Sosyal sorumluluk çalışmalarının öncüsü Suud el-Subeyiy, Şarku’l Avsat’a konuştu: ‘Vizyon 2030, sosyal sorumluluk çalışmalarının yerel olarak başlatılmasını hızlandıracak’

Sosyal sorumluluk alanındaki tecrübesini FC Internazionale Milano’ya aktarıyor

Suud el-Subeyiy, Sosyal Sorumluluk Departmanı’nı beş yıllık bir süre için devralmak üzere İtalyan kulüp FC Internazionale Milano ile sözleşme imzaladı. (Şarku’l Avsat)
Suud el-Subeyiy, Sosyal Sorumluluk Departmanı’nı beş yıllık bir süre için devralmak üzere İtalyan kulüp FC Internazionale Milano ile sözleşme imzaladı. (Şarku’l Avsat)
TT

Sosyal sorumluluk çalışmalarının öncüsü Suud el-Subeyiy, Şarku’l Avsat’a konuştu: ‘Vizyon 2030, sosyal sorumluluk çalışmalarının yerel olarak başlatılmasını hızlandıracak’

Suud el-Subeyiy, Sosyal Sorumluluk Departmanı’nı beş yıllık bir süre için devralmak üzere İtalyan kulüp FC Internazionale Milano ile sözleşme imzaladı. (Şarku’l Avsat)
Suud el-Subeyiy, Sosyal Sorumluluk Departmanı’nı beş yıllık bir süre için devralmak üzere İtalyan kulüp FC Internazionale Milano ile sözleşme imzaladı. (Şarku’l Avsat)

Sosyal sorumluluk programları, spor kulüpleri ve onlara bağlı kuruluşları üzerindeki olumlu etkisinin yanı sıra spor kulüplerinin takipçilerine verdiği mesajların önemli bir ayağını oluşturuyor.
Futbol kulübünün şampiyonlardan biri olup olmadığına ya da zengin bir geçmişe sahip olup olmadığına bakılmaksızın, sosyal sorumluluk çalışmalarına dayalı olan stratejiler, paydaşlarla doğrudan ilişkilerini koruyabilecek ve onları etkileyecektir. Bu bağlamda en önemli paydaşlardan biri tüketicilerdir ve spor sektöründe tüketiciyi seyirciler temsil eder. Bir spor kulübünün sosyal sorumluluk faaliyetlerini taraftarları ile birlikte gerçekleştirmesi, kulüp ile seyirci arasındaki bağı güçlendirir ve maçlara giden, kulübün ürünlerini satın alan ve kulübün televizyon yayınlarından elde ettiği geliri artıran sadık seyirci kitlesi oluşturur. Böylece kulübün uzun vadede yatırım getirisini artırır. Tüm bunlar sonucunda gerek eğitim, sağlık ve sosyal gelişim alanında gerekse de çevre alanında, tüm paydaşlarda bu programların önemi ortaya çıkar.
Sosyal Sorumluluk Uzmanları Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Suud el-Subeyiy de hem Suudi Arabistan’da hem de dünya çapında bu konuda en önemli isimlerden biri olarak öne çıkarıyor. Subeyiy 2012’den itibaren el-Hilal Kulübü aracılığıyla spor alanında sosyal hizmetin öncüsü oldu. Sonrasında 2020 yılında el-Asımi Kulübündeki (The Capital Club) görevinden ayrılıp sahibi olduğu Sosyal Sorumluluk Uzmanları Şirketi’nde tam zamanlı çalışmaya başladı. Yaklaşık bir buçuk yıl önce, İspanyol Real Madrid ve İngiliz Manchester United kulüpleri aracılığıyla uluslararası ve Avrupa arenalarında çalışmaya başladı. Söz konusu iki kulüp, el-Hilal’de görev yaptığı süre boyunca gerçekleştirdiği seçkin çalışmalardan dolayı Subeyiy’nin bu alanda kendileri için çalışmasını istedi.
Subeyiy’in çalıştığı dönemde el-Hilal, dünyadaki sekiz sosyal sorumluluk forumunda, alanındaki tüm uluslararası rakiplerinin önünde birinci sırada yer aldı.

