Sosyal sorumluluk çalışmalarının öncüsü Suud el-Subeyiy, Şarku’l Avsat’a konuştu: ‘Vizyon 2030, sosyal sorumluluk çalışmalarının yerel olarak başlatılmasını hızlandıracak’

Sosyal sorumluluk alanındaki tecrübesini FC Internazionale Milano’ya aktarıyor

Suud el-Subeyiy, Sosyal Sorumluluk Departmanı’nı beş yıllık bir süre için devralmak üzere İtalyan kulüp FC Internazionale Milano ile sözleşme imzaladı. (Şarku’l Avsat)
Suud el-Subeyiy, Sosyal Sorumluluk Departmanı’nı beş yıllık bir süre için devralmak üzere İtalyan kulüp FC Internazionale Milano ile sözleşme imzaladı. (Şarku’l Avsat)
TT

Sosyal sorumluluk çalışmalarının öncüsü Suud el-Subeyiy, Şarku’l Avsat’a konuştu: ‘Vizyon 2030, sosyal sorumluluk çalışmalarının yerel olarak başlatılmasını hızlandıracak’

Suud el-Subeyiy, Sosyal Sorumluluk Departmanı’nı beş yıllık bir süre için devralmak üzere İtalyan kulüp FC Internazionale Milano ile sözleşme imzaladı. (Şarku’l Avsat)
Suud el-Subeyiy, Sosyal Sorumluluk Departmanı’nı beş yıllık bir süre için devralmak üzere İtalyan kulüp FC Internazionale Milano ile sözleşme imzaladı. (Şarku’l Avsat)

Sosyal sorumluluk programları, spor kulüpleri ve onlara bağlı kuruluşları üzerindeki olumlu etkisinin yanı sıra spor kulüplerinin takipçilerine verdiği mesajların önemli bir ayağını oluşturuyor.
Futbol kulübünün şampiyonlardan biri olup olmadığına ya da zengin bir geçmişe sahip olup olmadığına bakılmaksızın, sosyal sorumluluk çalışmalarına dayalı olan stratejiler, paydaşlarla doğrudan ilişkilerini koruyabilecek ve onları etkileyecektir. Bu bağlamda en önemli paydaşlardan biri tüketicilerdir ve spor sektöründe tüketiciyi seyirciler temsil eder. Bir spor kulübünün sosyal sorumluluk faaliyetlerini taraftarları ile birlikte gerçekleştirmesi, kulüp ile seyirci arasındaki bağı güçlendirir ve maçlara giden, kulübün ürünlerini satın alan ve kulübün televizyon yayınlarından elde ettiği geliri artıran sadık seyirci kitlesi oluşturur. Böylece kulübün uzun vadede yatırım getirisini artırır. Tüm bunlar sonucunda gerek eğitim, sağlık ve sosyal gelişim alanında gerekse de çevre alanında, tüm paydaşlarda bu programların önemi ortaya çıkar.
Sosyal Sorumluluk Uzmanları Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Suud el-Subeyiy de hem Suudi Arabistan’da hem de dünya çapında bu konuda en önemli isimlerden biri olarak öne çıkarıyor. Subeyiy 2012’den itibaren el-Hilal Kulübü aracılığıyla spor alanında sosyal hizmetin öncüsü oldu. Sonrasında 2020 yılında el-Asımi Kulübündeki (The Capital Club) görevinden ayrılıp sahibi olduğu Sosyal Sorumluluk Uzmanları Şirketi’nde tam zamanlı çalışmaya başladı. Yaklaşık bir buçuk yıl önce, İspanyol Real Madrid ve İngiliz Manchester United kulüpleri aracılığıyla uluslararası ve Avrupa arenalarında çalışmaya başladı. Söz konusu iki kulüp, el-Hilal’de görev yaptığı süre boyunca gerçekleştirdiği seçkin çalışmalardan dolayı Subeyiy’nin bu alanda kendileri için çalışmasını istedi.
Subeyiy’in çalıştığı dönemde el-Hilal, dünyadaki sekiz sosyal sorumluluk forumunda, alanındaki tüm uluslararası rakiplerinin önünde birinci sırada yer aldı.

