurt içi e-ticaret harcamaların payı yüzde 91,3 oranıyla 731 milyar lira olarak gerçekleşirken, diğer ülkelerin Türkiye e-ticaret sitelerinden yaptığı harcamaların oranı yüzde 4,2 ve 33,8 milyar lira olarak hesaplandı. Vatandaşların yurt dışından yaptığı alımların oranı yüzde 4,5, tutarı ise 35,9 milyar lira olarak kayıtlara geçti.
e-Ticaret hacminin sektörlere göre dağılımına bakıldığında beyaz eşya ve küçük ev aletleri yaklaşık 96,7 milyar lira ile ilk sırada yer aldı. Bu hacim, giyim, ayakkabı ve aksesuarda 54 milyar lira, elektronikte 45,9 milyar lira, hava yollarında ise 45,1 milyar lira oldu. Bu sektörleri 26,5 milyar lirayla gıda ve süpermarket, 24 milyar lirayla seyahat taşımacılık ve depolama, 19,6 milyar lirayla yemek ve 11,5 milyar lirayla konaklama izledi.
e-Ticaret hacminin sektörler itibarıyla 2022'de bir önceki yıla göre değişimi dikkate alındığında konaklama sektöründe yüzde 222 artış görüldü. Bunu yüzde 156 artışla hava yolları, yüzde 132 artışla seyahat, taşımacılık ve depolama sektörü, yüzde 129 artışla giyim, ayakkabı ve aksesuar, yüzde 122 artışla elektronik, yüzde 95 artışla gıda ve süpermarket, yüzde 88 artışla beyaz eşya ve küçük ev aletleri, yüzde 39 artışla yemek sektörleri geldi.

Ortalama sepet tutarı 167 lira oldu
Elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcılar üzerinden alışveriş yapanların yüzde 58'ini kadınlar, yüzde 42'sini erkekler oluşturdu.
Elektronik ticaret yoluyla gerçekleşen alışverişlerin yüzde 36'sını İstanbul, yüzde 9'unu Ankara, yüzde 6'sını İzmir'de yaşayanlar yaptı. Bu illeri, yüzde 4'le Bursa ve Antalya, yüzde 2,5 ile Kocaeli izledi.
e-Ticarette ortalama sepet tutarı 167 lira olurken, bu tutar ödeme şekillerine göre farklılık gösterdi. Anılan tutar, kartlı ödemelerde ortalama 273 lira, kapıdan ödemede 199 lira, havale/EFT'de ise 99 lira olarak hesaplandı.
Sektörel olarak ortalama sepet tutarı 2022 yılında konaklama sektöründe 9 bin 425 lira, ev, bahçe, mobilya ve dekorasyonda 3 bin 804 lira, hava yollarında 2 bin 928 lira, beyaz eşya ve küçük ev aletlerinde 451 lira, giyim, ayakkabı ve aksesuar sektöründe 447 lira ve elektronikte 292 lira olarak gerçekleşti.

Ödemelerin yüzde 85'i peşin yapıldı
e-Ticaret harcamalarının yüzde 85'i peşin ödeme yapılarak, yüzde 15'i ise taksitli ödeme imkanı kullanılarak gerçekleşti.
Sektörel olarak bakıldığında ise ev ve dekorasyonda yüzde 77, beyaz eşyada yüzde 34, elektronikte yüzde 29, giyimde yüzde 31, seyahatte yüzde 10, konaklamada yüzde 15, hava yollarında yüzde 15, kitap ve dergide ise yüzde 6,5 oranında taksitli işlem tercih edildi.



İran savaşından en çok hangi şirketler kazançlı çıktı?

Hürmüz Boğazı'ndaki belirsizlik küresel piyasalarda oynaklığı artırıyor (Reuters)
Hürmüz Boğazı'ndaki belirsizlik küresel piyasalarda oynaklığı artırıyor (Reuters)
TT

İran savaşından en çok hangi şirketler kazançlı çıktı?

