Kuveyt’te Merzuk el-Ganim, Ahmed el-Fahd ile mücadelesine devam ediyor

Kuveyt Veliaht Prensi Şeyh Meşal el-Ahmed, Ulusal Meclis'in açılışını yapıyor. (KUNA)
Kuveyt Veliaht Prensi Şeyh Meşal el-Ahmed, Ulusal Meclis'in açılışını yapıyor. (KUNA)
TT

Kuveyt’te Merzuk el-Ganim, Ahmed el-Fahd ile mücadelesine devam ediyor

Kuveyt Veliaht Prensi Şeyh Meşal el-Ahmed, Ulusal Meclis'in açılışını yapıyor. (KUNA)
Kuveyt Veliaht Prensi Şeyh Meşal el-Ahmed, Ulusal Meclis'in açılışını yapıyor. (KUNA)

Kuveyt Ulusal Meclisi Eski Başkanı ve Milletvekili Merzuk el-Ganim, anayasanın 125’inci maddesinin ve Anayasa Mahkemesi'nin 2008 tarihli 8 sayılı kararının ihlal edildiğini gerekçe göstererek Şeyh Ahmed el-Fahd'ın İkinci Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı olarak atanmasına itiraz etti.

Ganim, Salı günü meclisin açılışında yaptığı konuşmada şunları söyledi:

"Hiçbir şey beni yıldırmaz, ne düşünürsem onu söylerim. Şeyh Ahmed el-Fahd'ın İkinci Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı olarak atanmasına, anayasanın 125’inci maddesinin ve Anayasa Mahkemesi'nin 2008 tarihli 8 sayılı kararının ihlal edildiği gerekçesiyle itiraz ediyorum."

Kuveyt hükümeti, Şeyh Ahmed Fahd el-Ahmed es-Sabah'ın hükümet kadrosuna dönmesi karşısında şaşkın. 13 Haziran 2011 tarihinde Başbakan Yardımcılığı, İskandan Sorumlu Devlet Bakanı ve Kalkınmadan Sorumlu Devlet Bakanı görevlerinden istifa eden Şeyh Ahmed, yolsuzluk suçlamasıyla parlamentoda hakkında gensoru önergesi verilmesini istifasına gerekçe gösterdi.

Fotoğraf Altı: Şeyh Ahmed el-Fahd, Kuveyt'te Savunma Bakanı olarak yemin etti. (KUNA)
Şeyh Ahmed el-Fahd, Kuveyt'te Savunma Bakanı olarak yemin etti. (KUNA)

Çatışmaların tarihi

Ganim ve Şeyh Ahmed el-Fahd, 2011'den bu yana çetin mücadele veriyor. Fahd, Merzuk el-Ganim'i kendisini siyaset sahnesinden dışlamakla suçluyor. Fahd, Ganim’in mahkeme koridorlarında, özellikle ‘isyan ihbarı’ olarak bilinen davanın arka planında kendisiyle çatıştığını belirtiyor.

Ahmed el-Fahd, Kuveyt makamlarına Eski başbakan ve Eski Meclis Başkanı’nın Kuveyt Emirine yönelik bir darbeden bahsettiğini gösteren görüntüler sundu. 18 Mart 2015'te Şeyh Ahmed el-Fahd, Cumhuriyet Savcılığına başvuruda bulunarak ‘Eski Başbakan Şeyh Nâsır el-Muhammed el-Ahmed el-Sabah ve Eski Ulusal Meclis Başkanı Casim el-Harafi'yi (Marzuk el-Ganim'in amcası), rejimi devirmek için komplo kurmak, yabancı ülkelerle iş birliği yapmak ve yolsuzluğa karışmak’ suçlarından dava açtı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Cumhuriyet Savcılığı, bir dizi gizli soruşturmanın ardından davayı düşürdü. Ancak Şeyh Ahmed el-Fahd, Cumhuriyet Savcılığını ‘ihmal’ ile suçlayarak konuyu yeniden gündeme getirdi.