Suud el-Subeyiy, Avrupa Futbol Federasyonu ile sözleşme imzaladı. (Şarku’l Avsat)
Sosyal Sorumluluk Uzmanları Şirketi’nin en yeni spor anlaşmaları, Subeyiy’nin birkaç gün önce Avrupa Futbol Federasyonu ile bir sözleşme imzalamasıyla gerçekleşti. Şirket bu anlaşmayla, dünya genelinde en ön önemli futbol müsabakaları olan UEFA Şampiyonlar Ligi, UEFA Avrupa Ligi ve UEFA Avrupa Konferans Ligi’nin bir sonraki müsabakalarından başlayarak üç yıl boyunca sosyal sorumluluk projelerinin yönetimini üstlendi. Ayrıca İtalyan kulübü FC Internazionale Milano ile önümüzdeki beş yıl boyunca kulübün sosyal sorumluluk yönetimini devralmak için bir sözleşme imzaladı.
Subeyiy Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda konuya ilişkin şunları söyledi:
“2020 yılında el-Hilal Kulübü’ndeki görevimden ayrıldığımdan beri, çeşitli kurum ve kuruluşlarla çalışabilmek için sosyal sorumluluk uzmanlarından oluşan bir şirket kurmaya çalıştım. Başlangıçta, İspanyol kulübü Real Madrid, bir buçuk yıl önce ise İngiliz Manchester United ile çalıştım. İspanyol kulübü ile yapılan çalışma, sosyal çalışma ile ilgili ayrı programlar oluşturmaya dayanıyordu. İngiliz kulübüyle olan çalışma ise sosyal sorumlulukla ilgili tüm çalışmaların yönetimini üstlenme temasına dayanıyordu. Bu çalışmalar bizi, Katar’da düzenlenen son 2022 Dünya Kupası’ndaki sosyal sorumluluk çalışmalarının yönetimi üstlenmek üzere Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA) ile iş birliği yapmaya sevk etti. Burada, sosyal sorumlulukla ilgili bir dizi program ve etkinlik sunduk. Programlarımızın büyük başarısı Avrupa Futbol Federasyonu yetkililerinin yanı sıra FC Internazionale Milano Başkan Yardımcısı Javier Zanetti’nin de ilgisini çekti ve izlediğimiz stratejiyi Avrupa müsabakalarına ve İtalyan kulübüne aktarmak için bizimle iletişime geçmeye sevk etti. Gönüllülük ve çevre koruma alanlarında bir dizi program geliştirmeyi amaçlayan sözleşme süresince stratejik bir eylem planı uygulamak için onlarla sözleşme imzaladık. Bu bağlamda ayrıca Avrupa müsabakalarında son sıralarda yer alan bazı ülkeler başta olmak üzere taraftarın futbola olan bağlılığını arttırmanın yanı sıra okullarda çocuklara yönelik eğitim faaliyetlerinin artırılması ve seçkin ve çeşitli toplum yelpazeleriyle etkileşim halinde olan net bir topluluk kimliği oluşturmak için çalışmak amaçlandı.”
Subeyiy açıklamalarının devamında sürecin kolay olmayacağını vurguladı:
“UEFA ile zorlu bir görev bizi bekliyor. Zira yaptığımız anlaşma, birçok Avrupa ülkesinin çatısı altında düzenlenen çeşitli maçlarda yer almamızı, müsabakalarda sosyal sorumlulukla ilgili faaliyetler yürütmemizi gerektiriyor. Stratejimiz, her müsabaka ile ayrı ayrı bağlantılı olan birkaç seviyeyi içeriyor. Örneğin UEFA Şampiyonlar Ligi müsabakasında sunacağımız çalışma, ülkelerin ve kulüplerin tarih ve başarı sıralamasının farklılığı nedeniyle, UEFA Avrupa Konferans Ligi müsabakasındaki çalışmalardan farklı olacak. Bununla birlikte programlar, toplumun, çevrenin ve yönetimin etkinliğini ölçme endeksinin ana temelleri kapsıyor. Önceki Dünya Kupası’nda zamansızlıktan dolayı zorlu bir tecrübe yaşadıktan sonra, UEFA ve bazı Avrupa kulüpleri ile önümüzdeki zorlu göreve hazırız. Bu kurumlarla düzenlenen programlar daha uzun bir döneme yayılıyor. Dolayısıyla Dünya Kupası’nda elde ettiğimiz başarı bizim için bu çalışmaları kolaylaştıracak.”
Çalışmalarının Avrupa Kıtası’na yönelmesi ve son zamanlarda Suudi spor camiasında görev almaması hakkında da açıklamalarda bulunan Subeyiy sözlerinin devamında şu ifadeleri kullandı:
“Şimdiye kadar yerel spor ortamı, sosyal sorumluluk çalışmalarını gerektiği gibi geliştirmek için gerekli aşamaya ulaşamadı ve çevre henüz verimli bir durumda değil ancak bunun uzun sürmeyeceğini düşünüyorum. Çünkü topluluk çalışmalarının bazı yönleri Suudi Arabistan içindeki birçok bölgede yayılmaya başladı. Bu nedenle, Krallık’ın 2030 Vizyonu doğrultusunda, her yılın 23 Mart’ı sosyal sorumluluk için özel bir gün olarak belirlemesi ile uyumlu olarak, spor kulüplerinin bu konuda etkili planlar ve stratejiler geliştirmesi gerekir. Vizyon 2030, sosyal sorumluluk çalışmalarının yerel olarak başlatılmasını hızlandıracak. Bu bağlamda, sosyal sorumluluk programlarının uzun vadede bu hedeflere ulaşması için spor kulübü yetkililerini maddi, manevi ve toplumsal birçok kazanım elde etmek üzere sosyal sorumluluklarını harekete geçirmeye ve uzun vadeli olarak çalışmaya davet ediyorum.”



