İran, arzın talebi karşılamaması üzerine ikinci el otomobil ithalatına hazırlanıyor

İran'da otomobil arzının talebi karşılamaması üzerine hükümetin otomobilde ikinci el ithalatına ilişkin hazırladığı acil yasa tasarısı kabinede onaylandı.

AA
AA
TT

İran, arzın talebi karşılamaması üzerine ikinci el otomobil ithalatına hazırlanıyor

AA
AA

İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, Sanayi, Maden ve Ticaret Bakanı Rıza Fatemi Emin, kabine toplantısı sonrasında ikinci el otomobil ithalatıyla ilgili hazırlanan yasa tasarısı hakkında bilgi verdi.
Talebin arzı aşması nedeniyle otomobil piyasasında sorunlar yaşandığını aktaran Emin, "geçen yıl ve cari yılda üretim açısından iyi bir seyir izlenmesine rağmen insanların enflasyona karşı varlıklarını korumak için araba aldığını ve buna spekülatif sahte talep açıklarının da eklenmesi nedeniyle otomobil pazarında aşırı talepten dolayı karışıklığın hakim olduğunu" söyledi.
İranlı Bakan, "Otomobil piyasasındaki gerginliğin hızlı çözümü, otomobil ithalatına öncelik verilmesidir. Bu amaçla hükümet ikinci el otomobil ithalatına yönelik bir acil durum yasa tasarısını onayladı ve ilk Meclis oturumunda bu tasarı gündeme alınacak. Mecliste de süratle onaylanacağını umuyorum. Arz ve talep arasındaki uçurum kapanana kadar Merkez Bankası koordinasyonunda otomobil ithalatına devam edeceğiz." dedi.
İran hükümeti, "İran Khodro" ve "Saipa" gibi yerli otomobil üreticilerine verdiği destekle otomobil ithalatına katı düzenlemeler ve ağır vergiler uyguluyor. Yüzbinlerce kişiye istihdam sağlayan ve ülkenin en önemli sektörlerinden sayılan İran otomobil sanayisi 2018'den bu yana ABD'nin tek taraflı yaptırımlarının altında faaliyet gösteriyor.
Başta, Peugeot, Renault ve Citroen gibi Fransız otomobil üreticileri olmak üzere yabancı şirketler ise ABD'nin geniş kapsamlı tek taraflı yaptırımları nedeniyle İran'daki faaliyetlerini durdurmuştu.
İran Sanayi, Maden ve Ticaret Bakanlığı Sözcüsü Omid Kalibaf, Kasım 2022'de Fransız otomobillerinin ülkede tescilinin ve ithalatının yasaklandığını ve bunun yerine Japon, Kore, Çin ve Fransız olmayan Avrupa otomobillerinin ithal edileceğini açıklamıştı.



Bir Asya ülkesi elektrikli araç kullanımında dünya liderliğine yaklaştı

Elektrikli otomobillerin yaygınlaşmasının hava kirliliğini azaltması bekleniyor (Reuters)
Elektrikli otomobillerin yaygınlaşmasının hava kirliliğini azaltması bekleniyor (Reuters)
TT

Bir Asya ülkesi elektrikli araç kullanımında dünya liderliğine yaklaştı

Elektrikli otomobillerin yaygınlaşmasının hava kirliliğini azaltması bekleniyor (Reuters)
Elektrikli otomobillerin yaygınlaşmasının hava kirliliğini azaltması bekleniyor (Reuters)

Elektrikli araç devrimini gerçekleştiren ilk ülkelerden biri Nepal oldu. 

Hindistan'la Çin arasındaki Asya ülkesindeki tüm taşıt satışlarının yüzde 76'sını elektrikli araçlar oluşturdu.

5 yıl önce bu oranın sıfıra yaklaştığı düşünülürse ciddi bir ilerleme kaydedilmiş durumda. 

Nepal bu oranla yalnızca Norveç, Singapur ve Etiyopya gibi birkaç ülkenin gerisinde. 

Konuyu haberleştiren New York Times devlet teşvikleri, su gücüyle elde edilen elektrik enerjisinin fazlalığı ve Çin'in ucuza elektrikli araç satmasının bu değişimde etkili olduğunu vurguladı. 

2015'te yaşanan sınır anlaşmazlığı üzerine Hindistan'ın petrol ürünleri satışını kısıtlamasıyla Nepal'in hidroelektrik santrallerine yönelik yatırımlarını artırdığı belirtildi. 