Kuveyt Emirlik Divanı ise 26 Mart 2015'te Şeyh Ahmed el-Fahd'ın yaydığı ‘yanıltıcı ve hatalı bilgiler’ nedeniyle Emir ve Veliaht Prens'ten, yargıdan, Şeyh Nasır el-Muhammad'den ve eski Ulusal Meclis Başkanı Casim el-Harafi'den özür dilediğini söyledi. Fahd'ın özrü, devlet televizyonundan yayınlandı. Harafi ailesi, İsviçre yargısını dolandırarak tescil belgesinde sahtecilik yaptığı suçlamasıyla Ahmed el-Fahd aleyhinde dava açtı. Cenevre Ceza Mahkemesi, Cenevre'deki sahte tahkim tedbiriyle ilgili bir davada Şeyh Ahmed el-Fahd es-Sabah ve diğer dört kişinin mahkûmiyetine karar verdi. Şeyh Ahmed El Fahd, 14 ayı infaz edilmek üzere 30 ay hapis cezasına çarptırıldı. Aynı ceza kararı yardımcısı için de alındı.

Fotoğraf Altı: Kuveyt Ulusal Meclisi milletvekili Merzuk el-Ganim. (Şarku’l Avsat)
Kuveyt Ulusal Meclisi milletvekili Merzuk el-Ganim. (Şarku’l Avsat)

Ganim halen direniyor

Ganim’in yasama döneminin açılış gününde çıkardığı kargaşa Ahmed el-Fahd'a uzanmakla kalmadı. Ganim ayrıca ülkedeki mevcut parlamento ile hükümet arasındaki krize neden olmakla suçladığı Başbakan Şeyh Ahmed el-Navaf ile de çatışma halini sürdürdü. Ganim siyasi liderliği, ‘başbakanın saçmalığı’ olarak adlandırdığı durumu durdurmak için derhal müdahale etmeye çağırdı.

Kuveytli analistler, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamalarda Merzuk el-Ganim'in önemli bir parlamento bloğuna sahip olmamasına rağmen bir sonraki mecliste en çok ses getirecek aktör olabileceğini aktardı. Analistlerden biri açıklamasında “Merzuk el-Ganim, meclis için istikrar sağlayabilecek veya meclisin hükümetle ilişkisini bozabilecek sihirli değneğe sahip” dedi.

Kuveyt Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Profesörü Dr. Abdullah Seher’in açıklaması ise şöyle oldu:

“Eski Meslis Başkanı Merzuk el-Ganim, geniş bir bloğu olmasa bile bu mecliste zor bir figür olacak. Çünkü çok fazla bilgiye sahip ve siyasi manevra kabiliyetine sahip. Ganim, parlamentonun tutarlı bloklara sahip olmadığını görüyor. Bu durum onun bazı dosyaları açarak mevcut bloklara nüfuz etmesini kolaylaştırıyor. Bu da bazı milletvekillerini zor duruma sokarak kendisini desteklememelerini imkansız hale getiriyor. Eski Meclis Başkanı Merzuk el-Ganim'in varlığı, yeni meclisin işaretlerinden biri. Son seçimlerde (2022) aday olmaya isteksizdi. Uzun süre meclis başkanlığı yaptı. Dolayısıyla milletvekilliği saflarına geri döndükten sonra mecliste sakin kalmayacaktır. Aksine, bazı milletvekillerini zor durumda bırakabilecek hassas konuların gündeme getirilmesine öncülük edecektir. Özellikle de Kuveyt sokağını endişelendiren konuları dile getirebilir ve bu meselelerden bazıları, hükümet nezdindeki istikrarı baltalayabilir. Ganim’in bu mecliste önemli bir rolü olacaktır.”

Seçim işlerinde uzman olan analist Cabir Bakir “Ganim meclisteki milletvekillerinin yanında konumlanacak. Bir sonraki yasama oturumunda (ekim) gensoru önergesi sunma rolüne soyunabilecek bir muhalefet bloğu oluşturabilir” dedi. Avukat Abdülaziz Bumecdad da açıklamasında “Ganim kendisi için cumhurbaşkanlığı çerçevesi dışında bir atmosfer yaratmaya çalışacak. Ancak bunu başaramayacak ve daha az aktif bir milletvekiline dönüşecek” ifadesini kullandı.