Venus Williams'ın tenise dönüşü, istediği gibi olmadı

Avustralya Açık'ta Venus Williams, tekler maçına çıkan en yaşlı kadın oldu (AFP)
Avustralya Açık'ta Venus Williams, tekler maçına çıkan en yaşlı kadın oldu (AFP)
TT

Venus Williams'ın tenise dönüşü, istediği gibi olmadı

Avustralya Açık'ta Venus Williams, tekler maçına çıkan en yaşlı kadın oldu (AFP)
Avustralya Açık'ta Venus Williams, tekler maçına çıkan en yaşlı kadın oldu (AFP)

Venus Williams, Avustralya Açık'ta korta çıkarak tarihe geçti ancak Sırbistan adına yarışan Olga Danilovic'in son 6 oyunu üst üste kazanarak üç setlik heyecan dolu maçta zafere ulaşmasıyla galibiyete erişemedi.

45 yaşındaki Williams, ana tabloya özel davetle katılarak tekler turnuvasında yarışan en yaşlı kadın oldu. 5 yıl sonra ilk defa Melbourne'e dönen 7 kez Grand Slam şampiyonu, maça iyi başladı ve tie-break’te attığı muhteşem bir forehand winner’la seyircileri coşturdu.

Danilovic ikinci seti kazanarak maçı eşitledi ancak son sette 4-0 öne geçen Williams, zafere ve 2021 Wimbledon'dan bu yana ilk Grand Slam tekler maçını kazanmaya doğru ilerliyor gibiydi.

Ancak çok güçlü bir cevap veren 24 yaşındaki Danilovic, Williams'ın ikinci tura yükselmesini engelleyerek 6-7 (5), 6-3, 6-4'lük skorla galip geldi. Avustralya Açık'ta ilk kez 17 yaşındayken, 1998'de oynayan Williams, korttan ayrılırken ayakta alkışlandı. Williams aynı zamanda Ekaterina Alexandrova'yla çiftler turnuvasında da yarışacak.

cdfvgthyu
Venus Williams, John Cain Arena'dan ayrılırken alkışları kabul ediyor (AFP)

Williams, "Harika bir maçtı, harika bir andı" dedi.

Seyircinin enerjisi inanılmazdı. Bu beni çok motive etti. Rakibim de harika oynadı. Ayrıca biraz da şanslıydı. Bu sporun doğasında var. Bazen böyle işliyor. Ama inanılmaz bir an oldu.

Williams, turnuvaya özel davetle katıldığında tarihe geçeceğinin farkında değildi. 5 kez Wimbledon şampiyonu, tenise geçen yaz geri dönmüş ve hem teklerde hem de çiftlerde ABD Açık'a katılmıştı; burada Leylah Fernandez'le birlikte eylülde çeyrek finale ulaşmıştı.

Williams, aralık ayında Andrea Preti'yle evlendi ancak 2021'den beri ilk kez Avustralya'ya yapacağı seyahate hazırlanırken önceki "üç ay boyunca aralıksız antrenman yaptığını" söylemişti.