Hürmüz Boğazı'ndaki belirsizlik küresel piyasalarda oynaklığı artırıyor (Reuters)
Hürmüz Boğazı'ndaki belirsizlik küresel piyasalarda oynaklığı artırıyor (Reuters)

ABD-İsrail'in 28 Şubat'ta başlattığı İran savaşının küresel ekonomide yarattığı şok etkisi sürerken, bazı şirketler rekor kârlar elde ediyor.

Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlık ve ABD'yle İran arasındaki ateşkese rağmen tarafların birbirine saldırması jeopolitik ve ekonomik risklerin sürdüğünü gösteriyor.

Devrim Muhafızları'nın Hürmüz'deki gemi trafiğini neredeyse durma noktasına getirmesi ve ABD ordusunun bölgedeki ablukası, enerji piyasalarında sert iniş ve çıkışlar yaratıyor.

Bu durumdan en çok Avrupalı petrol devleri kazanç sağladı. Londra merkezli British Petrol (BP), "olağanüstü" performansla yılın ilk üç ayında kârını iki katından fazla artırarak 3,2 milyar dolara çıkardı.

Londra merkezli Shell, ilk çeyrek kârının 6,92 milyar dolara yükseldiğini açıklayarak analistlerin beklentilerini aştı.

Paris merkezli TotalEnergies de petrol ve enerji piyasalarındaki dalgalanmanın etkisiyle yılın ilk çeyreğinde kârını neredeyse üçte bir oranında artırarak 5,4 milyar dolara çıkardı.

Greenpeace'in araştırmasına göre AB'deki petrol şirketleri, savaşın başından bu yana günlük 81 milyon euro ek kâr elde etti. Çevreci kuruluş, hükümetlere petrol ve doğalgaz gelirlerine yeni ve kalıcı vergiler getirme çağrısı yapıyor.

Enerji devlerinin yanı sıra büyük bankalar da İran savaşı neticesinde kârlarında artış yaşadı.

JP Morgan'ın ticaret kolu, 2026'nın ilk üç ayında 11,6 milyar dolarlık rekor gelir elde etti. Böylelikle banka, tarihindeki en büyük ikinci çeyrek kârına ulaştı.

JP Morgan'ın yanı sıra Bank of America, Morgan Stanley, Citigroup, Goldman Sachs ve Wells Fargo'nun yer aldığı "Büyük Altı" grubu da aynı dönemde gelirlerini önemli ölçüde artırdı.

ABD'nin en büyük 6 bankası 2026'nın ilk üç ayında toplam 47,7 milyar dolarlık kâr bildirdi.

Wealth Club'ın baş yatırım stratejisti Susannah Streeter, "Yoğun işlem hacimleri yatırım bankalarına, özellikle de Morgan Stanley ve Goldman Sachs'a fayda sağladı" diyor ve ekliyor:

Savaşın yol açtığı dalgalanma alım satım işlemlerinde ani bir artış yarattı. Bazı yatırımcılar gerginliğin tırmanacağı endişesiyle hisse senetlerini satarken, diğerleriyse düşüşte alım yaparak toparlanma eğilimini destekledi.

Ortadoğu'daki belirsizlikten kazançlı çıkanlar arasında savunma firmaları da var.

Dünyanın en büyük savunma sanayi şirketlerinden Lockheed Martin, Boeing ve Northrop Grumman, yılın ilk çeyreğinde rekor düzeyde sipariş birikimine sahip olduklarını açıkladı.

İran savaşı fosil yakıtlara bağımlılığın yarattığı riskleri de gözler önüne serdi. Yenilenebilir enerji şirketlerine ilgi hiç olmadığı kadar arttı.

Florida merkezli NextEra Energy'nin hisseleri yıl başından bu yana yüzde 17 değer kazandı.