Koalisyon: Husilerin Riyad’a fırlattığı balistik füze imha edildi

Yemen’de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat) 
Yemen’de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat) 
TT

Koalisyon: Husilerin Riyad’a fırlattığı balistik füze imha edildi

Yemen’de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat) 
Yemen’de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat) 

Yemen’de Meşru Hükümeti Destekleme Koalisyonu, Suudi Arabistan Kraliyet Hava Savunma Kuvvetlerinin, Husiler tarafından bugün sabaha karşı başkent Riyad’a fırlatılan bir balistik füzeyi önleyerek imha ettiğini açıkladı.

Koalisyon Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, Husilerin gerilimi artırmasının ve başkent Riyad’daki sivilleri ve sivil yerleşimleri hedef alma girişimlerini sürdürmesinin, 8 milyondan fazla vatandaş ve yabancının yaşadığı kentte bu milislerin tutumundaki ısrarı ortaya koyduğunu belirtti. Maliki, söz konusu girişimlerin sivilleri ve sivil unsurları kasıtlı ve sistematik biçimde hedef alan “terörist ve saldırgan bir davranış” olduğunu ifade etti.

Tümgeneral Maliki ayrıca Husilerin Biş, Taif, Fursan ve Yanbu kentlerindeki sivilleri ve sivil unsurları hedef almaya çalıştığını, ancak hava savunma sistemlerinin bu saldırı girişimlerini engellediğini söyledi.

Maliki, yayımlanan açıklamada, koalisyon yönetiminin Husilerin “terörist faaliyetlerini” caydırmak amacıyla, uluslararası insancıl hukuk ve teamül hukuku kurallarıyla uyumlu olmak kaydıyla, uygun gördüğü tedbirleri alma konusunda asli hakkına sahip olduğunu vurguladı.


Avrupa, Kızıldeniz’in güneyinde alarm seviyesini yükseltiyor

41 ülke, perşembe günü Cidde’de düzenlenen “Savunma Deniz Koalisyonu”nun dördüncü planlama toplantısına katıldı (SPA)
41 ülke, perşembe günü Cidde’de düzenlenen “Savunma Deniz Koalisyonu”nun dördüncü planlama toplantısına katıldı (SPA)
TT

Avrupa, Kızıldeniz’in güneyinde alarm seviyesini yükseltiyor

41 ülke, perşembe günü Cidde’de düzenlenen “Savunma Deniz Koalisyonu”nun dördüncü planlama toplantısına katıldı (SPA)
41 ülke, perşembe günü Cidde’de düzenlenen “Savunma Deniz Koalisyonu”nun dördüncü planlama toplantısına katıldı (SPA)

Avrupa Birliği, Kızıldeniz’de gemilere refakat eden “Aspides” deniz misyonunun alarm seviyesini yükseltti. Kararın, İran destekli Husilerin stratejik su yoluna yönelik tehditleri nedeniyle alındığı bildirildi. Şarku’l Avsatın AFP’den aktardığına göre söz konusu adım Kızıldeniz’deki güvenlik risklerinin artması sonrasında atıldı.

Avrupa Birliği Dış Politika Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ile Yemen’deki çatışmaların sona erdirilmesi ve Hürmüz Boğazı’nda deniz ulaşımı serbestisinin yeniden sağlanmasına yönelik diplomatik çabaları görüştüğünü açıkladı.

Kallas, X platformundaki paylaşımında, “Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları kabul edilemez ve küresel ekonomiye zarar veriyor” ifadelerini kullandı. Kallas ayrıca Avrupa’nın, “Husilerin saldırılarına karşı Kızıldeniz’de deniz taşımacılığının güvenliğini korumaya yardımcı olduğunu” belirtti.

Öte yandan Yemen hükümet güçleri, Husilerin Babul Mendeb’in doğusu ile Taiz’in batısındaki yüksek kesimleri ele geçirmeye yönelik yoğun girişimlerine karşı koymayı sürdürüyor.