Elektrikli araçlara maksimum yüzde 40, petrolle çalışan otomobillere yüzde 180 vergi uygulanması da önemli bir avantaj yarattı. 

Hem ülkedeki hava kirliliğini azaltmak isteyen devlet hem de özel sektör 1200'den fazla şarj istasyonu kurdu. 

BYD başta olmak üzere Çinli elektrik otomobil üreticileri de ucuz fiyatlarına göre kaliteli ürünler sunarak Nepal piyasasını domine etti. 

Amerikan gazetesi, Nepal'in başarısının diğer gelişmekte olan ülkelere örnek olabileceğini bildirdi. 

Ancak toplu taşımanın elektrik gücüne geçmesinin zor görüldüğü de aktarıldı. 

Elektrikli araç sahiplerinin uzun vadeli maliyetlerden çekindiği belirtilirken batarya değişiminin pahalıya mal olduğu hatırlatıldı. 

Çin menşeli elektrikli araçlar dünya pazarını domine ediyor.

Çinli BYD firması, Ocak 2024'te Elon Musk'ın Tesla'sını geçerek dünyanın en büyük elektrikli otomobil üreticisi konumuna yükselmişti.

Musk da aynı ay yaptığı açıklamada, "Önlem alınmazsa Çinli şirketler rakiplerini yerle bir edecek" ifadelerini kullanmıştı.

Dönemin ABD Başkanı Joe Biden, Çinli firmaların ürettiği elektrikli araçların ulusal güvenliği tehdit edebileceğini ileri sürmüş, araçlardaki teknolojik sistemlerin veri toplayıp toplamadığının tespit edilmesi için inceleme başlatıldığını duyurmuştu. 

Independent Türkçe, New York Times, BBC


Tesla, ABD’de en az güvenilen elektrikli araç markası seçildi

Tesla'nın ABD ve Avrupa'daki galerilerinin önünde protestolar düzenleniyor (Reuters)
Tesla'nın ABD ve Avrupa'daki galerilerinin önünde protestolar düzenleniyor (Reuters)
TT

Tesla, ABD’de en az güvenilen elektrikli araç markası seçildi

Tesla'nın ABD ve Avrupa'daki galerilerinin önünde protestolar düzenleniyor (Reuters)
Tesla'nın ABD ve Avrupa'daki galerilerinin önünde protestolar düzenleniyor (Reuters)

Elon Musk yönetimindeki Tesla'nın tarihi düşüşü, yeni bir ankete göre elektrikli araç üreticisinin ABD'de en az güvenilen elektrikli araba markası olarak sıralanmasına yol açtı.

En son Elektrikli Araç Bilgi Raporu'na katılanların neredeyse yarısı Tesla'ya güvenmediklerini belirtirken, üçte birinden fazlası olumsuz bir algıya sahip olduklarını söyledi.

Gündem yaratan birkaç kazanın ardından şirket, büyük elektrikli araba üreticileri arasında en düşük güvenlik algısı puanına sahip oldu.

Tesla'nın marka itibarı, Donald Trump yönetimi altında tartışmalı Hükümet Verimliliği Bakanlığı'nı (DOGE) kuran Musk'ın ABD Başkanı'yla ilişkisinden olumsuz etkilendi.

Tesla patronu mayısta bu görevden ayrıldığından beri ikilinin ilişkisi bozuldu ancak Musk, Avrupa'daki aşırı sağcı politikacıları desteklemeye devam ediyor ve yeni bir siyasi parti kurarak ABD siyasetinde kalma niyetini ortaya koydu.

Raporda, "Elon Musk, Trump yönetimindeyken Tesla'nın itibarının zarar gördüğünü ve bunun zamanla unutulacağını vaat ederek siyasetten çekilmeye hazır görünüyordu" dendi.

Ancak Musk'ın 'Amerika Partisi'nin kurulmasıyla Tesla'nın tüketici algısı düzelmedi.

Ankete katılanların sadece dörtte biri Tesla hakkında olumlu görüş bildirdi, buna karşılık üçte birinden fazlası olumsuz algıya sahip olduğunu belirtti.
 

y6u78ı

Mayısta Axios Harris'in yaptığı farklı bir ankette, Tesla'nın ABD'li yetişkinler arasındaki marka itibarının 2022'de "çok iyi"yken 2025'te "kötü"ye düştüğü ortaya çıkmıştı.