Suud el-Subeyiy, Avrupa Futbol Federasyonu ile sözleşme imzaladı. (Şarku’l Avsat)
Sosyal Sorumluluk Uzmanları Şirketi’nin en yeni spor anlaşmaları, Subeyiy’nin birkaç gün önce Avrupa Futbol Federasyonu ile bir sözleşme imzalamasıyla gerçekleşti. Şirket bu anlaşmayla, dünya genelinde en ön önemli futbol müsabakaları olan UEFA Şampiyonlar Ligi, UEFA Avrupa Ligi ve UEFA Avrupa Konferans Ligi’nin bir sonraki müsabakalarından başlayarak üç yıl boyunca sosyal sorumluluk projelerinin yönetimini üstlendi. Ayrıca İtalyan kulübü FC Internazionale Milano ile önümüzdeki beş yıl boyunca kulübün sosyal sorumluluk yönetimini devralmak için bir sözleşme imzaladı.
Subeyiy Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda konuya ilişkin şunları söyledi:
“2020 yılında el-Hilal Kulübü’ndeki görevimden ayrıldığımdan beri, çeşitli kurum ve kuruluşlarla çalışabilmek için sosyal sorumluluk uzmanlarından oluşan bir şirket kurmaya çalıştım. Başlangıçta, İspanyol kulübü Real Madrid, bir buçuk yıl önce ise İngiliz Manchester United ile çalıştım. İspanyol kulübü ile yapılan çalışma, sosyal çalışma ile ilgili ayrı programlar oluşturmaya dayanıyordu. İngiliz kulübüyle olan çalışma ise sosyal sorumlulukla ilgili tüm çalışmaların yönetimini üstlenme temasına dayanıyordu. Bu çalışmalar bizi, Katar’da düzenlenen son 2022 Dünya Kupası’ndaki sosyal sorumluluk çalışmalarının yönetimi üstlenmek üzere Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA) ile iş birliği yapmaya sevk etti. Burada, sosyal sorumlulukla ilgili bir dizi program ve etkinlik sunduk. Programlarımızın büyük başarısı Avrupa Futbol Federasyonu yetkililerinin yanı sıra FC Internazionale Milano Başkan Yardımcısı Javier Zanetti’nin de ilgisini çekti ve izlediğimiz stratejiyi Avrupa müsabakalarına ve İtalyan kulübüne aktarmak için bizimle iletişime geçmeye sevk etti. Gönüllülük ve çevre koruma alanlarında bir dizi program geliştirmeyi amaçlayan sözleşme süresince stratejik bir eylem planı uygulamak için onlarla sözleşme imzaladık. Bu bağlamda ayrıca Avrupa müsabakalarında son sıralarda yer alan bazı ülkeler başta olmak üzere taraftarın futbola olan bağlılığını arttırmanın yanı sıra okullarda çocuklara yönelik eğitim faaliyetlerinin artırılması ve seçkin ve çeşitli toplum yelpazeleriyle etkileşim halinde olan net bir topluluk kimliği oluşturmak için çalışmak amaçlandı.”
Subeyiy açıklamalarının devamında sürecin kolay olmayacağını vurguladı:
“UEFA ile zorlu bir görev bizi bekliyor. Zira yaptığımız anlaşma, birçok Avrupa ülkesinin çatısı altında düzenlenen çeşitli maçlarda yer almamızı, müsabakalarda sosyal sorumlulukla ilgili faaliyetler yürütmemizi gerektiriyor. Stratejimiz, her müsabaka ile ayrı ayrı bağlantılı olan birkaç seviyeyi içeriyor. Örneğin UEFA Şampiyonlar Ligi müsabakasında sunacağımız çalışma, ülkelerin ve kulüplerin tarih ve başarı sıralamasının farklılığı nedeniyle, UEFA Avrupa Konferans Ligi müsabakasındaki çalışmalardan farklı olacak. Bununla birlikte programlar, toplumun, çevrenin ve yönetimin etkinliğini ölçme endeksinin ana temelleri kapsıyor. Önceki Dünya Kupası’nda zamansızlıktan dolayı zorlu bir tecrübe yaşadıktan sonra, UEFA ve bazı Avrupa kulüpleri ile önümüzdeki zorlu göreve hazırız. Bu kurumlarla düzenlenen programlar daha uzun bir döneme yayılıyor. Dolayısıyla Dünya Kupası’nda elde ettiğimiz başarı bizim için bu çalışmaları kolaylaştıracak.”
Çalışmalarının Avrupa Kıtası’na yönelmesi ve son zamanlarda Suudi spor camiasında görev almaması hakkında da açıklamalarda bulunan Subeyiy sözlerinin devamında şu ifadeleri kullandı:
“Şimdiye kadar yerel spor ortamı, sosyal sorumluluk çalışmalarını gerektiği gibi geliştirmek için gerekli aşamaya ulaşamadı ve çevre henüz verimli bir durumda değil ancak bunun uzun sürmeyeceğini düşünüyorum. Çünkü topluluk çalışmalarının bazı yönleri Suudi Arabistan içindeki birçok bölgede yayılmaya başladı. Bu nedenle, Krallık’ın 2030 Vizyonu doğrultusunda, her yılın 23 Mart’ı sosyal sorumluluk için özel bir gün olarak belirlemesi ile uyumlu olarak, spor kulüplerinin bu konuda etkili planlar ve stratejiler geliştirmesi gerekir. Vizyon 2030, sosyal sorumluluk çalışmalarının yerel olarak başlatılmasını hızlandıracak. Bu bağlamda, sosyal sorumluluk programlarının uzun vadede bu hedeflere ulaşması için spor kulübü yetkililerini maddi, manevi ve toplumsal birçok kazanım elde etmek üzere sosyal sorumluluklarını harekete geçirmeye ve uzun vadeli olarak çalışmaya davet ediyorum.”



Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
TT

Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu hafta buz üstünde milimetrik hesaplarla yapılan bir mücadele olan Curling'i inceliyoruz.

Curling, buz üzerinde oynanan takım sporları arasında en farklılarından biri. Bu sporda karşı karşıya gelen iki takım, yaklaşık 20 kilogram ağırlığındaki taşları, buz yüzeyinde belli bir hedefe en yakın olacak biçimde yerleştirmeye çalışıyor.

Her takımda 4 oyuncu var ve her oyuncu belirli bir sırayla taşı kaydırıyor. Amaç, bu taşları "ev" adı verilen çemberin merkezine ulaştırmak.

Oyun boyunca en yakın taşların sayısı kadar puan alınıyor ve toplamda en çok puanı toplayan takım maçı kazanıyor.

Curling, özel olarak hazırlanmış bir buz pistinde oynanıyor. Pistler genellikle 45 metre uzunluğunda ve 5 metre genişliğinde.

Ev, içi boyalı dairelerden oluşuyor ve puanlar, taşların merkeze olan uzaklığına göre hesaplanıyor. Buz, üzerine su püskürtülerek pürüzlü hale getiriliyor. Bu taşın pist üzerinde daha kontrollü kaymasını sağlıyor.

Oyun, her iki takımın da taşlarını sırayla gönderdiği "end"ler üzerinden ilerliyor. Bir end, her takımın belirlenmiş sayıda taşı hedefe göndermesiyle tamamlanıyor.

Karşılaşmalar genellikle 10 end sürüyor. Ancak bazı kulüp ve turnuva formatlarında 8 endlik maçlar da var. Her end sonunda en yakın taşı olan takım puan alıyor.

Kökeni 16. yüzyıla uzanan Curling, İskoçya'nın donmuş göletlerinde oynanan bir oyun olarak doğdu.

İskoç göçmenlerin Kuzey Amerika'ya taşıdığı bu oyun, zaman içinde standartlaşarak uluslararası bir spor haline geldi.

Günümüzde kış olimpiyatlarında ve dünya şampiyonlarında düzenli olarak müsabakalar gerçekleştiriliyor. 

Curling eşsiz bir strateji oyunu çünkü taşları hedefe yaklaştırırken rakibin taşlarını da engellemek veya dışarı atmak gerek. Bu nedenle spor bazen "buz üzerinde satranç" diye anılıyor.

Her oyuncunun nişan alması, taşın hızını ve yönünü doğru hesaplaması gerek çünkü pist üzerinde minik eğimler ve buz yüzeyinin pürüzlü yapısı taşın rotasını etkiliyor.