Danimarkalı rüzgar enerjisi devleri Vestas ve Orsted de kârlarında artış bildirdi. Britanyalı Octopus Energy de güneş paneli satışlarının şubat sonundan bu yana yüzde 50 arttığını duyurdu.

Independent Türkçe, BBC, France 24


Dünya, Washington-Tahran anlaşmasının borsalara büyük kazançlar getireceğini öngörüyor

Seul’deki Güney Kore Borsası’nda KOSPI endeksini gösteren ekranın önünden geçen insanlar (AP)
Seul’deki Güney Kore Borsası’nda KOSPI endeksini gösteren ekranın önünden geçen insanlar (AP)
TT

Dünya, Washington-Tahran anlaşmasının borsalara büyük kazançlar getireceğini öngörüyor

Seul’deki Güney Kore Borsası’nda KOSPI endeksini gösteren ekranın önünden geçen insanlar (AP)
Seul’deki Güney Kore Borsası’nda KOSPI endeksini gösteren ekranın önünden geçen insanlar (AP)

Küresel finans piyasaları bugün risk iştahında köklü bir dönüşüme sahne oldu. Beyaz Saray’ın İran ile savaşı sona erdirmeye yönelik bir mutabakat zaptına yaklaşmakta olduğuna dair haberlerin ardından, enerji fiyatlarında sert düşüş yaşanırken küresel hisse senedi endeksleri rekor seviyelere yöneldi.

Washington’ın, 14 maddelik bir öneriye Tahran’ın 48 saat içinde vereceği yanıtı beklediğine işaret eden bu gelişmeler, yatırımcılara küresel enerji arzının kritik geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı’nın yeniden tam kapasiteyle açılabileceği yönünde güçlü bir sinyal verdi. Dünya enerji arzının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği bu hattaki iyimserlik, çatışma süresince güvenli liman olarak öne çıkan ABD dolarında gerilemeye yol açtı ve yüksek getirili varlıklarda geniş çaplı bir toparlanmanın önünü açtı.

Söz konusu atmosfer, işlem ekranlarına da hızla yansıdı. Yatırımcılar fiyatlamalardan jeopolitik ‘risk primini’ geri çekerken, küresel enerji maliyetlerinde keskin düşüş gözlendi. Buna karşılık, teknoloji ve yapay zekâ sektörlerinde risk iştahı rekor düzeyde artış kaydetti.

Enerji piyasalarında ise sert bir satış dalgası yaşandı. Brent petrol fiyatı yüzde 10,8’i aşan düşüşle haftalar sonra ilk kez varil başına 100 doların altına geriledi. ABD ham petrolü de yüzde 12,5 değer kaybederek 90 dolar seviyesinin altına indi.

Fiyatlardaki bu sert düşüş yalnızca petrolle sınırlı kalmadı. Avrupa’da doğal gaz fiyatları da yüzde 11 geriledi. Bu gelişmede, ABD Başkanı’nın ticari gemilere eşlik etmeyi amaçlayan projeyi müzakerelerde kaydedilen ilerleme doğrultusunda askıya alma kararı etkili oldu. Böylece, merkez bankaları üzerinde baskı yaratan ve faiz artışlarını tetikleyen enflasyonist baskıların önemli ölçüde hafiflediği değerlendirildi.

Altın fiyatlarında sıçrama

Bu dönüşümün merkezinde, altın fiyatları yüzde 3,2’yi aşan güçlü bir sıçrama kaydederek ons başına 4.703,09 dolara ulaştı ve nisan ayı sonundan bu yana en yüksek seviyesini gördü. Bu yükseliş, doların zayıflaması ve petrol fiyatlarının gerilemesiyle doğrudan bağlantılı olarak, uzun süre yüksek faiz beklentilerini besleyen enflasyon endişelerinin hafiflemesinden kaynaklandı. Gümüş fiyatları da yüzde 5,7 artışla 76,95 dolara yükselirken, platin ve paladyum yüzde 3’ün üzerinde değer kazandı.