Amerikalı tenisçi, Melbourne'de 2003 ve 2007'de iki kez tekler finaline ulaşmış ve her ikisinde de kız kardeşi Serena Williams'a kaybetmişti. Ancak aynı zamanda çiftlerde 4 kez şampiyon oldu.

Williams ayrıca tenis oynamayı sürdüreceğinin ve bu yıl daha düzenli bir programla müsabakalara çıkacağının sinyalini verdi.

Williams, "Birçok açıdan işleri yeniden öğrenmek zorundayım, anlatabiliyor muyum?" dedi.

Bugünkü çabamdan gerçekten gurur duyuyorum çünkü her maçta daha iyi oynuyorum ve ulaşmak istediğim yerlere geliyorum. Şu anda sadece ilerlemeyi sürdürmem, kendim üzerinde çalışmam ve hatalarımı kontrol etmem gerekiyor. Bunlar da daha fazla maç oynayarak kazanılan şeyler, ayakları tam olarak doğru pozisyona getirmek, doğru vuruşları seçmek, tüm bunları hâlâ öğreniyorum. Biraz tuhaf ama bu kadar iyi oynamak, kendimi bu konuma getirmek ve çok yaklaşmak son derece heyecan verici.

dfgthy
Venus Williams, Olga Danilovic'i tebrik ediyor (AP)

Bundan sonra beni neyin beklediğini düşüneceğim. Burada çiftler maçım var, bu yüzden şu anda ona odaklıyım.

Williams ikinci turda Coco Gauff'la karşılaşabilirdi ancak Williams'ın 1998'de Avustralya Açık ana tablosuna ilk kez katıldığı zaman henüz doğmamış olan Danilovic, son derece etkileyici bir geri dönüşe imza attı.

Danilovic, korttaki röportajında, "Bunlar çok nadir şeyler ve Venus Williams'a karşı oynamak benim için hafife alınacak bir şey değil" dedi.

4-0 gerideyken kendi kendime, 'Sadece oyna, her şeyi ortaya koy ve puan puan ilerle' dedim. Bu maçı kazanmayı başardığım için çok mutluyum ama böyle bir efsaneye karşı oynamak büyük bir zevkti.

Independent Türkçe


Buz üstünde 150 km: Skeleton hakkında her şey

2026 Milano-Cortina Kış Olimpiyatları, skeleton için yeni bir dönüm noktası olacak (Reuters)
2026 Milano-Cortina Kış Olimpiyatları, skeleton için yeni bir dönüm noktası olacak (Reuters)
TT

Buz üstünde 150 km: Skeleton hakkında her şey

2026 Milano-Cortina Kış Olimpiyatları, skeleton için yeni bir dönüm noktası olacak (Reuters)
2026 Milano-Cortina Kış Olimpiyatları, skeleton için yeni bir dönüm noktası olacak (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba, bu hafta kış sporlarının en sıradışı ve en yüksek adrenalinli branşlarından biri olan skeletonu inceliyoruz.

Skeleton'da yarışmacı, küçük ve aerodinamik bir kızakla yüzü öne bakacak şekilde buz pistinde kayıyor. Sporcunun başı, pist yüzeyine neredeyse değecek kadar yakın duruyor ve her şey saliselerle ölçülüyor.

Dışarıdan bakıldığında son derece basit gibi görünen bu disiplin, aslında büyük teknik beceri ve cesaret gerektiriyor. Yarışçı başlangıçta kısa bir koşuyla kızağını hızlandırıyor, ardından kızak üzerine atlıyor ve vücudunu tamamen aerodinamik bir pozisyona sokuyor.

Skeleton pistleri genellikle bobsled ve diğer kızak branşlarıyla aynı parkurları kullanıyor. Bu pistler, buzla kaplı beton kanallardan oluşuyor ve virajları, eğimleri ve düz bölümleri çok hassas ölçülerle tasarlanıyor. Sporcu pistte ilerlerken bütün yönlendirmeyi yalnızca vücut ağırlığıyla yapıyor.

Kızaklarda herhangi bir direksiyon, fren ya da mekanik kontrol sistemi bulunmuyor. Bu yüzden en küçük omuz, diz ya da ayak hareketi bile kızakta yön değişimine yol açıyor. Yarışçılar bu kontrolle virajlardan geçerken saatte 130 ila 150 kilometreye ulaşan hızlara çıkıyor.