Taşlar hafifçe döndürülerek, yani "curl" yapılarak atılıyor, sporun adı da buradan geliyor.

Takımların her oyuncusu genellikle iki taş atıyor ve takım sırasıyla lead, second, third ve skip pozisyonlarına göre atış yapıyor. Takımın kaptanı olan skip, hem stratejiyi belirliyor hem de genellikle son taşları atıyor. Bir takımın her taşla yaptığı hamle, o endin sonucunu doğrudan etkiliyor.

Curling stratejisinin önemli bir parçası da "süpürme" tekniği. Taş buz üzerinde kayarken diğer oyuncular pistin yüzeyini süpürüyor. Bu süpürme, buz yüzeyinin pürüzlü tabakasını geçici olarak ısıtarak taşın daha uzun mesafe gitmesini sağlıyor. Ayrıca süpürme işlemi, taşın rotasını daha düz tutmak veya istenen eğriliği azaltmak için de kullanılıyor.

Bu kontrollü buz ısıtma ve temizleme, takımların taşın hedefe daha doğru ve hızlı ulaşmasını sağlıyor.

Süpürme ekipmanları da dikkatle düzenleniyor. Modern süpürge başlıkları sentetik malzemelerden yapılırken, sadece onaylı modeller yarışlarda kullanılabiliyor. 2010'ların ortalarında bu konuda bir tartışma yaşanmış ve yeni başlık teknolojilerinin oyunu fazla etkilemesi sonucu kurallarda standardizasyon getirilmişti.

Bu da süpürmenin sadece taktiksel değil aynı zamanda kurallar çerçevesinde yapılması gerektiğini gösteriyor.

Curling maçlarında kullanılan taşlar, özel granit türünden üretilir ve her biri yaklaşık 20 kilogram ağırlığında. Bu taşlara sap takılır; takımlar genellikle kırmızı ya da sarı sap renkleriyle kendi taşlarını ayırt eder. Buz üzerinde taşın bırakılma anı, kullanılan teknik ve rakip süpürme performansı taşın son konumunu belirler.

Oyunun içinde pek çok özel terim de var. Mesela "hog line" adı verilen çizgiyi geçmeden taş pistte kabul edilmiyor.

Bunun gibi kurallar oyunun stratejik yönünü güçlendiriyor. Aynı zamanda "blank end" denen, end sonunda hiç puan kazanmayan durum da var; bu durumda avantaj bir sonraki enddeki son taşı atma hakkıyla devam ediyor.

Bugün curling Kanada, İskoçya, İsveç gibi ülkelerde güçlü oyuncularıyla dikkat çekiyor ve bunun yanısıra dünya genelinde yaygınlaşma çabaları da sürüyor.

Curling'in farklı versiyonları da var. 4 kişilik takımların yanı sıra, iki oyunculu karışık çiftler gibi formatlar da yarış programlarında yer alıyor. Ayrıca tekerlekli sandalye curling gibi engelli sporcular için uyarlanmış formatlar da bulunuyor; burada süpürme yapılmıyor ve taşlar farklı yöntemlerle atılıyor.

Bu spor izleyenlere hem fiziksel beceri hem de stratejik derinlik sunuyor. Taşları hedefe yaklaştırmak için yapılan hesaplamalar, süpürme taktikleri ve takım koordinasyonu, curling'i buzun üzerinde farklı bir savaş haline getiriyor. Curling izlenebilirliği yüksek, düşünce ve beceri birleşimini sunan özgün bir kış sporu olarak her sezon heyecan yaratıyor.

Kaynaklar: World Curling, NBC, Olympics


Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
TT

Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu haftaki konumuz sürat pateni. 

Sürat pateninde amaç, buz üzerindeki en hızlı sporcu veya takım olmak. Patenleriyle oval pistte kayan sporcular, rakiplerinden çok kronometreyle yarışıyor.

Dışarıdan bakıldığında basit görünen bu spor, işin içine girildiğinde ciddi bir teknik bilgi, güçlü bacaklar ve yüksek konsantrasyon gerektiriyor. Küçük bir denge kaybı ya da geç bir hamle, saniyenin onda biriyle ölçülen kritik farklara yol açıyor.