Husiler, Babul Mendeb Boğazı, Meyyun Adası ve batı kıyısındaki kontrol alanlarını güvence altına almak amacıyla kendilerine kara derinliği sağlayacak ve hareket ile ikmal hatlarını tahkim edecek dağlık mevzileri ele geçirmeye çalışıyor.

Taiz cephesinden bir askeri kaynak, çatışmalarda 30 Husinin öldürüldüğünü, 60’tan fazla Husinin yaralandığını ve 6 savaş aracının yanı sıra 2 tankın imha edildiğini bildirdi.


Hac ve Umre: Umreciler için seçenekler genişletildi; 170 ülkeden gelenler için yeni bir şart getirilmiyor

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı Umre ve Ziyaret İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Mühendis Abdülmuhsin es-Salim (Fotoğraf: Gazi Mehdi)
Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı Umre ve Ziyaret İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Mühendis Abdülmuhsin es-Salim (Fotoğraf: Gazi Mehdi)
TT

Hac ve Umre: Umreciler için seçenekler genişletildi; 170 ülkeden gelenler için yeni bir şart getirilmiyor

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı Umre ve Ziyaret İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Mühendis Abdülmuhsin es-Salim (Fotoğraf: Gazi Mehdi)
Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı Umre ve Ziyaret İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Mühendis Abdülmuhsin es-Salim (Fotoğraf: Gazi Mehdi)

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı Umre ve Ziyaret İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Mühendis Abdülmuhsin es-Salim, umre için yeni herhangi bir şart getirilmediğini belirterek, bakanlığın umrecilerin işlemlerini kolaylaştırmaya yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.

Es-Salim Şarku’l Avsat'a verdiği röportajda, umre yolculuğunu geliştirmek ve umrecilere sunulan seçenekleri genişletmek için çalışmalar yürüttüklerini belirtti. Bu kapsamda çok girişli umre vizesi, onaylı elektronik seyahat platformları üzerinden rezervasyon imkânı, dijital hizmetlerin entegrasyonunun güçlendirilmesi ve yapay zekâ uygulamalarının geliştirilmesi gibi girişimlerin hayata geçirildiğini ifade etti. Es-Salim, bu çalışmaların yoğun dönemlere yönelik erken hazırlık ve sektörün beklenen büyümeyi karşılayabilecek kapasiteye ulaştırılmasıyla eş zamanlı yürütüldüğünü kaydetti.

Yoğun dönemlere hazırlık

Es-Salim, yoğun dönemlerin sezon boyunca umre talebindeki değişimlerden etkilendiğini belirterek, bakanlığın ilgili kurumlar ve hizmet sağlayıcılarıyla koordinasyon içinde bu dönemlere erken hazırlanarak beklenen talep artışını karşılamak için kapasiteyi yükselttiğini belirtti.

Bakanlığın her yıl, Suudi Arabistan'ın 2030 Vizyonu hedeflerine ulaşmak amacıyla umreci sayısında kademeli ve sürdürülebilir bir artış sağlamayı hedeflediğini belirten Es-Salim, bunun yanı sıra hizmetlerin geliştirilmesi, sektörün hazırlık düzeyinin yükseltilmesi ve hacı ile umrecilerin deneyiminin kalitesinin artırılması için çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti.

Yeni girişimler

Es-Salim'e göre bakanlığın umre deneyimini geliştirmek ve umrecilerin yolculuğunu kolaylaştırmak amacıyla yürüttüğü girişimlerin başında, kısa süre önce uygulamaya konulan çok girişli umre vizesi geliyor. Bu uygulamanın, ülkeye giriş prosedürlerinin geliştirilmesine yönelik bir model olduğunu belirten Es-Salim, umrecilere seyahatlerini planlama ve ibadetlerini gerçekleştirme konusunda daha fazla esneklik sağladığını söyledi.

Bakanlığın ayrıca bireylerin onaylı küresel ve yerel elektronik seyahat platformları üzerinden umre hizmetlerine doğrudan erişimini genişlettiğini belirten Es-Salim, böylece umrecilerin seyahatlerini planlamalarının, hizmetlere ulaşmalarının ve rezervasyon yapmalarının daha kolay ve esnek hale getirildiğini kaydetti.