ascdsv
Güney Kore KOSPI endeksini ve dolar ile Güney Kore wonu arasındaki döviz kurunu gösteren ekran (AP)

Analistler, barış umutları ve Hürmüz Boğazı’nda deniz trafiğinin normalleşmesinin, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) 2026 yılında faiz indirimine gitmesi için uygun koşulları oluşturabileceğini değerlendiriyor. Bu beklentiler, altının uzun vadeli bir yatırım aracı olarak cazibesini artırırken, yıl sonuna kadar 5 bin 500 dolar seviyesine ulaşabileceği öngörülerini de güçlendirdi.

Dünya borsaları

Buna paralel olarak küresel hisse senedi piyasaları da toplu bir yükseliş kaydetti. Barış iyimserliği ile yapay zekâ sektöründeki ivmenin birleşmesi, endeksleri yeni zirvelere taşıdı. Güney Kore’nin KOSPI endeksi yüzde 6,5 gibi güçlü bir artışla 7.000 puanın üzerine çıkarken, bu yükseliş büyük ölçüde Samsung hisselerindeki tarihi sıçramadan destek buldu. Şirket hisseleri yüzde 14,4 değer kazanarak piyasa değerini 1 trilyon doların üzerine taşıdı.

Avrupa tarafında ise STOXX 600 endeksi yüzde 2,1 yükseldi. Londra, Paris ve Frankfurt borsaları yaklaşık yüzde 3’e varan güçlü kazançlar elde etti. Bu yükselişte, şirket kârlılıklarını baskılayan ve tüketici alım gücünü zayıflatan enerji maliyetlerindeki düşüşün piyasalarda memnuniyetle karşılanması etkili oldu.

Para ve tahvil piyasası

Para ve tahvil piyasalarında ise Hürmüz anlaşmasına ilişkin haberler, güvenli liman özelliğiyle öne çıkan ABD dolarının cazibesini zayıflattı. Dolar, başlıca para birimleri karşısında yaklaşık yüzde 0,5 değer kaybetti. Doların gerilemesi ve petrol fiyatlarındaki düşüş, küresel enflasyon beklentilerinin aşağı yönlü revize edilmesine katkı sağladı. Bu durum, tahvil getirilerine de yansıdı; ABD’nin 10 yıllık Hazine tahvil getirisi yüzde 4,35 seviyesine geriledi.

Analistler, bu tablonun başta ABD Merkez Bankası olmak üzere merkez bankalarının daha esnek para politikalarına yönelmesinin ve 2026 yılı içinde faiz indirimlerine başlamasının önünü açabileceğini değerlendiriyor.

vdfevfde
New York Borsası’nda bir yatırımcı (AP)

Öte yandan, ekonomik çevreler ABD’nin sunduğu barış teklifine İran’dan gelecek resmi yanıtı bekliyor. Piyasalar temkinli iyimserliğini korurken, uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin durdurulması karşılığında milyarlarca dolarlık dondurulmuş varlıkların serbest bırakılmasını içeren mutabakat taslağı, şubat ayında başlayan çatışmalardan bu yana tarafların ulaştığı en yakın uzlaşı noktası olarak görülüyor.

Söz konusu diplomatik sürecin başarıya ulaşması halinde, yalnızca küresel ticaret yollarının güvenliği sağlanmakla kalmayacak, aynı zamanda çatışma süresince tedarik zincirleri ve ulusal ekonomiler üzerinde baskı oluşturan enflasyon sarmalının da sona ermesi bekleniyor.