Yarışlar genellikle 400 metrelik standart bir buz pistinde yapılıyor. Oval pistte iki düzlük ve iki dönüş var. Sporcular pistte ikili gruplar halinde start alıyor. Aynı anda piste çıkan iki patenci birbirine rakip gibi görünse de asıl mücadele zamana karşı veriliyor. Günün sonunda en iyi süreyi yapan sporcu kazanıyor.

Sürat pateninin kökleri epey eskiye dayanıyor. Donmuş göller ve kanallar üzerinde kayarak yol alan Kuzey Avrupa halkları, bu hareketi zamanla yarışa dönüştürüyor.

Özellikle Hollanda, sürat pateninin gelişiminde önemli rol oynuyor. 19. yüzyılın sonlarında kurallar netleşiyor, uluslararası yarışlar düzenlenmeye başlıyor. 

Bu sporda kullanılanlar, günlük buz patenlerinden son derece farklı. Bıçaklar daha uzun ve neredeyse tamamen düz bir yapıya sahip.

Bu sayede patenci buzla daha uzun süre temas ediyor ve her itişte daha fazla hız üretiyor. Modern sürat patenlerinde kullanılan "clap skate" sistemiyse bıçağın topuktan ayrılmasına izin veriyor. Bu mekanizma, itiş sırasında gücün daha verimli aktarılmasını sağlıyor.

Sporcular yarış boyunca alçak bir pozisyonda kayıyor. Dizler kırık, gövde öne eğik, kollar çoğu zaman sırtın arkasında kilitli. Bu duruş, hava direncini azaltıyor ve hızın korunmasını sağlıyor.

Ancak bu pozisyonu dakikalar boyunca koruyabilmek için ciddi bir bacak gücü ve kondisyon gerek.

Sürat pateninde farklı mesafeler var ve her mesafe ayrı bir yaklaşım gerektiriyor.

500 ve 1000 metre gibi kısa yarışlarda patlayıcı çıkış ve ilk saniyeler büyük önem taşıyor. 5 bin ve 10 bin metre gibi uzun mesafelerdeyse tempo kontrolü, nefes düzeni ve doğru çizgi seçimi öne çıkıyor. Sporcular yarış boyunca hızlarını bilinçli şekilde ayarlıyor ve son turlara enerjilerini saklıyor.

Kısa pist patencileri genellikle saatte yaklaşık 48 km hıza ulaşırlarken, uzun pist sporcuları ortalama 56 km'de seyrediyor.

Takım takip yarışları, sürat pateninin en dikkat çekici formatlarından biri. Bu yarışlarda üç patenciden oluşan takımlar piste birlikte çıkıyor. Amaç, takımın üçüncü sporcusunun bitiş çizgisini geçtiği anda elde edilen süreyi en iyi seviyeye taşımak. Sporcular dönüşümlü olarak öne geçiyor, rüzgar direncini paylaşıyor ve birlikte bir ritim yakalamaya çalışıyor.

Bir diğer ilgi çekici formatsa toplu start. Bu yarışta sporcular aynı anda start alıyor ve doğrudan birbirleriyle mücadele ediyor. Sprint puanları, pozisyon savaşları ve son turdaki ataklar, bu disiplini izleyici açısından epey heyecanlı hale getiriyor. Klasik sürat pateninden farklı olarak burada taktik ve anlık kararlar çok daha belirleyici oluyor.

Yarışlar sıkı kurallarla yönetiliyor. Sporcuların pist değişim noktalarında çizgilere uyması gerekiyor. İç hattaki patenci her zaman öncelikli sayılıyor ve dış hattan gelen sporcu geçiş sırasında dikkatli davranmak zorunda kalıyor. Kurallara aykırı bir hamle, zaman cezası ya da diskalifiyeyle sonuçlanabiliyor. Bu da sporcuları hem hızlı hem kontrollü olmaya zorluyor.