Es-Salim, bu girişimlerin umre yolculuğu modelini geliştirmeye yönelik daha kapsamlı bir yaklaşımın parçası olduğunu belirterek, umrecilerin seçeneklerini artırmayı, hizmetlere erişimi kolaylaştırmayı ve yolculuğun farklı aşamalarında dijital çözümlerden yararlanmayı amaçladıklarını söyledi.

Yapay zekâ kullanımı

Hac ve Umre Bakanlığı'nın, başta yapay zekâ olmak üzere yeni ve gelişmekte olan teknolojilerden yararlanmaya devam ettiğini belirten Es-Salim, amaçlarının hacı ve umrecilere sunulan hizmetleri geliştirmek ve yalnızca işlemlerin dijitalleştirilmesinden, deneyimi iyileştirmek ve karar alma süreçlerini desteklemek amacıyla veri ve gelişmiş analizlerden yararlanma aşamasına geçmek olduğunu söyledi.

Mevcut uygulamaların başında, Nusuk uygulaması bünyesindeki akıllı dijital asistan "Nusuk AI"ın bulunduğunu belirten Es-Salim, hizmetin hacı ve umrecilere bilgi ve rehberlik sunduğunu, yazılı ve sesli iletişim yoluyla sorularını cevapladığını kaydetti.

Ayrıca "Dijital Mutavvıf" hizmetinin, umrecilere ve hacılara tavaf ve sa'y turlarını saymada, daha az yoğun katlara yönlendirmede ve meşru dua ve zikirler konusunda rehberlikte yardımcı olduğunu belirtti.

İzleme ve kontrol merkezinin de bakanlığın hacı ve umrecilerin yolculuğunu takip etmek için kullandığı teknolojik altyapının önemli unsurlarından biri olduğunu söyleyen Es-Salim, canlı verilerin entegre edilerek hızlı müdahale ve karar alma süreçlerini destekleyen göstergelere ve kontrol panellerine dönüştürüldüğünü ifade etti.

Hac ve Umre Bakanlığı, hacı ve umrecilere sunulan hizmetleri geliştirmek amacıyla yapay zekâ teknolojilerinden yararlanmayı sürdürüyor. (Fotoğraf: Gazi Mehdi)
Hac ve Umre Bakanlığı, hacı ve umrecilere sunulan hizmetleri geliştirmek amacıyla yapay zekâ teknolojilerinden yararlanmayı sürdürüyor. (Fotoğraf: Gazi Mehdi)

Dijitalleşme ve şartlar

Es-Salim, umre için yeni herhangi bir şart bulunmadığını bir kez daha vurgulayarak, bakanlığın prosedürleri kolaylaştırmak ve umre yolculuğunu daha kolay ve esnek hale getirmek için hizmetleri geliştirmeye devam ettiğini söyledi.

Umrecilerin yolculuğunun bugün ileri düzeyde bir dijital entegrasyona ulaştığını belirten Es-Salim, işlemlerin büyük bölümünün elektronik ortamda tamamlanabildiğini ifade etti. Bunların başında, 51 milyondan fazla kullanıcıya 170'ten fazla ülkede 150'den fazla dijital hizmet sunan Nusuk uygulaması ve platformunun geldiğini kaydetti.

Es-Salim, ayrıca onaylı küresel ve yerel elektronik seyahat platformları üzerinden umre hizmetlerine ve paket rezervasyonlarına doğrudan erişim sağlandığını belirtti.

Önümüzdeki dönemde hedefin bu entegrasyonu daha da güçlendirmek, daha bağlantılı ve sorunsuz bir dijital deneyim oluşturmak ve hacı ile umrecilerin ihtiyaçlarına göre daha proaktif ve kişiselleştirilmiş hizmetler sunmak için veri ve modern teknolojilerden yararlanmak olduğunu söyledi.

“Nusuk” uygulaması ve platformu, 170’ten fazla ülkeden 51 milyondan fazla kullanıcıya 150’den fazla dijital hizmet sunuyor (SPA).
“Nusuk” uygulaması ve platformu, 170’ten fazla ülkeden 51 milyondan fazla kullanıcıya 150’den fazla dijital hizmet sunuyor (SPA).