Lucid yetkilisi Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan’daki elektrikli otomobil pazarı güçlü ve hızla artan bir ivme kazanıyor

El-Huber şehrindeki Lucid galerisi (Şirketin resmi internet sitesi)
El-Huber şehrindeki Lucid galerisi (Şirketin resmi internet sitesi)
TT

Lucid yetkilisi Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan’daki elektrikli otomobil pazarı güçlü ve hızla artan bir ivme kazanıyor

El-Huber şehrindeki Lucid galerisi (Şirketin resmi internet sitesi)
El-Huber şehrindeki Lucid galerisi (Şirketin resmi internet sitesi)

Mevcut jeopolitik gerilimler ve küresel petrol piyasalarında yaşanan dalgalanmalar, dünya genelinde elektrikli araç satışlarında dikkat çekici bir artışa yol açtı. Brent petrolün varil fiyatının 120 dolar eşiğini aşması, tüketicilerin satın alma davranışlarını yeniden şekillendirerek, yakıt fiyatlarındaki oynaklıktan uzak, daha istikrarlı ve verimli bir seçenek olarak elektrikli araçlara yönelmelerine neden oldu. Mart ayında, yani bombardımanın başlamasından sonraki ilk dört hafta içinde, Avrupa’nın önde gelen pazarlarında (Fransa, Almanya ve Birleşik Krallık) yaklaşık 206 bin 200 elektrikli araç satıldı. Bu rakam yıllık bazda yüzde 44’lük artışa işaret ederken, Güney Kore’de satışlar iki katına çıktı, İtalya’da ise yüzde 67 büyüme kaydedildi.

Bu çerçevede, Lucid şirketinin Ortadoğu Bölge Başkanı Faysal Sultan, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan’daki elektrikli araç pazarının ‘henüz başlangıç aşamasında olmasına rağmen güçlü ve hızlı bir ivme yakaladığını’ belirtti. Sultan, şirketin ülkedeki varlığını genişletmeye devam ettiğini ve Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinde kademeli büyüme planlarını sürdürdüğünü ifade etti. Bu gelişmelerin, devlet desteği, şarj altyapısının genişlemesi ve sürdürülebilir ulaşıma yönelik tüketici farkındalığındaki artışla hızla şekillenen bir pazar ortamında gerçekleştiğini vurguladı.

dvsvds
Lucid şirketinin Ortadoğu Bölge Başkanı Faysal Sultan (Şarku’l Avsat)

Sultan, elektrikli araç kullanımının hem küresel hem bölgesel düzeyde artmaya devam ettiğini, Suudi Arabistan pazarında da operasyonel temellerin güçlendiğini dile getirdi. Bu dönüşümde, Vizyon 2030 ve Yeşil Suudi Arabistan Girişimi gibi yapısal itici güçlerin önemli rol oynadığını belirten Sultan, yerel üretime yönelik büyük yatırımlar ve şarj altyapısının genişletilmesi sayesinde uzun vadede talebin sürdürülebilirliğine sağlam bir zemin oluşturulduğunu ifade etti.

Elektrikli araçlara geçişin yalnızca talep dinamikleriyle sınırlı olmadığını kaydeden Sultan, bunun aynı zamanda tüketici bilincinde uzun vadeli değer algısına yönelik bir değişimi de yansıttığını söyledi. Toplam sahip olma maliyeti ve evde şarj kolaylığı gibi unsurların öne çıktığını belirten Sultan, şirketin Suudi Arabistan genelinde ücretsiz olarak kullanılabilen 100’den fazla alternatif akım şarj cihazı kurduğunu ve hızlı şarj hizmetlerini genişletme çalışmalarının sürdüğünü açıkladı.

Stratejik yatırımlar

Bu ivme kapsamında Lucid toplam likiditesini yaklaşık 4,7 milyar dolara çıkararak 2027 yılının ikinci yarısına kadar finansal sürdürülebilirlik sağlamayı başardı. Söz konusu gelişme, şirketin pazartesi günü açıkladığı finansal sonuçlarda yer aldı. Bu mali güçlenme, Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu’na (PIF) bağlı Ayar Third Investment Company’nin 550 milyon dolarlık imtiyazlı hisse yatırımı ve Uber’in toplam yatırımını 500 milyon dolara yükseltmesinin yanı sıra ek 200 milyon dolarlık taahhüdü içeren stratejik yatırım paketiyle desteklendi.