Bu sporun kökeni 19. yüzyılın sonlarına, İsviçre'nin ünlü kış kasabası St. Moritz'e dayanıyor. 1885'de burada açılan Cresta Run adlı doğal buz pisti, yüzüstü kayma fikrinin doğduğu yer kabul ediliyor.

Başlangıçta bu etkinlik daha çok cesaret meraklılarının eğlencesi olarak görülüyordu. Ancak zamanla düzenli yarışlar organize edilmeye başlandı ve spor kurumsal bir kimlik kazandı.

"Skeletal" yani iskelet kelimesinden türeyen "skeleton" adıysa 1892'de ortaya çıkan yeni metal kızak tasarımlarından geliyor. Bu kızakların ince ve iskelet benzeri yapısı, spora kalıcı ismini kazandırdı.

Skeleton ilk kez 1928 Kış Olimpiyatları'nda olimpik programa girdi. Ardından 1948'de tekrar sahneye çıktı ancak uzun yıllar boyunca olimpiyatlardan uzak kaldı.

Modern dönemle birlikte 2002 Salt Lake City Kış Olimpiyatları'nda resmen geri döndü. O tarihten bu yana hem erkekler hem de kadınlar kategorisinde olimpik bir spor olarak varlığını sürdürüyor.

2026 Milano-Cortina Kış Olimpiyatları'nda ise skeleton sporuna yeni bir soluk gelecek. Bu oyunlarda programa ilk kez karışık takım yarışı eklenecek. Bir erkek ve bir kadın sporcunun toplam zamanının sonucu belirleyeceği bu format, spora yeni bir heyecan katacak.

Skeleton kızakları dışarıdan basit görünse de her santimetresi hassas mühendislikle tasarlanıyor. Kızak, çelik bir şasi, karbon fiber gövde ve iki özel metal bıçaktan oluşuyor.

Bu bıçaklar "runner" adı verilen kayıcı yüzeyleri oluşturuyor ve buzla doğrudan temas ediyor. Runner'ların keskinliği, eğimi ve ayarı, sporcunun pistteki performansını doğrudan etkiliyor.

Kızakta herhangi bir fren sistemi bulunmuyor. Sporcu yarış bittikten sonra yavaşlamak için ayaklarını buz yüzeyine sürterek duruyor. Bu da yarışın ne kadar katıksız bir fiziksel mücadele olduğunu gösteriyor.

Sporcular yarış sırasında tam koruma sağlayan kasklar, dayanıklı eldivenler ve özel yarış tulumları kullanıyor. Bu ekipmanlar hem güvenliği artırıyor hem de aerodinamik performansı iyileştiriyor.

Bir skeleton pistinin uzunluğu genellikle 1200'le 1650 metre arasında değişiyor. Pist boyunca 15 ila 20 arasında keskin viraj bulunuyor ve bazı virajlarda sporcu neredeyse 5G'ye varan merkezkaç kuvvetlerine maruz kalıyor.

Buz yüzeyi her yarıştan önce özel ekipler tarafından yeniden hazırlanıyor. Pistin sıcaklığı, nem oranı ve buzun sertliği yarış hızlarını doğrudan etkiliyor.

Yarışçılar pisti önceden defalarca yürüyerek inceliyorlar. Viraj açılarını, giriş noktalarını ve en ideal çizgiyi ezberlemek, yarışın belki de en kritik bölümünü oluşturuyor.

Skeleton yarışları tamamen zamana karşı yapılıyor. Sporcular teker teker piste çıkıyor ve her inişte en iyi süreyi elde etmeye çalışıyor.

Olimpiyat formatında genellikle 4 ayrı iniş yapılıyor. Bu 4 turun toplam süresi, nihai sıralamayı belirliyor. En küçük hata bile madalya şansını saniyeler içinde yok edebiliyor.

Başlangıç bölümü yarışın en kritik anı. Sporcu yaklaşık 30 metrelik bir alanda kızağını koşarak itiyor ve hız kazandırıyor.

Bu ilk birkaç saniyede kazanılan momentum, pistin geri kalanında elde edilecek hızı büyük ölçüde belirliyor. Zayıf bir başlangıç, kusursuz bir sürüşle bile telafi edilemiyor.