Hizmet sunan 346 umre şirketi

Es-Salim'in verdiği bilgiye göre, hâlihazırda umre hizmeti sunma yetkisine sahip 346 şirket bulunuyor. Bu sayının hizmet sağlayıcı tabanının genişlediğini ve özel sektörün umrecilere hizmet sunmadaki rolünün arttığını gösterdiğini belirtti.

Bakanlığın özel sektörün önünü açmak ve umre sektöründe daha cazip ve rekabetçi bir ortam oluşturmak amacıyla politika ve mevzuatı sürekli geliştirdiğini söyleyen Es-Salim, bunun yeni şirketlerin sektöre girmesine ve umrecilerin ihtiyaçlarına cevap veren, artan talebe uyum sağlayan farklı hizmet ve iş modellerinin geliştirilmesine imkân verdiğini ifade etti.

Denetim ve takip

Şirketlerin performansının izlenmesine ilişkin olarak Es-Salim, farklı umre hizmet noktalarında günlük denetimler gerçekleştiren sürekli bir saha ve denetim mekanizmasının bulunduğunu söyledi.

Hicri 1448 umre sezonunun başlangıcından bu yana denetim sayısının 32 bini aştığını belirten Es-Salim, denetimlerin umreci konaklama tesislerini, umre şirketlerini ve hizmet sağlayıcılarını ve çeşitli hizmet noktalarını kapsadığını kaydetti.

Bu denetimlerde düzenleyici ve operasyonel şartlara uyumun kontrol edildiğini, tespit edilen eksikliklerin giderildiğini ve herhangi bir ihlal görüldüğünde yasal prosedürler doğrultusunda derhal işlem yapıldığını belirten Es-Salim, yaptırımların şirket faaliyetlerinin durdurulmasına kadar ulaşabildiğini ve bunun umrecilerin haklarını korumayı amaçladığını ifade etti.

Bakanlığın yalnızca memnuniyet düzeyini ölçmekle yetinmediğini belirten Es-Salim, saha ve dijital ölçüm araçları ile veri analizleri üzerinden eksiklikleri tespit ettiklerini, hacı ve umrecilerin ihtiyaçlarını anlamaya ve geliştirme alanlarını belirlemeye çalıştıklarını söyledi.

Ayrıca gelişmiş ve öngörücü analizlerin kullanımını artırarak karar alma süreçlerini desteklediklerini ve olası sorunları önceden tespit etmeye çalıştıklarını belirtti.

Şirketlerin yeniden sınıflandırılması

Es-Salim'e göre umreci deneyiminin kalitesi, umre şirketlerinin sınıflandırılmasında temel unsurlardan birini oluşturuyor. Şirketlerin performans değerlendirmesinin yalnızca düzenleyici ve operasyonel şartlara uyumla sınırlı olmadığını belirten Es-Salim, sunulan hizmetlerin kalitesi ve umrecilerin gerçek deneyiminin de değerlendirmeye alındığını söyledi.

Bakanlığın hizmet kalitesi, kurallara ve şartlara uyum gibi çeşitli kriterler üzerinden periyodik değerlendirme yaptığını belirten Es-Salim, geçen sezonun performans değerlendirmesinin ardından haziran ayında 21 umre şirketinin faaliyetlerinin durdurulduğunu açıkladı. Bunlardan 15'inin düşük performans değerlendirmesi, 6'sının ise mevzuat ve talimatlara aykırılık nedeniyle durdurulduğunu kaydetti.

Es-Salim, bakanlığın sınıflandırma yöntemini ve değerlendirme kriterlerini sürekli geliştirdiğini, hacı ve umrecilerin deneyimine ilişkin ölçümlerden ve hizmet kalitesi göstergelerinden yararlandığını belirterek, amacın şirketler arasında hizmet kalitesi konusunda rekabeti teşvik etmek ve umrecilere sunulan hizmetlerin seviyesini yükseltmek olduğunu ifade etti.