Bu tür kamu destekli adımlar, şirketin faaliyetlerini güçlendirmeyi hedeflerken, Lucid’in üç aylık gelirleri 282,5 milyon dolar olarak kaydedildi. Ancak bu rakam, Gravity modelinin koltuklarıyla ilgili bir tedarikçide yaşanan teknik sorun nedeniyle teslimatların geçici olarak aksaması sonucu analist beklentilerinin altında kaldı. Teslimatların mart ayında yeniden hız kazanmasına karşın, şirketin net zararı yaklaşık 1,13 milyar dolar olarak açıklandı.

Suudi Arabistan’da üretim artışı

Suudi Arabistan’daki operasyonel faaliyetler kapsamında, 2025 yılının ilk çeyrek sonuçları şirketin ülkedeki tesislerinde 2 bin 212 araç ürettiğini ortaya koydu. Ayrıca 600’den fazla araç sevkiyat aşamasında bulunurken, aynı dönemde 3 bin 109 araç teslim edildi. Bu rakam, 2024’ün aynı dönemine kıyasla yüzde 58,1’lik artışa işaret etti. Şirketin gelirleri 235 milyon dolar olarak kaydedilirken, ABD muhasebe standartlarına göre hisse başına net zarar 0,20 dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu oran, düzeltilmiş bazda hisse başına 0,24 dolarlık zarara kıyasla daha düşük oldu. Lucid, ilk çeyreği toplam 5,76 milyar dolarlık likiditeyle tamamladı.

Operasyonel zorluklar

Teslimat performansına ilişkin olarak Lucid 31 Mart 2026 itibarıyla yaklaşık 3 bin 93 araç teslim ederken, üretim yaklaşık 5 bin 500 adet seviyesinde gerçekleşti. Bu durum, söz konusu dönemde üretim ile teslimatlar arasında geçici bir operasyonel fark bulunduğuna işaret etti. Sultan, bu farkın Gravity modeline ait tedarik hatlarından birinde yaşanan ve 29 gün süren geçici duruştan kaynaklandığını belirtti. Sorunun, ikinci sıra koltukların kalitesine ilişkin bir problemden doğduğunu ifade eden Sultan, aksaklığın tamamen giderildiğini ve operasyonların normal seyrine döndüğünü vurguladı.

sdvdd
Kral Abdullah Ekonomi Şehri’ndeki Lucid fabrikası (Şirketin resmi internet sitesi)

Sultan, tedarik zinciri ortamının halen dinamik yapısını koruduğunu ve bu tür zorluklarla başa çıkmanın otomotiv sektöründe iş geliştirme süreçlerinin temel bir parçası haline geldiğini söyledi. Şirket stratejisinin, küresel ölçekte tedarik kaynaklarını çeşitlendirerek, maliyetleri düşürerek ve esnek, dikey entegre bir platform benimseyerek dayanıklılığı artırmaya dayandığını kaydetti.

Geçtiğimiz yıl sektör genelinde manyetik malzemeler, alüminyum ve elektronik çipler alanında üç ardışık kriz yaşandığını hatırlatan Sultan, şirketin mühendislik ekiplerinin esnekliği ve üretim kabiliyetleri sayesinde bu sorunların hızlı şekilde aşıldığını dile getirdi.

Sultan, söz konusu zorlukların talepte bir gerilemeye işaret etmediğini, aksine tedarik zincirine bağlı operasyonel nitelikte olduğunu ve süreçlerin istikrarını güçlendirmeyi, üretim ile teslimatın sürekliliğini sağlamayı hedefleyen proaktif bir yönetim yaklaşımının parçası olduğunu ifade etti.