Skeleton dünya çapında Uluslararası Bobsled ve Kızak Federasyonu (IBSF) tarafından yönetiliyor. Dünya kupaları, kıta şampiyonaları ve dünya şampiyonaları bu kurumun çatısı altında düzenleniyor.

Her sezon farklı ülkelerde yapılan yarışlar, sporcuların dünya sıralamasını şekillendiriyor.

Son yıllarda Büyük Britanya, Almanya, Kanada ve ABD gibi ülkeler skeleton'da büyük başarılar elde ediyor. Pist tecrübesi ve teknik altyapı, bu sporda belirleyici rol oynuyor.

Skeleton'u diğer kış sporlarından ayıran en önemli özellik, sporcuyla pist arasındaki mesafenin neredeyse sıfıra inmesi. Yarışçı buzla kelimenin tam anlamıyla burun buruna kayıyor.

En ufak bir hata, yanlış bir ağırlık transferi ya da milisaniyelik gecikme, saniyelerle ölçülen büyük kayıplara yol açıyor. Bu da skeleton'u gerçek bir sinir, denge ve cesaret sınavına dönüştürüyor.

İzleyenler için birkaç dakikalık bir iniş gibi görünen şey, aslında yıllar süren antrenmanların ve büyük bir teknik disiplinin ürünü oluyor.

Skeleton, basit bir kızak sporu değil. Hızın, cesaretin ve buz üzerindeki ustalığın en saf hali.

Kaynaklar: ESPN, Olympics, IBSF


Conor McGregor, UFC'ye geri mi dönüyor?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Conor McGregor, UFC'ye geri mi dönüyor?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Paramount+, UFC'yle yeni yayın anlaşmasının tanıtımında Conor McGregor'ı kullandı ve bu da İrlandalı dövüşçünün olası bir dönüşüne işaret ediyor.

37 yaşındaki McGregor, eski rakibi Dustin Poirier'e karşı üst üste ikinci yenilgisinde bacağının kırıldığı Temmuz 2021'den bu yana dövüşmedi.

Ancak uzun zamandır kafese geri dönmeyi düşünüyor ve yaz aylarında UFC'nin büyük ilgi gören Beyaz Saray etkinliğinde dövüşme arzusunu dile getiriyor.

Ekimde kabul ettiği, üç kez doping testine girmemesi nedeniyle aldığı 18 aylık geriye dönük ceza, bu arayışını engellemeyecek gibi görünüyor. McGregor, 20 Mart'tan itibaren tekrar UFC'de mücadele edebilecek.

"Notorious" (Kötü Şöhretli) lakaplı dövüşçü şimdiyse New York'taki Times Meydanı'nda yer alan reklam panolarında UFC'nin Paramount+'la yaptığı yeni ortaklığın tanıtımında ön planda. Bu ortaklık sonucunda Dana White'ın organizasyonu, izleme başına ödeme modelinden vazgeçip tam erişimli abonelik modeline geçiyor.

McGregor, sosyal medya hesabından reklam panosunun fotoğrafını paylaşıp, "UFC'yi yeniden harika yapmak benim için büyük bir onur olacak! Sadece @paramountplus'ta" diye yazdı.

Eski iki sıklet UFC şampiyonu McGregor, Haziran 2024'te Octagon'a geri dönmeyi planlıyordu ancak ayak parmağının kırılması nedeniyle Michael Chandler'la planlanan dövüşten iki hafta kala çekilmişti.

İrlandalı dövüşçü daha önce, Chandler'la uzun zamandır beklenen son karşılaşmanın Beyaz Saray kartı için "kesinleşmiş bir anlaşma" olduğunu iddia etmişti ancak UFC tarafından henüz hiçbir şey doğrulanmadı.

Son zamanlarda McGregor siyasete de karıştı ancak bu ay İrlanda Cumhurbaşkanı olma isteğinden vazgeçti. Ülkenin uygunluk kriterlerinin "çok kısıtlayıcı" olduğunu söyledi.

McGregor, son yıllarda çok sayıda yasal sorunla da mücadele ediyor. Kasımdaki bir hukuk davasında jüri, 2018'de kendisine tecavüz suçlamasında bulunan kadın lehine karar verdi. McGregor saldırı suçundan sorumlu bulundu ve karara karşı yaptığı itiraz temmuzda reddedilse de kendisi hakkındaki tüm iddiaları inkar ediyor.

Independent Türkçe