Tesla'nın itibarındaki düşüş, ABD ve Avrupa'daki satışların azalmasına katkıda bulunmuş gibi görünüyor. Şirketin son çeyrek raporu, müşteri teslimatlarının yılın ikinci çeyreğinde yüzde 14 düştüğünü ortaya koydu.

Bu, şirket tarihinde bir çeyrekte kaydedilen en kötü düşüş ve Tesla'nın küresel teslimatlarda Çinli rakibi BYD'nin çok gerisinde kaldığı anlamına geliyor.

asdfrgty

Bazı piyasa analistlerine göre bu zayıf performans, yılın geri kalanında da devam edecek ve Checkpoint Research'ün tahminlerine göre 2025'te satışlarda yıllık yüzde 10 düşüş yaşanacak.

Bu durum, Uluslararası Enerji Ajansı'nın verilerine göre son yıllarda küresel elektrikli araç satışlarının rekor seviyelere ulaşarak hızla artmasına rağmen ortaya çıkıyor.

Independent Türkçe


ABD-Birleşik Krallık ticaret anlaşmasında neler var?

Londra'da bir Rolls-Royce Dawn'ın kaputundaki Rolls-Royce logosu (DPA)
Londra'da bir Rolls-Royce Dawn'ın kaputundaki Rolls-Royce logosu (DPA)
TT

ABD-Birleşik Krallık ticaret anlaşmasında neler var?

Londra'da bir Rolls-Royce Dawn'ın kaputundaki Rolls-Royce logosu (DPA)
Londra'da bir Rolls-Royce Dawn'ın kaputundaki Rolls-Royce logosu (DPA)

İngiliz yetkililer, ABD ile yapılması beklenen bir ticaret anlaşmasının, ABD Başkanı Donald Trump'ın küresel ekonomiyi sarsan gümrük vergilerinin etkilerini hafifleteceğini umuyor.

Trump bu yılın başlarında, ABD'ye ithal edilen tüm otomobillere yüzde 25 gümrük vergisi uygulanacağını açıklamış ve bu önlem Rolls-Royce ve Aston Martin gibi İngiliz lüks otomobil üreticilerini olumsuz etkilemişti.

Bu vergiler, 2 Nisan'da yürürlüğe giren ve aralarında İngiliz ürünlerine yönelik yüzde 10'luk genel gümrük vergisinin de bulunduğu bir dizi gümrük vergisine ek olarak uygulanıyor.

Downing Street bugün yaptığı açıklamada, Birleşik Krallık ile ABD arasındaki ticaret görüşmelerinin ‘hızlı bir şekilde devam ettiğini’ ve bugün ilerleyen saatlerde bir güncelleme beklendiğini bildirdi. Bu açıklama, ABD Başkanı Donald Trump'ın ‘son derece saygın bir ülke’ ile ‘büyük bir ticaret anlaşması’ yapıldığını duyurmasının ardından geldi.

Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer’ın Sözcüsü, “Başbakan her zaman Birleşik Krallık'ın ulusal çıkarları doğrultusunda hareket edecektir. ABD hem ekonomik hem de ulusal güvenliğimiz için vazgeçilmez bir müttefiktir... İki ülke arasındaki anlaşma görüşmeleri hızla devam etmektedir ve Başbakan bugün ilerleyen saatlerde konuyla ilgili bilgi verecektir” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’ın Independent'tan aktardığına göre anlaşma, İngiliz otomotiv ve çelik endüstrilerine uygulanan yüzde 25'lik gümrük vergisinin tüm etkilerinden belirli sayıda İngiliz ihracatını muaf tutan kotalar içerebilir.

Bunun karşılığında Birleşik Krallık, Meta ve Amazon gibi büyük ABD teknoloji şirketlerini etkileyen dijital hizmetler vergisi konusunda taviz verebilir.

2020'de yürürlüğe giren yüzde 2'lik vergi, Birleşik Krallık'a yılda yaklaşık 800 milyon sterlin (yaklaşık 1 milyar dolar) gelir sağlıyor.

Anlaşmanın bir parçasını oluşturabilecek diğer hususlar arasında ABD otomobillerine uygulanan gümrük vergilerinde taviz verilmesi ve ABD tarım ürünlerine uygulanan vergilerin azaltılması da yer alıyor.