Uluslararası sürat pateni organizasyonlarını Uluslararası Buz Pateni Federasyonu düzenliyor. Dünya Kupası etapları sezon boyunca farklı ülkelerde yapılıyor ve sporcular genel klasman puanları için mücadele ediyor. Sezonun zirvesiyse 5 ayaktan oluşan Dünya Şampiyonası ve Olimpiyat Oyunları oluyor. Milano–Cortina 2026 Kış Olimpiyatları’nda sürat pateni, yine en fazla madalya dağıtan branşlardan biri olarak öne çıkıyor.

Sürat pateni iki ana başlık altında ele alınıyor. Uzun pist sürat pateni, 400 metrelik pistte yapılan klasik disiplinleri kapsıyor. Kısa pist sürat pateniyse daha küçük bir pistte, çok sayıda sporcunun aynı anda yarıştığı, temasın ve taktik savaşlarının daha yoğun olduğu bir format sunuyor. İki disiplin aynı temele dayansa da izleme deneyimi epey farklı oluyor.

Tarih boyunca bu spor unutulmaz anlara sahne oldu. Olimpiyatlarda üst üste kazanılan altın madalyalar, kırılan dünya rekorları ve teknolojik gelişmeler sürat pateninin sürekli evrilmesini sağlıyor. Bugün sporcular, geçmişe kıyasla çok daha hızlı kayıyor ancak hata payı da aynı ölçüde azalıyor.

Sürat pateni, izleyiciye sessiz ama yoğun bir gerilim sunuyor. Tribünlerde alkışlar kısa sürüyor, asıl heyecan bitiş çizgisinde kronometre durduğunda yaşanıyor. Çünkü bu sporda fark çoğu zaman gözle değil, ekranda beliren rakamlarla anlaşılıyor. Buzun üzerinde geçen her saniye, emeğin ve tekniğin net bir karşılığına dönüşüyor.

Kaynaklar: Red Bull, Olympics, ISU, USOPM


Dana White gözünü Oleksandr Usyk'e dikti

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Dana White gözünü Oleksandr Usyk'e dikti

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

UFC Başkanı Dana White, ağırsıklet şampiyonu Oleksandr Usyk'in takım direktörüne göre boksörü Zuffa Boxing'e transfer etmekle ilgileniyor.

Ukraynalı boksör, uzun süredir birlikte çalıştığı K2 Promotions'tan menajeri Alex Krassyuk'la geçen yaz yollarını ayırdıktan sonra serbest boksör konumunda ve bu nedenle White'ın 39 yaşındaki Usyk'i kadrosuna katmak için bir hamle planladığı söyleniyor.

Zuffa Boxing, White ve Turki Alalshikh tarafından haziranda küresel boks ortamını değiştirmek amacıyla kuruldu ve geçen eylülde Terence Crawford'la Canelo Alvarez arasındaki mega maç şirketin açılış etkinliği oldu.

Usyk'in takım direktörü Sergey Lapin, Talksport Bet'e verdiği röportajda şunları söyledi:

Temas var, diyalog var ve [Dana White ve Zuffa Boxing'den] ilgi mevcut. Şu anda detaylar kamuoyuna açıklanmayacak. Birkaç kapı açık ve format, şartlar ve takvim uyuşursa, piyasa kimsenin beklemediği bir hareket görebilir diyelim.

Zuffa Boxing, aralarında şu anki IBF kruvazör sıklet şampiyonu Jai Opetaia'nın da bulunduğu isimlerle sözleşme imzalayarak ivme kazanıyor; Avustralyalı dövüşçü 29 profesyonel maçta yenilgi yüzü görmedi.

Lapin şunları ekledi:

Herkes onun [Dana White] ne yaptığını gördü. 'Eski MMA'i küresel bir UFC makinesine dönüştürdü. Gerçek gücü sadece bir dövüşü değil, bir etkinliği paketlemekte yatıyor. Eğer o dahil olursa, ölçek ve ilgi anında farklılaşır.

Üç kez tartışmasız şampiyon olan boksör, yakın zamandaki rakibi Tyson Fury'nin düzenli antrenman kampını kurduğu Tayland'da motosiklet sürerken çekilmiş bir videosunu X'te yayımladı.

"Çingene Kral", üç kez ağırsıklet dünya şampiyonu olma fırsatını ararken, spora son dönüşü hakkında her zamanki gibi sesini yükseltiyor.

Independent Türkçe